Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ysk

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ysk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ysk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

221 CHP'li eski vekil ortak deklarasyon yayınladı Haber

221 CHP'li eski vekil ortak deklarasyon yayınladı

Partinin geçmiş dönemlerinde görev yapmış 221 siyasetçi tarafından imzalanan bildiride, sözkonusu yargı kararının demokratik siyasete bir müdahale olduğu savunuldu. Açıklamada,oluşan hukuki belirsizliğin ancak kurultay iradesiyle aşılabileceği vurgulandı. “Yargı, siyaseti dizayn etme aracı yapılamaz” Bildiride, seçim süreçlerinin Anayasa'nın 79. maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulu'nun(YSK) yetkisinde olduğu ve YSK kararlarının kesinliği hatırlatıldı. Açıklamada, “yargı yoluyla siyasete müdahale edilmesinin demokratik düzen açısından tehlikelibir emsal teşkil ettiği” belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “İktidar güdümündeki yargının siyaseti düzenlemenin ve partilerin iç işleyişine müdahaleetmenin bir aracı haline getirilmesi kabul edilemez. Siyasal meşruiyetin tek kaynağı milletiradesidir. Sandıkta tecelli eden iradenin yok sayılması, hem siyasal kurumlara hem de adaleteolan toplumsal güveni temelinden sarsmaktadır.” “Çözüm adresi ‘olağanüstü kurultay’” Eski parlamenterler, CHP içerisinde yargı kararıyla oluşan “hukuki temsil boşluğunun” partiyezarar vermemesi için tek çözüm yolunun sandık olduğunu ifade etti. Bildiride, “Yargı eliyleyaratılmış bulunan bu boşluk, en geç 45 gün içinde yapılacak bir olağanüstü kurultaylagiderilmelidir” denildi. “Birinci parti olma ivmesi korunmalı” Açıklamanın sonunda, Özgür Özel liderliğinde CHP’nin Türkiye genelinde “birinci parti”konumuna yükseldiğine dikkat çekildi. 31 Mart yerel seçimlerinde yakalanan siyasi ivmeninkorunması gerektiği belirtilen deklarasyonda, partinin bu tartışmalardan güçlenerek çıkmasıiçin kurultay iradesinin şart olduğu kaydedildi.

Bülent Arınç : Karar yetki, görev ve usul bakımından yanlış Haber

Bülent Arınç : Karar yetki, görev ve usul bakımından yanlış

Cumhuriyet Halk Partisi için çıkan mutlak butlan kararı üzerine görüşlerimi açıklamak isterim. Bu konu CHP’nin iç meselesidir. Taraflar, şikayetçiler, mağdurlar ve şüpheliler CHP’lidir. Bu meselede prensip olarak bir tarafı ilzam etmek gibi bir düşüncem yoktur. Merhum Erbakan… — Bülent Arınç (@bulent_arinc) May 26, 2026 "Kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum" Bülent Arınç, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını incelediğini belirterek kararın hukukiyönüne ilişkin eleştirilerde bulundu. Arınç, "Ben, BAM Dairesi'nin 20 sayfalık kararını okudum. Bir hukukçu olarak bu kararı yetki,görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum" dedi. Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve ilgili konularda YSK dışında hiçbirhukuk mahkemesinin karar vermediğini belirten Arınç, söz konusu kararı "konjonktürel birkarar" olarak nitelendirdi. "Asıl vahim olan kararın ihtiyati tedbirli verilmesidir" Arınç, kararın içeriği kadar ihtiyati tedbirli verilmesini de eleştirdi. "Kararı konjonktürel bir karar niteliğinde görüyorum. Asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirliolarak verilmesidir" diyen Arınç, kararın tedbir konulmadan da verilebileceğini ve Yargıtaydenetiminden geçip kesinleşmesi hâlinde gerekli işlemlerin sorunsuz biçimdeyürütülebileceğini söyledi. Arınç, yaşanan kaos ortamının da ihtiyati tedbir kararındankaynaklandığını savundu. "Yargıtay bir an önce karar vermeli" Bülent Arınç, bu süreçte Yargıtay'a önemli bir görev düştüğünü vurguladı. Arınç, "Bütün bu durum karşısında Yargıtay'a düşen görev, bir an önce hukuka ve hakkaniyeteuygun bir karar vermesi ve tedbirin kaldırılmasıdır" ifadelerini kullandı. "Bu karar bir partiyi işlevsiz hale getirebilir" Arınç, kararın bir parti kapatma kararı olmadığını ancak sonuçları itibarıyla ciddi siyasi etkilerdoğurabileceğini belirtti. Kendi siyasi geçmişine atıfta bulunan Arınç, üç partisinin Anayasa Mahkemesi tarafından, birpartisinin ise 12 Eylül darbesiyle kapatıldığını; başka bir partinin de kapatılmaktan tek oy farklakurtulduğunu hatırlattı. Arınç, "BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir; ancak sonuçları itibarıyla bir partiyiişlevsiz hâle getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek sonucunu doğurabilecek birkarardır" dedi. Erbakan örneği verdi Arınç, açıklamasında merhum Necmettin Erbakan'ın parti kapatma süreçlerindeki tavrına dadeğindi. Erbakan'ın hiçbir zaman sokağı, taşkınlığı ya da şiddeti teşvik etmediğini vurgulayan Arınç,"Alınan kararı üzüntüyle karşılar ve 'büyük davamız yanında bunun nokta kadar değeri yoktur'diyerek yoluna devam ederdi" dedi. "Hukuk ve sabırla yola devam ettik" AK Parti'nin kuruluş sürecine ve siyasi mücadele geçmişine de değinen Arınç, partinindarbeler, muhtıralar, tehditler ve kumpaslara karşın hukuk ve sabırla yoluna devam ettiğinisöyledi. Arınç, "AK Parti'yi kuran kadro, nice darbeler, muhtıralar, yol kesmeler, tehditler ve kumpaslararağmen yıllardır milletin güvenini taşıyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında dile getirilen geçmişteki "muhtar bile olamaz"söylemlerini hatırlatan Arınç, bugün gelinen noktayı hukuka ve millete duyulan güvenin birsonucu olarak değerlendirdi. "Müdahaleler demokrasinin yolunu keser" Arınç, açıklamasının sonunda bu tür yargısal ve siyasi müdahalelerin yalnızca siyasi partileredeğil, genel olarak siyaset kurumuna zarar verdiğini ifade etti. Kendi deneyimlerine dayanarak konuştuğunu belirten Arınç, "Bu tür müdahaleler, siyasipartilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına vedemokrasinin yolunun kesilmesine yol açar" dedi.

Özgür Özel: Suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek Haber

Özgür Özel: Suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından olağanüstü toplanan MYK'ya başkanlık etti. Yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gün. Bugüne nasıl geldiğimiz kısaca özetlemek isterim. Hikayemiz Mayıs 2023'te başladı. Türkiye'yi yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye, o seçimi kazanmaya çok istekliydik, tüm Türkiye istekliydi. Ancak o seçimi kazanamadık. En büyük sorumluluk CHP'deydi. Millet o gün partimizden bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. CHP'nin özeleştiri yapması lazımdı ve milletin gönlünde kabul görmesi lazımdı. Bu duygu durumu içinde biz CHP değişmelidir dedik. Sonra görevi hep birlikte üstlendik. Aday dahi olmayacağımızı, 60 imza dahi bulamayacağımızı söylediler. Bütün Türkiye'yi, il kongrelerini gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Dedik ki 'O delegeyi saçını kestirdiği berberi, apartmandaki öğrenci, torunu, eşi ikna edecek'. Delegelerimize 'En güvendiğinizle konuşun, kurultaya öyle gelin' dedim. Kurultayda 'Delege sokağın sesini dinle' diye bağırıldı. Delege de bu sesi dinledi, değişime karar verdi. O kurultaydan sonra bizim sevincimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. Bana 'Sana devlet geldi mi?' diye sordular. İcazet almadan değişim olmazmış. “Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak” Kimseden icazet almadan değişebileceğini bütün Türkiye'ye ve dünyaya gösterdik. Bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece bize savaş açmaya niyetlenmişler. Önümüzde seçimlere dört ay vardı. 1 Nisan'da felaket, kayıp bekleyenler, parti tarihinin en kısa genel başkanlığını yapacak diyenler, o akşam televizyonda en büyük yerel seçim başarısını gördüler. AK Parti'nin kara düzenine, müesses nizama esas çomağı da orada soktuk. Bunu görmeyen bilmeyen yaşamayan var mı? Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek. Bizim suçumuz günahımız bu. “Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum” Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybedince milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri kurultayı kazanmamızı, diğerleri yerel seçimleri kazanmamızı hazmedemedi. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. 19 Mart'ta darbeye kalkıştılar. Ekrem İmamoğlu 14 aydır hapiste. Bize sağdan soldan 'Ekrem'i bırak, Ankara'ya dön, partinin başında otur' dediler. Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum. Kontrollü muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Bugün gelinen noktada, kazanacak Cumhurbaşkanı adayı belirleme, kendini aday göstermeme, en doğru adayı bulurum deme suçundan da saldırı altındayım. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim benden iyisi yoktu. Mesele ne Özgür Özel meselesi, ne de kurultayda göreve gelenlerin şahsi meselesidir. 19 Mart'ta geleceğin Cumhurbaşkanına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır. Resmi rakamlarla göre bu kararla yarım saatte verdikleri zarar 10 milyar dolardır. Erdoğan milleti adaysız partisiz ve seçeneksiz bırakmanın çabası içinde. Şunu herkes bilsin ki, CHP de Özgür Özel de kendisini savunmanın peşinde değildir. CHP, Cumhuriyeti, demokrasiyi, sandığı ve sandığa umut bağlamış milyonları savunmak durumundadır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. “Yarın YSK'ya başvuracağız” Biz bugün ilk itirazımı tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay'a yaptık. Yarın da YSK'ya başvuracağız. Başvuruların en acil şekilde ele alınarak YSK'nın siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz. Bu gecenin bir felaket gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüştüğünü ifade etmek isterim. Bir yanda boş bir sokak, koşturan muhterisler, diğer tarafta partisine sahip çıkanlar. Muhalefet partileri bu akşam tarihe geçmiştir. Şanlıurfa Barosu'nun ilk açıklamayı yapması ve peşi sıra yapılan açıklamalar kıymetlidir. Sendikaların, meslek örgütlerinin açıklamaları bu geceyi matem gecesinden umut gecesine dönüştürmüştür. CHP bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır. Buradayız, bu darbeye karşı sonuna kadar direneceğiz. sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, mücadeleye, bir arada olmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın aklıselimin hakim olmasını ümit ediyorum. CHP'yi savunmak rekabetçi bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Biz buradayız ve bütün o kirli teklifleri reddediyoruz. Müesses nizamın makbul partisi olmak yerine her şeyi göze almışız. Sadece ve sadece milletimizden yetki ve destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız. Biz öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Bunun yanında hukuk mücadelesi veriyoruz. Kararın YSK tarafından nasıl yorumlanacağını göreceğiz. Her mücadele zemininde güçlüyüz. Bize verilen bayrağı yere bırakmayacağız. O bayrak elimizde, ölebiliriz ama milletin verdiği emaneti bırakmayacağız. Millete borcumuz var. Ne milleti ne partiyi yarı yolda bırakmayacağız." Genel Merkezimizde açıklama yapıyorum. https://t.co/d7ysDBPKkZ — Özgür Özel (@eczozgurozel) May 21, 2026

Mansur Yavaş : Kılıçdaroğlu Kongre kararı alacağını açıklasın Haber

Mansur Yavaş : Kılıçdaroğlu Kongre kararı alacağını açıklasın

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 2023’teki kurultayın iptali talebiyle açılan davada “mutlak butlan” kararı çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verildi. Kararın ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Yavaş, kararı “Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir” ifadeleriyle yorumladı. “Hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez” Yavaş, “Burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur: Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen ‘seçime hile karıştırıldığı’ yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez” dedi. Anayasa’nın ilgili maddesine göre “Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yetkisindedir ve YSK kararları kesindir” diyen Yavaş, “Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz” diye konuştu. “Hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılamaz” “Hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılamaz” vurgusu yapan Yavaş, “Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez. Amaç; CHP’yi kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir. Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer” dedi. Kılıçdaroğlu’na kongre çağrısı Yavaş, Kılıçdaroğlu yönetimine çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir. Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız. Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir." Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir. Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur…⁰Henüz… — Mansur Yavaş (@mansuryavas06) May 21, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.