Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Refah Sınır Kapısı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Refah Sınır Kapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Refah Sınır Kapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alın terinin değerini çok iyi bilirim Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alın terinin değerini çok iyi bilirim

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Sizlerin şahsında 81 ilimizin tamamında alın teriyle, emeğiyle, gayretiyle ülkemize değer katan tüm çalışanlarımıza, tüm işçi kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. İftarını bizimle açan siz emekçi kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Müslümanlar olarak, bir taraftan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e erişmenin coşkusunu yaşıyor, diğer taraftan da Gazze’de, Sudan’da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören, bir kuru ekmek, bir tas çorba ile iftar yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz. 10 Ekim’de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti, Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail’in saldırıları sonucu 11 Ekim’den bu yana 615 Filistinli şehit oldu, 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor. Gazze’nin nefes borusu olan Refah Sınır Kapısı’nda kısıtlamalar, zulümler, İsrail’in keyfi davranışları maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında, kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz, bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor. Bu mübarek günlerin, en başta Filistin’in kahraman evlatları olmak üzere dünyanın dört bir yanında onurunu, haysiyetini ve hürriyetini korumak için mücadele eden tüm mazlumların kurtuluşuna, hasretle bekledikleri huzura kavuşmalarına vesile olmasını canı gönülden tebrik ediyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesindeki kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyor, dualarımızın onlarla olduğunu ifade ediyorum. Cenab-ı Allah, Gazze’deki mazlumlarla birlikte zulüm ve eziyet gören tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun. ‘Emek, alın teri ve helal kazanç’ medeniyetimizin, tam merkezinde yer alan kutsal değerlerdir. Bu kavramlar; adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihimizin köşe taşlarıdır. Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak 2002 yılından beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye, adil ve huzurlu bir çalışma iklimi inşa etmeye gayret gösterdik. İlk günden itibaren hedefimiz, işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu, iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktı. Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık, ne sermayeyi renklere ayırdık ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla işçilerimizin, memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık. Yıllardır bizden önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda devrim niteliğinde adımlar attık. İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nu revize ederek iyileştirdik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Ana muhalefet partisinin, Anayasa Mahkemesi’ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. Kamu çalışanlarımız, artık cuma izni, Hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor. Yıllarca örselenen, yıllarca hakları yok sayılan, keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik bu düzenlemelerin ülkemizdeki kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz. Milletin Anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden, 27 Mayıs’tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye’nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen, zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın biz, toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz. Çalışma hayatına henüz genç yaşlarında İETT’de işçi olarak adım atmış bir Cumhurbaşkanı olarak, alın terinin değerini çok iyi bilirim. İster özel sektörde ister kamuda olsun helal rızık peşinde koşmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğinin gayet farkındayım. Aynı şekilde çalışmak, üretmek, ülkemiz ekonomisine katkı sunmak kadar emeğinin karşılığını almanın da ehemmiyetinin bilincindeyiz. Bunun için siyasi hayatımızın hiçbir döneminde bazıları gibi siyasi emelleri için emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık. Meydanlarda emekli ve emekçiye bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık. Kendi işçisi maaş alamadığı için belediye önünde eylem yaparken tropik adalarda zevki sefa içinde keyif çatanlar gibi olmadık. Hep sırtımızda yumurta küfesi taşıdığımızın, 86 milyonun emanetini ve sorumluluğunu taşıdığımızın şuuruyla hareket ettik. Devletimizin imkanları genişledikçe bundan 86 milyonun tamamının, elbette emekçilerin, emeklilerimizin, memurlarımızın da adil bir şekilde yararlanmasını sağladık. Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni ve ek ödemeler gibi alanlarda yaptığımız düzenlemelerle memurlarımızın özlük haklarını iyileştirdik. Kamu görevlilerimizin, ücret artış oranlarını, zam ve tazminatlarını, sosyal desteklerini enflasyona ezdirmeyecek şekilde biz düzenledik. Emeklilerimizin, yılda 2 defa olmak üzere bayram ikramiyesi ve banka promosyonu gibi yeni haklardan istifade etmelerini temin ettik. Geçmişte ilaç ve hastane kuyruklarında ömür tüketen vatandaşlarımızın, tüm sorunlarını giderdik. Sağlık ve sosyal güvenlik sistemini sorunsuz şekilde işler hale getirdik. Kamu kurumlarındaki alt işveren işçilerine ve sözleşmeli personele kadro verdik. Geçici işçilerin, tam yıl çalışabilmesinin önünü açtık. Daha nice düzenlemeyi, yeniliği, projeyi devreye alarak çalışanlarımızı her alanda destekledik. Teşvik ettik, güçlendirdik, inşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle ramazan ayının, milletçe birliğimizin, beraberliğimizin, kardeşliğimizin güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Her birinize kazasız, belasız, verimli, huzurlu çalışmalar diliyorum. İftar soframıza teşrif ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olun, Allah’a emanet olun. Kalın sağlıcakla.”

Gazze dosyasında yeni gelişmeler: Hamas yeni bir müzakere turu istiyor Haber

Gazze dosyasında yeni gelişmeler: Hamas yeni bir müzakere turu istiyor

ABD'nin, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın liderlerinden Raid Saad'ı hedef aldığı operasyonla ilgili açıklamaları, Hamas'ı tatmin etmedi. Hareket, Washington'un saldırıdan haberdar olup olmadığı ve bunun ateşkesi ihlal olarak sayılıp sayılmayacağı konusunda yapılan değerlendirmeleri yeterli bulmadı. Hamas kaynakları, ABD açıklamalarındaki tutarsızlıkların saldırının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtti. Hareketin üst düzey kadroları, ABD'nin Gazze'deki ateşkes ihlallerine sürekli gerekçe sunarak İsrail'e siyasi alan sağladığı değerlendirmesinde bulunduğunu dile getirdi. Ancak, Hamas'ın önümüzdeki süreçte Mısır veya Katar'da dolaylı görüşmeler başlatma çabası içinde olduğu belirtildi. Kaynaklar, Gazze'deki durum ve ikinci aşamaya geçişin sorunsuz ilerlemesini sağlamak için arabulucularla temaslarını sürdürdüğünü aktardı. Kaynaklara göre, arabulucular ile Hamas liderliği arasında görüşmeler, kimi zaman yüz yüze toplantılar, kimi zaman da telefon aracılığıyla devam ediyor. Kahire, Doha ve İstanbul'da ikili veya üçlü formatlarda toplantılar gerçekleştirildiği, bazı görüşmelerin tek bir arabulucu ile yapıldığı, tüm sürecin arabulucular arasında tam bir koordinasyonla devam ettiği belirtildi. Açıklamalarda, İsrail ve ABD'den temsilcilerin de katılımıyla dolaylı müzakere düzenlenmesi yönünde açık bir arayış bulunduğu vurgulandı. Bunun, Başkan Donald Trump yönetiminin İsrail üzerindeki baskısını artırmasına ve istikrarı hedefleyen planını ilerletmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Kaynaklar, temasların sadece "direnişin silahı" konusuna odaklanmadığını; yeniden imar, "ertesi gün" senaryosuyla Gazze'nin yönetimi ve teknokratlar komitesinin görevleri, Refah Kapısı'nın açılması, kuşatmanın tamamen kaldırılması, Gazze'den çekilme, uluslararası güç meselesi gibi başlıkların da ele alındığını belirtti. Hamas liderliğinin Gazze dışına çıkarılması konusunun ise gündemde olmadığı vurgulandı. Mevcut temasların müzakerelerde bir durgunluk anlamına gelmediğini belirten kaynaklar, Gazze'ye dair ana dosyaların geleceğine ilişkin birçok fikrin taraflar arasında paylaşıldığını ve Hamas ile Filistinli gruplar arasında da sürekli iç temasların sürdüğünü söyledi. Kahire'de yakın zaman içinde bir ulusal diyalog toplantısı düzenlenmesi için çabaların yoğunlaştığı, ay sonu veya önümüzdeki ay başında daha geniş kapsamlı bir hareketlilik beklendiği ifade edildi. "Hamas, ikinci aşamayla ilgili ABD'den yeni bir adım bekliyor mu?" sorusuna cevap veren kaynaklar, ABD temaslarının sürekli olduğunu ve Trump yönetimi aracılığıyla, arabulucular vasıtasıyla mevcut görüşmelerin başarısını garantilemek için mesajlar iletildiğini aktardı. Bu kapsamda, direnişin silahları, uluslararası güç ve Gazze'nin yönetimi gibi konuları kolaylaştırabilecek önerilerin ele alındığı ifade edildi. Kaynaklar, Hamas'ın Filistinli gruplarla uzlaşı içerisinde, "adil" ve Filistinlilere geleceğine dair açık haklar tanıyan her tür teklife açık olduğunu vurguladı. Bu çerçevede, herhangi bir tarafın "manda" veya başka bir işgal biçimini dayatmasına izin verilmemesi, İsrail'in tek taraflı olarak aktivist ve liderleri hedef almasının önlenmesi, ateşkes kurallarının yeniden dayatılmaması ve çekilme sürecinin engellenmemesi gerektiği belirtildi. Öte yandan, eski BM Ortadoğu Özel Temsilcisi Nikolay Mladenov’un, Trump'ın ilerleyen dönemde açıklayacağı "Barış Konseyi"nin yürütme kurulunun başına getirileceği spekülasyonlarına da değinen kaynaklar, Hamas liderliğine bu yönde doğrulanmış bir bilgi ulaşmadığını iletti. Tony Blair'in görevden dışlanmasından sonra birçok ismin gündeme geldiğini belirten kaynaklar, Hamas'ın 2017-2019 yıllarında kuşatma ve "Büyük Dönüş Yürüyüşleri" esnasında Mladenov ile temaslar yürüttüğünü, taleplerini iyi bildiğini kaydetti. Ulusal, Arap, İslami ve uluslararası mutabakat sağlanarak, Filistinlilerin haklarının korunması koşuluyla Hamas’ın Mladenov ile çalışmasına itirazı olmadığı belirtildi. Hamas’ın, ABD yönetiminin silah konusundaki yaklaşımlarını değişebileceği öngörüsüne dayandığı, bu bağlamda silahların kullanılmasının dondurulması veya zarar görmeden, uzlaşıyla belirlenen bir tarafa devredilmesi gibi tekliflerin gündemde olduğu ifade edildi. Bu öngörünün, ABD'nin ulusal güvenlik stratejisinde Ortadoğu'nun "uzun süreli askeri taahhüt" değil "işbirliği bölgesi" olarak tanımlanmasına dayandığı belirtildi. Kaynaklar, Trump dönemindeki ABD'nin, etkili ortaklar olmaları durumunda rakiplere de alan tanıyabileceği ve Washington'un kim yönettiğinden ziyade işlevsel ortaklıklarla ilgilendiği değerlendirmesinde bulundu. Hamas kaynakları, hareketin Filistin davasına hizmet edecek şekilde herkesle çalışmaya açık olduğunu ve şu aşamada bölgedeki ilişkilerini genişletmeye odaklandığını ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.