Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Örgüt Kurma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Örgüt Kurma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Örgüt Kurma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakanlığı: Milas Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı Haber

İçişleri Bakanlığı: Milas Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı

İçişleri Bakanlığı, Muğla'nın Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un görevden uzaklaştırılmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamasına göre Topuz, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/11589 soruşturma sayılı dosya kapsamında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği ve rüşvet almak” suçlamalarıyla yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı anımsatılarak, görevden uzaklaştırılma kararının geçici tedbir olarak alındığı belirtildi. MUĞLA İLİ MİLAS BELEDİYE BAŞKANI FEVZİ TOPUZ’UN İÇİŞLERİ BAKANLIĞINCA GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMASINA DAİR BASIN AÇIKLAMASI Muğla ili Milas Belediye Başkanı Fevzi TOPUZ hakkında, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/11589 Soruşturma sayılı dosyasında “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği ve Rüşvet Almak” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Muğla Sulh Ceza Hakimliğinin 23.10.2026 tarih ve 2026/246 sorgu sayılı kararı ile tutuklanması üzerine, Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) October 26, 2026

Kırıkkale Yahşihan Belediyesi soruşturmasında 35 şüpheli adliyeye sevk edildi Haber

Kırıkkale Yahşihan Belediyesi soruşturmasında 35 şüpheli adliyeye sevk edildi

Kırıkkale’de Yahşihan Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 35 şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheliler arasında eski belediye başkanları Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz da bulunuyor. 37 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 24 Eylül’de aralarında eski belediye başkanları Sungur ve Türkyılmaz'ın yanı sıra belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, belediye çalışanları ve iş insanlarının bulunduğu 37 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma”, “rüşvet”, “irtikap”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlamaları kapsamında yürütülüyor. 4 ilde eş zamanlı operasyon Soruşturma kapsamında 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 35 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra güvenlik önlemleri altında Kırıkkale Adliyesi’ne götürüldü. Bir şüpheli cezaevinde, bir kişi firari Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan şüphelilerden birinin ceza infaz kurumunda bulunduğu, bir şüphelinin ise firari olduğu bildirildi. Firari şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi. Şüphelilerin adliyedeki işlemlerinin ardından soruşturma kapsamında nasıl bir hukuki süreç izleneceği netleşecek.

Uluslararası Forex ve kripto dolandırıcılığı soruşturmasında şüpheli ifadeleri ortaya çıktı Haber

Uluslararası Forex ve kripto dolandırıcılığı soruşturmasında şüpheli ifadeleri ortaya çıktı

29 şirket ve 44 çağrı merkezi incelendi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 4 ayrı soruşturma kapsamında; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden inceleme başlatıldı. Soruşturma sürecinde MASAK raporları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan mali analizler, şüpheliler ve şirketlere ilişkin araştırmalar ile MİT tarafından yapılan incelemeler değerlendirildi. Savcılık tespitlerine göre, farklı ülkelerde faaliyet gösterdiği öne sürülen organizasyonda ülke bazında sorumlular belirlendi. Ardından şirket kuruluşları, abonelik işlemleri, insan kaynakları ve muhasebe gibi alanlarda yapılanmalar oluşturuldu. Hedef ülkelerin dışında paravan çağrı merkezi olarak kullanıldığı öne sürülen şirketler kurulduğu, farklı dilleri bilen çalışanların ise “conversion agent” ve “retention agent” gibi unvanlarla işe alındığı belirlendi. Soruşturma kapsamında 29 şirkete ait 44 çağrı merkezi ile çalışan ve yönetici oldukları tespit edilen 239 şüphelinin 286 adresi olmak üzere toplam 328 adrese İstanbul ve Muğla’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 191 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mallar ile şirketlerin banka hesapları, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklarına da el konuldu. Mağdurlardan önce kayıt ücreti istendi Soruşturma kapsamında yapılan tespitlere göre, mağdurlar öncelikle yatırım yapabileceklerine ve yüksek kazanç elde edeceklerine ikna edildi. Ardından “kayıt ücreti” adı altında para talep edildiği ve mağdurların daha deneyimli olduğu belirtilen başka çalışanlara yönlendirildiği öne sürüldü. Bu kişilerin yatırımcılarla daha ayrıntılı görüşmeler yaparak para yatırmaları yönünde ikna sürecini sürdürdükleri, sonrasında mağdurların yurt dışındaki banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına para göndermelerinin sağlandığı belirtildi. Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında mağdurların kazanç elde ettiği ya da piyasa hareketleri nedeniyle para kaybettiği yönünde gerçeğe aykırı görüntüler oluşturuldu. Mağdurlar paralarını çekmek istediğinde ise hesaplarının bloke edildiği, blokeyi kaldırmak için yeniden para yatırmalarının istendiği, buna rağmen paraların geri ödenmediği ve daha sonra mağdurlarla iletişimin kesildiği iddia edildi. Organizasyonun; farklı dilleri bilen müşteri temsilcileri, ülkelere göre oluşturulan ekipler, takım liderleri, kalite kontrol birimleri, ofis yöneticileri, muhasebe ve insan kaynakları çalışanları aracılığıyla sistemli şekilde yürütüldüğü öne sürüldü. Çalışanların hedef ülkelerin saatlerine göre vardiyalı çalıştırıldığı ve faaliyetlerin gerekli lisanslar olmadan yürütüldüğü tespit edildi. Şüpheli Murat Demirbaş: Çalışan sayısı 650'den 400'e düştü Soruşturma kapsamında ifade veren Murat Demirbaş, çalıştığı şirketin yönetim yapısı ve faaliyetleriyle ilgili çeşitli iddialarda bulundu. Demirbaş, “FACTO” olarak bildiği şirketin fiili sahibinin İsrail vatandaşı olduğunu öne sürerken, şirketin resmi kayıtlardaki sahibinin farklı bir kişi olduğunu söyledi. Şirket içerisinde Türkçe konuşulmasının istenmediğini, çalışanlara maaş ödemelerinin zaman zaman nakit olarak yapıldığını iddia etti. Çalıştığı iş yerine benzer bir yere 10 Mart 2026’da polis operasyonu düzenlenmesinin ardından şirket yönetiminde panik yaşandığını belirten Demirbaş, çalışan sayısının 650’den 400’e kadar düştüğünü, daha sonra yeniden personel alımıyla sayının yaklaşık 600’e yükseldiğini ifade etti. Demirbaş, Mayıs 2026’da işten ayrılmak istediğini yönetime bildirdiğini, çıkış işlemlerinin 8 Haziran’a kadar uzatıldığını ve daha sonra şirketten ayrıldığını söyledi. Daha önce emniyet ve CİMER üzerinden iş yerindeki faaliyetlere ilişkin ihbarlarda bulunduğunu belirten Demirbaş, ifadesinde herhangi bir suça katılmadığını savundu. Diğer şüpheli çağrı merkezindeki sistemi anlattı İfade veren Mehmet Cemre Ketencigil ise “Movimiento” isimli çağrı merkezinin Filipinler, Malezya ve Dubai’de forex yatırımı adı altında faaliyet yürüttüğünü öne sürdü. Ketencigil, çağrı merkezinde eğitmen olarak çalıştığını ve doğrudan yatırımcılarla görüşmediğini söyledi. Yatırımcıları sisteme dahil eden çalışanlara “bonus” adı altında ödeme yapıldığını bildiğini ifade eden Ketencigil, kendisinin herhangi bir arama gerçekleştirmediğini belirtti. Aramaların “İnefex” adı kullanılarak yapıldığını duyduğunu söyleyen Ketencigil, müşteri verilerinin ise yurt dışında bulunan ve ismini bilmediği şirketlerden para karşılığında temin edildiğini iddia etti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri ve dosyaya ilişkin incelemelerin sürdüğü bildirildi.

İstanbul merkezli dev dolandırıcılık operasyonu: 328 adrese baskın, 191 şüpheli gözaltında Haber

İstanbul merkezli dev dolandırıcılık operasyonu: 328 adrese baskın, 191 şüpheli gözaltında

Soruşturma kapsamında şüphelilerin yaklaşık 2 yıllık dönemde 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu tespit edildi. Sahte çağrı merkezleri üzerinden sistem kurdukları öne sürüldü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmaların; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları kapsamında sürdürüldüğü belirtildi. MASAK raporları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan mali analizler, saha araştırmaları ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın çalışmaları doğrultusunda organizasyonun yapısına ilişkin ayrıntılara ulaşıldı. Soruşturma dosyasına göre, farklı ülkelerde operasyonları yönetecek kişiler belirlendikten sonra şirket kuruluşları, abonelik işlemleri, insan kaynakları ve muhasebe gibi süreçler planlandı. Hedef ülkelerin dışında, çağrı merkezi görünümünde şirketler kurulduğu ve farklı dilleri bilen çalışanların “conversion agent” ve “retention agent” gibi unvanlarla işe alındığı tespit edildi. Çalışanlara “maske” hayat hikayesi hazırlatıldığı iddiası İş başvurusu yapan kişilerin özel bir eğitim sürecinden geçirildiği, bu süreçte çalışanlara kod ad verildiği ve mağdurları etkilemeye yönelik kurgusal “maske” hayat hikayeleri oluşturulduğu öne sürüldü. Söz konusu hikayelere, hedeflenen mağdurların güvenini kazanmayı sağlayacak kişisel unsurların eklendiği belirtildi. Soruşturma kapsamında ayrıca bazı çalışanların işe alınmadan önce yalan makinesi testine tabi tutulduğu ve güvenlik güçleriyle bağlantıları olup olmadığının araştırıldığı iddia edildi. Çalışanların ofislere telefon getirmesinin yasaklandığı, iş yerlerinde İbranice konuşulmasına da izin verilmediği tespit edildi. Mağdurlar konuştukları dile göre çalışanlara yönlendirildi Şüphelilerin Türkiye'de kurdukları danışmanlık, turizm ve çağrı merkezi şirketleri üzerinden internet siteleri, arama motorları ve sosyal medya platformlarında yatırım reklamları yayınladığı belirlendi. Reklamlarda kısa sürede yüksek kazanç ve yatırım fırsatı vaat edildiği, ağırlıklı olarak forex işlemlerinin öne çıkarıldığı tespit edildi. İnternet sitelerine kişisel bilgilerini bırakan mağdurların verilerinin, konuştukları dil ve vatandaşlık durumlarına göre ilgili çağrı merkezi çalışanlarına aktarıldığı belirtildi. Çalışanların internet tabanlı arama sistemleri ve iletişim uygulamaları üzerinden mağdurlarla irtibata geçtiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında, görüşmeler sırasında gerçek şirket isimleri yerine farklı ülkelerden para karşılığında temin edildiği öne sürülen sözde lisanslı yatırım platformlarının adlarının kullanıldığı iddia edildi. Önce kayıt ücreti, ardından yatırım talebi Mağdurların yatırım yapabileceklerine ikna edilmesinin ardından kendilerinden “kayıt ücreti” adı altında para istendiği, daha sonra daha deneyimli olduğu değerlendirilen çalışanlara yönlendirildikleri tespit edildi. Bu aşamada mağdurlarla daha ayrıntılı görüşmeler yapıldığı ve yurt dışındaki banka hesapları veya kripto para cüzdanlarına para göndermelerinin sağlandığı öne sürüldü. Soruşturma dosyasına göre, mağdurlara gösterilen yatırım takip ekranlarındaki kazanç ve kayıp bilgilerinin şüpheliler tarafından değiştirilebildiği belirlendi. Mağdurlar paralarını çekmek istediğinde hesapların bloke edildiği, blokenin kaldırılması gerekçesiyle yeniden para talep edildiği, ardından paraların iade edilmediği ve mağdurlarla iletişimin kesildiği iddia edildi. Organizasyonun müşteri temsilcileri, takım liderleri, kalite kontrol çalışanları, ofis yöneticileri, muhasebe ve insan kaynakları birimleriyle hiyerarşik bir yapı içerisinde faaliyet gösterdiği belirtildi. Çalışanların hedef ülkelerin saat dilimlerine göre vardiyalı çalıştırıldığı ve faaliyetlerin gerekli lisanslar olmadan yürütüldüğü tespit edildi. İsrail vatandaşlarının hedef alınmaması yönünde talimat iddiası Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından yürütülen çalışmalarda, söz konusu organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırmaya çalıştığının belirlendiği aktarıldı. Soruşturma kapsamında, İsrail'de 2017 yılında bu tür faaliyetleri ülke sınırları içerisinde yasaklayan yasal düzenlemenin kabul edildiği, ancak yasağın İsrail dışındaki faaliyetleri kapsamadığı tespit edildi. İddiaya göre organizasyonun yöneticileri tarafından çalışanlara İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması yönünde talimat verildi. Faaliyetlerin ağırlıklı olarak Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Singapur, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, Çin, İsviçre, Belçika, İsveç ve Güney Kore vatandaşlarına yönelik gerçekleştirildiği belirlendi. 2 yılda 13 milyar liralık işlem hacmi Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Interpol ve Europol birimleri aracılığıyla ulaşılan mağdur başvurularının da dosyaya eklendiği bildirildi. Yapılan incelemelerde, şüphelilerin yaklaşık 2 yıllık süreçte yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı tespit edildi. Mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu belirtildi. 328 adrese eş zamanlı operasyon Soruşturma kapsamında organizasyonun faaliyetleriyle bağlantılı olduğu belirlenen 29 şirkete ait 44 çağrı merkezi ile şirket çalışanları ve yöneticilerine ait 286 ikamet adresinin bulunduğu toplam 328 adrese İstanbul ve Muğla'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Öte yandan suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile şirketlerin banka hesaplarına, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklara el konulduğu bildirildi. Soruşturmaya ilişkin adli işlemlerin sürdüğü belirtildi.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Gazeteci Selahattin Günday ikinci kez tutuklandı Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Gazeteci Selahattin Günday ikinci kez tutuklandı

Günday hakkında yeni tutuklama kararı Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında daha önce tutuklanan gazeteci Selahattin Günday’ın avukatı Hüseyin Ersöz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yeni tutuklama kararını duyurdu. Edinilen bilgilere göre Günday’ın ilk tutuklama kararına yapılan itirazın incelendiği sırada savcılık tarafından yeni bir sevk işlemi gerçekleştirildi. Günday, bu süreçte “örgüt kurma” suçlamasıyla yeniden hakim karşısına çıkarıldı ve ikinci kez tutuklandı. Avukat Ersöz, ikinci tutuklama kararını “yedek tutuklama” olarak nitelendirerek karara tepki gösterdi. İlk tutuklama Kozinoğlu’nun görüntüleriyle ilgiliydi Selahattin Günday, soruşturmanın önceki aşamasında Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Beşiktaş Adliyesi’ne giriş görüntülerini haberleştirdiği gerekçesiyle tutuklanmıştı. Günday hakkında ilk tutuklama kararının, “istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek” suçlaması kapsamında verildiği bildirildi. Günday ise söz konusu dönemde adliye muhabiri olarak görev yaptığını ve Kozinoğlu’nun adliyeye geleceği bilgisinin basında yer aldığını savunmuştu. Kozinoğlu dosyası 15 yıl sonra yeniden açıldı Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 12 Kasım 2011’de rahatsızlanmış, hastaneye sevk edilmesinin ardından hayatını kaybetmişti. Kozinoğlu’nun ölümünün ardından yürütülen soruşturmada 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Dosya, 26 Ağustos 2026 tarihinde verilen kararla yeniden soruşturma konusu oldu. Dosyanın yeniden açılmasının ardından soruşturma kapsamında farklı isimler hakkında adli işlemler gerçekleştirildi. Günday’ın yanı sıra iki acil tıp teknisyeni de tutuklanırken, bazı şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında yeni suçlama Günday’ın ikinci kez tutuklanmasına gerekçe gösterilen “örgüt kurma” suçlaması, ilk tutuklama kararından farklı bir hukuki değerlendirme olarak dosyaya yansıdı. Günday’ın avukatlarının ilk tutuklama kararına yönelik itiraz süreci devam ederken yeni tutuklama talebinin gündeme gelmesi, savunma tarafının da tepkisine neden oldu. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada adli süreç devam ediyor.

20 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan ‘Ponzi Mine’ Kadıköy’de yakalandı Haber

20 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan ‘Ponzi Mine’ Kadıköy’de yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlülerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdü. Ekiplerin yürüttüğü çalışma kapsamında, 2023 yılından bu yana arandığı belirtilen ve “Ponzi Mine” olarak tanınan 45 yaşındaki Mine Mumcu’nun Kadıköy’de olduğu tespit edildi. Suadiye’de kafede gözaltına alındı Mine Mumcu, 27 Ağustos Perşembe akşamı Kadıköy'ün Suadiye Mahallesi'ndeki bir kafede düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerindeki aramada başka bir kadına ait kimlik kartının ele geçirildiği belirtildi. Mumcu’nun, bu yöntemle uzun süredir saklandığının değerlendirildiği öğrenildi. Hakkında 38 ayrı aranma kaydı bulunduğu belirtildi Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği'ne götürülen şüphelinin yapılan sorgusunda, farklı suçlamalarla bağlantılı 38 ayrı UYAP aranmasının bulunduğu öne sürüldü. Bu suçlamalar arasında rüşvet, örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik, kooperatif dolandırıcılığı ve yağma gibi suçların yer aldığı belirtildi. Mine Mumcu’nun geçmişte iletişim kurduğu bazı kişilere kendisini avukat olarak tanıttığı, bazı durumlarda ise farklı kimlik ve sıfatlar kullandığı iddia edildi. Bu yöntemlerle bazı tanınmış isimler, sporcular ve bürokratlarla iletişim kurarak güven kazanmaya çalıştığı öne sürüldü. Adliyeye sevk edildi Emniyetteki işlemleri tamamlanan Mine Mumcu, daha sonra adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği bildirildi.

Erdal Beşikçioğlu hakkında yeni iddia: Uyuşturucu testinin pozitif çıktığı öne sürüldü Haber

Erdal Beşikçioğlu hakkında yeni iddia: Uyuşturucu testinin pozitif çıktığı öne sürüldü

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanan ve daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan CHP'li Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu hakkında yeni bir gelişme yaşandı. Anadolu Ajansı'nın adli kaynaklara dayandırdığı habere göre, Beşikçioğlu hakkında yapılan ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alındı. Yapılan incelemelerde uyuşturucu testinin pozitif sonuç verdiği iddia edildi. Adli süreç devam ediyor Söz konusu iddia, devam eden adli soruşturma kapsamında dosyaya giren incelemeler arasında yer alırken, konuya ilişkin resmi adli raporun veya savcılık tarafından yapılmış ayrıntılı bir açıklamanın henüz kamuoyuyla paylaşılmadığı belirtildi. Beşikçioğlu veya avukatlarından da test sonucuna ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmıştı Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Etimesgut Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturmada; "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüte üye olma", "zimmet", "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlamaları kapsamında operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 55 şüpheliden 44'ü, aralarında Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da bulunduğu isimler olmak üzere tutuklanmıştı. Görevden uzaklaştırılmıştı Tutuklama kararının ardından İçişleri Bakanlığı, Erdal Beşikçioğlu'nun geçici tedbir kapsamında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırıldığını duyurmuştu. Soruşturma ve adli süreç devam ederken, uyuşturucu testine ilişkin iddiaların da dosya kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor.

Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu Tutuklandı: İfadesinin Detayları Ortaya Çıktı Haber

Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu Tutuklandı: İfadesinin Detayları Ortaya Çıktı

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Etimesgut Belediyesi'ne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte toplam 40 kişi tutuklandı. Soruşturma; "ihaleye fesat karıştırma", "rüşvet", "irtikap", "edimin ifasına fesat karıştırma" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamaları kapsamında sürdürülüyor. "İhale süreçlerinde görev ve yetkim bulunmuyordu" Soruşturma kapsamında savcılığa ifade veren Erdal Beşikçioğlu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirtti. Belediye başkanı olarak görevinin temsil, denetim ve gözetimle sınırlı olduğunu ifade eden Beşikçioğlu, belediyedeki ihale süreçlerinde herhangi bir görev veya yetkisinin bulunmadığını savundu. İhalelere ilişkin piyasa araştırmalarına katılmadığını söyleyen Beşikçioğlu, Sayıştay raporlarında yer alan bazı usulsüzlüklerin de kendi talimatıyla başlatılan iç denetim sonucunda ortaya çıkarıldığını öne sürdü. "Behzat Ç. çekimleri belediyeye zarar vermedi" İfadesinde, kamuoyunda tartışma konusu olan "Behzat Ç." dizisinin Etimesgut'taki çekimlerine ilişkin iddialara da değinen Beşikçioğlu, yapım şirketinin belediyeye gerekli ödemeleri yaptığını söyledi. Çekimlerin ilçenin tanıtımına katkı sağladığını belirten Beşikçioğlu, belediyenin bu nedenle herhangi bir maddi zarara uğramadığını savundu. "İhaleye giren şirketlerle bağlantım yok" Dosyada yer alan dijital materyallerde bulunan ihale ve satın alma süreçlerine ilişkin iddiaları da reddeden Beşikçioğlu, belediye ihalelerine katılan şirketlerle herhangi bir ticari veya kişisel bağlantısının bulunmadığını ifade etti. Teknik şartname hazırlanması, ihale komisyonları veya satın alma süreçlerinin kendi görev alanında olmadığını dile getiren Beşikçioğlu, adının geçtiği herhangi bir resmi belge bulunmadığını ileri sürdü. 225 bin liralık para transferine açıklık getirdi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu tarafından hesabına gönderildiği belirtilen 225 bin liralık para transferine de açıklık getiren Beşikçioğlu, söz konusu ödemenin borç niteliğinde olduğunu söyledi. Yurt dışında bulunduğu sırada kredi kartı limit problemi yaşadığını belirten Beşikçioğlu, otel ödemesini gerçekleştirebilmek amacıyla Kerimoğlu'ndan borç istediğini, Türkiye'ye döndükten sonra ise parayı eksiksiz şekilde geri ödediğini ifade etti. "HTS kaydım ve para transferim bulunmuyor" Beşikçioğlu, soruşturma dosyasında adı geçen kişilerden yalnızca Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu ile eskiye dayanan bir dostluğunun bulunduğunu söyledi. İhalelere katılan şirket sahipleri veya yöneticileriyle herhangi bir HTS iletişim kaydı, para transferi ya da ticari ilişkisinin olmadığını savunan Beşikçioğlu, sahip olduğu mal varlığının belediye başkanı olmadan önce yürüttüğü ticari faaliyetler ile miras yoluyla edinildiğini belirtti. Soruşturma sürüyor İfadesinin sonunda hakkındaki suçlamaların somut delillerle desteklenmediğini ileri süren Beşikçioğlu, belediyede tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin iç denetim ve teftiş mekanizmalarını devreye soktuğunu, gerekli görülen durumlarda ise savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği, dosya kapsamındaki delillerin incelenmesinin sürdüğü öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.