Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yükseköğretim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yükseköğretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yükseköğretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üniversitede kopya cezası davası: Danıştay’dan iptal kararı Haber

Üniversitede kopya cezası davası: Danıştay’dan iptal kararı

Danıştay 8’inci Dairesi, üniversite öğrencilerinin disiplin cezalarının sicilde süresiz tutulmasına ilişkin mevzuat eksikliğini hukuka aykırı buldu. Daire, cezaların belirli şartlar ve süre sonunda silinmesine yönelik başvuruyu reddeden YÖK ve üniversite işlemlerinin iptaline oy çokluğuyla karar verdi. Danıştay 8’inci Dairesi, üniversite öğrencilerinin disiplin cezalarının sicilden silinmesine ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Daire, disiplin cezalarının ne kadar süreyle saklanacağı ve hangi koşullarda silineceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamasının öğrencileri hukuki açıdan korumasız bıraktığına hükmetti. Karara konu olay, İstanbul’daki bir vakıf üniversitesinin hukuk fakültesinde öğrenim gören bir öğrenciye, kopya çektiği gerekçesiyle 28 Haziran 2019’da “uyarma” cezası verilmesiyle başladı. Öğrenci, cezanın sicilinden silinmesi için 3 Temmuz 2019’da üniversiteye başvurdu. Ancak üniversite rektörlüğü, 9 Ağustos 2019’da bu talebi reddetti. Bunun üzerine öğrenci, 17 Eylül 2019’da Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) başvurdu. KDK, 17 Mart 2020’de öğrenci lehine tavsiye kararı verdi. Öğrencinin kararın uygulanması için üniversiteye yaptığı yeni başvuru ise Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) bu konuda düzenleme yapması gerektiği gerekçesiyle kabul edilmedi. Öğrenci daha sonra YÖK’ten disiplin cezalarının sicilden silinmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılmasını istedi. Başvuruya yanıt verilmemesi üzerine talep zımnen reddedilmiş sayıldı. Öğrenci, hem YÖK’ün hem de üniversitenin işlemlerinin iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. Danıştay: Öğrenciler disiplin cezaları konusunda korumasız bırakılıyor Davayı inceleyen Danıştay 8’inci Dairesi, yükseköğretim öğrencilerine verilen disiplin cezalarının sicilde ne kadar süre tutulacağı, hangi şartlarda kullanılacağı ve ne zaman silineceği konusunda mevzuatta açık hüküm bulunmadığını tespit etti. Kararda, disiplin cezası ile öğrencinin gerçekleştirdiği eylem arasında makul bir denge kurulması gerektiği vurgulandı. Öğrencilerin anlık hataları nedeniyle aldıkları cezaların neredeyse ömür boyu dosyalarında saklanmasının kabul edilebilir olmadığı değerlendirmesine yer verildi. Daire, düzenleme eksikliğinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmadığına dikkat çekti. Adli sicil kayıtları örnek gösterildi Danıştay kararında, adli sicil kayıtlarının dahi belirli şartlar altında silinmesini sağlayan yasal düzenlemelerin bulunduğu hatırlatıldı. Öğrenci disiplin cezalarının kullanılması ve sicilden silinmesine ilişkin hukuki boşluğun öğrenciler aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanmaması gerektiği belirtildi. Disiplin cezalarının sicilde süresiz tutulması ve talep üzerine başka kurum ve kuruluşlarla paylaşılmasının, öğrencilerin ileride yapacakları başvuruları olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Bu durumun öğrencilerin diğer adaylarla eşit haklara sahip olamamasına yol açabileceği kaydedildi. YÖK ve üniversitenin ret kararları iptal edildi Danıştay 8’inci Dairesi, disiplin cezalarının belirli şartlar ve süreler sonunda sicilden silinmesine yönelik düzenleme yapılması talebinin YÖK tarafından zımnen reddedilmesini hukuka aykırı buldu. Daire, öğrencinin cezasının sicilden silinmesi talebini reddeden üniversite işlemini de hukuka aykırı değerlendirdi. Böylece hem YÖK’ün zımni ret işlemi hem de üniversitenin ret işlemi, oy çokluğuyla iptal edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eğitimi anadolu'nun dört bir yanına ulaştırdık Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eğitimi anadolu'nun dört bir yanına ulaştırdık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2026-2027 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Törenine katıldı. Törende konuşan Erdoğan, yükseköğretime yapılan yatırımların insan ve gelecek odaklı olduğuna dikkat çekti. “ÜNİVERSİTE SAYISINI 208’E ÇIKARDIK” Erdoğan, son 24 yılda yükseköğretim alanında önemli adımlar atıldığını belirterek, göreve geldiklerinde 76 olan üniversite sayısının 208’e, yurt sayısının 190’dan 877’ye, yatak kapasitesinin ise 182 binden 1 milyona çıkarıldığını söyledi. Bu gelişmeleri bazı çevrelerin eleştirdiğini ifade eden Erdoğan, yükseköğretime erişim açısından bu kazanımların son derece kıymetli olduğunu vurguladı. “EĞİTİMİ ANADOLU’NUN DÖRT BİR YANINA ULAŞTIRDIK” Batı ülkelerinde üniversite eğitiminin çoğu zaman yüksek ücretler ve uzun süreli borç yüküyle başladığını dile getiren Erdoğan, Türkiye’de ise farklı bir yükseköğretim modeli oluşturduklarını söyledi. Eğitim imkanlarının ülkenin her köşesine ulaştırıldığını belirten Erdoğan, devletin tüm imkânlarının seferber edildiğini, hiçbir öğrencinin ekonomik nedenlerle yükseköğretimden mahrum kalmaması için çalışıldığını ifade etti. HARÇLAR KALDIRILDI, BURSLAR ARTIRILDI Erdoğan, üniversite harçlarının kaldırıldığını, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde burs miktarlarının artırıldığını söyledi. Üniversite ve yurt altyapılarının yenilendiğini, dijital imkanların güçlendirildiğini belirten Erdoğan, öğrencilerin barınma ve beslenme ihtiyaçlarının da önemli ölçüde desteklendiğini kaydetti. YENİ AKADEMİK YIL TEMENNİSİ 2026-2027 akademik yılının yükseköğretim camiası, ülke ve millet için hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, öğrencilerin yeni bilgi ve deneyimler kazanacağı, akademisyenlerin de yeni araştırmalarla üniversitelerin başarılarına katkı sunacağı verimli bir yıl temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Yükseköğretim Kurulu 2026 Üstün Başarı Ödüllerini alan bilim insanları ve üniversiteleri tebrik ederek, jüri üyelerine teşekkür etti. 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni https://t.co/3dYYckqavV — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) October 6, 2026

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: İktidar yapamıyorsa biz yapacağız Haber

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: İktidar yapamıyorsa biz yapacağız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Eğitimin siyasi tartışmaların üzerinde, “devlet aklı ve vicdan meselesi” olarak ele alınması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, eğitim sisteminin temel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eğitimin yalnızca müfredat, sınav ve diploma üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, okulların çocuklara bilgiyle birlikte adalet, dürüstlük, emeğe saygı, özgür düşünce ve ortak yaşam sorumluluğu kazandırması gerektiğini söyledi. “DİPLOMALI İŞSİZLER VARSA PLANLAMA SORUNU VARDIR” Eğitimden çalışma hayatına geçişte ciddi bir planlama problemi bulunduğunu savunan Kılıçdaroğlu, sanayinin nitelikli eleman ararken diplomalı gençlerin işsiz kalmasının çelişki olduğunu belirtti. Mesleki eğitim, yükseköğretim ve istihdam ihtiyacının birlikte planlanması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, gençlere yalnızca diploma değil, kendi ülkelerinde kurabilecekleri bir gelecek sunulması gerektiğini ifade etti. “GEÇİCİ PERSONELLE KALICI HİJYEN SAĞLANAMAZ” Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında en fazla öne çıkan başlıklardan biri ise okullardaki temizlik ve hijyen sorunları oldu. Okullarda yeterli ve kalıcı temizlik personeli bulunmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, geçici istihdam programlarıyla sorunun çözülemeyeceğini savundu. “Okul süreklidir, çocuk her gün okula gitmektedir. Temizlik geçici bir iş değildir, geçici personelle kalıcı hijyen sağlanamaz.” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bazı okullarda sabun, tuvalet kâğıdı ve hijyen malzemelerinin bulunmadığını, bu ihtiyaçların zaman zaman veliler tarafından karşılandığını iddia etti. Temiz tuvalet, sabun ve tuvalet kâğıdının lüks olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Uygarlık iddiası kürsüde kurulamaz; uygarlık iddiası çocuğun elini yıkadığı musluğun yanında kurulur.” ifadelerini kullandı. “OKULLARDA BİR ÖĞÜN SICAK YEMEK ZORUNLULUK” Kılıçdaroğlu, okullarda öğrencilere günde en az bir öğün sıcak yemek verilmesi çağrısını da yineledi. Ekonomik koşullar nedeniyle bazı çocukların okula aç veya yetersiz beslenerek gittiğini savunan Kılıçdaroğlu, beslenme desteğinin sosyal yardım değil, eğitimde fırsat eşitliğinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. “Açlık utanılacak bir hâl değildir; açlığı görmezden gelmek utanılacak bir hâldir.” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyelerin okul temizliği ve bir öğün yemek konusunda sorumluluk üstlenmeye devam edeceğini belirtti. “İKTİDAR YAPAMIYORSA BİZ YAPACAĞIZ” CHP’nin yönettiği belediyelerde bu sorunların çözümü için çalışma yürütüldüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarına okulların temizlik ve beslenme ihtiyaçlarına destek olmaları yönünde talimat verdiklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, eğitim politikalarının çocukların geleceğini doğrudan belirlediğini belirterek, beyin göçüne de dikkat çekti. Gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkeden ayrılmasının yalnızca bireysel bir tercih olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin evlatları ne yabancılaşmaya ne işsizliğe ne de sabunsuz bir okula mahkûm olmamalıdır.” dedi. https://youtu.be/lS-i4D-2UvI

YÖK harekete geçti: 23 vakıf üniversitesi hakkında öğrenim ücreti incelemesi Haber

YÖK harekete geçti: 23 vakıf üniversitesi hakkında öğrenim ücreti incelemesi

Öğrenim ücretlerindeki artış mercek altında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan açıklamada, vakıf yükseköğretim kurumlarında öğrenim ücretlerinin belirlenmesine ilişkin usul ve esasların 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 9'uncu maddesi doğrultusunda düzenlendiği hatırlatıldı. Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 8 Temmuz 2026 tarihli kararıyla, hazırlık veya birinci sınıf dışında öğrenim gören öğrenciler için 2026-2027 akademik yılında uygulanabilecek öğrenim ücreti artışının yüzde 25'i geçemeyeceği karara bağlandı. 23 üniversite hakkında inceleme başlatıldı Son dönemde YÖK Başkanlığına ulaşan bazı ihbar ve şikayetlerde, vakıf yükseköğretim kurumlarının söz konusu artış sınırına uymadığı yönünde iddialar yer aldı. Başvurular üzerine Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından 23 vakıf yükseköğretim kurumu hakkında inceleme başlatıldı. İnceleme kapsamında üniversitelerin 2026-2027 akademik yılı için belirlediği öğrenim ücretleri ile öğrencilerin ödemelerine yansıtılan artış oranlarının, yürürlükteki mevzuata ve Yükseköğretim Genel Kurulu kararına uygun olup olmadığı değerlendirilecek. Öğrenci şikayetleri yakından takip ediliyor YÖK, daha önce yaptığı açıklamada Başkanlığa ulaşan ve öğrencilerin aleyhine sonuç doğurduğu değerlendirilen başvuru, ihbar ve şikayetlerin günlük olarak takip edilerek ivedilikle inceleneceğini duyurmuştu. Başlatılan incelemelerin sonucunda, ilgili vakıf yükseköğretim kurumlarının öğrenim ücretlerine ilişkin uygulamalarının belirlenen kurallara uygun olup olmadığı ortaya konulacak.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Terörsüz Türkiye” hedefinin tarihî bir öneme sahip olduğunu belirtti. Haber

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Terörsüz Türkiye” hedefinin tarihî bir öneme sahip olduğunu belirtti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, yaptığı paylaşımda Türkiye’nin acıları birlik içinde aşabilecek güce sahip olduğunu vurgulayarak, terörün ülkenin imkân ve enerjisini tüketmemesi, bunun yerine bilime, eğitime, üretime, kalkınmaya ve gençlerin geleceğine yönelmesi gerektiğini ifade etti. ÖZVAR: TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ TARİHİ ÖNEMDE Özvar, bu tarihi süreçte üniversitelere de önemli görevler düştüğünü belirterek, ülkenin dört bir yanından milyonlarca gencin bir araya geldiği yükseköğretim kurumlarının kardeşlik mekânları olduğunu söyledi. Bu kapsamda üniversitelere gönderilen yazıyla, “Terörsüz Türkiye” hedefinin farklı disiplinlerin katkısıyla ele alınmasını; akademik araştırmalar yapılmasını, panel, konferans ve çalıştaylar düzenlenmesini ve elde edilecek bilimsel değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılmasını istediklerini aktardı. ŞEHİTLER VE GAZİLER UNUTULMADI Özvar, açıklamasında teröre karşı verilen mücadelede hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını, ailelerine saygılarını sunduklarını ve gazilere şükranlarını ilettiklerini kaydetti. “Şehitlerimizin aziz hatırası daima milletimizin emaneti olacaktır” diyen Özvar, birlik, kardeşlik ve huzur içinde güçlü Türkiye’nin geleceğine hep birlikte yürüneceğini ifade etti.

BTSO ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamalı eğitimin üssü yapıyor Haber

BTSO ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamalı eğitimin üssü yapıyor

BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. “GENÇLERİMİZİ TEORİK EĞİTİMLE SINIRLAMAYALIM” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, “Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz.” dedi. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, “Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir.” ifadelerini kullandı. "GUHEM LİSEMİZİ 15 EYLÜL'DE AÇIYORUZ" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, “GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “UZATILMIŞ STAJ DEĞİL, ÇALIŞMA HAYATIYLA BÜTÜNLEŞEN BİR MODEL” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, “Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz.” dedi. Yeni uygulamanın “uzatılmış staj” olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. EĞİTİM İLE İŞ GÜCÜ PİYASASI ARASINDAKİ BAĞ GÜÇLENDİRİLECEK Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. “Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz.” diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, “Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak” sözleriyle açıkladı. Özvar, “Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum.” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, “Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz.” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 BİN ÖĞRENCİ İŞ HAYATIYLA BULUŞACAK İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Karabağ’da YÖK'ten yeni akademik iş birliği Haber

Karabağ’da YÖK'ten yeni akademik iş birliği

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki yükseköğretim iş birliğinde yeni bir döneme girildiğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yükseköğretimde küresel ölçekte güç kazandığını belirterek, başta gönül coğrafyası olmak üzere birçok ülkede ortak üniversiteler, akademik birimler ve programlar hayata geçirildiğini söyledi. Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi modeliyle başlayan sürecin ardından, yükseköğretim iş birliğinin şimdi de Karabağ’a taşındığını ifade eden Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ), Karabağ Üniversitesi çatısı altında mühendislik ağırlıklı akademik birimler kuracağını duyurdu. Bu adımın, İTÜ’nün mühendislik alanındaki köklü birikimini Karabağ Üniversitesi’nin eğitim ve araştırma kapasitesiyle buluşturacağı vurgulandı. “KARABAĞ’DA BİLİM VE TEKNOLOJİYLE KATKI SUNACAĞIZ” Karabağ Üniversitesi’nin, Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan topraklarında bağımsızlığın, geleceğin ve kültürel dirilişin simgelerinden biri olduğunu belirten Özvar, bu coğrafyanın yeniden inşasına bilim, teknoloji ve nitelikli insan kaynağıyla katkı sunmayı çok önemli bulduklarını ifade etti.

Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğrenci affı çıktı Haber

Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğrenci affı çıktı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 7592 sayılı Kanun ile yükseköğretimde yeni bir öğrenci affı düzenlemesinin yürürlüğe girdiğini duyurdu. Özvar’ın açıklamasına göre düzenleme, hazırlık ve intibak eğitimleri de dahil olmak üzere ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen öğrencileri kapsıyor. Bunun yanı sıra bir yükseköğretim programını kazanarak kayıt hakkı elde ettiği halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan gençlere de belirlenen şartlar çerçevesinde yeniden yükseköğretime dönme imkanı sağlanıyor. BAŞVURULAR İÇİN 4 AY SÜRE Düzenlemeden yararlanma hakkı bulunan öğrencilerin, kanunda belirtilen şartları taşımaları halinde dört ay içerisinde ilgili yükseköğretim kurumlarına başvurmaları gerekiyor. Başvuruları kabul edilen öğrenciler, 2026-2027 akademik yılında eğitimlerine yeniden başlayabilecek. “HİÇBİR GENCİMİZİN HAYALİNİN YARIM KALMASINI İSTEMİYORUZ” YÖK Başkanı Özvar, öğrenci affının yalnızca akademik hayata dönüş imkanı sunmadığını, eğitim yolculuğu çeşitli nedenlerle yarıda kalan gençlerin hedeflerine yeniden ulaşabilmesi açısından da önemli olduğunu belirtti. Özvar, paylaşımında, “Eğitim yolculuğu beklenmedik sebeplerle kesintiye uğrayabilir; ancak hiçbir gencimizin hayalinin yarım kalmasını istemiyoruz” dedi. Düzenlemeden yararlanacak öğrencileri yeniden üniversitelerde görmekten mutluluk duyacaklarını belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, yeni öğrenci affının hayırlı olmasını diledi.

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi Haber

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmekte olan, yükseköğretim sistemine dair düzenlemeler ile öğrenci affını kapsayan kanun teklifinin ilk 13 maddesi yasalaştı. Onaylanan düzenleme uyarınca, azami öğrenim süresini tamamlayan son sınıf öğrencilerine, intörnlük dönemi dışındaki başarısız dersleri için iki ek sınav veya tekrar hakkı tanınacak. Ayrıca uygulamalı eğitimlerini ya da intörnlük süreçlerini bitiremeyen öğrencilere, bu eğitimleri tamamlama imkânı sunulacak. Teklif doğrultusunda, emeklilik yaş sınırına gelen öğretim üyeleri, ihtiyaç duyulan program ve bölümlerde YÖK kararıyla 75 yaşını aşmamak kaydıyla ikişer yıllık sözleşmelerle görevlerini sürdürebilecek. Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklardaki üniversitelerden davet alan akademisyenlere ise belirli kriterler çerçevesinde üç yıla kadar aylıklı izin verilmesinin önü açıldı. Akademik etik ihlalleriyle mücadele kapsamında yaptırımlar ağırlaştırıldı. Başka kişilere ücretli ya da ücretsiz olarak tez, kitap, makale veya proje hazırlatarak diploma ya da akademik unvan alanların bu unvanları geri alınacak ve üniversite öğretim mesleğinden ihraç edilecekler. Söz konusu çalışmalara aracılık eden veya hazırlayan kişilere ise yüksek miktarda adli para cezası uygulanacak. TBMM'nin resmi internet sitesinde yayımlanan habere göre, teklif ile disiplin soruşturmalarındaki savunma ve ifade süreçleri güncellenirken, savunma hakkının usul ve kapsamı Anayasa Mahkemesi kararlarıyla uyumlu hale getirildi. Vakıf üniversitelerine yönelik idari yaptırımlar da kanunla belirginleştirildi. Eğitim faaliyetlerini yürütemeyecek noktaya gelen vakıf üniversitelerinin faaliyet izinleri iptal edilebilecek ve öğrencileri garantör veya uygun bulunan devlet üniversitelerine nakledilecek. Buna ek olarak, yükseköğretim kurumlarının yurt dışında akademik birimler ve kampüsler açabilmelerinin yanı sıra ortak teknoloji transfer ofisleri kurabilmelerine yönelik düzenlemeler de teklifle kabul edildi. Genel Kurul'daki görüşmeler sırasında AK Parti'nin sunduğu önerge ile, yabancı uyruklu kontenjanından uzmanlık eğitimi alanların döner sermaye gelirinden pay alamayacağına dair madde metinden çıkarıldı. Kanun teklifinin geri kalan maddeleri üzerindeki görüşmelere bugün TBMM Genel Kurulu'nda devam edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.