Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ziynet Eşyası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ziynet Eşyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziynet Eşyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vanlı Kara Haydar soruşturmasında yeni gelişme: Eşi Çağla Öz gözaltına alındı Haber

Vanlı Kara Haydar soruşturmasında yeni gelişme: Eşi Çağla Öz gözaltına alındı

Mehmet Fatih Tançalan tutuklandı Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mehmet Fatih Tançalan hakkında, sosyal medya ve internet ortamında yayımlanan içerikler nedeniyle soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlaması kapsamında yürütüldüğü belirtildi. Emniyet ekiplerince Van’ın Muradiye ilçesindeki evinde gözaltına alınan Tançalan, emniyet ve savcılık işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi sonrasında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamasıyla nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan Tançalan, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Düğündeki altın ve paralar MASAK incelemesinde Soruşturmanın mali boyutunda ise Tançalan ile Çağla Öz’ün 6 Eylül’de Tuşba ilçesi Erciş Yolu üzerindeki Parla Delux Düğün Salonu’nda gerçekleştirdiği düğün mercek altına alındı. Düğün sırasında gelin Çağla Öz’e çok sayıda altın ve ziynet eşyası takıldığı, görüntülerde çiftin üzerinde yüksek miktarda para ve farklı türlerde takıların bulunduğu belirlendi. Kamuoyuna yansıyan düğün görüntülerindeki altın ve diğer varlıkların kaynağının araştırılması amacıyla MASAK’tan inceleme talep edildi. KOM ekiplerinin hazırladığı tutanaklarda, Çağla Öz’ün üzerinde büyük kolye, bilezikler, çok sayıda ziynet eşyası, büyük küpeler ve taç şeklindeki altınların bulunduğuna ilişkin tespitlere yer verildi. Düğünde takılan altın, döviz ve Türk lirasının toplam değerine ilişkin çeşitli haberlerde yaklaşık 44 milyon liralık bir rakam gündeme geldi. Çiftin mali profili de araştırılıyor Soruşturma kapsamında yalnızca düğünde takılan ziynet eşyalarının değil, çiftin sosyal medya paylaşımlarında sergilediği yaşam tarzı ile mali durumunun da incelendiği bildirildi. KOM tarafından hazırlanan açık kaynak araştırma tutanağında, sosyal medyada görülen ekonomik yaşam standardı ile mali profil arasında uyumsuzluk bulunduğu yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Düğün öncesi ve düğün sırasında kullanılan kıyafetler ile sosyal medyada paylaşılan görüntüler de araştırma kapsamında değerlendirildi. Soruşturmanın temel başlıklarından birini, düğünde sergilenen yüksek değerli ziynet eşyaları, döviz ve Türk lirasının kaynağı ile çiftin mali durumunun bu varlıklarla uyumu oluşturuyor. Çağla Öz de gözaltına alındı Mehmet Fatih Tançalan’ın tutuklanmasının ardından eşi Çağla Öz’ün de soruşturma kapsamında gözaltına alındığı bildirildi. Böylece düğünde takılan yüksek miktardaki altın ve paralarla ilgili yürütülen incelemede soruşturmanın kapsamı genişlemiş oldu. Çağla Öz’ün daha önce sosyal medya hesabını kapattığı da soruşturmayla ilgili gelişmeler arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında çiftin mal varlığı, gelir kaynakları ve düğünde sergilenen ziynet eşyalarının kaynağına ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtildi. Soruşturma kapsamında ortaya atılan iddiaların henüz yargı kararıyla kesinleşmediği, mali inceleme ve adli sürecin devam ettiği kaydedildi.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Denizli'de 4,5 Milyon Liralık Dolandırıcılık Çökertildi: Kuryeleri Sosyal Medyadan "Günlük Yüksek Ücret" Vaadiyle Bulmuşlar Haber

Denizli'de 4,5 Milyon Liralık Dolandırıcılık Çökertildi: Kuryeleri Sosyal Medyadan "Günlük Yüksek Ücret" Vaadiyle Bulmuşlar

Yaşlı Kadını "Kamu Görevlisiyiz" Diyerek Dolandırdılar Olay, Denizli'nin Pamukkale ilçesinde geçtiğimiz nisan ayında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yalnız yaşayan H.K. isimli yaşlı kadını telefonla arayan bir kişi, kendisini kamu görevlisi olarak tanıttı. Şüpheli, çeşitli bahanelerle yaşlı kadını ikna ederek evinde bulunan yaklaşık 4 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyaları ve nakit parayı elden teslim aldırdı. Parayı aldıktan sonra kayıplara karışan şüpheliler, yaşlı kadının bir süre sonra dolandırıldığını fark etmesi üzerine güvenlik güçlerinin radarına girdi. JASAT 4 Ay Boyunca İz Sürdü İhbarın ardından Denizli İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri kapsamlı bir soruşturma başlattı. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, JASAT dedektifleri ile Pamukkale İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri yaklaşık 4 ay boyunca teknik ve fiziki takip gerçekleştirdi. Toplanan deliller doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri ve bağlantıları tek tek tespit edildi. 5 İlde Eş Zamanlı Operasyon Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Denizli merkezli olmak üzere Şanlıurfa, İstanbul, Kocaeli ve Mersinillerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda olayla bağlantılı olduğu belirlenen 8 şüpheli gözaltına alınarak Denizli'ye getirildi. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 6'sı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli işlem uygulandı. Şebekenin Yeni Yöntemi Ortaya Çıktı JASAT ekiplerinin yürüttüğü soruşturma, dolandırıcılık şebekesinin kullandığı dikkat çekici bir yöntemi de ortaya çıkardı. Soruşturmaya göre şebeke, vatandaşlardan para ve ziynet eşyalarını teslim almak için kullandığı kuryeleri sosyal medya üzerinden yayımlanan "günlük yüksek ücretli eleman aranıyor" ilanlarıyla buldu. İşe alınan kişilerin bir bölümünün, organizasyonun gerçek amacından habersiz şekilde kurye olarak kullanıldığı, bazılarının ise suç organizasyonuna bilinçli olarak dahil olduğu değerlendiriliyor. Kendilerini Hakim, Savcı ve Polis Olarak Tanıttılar Şüphelilerin, mağdurları telefonla arayarak kendilerini hakim, savcı, polis veya başka kamu görevlileri olarak tanıttıkları belirlendi. Bu yöntemle özellikle yaşlı vatandaşları hedef alan dolandırıcıların, korku ve panik oluşturarak para ile ziynet eşyalarını teslim almaya çalıştıkları tespit edildi. Güvenlik güçleri, benzer yöntemlerin son dönemde farklı illerde de kullanılmaya başlandığına dikkat çekiyor. Jandarmadan Vatandaşlara Kritik Uyarı Operasyonun ardından jandarma yetkilileri, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Yetkililer, hiçbir kamu görevlisinin telefonla arayarak para, altın veya ziynet eşyası talep etmeyeceğini vurgulayarak, bu tür aramalara kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini belirtti. Şüpheli durumlarla karşılaşan vatandaşların vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden güvenlik güçlerine bilgi vermeleri istendi. Uzmanlar ise özellikle yaşlı bireylerin bu tür dolandırıcılık yöntemlerine karşı yakınları tarafından düzenli olarak bilgilendirilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Ankara'da "sahte polis" tuzağı: İki kardeş 40 milyon lira dolandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu Haber

Ankara'da "sahte polis" tuzağı: İki kardeş 40 milyon lira dolandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu

Telefon dolandırıcılığına ilişkin çarpıcı bir iddia Ankara'da gündeme geldi. 64 yaşındaki Afife Y. ile 66 yaşındaki Fatma Y., kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüphelilerin, haklarında sözde FETÖ soruşturması yürütüldüğünü söyleyerek yaklaşık 40 milyon lira zarara uğrattığını iddia etti. Mağdur kardeşler adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan suç duyurusu dilekçesinde, şüphelilerin yaklaşık üç ay boyunca psikolojik baskı kurarak para, altın ve gayrimenkulleri ele geçirdiği öne sürüldü. "Hakkınızda tutuklama kararı var" diyerek aradılar Suç duyurusu dilekçesine göre süreç, 26 Mart tarihinde Afife Y.'nin telefonla aranmasıyla başladı. Kendisini başkomiser olarak tanıtan bir kişinin, FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan bazı şüphelilerde mağdurların kimlik bilgilerinin bulunduğunu ve haklarında tutuklama kararı çıkarıldığını söylediği iddia edildi. İlerleyen günlerde farklı kişiler tarafından yapılan aramalarda ise kendilerini emniyet müdürü, savcı ve polis olarak tanıtan şüphelilerin aynı senaryoyu sürdürerek mağdur kardeşleri korku ve panik içine sürüklediği öne sürüldü. Sahte resmi evrak gönderildiği iddiası Dilekçede, şüphelilerin güven kazanmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına düzenlenmiş izlenimi veren sahte belgeleri mağdurlara gönderdiği ileri sürüldü. İddiaya göre şüpheliler, yürütüldüğünü söyledikleri "gizli operasyon" kapsamında mağdurların iş birliği yapması halinde haklarındaki sözde tutuklama kararının kaldırılacağını belirtti. Bu süreçte mağdurların operasyonun gizliliği gerekçesiyle hiçbir yakınıyla konuşmamaları konusunda uyarıldığı, aksi halde suç işlemiş sayılacaklarının söylendiği ifade edildi. "Ay yıldız" parolasıyla teslimat yaptılar Dilekçede yer alan iddialara göre şüpheliler, banka çalışanları arasında da örgüt üyeleri bulunduğunu öne sürerek mağdurlardan banka kasalarındaki altınlarını çekmelerini istedi. Daha sonra evlerine gönderilen kişinin polis olduğu söylenerek ziynet eşyalarının "devlet güvencesine alınacağı" ifade edildi. Teslimat sırasında güven oluşturmak amacıyla "ay yıldız" parolasının kullanıldığı, mağdurların da bu yöntemle yaklaşık 40 milyon lira değerindeki altın ve nakit varlığı teslim ettiği öne sürüldü. Dükkan piyasa değerinin altında satıldı iddiası Suç duyurusunda yer alan beyanlara göre dolandırıcılık yalnızca altın ve nakit parayla sınırlı kalmadı. Afife Y., Bahçelievler Mahallesi'nde bulunan iş yerinin de sözde operasyon kapsamında kullanılacağına inandırıldığını ve satış işlemini gerçekleştirdiğini iddia etti. Yaklaşık 7 milyon lira değerindeki iş yerini baskı ve korku nedeniyle 3 milyon 600 bin liraya satmak zorunda kaldığını öne süren mağdur, satış sürecinde de şüpheliler tarafından uzaktan takip edildiğini ileri sürdü. İddiaya göre satıştan elde edilen 67 bin avro da yine eve gelen ve "ay yıldız" parolasını kullanan başka bir kişiye teslim edildi. Şüphe üzerine emniyete başvurdular Mağdur kardeşler, şüphelilerin kalan taşınmazlarının da satılmasını istemesi üzerine durumdan şüphelenmeye başladı. Olayı erkek kardeşlerine anlatmalarının ardından emniyet birimlerine giderek şikâyette bulundukları belirtildi. Suç duyurusu dosyasına şüphelilerin kullandığı telefon numaraları, tapu belgeleri ve güvenlik kamerası kayıtlarının da delil olarak sunulduğu ifade edildi. Dilekçede, toplam maddi zararın yaklaşık 40 milyon liraya ulaştığı öne sürüldü. Avukattan vatandaşlara kritik uyarı Mağdur kardeşlerin avukatı Murat Koç, müvekkillerinin organize şekilde yürütüldüğü iddia edilen hileli yöntemlerle tüm birikimlerini kaybettiğini belirterek, şüpheliler hakkında "kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan işlem yapılmasını talep ettiklerini açıkladı. Koç ayrıca vatandaşlara önemli uyarılarda bulunarak, emniyet, savcılık veya mahkemelerin telefonla para, altın ya da banka hesabı işlemleri talep etmeyeceğini vurguladı. Kendisini polis, savcı veya kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerin yönlendirmeleri karşısında panik yapılmaması gerektiğini belirten Koç, böyle durumlarda vatandaşların resmi kurumların bilinen telefon numaraları üzerinden doğrudan iletişime geçmesi ve en yakın emniyet birimine başvurması gerektiğini ifade etti. Uzmanlar uyarıyor: Telefon dolandırıcılığına karşı dikkatli olun Son yıllarda telefon dolandırıcılığı vakalarında en sık kullanılan yöntemlerden biri, vatandaşlara haklarında soruşturma bulunduğu yönünde korku oluşturmak oluyor. Güvenlik birimleri, kamu görevlilerinin hiçbir koşulda telefonla para, altın, döviz veya ziynet eşyası talep etmeyeceğini sürekli hatırlatıyor. Uzmanlar, özellikle yaşlı vatandaşların hedef alındığı bu tür dolandırıcılık girişimlerinde paniğe kapılmadan resmi kurumlarla doğrudan iletişim kurulmasının mağduriyetlerin önüne geçebileceğini belirtiyor. Devam eden soruşturma kapsamında şüphelilerin kimliklerinin belirlenmesi ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için adli sürecin sürdüğü bildirildi.

7 ilde 7 suç örgütüne büyük darbe! Hesaplarda 251 milyon TL'lik hareket Haber

7 ilde 7 suç örgütüne büyük darbe! Hesaplarda 251 milyon TL'lik hareket

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarmanın son bir haftada 7 ilde düzenlediği operasyonlarda dolandırıcı, tefeci ve göçmen kaçakçılarından oluşan 7 ayrı organize suç örgütünün çökertildiğini duyurdu. Şüphelilerin hesaplarında 251 milyon TL’lik hareket tespit edildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarma tarafından 7 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 7 ayrı organize suç örgütüne yönelik önemli bir başarı elde edildiğini açıkladı. Son bir haftada gerçekleştirilen operasyonlarda 67 şüpheli yakalandı; bunlardan 42’si tutuklanırken, 23’ü hakkında adli kontrol kararı verildi. İki şüphelinin işlemleri ise sürüyor. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma KOM Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, şüphelilerin son 5 yılda toplam 251 milyon TL’lik hesap hareketi olduğu belirlendi. Operasyonlarla, hırsızlık, dolandırıcılık ve tefecilik gibi suçlardan vatandaşların zarar görmesinin önüne geçildi. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/2003323646765334877 Soruşturmalar kapsamında; Denizli’de organize iş yeri hırsızlığı, Yalova’da nitelikli dolandırıcılık, İzmir’de enerji kablosu hırsızlığı, Iğdır’da göçmen kaçakçılığı, Muğla’da tefecilik ile Tekirdağ ve Şanlıurfa’da terör örgütü bağlantısı iddiasıyla dolandırıcılık suçlarının işlendiği tespit edildi. Operasyonlarda çok sayıda dijital materyal, nakit para ve ziynet eşyası ele geçirilirken, Bakan Yerlikaya “Vatandaşlarımızın huzurunu bozan organize suç örgütleriyle mücadelemiz kararlılıkla sürecek” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.