Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yıl

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yıl haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıl haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyük adımlarla ilerleyen Çin, 2026 dünyasına güven katacak Haber

Büyük adımlarla ilerleyen Çin, 2026 dünyasına güven katacak

Uluslararası basın kuruluşları, bu yeni yıl mesajının yansıttığı Çin güveni ve gücüne odaklandı. Söz konusu bu güven, Çin’in kararlı kalkınma adımlarından kaynaklanıyor. Geride bıraktığımız yılda dünya ekonomisi gümrük vergisi savaşları ve ticaret savaşlarının baskısı altında ciddi sınamalarla karşılaştı. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, tüm bu baskılara rağmen ekonomik büyümesini sürdürdü. Çin’in 14. Beş Yıllık Planı’nın son yılı olan 2025'te, ülke ekonomisinin yüzde 5 civarında büyümesi ve dünya ekonomisine katkı oranının yüzde 30 seviyelerinde seyretmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Xi Jinping, yeni yıl mesajında; yapay zeka modelleri, çip geliştirme ve insansı robotlar gibi örnekler vererek Çin ekonomisinin kazandığı yeni nitelikleri aktardı. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü(WIPO) tarafından yayımlanan rapora göre, Çin’in inovasyon endeksi ilk kez dünyada ilk on arasına girdi. Analistler, Çin’in yeni nitelikli üretici güçleri var gücüyle geliştirmesinin, yeni büyüme avantajları şekillendireceğini ve bunun ülkenin uzun vadeli kalkınmasına büyük bir enerji katacağını savunuyor. Halkın müreffeh bir yaşam sürmesini sağlamak, Çin hükümetinin öncelikli görevidir. İstihdamın teşvik edilmesinden gelirlerin artırılmasına, yaşlı ve çocuk bakımına kadar halkın yaşamına dokunan bir dizi politikanın hayata geçirilmesiyle, Çin vatandaşlarının mutluluk ve güven duygusu sürekli artıyor. “Her aile dinamik ve mutlu olursa, ülke de dinamikleşir ve ilerler” ifadesi, Çin Komünist Partisi’nin "halka hizmet" ilkesine dayanan asıl gayesini ortaya koyuyor. Aynı zamanda, dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi olarak Çin’in kalkınması, küresel modernleşme sürecine de güçlü bir destek sunuyor. Bu güvenin ikinci kaynağı ise Çin’in dünya barışını teşvik etme ve küresel yönetişimi iyileştirmedeki zekâsı ve katkısıdır. Geçtiğimiz yıl dünya genelinde çatışmaların sıklığı, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana rekor seviyeye ulaştı. Sorumlu bir devlet anlayışıyla Çin, barış ve müzakere yollarının açık tutulmasında ısrarcı oldu. Cumhurbaşkanı Xi, Shanghai İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi’nde Küresel Yönetişim İnisiyatifi’ni ileri sürdü ve 150’den fazla ülke ile uluslararası örgütün desteğini kazandı. Çin Halkının Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı ve Dünya Faşizmle Mücadele Savaşı’nda elde edilen zaferlerin 80. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma etkinlikleri, uluslararası topluma adaletin, barışın ve halkların nihayetinde kazanacağı mesajını verdi. Çin’in sunduğu güven, aynı zamanda dışa açılım ve işbirliğine sadık kalma sorumluluğundan besleniyor. Tek taraflılık ve korumacılığa karşı Çin, “el ele verme” ve “zincirleri uzatma” önerileriyle yüksek düzeyli dışa açılımı sürdürdü. 2025 yılı sonunda Hainan Serbest Ticaret Limanı’nda gümrük kapatma işlemleri resmen tamamlandı. Bazı Batılı medya kuruluşları dahi bu limanın, uluslararası ticari işbirliği için çok daha istikrarlı bir platform sağladığını kabul etti. Hainan’daki bu gelişme şu gerçeği bir kez daha doğruluyor: Dünya iyi olursa Çin de iyi olur; Çin iyi olursa dünya daha da iyi olur. Çaba sarf edilen her şey mutlaka karşılığını verecektir ve sürekli olarak yeni gelişmeler ortaya çıkacaktır. 2026 yılı, 15. Beş Yıllık Plan’ın başlangıç yılıdır. Cumhurbaşkanı Xi’nin mesajında yer alan “Hedefimize kilitlenmeli, güvenle ve ivme kazanarak yüksek nitelikli gelişmeyi hızlandırmalı, reform ve dışa açılmayı daha da ilerletmeli, tüm halkın ortak refaha kavuşmasını teşvik etmeli ve Çin mucizesinin yeni sayfasını açmalıyız.” şeklindeki kararlı sözleri, Çin’in yeni yıl için gelişme hedeflerini çizerken, Çin halkını büyük bir güvenle yeni bir döneme adım atmaya teşvik ediyor. Son zamanlarda birçok uluslararası kuruluş, Çin'in ekonomik büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Pek çok uluslararası ekonomi uzmanı, Çin ekonomisinin gelecekte daha güçlü bir büyüme kaydedebileceğini düşünüyor. Yeni yılda, Çin'in dış ilişkileri ve işbirlikleri açısından bir dizi önemli gelişme yaşanacak. Çin-Afrika diplomatik ilişkilerinin kuruluşunun 70. yılı, Çin’in ev sahipliğindeki ikinci Çin-Arap Ülkeleri Zirvesi ve 33. Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi gibi büyük etkinlikler planlanıyor. Tıpkı Cumhurbaşkanı Xi’nin dile getirdiği gibi, Çin her zaman tarihin doğru tarafında duruyor, tüm ülkelerle birlikte el ele vererek barış ve gelişmeyi hızlandırmaya, insanlığın kader birliğini inşa etmeye hazır bulunuyor. 2026 yılında Çin, Ay Takvimi'ne göre “At Yılı”nı karşılayacak. At, Çin kültüründe dinamizm, girişimcilik ve ilerlemeyi simgeler. Çin’in iktidar partisi ÇKP’nin liderliğinde, 1,4 milyardan fazla Çin vatandaşı, büyük başarılar elde etmek için kararlılıkla çaba gösterecek ve yenilikçi adımlar atarak geleceği şekillendirmeyi hedefleyecek. 15. Beş Yıllık Plan’ın güçlü bir başlangıç yapması ve Çin tarzı modernleşme yolunda yeni bir dönemin açılması için yoğun gayret sarf edilecek. Kendine güvenen, dışa açık ve kararlı bir şekilde ilerleyen Çin, dünyaya daha fazla güven ve güç katacak. Yazar: Cao Beidan

Çin’den Avrupa Birliği’nin CBAM kısıtlamalarına tepki geldi Haber

Çin’den Avrupa Birliği’nin CBAM kısıtlamalarına tepki geldi

Bugün yürürlüğe giren CBAM kapsamında son günlerde yayımlanan yasa teklifleri ile uygulamalara dikkat çeken Bakanlık Sözcüsü yaptığı açıklamada, bunlar arasında karbon emisyon yoğunluğu için varsayılan değerlerin belirlenmesi ve kapsamın genişletilmesi planlarının yer aldığını belirti. AB’nin Çin’in yeşil ve düşük karbonlu kalkınma alanında elde ettiği önemli başarıları görmezden gelerek, Çin menşeli ürünler için belirgin şekilde yüksek varsayılan değerler belirlediğine işaret eden sözcü, AB’nin önümüzdeki üç yıl içinde söz konusu varsayılan değerleri her yıl artırmayı planladığını hatırlattı. Bu planın, Çin'in mevcut seviyesi ve gelecekteki gelişim eğilimine uygun olmadığını, aynı zamanda Çin’e karşı adaletsiz ve ayrımcı bir muamele olduğunu belirten sözcü, AB’nin bu uygulamalarının Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) "en çok kayrılan ülke muamelesi" ve "ulusal muamele" ilkelerini ihlal ettiğini ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ndeki "ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar" ilkesine de aykırı olduğunu vurguladı. Sözcü, AB’in 2028'den itibaren CBAM kapsamını makine ekipmanları, otomobil ve parçaları ve ev aletleri gibi yaklaşık 180 çelik ve alüminyum yoğun ürünü de içerecek şekilde genişletmeyi öngören bir yasa tasarısı sunduğunu ifade etti. Bu tasarının iklim değişikliğiyle mücadele kapsamını aştığını ve belirgin şekilde tek taraflılık ve ticaret korumacılığı niteliği taşıdığını belirten sözcü, Çin’in bundan ciddi endişe duyduğunu ve kararlılıkla karşı çıktığını dile getirdi. Sözcü, Çin’in AB'nin yakın zamanda 2035 yılı fosil yakıtlı yeni araç yasağını değiştirerek birlik içindeki kontrol düzenlemelerini gevşettiğini de not ettiğini belirtti. AB’in dışarıya karşı yeşil adı altında korumacılık yaparken, içeride düzenlemeleri gevşeterek emisyon azaltma gereksinimlerini düşürdüğünü hatırlatan sözcü, bu çelişkili yaklaşımın tipik bir çifte standart olduğunu kaydetti. Sözcü, sözlerine şöyle devam etti: “AB, tarihsel emisyon sorumluluğunu, ülkelerin kalkınma aşamalarını ve teknoloji seviyelerini görmezden gelerek, ‘karbon kaçağını’ önleme bahanesiyle yeni ticaret korumacılığı uygulayarak, kendi karbon standartlarını gelişmekte olan ülkelere dayatıyor. Bu iklim ve ticaret yönetim kuralları arasında çatışmaya neden olurken, gelişmekte olan ülkelerin iklim eylemi maliyetlerini artırıyor ve uluslararası toplumun karşılıklı güvenine ciddi zarar veriyor. Bu, tarafların iklim değişikliğine karşı işbirliği yapma ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme çabalarına tamamen aykırıdır. AB’nin iklim ve ticaret ile ilgili uluslararası kurallara uymasını, tek taraflılık ve korumacılığı terk etmesini, piyasa açıklığını korumasını ve adil, bilimsel ve ayrımcı olmayan ilkeler doğrultusunda yeşil alanda ticaret ve yatırımı serbestleştirme ve kolaylaştırmayı teşvik etmesini umuyoruz. Çin, AB ile işbirliği içinde küresel iklim değişikliğiyle mücadele etmeye isteklidir, ancak herhangi bir adaletsiz ticaret kısıtlamasına yanıt vermek, kendi kalkınma çıkarlarını, Çinli şirketlerin meşru haklarını ve küresel endüstri ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumak için gerekli tüm önlemleri kararlılıkla alacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.