Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konut

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Konut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gayrimenkulde Boşluğa Değil, Süpürülebilir Alana Yatırım Yapın Haber

Gayrimenkulde Boşluğa Değil, Süpürülebilir Alana Yatırım Yapın

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 2025 verileri, Türkiye’de gayrimenkulün artık sadece bir "alım-satım" değil, devasa bir ekonomi olduğunu kanıtlıyor. Konut, arsa, tarla ve ticari taşınmazları kapsayan toplam gayrimenkul satışları bir önceki yıla göre %8,7 artış göstererek 3 milyon 332 bin 994 adede ulaştı. Bu veriler içinde en dikkat çekici detay ise, konut satışlarının toplam gayrimenkul işlemleri içindeki payının tarihte ilk kez yüzde 50 barajını aşması oldu. Milyarlarca liralık nakit akışının döndüğü bu dev pazarda, her iki işlemden birinin konut olması, gayrimenkulün hala Türkiye’deki en güçlü "güvenli liman" olduğunu kanıtlıyor. Bu devasa işlem hacmi, çok kritik bir soruyu da beraberinde getiriyor: Milyarlarca liralık bu piyasa ne kadar bilinçli yönetiliyor? Yatırımcıların büyük bir çoğunluğu hala somut finansal verilerden ziyade kulaktan dolma bilgiler ve duygusal kararlarla hareket ediyor. Ekonomik dalgalanmaların ve alternatif yatırım araçlarının çeşitlendiği günümüzde, gayrimenkulün gerçekten bir yatırım olup olmadığını belirleyen temel faktör artık sadece mülkün konumu değil, yatırımcısının "finansal okuryazarlık" düzeyi oluyor Bu kapsamda Gayrimenkul uzmanı ve yazar Kürşat Tuncel, Ceres Yayınları etiketli “Gayrimenkul Meraklıları İçin Finansal Okuryazarlık” kitabı ile gayrimenkulü sadece bir "başını sokacak ev" olmaktan çıkarıp, doğru adımlarla geleceği garanti altına alan akıllı bir yatırım aracına dönüştürmenin yollarını anlatıyor. Gayrimenkulde Konum Değil Finansal Okuryazarlık Kazandırıyor Kitapta, bir mülkü alırken sadece fiyatına değil, kiralandığında kendini kaç yılda amorti ettiğine ve parayı bankaya koysanız ne kazanacağınıza mutlaka bakmanız gerektiğinin altını çizen Tuncel, “Eğer gayrimenkulün yıllık net kira geliri ve piyasa değer artışı toplamı, alternatif yatırım araçlarının getirisinden düşük kalıyorsa, o gayrimenkul sahibini reel olarak zarara uğratan bir 'finansal yük' haline gelmiştir. Gayrimenkul birim fiyatını hesaplarken yapılan en büyük hata, balkonlardan asansör boşluklarına kadar her şeyin dahil olduğu 'brüt' alan üzerinden işlem yapmaktır. Yatırımcı için asıl maliyet; duvarların iç kısmında kalan, yani 'süpürülebilir alan' olan net metrekaredir. Eğer 150 m² brüt olarak sunulan bir konutun net alanı 100 m² ise, yatırımcı her bir metrekare için aslında %50 daha fazla ödeme yapmış demektir. Satın alırken kazanmanın yolu 'boşluğa' değil, 'kullanılabilir alana' para ödemekten geçer” dedi. Yüzde 25’i Aşan Manzara Bedeli Yatırım Değil Kitapta, Türkiye'de gayrimenkul fiyatlarının genellikle keyfi şerefiye bedelleriyle, yani 'manzarası var', 'katı güzel', 'önü açık' gibi kriterlerle şişirildiğine dikkat çeken Tuncel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Oysa bu durumun rasyonel bir sınırı vardır. Bir mülkün eşsiz manzarası baz fiyatı en fazla yüzde 25, güney cepheli olması yüzde 5, her bir kat yükselişi ise ortalama yüzde 2 oranında artırmalıdır. Bu oranların üzerindeki her kuruş, bir yatırım değil, kişisel bir lüks harcamadır. Yatırımcı, ödediği farkın 'duygusal maliyet' mi yoksa 'finansal getiri' mi olduğunu bu yüzdelerle test etmelidir. Bir evin kirası dışarıdan bakıldığında çok yüksek görünebilir ancak aidat yükü, her yıl ödenen emlak vergileri, beklenmedik zorunlu tadilat masrafları ve kiracı değişim süreçlerindeki boş kalan aylar üst üste eklendiğinde o yüksek kazanç bir anda eriyip gidebiliyor. Eğer mülkünüzün yıllık masrafları, sağladığı getiriyi içten içe kemiriyor ve sizi rasyonel bir kârdan uzaklaştırıyorsa, o taşınmaz artık size kazandırmıyor, aksine sizin sermayenizden besleniyor demektir. Gerçek finansal okuryazarlık, brüt rakamların parıltısına kapılmadan tüm bu harcamalar çıktıktan sonra elde kalan net parayı hesaplayabilmektir.”

Bahçeli: Gazi Meclis aciz değildir! Depremi siyaset malzemesi yapanları uyarıyoruz Haber

Bahçeli: Gazi Meclis aciz değildir! Depremi siyaset malzemesi yapanları uyarıyoruz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında muhalefeti sert sözlerle eleştirerek, hizmetleri karalayan ve doğal afetleri siyasete alet eden partilere tepki gösterdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında muhalefeti sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, özellikle CHP ve diğer muhalefet partilerini hedef alarak, yapılan hizmetleri karalamak ve doğal afetleri siyasi malzeme yapmakla suçladı. Depremle ilgili dedikodu üretmenin izahının, "Yalana bin yalan katmanın adının siyaset" olamayacağını belirten Bahçeli, "Doğruyla yanlışı tefrik edemeyen bir siyasetçinin vicdanından bahsedilemez. İyiyle kötüyü fark edemeyen bir siyasetçinin erdemli olmasını beklemek ise boşa kürek çekmekle eşdeğerdir. CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır." dedi. Bahçeli, konutlarına kavuşan hak sahipleri için "boş senet imzalatılıyor" demenin yalnızca bühtan değil, siyasi namusla çelişen bir hezeyan olduğunu söyleyerek, "CHP'nin işi gücü fitne fesattır. CHP'nin geçim kapısı kriz ve kargaşaya oynamaktır." diye konuştu. Konuşmasında, “Cumhuriyet Halk Partisi’yle bilumum muhalefet bakiyesinde toplaşan siyasi garabetler yapılanı kötüleyerek, hizmeti karalayarak, devasa eserleri yok sayarak istismar ve rant peşine düşmüşlerdir. Yalana bin yalan katmanın adı siyaset olamaz. Depremle ilgili dedikodu üretmenin izahı yapılamaz" diyen Bahçeli, muhalefetin TBMM’deki davranışlarını sert bir dille eleştirdi. Konuşmasında ayrıca Asrın İnşa Seferberliği kapsamında tamamlanan 455 bin 357 bağımsız bölümün ve vatandaşlara teslim edilen konut, köy evi ve iş yerlerinin önemine dikkat çekti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin TBMM'deki yemin töreninde yaşanan arbedeye yönelik "ilkellik" değerlendirmesinde bulunan Bahçeli, "Gazi Meclis aciz Meclis değildir. Gazi Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir.” diyerek, milletin seçtiği parlamentonun saygınlığının korunması gerektiğini vurguladı. https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/2023697534271807893 Yeni atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi tebrik eden Bahçeli, TBMM’deki yemin merasimlerinde yaşanan muhalefet müdahalelerine tepki gösterdi. “Gazi Meclis’i şov ve savaş alanına çevirmek kime ne fayda sağlar?” diyerek sert uyarılarda bulunan Bahçeli, "Yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Ali kıran baş kesen misiniz? Nesiniz, kimsiniz? Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir?" diye sordu. Bahçeli, konuşmasında MHP’nin 57 yıllık siyasi geçmişine ve Cumhur İttifakı ile Türkiye’nin güvenliği, kalkınması ve refahına yönelik kararlılığına da değindi. Partililere birlik ve beraberlik çağrısı yapan Bahçeli, milletin hizmet beklediğini ve siyasetin öznesinin insan, nesnesinin devlet olduğunu vurguladı.

Kayseri Melikgazi 23 kişi daha evine kavuşturdu Haber

Kayseri Melikgazi 23 kişi daha evine kavuşturdu

Melikgazi Belediyesi, mülkiyeti belediyeye ait olan Yıldırım Beyazıt, Anbar, Battalgazi, Kılıçaslan Mahallelerinde yer alan 23 daire için açık ihale gerçekleştirdi. Yüzde 25 peşinat, 36 eşit taksit, faizsiz ve peşin ödemede yüzde 30 indirim avantajıyla ev sahibi yapan model ile ev hayallerine ulaşan vatandaşlar memnuniyetlerini dile getirdiler. “Kazan Kazan Modeli” ile farklı ve benzersiz şekilde konut sahibi yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Kayseri Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, ihalede yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yaklaşık 2 yıl önce kentsel dönüşümle ürettiğimiz daireleri, vatandaşlarımızın rahatlıkla almalarını sağlamak için çeşitli düşüncelerimiz vardı. Vatandaşlarımızın yüzde 25 peşinat ile 36 eşit taksit ödeyip faiz ve herhangi bir artış olmadan ev sahibi olabileceklerini düşündük ve ihalelerimize başladık. Yaptığımız diğer ihalelerin tamamına vatandaşlarımız tarafından teveccüh gösterildi, memnuniyet sağlandı. Bu sistem çok güzel çalıştı ve şu anda örnek teşkil ediyor. Diğer belediyeler de farklı firmalar da bu modelimizi örnek almaya başladılar. Melikgazi Belediyemizin kentsel dönüşüm çalışmaları farklı bölgelerde devam ediyor. Şu ana kadar yaptığımız kentsel dönüşüme ilaveten Aydınlıkevler Mahallesi’nde iki yeni kentsel dönüşüm çalışması başlattık, birinin yıkımı başladı. Bir diğeri Köşk Mahallesi’nde olacak, Hulusi Akar Bulvarı üzerinde, onun çalışmaları devam ediyor. Yıldırım Beyazıt, Kazım Karabekir, Anbar ve Küçük Ali’de üçüncü etap çalışmalarımız olacak. Kentsel dönüşüm çalışmalarımız kapsamında hak sahiplerine dairelerini teslim ettikten sonra kalan daireleri de siz vatandaşlarımıza büyük ödeme kolaylığı sağlayarak sunuyoruz. İhalelerimiz devam edecek. Dairelerini alan vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah sağlık, huzur içerisinde oturmayı nasip etsin. Hayırlı olmasını diliyorum.”

TÜİK – Fiyat düzeyi endeksi en yüksek bölge istanbul Haber

TÜİK – Fiyat düzeyi endeksi en yüksek bölge istanbul

İstanbul, 29 Aralık (Hibya)- Türkiye'de 2024 yılı fiyat düzeyi endeksi en yüksek bölge TR10 (İstanbul) oldu Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi (BSGP) 2024 çalışması; Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde Türk Lirası'nın satın alma gücündeki farklılıkların belirlenmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, ayrıntılı olarak tanımlanmış ortak bir mal ve hizmet sepeti kullanılarak bölgesel fiyat düzeyi endeksleri elde edilmiştir. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey detayında üretilen endeksler ile farklı bölgelerdeki fiyat düzeylerinin karşılaştırılmasına imkan sağlanmıştır. Bir bölgenin fiyat düzeyi endeksi, 100'den büyük ise bu bölge Türkiye ortalamasına göre "pahalı", 100'den küçük ise bu bölge Türkiye ortalamasına göre "ucuz" olarak ifade edilmektedir. Türkiye'nin 2024 yılı sonuçlarına göre fiyat düzeyi endeksi en yüksek bölgesi 112,6 ile TR10 (İstanbul), en düşük bölgesi ise 91,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) oldu. Bu endeks değerleri, TR10 (İstanbul)'un Türkiye ortalamasına göre yüzde 12,6 pahalı, TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt)'ün ise yüzde 8,5 daha ucuz olduğunu göstermiştir. Gıda ve alkolsüz içecekler ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 106,0 ile TR22 (Balıkesir, Çanakkale)'de gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 95,1 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) oldu. Giyim ve ayakkabı ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 108,4 ile TR22 (Balıkesir, Çanakkale)'de gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 87,1 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) oldu. Konut ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 147,3 ile TR10 (İstanbul)'da gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 73,8 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) oldu. Ulaştırma ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 103,8 ile TR10 (İstanbul)'da gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 95,2 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) oldu. Lokanta ve oteller ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 113,8 ile TR31 (İzmir)'de gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 88,5 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) oldu. Alkollü içecekler ve tütün ana harcama grubu fiyat düzeyi endeksleri bölgeler arasında küçük farklılıklar göstermiştir. Endeks 100,1 ile 99,6 arasında değerler almıştır. Ev eşyası ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 105,1 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop)'de gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 94,1 ile TR71 (Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir) oldu. Sağlık ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 136,8 ile TR10 (İstanbul)'da gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 73,6 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) oldu. Haberleşme ana harcama grubunda yer alan telefon görüşme ve internet abonelik ücreti gibi madde çeşidi fiyatlarının bütün bölgelerde aynı olması nedeniyle bölgeler arasında önemli bir fiyat farklılığı oluşmamaktadır. Fiyat düzeyi endeksi en yüksek bölge 102,3 ile TR31 (İzmir) olurken en düşük bölge 97,4 ile TR32 (Aydın, Denizli, Muğla) olmuştur. Eğlence ve kültür ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 105,0 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova)'de gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 93,4 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) oldu. Eğitim ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 138,8 ile TR10 (İstanbul)'da gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 58,6 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) oldu. Çeşitli mal ve hizmetler ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 109,0 ile TR10 (İstanbul)'da gerçekleşti. Aynı ana harcama grubu için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 92,3 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez

Hatay, 27 Aralık - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Sevgili Hataylılar, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, saygıdeğer hanımefendiler, yarınlarımızın güvencesi sevgili gençler, çok kıymetli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Maşallah karşımdaki topluluğu ben bugün farklı görüyorum. Binlerce yıllık tarihiyle, zengin kültürüyle, cömert ve civanmert insanıyla gönlümüzde ayrı bir yeri olan Hatay'ımızda sizlerle bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin şahsında Antakya’dan İskenderun’a, Erzin’den Yayladağı’na, Reyhanlı’dan Arsuz’a, Hassa’dan Defne’ye, Hatay’ımızın dört bir yanındaki kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Ankara’da, deprem bölgemizin tamamında şu anda bizleri takip eden, gözü de kalbi de Hatay’da olan tüm vatandaşlarıma buradan muhabbetlerimi gönderiyorum. Bugün farklı inançların, farklı kültürlerin, birbirinden kıymetli değerlerin bir arada yaşadığı Hatay’dayız. Bugün merhum Cemil Meriç’in, Antakyalı Münif Efendi’nin, Yahyazade Asaf Efendi’nin memleketindeyiz. Kara Hasan’ın, Hakkı Bey’in, Milli Mücadele’de destan yazan Kuva-yi Milliye’nin şehrindeyiz. Her zaman olduğu gibi, bizleri yine hüsnükabulle karşıladığınız için, bu güzel ev sahipliğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şu sevginiz için, şu muhteşem birlik ve beraberlik tablosu için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Depremzedelerimizin mutluluğunu paylaştığımız bu anlamlı günde törenimizi teşrif eden tüm misafirlerimize de teşekkürlerimi ifade ediyorum. Rabbim muhabbetimizi arttırsın. Kardeşliğimizi daim eylesin. Sevgili kardeşlerim, siz bize güvendiniz. Bize inandınız. En zor şartlarda dualarınızla, oylarınızla bize destek oldunuz. Biz de bugüne kadar size layık olabilmek adına ne gerekiyorsa yaptık. Hatay’ın bize duyduğu güveni boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. Zorlukları birlikte aştık. Badireleri beraber atlattık. Yaralarımızı sabırla, şefkatle ve tüm dünyaya örnek olacak bir dayanışmayla beraberce sardık. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek istiyorum: 23 yıl boyunca Allah’a hamdolsun, emanetinize ihanet etmedik. Size ve aziz milletimize mahcup olmadık. Tüm sabotaj girişimlerine, tüm karalama teşebbüslerine rağmen sizden aldığımız güçle bugünlere gelmeyi başardık. İşte bugün, alnımız ak, başımız dik bir şekilde yine sizin karşınızdayız. Sözlerimizi tutmanın onuru, kıvancı ve elbette sonsuz bahtiyarlığıyla sizin ve aziz milletimizin huzurundayız. Bunun için Cenab-ı Allah’a binlerce kez hamdediyorum. Şahsıma, iktidar ve ittifakımıza sizlerin huzuruna böyle çıkmayı nasip eden Rabbime hamdolsun. Hatırlarsanız 6 Şubat’ta insanımız acı içindeyken buralara gelip ahkam kesenler vardı. Seçimlerde bedava ev sözü verenler vardı. Enkazların önünde selfie çekip sosyal medyadan atanlar vardı. Afetzedelerimizin üzüntüsünü içtenlikle paylaşmak yerine deprem turisti gibi ortalıkta dolananlar vardı. Hükümet bu enkazın altında kalır diyerek tüm umutlarını bizim başarısız olmamıza bağlayanlar vardı. Yalan ve yanlış haberlerle ortalığı karıştırmaya çalışan provokatörler vardı. Gençler, biz canımızı dişimize takıp yaraları sarmak için ter dökerken, yüzyılın felaketini istismar eden vicdansızlar vardı. Sırf seçimlerde oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenler, konakladıkları misafirhanelerden kovanlar vardı. Kardeşlerim, bakın şimdi onların hiçbirisi ortalıkta yok. Deprem turistleri yok, popülizm yapanlar yok, seçim kazanmak uğruna halkımızı vaat uğruna tutanlar yok, reyting peşinde koşanlar yok, dezenformasyon yayanlar yok, evleri mültecilere verecek diyenler yok, devletle milleti karşı karşıya getirmeye çalışanların hiçbirisi yok. Ama biz buradayız. Sizlerle beraberiz. Tıpkı 6 Şubat’ta olduğu gibi, sizin yanınızdayız. Kardeşlik, zor günde belli olur diyerek afetzedelerimizi bir an bile çaresizliğe terk etmedik. Rabbim ömür verdikçe, bundan sonra da sizi asla yalnız bırakmayacağız. Şair ne diyor: “Bir değirmendir cihan, her kimse bekler nevbetin.” Evet. Vaktimizin sınırlı olduğu bu dünyada biz de milletimizin emanetini kutlu bir nöbeti tutar gibi bekleyeceğiz. Siz bize sahip çıktığınız müddetçe, bu milletin başını yere eğdirmeyecek, umutlarını boşa çıkarmayacağız. İşte bugün, dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ediyoruz. Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yuvalarda Allah’a hamdolsun. Şu güzelliklere bakın. Şu binaların güzelliklerine bak. Elhamdülillah, bizler Cumhur İttifakı olarak bu işi başardık. Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, hanelerine kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum. Rabbim bu evlerde inşallah ağız tadıyla oturmayı nasip eylesin. Biliyorsunuz, yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümün anahtarını depremzede kardeşlerimize teslim edeceğimizi söylemiştik. Bugün itibariyle bu rakamın da üzerine çıkarak, hamdolsun, tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlamış bulunuyoruz. Yeni konut ve iş yerlerimizin bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçenleri kutluyor, gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışan tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Sizlerin gözündeki şu sevinci görmemize vesile olan, başta Murat Kurum kardeşimi, mimarlarımızı, mühendislerimizi, işçi kardeşlerimi, yüklenici firmalarımızı aynı şekilde canıgönülden tebrik ediyor, hepsine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, çok değerli Hataylılar, 6 Şubat’ta tarihimizin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. Bu felakette 53 binin üzerinde canımızı, içimiz yanarak, acımızı kalbimize gömerek kara toprağın bağrına verdik. Depremde kaybettiğimiz tüm canlarımızı bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 11 ilimiz, 62 ilçemiz ve 10 bin 190 köyümüzü kapsayan 110 bin kilometrekarelik bir alan art arda meydana gelen iki depremle sarsıldı. 14 milyon vatandaşımız bu felaketten etkilendi. Binlerce binamız yıkıldı. Dolaylı etkilerini dahil ettiğimizde 150 milyar doları aşan ağır bir faturayla karşılaştık. Bununla birlikte endişe ve ümitsizliğe asla kapılmadık. Depremin ilk dakikalarından itibaren devlet olarak derhal harekete geçtik. Arama-kurtarma çalışmalarından sağlık hizmetlerine, enkaz kaldırma işlemlerinden psikolojik desteğe, depremzedelerimizin imdadına koştuk. Kefen parasını deprem bölgesine gönderen 84 yaşındaki Remzi dededen, kumbarasında biriktirdiği parayı depremzede kardeşlerine yollayan 8 yaşındaki Muhammed evladımıza kadar; tarihimize, kimliğimize, inancımıza yaraşır bir dayanışma içinde 7’den 70’e, milletimizle omuz omuza vererek asrın seferberliğini başlattık. Hükümetimizin enkazın altında kalmasını bekleyen vatan ve millet düşmanlarının sözlerine aldırmadan, sadece işimize odaklandık. Unutmayın, yeis öyle bataktır ki, düşersen boğulursun. Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun. Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar. Uğraş ki, telafi edecek bunca zarar var. İstiklal Marşı şairimizin bu mısralarından aldığımız ilhamla yüzyılın en büyük seferberliğini başlatarak şehirlerimizi ihya etmek için kolları sıvadık. 11 ilimizde 174 ayrı alanda 3 bin 481 şantiyede ter döken 200 bin mimar, mühendis ve emekçi kardeşimizle bugünlere ulaştık. Ben şimdi şu binaları görüyorum, Rabbime hamdediyorum. "Ya Rabb, sana hamdolsun, bu kadar kısa zamanda bu binaları bitirmeyi bizlere nasip ettin." Şimdi de kardeşlerimiz burada hayırlısıyla inşallah otursunlar. 40 gün önce Adıyaman’da 350 bininci konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine teslim etmiştik. Bugün de 455 bininci yuvamızın anahtarını sizlere huzuru kalple takdim ediyoruz. Hatay’ımızda anahtarlarını teslim edeceğimiz konut ve iş yerlerimizin sayısını da 153 bin 755’e çıkarmış oluyoruz. Sadece konut inşa etmedik, şehrimizin altyapısını da tamamen yeniledik. İskânın yanı sıra başta savunma sanayii olmak üzere, istihdam sağlayıcı projeleri hayata geçirdik. Defne’de başlayan, Antakya merkez ve Samandağ’ı da içine alan hat boyunca Türkiye’nin en büyük atık su temelinin ve tünelinin inşasına devam ediyoruz. Toplam, 1 milyon 30 dekar sulama sahasına sahip Tahtaköprü Barajı ve Reyhanlı Sulamaları çalışmaları sürüyor. 180 bin metreküp kapasiteye sahip ileri biyolojik atık su arıtma tesisimizin tamamlanmasıyla birlikte Hatay’ın kanalizasyon problemi çözülmüş, Asi Nehri’nin de kirlilik sorunu ortadan kalkmış olacak. Tarihi yapılarımızı da çok titiz bir restorasyon sürecinden geçirdik. Hatay’ın sembol eserlerinden Habîb-i Neccâr Camii’mizi aslına uygun şekilde ihya ederek ibadete açtık. Şehrimizin bir başka değeri olan Harbiye Şelalesi’ni de inşallah eski güzel günlerine kavuşturacağız. Evet, bunlara bugün yenilerini ekliyoruz. Hatay’ımızdaki 55.681 bağımsız bölümle birlikte Kahramanmaraş’ımızda 22.081, Malatya’mızda 11.367, Adıyaman’ımızda 4.833, Osmaniye’mizde 3.357, Elazığ’ımızda 2.568, Gaziantep’imizde 1.620, Şanlıurfa’mızda 1.333, Diyarbakır’ımızda 887, Adana’mızda 692, Kilis’imizde 308, Kayseri’mizde 224, Tunceli’mizde 201, Bingöl’ümüzde 27 olmak üzere toplam 105.179 konut, köy evi ve iş yerini daha depremzedelerimize teslim ediyoruz. Böylece, sözümüzün arkasında durarak 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü hak sahibi kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. Bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Kıymetli kardeşlerim, sevgili Hataylılar, bugün aynı zamanda toplam tutarı 200 milyar lirayı bulan 227 yatırım, eser ve hizmetin de toplu açılışını yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın 84 projesini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın 73 projesini, İçişleri Bakanlığımızın 24 projesini, Ulaştırma Bakanlığımızın 8 projesini, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın 7 projesini hizmete veriyoruz. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımızın 7 projesini, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 6 projesini, Sağlık Bakanlığımızın 5 projesini, Aile, Hazine, Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarımızın birer projesini ve Hatay Valiliğimizin 9 projesini de resmen devreye alıyoruz. Eğitim kurumlarından sağlık merkezlerine, spor alanlarından sanayi sitelerine, bu yatırımların Hatay’ımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Bu yatırım ve hizmetlerde emeği geçen tüm bakanlıklarımıza, valiliğimize, belediyelerimize, firmalarımıza ve özellikle hayırseverlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Gençler, bakın partimizin il başkanları toplantısında da söyledim: Türkiye’nin aydınlık yarınlarına güvenle yürüyebilmesi için güçlü bir AK Parti’ye ve güçlü bir Cumhur İttifakı’na ihtiyacı var. Vatandaşlarımızla birlikte Suriye, Filistin, Irak başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin bizlere ihtiyacı var. Bölgemizde yaşananları, kimlerin hangi oyunları çevirdiğini, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu sizler de görüyorsunuz. Müslüman kanından beslenenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler, çok büyük bir mesai içinde. Aramıza fitne sokmaya çalışanların, etnik köken, mezhep, inanç üzerinden bizi bölmeye çalışanların kimler olduklarını hepimiz biliyoruz. Onun için kan ve kaos tüccarlarının tuzaklarına karşı çok dikkatli olacağız. Terörsüz Türkiye’den sonra terörün karanlık gölgesinin tamamen ortadan kalktığı terörsüz bölgeye de hep beraber kavuşacağız. Yeni Türkiye’nin, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez. Unutmayın; Hazreti Hızır Türbesi de bizimdir, Habib-i Neccar Camii de. Vakıflar Köyü de bizimdir, Hazreti Musa Ağacı da. Beyazıd-ı Bistâmî Türbesi de bizimdir, Ulu Camii de. Türk, Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Alevi, Nusayri, hepimiz biriz, beraberiz, bu toprakların bin yıllık sakinleriyiz. İnşallah, daha nice asırlar boyunca barış içinde, huzur içinde, komşuluk ve kardeşlik hukuku içinde yaşamaya devam edeceğiz. Değerli vatandaşlarım, son olarak şunu da siz kardeşlerimle paylaşmak istiyorum: Başvuruları 10 Kasım’da başlayan 500 bin sosyal konut projemizde deprem bölgesindeki illerimize daha fazla kontenjan ayırdık. Hatay’da 13.289, Kahramanmaraş’ta 8.195, Malatya’da 9.609, Adıyaman’da 6.620, Gaziantep’te 13.890, Şanlıurfa’da 13.690, Diyarbakır’da 12.165, Adana’da 12.400, Elazığ’da 3.825, Osmaniye’de 2.990, Kilis’te 1.170 sosyal konut inşa edeceğiz. AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak hem Hatay’ımızın hem deprem bölgemiz için hem de ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Unutmayın, durmak yok yola devam. Allah yar, yardımcımız olsun. Bundan sonra da milletin yanındayız. Milletin kutsal emanetine ihanet etmeyecek, milletimize mahcup olmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle törenimize iştirak eden siz değerli kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum."

Trump ve Mamdani, Oval Ofis toplantısında şaşırtıcı bir şekilde düşmanlıktan müttefikliğe geçti Haber

Trump ve Mamdani, Oval Ofis toplantısında şaşırtıcı bir şekilde düşmanlıktan müttefikliğe geçti

Geçmişte Mamdani'yi "%100 komünist deli" ve "tam bir deli" olarak nitelendiren Trump, yönetimini "otoriter" olarak nitelendiren adamdan ne kadar etkilendiğini açıkça söyledi. ABD Başkanı Donald Trump Cuma günü, kendisini Trump'ın "en kötü kabusu" olarak gururla ilan eden, ancak ikisi arasında çok samimi bir görüşme olduğu ortaya çıkan şeyde tam tersini bulan adamla tanıştı. Yanıcı farklılıklarından ziyade New York'a yardım etme konusundaki ortak hedeflerinden defalarca bahseden Trump ve New York Belediye Başkanı seçilen Zohran Mamdani sıcak ve arkadaş canlısıydı. Geçmişte Mamdani'yi "%100 Komünist Deli" ve "tam bir deli" olarak nitelendiren Trump, yönetimini "otoriter" olarak nitelendiren adamdan ne kadar etkilendiğini açıkça anlattı. Mamdani Oval Ofis'te yanında dururken Trump, demokratik sosyalist hakkında "Aslında bazı muhafazakar insanları şaşırtacağını düşünüyorum" dedi. Toplantı her iki adam için de siyasi fırsatlar sundu. Mamdani için bir oturma, yakın zamana kadar nispeten bilinmeyen eyalet milletvekiline dünyanın en güçlü insanıyla kafa kafaya gitme şansı sundu. Trump, Mamdani'nin 'faşist' eleştirisini görmezden geldi Mamdani, tıpkı cumhurbaşkanının 2024 seçimlerinde yaptığı gibi, seçilmek için enflasyon konusundaki hayal kırıklığını başarıyla kullandığı için her ikisi de konut satın alınabilirliğini ve market ve kamu hizmetlerinin maliyetini tartıştı. Trump, enflasyonist konular hakkında Mamdani hakkında "Onun fikirlerinden bazıları gerçekten benim sahip olduğum fikirlerle aynı," dedi. Başkan, Mamdani'nin yönetiminin sınır dışı etme baskınları nedeniyle kendisine yönelik eleştirilerini bir kenara attı ve Trump'ın bir despot gibi davrandığını iddia etti. Bunun yerine Trump, hükümette bir yönetici pozisyonuna sahip olma sorumluluğunun bir kişinin değişmesine neden olduğunu ve bunun kendisi için böyle olduğunu söyledi. Gazeteciler, Mamdani'den başkanın faşist gibi davrandığını düşündüğünü belirten geçmiş açıklamalarını açıklığa kavuşturmasını istediğinde Trump, "Bana bir despottan çok daha kötü denildi" dedi. Ve bir muhabir, Mamdani'nin Trump'ın faşist olduğu yorumlarının arkasında durup durmadığını sorduğunda, Trump, seçilen belediye başkanı soruyu tam olarak cevaplayamadan önce araya girdi. "Sorun değil. Sadece evet diyebilirsin. Tamam mı?" Trump dedi. "Daha kolay. Açıklamaktan daha kolay. Umurumda değil." Başkan, "Güçlü ve çok güvenli bir New York'a sahip olmak için herkesin hayalini gerçekleştirmesine yardım edeceğiz" dedi. New York City'yi uygun fiyatlı hale getirmeyle ilgili her şey Trump için, seçmenlerin yaşam maliyetiyle ilgili endişelerini ele aldığını göstermek için artan bir siyasi baskı altında olduğu bir zamanda satın alınabilirlik hakkında konuşmak yüksek profilli bir şanstı. Ocak ayında göreve gelen Mamdani, New York'u daha uygun hale getirmenin yolları hakkında konuşmak için Trump ile toplantıya çalıştığını söyledi. Trump, ona yardım etmek isteyebileceğini söyledi - ancak yanlış bir şekilde Mamdani'yi "komünist" olarak nitelendirdi ve federal fonları şehirden çekmekle tehdit etti. Ancak Trump Cuma günü bunu belediye başkanına söylemedi. İkisi "iyi geçinemezse" finansmanı kesmeye veya New York'un federal kaynaklara erişmesini zorlaştırmaya hazır olduğunu, ancak toplantı sırasında bu tehditlerden geri çekildiğini söylediğini kabul etti. Trump, "Bunun olmasını istemiyoruz," dedi. "Bunun olacağını sanmıyorum." Şubat ayında Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy ile rezil bir şekilde hararetli bir alışveriş de dahil olmak üzere bu yıl bazı dramatik kamu Oval Ofis karşılaşmaları ile birçoğu en kötüsünden korkmuştu. Toplantı öncesinde Mamdani Perşembe günü yaptığı açıklamada, başkanın toplantıyı kamuoyuna utandırmak için potansiyel olarak kullanmaya çalışmasından endişe duymadığını ve "başkanla birçok anlaşmazlık" olduğunu kabul ederken bile, bunu davasını yapmak için bir şans olarak gördüğünü söyledi. Mamdani, "Başkan hakkında gerçekten takdir ettiğim şey, yaptığımız toplantının, çok sayıda anlaşmazlık yerlerine değil, New Yorklulara hizmet etmede sahip olduğumuz ortak amaca odaklanmasıdır" dedi. Sonuçta, her iki adam da haber muhabirlerinin önünde oldukça sakin ve samimi bir yorum dizisinde kamusal bir çatışmadan kaçındı. Gerilimler bastırılırken Trump, Mamdani'nin konut inşa politikalarına sempati duyuyor gibi görünüyordu. Başkan, "İnsanlar şok olur, ama ben de aynı şeyi görmek istiyorum" dedi. Kaynak : euronews

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.