Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Israil

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Israil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Israil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Forex ve kripto dolandırıcılığı soruşturmasında şüpheli ifadeleri ortaya çıktı Haber

Uluslararası Forex ve kripto dolandırıcılığı soruşturmasında şüpheli ifadeleri ortaya çıktı

29 şirket ve 44 çağrı merkezi incelendi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 4 ayrı soruşturma kapsamında; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden inceleme başlatıldı. Soruşturma sürecinde MASAK raporları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan mali analizler, şüpheliler ve şirketlere ilişkin araştırmalar ile MİT tarafından yapılan incelemeler değerlendirildi. Savcılık tespitlerine göre, farklı ülkelerde faaliyet gösterdiği öne sürülen organizasyonda ülke bazında sorumlular belirlendi. Ardından şirket kuruluşları, abonelik işlemleri, insan kaynakları ve muhasebe gibi alanlarda yapılanmalar oluşturuldu. Hedef ülkelerin dışında paravan çağrı merkezi olarak kullanıldığı öne sürülen şirketler kurulduğu, farklı dilleri bilen çalışanların ise “conversion agent” ve “retention agent” gibi unvanlarla işe alındığı belirlendi. Soruşturma kapsamında 29 şirkete ait 44 çağrı merkezi ile çalışan ve yönetici oldukları tespit edilen 239 şüphelinin 286 adresi olmak üzere toplam 328 adrese İstanbul ve Muğla’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 191 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mallar ile şirketlerin banka hesapları, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklarına da el konuldu. Mağdurlardan önce kayıt ücreti istendi Soruşturma kapsamında yapılan tespitlere göre, mağdurlar öncelikle yatırım yapabileceklerine ve yüksek kazanç elde edeceklerine ikna edildi. Ardından “kayıt ücreti” adı altında para talep edildiği ve mağdurların daha deneyimli olduğu belirtilen başka çalışanlara yönlendirildiği öne sürüldü. Bu kişilerin yatırımcılarla daha ayrıntılı görüşmeler yaparak para yatırmaları yönünde ikna sürecini sürdürdükleri, sonrasında mağdurların yurt dışındaki banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına para göndermelerinin sağlandığı belirtildi. Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında mağdurların kazanç elde ettiği ya da piyasa hareketleri nedeniyle para kaybettiği yönünde gerçeğe aykırı görüntüler oluşturuldu. Mağdurlar paralarını çekmek istediğinde ise hesaplarının bloke edildiği, blokeyi kaldırmak için yeniden para yatırmalarının istendiği, buna rağmen paraların geri ödenmediği ve daha sonra mağdurlarla iletişimin kesildiği iddia edildi. Organizasyonun; farklı dilleri bilen müşteri temsilcileri, ülkelere göre oluşturulan ekipler, takım liderleri, kalite kontrol birimleri, ofis yöneticileri, muhasebe ve insan kaynakları çalışanları aracılığıyla sistemli şekilde yürütüldüğü öne sürüldü. Çalışanların hedef ülkelerin saatlerine göre vardiyalı çalıştırıldığı ve faaliyetlerin gerekli lisanslar olmadan yürütüldüğü tespit edildi. Şüpheli Murat Demirbaş: Çalışan sayısı 650'den 400'e düştü Soruşturma kapsamında ifade veren Murat Demirbaş, çalıştığı şirketin yönetim yapısı ve faaliyetleriyle ilgili çeşitli iddialarda bulundu. Demirbaş, “FACTO” olarak bildiği şirketin fiili sahibinin İsrail vatandaşı olduğunu öne sürerken, şirketin resmi kayıtlardaki sahibinin farklı bir kişi olduğunu söyledi. Şirket içerisinde Türkçe konuşulmasının istenmediğini, çalışanlara maaş ödemelerinin zaman zaman nakit olarak yapıldığını iddia etti. Çalıştığı iş yerine benzer bir yere 10 Mart 2026’da polis operasyonu düzenlenmesinin ardından şirket yönetiminde panik yaşandığını belirten Demirbaş, çalışan sayısının 650’den 400’e kadar düştüğünü, daha sonra yeniden personel alımıyla sayının yaklaşık 600’e yükseldiğini ifade etti. Demirbaş, Mayıs 2026’da işten ayrılmak istediğini yönetime bildirdiğini, çıkış işlemlerinin 8 Haziran’a kadar uzatıldığını ve daha sonra şirketten ayrıldığını söyledi. Daha önce emniyet ve CİMER üzerinden iş yerindeki faaliyetlere ilişkin ihbarlarda bulunduğunu belirten Demirbaş, ifadesinde herhangi bir suça katılmadığını savundu. Diğer şüpheli çağrı merkezindeki sistemi anlattı İfade veren Mehmet Cemre Ketencigil ise “Movimiento” isimli çağrı merkezinin Filipinler, Malezya ve Dubai’de forex yatırımı adı altında faaliyet yürüttüğünü öne sürdü. Ketencigil, çağrı merkezinde eğitmen olarak çalıştığını ve doğrudan yatırımcılarla görüşmediğini söyledi. Yatırımcıları sisteme dahil eden çalışanlara “bonus” adı altında ödeme yapıldığını bildiğini ifade eden Ketencigil, kendisinin herhangi bir arama gerçekleştirmediğini belirtti. Aramaların “İnefex” adı kullanılarak yapıldığını duyduğunu söyleyen Ketencigil, müşteri verilerinin ise yurt dışında bulunan ve ismini bilmediği şirketlerden para karşılığında temin edildiğini iddia etti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri ve dosyaya ilişkin incelemelerin sürdüğü bildirildi.

İsrail, Lübnan’da durmuyor sağlık merkezlerini vurdu Haber

İsrail, Lübnan’da durmuyor sağlık merkezlerini vurdu

İsrail, Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılarda sivilleri hedef almayı sürdürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İsrail ordusunun ülkenin güneyindeki Bint Jbeil bölgesinde bulunan Burj el Alawei kasabasındaki bir sağlık merkezine saldırı düzenlediği bildirildi. Çok sayıda can kaybı yaşandığı belirtilerek, "Merkezde görev yapan 12 doktor, sağlık görevlisi ve hemşire öldü, bir sağlık çalışanı da yaralandı. Birinci basamak sağlık merkezini hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının yasını tutuyoruz" ifadeleri kullanıldı. Marjayoun bölgesindeki El-Sawana kasabasında bulunan bir diğer sağlık merkezine düzenlenen İsrail saldırısında ise 2 sağlık görevlisinin hayatını kaybettiği bildirildi. İsrail’in sağlık altyapısını hedef alan saldırıları kınanarak, bu saldırıların uluslararası hukukun ihlali olduğu vurgulandı. İsrail saldırıların sivilleri hedef almadığını iddia etmişti İsrail, 28 Şubat'ta ABD ile birlikte İran'a yönelik başlattığı kapsamlı saldırıların ardından Lübnan'da başkent Beyrut'ta bulunan Dahiye bölgesi başta olmak üzere birçok noktaya yoğun hava saldırıları düzenlemeye başlamıştı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamalarda, söz konusu saldırılarda İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile Hizbullah'a ait unsurların hedef alındığı iddia edilmişti. En az 773 kişi hayatını kaybetmişti Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapıln son açıklamada İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarında 2 Mart tarihinden bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 773'e, yaralananların sayısının ise bin 933'e yükseldiği bildirilmişti.

Axios: Trump, Putin’in teklifini reddetti Haber

Axios: Trump, Putin’in teklifini reddetti

Axios'un üst düzey ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, pazartesi günü gerçekleşen telefon görüşmesinde Putin, İran’daki savaşın durdurulması için Tahran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun Rusya’ya nakledilmesini içeren bir yol haritası sundu. Ancak Trump, uranyumun güvenliği konusunda tam garanti içermeyen bu öneriyi reddetti. "Başkan kötü anlaşma yapmaz" Haberde görüşlerine yer verilen bir ABD'li yetkili, "Başkan herkesle konuşur; Şi Cinping, Putin veya Avrupalılar... Her zaman bir anlaşma yapmaya isteklidir ancak bu anlaşmanın 'iyi bir anlaşma' olması gerekir. Başkan kötü anlaşmalar yapmaz" dedi. ABD’nin pozisyonunun, uranyumun tamamen güvence altına alınması ve nükleer silah tehdidinin ortadan kaldırılması olduğu vurgulandı. Öte yandan İran’ın, uranyumu kendi tesislerinde seyreltme önerisinin de daha önce reddedildiği hatırlatıldı. "11 atom bombası yapacak kadar malzeme var" İran ile yürütülen müzakerelerden sorumlu ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran’ın nükleer kapasitesine dair çarpıcı veriler paylaştı. Witkoff, İran rejiminin elinde şu an 11 atom bombası yapmaya yetecek kadar nükleer malzeme bulunduğunu söyledi. Witkoff, İran’ın elinde yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 460 kilogram uranyum olduğunu belirterek, "Eğer nükleer silah peşinde değilseniz, uranyumu yüzde 60 oranında zenginleştirmenin hiçbir mantıklı sebebi yoktur. Sıfır sebep. Bu miktar kirli bomba yapmak için de kullanılabilir" uyarısında bulundu. İsrail nükleer tesisleri vuruyor Diplomatik restleşmeler sürerken, İsrail ordusu İran’daki nükleer tesislere yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. İsrail basınına göre, İsrail Hava Kuvvetleri'nin, Tahran’ın hemen güneyinde bulunan ve "AMAD Projesi" kapsamında nükleer silah patlayıcı testleri için kullanılan Parçin-Talekan 2 (Parchin-Taleghan 2) tesisini vurduğu teyit edildi. İsrail kaynakları, bu tesisin İran’ın gelişmiş nükleer patlayıcı geliştirme programının merkezinde yer aldığını bildirdi. Savaşın 15'inci gününde Washington, Rusya’nın arabuluculuk girişimlerine rağmen "tam silahsızlanma" ve "güvenlik" şartlarından geri adım atmayacağının sinyalini verdi.

Petrol fiyatları fırladı: Brent petrol 100 doları aştı Haber

Petrol fiyatları fırladı: Brent petrol 100 doları aştı

ABD ile İsrail’in İran’a gerçekleştirdiği saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılması petrol krizini de beraberinde getirdi. Hürmüz’den geçen petrol miktarı 4’te 1 oranına düşmesiyle birlikte ABD başta olmak üzere onlarca ülkede petrol alarmı veriliyor. Petrol krizini en çok hisseden ülke olan ABD’de Trump’u karşı tepkiler artarak devam ediyor. Petrol ile birlikte Orta Doğu’dan gelen bir çok üründe de kriz yaşanırken, ABD ekonomisini ciddi şekilde sarstığı belirtiliyor. ABD ekonomistleri, savaşın 15 gün daha devam etmesi durumunda ABD ekonomisinin tepetaklak olacağı, doların dünya genelinde hızlı bir şekilde ciddi değer kaybedeceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Brent petrolün varil fiyatı, cuma günü 100 doların üzerinde kapanmasının ardından son iki gündür bu psikolojik sınırın üzerinde işlem görmeye devam ediyor. Küresel piyasalardaki bu tırmanış, üçüncü haftasına giren İran savaşının şiddetlenmesiyle eş zamanlı olarak yaşanıyor. Piyasa verilerine göre, cuma günü Brent petrolün varil fiyatı 2,63 dolar artış göstererek 103 dolar 14 sentten alıcı buldu. ABD Batı Teksas (WTI) tipi hafif ham petrolünün varil fiyatı da yaklaşık 3 dolar değer kazanarak 98 dolar 71 sent seviyesine tırmandı. Rezerv hamleleri fiyatları frenleyemedi Petrol fiyatlarındaki bu önlenemeyen yükseliş; ABD ve Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) üye diğer ülkelerin fiyatları kontrol altına almak amacıyla attığı adımlara rağmen gerçekleşti. Söz konusu ülkeler, piyasayı rahatlatmak için stratejik rezervlerinden 400 bin varil petrolü kullanıma açma kararı almıştı. Öte yandan küresel enerji piyasasındaki hareketlilik ve yaptırım tartışmaları sürerken, ABD yönetiminin Hindistan'a 30 gün süreyle Rusya'dan petrol satın alması için yeşil ışık yaktığı bildirildi. Trump: Savaş yakında bitmez Gelişmeleri değerlendiren ABD'nin 45. Başkanı Donald Trump, bölgedeki mevcut savaşın kısa vadede sona erme ihtimalinin düşük olduğuna dikkat çekti. Çatışmaların devam etmesi, petrol fiyatlarının üst üste iki hafta boyunca yükseliş trendinde kalmasına neden oldu. Geçtiğimiz hafta yüzde 10 oranında değer kazanan Brent petrol, son iki haftalık periyotta ise toplamda yaklaşık yüzde 38 oranında ciddi bir artış kaydetti.

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı. Haber

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı.

Bu, İsrail'in mevcut harekatta Hizbullah'ın askeri operasyonlarını engellemek amacıyla Lübnan'daki sivil altyapıyı hedef aldığını ilk kez kamuoyu önünde kabul etmesi anlamına geliyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden yapılan resmi açıklamaya göre, Zrariyeh Köprüsü, Hizbullah militanlarının kuzey ve güney Lübnan arasında güç ve teçhizat taşımak için kullandığı hayati bir arterdir. İsrail ayrıca Hizbullah'ı köprü yakınlarına roketatar yerleştirmek ve bölgeden İsrail topraklarına saldırılar düzenlemekle suçluyor. İsrail, Zrariyeh köprüsünü bombalamadı. Hayati önem taşıyan köprülerin ve yolların yıkılması, Lübnan'daki birçok bölgeyi insani yardımdan tamamen izole ediyor. Uluslararası kuruluşlar, yardım konvoylarının insanlara ulaşamaması nedeniyle insani bir felaket yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Lübnan'daki BM insani yardım koordinatörü David Shearer, İsrail ordusunu "sivil altyapının bombalanmasına" son vermeye çağırdı ve "bu çatışmadaki tüm tarafları uluslararası insani hukuk kapsamındaki sivillere karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye" davet etti. Yakıt kıtlığı da son derece acil bir hal alıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) uyarısına göre, bu hafta yakıt tedariki zamanında sağlanmazsa, Lübnan'daki hastanelerin yaklaşık %60'ı faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacak. Zrariyeh köprüsüne yapılan saldırı, İsrail'in sadece Lübnan'da değil, İran'daki hedefleri de hedef alan genişleyen askeri harekatının ortasında gerçekleşti. Sadece son 24 saat içinde, İsrail hava kuvvetleri batı ve orta İran'da balistik füze fırlatma rampaları ve silah üretim tesisleri de dahil olmak üzere 200'den fazla hedefi vurdu. Lübnan'daki çatışmalar, Hizbullah'ın İran dini lideri Ali Hamaney'in ölümüne misilleme olarak İsrail'e füze saldırısı düzenlemesinin ardından 2 Mart'ta hızla tırmandı.

Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi Haber

Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi

İran'ın başkenti Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşünün düzenlendiği İnkilap Caddesi yakınlarında saldırı meydana geldi. Yürüyüşe katılan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani saldırıya tepki göstererek, "Trump, İran halkının güçlü ve iradeli bir millet olduğunu anlayamıyor" dedi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sürerken, başkent Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşünün düzenlendiği İnkilap Caddesi yakınlarında saldırı meydana geldi. Saldırı sırasında yürüyüşe katılan kalabalığın slogan attığı ve tekbir getirdiği duyulurken, kalabalığın saldırının gerçekleştiği noktaya doğru yürüyerek ilerlediği görüldü. Saldırının hedefi ve saldırının tam olarak nereye yönelik gerçekleştirildiğine ilişkin ise henüz resmi makamlardan bir açıklama yapılmadı. "Siyonist rejimin çaresizliğinin göstergesi" Yürüyüşe katılan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, saldırının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada saldırıyı sert sözlerle eleştirdi. Laricani, "Trump, İran halkının olgun, güçlü ve iradeli bir millet olduğunu anlayamıyor. ABD'nin baskısı ne kadar artarsa halkın iradesi de o kadar güçlenir. Siyonist rejimin yürüyüş güzergahına yönelik saldırıları ise onun çaresizliğinin göstergesidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.