Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yoksulluk

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yoksulluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoksulluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özdağ: Yıllık bazda TÜİK enflasyonu yüzde 30,65 hiç düşük değil Haber

Özdağ: Yıllık bazda TÜİK enflasyonu yüzde 30,65 hiç düşük değil

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, açıklamasında "Kendilerine 20 bin lira sefalet aylığı reva görülen emekliler, açlık sınırının 10 bin lira altında maaş alan asgari ücretliler, siftah yapamayan ve 9 seneden beri fakirleşen esnaf, yoksulluk içinde kıvranan orta direk ve geleceğimiz olan gençlik, boş pazar çantası ile 150, 250, 300 liralık bir miktarla alışverişe giden anneler ve uzun zamandan beri milliyetçi sandıkları siyasetçilerin Öcalan’ı kurucu önder yapmasını hazmedemeyen geniş toplum kesimleri ortak bir noktada buluşmuştur." ifadelerini kullandı. Artık Cumhur İttifakı'nın oluşturduğu iktidar bloğunun sandıkta gömülmeye doğru hızla ilerlediğini belirten Özdağ, "Sandık gelecek ve bu millete açlığı, yoksulluğu reva gören Öcalan'ın ise umut hak ettiğini söyleyenler, bu sandığa gömüleceklerdir." dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, AK Parti Grup Başkanvekilinin Gabar petrollerinden gelen gelirlerle emeklilerin maaşlarında iyileştirme yapacağı vaadinde bulunduğunu ifade ederek, Akbaşoğlu'na seslendi. Özdağ, "Sayın Akbaşoğlu, eğer bu ifadenizde gerçekten zerre kadar, yüzde 1’in altında eser miktarda ciddiyetiniz varsa Gabar petrolü halka dağıtılana kadar aldığınız 500 bin lira maaşın 480 bin lirasını emeklilere dağıtın, 20 bin lirayla geçinin. Nasıl olsa Gabar’dan gelen size de gelecek. Yoksa bu milletle alay etmeyin daha fazla." diye konuştu. Açıklanan Ocak ayı enflasyon rakamlarına da değinen Özdağ, şunları kaydetti: "TÜİK enflasyonu, TÜİK yani ne diyelim açıkladığı rakamlara herhalde açıkladığı rakamlar temel olarak Erdoğan'ı üzmeme rakamları yüzde 4,84. ENAG ise 6,32 olarak ilan ettiler. Yıllık bazda TÜİK enflasyonu yüzde 30,65 hiç düşük değil. ENAG enflasyonu ise yüzde 53,42 olarak ilan etti. Yüksek ocak ayı enflasyonu AKP hükümetinin 2026 enflasyon programının tutmayacağını daha ilk aydan gösterdi. Diğer yandan aralık ve ocak ayları arasındaki belirgin fark hükümetin asgari ücret ve emekli memur aylığı artışlarını düşük tutmak için enerji ve petrol ürünleri başta olmak üzere zamları ocak ayına ertelediğini düşündürüyor. Ocak ayındaki yüksek enflasyondan dolayı, 20 bin lira emekli maaşı alan bir emekli cebinden 968 TL'yi kaybetti 1 Şubat itibariyle. 28 bin 75 TL asgari ücret alan kişi ise bin 359 TL'yi geri verdi. Daha şimdiden eriyor. Üzülerek ifade ederim ki bu hükümet emekliye, işçiye, memura, çiftçiye kısaca orta direğe yaşam hakkı tanımıyor." Özdağ, yüksek gıda enflasyonu ve düşük aylıkların halkı açlık karşısında feryat edecek duruma getirdiğini söyledi. Özdağ, "Benim yanımda Gaziosmanpaşa’da bir anne üstelik engelli bir kız çocuğu olan bir anne alışverişe pazara 250 lira ayırdım dedi. Bir kilo havuç, bir kilo ıspanak aldı, karalahana alacaktı, pazarcı 50 lira deyince 40 liralığı yok mu, yoksa kalsın dedi. Durum bu!" sözlerini kaydetti. Özdağ, açıklamasında ayrıca şu ifadelere yer verdi: "AKP döneminde de Suriye'de askeri operasyon yapıldı diyebilirsiniz, doğrudur, yapılmıştır. Peki bu operasyonlarla PKK, YPG yapılanması Suriye'de tamamen ortadan kaldırılmış mıdır? Hayır. Peki TSK bu operasyonlarda ne yapmıştır? TSK kendisine verilen görevi kahramanca ve başarıyla gerçekleştirmiş ve bölge kontrolü yapmıştır. Ama kendisine siyasi ve askeri imha emri verilmediği için bu hedefe yönelmemiştir. Peki, bölge kontrolü sağlanınca Suriye PKK'sı imha mı edilmiştir? Harekatın hedefinde yer alan sözde Kobani ve Cezire kantonları dağıtılmış mıdır? Hepsine verilecek cevap ne yazık ki kocaman bir hayırdır. Çünkü terör operasyonları sadece bölge kontrolüyle değil, doğrudan teröristleri ve terör örgütünün altyapısını yok ederek yapılır. Bu operasyonlarda hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi şükran duygularımızla ve kahraman gazilerimizi de minnetle mücadele eden bütün asker ve komutanları şükranla anıyoruz, saygılarımızı sunuyoruz. Ama bu askeri operasyonlar AKP hükümetlerinin siyasi hatalarını, Türk ordusunun bütün kahramanlığına rağmen telafi etmemiştir. Çünkü siyasi hatalar askeri başarılarla ne yazık ki ortadan kaldırılamıyor. Türkiye'nin güvenliği sağlanmadığı için gelişen süreçte PKK-YPG Fırat'ın doğusunda Haseke merkezli yeni bir siyasi yapılanmayla fiilen bir özerk alan oluşturdu. Esad'ın devrilmesinden sonra Suriye PKK'sı iyice şımardı ve Şam yönetimini başlangıçta tanımayan bir tavır sergiledi. Böylece Kuzey Irak'tan sonra KCK çatısı altında sözde dört parçalı teröristanın kuzey ve doğu Suriye bölümünde gerçekleştirilmek istendi. Yeniden bu nokta, 24 yıllık AKP hükümetinin Suriye'de büyük bir başarısızlığa imza attığını bize gösteriyor. Efendim, Suriye ordusu Fırat'ın doğusuna operasyon yaptı, PKK, YPG geri çekildi, ABD PKK'yı satmadı mı diye sorabilirsiniz. Arkadaşlar, ABD kimseyi satmadı, atmadı. Sadece PKK'nın alanını coğrafi olarak daraltırken kurumsal olarak derinleşmesini sağladı." Konuşmasında Epstein olayından da bahseden Özdağ, 2012'den beri devam eden hukuki süreçte kısa süre önce ABD Adalet Bakanlığı'nca milyonlarca belge, görsel ve videonun erişime açılmasının rutin bir işlem olmadığını belirtti. Zamanlamanın muhtemelen İran operasyonu öncesine denk gelmesinin de rastlantı olamayacağına değinen Özdağ, "Çünkü Epstein davası sıradan bir pedofil, çocuk istismarı ve fuhuş dosyası değildir. Epstein davası, hedef aldığı tanınmış siyasetçiler, devlet adamları, iş insanları ile küresel siyasetin oluşması ve şekillendirilmesine şantaj ve baskı yoluyla etki etmeyi amaçlayan uzun vadeli ve geniş kapsamlı bir stratejik istihbarat ve casusluk operasyonudur." dedi. Bazı Türk siyasetçilerin ve iş insanlarının da Epstein vakasıyla ilintili olduğuna dair bilgilerin basına sızdığını belirten Özdağ, "Bu kişilerin bu sürecin içerisine girerek şantaja, istismara, bilgi sızdırmaya, yabancı istihbarat servislerine, Mossad başta olmak üzere hazır olduğu gerçeğini tespit ederek bu davayı incelemeliyiz." diye konuştu.

DEVA Partili Sadullah Kısacık: Emeklilerin yüzde 75'i geliriyle geçinemiyor Haber

DEVA Partili Sadullah Kısacık: Emeklilerin yüzde 75'i geliriyle geçinemiyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda konuşma yaptı. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, açıklamasında en düşük emekli maaşının yoksulluk sınırı altında kaldığını belirterek milyonlarca emeklinin yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Emeklilerin yüzde 75'inin geliriyle geçinemediğini, yüzde 65'inin ev sahibi olmadığını ifade eden DEVA Partili Kısacık, "EUROSTAT ve OECD verileri ortada. Türkiye emeklilere yapılan kamu sosyal harcamalarında Avrupa ortalamasının yüzde 40 altında.” dedi. Kısacık ayrıca şunları kaydetti: “Büyükşehirlerde kira minimum 15 bin TL bandında. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de bir emekli maaşı ile ev kiralamak mümkün değil. Kirasını ödeyemeyen emeklilerimiz bir otel odasına zorla sığınıyor. Evet, bu ülkede artık emekliler evde değil, günlük kiralanan ucuz otel odalarında yaşıyor. Ankara'da Ulus'ta, İstanbul'da, turizm bölgelerinde geceliği 200-400 TL arası olan, çoğu zaman ortak tuvaleti olan ve hatta banyosu olmayan 3-4 kişilik ranza sistemli odalarda emeklilerimiz yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Milletimizin gün görmüşleri, toplumsal hafızamızın temeli emeklilerimiz; yirmi beş otuz yıl çalışmış, prim ödemiş, vergi ödemiş insanlar. Peki yılların emeğinin karşılığı ne? Bir anahtar, bir oda ve bir yatak! Bu mu sizin insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışınız.”

Antalya Kumluca 'asgari' için ses yükseltti Haber

Antalya Kumluca 'asgari' için ses yükseltti

Antalya, Kumluca Belediyesi işçileri, artan hayat pahalılığı ve alım gücünün hızla düşmesi nedeniyle asgari ücrete tepki gösterdi. (DİSK)’e bağlı sendikaların İşçileri, insanca yaşamaya yetecek bir ücret ve vergide adalet talebinde bulundu. Eylemde yapılan basın açıklamasında, ücret artışlarının resmi enflasyonun dahi altında kaldığı belirtilerek, “Hayat pahalılığı karşısında ücretlerimiz eriyor, alım gücümüz her gün daha da düşüyor” denildi. Ülkedeki temel sorunun bölüşüm adaletsizliği olduğuna dikkat çekilerek, mevcut düzenin zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul hale getirdiği vurgulandı. Türkiye’de çalışanların büyük bölümünün asgari ücret ve civarında gelirle çalıştığı hatırlatıldı. Asgari ücretin tüm ücretleri ve toplu sözleşmeleri doğrudan etkilediği belirtilerek, 22 bin 104 TL’lik asgari ücretin açlık sınırının dahi altında kaldığı ifade edildi. Sendika temsilcileri, açlık sınırının 30 bin TL’ye, yoksulluk sınırının ise 90 bin TL’ye dayandığını belirtti. Asgari ücretin 11 aylık kaybının 6 bin 574 TL’ye ulaştığı, bugünkü alım gücünün ise yaklaşık 16 bin TL seviyesine gerilediği kaydedildi. 2025’te yapılan artışın, 2024’teki kayıpları dahi telafi etmediği ve yaklaşık yüzde 15 geride kaldığı belirtildi. Yıl içinde ara zam yapılmamasına tepki gösterilerek, anne, baba ve iki çocuğun çalıştığı bir ailede bile toplam gelirin yoksulluk sınırının altında kaldığı dile getirildi. Açıklamanın sonunda, DİSK’in 21 Aralık’ta İstanbul’dan başlayıp 23 Aralık’ta Ankara’da sona erecek yürüyüşüne destek çağrısı yapıldı. Emekçiler; işçileri, emeklileri ve sendikalı-sendikasız tüm çalışanları bu mücadeleye omuz vermeye, sendikalı olmaya ve DİSK çatısı altında birleşmeye davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.