Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yol Haritası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yol Haritası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yol Haritası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz” Haber

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz”

Birleşmiş Milletler, TBMM'de kabul edilen çözüm sürecine ilişkin yasal düzenlemeyi memnuniyetle karşıladı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımları desteklediklerini açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye'de Kürt sorununa ilişkin yürütülen çözüm sürecinde TBMM'den geçen yasal düzenlemeye ilişkin değerlendirmede bulundu. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin barış sürecine yönelik attığı adımları yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini söyledi. Haq, Rûdaw'ın sorularını yanıtlarken, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Türkiye'deki sürece ilişkin yaklaşımını değerlendirdi. BM'den çözüm sürecine destek mesajı Farhan Haq, Türkiye'de yürütülen sürecin gelişimine paralel olarak durumu değerlendirmeye devam ettiklerini belirtti. Haq, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımlara ilişkin, “Sürecin ilerlemesine paralel olarak durumu değerlendiriyoruz. Ancak elbette, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışı sağlamak için ileriye dönük attığı tüm adımları teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı. BM'nin açıklaması, TBMM'de kabul edilen yasal düzenlemenin ardından uluslararası kuruluşlardan gelen ilk önemli değerlendirmelerden biri olarak öne çıktı. TBMM'de çözüm süreci yasası kabul edildi Ankara'daki gelişmelerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda çözüm sürecine ilişkin 12 maddelik yasa tasarısı oylanarak kabul edildi. Verilen bilgilere göre oylamaya 563 milletvekili katıldı. Tasarı 467 evet, 87 hayır ve 7 çekimser oyla kabul edilerek yasalaştı. Yasal düzenlemeyle birlikte Türkiye'de terörün sona erdirilmesi, silahların bırakılması ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik sürecin yeni bir aşamaya taşınması hedefleniyor. Sürecin yeni aşamasında gözler silah bırakma adımlarında Yasanın kabul edilmesinin ardından sürecin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar da gündeme gelmeye başladı. Paylaşılan bilgilere göre, sürecin önemli başlıklarından birini PKK'nin silah bırakmasına ilişkin 10 maddelik yol haritasıoluşturuyor. Söz konusu yol haritasının, silah bırakma sürecinin aşamalarını ve izlenecek yöntemi ortaya koyması bekleniyor. Ancak verilen kaynak metinde yol haritasının 10 maddesinin tamamına ilişkin ayrıntılar yer almıyor. BM süreci yakından takip ediyor Birleşmiş Milletler'in açıklaması, Türkiye'deki gelişmenin yalnızca iç siyasette değil, uluslararası alanda da yakından takip edildiğini gösterdi. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq'ın açıklamasında özellikle barışın sağlanmasına yönelik adımların teşvik edildiği vurgulandı. Bununla birlikte BM'nin sürecin ilerleyişini aşamalara göre değerlendirmeye devam edeceği belirtildi. TBMM'de yasal düzenlemenin kabul edilmesiyle birlikte bundan sonraki süreçte uygulama aşaması önem kazanacak. Özellikle silah bırakma, güvenlik, siyasi düzenlemelerin uygulanması ve toplumsal mutabakat başlıkları sürecin geleceği açısından belirleyici olacak.

Ticaret Bakanlığı, e-ihracat potansiyeli yüksek pazarlara yönelik hazırladığı ülke rehberlerine Endonezya’yı da ekledi. Haber

Ticaret Bakanlığı, e-ihracat potansiyeli yüksek pazarlara yönelik hazırladığı ülke rehberlerine Endonezya’yı da ekledi.

Ticaret Bakanlığı, Türk ihracatçılarının küresel pazarlardaki fırsatlara daha kolay ulaşabilmesi amacıyla hazırladığı ülke rehberleri kapsamında Endonezya’ya yönelik kapsamlı bir çalışma yayımladı. ENDONEZYA PAZARI İÇİN KAPSAMLI REHBER Bakanlığın paylaşımında, Endonezya’nın 280 milyonu aşan nüfusuyla Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisi olduğu ve dünyanın en yüksek Müslüman nüfusuna sahip ülkesi konumunda bulunduğu belirtildi. Bu güçlü demografik yapının, helal üretim standartları ve tüketim alışkanlıklarının yanı sıra Türkiye ile Endonezya arasındaki kültürel bağların da etkisiyle Türk ürünleri açısından önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekildi. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan rehberde, Endonezya pazarına girmek isteyen firmalar açısından önem taşıyan birçok başlık ele alındı. Çalışmada; Endonezya’daki vergi ve gümrük uygulamaları, yolcu muafiyetleri, pazara giriş süreçleri, Türkiye’nin Endonezya’ya yönelik mikro ihracat verileri başta olmak üzere iş dünyasının ihtiyaç duyabileceği güncel bilgilere yer verildi. TÜRK İHRACATÇISINA YOL HARİTASI Rehberin, Endonezya pazarına açılmayı hedefleyen girişimciler ile halihazırda bu ülkeye ihracat yapan firmalara yol göstermesi amaçlanıyor. Bakanlık, çalışmanın firmaların gümrük ve mevzuat süreçlerine uyumunu kolaylaştırarak Endonezya pazarına girişte önemli bir kaynak oluşturacağını belirtti. Ticaret Bakanlığı, Türk ihracatçılarının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya yönelik bilgi ve rehberlik çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı, Gazze Barış Planı'na ilişkin yol haritasında mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara sert tepki gösterdi. Haber

Dışişleri Bakanlığı, Gazze Barış Planı'na ilişkin yol haritasında mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara sert tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanlığı, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik yol haritası üzerinde uzlaşma sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'de 30'dan fazla sivili öldürmesi ve sağlık tesislerini hedef almasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu saldırıların, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Filistin halkıyla barış yapma iradesi taşımadığını bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Bakanlık, Netanyahu'nun temel amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede kalıcı barış ile istikrarın sağlanmasını engellemek olduğunu ifade ederek, bu doğrultuda bölgedeki hassas dengeleri bozacak adımlar atmaktan ve başta ABD olmak üzere arabulucu ülkelerin diplomatik girişimlerini baltalamaktan kaçınmadığını kaydetti. Açıklamada, "Orta Doğu'nun tamamını bir çatışma alanına dönüştürmek isteyen Netanyahu'nun yayılmacı ve militarist anlayışına karşı uluslararası toplumun daha kararlı, tutarlı ve güçlü bir tutum sergilemesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir." ifadelerine yer verildi. Dışişleri Bakanlığı, açıklamasının sonunda bölgede barış ve istikrarı destekleyen tüm ülkelere ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme çağrısında bulunarak, uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde Haber

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde

Gazze İçin Yeni Dönem Planı Açıklandı Gazze'de devam eden savaşın sona erdirilmesi ve bölgede kalıcı bir yönetim mekanizması oluşturulması amacıyla hazırlanan kapsamlı yol haritası yayımlandı. Barış Kurulu (Board of Peace) tarafından açıklanan 15 maddelik plan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının uygulanmasına yönelik son aşamaları içeriyor. 31 Temmuz'da duyurulan plana göre, İsrail, Hamas ve diğer Filistinli grupların tüm askeri faaliyetlerini durdurması hedefleniyor. Tarafların planı kabul etmesinin ardından 14 gün içinde uygulama takviminin ve sahadaki mekanizmaların belirlenmesi öngörülüyor. Gazze Yönetimi Yeni Bir Komiteye Devredilecek Yol haritasının en dikkat çeken maddelerinden biri Gazze'nin gelecekteki yönetim modeli oldu. Plana göre bölgede "Ulusal Gazze Yönetim Komitesi" adıyla yeni bir yapı kurulacak. Bu komitenin, Gazze'deki sivil yönetimin temel otoritesi olması ve "tek yönetim, tek hukuk ve tek silah" ilkesi doğrultusunda hareket etmesi planlanıyor. Yeni yönetim modelinde Gazze polis teşkilatının yeniden yapılandırılması da yer alıyor. Kriterleri karşılamayan güvenlik personelinin başka görevlere aktarılması, polis teşkilatındaki silahların ise yeni yönetim mekanizmasının denetimine verilmesi öngörülüyor. Hamas'ın Silahsızlandırılması Planın Merkezinde Barış Kurulu'nun açıkladığı yol haritasında Hamas'ın askeri kapasitesinin sona erdirilmesi önemli bir başlık olarak yer alıyor. Plana göre; Ağır silahların aşamalı şekilde devre dışı bırakılması, Askeri üretim altyapısının kaldırılması, Tünel sistemlerinin imha edilmesi hedefleniyor. Silahsızlanma sürecinin İsrail ordusunun Gazze'den aşamalı çekilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi planlanıyor. Yol haritasında, Gazze'deki silahların İsrail'e veya başka bir dış aktöre teslim edilmeyeceği, yalnızca Ulusal Gazze Yönetim Komitesi'nin kontrolünde tutulacağı ifade ediliyor. İsrail'in Çekilmesi Aşamalı Olacak Plan kapsamında İsrail güçlerinin Gazze'den kademeli olarak çekilmesi öngörülüyor. Ancak bu sürecin Hamas'ın silahsızlandırılması ve güvenlik mekanizmalarının oluşturulmasıyla bağlantılı şekilde ilerlemesi hedefleniyor. İsrail tarafı ise daha önce yaptığı açıklamalarda Hamas'ın askeri kapasitesi tamamen ortadan kaldırılmadan Gazze'den çekilmeyeceğini savunmuştu. Bu nedenle planın uygulanabilirliği konusunda en önemli belirsizliklerden biri İsrail'in güvenlik talepleri ile Filistin tarafının beklentileri arasındaki fark olarak görülüyor. Gazze'ye Uluslararası İstikrar Gücü Gönderilecek 15 maddelik yol haritasında Gazze'de geçici süreyle görev yapacak uluslararası bir istikrar gücü kurulması da bulunuyor. Bu gücün; Ateşkesi takip etmesi, Filistin polis güçlerine eğitim vermesi, İnsani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlaması bekleniyor. Ancak uluslararası gücün doğrudan sivil yönetim veya klasik güvenlik görevlerini üstlenmeyeceği belirtiliyor. Hamas ve İsrail'den Farklı Yaklaşımlar Planın açıklanmasının ardından taraflardan farklı açıklamalar geldi. Hamas, bazı şartlarla öneriye olumlu yaklaştığını ancak İsrail'in tüm askeri operasyonlarını durdurması ve Gazze'den tamamen çekilmesi gerektiğini bildirdi. Örgüt, bu şartlar gerçekleşmeden ağır silahların teslim edilmesine sıcak bakmadığını açıkladı. İsrail tarafında ise plana ilişkin resmi destek açıklaması yapılmadı. İsrailli yetkililer, Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasının temel şart olduğunu vurgularken, hükümet içindeki bazı sağ kanat temsilciler operasyonların devam etmesi gerektiğini savundu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da geçmişte yapılan anlaşmaların Hamas tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek temkinli açıklamalarda bulundu. Türkiye, Katar ve Mısır'dan Destek Mesajı Gazze'deki ateşkes sürecinde arabulucu rol üstlenen Türkiye, Katar ve Mısır ise planı kalıcı çözüm açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Üç ülke, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların artırılması ve bölgede siyasi çözüm zemininin oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Barış Kurulu Tartışmaları Sürüyor Barış Kurulu, Gazze'de ateşkesin uygulanması ve yeniden yapılanma sürecini yönetmek amacıyla oluşturulan uluslararası bir yapı olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 28 ülkenin temsil edildiği belirtilen kurulun, Donald Trump tarafından "daimi başkan" sıfatıyla yönetildiği ifade ediliyor. Kurulun Gazze konusunda merkezi karar mekanizması olma hedefi bulunurken, bazı ülkelerin yapıya mesafeli yaklaşması uluslararası meşruiyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Özellikle Batılı bazı ülkeler ile Çin ve Rusya'nın yaklaşımı, kurulun geleceği açısından belirleyici faktörler arasında gösteriliyor. Diplomatik Sürecin En Kritik Aşaması Gazze için açıklanan 15 maddelik yol haritası, savaş sonrası dönemin nasıl şekilleneceğine ilişkin en kapsamlı planlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak planın hayata geçebilmesi için İsrail, Hamas ve bölgesel aktörler arasında ciddi görüş ayrılıklarının aşılması gerekiyor. Uzmanlara göre, ateşkesin kalıcı hale gelmesi, güvenlik mekanizmasının kurulması ve Gazze'nin gelecekteki yönetim modelinin belirlenmesi, sürecin başarısını belirleyecek temel unsurlar olacak.

CHP'de Kritik MYK Toplantısı: Kılıçdaroğlu'nun Gündeminde İl Başkanlıkları ve Parti İçi Tartışmalar Var Haber

CHP'de Kritik MYK Toplantısı: Kılıçdaroğlu'nun Gündeminde İl Başkanlıkları ve Parti İçi Tartışmalar Var

CHP Yönetimi Kritik Gündemle Toplanıyor Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) parti içi dengeleri yakından ilgilendiren gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün saat 14.00'te parti genel merkezinde MYK üyeleriyle bir araya gelecek. Toplantıda, son dönemde yaşanan yönetim değişiklikleri, il örgütlerindeki yeni yapılanma süreci ve parti içinde devam eden görüş ayrılıklarının ele alınması bekleniyor. MYK toplantısı, CHP'nin hem teşkilat yapısı hem de Meclis grubundaki dengeler açısından kritik bir dönemde gerçekleşiyor. 55 İl Başkanlığında Yeni Dönem Hazırlığı Toplantının en önemli başlıklarından biri, görevden alınan il başkanlıkları için yapılacak yeni görevlendirmeler olacak. Edinilen bilgilere göre Kemal Kılıçdaroğlu, bugüne kadar 55 il başkanını görevden aldı. Bu değişikliklerin ardından boşalan teşkilat yönetimlerine yapılacak atamalar, MYK'nın değerlendireceği konular arasında bulunuyor. CHP yönetiminin, il örgütlerinde daha merkezi ve uyumlu bir çalışma modeli oluşturmayı hedeflediği belirtilirken, yapılacak atamaların parti içindeki dengeleri de etkileyebileceği ifade ediliyor. Öte yandan temmuz sonunda yapılması planlanan il başkanları toplantısının da ağustos ayının ilk haftasına ertelenebileceği iddia ediliyor. Selin Sayek Böke ve Gül Çiftçi Gündemde MYK toplantısında dikkat çeken başlıklardan biri de CHP içinde kalan bazı isimlerin durumu olacak. Özgür Özel'in kurduğu Yeni Parti'ye katılmayarak CHP çatısı altında kalmaya devam eden Selin Sayek Böke ve Gül Çiftçi'nin parti yönetimi tarafından değerlendirileceği öne sürülüyor. İki ismin, parti içindeki hukuki ve siyasi gelişmeler nedeniyle CHP'de kaldığı iddiaları gündeme gelirken, bazı parti yöneticilerinin disiplin sürecini değerlendirebileceği belirtiliyor. Ancak bu konuda CHP yönetiminden resmi bir açıklama yapılmış değil. Sürecin MYK görüşmeleri sonrasında netlik kazanması bekleniyor. CHP Meclis Grubunda Tartışmalar Sürüyor Parti içindeki tartışmaların bir diğer boyutunu ise CHP'nin yeni grup yönetiminin belirlenmesi süreci oluşturuyor. Daha önce gerçekleştirilen kapalı grup toplantısına bazı milletvekillerinin katılmadığı, 44 milletvekilinden 19'unun toplantıda yer almadığı iddia edilmişti. Yaklaşık 15 milletvekilinin ise alınan kararlara tepki amacıyla toplantıyı protesto ettiği öne sürülmüştü. Bu gelişmeler, CHP içinde yalnızca teşkilatlarda değil, Meclis grubunda da farklı görüşlerin bulunduğu yorumlarına neden oldu. Parti İçinde Yeni Dengeler Oluşuyor CHP'de yaşanan gelişmeler, parti içindeki siyasi dengelerin yeniden şekillendiği bir döneme işaret ediyor. Özgür Özel'in yeni siyasi oluşum süreciyle birlikte CHP içerisinde kalan isimlerin pozisyonları, parti yönetiminin öncelikli gündemlerinden biri haline geldi. Kılıçdaroğlu yönetiminin özellikle teşkilatlarda yapacağı değişikliklerle parti üzerindeki kontrolünü güçlendirmeyi hedeflediği değerlendirilirken, atama kararlarının örgüt tabanındaki yansımaları da yakından takip edilecek. Siyasi kulislerde, MYK toplantısının yalnızca idari kararların değil, CHP'nin gelecekteki siyasi stratejisinin de ele alınacağı bir toplantı olacağı yorumları yapılıyor. CHP'de Gözler MYK Sonrası Açıklamalarda CHP MYK toplantısında alınacak kararlar, parti içinde önümüzdeki dönemin yol haritası açısından önemli olacak. Özellikle 55 il başkanlığı için yapılacak atamalar ve parti içinde tartışma konusu olan isimlerin geleceği, CHP tabanında merakla bekleniyor. Öte yandan parti içindeki farklı grupların tutumu ve Meclis grubunda yaşanan görüş ayrılıklarının nasıl yönetileceği de CHP yönetiminin önündeki önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. MYK toplantısından çıkacak sonuçların, CHP'nin hem teşkilat yapılanması hem de iç siyasi dengeleri üzerinde belirleyici olması bekleniyor.a

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında Haber

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Carsten Breuer ve bakanlık yetkilileri ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni döneme ilişkin yol haritasını açıkladı. Konuşmasına "Dünya daha öngörülemez ve daha tehlikeli hale geldi" diyerek başlayan Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni stratejisinin öncelikle caydırıcılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Boris Pistorius, Almanya'nın yeni askeri stratejisinin askeri personel sayısının artırılması, NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenilmesi ve teknolojik yatırımlarla hava savunmasının güçlendirilmesi aşamaları olduğunu açıkladı. Almanya ilk kez askeri stratejik belge ile yol haritasını duyurdu Önümüzdeki yıllarda oluşabilecek tehditleri öngörebilmek ve alınacak önlemleri belirlemek için ilk kapsamlı askeri stratejisini benimsediklerini ifade eden Boris Pistorius, bu kapsamda ilk olarak Alman ordusundaki asker sayısına odaklandıkları söyledi. Bunun da 2029, 2035 ve 2039 yılları olmak üzere üç aşamada tamamlanacağını ifade eden Alman Bakan, "Aktif görevdeki askerler, yedek askerler ve sivil personel sayısını artırmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede en az 460 bin muharebeye hazır askere sahip olmayı hedefliyoruz" dedi. Pistorius, Almanya'nın önümüzdeki yıllarda NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleneceğini de ifade etti. Boris Pistorius, ülkesinin hava savunma sistemlerine odaklanacağını kaydederek, "Hava savunması Almanya için de NATO için de kilit alan olacak. İnsansız hava araçları (İHA) ve hava savunma sistemleri önümüzdeki dönemde bizlerin öncelikli konuları olacak" şeklinde konuştu. "Stratejik hedeflere ulaşmak için tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz" Almanya'nın hedefinin 2039 yılına kadar Avrupa'nın en konvansiyonel ordusunu kurmak olduğunu vurgulayan Almanya Savunma Bakanı, "Kısa ve orta vadeli hedeflerimiz ordumuzun tüm boyutlarıyla savunma yeteneklerini en yüksek seviyeye çıkarmak olacak. Uzun vadede ise silahlı kuvvetlerimizin, gelişmiş silah sistemleri ve yapay zeka araçları kullanarak teknolojik üstünlük yeteneğine kavuşmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, yeni yol haritası kapsamında silahlı kuvvetlerdeki bürokrasiyi azaltmayı da arzu ettiklerini söyleyerek, "Yeni açıkladığımız bu stratejik hedeflere ulaşmak için yedekler dahil tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz, bürokrasiyi azaltacağız, askeri yapıları da hızla modernize edeceğiz" diye konuştu. Alman Bakan Pistorius, konuşmasını "Hepimizin kabul etmesi gereken şey şu ki barış ve özgürlük, refah ve hoşgörü artık kendiliğinden var olan şeyler değil, savunulması gereken şeylerdir. Bu da onları savunabilecek yeteneğe sahip olmamız gerektiğini gösteriyor" diyerek tamamladı. Rusya ana tehdit olarak görülüyor Pistorius'un basın toplantısı sırasında gazetecilere dağıtılan ve ilk kez Alman Silahlı Kuvvetleri'nin stratejisini ortaya koyan belgelere göre Almanya Rusya'yı ana tehdit olarak görüyor. Söz konusu strateji belgelerinde Rusya'nın yeniden silahlanarak NATO ile askeri bir çatışmaya hazırlandığı ve askeri gücün kullanımını çıkarlarını korumak için meşru bir araç olarak gördüğü vurgulanıyor. Belgelerde Rusya'nın Batı'yı temelde düşman olarak gördüğü, demokratik devletlerin NATO'ya katılımını kuşatma olarak nitelendirdiğine dikkat çekiliyor. Rusya'nın kasıtlı olarak hibrit yöntemler kullanarak casusluk, sabotaj, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları yaptığı savunulurken, "Rus liderliği NATO'nun bütünlüğünü zayıflatmayı ve ABD'nin Avrupa'dan kopmasını sağlamayı hedefliyor. Amaç, NATO'nun başarısızlığı ve Rusya'nın Avrupa'daki nüfuz alanının genişlemesi" ifadelerine yer veriliyor. Yeni strateji belgelerinde ABD'nin siyasi açıdan ve askeri gücüyle NATO ittifakı için vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu vurgulansa da Washington yönetiminin müttefiklerinden kendi güvenliklerini sağlamak için daha fazla çaba sarf etmelerini beklediğine işaret ediliyor. Bu nedenle Almanya'nın diğer müttefiklerle birlikte ortak Avrupa-Atlantik güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret ediliyor.

İsrail, hava saldırısında 300 kişinin ölmesinin ardından Lübnan ile müzakereye başlayacağını açıkladı. Haber

İsrail, hava saldırısında 300 kişinin ölmesinin ardından Lübnan ile müzakereye başlayacağını açıkladı.

Bu hamle, İsrail'in Lübnan'da 300'den fazla kişinin ölümüne yol açan yıkıcı hava saldırısını gerçekleştirmesinden sadece bir gün sonra geldi ve Başkan Donald Trump'ın arabuluculuğuyla sağlanan ABD-İran arasındaki ateşkesi tehlikeye attı. Daha önce, ABD Başkanı, İran'ın tüm medeniyetini yok etme tehdidinde bulunduğu son tarihten sadece birkaç saat önce, 8 Nisan sabahı (Vietnam saatiyle) İran'la altı haftadır süren çatışmada ateşkes ilan etmişti. Hava saldırıları, Lübnan'daki Hristiyan topluluğunun Paskalya bayramını kutladığı döneme denk geldi. Geçtiğimiz ay Lübnan ile doğrudan görüşme teklifini reddeden Başbakan Netanyahu, İran destekli Hizbullah militan grubunun silahsızlandırılması da dahil olmak üzere barış görüşmelerinin mümkün olan en kısa sürede başlatılması talimatını verdiğini söyledi. "Görüşmeler, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve İsrail ile Lübnan arasında barışçıl ilişkilerin kurulması üzerine odaklanacak" dedi. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun da uluslararası toplumdan olumlu geri bildirimler alan diplomatik bir yol haritasını ilerletmek için çalıştığını doğruladı. Lübnanlı üst düzey bir yetkili, ülkenin İsrail ile daha kapsamlı görüşmelere olanak sağlamak için geçici bir ateşkes için aktif olarak lobi faaliyeti yürüttüğünü açıkladı ve bu çabayı ABD ile İran arasındaki ateşkes anlaşmasına "ayrı ama benzer bir yol haritası" olarak nitelendirdi. İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine ve diğer bölgelere düzenlediği yoğun hava saldırılarının ardından Lübnan'daki insani durum vahim. Lübnan, 8 Nisan'da yoğun nüfuslu yerleşim bölgelerinde yaşanan ve "katliam" olarak nitelendirdiği olayların ardından ulusal yas ilan etti. Rafik Hariri Üniversitesi Hastanesi'ndeki kurtarma ekipleri, sürekli olarak parçalanmış cesetler almanın yürek burkan manzarasını anlattı. İsmini vermek istemeyen bir kurtarma görevlisi şunları söyledi: "Biz çoğunlukla vücut parçaları topluyoruz. Sağlam bir ceset bulmak çok nadir."

Türkiye ve İtalya’dan teknoloji ve sanayide yeni iş birliği hamlesi Haber

Türkiye ve İtalya’dan teknoloji ve sanayide yeni iş birliği hamlesi

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre,Türkiye ile İtalya arasında bilim, teknoloji, inovasyon, sanayi ve yatırım alanlarını kapsayan iş birliği kapsamında kurulan komitenin ilk toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi. İş birliği alanları ve yol haritası belirlendi Toplantı kapsamında iki ülke arasında teknoloji ve inovasyon, sanayi ve yatırım başlıklarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik yol haritası oluşturulduğu belirtildi. Bu kapsamda toplam 23 öncelikli eylem alanının belirlendiği, iş birliğinin somut projeler, ortak üretim ve yatırımlar üzerinden ilerletileceği ifade edildi. Açıklamada, standartizasyon, test ve belgelendirme ile akreditasyon alanlarında teknik uyumun artırılması, savunma sanayisinde inovasyon odaklı yeni açılımların hayata geçirilmesi ve yapay zeka ile dijital dönüşüm başlıklarında ortak çalışmalar yürütülmesinin planlandığı kaydedildi. Ayrıca, iki ülkenin araştırma kurumları, teknoloji girişimleri ve şirketleri arasında doğrudan iş birliklerinin artırılması, ortak Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi ve bu projelerin ticarileştirilmesine yönelik süreçlerin desteklenmesinin hedeflendiği belirtildi. İş birliği kapsamında, kritik ham maddelerde tedarik zincirinin güçlendirilmesi, Avrupa Birliği programları çerçevesinde ortak projelere katılımın artırılması ve yeni finansman imkanlarının birlikte değerlendirilmesinin de planlandığı ifade edildi. İki ülke arasında yürütülecek çalışmalarla teknoloji geliştirme, sanayi üretimi ve yatırım alanlarında ortak kapasitenin artırılmasının amaçlandığı ifade edildi.

ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, savaş nedeniyle istifa etti. Haber

ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, savaş nedeniyle istifa etti.

ABD’nin İsrail ortaklığında İran’a yönelik askeri operasyonları devam ederken, ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü Joe Kent, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik kaleme aldığı mektubu kamuoyuyla paylaşarak, İsrail'in etkili olduğu düşünülen İran’a yönelik müdahaleler sebebiyle görevinden ayrıldığını duyurdu. Kent mektupta, "Kapsamlı bir değerlendirme sürecinin ardından Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü görevimden bugün itibarıyla istifa etme kararı aldım. Süregelen İran müdahalesini, vicdani olarak kabul etmem mümkün değil. İran, ülkemiz için doğrudan bir tehdit teşkil etmiyordu ve bu müdahalelerin, İsrail ve onun ABD’deki güçlü lobi faaliyetleri neticesinde başlatıldığı açıktır" ifadelerini kullandı. Mektubunda Trump’ın 2016, 2020 ve 2024 seçim kampanyalarında vurguladığı savaş karşıtı söylemleri desteklediğini belirten Kent, "2025 yılı Haziran ayına kadar Orta Doğu’daki çatışmaların Amerika’yı sevenlerinin hayatlarına mal olan ve ulusumuzun kaynaklarını tüketen bir kısır döngü olduğunu öngörüyordunuz" şeklinde yazdı. İran saldırısında İsrail lobisi ve medyasının ABD yönetimini etkilediğini vurguladı Joe Kent, "Bu yönetimin ilk dönemlerinde, üst düzey İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasının önde gelen isimleri, ‘Önce Amerika’ politikalarınızı zayıflatmak ve İran ile çatışmayı körüklemek amacıyla savaş yanlısı bir atmosfer yaratmayı amaçlayan yanıltıcı bir kampanya yürüttü. Bu kapalılık içinde yürütülen propaganda, sizi İran’ın ABD’ye yönelik acil bir tehdit oluşturduğu ve hızlı bir müdahaleyle zafer kazanabileceğinize inandırmak için kullanıldı. Bu bir yanılgıydı ve İsrail’in daha önce ülkemizi, binlerce vatandaşımızın hayatına mal olan Irak savaşına sürüklemek için kullandığı taktiklerin bir tekrarıydı. Bu hatayı tekrar etmemeliyiz" açıklamasını yaptı. Joe Kent : Gelecek nesilleri savaşa göndermeyi onaylayamam 11 kez cepheye gitmiş bir gazi olduğunu ve eşini İsrail kaynaklı bir çatışma sonucu kaybettiğini belirten NCTC Direktörü Kent, "Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan ve Amerikalıların büyük bedeller ödediği bir çatışma için, gelecek nesilleri savaşa ve ölüme göndermeyi desteklemem" dedi. İstifa mektubunda Kent, "İran’daki eylemlerimizi ve bunları kimin adına yaptığımızı dikkatlice değerlendirmenizi rica ediyorum. Şimdi cesur kararlar alma zamanı. Ya yön değiştirip ülkemiz için yeni bir yol haritası çizersiniz ya da daha fazla gerileme ve kaosa doğru sürüklenmemize izin verirsiniz. Seçim sizin elinizde" ifadesini kullandı. NCTC, ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteriyor. NCTC Direktörü, ABD’nin terör ve uyuşturucuyla mücadele çabalarına liderlik ediyor ve doğrudan başkana danışmanlık yapıyor. ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevinde ise daha önce İran ile çatışmaya açıkça karşı çıkan ancak son operasyonlar hakkında herhangi bir değerlendirme yapmayan Tulsi Gabbard görev yapıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.