Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ortaklık

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ortaklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortaklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Petrolleri'nden tarihi Kerkük hamlesi: TPAO, BP liderliğindeki enerji projesine ortak oldu Haber

Türkiye Petrolleri'nden tarihi Kerkük hamlesi: TPAO, BP liderliğindeki enerji projesine ortak oldu

Türkiye'nin enerji sektöründeki uluslararası yatırımlarına bir yenisi daha eklendi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Irak'ın en önemli hidrokarbon bölgelerinden biri olan Kerkük sahalarının yeniden geliştirilmesi projesinde ortaklık hakkı elde etti. BP ile yapılan anlaşma kapsamında TPAO, projeyi yürütecek olan BP Energy Company of Kirkuk Limited (BP ECKL) şirketinde yüzde 15 pay sahibi olacak. Anlaşma, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Ankara ziyareti kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda düzenlenen törenle imzalandı. Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da katıldı. İmzaları Türkiye adına TPAO Genel Müdürü Cem Erdem, BP adına ise BP Upstream İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrew McAuslan attı. Erdoğan: "Enerji ortaklığı açısından tarihi bir adım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali Zeydi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında Kerkük anlaşmasını değerlendirdi. Erdoğan, Türkiye Petrolleri'nin Kerkük üretim sahasında ortaklık elde etmesinin iki ülke arasındaki enerji ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını açtığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur" ifadelerini kullandı. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona erdiğini hatırlatan Erdoğan, iki ülkenin hedefinin daha kapsamlı ve uzun vadeli bir enerji iş birliği modeli oluşturmak olduğunu söyledi. Erdoğan ayrıca, Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgedeki gelişmeler nedeniyle stratejik öneminin arttığını belirterek, Türkiye ve Irak'ın enerji, ulaştırma ve güvenlik alanlarında iş birliğini artıracağını ifade etti. TPAO için küresel büyüme hedefinde kritik adım Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Kerkük anlaşmasının TPAO'nun uluslararası büyüme vizyonu açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Türkiye'nin milli enerji şirketini küresel ölçekte daha etkin bir oyuncu haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Bayraktar, anlaşmanın bu stratejinin önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti. Bayraktar, "Bu anlaşmayla Türkiye, BP ile birlikte Kerkük'teki sahalara ortak oldu. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu proje, Türkiye Petrollerini günlük 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline getirme hedefimiz açısından en önemli adımlardan biridir" dedi. Kerkük'te üçlü konsorsiyum kurulacak Yeni ortaklık yapısıyla Kerkük sahalarının geliştirilmesi için üç büyük enerji şirketinin yer aldığı bir konsorsiyum oluşturulacak. Konsorsiyumdaki hisse dağılımı şöyle olacak: BP: Yüzde 43 ConocoPhillips: Yüzde 42 TPAO: Yüzde 15 BP, projede lider ortak olarak faaliyetlerini sürdürecek. Yeni ortaklık modeliyle Kerkük sahalarında üretimin artırılması, mevcut rezervlerin daha etkin kullanılması ve yeni yatırımların gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yaklaşık 3 milyar varillik rezerv hedefleniyor Proje kapsamında Kerkük bölgesindeki önemli petrol ve doğal gaz sahaları yeniden geliştirilecek. Çalışmaların kapsadığı başlıca sahalar şunlar: Baba Gurgur Avana Bay Hasan Cambur Xabbaz İlk aşamada bu sahalarda 3 milyar varilden fazla petrol eşdeğeri hidrokarbon kaynağının ekonomiye kazandırılması planlanıyor. Bölgenin mevcut rezervlerinin yanı sıra yeni arama potansiyeline sahip olduğu da değerlendiriliyor. Kerkük sahaları halen Irak'ın North Oil Company (NOC) ve North Gas Company (NGC) şirketleri tarafından işletiliyor. Yeni anlaşmayla birlikte mevcut yapı korunurken, ilerleyen dönemde operasyonların yeni ortaklık modeliyle yürütülmesi planlanıyor. BP: Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliği güçleniyor BP Üst Yöneticisi Meg O'Neill, TPAO ile uzun yıllara dayanan stratejik iş birliklerinin bulunduğunu belirtti. O'Neill, Hazar Bölgesi başta olmak üzere 30 yılı aşkın süredir devam eden ortaklığın Kerkük projesiyle yeni bir aşamaya taşındığını ifade etti. BP CEO'su, ConocoPhillips ile oluşturulan ortaklık sayesinde Kerkük'ün yeniden geliştirilmesi sürecine güçlü şekilde girileceğini belirterek, bölgenin Irak'ın uzun vadeli enerji hedefleri açısından büyük potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Türkiye-Irak enerji hattında yeni dönem Türkiye ve Irak arasındaki enerji iş birliği yalnızca petrol alanıyla sınırlı kalmayacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ve Irak Elektrik Bakanı Ali Saadi Vehib ile yaptığı görüşmelerde petrol, doğal gaz ve elektrik altyapısı konularını ele aldı. Bayraktar, iki ülke arasındaki enerji altyapısının tam kapasiteyle değerlendirilmesi konusunda ortak irade bulunduğunu açıkladı. Analiz: Kerkük ortaklığı Türkiye'nin enerji stratejisinde yeni sayfa açıyor TPAO'nun Kerkük projesine ortak olması, Türkiye'nin sadece enerji ithalatçısı konumundan çıkarak uluslararası üretim süreçlerinde daha fazla rol alma hedefinin önemli göstergelerinden biri olarak görülüyor. Kerkük gibi dünyanın en önemli petrol bölgelerinden birinde yer almak, TPAO'nun teknik kapasitesini ve uluslararası deneyimini artırırken, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından da stratejik avantaj sağlayabilir. Uzmanlara göre proje, Türkiye-Irak ilişkilerinde ekonomik bağları güçlendirecek ve Kalkınma Yolu Projesi ile birlikte bölgesel enerji ve lojistik dengelerinde önemli etkiler oluşturabilecek.

Trump-Merz gerilimi tırmanıyor: ABD, Almanya'dan 5 bin askerini çekecek Haber

Trump-Merz gerilimi tırmanıyor: ABD, Almanya'dan 5 bin askerini çekecek

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Amerikan güçlerinin Avrupa'dan ve dolayısıyla Almanya'dan çekilmesi öngördüğümüz bir durumdu. Biz Avrupalılar olarak kendi güvenliğimizi sağlama konusunda artık daha büyük bir sorumluluk üstlenmeliyiz" ifadelerini kullandı. Gerilimin merkezinde "İran" var Washington'ın bu kararının perde arkasında, ABD Başkanı Donald Trump ile Almanya Şansölyesi Friedrich Merz arasında İran savaşı konusunda yaşanan derin görüş ayrılıkları yatıyor. Şubat ayı sonunda İran'a karşı başlatılan savaşta diplomatik çabaların çıkmaza girmesinin ardından Trump, Avrupalı müttefiklerine yönelik eleştirilerinin dozunu artırmıştı. ABD Başkanı, Avrupa ülkelerini savaşta ülkesine yeterli desteği vermemekle suçluyor. Pazartesi günü Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in, "Amerikalıların İran'a karşı net bir stratejisi yok" diyerek Tahran'ın dünyanın bir numaralı süper gücünü "köşeye sıkıştırdığını" söylemesi ipleri iyice germişti. Merz'e Salı günü yanıt veren Trump, Şansölye'yi hedef alarak, "İran'ın nükleer silaha sahip olmasını normal karşılıyor. Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor" ifadelerini kullanmıştı. Merz ise bu sert sözlere doğrudan yanıt vermekten kaçınarak, Perşembe günü "Avrupa ile ABD arasında güvenilir bir ortaklık" çağrısı yaptı. Kısmi çekilme 1 yıl içinde tamamlanacak Washington'ın, Almanya'daki toplam 36 bin askerinin yaklaşık yüzde 15'ini çekmeyi planladığı bu adım NATO'yu da harekete geçirdi. Cumartesi günü bir açıklama yapan NATO Sözcüsü, ABD askerlerinin Almanya'daki varlığına ilişkin kararın ayrıntılarını netleştirmek üzere ABD makamlarıyla koordinasyon halinde olduklarını bildirdi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise askeri çekilme işleminin "önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde" tamamlanabileceğini öngördüklerini aktardı. Ticaret savaşı kapıda: Hedef Alman otomotiv sektörü İran meselesiyle tırmanan diplomatik kriz, ticari bir boyut da kazandı. ABD Başkanı Trump, Cuma günü dolaylı yoldan Almanya'yı hedef alarak Avrupa Birliği'nden (AB) ithal edilen otomobillere uygulanan gümrük vergisini "önümüzdeki hafta" yüzde 25'e çıkaracağını duyurdu. 27 üyeli birlikte onay süreci henüz tamamlanmamış olsa da Trump, AB'yi geçen yaz varılan ticaret anlaşmasına sadık kalmamakla itham ediyor. Konuya ilişkin AFP'ye konuşan AB'nin Washington Elçisi, birliğin olağan hukuki prosedürlere uygun hareket ettiğini ve Washington'a verilen taahhütlere bağlı kalındığını belirtti. Elçi ayrıca, ABD'nin anlaşma maddelerine uymaması halinde "AB'nin çıkarlarını korumak için tüm seçeneklerin masada olduğu" uyarısında bulundu. Trump'ın gümrük vergisi tehdidi hayata geçerse, bu durumdan en büyük zararı Alman otomotiv sektörünün devleri görecek. Cumhuriyetçi ABD Başkanı, daha önce de Mercedes ve BMW gibi şirketleri yıllardır Amerikalıları "sömürmekle" suçlamıştı.

IFS, Chelsea Futbol Kulübü'nün ana sponsoru olduğunu duyurdu Haber

IFS, Chelsea Futbol Kulübü'nün ana sponsoru olduğunu duyurdu

Dünyanın önde gelen yapay zeka yazılım sağlayıcılarından IFS, şirketlerin karmaşık operasyonel süreçlerini daha verimli ve ölçülebilir hale getirmeye odaklanıyor. Bu kapsamda IFS, yazılım ve yapay zeka çözümlerini Chelsea’nin operasyonel altyapısına entegre edecek. Böylece kulübün saha dışındaki iş süreçlerinden karar mekanizmalarına kadar birçok alanda verimlilik ve performans artışı hedefleniyor. Bu ortaklık, Chelsea’nin teknolojiyi daha stratejik bir şekilde konumlandırma yaklaşımını güçlendirirken, gelişmiş yapay zekayı kulübün uzun vadeli yapılanmasının önemli bir parçası haline getiriyor. Chelsea FC Kulüp Başkanı Jason Gannon şunları söyledi: “Kulübümüzü bir üst seviyeye taşımak için IFS’in ileri düzey yapay zeka çözümlerinden yararlanacağız. Bu iş birliği, teknolojiyi stratejik bir güç olarak konumlandırma ve hem saha içinde hem de saha dışında performansımızı sürekli geliştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. IFS ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” IFS CEO'su Mark Moffat ise şunları ekledi: “Sektörde olduğu gibi sporda da farklar küçüktür, riskler yüksektir ve doğru kararı doğru anda vermek belirleyicidir. IFS’in yapay zekası, küresel ekonomiye yön veren endüstriler için bunu mümkün kılar. Chelsea FC’nin de aynı yüksek standartlarla hareket etmesi bu güçlü uyumun temelini oluşturuyor. Bu nedenle kulübün ana ortağı olmaktan büyük gurur duyuyoruz.” IFS hakkında:  IFS, dünya genelinde üretim, dağıtım, servis ve bakım-onarım yapan şirketler için endüstriyel yapay zeka entegre Kurumsal İş Uygulamaları (ERP/EAM/FSM) sunar. Uzman olduğu sektörlerde hizmet verdiği şirketlerin, uçtan uca tüm ihtiyaçlarını yıllar içinde geliştirdiği uzman çözümlerle karşılamayı amaçlayan IFS, 7000’den fazla çalışanı ve büyüyen ekosistemiyle sayısız müşteriye hizmet vermektedir. IFS, hizmet verdiği şirketlerin dijital dönüşümün avantajlarından faydalanarak kaynaklarını en iyi şekilde kullanabilmesini ve sürdürülebilir başarılar kazanmasını hedefler.    www.ifs.com/tr   www.linkedin.com/company/ifs-turkey  Chelsea FC hakkında Chelsea, dünyanın en iyi futbol kulüplerinden biridir. Erkek takımı, 2025 yılında FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nı kazanarak dünya şampiyonu olmuştur. Kulüp daha önce de Şampiyonlar Ligi'ni iki kez müzesine götürmüştür. Kadın takımı Chelsea Women da pek çok kupa kazanmış başarılı bir takımdır. 1905 yılında kurulan Chelsea, Londra'nın merkezinde yer alan ve 40.000 kapasiteli Stamford Bridge stadında faaliyet gösteren bir kulüptür. "The Blues" lakaplı kulüp, İngiltere’de 5 kez Premier Lig şampiyonluğu dahil birçok yerel kupa kazanmıştır. Ayrıca Chelsea, mevcut tüm UEFA kulüp turnuvalarını kazanan tek kulüp olma unvanına sahiptir. Kulüp, dünyanın en tanınmış oyuncularına sahip olmanın yanı sıra, geleceğine de yatırım yaparak modern bir akademi ve eğitim merkezine sahiptir. Ayrıca Chelsea Vakfı, spor dünyasındaki en kapsamlı toplumsal projelerden birini yürüterek dünya genelindeki çocukların ve gençlerin hayatlarını iyileştirmeye yardımcı olmaktadır. https://www.chelseafc.com/en

Gazze dosyasında yeni gelişmeler: Hamas yeni bir müzakere turu istiyor Haber

Gazze dosyasında yeni gelişmeler: Hamas yeni bir müzakere turu istiyor

ABD'nin, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın liderlerinden Raid Saad'ı hedef aldığı operasyonla ilgili açıklamaları, Hamas'ı tatmin etmedi. Hareket, Washington'un saldırıdan haberdar olup olmadığı ve bunun ateşkesi ihlal olarak sayılıp sayılmayacağı konusunda yapılan değerlendirmeleri yeterli bulmadı. Hamas kaynakları, ABD açıklamalarındaki tutarsızlıkların saldırının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtti. Hareketin üst düzey kadroları, ABD'nin Gazze'deki ateşkes ihlallerine sürekli gerekçe sunarak İsrail'e siyasi alan sağladığı değerlendirmesinde bulunduğunu dile getirdi. Ancak, Hamas'ın önümüzdeki süreçte Mısır veya Katar'da dolaylı görüşmeler başlatma çabası içinde olduğu belirtildi. Kaynaklar, Gazze'deki durum ve ikinci aşamaya geçişin sorunsuz ilerlemesini sağlamak için arabulucularla temaslarını sürdürdüğünü aktardı. Kaynaklara göre, arabulucular ile Hamas liderliği arasında görüşmeler, kimi zaman yüz yüze toplantılar, kimi zaman da telefon aracılığıyla devam ediyor. Kahire, Doha ve İstanbul'da ikili veya üçlü formatlarda toplantılar gerçekleştirildiği, bazı görüşmelerin tek bir arabulucu ile yapıldığı, tüm sürecin arabulucular arasında tam bir koordinasyonla devam ettiği belirtildi. Açıklamalarda, İsrail ve ABD'den temsilcilerin de katılımıyla dolaylı müzakere düzenlenmesi yönünde açık bir arayış bulunduğu vurgulandı. Bunun, Başkan Donald Trump yönetiminin İsrail üzerindeki baskısını artırmasına ve istikrarı hedefleyen planını ilerletmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Kaynaklar, temasların sadece "direnişin silahı" konusuna odaklanmadığını; yeniden imar, "ertesi gün" senaryosuyla Gazze'nin yönetimi ve teknokratlar komitesinin görevleri, Refah Kapısı'nın açılması, kuşatmanın tamamen kaldırılması, Gazze'den çekilme, uluslararası güç meselesi gibi başlıkların da ele alındığını belirtti. Hamas liderliğinin Gazze dışına çıkarılması konusunun ise gündemde olmadığı vurgulandı. Mevcut temasların müzakerelerde bir durgunluk anlamına gelmediğini belirten kaynaklar, Gazze'ye dair ana dosyaların geleceğine ilişkin birçok fikrin taraflar arasında paylaşıldığını ve Hamas ile Filistinli gruplar arasında da sürekli iç temasların sürdüğünü söyledi. Kahire'de yakın zaman içinde bir ulusal diyalog toplantısı düzenlenmesi için çabaların yoğunlaştığı, ay sonu veya önümüzdeki ay başında daha geniş kapsamlı bir hareketlilik beklendiği ifade edildi. "Hamas, ikinci aşamayla ilgili ABD'den yeni bir adım bekliyor mu?" sorusuna cevap veren kaynaklar, ABD temaslarının sürekli olduğunu ve Trump yönetimi aracılığıyla, arabulucular vasıtasıyla mevcut görüşmelerin başarısını garantilemek için mesajlar iletildiğini aktardı. Bu kapsamda, direnişin silahları, uluslararası güç ve Gazze'nin yönetimi gibi konuları kolaylaştırabilecek önerilerin ele alındığı ifade edildi. Kaynaklar, Hamas'ın Filistinli gruplarla uzlaşı içerisinde, "adil" ve Filistinlilere geleceğine dair açık haklar tanıyan her tür teklife açık olduğunu vurguladı. Bu çerçevede, herhangi bir tarafın "manda" veya başka bir işgal biçimini dayatmasına izin verilmemesi, İsrail'in tek taraflı olarak aktivist ve liderleri hedef almasının önlenmesi, ateşkes kurallarının yeniden dayatılmaması ve çekilme sürecinin engellenmemesi gerektiği belirtildi. Öte yandan, eski BM Ortadoğu Özel Temsilcisi Nikolay Mladenov’un, Trump'ın ilerleyen dönemde açıklayacağı "Barış Konseyi"nin yürütme kurulunun başına getirileceği spekülasyonlarına da değinen kaynaklar, Hamas liderliğine bu yönde doğrulanmış bir bilgi ulaşmadığını iletti. Tony Blair'in görevden dışlanmasından sonra birçok ismin gündeme geldiğini belirten kaynaklar, Hamas'ın 2017-2019 yıllarında kuşatma ve "Büyük Dönüş Yürüyüşleri" esnasında Mladenov ile temaslar yürüttüğünü, taleplerini iyi bildiğini kaydetti. Ulusal, Arap, İslami ve uluslararası mutabakat sağlanarak, Filistinlilerin haklarının korunması koşuluyla Hamas’ın Mladenov ile çalışmasına itirazı olmadığı belirtildi. Hamas’ın, ABD yönetiminin silah konusundaki yaklaşımlarını değişebileceği öngörüsüne dayandığı, bu bağlamda silahların kullanılmasının dondurulması veya zarar görmeden, uzlaşıyla belirlenen bir tarafa devredilmesi gibi tekliflerin gündemde olduğu ifade edildi. Bu öngörünün, ABD'nin ulusal güvenlik stratejisinde Ortadoğu'nun "uzun süreli askeri taahhüt" değil "işbirliği bölgesi" olarak tanımlanmasına dayandığı belirtildi. Kaynaklar, Trump dönemindeki ABD'nin, etkili ortaklar olmaları durumunda rakiplere de alan tanıyabileceği ve Washington'un kim yönettiğinden ziyade işlevsel ortaklıklarla ilgilendiği değerlendirmesinde bulundu. Hamas kaynakları, hareketin Filistin davasına hizmet edecek şekilde herkesle çalışmaya açık olduğunu ve şu aşamada bölgedeki ilişkilerini genişletmeye odaklandığını ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.