Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Europol

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Europol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Europol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul merkezli dev dolandırıcılık operasyonu: 328 adrese baskın, 191 şüpheli gözaltında Haber

İstanbul merkezli dev dolandırıcılık operasyonu: 328 adrese baskın, 191 şüpheli gözaltında

Soruşturma kapsamında şüphelilerin yaklaşık 2 yıllık dönemde 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu tespit edildi. Sahte çağrı merkezleri üzerinden sistem kurdukları öne sürüldü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmaların; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları kapsamında sürdürüldüğü belirtildi. MASAK raporları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan mali analizler, saha araştırmaları ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın çalışmaları doğrultusunda organizasyonun yapısına ilişkin ayrıntılara ulaşıldı. Soruşturma dosyasına göre, farklı ülkelerde operasyonları yönetecek kişiler belirlendikten sonra şirket kuruluşları, abonelik işlemleri, insan kaynakları ve muhasebe gibi süreçler planlandı. Hedef ülkelerin dışında, çağrı merkezi görünümünde şirketler kurulduğu ve farklı dilleri bilen çalışanların “conversion agent” ve “retention agent” gibi unvanlarla işe alındığı tespit edildi. Çalışanlara “maske” hayat hikayesi hazırlatıldığı iddiası İş başvurusu yapan kişilerin özel bir eğitim sürecinden geçirildiği, bu süreçte çalışanlara kod ad verildiği ve mağdurları etkilemeye yönelik kurgusal “maske” hayat hikayeleri oluşturulduğu öne sürüldü. Söz konusu hikayelere, hedeflenen mağdurların güvenini kazanmayı sağlayacak kişisel unsurların eklendiği belirtildi. Soruşturma kapsamında ayrıca bazı çalışanların işe alınmadan önce yalan makinesi testine tabi tutulduğu ve güvenlik güçleriyle bağlantıları olup olmadığının araştırıldığı iddia edildi. Çalışanların ofislere telefon getirmesinin yasaklandığı, iş yerlerinde İbranice konuşulmasına da izin verilmediği tespit edildi. Mağdurlar konuştukları dile göre çalışanlara yönlendirildi Şüphelilerin Türkiye'de kurdukları danışmanlık, turizm ve çağrı merkezi şirketleri üzerinden internet siteleri, arama motorları ve sosyal medya platformlarında yatırım reklamları yayınladığı belirlendi. Reklamlarda kısa sürede yüksek kazanç ve yatırım fırsatı vaat edildiği, ağırlıklı olarak forex işlemlerinin öne çıkarıldığı tespit edildi. İnternet sitelerine kişisel bilgilerini bırakan mağdurların verilerinin, konuştukları dil ve vatandaşlık durumlarına göre ilgili çağrı merkezi çalışanlarına aktarıldığı belirtildi. Çalışanların internet tabanlı arama sistemleri ve iletişim uygulamaları üzerinden mağdurlarla irtibata geçtiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında, görüşmeler sırasında gerçek şirket isimleri yerine farklı ülkelerden para karşılığında temin edildiği öne sürülen sözde lisanslı yatırım platformlarının adlarının kullanıldığı iddia edildi. Önce kayıt ücreti, ardından yatırım talebi Mağdurların yatırım yapabileceklerine ikna edilmesinin ardından kendilerinden “kayıt ücreti” adı altında para istendiği, daha sonra daha deneyimli olduğu değerlendirilen çalışanlara yönlendirildikleri tespit edildi. Bu aşamada mağdurlarla daha ayrıntılı görüşmeler yapıldığı ve yurt dışındaki banka hesapları veya kripto para cüzdanlarına para göndermelerinin sağlandığı öne sürüldü. Soruşturma dosyasına göre, mağdurlara gösterilen yatırım takip ekranlarındaki kazanç ve kayıp bilgilerinin şüpheliler tarafından değiştirilebildiği belirlendi. Mağdurlar paralarını çekmek istediğinde hesapların bloke edildiği, blokenin kaldırılması gerekçesiyle yeniden para talep edildiği, ardından paraların iade edilmediği ve mağdurlarla iletişimin kesildiği iddia edildi. Organizasyonun müşteri temsilcileri, takım liderleri, kalite kontrol çalışanları, ofis yöneticileri, muhasebe ve insan kaynakları birimleriyle hiyerarşik bir yapı içerisinde faaliyet gösterdiği belirtildi. Çalışanların hedef ülkelerin saat dilimlerine göre vardiyalı çalıştırıldığı ve faaliyetlerin gerekli lisanslar olmadan yürütüldüğü tespit edildi. İsrail vatandaşlarının hedef alınmaması yönünde talimat iddiası Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından yürütülen çalışmalarda, söz konusu organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırmaya çalıştığının belirlendiği aktarıldı. Soruşturma kapsamında, İsrail'de 2017 yılında bu tür faaliyetleri ülke sınırları içerisinde yasaklayan yasal düzenlemenin kabul edildiği, ancak yasağın İsrail dışındaki faaliyetleri kapsamadığı tespit edildi. İddiaya göre organizasyonun yöneticileri tarafından çalışanlara İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması yönünde talimat verildi. Faaliyetlerin ağırlıklı olarak Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Singapur, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, Çin, İsviçre, Belçika, İsveç ve Güney Kore vatandaşlarına yönelik gerçekleştirildiği belirlendi. 2 yılda 13 milyar liralık işlem hacmi Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Interpol ve Europol birimleri aracılığıyla ulaşılan mağdur başvurularının da dosyaya eklendiği bildirildi. Yapılan incelemelerde, şüphelilerin yaklaşık 2 yıllık süreçte yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı tespit edildi. Mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu belirtildi. 328 adrese eş zamanlı operasyon Soruşturma kapsamında organizasyonun faaliyetleriyle bağlantılı olduğu belirlenen 29 şirkete ait 44 çağrı merkezi ile şirket çalışanları ve yöneticilerine ait 286 ikamet adresinin bulunduğu toplam 328 adrese İstanbul ve Muğla'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Öte yandan suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile şirketlerin banka hesaplarına, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklara el konulduğu bildirildi. Soruşturmaya ilişkin adli işlemlerin sürdüğü belirtildi.

Öğretmen cinayeti davasında sanık Ağaçhanlı: “Aklımda öldürmek yoktu” Haber

Öğretmen cinayeti davasında sanık Ağaçhanlı: “Aklımda öldürmek yoktu”

Öğretmeni öldürdükten sonra Almanya’ya kaçtığı belirlenen ve burada yakalanarak Türkiye’ye getirilen Ağaçhanlı hakkında, ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 12 yıldan 23 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Özgür Ekinci 8 kurşunla öldürüldü Olay, 19 Eylül 2024’te Çermik ilçesine bağlı kırsal Ağaçhan Mahallesi’nde meydana geldi. Çermik Hakan Bahçeci Anadolu Lisesi’nde felsefe öğretmeni olarak görev yapan Özgür Ekinci, bir evin bahçe duvarının önünde silahla vurulmuş halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrolde Ekinci’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede 8 boş kovan bulundu. Ekinci’nin cenazesi, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda gerçekleştirilen otopsinin ardından Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’nda defnedildi. Cinayet şüphelisi Almanya’da yakalandı Soruşturma kapsamında cinayet şüphelisi Ramazan Ağaçhanlı’nın olayın ardından yurt dışına çıktığı tespit edildi. Hakkında 21 Ocak 2025’te kırmızı bülten çıkarılan Ağaçhanlı, JASAT ekiplerinin Interpol ve Europol birimleriyle yürüttüğü çalışma sonucunda Almanya’nın Frankfurt kentinde saklandığı adreste yakalandı. Türkiye’ye getirilen Ağaçhanlı, çıkarıldığı mahkeme tarafından “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Hikmet E. de gözaltına alınmış, mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi Hazırlanan iddianamede Ramazan Ağaçhanlı hakkında “tasarlayarak kasten öldürme”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “ruhsatsız ateşli silah ve mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” ile “nitelikli yağma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 12 yıldan 23 yıla kadar hapis cezası istendi. Tutuksuz sanık Hikmet E. hakkında ise “suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis talep edildi. “Yaklaşık 6 milyon lira borcu vardı” Ergani Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci duruşmasına Ağaçhanlı, bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Savunmasında Ekinci’yi uzun süredir tanıdığını belirten Ağaçhanlı, öğretmenin borsa işleriyle uğraştığını ve kendisinden zaman içerisinde borç para aldığını ileri sürdü. Ağaçhanlı, başlangıçta 15-20 bin dolar borç verdiğini, daha sonra bu miktarın arttığını iddia ederek olay günü borç meselesini konuşmak amacıyla Ekinci’yi aracına aldığını söyledi. Ekinci’nin kendisine yaklaşık 6 milyon lira borcu bulunduğunu öne süren Ağaçhanlı, Ekinci’nin borcun yalnızca 1 milyon 500 bin lirasını kabul etmesini istediğini iddia etti. “Öldürme niyetim yoktu” Tartışma sırasında silahın ateş aldığını ve Ekinci’nin silahı almaya çalıştığını savunan Ağaçhanlı, ilk ifadesinde bacağına doğru ateş ettiğini belirtti. Daha sonra olay yerinden uzaklaştığını ve silahı yolda attığını öne sürdü. Ağaçhanlı, Ekinci’nin telefonunu almadığını da savunarak, yaşadığı maddi sorunlar nedeniyle psikolojik olarak zor bir dönemden geçtiğini iddia etti. Sanık savunmasında, “Aklımda hiçbir zaman Özgür’ü öldürmek yoktu. Bir anlık gelişen bir olaydır” ifadelerini kullandı. Duruşma 10 Kasım’a ertelendi Mahkeme heyeti, sanığın mevcut delil durumu ve dosyanın kapsamını dikkate alarak Ramazan Ağaçhanlı’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. Heyet ayrıca Hikmet E. hakkında uygulanan adli kontrol kararının kaldırılmasına, olayda kullanıldığı değerlendirilen silah ve kovanlarla ilgili inceleme yapılmasına ve Özgür Ekinci’nin telefonuna ilişkin HTS ile sinyal bilgilerinin incelenmesine hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 10 Kasım tarihine ertelendi.

Bakan Çiftçi Astana'da: Türk devletleri arasında "TÜRKPOL" iş birliği gündemde Haber

Bakan Çiftçi Astana'da: Türk devletleri arasında "TÜRKPOL" iş birliği gündemde

Bakan Çiftçi, Astana temasları kapsamında Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in TDT ülkelerinin içişleri bakanlarını kabul ettiği programa da katıldı. TDT’nin güvenlik alanındaki iş birliğinin geliştirilmesi, üye ülkeler arasında ortak mekanizmaların oluşturulması açısından toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Bakan Çiftçi'den "Suçla Mücadele Konseyi" önerisi Zirvede konuşan Mustafa Çiftçi, Türkiye tarafından gündeme getirilen Suçla Mücadele Konseyi önerisine dikkat çekti. Çiftçi, bu yapı sayesinde TDT ülkeleri arasında aranan kişilerin tespit edilmesine yönelik ortak bir mekanizmanın kurulabileceğini belirterek, söz konusu yapının ilerleyen dönemde "TÜRKPOL" adıyla Türk Devletleri Kolluk İş Birliği Ajansı'na dönüşebileceğini ifade etti. Bakan Çiftçi, bu modelin Avrupa Polis Teşkilatı (EUROPOL) ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Polis Teşkilatı (ASEANAPOL) benzeri bir iş birliği mekanizması oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu. Gündemde terör ve organize suçlarla mücadele var Zirvede TDT üyesi ülkelerin güvenlik kurumları arasındaki koordinasyonun artırılması amacıyla çok sayıda başlık ele alındı. Görüşmelerde; Terörle mücadele, Yeni nesil organize suç örgütleriyle mücadele, Siber suçlarla mücadele, Yasa dışı bahis ve kumarın önlenmesi, Aranan şahısların yakalanması, Düzensiz göçle mücadele, Göçmen kaçakçılığının önlenmesi konularında iş birliğinin güçlendirilmesi değerlendirildi. TDT kapsamında daha önce de terör, uyuşturucu ve siber suçlarla mücadele, düzensiz göçün önlenmesi ve Suçla Mücadele Konseyi'nin oluşturulması gibi başlıklar güvenlik iş birliğinin temel gündem maddeleri arasında yer almıştı. TDT'nin güvenlik alanındaki iş birliği genişliyor Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın üyesi olduğu TDT, siyasi, ekonomik, güvenlik ve kültürel alanlarda üye ülkeler arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor. Teşkilatın merkezi İstanbul’da bulunuyor. TDT'nin güvenlik alanındaki iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması hedeflenirken, ortak kolluk mekanizması önerisinin bu sürecin önemli adımlarından biri olması bekleniyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilmesi planlanan TDT 13’üncü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Astana'daki temasların, teşkilatın güvenlik alanındaki ortak çalışma kapasitesinin geliştirilmesi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.