Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerel Yönetimler

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yerel Yönetimler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Yönetimler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu'nun A takımı şekilleniyor Haber

Kılıçdaroğlu'nun A takımı şekilleniyor

CHP'de mutlak butlan kararı sonrası yeniden genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun oluşturacağı yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK) merak konusu oldu. Parti Meclisi toplantısının iptal edilmesinin ardından gözler yeni yönetim kadrosuna çevrilirken, kulislerde çeşitli isimler konuşulmaya başlandı. Parti kulislerine yansıyan bilgilere göre yeni MYK'nın yedi kişiden oluşması bekleniyor. Yönetimde yer alacak isimlerin büyük bölümünün milletvekillerinden seçileceği ifade ediliyor. Kulislerde yer alan iddialara göre CHP Sözcülüğü görevine Müslim Sarı'nın getirilmesi bekleniyor. Daha önce CHP milletvekilliği yapan Sarı, 2019 yılında oluşturulan Parti Meclisi'nde de görev almıştı. Yeni dönemde idari ve mali işlerden Faik Öztrak'ın sorumlu olması öngörülüyor. Eski Hazine Müsteşarı olan Öztrak, halen CHP Edirne Milletvekili olarak görev yapıyor. Genel Saymanlık görevi için ise Bülent Kuşoğlu'nun adı geçiyor. Kuşoğlu daha önce dört dönem milletvekilliği yaptı. Kulislerde konuşulan bilgilere göre medya politikaları alanında Ankara Milletvekili Deniz Demir'in görev alması bekleniyor. Yerel yönetimlerden sorumlu isim olarak ise CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın görevlendirilebileceği belirtiliyor. Sosyal politikalar alanında da İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi'nin yer alacağı ifade ediliyor. Öte yandan teşkilatlardan sorumlu görevin herhangi bir isme verilmemesi ve bu alanın doğrudan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yürütülmesi bekleniyor. Hukuk işleri alanında İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç'ın görevlendirilebileceği belirtilirken, eski milletvekili Akif Hamza Çebi'nin de hukuk biriminde yer alabileceği ifade ediliyor. Kulislerde adı geçen isimler ve görevleri şöyle sıralanıyor: Müslim Sarı - Parti Sözcüsü Faik Öztrak - İdari ve Mali İşler Bülent Kuşoğlu - Genel Sayman Deniz Demir - Medya Orhan Sarıbal - Yerel Yönetimler Gamze Akkuş İlgezdi - Sosyal Politikalar Sevda Erdan Kılıç - Hukuk İşleri Akif Hamza Çebi - Hukuk Birimi CHP yönetiminden yeni MYK'ya ilişkin resmi bir açıklama ise henüz yapılmadı.

CHP'li Başkanlar Balıkesir'de buluştu Haber

CHP'li Başkanlar Balıkesir'de buluştu

Tüm katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Başkan Seçer, Balıkesir’de olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Marmara Belediyeler Birliği ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın belediyeciliğin her alanında her yurttaşa dokunan önemli çalışmalara imza attığını ifade eden Seçer, CHP’li belediye başkanlarının hepsinin önemli işleri hayata geçirdiğini aktardı. Seçer, “Belediye başkanlarımız çalışmalarını, bir uyum içerisinde yapıyorlar. Bir kurumda uyum varsa; birlikte düşünme ve birlikte hareket etme varsa başarı kaçınılmaz oluyor” diyerek emek veren tüm belediye başkanlarına teşekkür etti. “Bütün belediye başkanlarımız halkı anlayan, halka dokunan ve sonuç alıcı icraatlar yapıyor” Türkiye’de siyasetin, 2019 yılında yapılan seçimlerde CHP’li adayların özellikle metropol kentleri kazanmasının ardından farklı bir evreye geçtiğine dikkat çekerek konuşmasını sürdüren Seçer, 2002-2019 yılları arasında mevcut iktidarın, hem yerel yönetimlere hem genel iktidara sahip olduğunu, CHP’li siyasetçilerin ise kırsal kesimlere, mahallelere gittiği zaman yalnızca iktidara yönelik eleştirilerini dile getirebildiklerini belirtti. 2019’dan bu yana CHP’li belediyelerin yerel yönetimlerde güçlü bir kazanım elde etmesinin üzerine icraat yaptığını ve halkla bir araya geldiklerinde anlatacak birçok proje ve başarıya imza attıklarını vurgulayan Seçer, “2019’dan bu yana her şey değişti. Artık çok başarılı belediye başkanlarımız var. Bütün belediye başkanlarımız halkı anlayan, halka dokunan ve sonuç alıcı icraatlar yapıyor. Bu da; başta milletvekillerimiz olmak üzere partililerimiz halka gittiğinde, oturup hemhal olduğunda, Türkiye’nin derdini konuştuğunda anlatacağı icraatlardan, vereceği sözlere kadar bir referans ortaya çıkarıyor” diye konuştu. “İktidarın anahtarı, CHP’li belediye başkanlarının uygulamalarının elinde” CHP’li belediye başkanlarının başarılı işlere imza attığını iktidarın da gördüğünü kaydeden Seçer, “2024 yılında alınan başarılı sonuçlardan sonra iktidar şapkasını önüne koydu ve düşünmeye başladı. ‘Benim iktidarımı sarsacak olan ana muhalefet partisinin belediyelerinin başarılı çalışmaları’ diyerek, ‘Bunlarla nasıl mücadele edebiliriz?’ arayışına girdi ve ondan sonra olan oldu. 2024 yılının Ekim ayı ve ardından 2025 yılının Mart ayındaki operasyonlarla iktidarın da bizim üzerimizde yazdığı senaryo ortaya çıkmaya başladı. İktidar; eğer CHP bu ülkede iktidar olacaksa ya da AK Parti iktidarı kaybedecekse, iktidarın anahtarının CHP’li belediye başkanlarının belediyecilik uygulamalarının elinde olduğunun farkında” ifadelerine yer verdi. Seçer’den siyasi operasyonlara eleştiri: “Yapılan siyasi operasyonlar demokrasiye ve millet iradesine darbedir” İktidar tarafından devam eden hukuksuz uygulamaların, siyasi operasyonların devam edeceğini öngördüğünü aktaran Seçer, “Bu saldırılar bizi yıldırmadı. Arkadaşlarımızın yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İktidar, bir başka saldırı daha yapmaya başladı. Sandıkta yenemedikleri belediye başkanlarını, ‘Nasıl kendi partimize çekeriz?’ anlayışı içerisine girdiler. Bu anlayışla bazı bölgelerde bazı belediye başkanları üzerinden başarılı oldular ve bu çalışmalarını da sürdürmeye devam ediyorlar. Bu demokrasiye bir darbedir. Millet iradesine saygısızlıktır” sözlerini kullandı. Seçer, başarılı belediye başkanlarının kendi seçmen kitlesinin de olabileceğini ancak seçimlerde asıl başarının partiden geldiğini işaret ederek, halkın iradesi ve partisinin gücüyle yola çıkmış bir belediye başkanının farklı bir partiye dahil edilmesinin partinin seçmenine ve partiye ihanet etmek olduğunu belirterek, durumu ‘siyasi ahlaksızlık’ olarak değerlendirdi. Seçer, her zaman dimdik duracaklarını belirterek şu ifadeleri kaydetti: “Giden gider, biz buradayız. Kalan arkadaşlarımızla beraber iktidar yolunda hiçbir korkuya ve vehme kapılmadan aynı amaçla, aynı şevkle ve aynı inançla çalışmaya devam edeceğiz.” “İktidarın ulaşamadığı her noktaya biz ulaşıyoruz” CHP’li belediyelerin hizmetleri ile iktidarın ulaşamadığı her alana ulaştıklarını kaydeden ve çok değerli hizmetler ortaya koyduklarını dile getiren Seçer, “Bu toplantıda bir araya gelmemizin temel sebeplerinden bir tanesi de bu. İyi uygulamalarımızı birbirimize anlatalım ve eksiklerimizi görerek bunları tamamlayalım. Bir elin nesi var, iki elin sesi var” dedi. “Güçlü ve halkın yanında bir iktidar olacağız” Seçer, CHP’li belediyelerin, anne karnından başlayarak bireyin hayatının tüm aşamalarında yanında olduğunu ve hizmet götürdüğünü belirtti. CHP hakkında yıllarca yanlış algılar üzerinden siyaset üretildiğini ancak son yıllarda belediyelerce yapılan hizmetlerle bu algıların tuzla buz edildiğini sözlerine ekleyen Seçer, “Mevcut iktidar, yıllardır sürdürdüğü algı ve anlayışları yıktığımız için CHP’li belediye başkanlarının üzerine geliyor. Biz çalıştığımız sürece iktidar bizim olacak. Çok çalışıyoruz, daha da fazla çalışacağız. Çok değerli hizmetler yapıyoruz. Hepiniz sokağa çıktığınız zaman bunu görüyorsunuz; halkın ilgisi, sevgisi, güveni bize. Halk bizi kendinden görüyor. Bugün halkın yanında olan CHP’li belediye başkanlarıdır. Biz milletimizin hayır duasını arkamıza alarak, onun teşekkürüyle mutlu olarak, desteğiyle de güçlü olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. CHP’li tüm siyasilerin güçlü bir şekilde birbirlerine destek olmaya devam etmeleri gerektiğinin altını çizen Seçer, “Eninde sonunda iktidar biz olacağız. Güçlü ve halkın yanında bir iktidar olacağız. Her gelen gün, bugünden çok daha iyi olsun” diye belirtti. Zeybek: “CHP’li belediyeler olarak sorunlar karşısında iyi çözümleri birbirimize aktarmamız gerekiyor” CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek konuşmasına; CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in selamlarını ve başarı dileklerini ileterek başladı. Zeybek, büyükşehir belediye başkanları ve büyükşehir belediyelerinin farklı disiplinlerdeki kurumlarının başkan ve yöneticileri ile sık sık bir araya geldiklerinden söz ederek, “CHP’li belediyeler olarak sorunlar karşısında iyi çözümleri ve çözümlerdeki başarıyı, deneyimlerimizi mutlaka birbirimize aktarmamız gerekiyordu” dedi.

Gonca’dan USKAF-IX’e anlamlı katkı Haber

Gonca’dan USKAF-IX’e anlamlı katkı

İki gün süren kongrede dezavantajlı grupların sağlık hizmetlerine erişimi, sağlık politikaları, kalite ve akreditasyon, beslenme, yenilikçi tedavi yöntemleri, psikososyal destek ve kurumlar arası iş birliği başlıkları kapsamlı biçimde ele alındı. Kongre boyunca çocuklar, yaşlılar, özel gereksinimli bireyler ve kronik hastalığı bulunan grupların sağlık hizmetlerine erişiminde karşılaşılan sorunlar değerlendirilirken, bu noktada çözüm önerileri, iyi uygulama örnekleri ve toplumsal katılımı güçlendirecek yaklaşımlar katılımcılarla paylaşıldı. Kongrenin toplumsal boyutunun ele alındığı oturumda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ebubekir Ardıç, “Dezavantajlı Gruplar İçin Yerel Yönetimler Açısından Mevcut Sağlık Hizmetleri Uygulamaları” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda dezavantajlı gruplara yönelik yerel yönetim hizmetlerinin mevcut durumu, erişilebilirlik olanakları ve uygulama örnekleri katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Köse ise dezavantajlı bireylerin yaşam kalitesinin artırılmasında yerel yönetimlerin üstlendiği sorumluluklara, kurumlar arası koordinasyonun önemine ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. GONCA’NIN 12 KİŞİLİK RİTİM GRUBU SAHNE ALDI Kongrenin kapanış bölümünde Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi ritim grubu öğrencileri sahne aldı. Merkez bünyesinde çalışmalarını sürdüren ve özel bireylerden oluşan 12 kişilik grup, enstrüman performanslarıyla programın finaline anlam kattı. Program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı korosu ile Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi ritim grubu aynı sahnede buluştu. “Engelsiz Şarkılar” kapsamında gerçekleşen ortak performans, kongre boyunca vurgulanan sosyal entegrasyon, erişilebilirlik ve toplumsal katılım kavramlarının sahnedeki güçlü yansıması oldu. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen performans, programın en anlamlı anlarından biri olarak öne çıktı.

Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği'nden Memduh Büyükkılıç'a ziyaret Haber

Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği'nden Memduh Büyükkılıç'a ziyaret

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, başkanlık toplantı salonunda Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği heyetini kabul etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, Türkiye ile Bosna Hersek arasındaki tarihi ve kültürel bağların yerel yönetimler düzeyinde daha da güçlendirilmesi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarete, Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği Başkanı, eski parlamento üyesi ve hukukçu Jasmin Imamović başkanlığındaki heyet katıldı. Heyette; Dernek Başkan Yardımcısı ve Türkçe Tercüman Salih Dizdarević, Bosna Hersek Ordusu emekli generali ve Zenica şehri savunma komutanı Jasmin Šarić, Bosna Hersek Parlamentosu Başkanı’nın eski özel kalem müdürü ve BH Telekom yöneticisi Jasmin Beganović, Bosna Hersek İnsan Hakları ve Mülteciler Bakanlığı kıdemli uzmanı Esad Alić, dernek yönetim kurulu üyesi Abdulah Jašarević, Bosna Hersek Ordusu eski komutanı Sinan Kasap, Bosna Hersek Federasyonu Adalet Bakanlığı çalışanı Kasim Salihović, Zenica-Doboj Kantonu İçişleri Bakanlığı çalışanı Mahira Imamović ve inşaat mühendisi Hajrija Šarić yer aldı. Ziyarette ayrıca Kayseri Bosna Türkleri Dernek Başkanı Ahmet Beyaz ve beraberindeki heyet de hazır bulundu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin tarih boyunca farklı kültürleri bir araya getiren önemli bir şehir olduğunu vurgulayarak, “Hoş geldiniz, şeref verdiniz” dedi. Milletvekilliği döneminde Türkiye-Bosna-Hersek Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı olarak görev yapan AK Parti 21. Dönem ve 22. Dönem İstanbul Milletvekili Hüseyin Kansu ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek, Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği heyetini video konferans ile görüştürdü. Başkan Büyükkılıç, Kansu’ya 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kayseri’den selamlar gönderdi. Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği Başkanı Jasmin Imamović de “15 yıldır Türkiye ile Bosna arasındaki arkadaşlık köprüsünü güçlendirmek için çalışmaktayım. Bizi burada ağırladığınızdan dolayı teşekkür ederim. Onlarla beraber iş birliği protokolü imzaladık. Kayseri ile Bosna Hersek arasındaki bağı güçlendirmek için çalışmalara devam edeceğiz” diye konuştu. 12 gün Türkiye’de zaman geçireceklerini söyleyen Imamović, “Arkadaşlık Karavanı adı altında proje yaptık, 16 şehri ziyaret edeceğiz. Gaziler, mühendisler, doktorlar, askerler ve iş adamları dâhil heyette önemli isimler var” dedi. “Siz Kayseri’yi Yeniden İnşa Ettiniz” Dernek Başkanı Jasmin Imamović, 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ve 2029 Dünya Spor Başkenti seçilen Kayseri’yi de tebrik ederek, “O programlarda bizler de içerisinde bulunarak kültürümüzü temsil ederek, güzel işlere imza atacağız. Kayseri temiz ve iyi insanların şehri, Kayseri’nin başında sizin gibi büyükşehir belediye başkanı da var, sizi tebrik ediyorum. Çünkü siz Kayseri’yi yeniden inşa ettiniz. Erciyes’i de ziyaret etmeyi çok istiyoruz, orayı da tanıtacağız” ifadelerini kullandı. Kayseri Bosna Türkleri Dernek Başkanı Ahmet Beyaz, Bosna Hersek’ten 56 kişilik heyetin Bosna Hersek ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki kardeşlik ve dostluk bağını güçlendirmek, Türk kültürünü ve Kayseri’yi tanıtmak için Kayseri’ye geldiğini anlattı. Beyaz, yapacakları projelerden de bahsetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ile de telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dernek Başkanı Jasmin Imamović, Milli Savunma Bakanlığı döneminde Bosna Hersek’in Zenica şehrinde "fahri vatandaşlık belgesi" verilen TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ile çok iyi dostlukları olduğunu söyledi. TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Akar, görüşmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Büyükkılıç da dostlukların bu güzelliklerle daha da mutlu olduklarını belirterek, Akar’ın o bölgede yaptığı hizmetlerin takdire şayan olduğunu ifade ederek, “Bosna bizim için vazgeçilmezimiz, o anlamda iş birliğini önemsiyoruz. Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak oradaki yapmış olduğumuz çalışmalar da takdire şayan olarak nitelendiriliyor. Dostluk köprüsü oluşturuluyor” şeklinde konuştu.

ÇEVKO’dan COP31 Öncesi Kritik Gündem: İklim, Finansman ve Gençlik Masaya Yatırıldı Haber

ÇEVKO’dan COP31 Öncesi Kritik Gündem: İklim, Finansman ve Gençlik Masaya Yatırıldı

Uzman sanayi inisiyatifi ve etkin sivil toplum kuruluşu kimliklerini bünyesinde bir araya getiren ÇEVKO Vakfı’nın, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlediği çevrim içi söyleşiler, 6. yılında da sürüyor. Ana odağı, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 süreci çerçevesinde belirlenen 2026 yılı söyleşilerinin ikincisi, 27 Nisan günü yoğun bir katılımla gerçekleşti. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın üstlendiği söyleşinin konuşmacıları; ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Türkiye Koordinatörü Bahar Özay, Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Pelin Kıvrıkoğlu ve Başkent Üniversitesi İklim Elçisi Asya Yüce oldular. Mete İmer: “Artık Gerçekleştirilebilenlerin Samimi Bir Muhasebesini Yapma ve Uygulamayı Öne Çıkarma Zamanı” İklim krizinin etkisini artırmaya devam ettiğini ve COP31’in zor küresel koşullar altında toplanacağını vurgulayan ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre son 10 yıl, kayıtlara geçen en sıcak yıllar arasında yer aldı. Diğer taraftan dünyadaki olumsuz politik ve ekonomik gelişmeler, Amerika Birleşik Devletleri’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesi, bölgesel savaşlar ve iklim finansmanındaki yetersizlikler devam ediyor. Antalya’da Kasım ayında gerçekleşecek 31. Taraflar Konferansı bu koşullar altında toplanacak. Bu nedenle zor bir gündemle karşı karşıyayız,” dedi. Paris İklim Anlaşması’ndan bu yana geçen 10 yılda hedeflere ne kadar yaklaşıldığının samimi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Mete İmer, “Uygulama artık belirleyici bir aşama haline geldi. Geride kalan dönemde hedeflere ne kadar yaklaşıldığını, uygulamanın ne ölçüde başarılı olduğunu açık biçimde muhasebe etmeliyiz. Türkiye olarak da bu muhasebeyi yapmalı; yasal düzenlemelerimizi ne kadar hayata geçirdiğimizi, iklim finansmanını ne ölçüde temin edebildiğimizi ve toplumu harekete geçirmek için neler yaptığımızı sorgulamalıyız. Eksikliklerimizi gidermemiz büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu. Özellikle kentlerin iklim krizine karşı dirençli hale getirilmesinin giderek daha acil bir başlık haline geldiğine işaret eden Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumu yakından ilgilendiren ve giderek daha acil hale gelen konu, kentlerin ve yaşam alanlarının iklim krizine karşı direnç kazanmasıdır. Yaşadığımız seller, afetler ve kuraklıklar; şehirlerde bundan sonra daha güvenli bir yaşam için altyapı yatırımlarını, bu alana yönelik finansman ihtiyacını ve yerel yönetimlerin rolünü öncelikli hale getirdi. Bu nedenle bu toplantıda ve bundan sonraki söyleşilerimizde belediye temsilcilerine de söz vermek, onları dinlemek istiyoruz. Çünkü burada belediyelerin sorumluluğu ve yapacakları çalışmalar çok önemli.” Selda Susal Saatçi: “Her 5 Saniyede Bir Futbol Sahası Kadar Verimli Toprak Kaybediliyor” İklim krizinde “uygulama” ve “sonuç” odaklı yeni bir döneme girildiğini vurgulayan Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, “Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’e doğru ilerlerken aslında bir kırılma noktasındayız. Yıllarca hedefleri ve taahhütleri konuştuk; artık bu hedeflerin sahadaki karşılığını, uygulamaların somut çıktılarını görmeye ihtiyaç duyuyoruz. COP31’in de bu yaklaşım üzerine kurulduğunu yakından takip ediyoruz. Bu çerçevede döngüsel ekonomi, atık yönetimi, iklim finansmanına erişim, tarım, su ve gıda güvenliği, adil dönüşüm ve gençlik katılımı öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor,” dedi. Sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine alan bir yaklaşım benimsediklerini belirten Selda Susal Saatçi, “Biz Anadolu Efes olarak ‘7. nesil düşünce’ yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Yani bugün aldığımız her kararın, yaptığımız her eylemin gelecek nesiller üzerindeki etkisini gözetiyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca bir başlık değil, iş yapış biçimimizin merkezinde yer alan ve uzun vadeli değer yaratma modelimizin ayrılmaz bir parçası olan dönüştürücü bir strateji. Türkiye’de sürdürülebilirlik raporlamasını ilk gerçekleştiren şirketlerden biri olarak çevresel, sosyal ve yönetişim performansımızı şeffaf şekilde paylaşıyoruz ve son iki yıldır entegre raporlama yaklaşımını benimsiyoruz,” diye konuştu. Selda Susal Saatçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarım, iklim krizinden en çok etkilenen ve aynı zamanda krizi etkileyen alanlardan biri. Küresel ölçekte tarımsal faaliyetler emisyonların yaklaşık yüzde 13’ünü oluştururken, su kaynaklarının yüzde 70’inden fazlasını tüketiyor. Her yıl yaklaşık 75 milyar ton verimli toprak kaybediliyor; bu, her 5 saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde alanın yok olması anlamına geliyor. Artan nüfusla birlikte 2050’ye kadar tarımsal üretimin iki katına çıkması gerekiyor. Bu tablo, tarımda daha dayanıklı ve sürdürülebilir yöntemlere geçişi zorunlu kılıyor. Bu kapsamda biz de onarıcı tarım uygulamalarına odaklanıyoruz. Yaptığımız pilot çalışmalarda somut ve cesaret verici sonuçlar elde ettik. Toprak organik maddesinde yüzde 25’e varan artış, su tutma kapasitesinde yüzde 13 iyileşme ve hektar başına 6,7 ton karbon tutulumu sağladık. Bu sonuçlar ışığında bu yıl onarıcı tarım uyguladığımız alanları genişletme kararı aldık. Bununla birlikte, çiftçilere sağladığımız 220 milyon TL’yi aşan teşvik paketi, gençlere yönelik sürdürülebilir tarım eğitim programları ve kadınların güçlenmesine katkı sunan döngüsel ekonomi projeleriyle bütüncül bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Tarım, gıda güvenliği, sıfır atık, gençlik ve eğitim başlıklarında atılan adımların tek başına değil, iş birlikleriyle ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz; COP31’in de bu anlamda güçlü bir sinerji yaratma potansiyeli taşıdığını düşünüyoruz.” Dr. Bahar Özay: “Sürdürülebilirlik Artık Sadece Çevresel Değil, Ekonomik ve Jeopolitik Bir Mesele” Sürdürülebilirliğin artık yalnızca çevresel bir gündem değil, ekonomik, teknolojik ve jeopolitik boyutları olan çok katmanlı bir dönüşüm alanı haline geldiğini vurgulayan BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Türkiye Koordinatörü Dr. Bahar Özay, “Bugün içinde bulunduğumuz tablo, sürdürülebilirlik ve iklim konularının ekonomi politikalarından enerji ve gıda güvenliğine, toplumsal refahtan küresel rekabet gücü ve dış politikaya kadar uzanan yapısal bir dönüşüm gündemi haline geldiğini açıkça gösteriyor. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın başarılması için belirlenen 2030 takvimi bağlamında yapılan değerlendirmeler, amaçların yalnızca yaklaşık yüzde 17’sinin hedeflenen hızda ilerlediğini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu. Küresel ölçekte sürdürülebilirlik hedeflerinin önündeki en temel engelin kalkınma ve iklim finansmanındaki açık olduğuna dikkat çeken Dr. Bahar Özay, “Bugün geldiğimiz noktada finansman konusu belirleyici bir kırılma alanı. 2015 yılında yıllık 2,5 trilyon dolar olarak hesaplanan ihtiyaç, bugün 4 trilyon dolar seviyesine ulaşmış durumda. Mevcut kaynakların adil, etkin ve verimli kullanılamaması ve çok taraflı iş birliklerinde yaşanan sorunlar, bu süreci daha da zorlaştırıyor. Aynı zamanda jeopolitik gelişmeler, çatışmalar ve küresel yönetişim mekanizmalarındaki zayıflama, sürdürülebilirlik gündeminin ilerlemesini doğrudan etkiliyor” dedi. Dr. Bahar Özay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çok katmanlı kriz ortamında Türkiye’nin ‘orta güç’ olarak farklı bölgeler, ekonomiler ve aktörler arasında köprü kurabilecek önemli bir rol üstlenme potansiyeli bulunuyor. COP31 süreci, Türkiye’nin hem yeşil dönüşüm hem de kalkınma ve iklim finansmanı ile uluslararası diyalog açısından konumunu güçlendirebileceği kritik bir fırsat sunuyor. Türkiye gibi ‘zanaatkar devlet’ olarak tanımlanabilecek ülkeler, değişen küresel koşullara daha hızlı uyum sağlayabilen, mevcut araç ve kurumları yeniden şekillendirme kapasitesine sahip aktörler olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda hem sanayi politikalarının daha düşük karbon yoğunluklu ve yüksek katma değerli bir yapıya evrilmesi hem de eğitim ve gençlik odaklı iklim eylemlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle COP31 kapsamında iklim eğitimi ve gençlik katılımının değerlendirilmesi, Türkiye’nin avantajlı olduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor.” Pelin Kıvrıkoğlu: “İklim Eyleminde Yerel Yönetimler Uygulamanın Doğrudan Sahasında” Yerel yönetimlerin iklim eyleminde doğrudan uygulayıcı rol üstlendiğini vurgulayan Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Pelin Kıvrıkoğlu, “Yerel yönetimler olarak sürecin tam sahasındayız ve doğrudan vatandaşla temas eden bir yapı olarak iklim politikalarının uygulamadaki karşılığını üretmekle sorumluyuz. Üsküdar Belediyesi olarak 2021 yılında hazırlanan sürdürülebilir enerji ve iklim eylem planımız kapsamında 2030 yılına kadar yüzde 40 emisyon azaltım hedefiyle ilerliyoruz. Ancak eylem planlarının yalnızca raflarda kalan stratejik dokümanlar olmaması, izlenebilir ve ölçülebilir uygulamalarla desteklenmesi gerekiyor. Bu nedenle yeni dönem ihtiyaçlarını da kapsayan güncel bir iklim eylem planı çalışmasını başlatmış bulunuyoruz” dedi. Emisyon kaynakları ve yerel yönetimlerin sınırlılıklarına da dikkat çeken Pelin Kıvrıkoğlu, “2024 yılı itibarıyla sera gazı emisyonumuzu 1.832.339 ton karbondioksit eşdeğeri olarak hesapladık. Bunun yüzde 70’i enerji, yüzde 23’ü ulaşım ve yüzde 7’si ise atık kaynaklı. Ancak enerji tüketiminin önemli bir bölümü hane ve sanayi kaynaklı olduğu için yerel yönetimlerin doğrudan müdahale alanı dışında kalıyor. Bu durum, özellikle enerji başlığında tüm ilçe belediyeleri için ortak bir zorluk yaratıyor. Buna rağmen CDP raporlamasında B skoru elde ettik ve uluslararası ağlara üyeliklerimizle birlikte iyi uygulamaların paylaşımı ve görünürlüğü açısından önemli bir ilerleme sağladık” şeklinde konuştu. Pelin Kıvrıkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uyum ve dirençlilik başlıkları yerel yönetimler için giderek daha kritik hale geliyor. Bu kapsamda enerji yönetimi, sıfır atık uygulamaları ve döngüsel ekonomi projelerini hayata geçiriyoruz. Avrupa Birliği destekli ‘RISE Üsküdar – Riskten Hazırlığa: Üsküdar’da İklim Direncine Giden Kurumsal Yollar’ projesiyle iklim direncine yönelik doğal tabanlı çözümler geliştirirken, ‘Atıksız Üsküdar Atıksız Pazar’ projesiyle semt pazarlarında oluşan organik atıkları komposta dönüştürerek yeniden kullanıma kazandırıyoruz. Bu proje hem ödüller aldı hem de diğer belediyeler için örnek bir uygulama haline geldi. Bunun yanı sıra bitkisel atık yağların toplanması, çevre festivalleri, gıda israfını azaltmaya yönelik çalışmalar ve mahalle buluşmalarıyla vatandaşın sürece aktif katılımını sağlamaya odaklanıyoruz. Yerel ölçekte bu tür somut uygulamaların yaygınlaşmasının iklim mücadelesinde gerçek etki yarattığına inanıyoruz. Ayrıca COP sürecinde yerel yönetimlerin daha görünür olması ve özellikle kadın liderler olarak bu alanda söz söyleyebilmemiz için aktif rol almaya hazırız.” Asya Yüce: “Gençler Sürecin İzleyicisi Değil, Aktif Katılımcısı Olmak İstiyor” Türkiye genelinde 208 üniversiteyi kapsayan iklim elçileri ağını temsil eden Başkent Üniversitesi İklim Elçisi Asya Yüce, iklim krizinin gençler için teorik bir tartışma değil, doğrudan deneyimlenen bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti. Gençlerin iklim sürecinde yalnızca izleyici değil, aktif bir paydaş olduğunu vurgulayan Asya Yüce, “2021 yılından bu yana her üniversiteden seçilen temsilciler olarak kampüslerimizde sürdürülebilirlik ve iklim kriziyle mücadele alanında öncülük ediyoruz. COP31 sürecinde genç katılımının en az yüzde 10 seviyesinde hedeflenmesiyle birlikte kapasitemiz ve etki alanımız da her geçen gün artıyor,” şeklinde konuştu. İklim elçilerinin sahadaki rolüne dikkat çeken Asya Yüce, “Bakanlığımız tarafından düzenlenen eğitim kamplarında iklim değişikliği, iklim finansmanı ve yeşil dönüşüm gibi başlıklarda yoğun eğitimler alıyor; ardından bu bilgi birikimini hem üniversitelerimizde hem de toplum genelinde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Amacımız, iklim krizini teorik bir tartışma alanı olmaktan çıkararak herkesin sahiplendiği bir çevre kültürüne dönüştürmek. Bu kapsamda söyleşiler, paneller ve farkındalık etkinlikleri düzenliyor, aynı zamanda ulusal ve uluslararası platformlarda iklim diplomasisi yürütüyoruz” dedi. Asya Yüce, sözlerini şöyle sürdürdü: “Taraflar Konferansı’nda yalnızca katılımcı değil, çözüm ortağı olarak yer alıyoruz. Birleşmiş Milletler’in gençlik yapılanmalarıyla koordineli çalışarak ulusal gençlik bildirilerini küresel karar vericilere iletiyor, gençlerin taleplerinin ulusal katkı beyanları gibi resmi politika metinlerine dahil edilmesini hedefliyoruz. COP süreci bizim için bir zirve noktası; Türk gençliğinin organize, donanımlı ve çözüm odaklı yapısını uluslararası alanda göstermek istiyoruz. Bu süreçte gençlerin karar mekanizmalarında yalnızca temsil edilmesi değil, kararları doğrudan etkileyen bir konuma gelmesi gerektiğine inanıyoruz.”

CHP’li Trakya belediye başkanları Çorlu’da toplandı Haber

CHP’li Trakya belediye başkanları Çorlu’da toplandı

CHP'li Trakya belediye başkanları toplantısı, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeybek başkanlığında Çorlu Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Çanakkale’den belediye başkanlarının katıldığı toplantıda belediyelerin gelirlerini artırmaya yönelik alternatif yöntem ve süreçler değerlendirildi. Çorlu’da düzenlenen toplantıya Çanakkale, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’dan belediye başkanlarının yanı sıra il, ilçe ve belde başkanları da katıldı. Programda CHP Çorlu İlçe Başkanı Mert Yılmaz, Tekirdağ İl Başkanı Cenk Boduç, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek konuşma yaptı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, konukları Çorlu’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, “Çorlu; tarihte Trakların ve Romalıların izlerini taşıyan, imparatorların ve sultanların ayak izlerini barındıran, Mimar Sinan’ın eserleriyle bezenmiş, çok kültürlü yapısıyla yüzyıllardır birlikte yaşam kültürünü büyüten bir kenttir. Aynı zamanda Çorlu; çalışkan insanlarıyla, üreten sanayisiyle, bereketli tarım topraklarıyla Türkiye ekonomisine güç veren önemli bir üretim merkezidir.” dedi. Sarıkurt konuşmasında Trakya bölgesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Trakya yalnızca bir coğrafya değildir. Trakya; üretimin, dayanışmanın ve demokrasi kültürünün güçlü olduğu bir bölgedir. Bugün Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Çanakkale illerimizin toplam nüfusu 2 milyon 584 bin kişidir. Bu nüfusun yaklaşık 2 milyon 300 bini belediyelerin hizmet alanı içindedir.” ifadelerini kullandı. Belediyecilik anlayışına da değinen Sarıkurt, “Cumhuriyet Halk Partili belediyeler bugün Türkiye’nin dört bir yanında sosyal belediyeciliğin en güçlü örneklerini ortaya koymaktadır. Çorlu’da yürüttüğümüz çalışmaların temelinde de bu anlayış vardır.” sözlerini aktardı. Trakya bölgesinin karşı karşıya olduğu sorunlara da değinen Sarıkurt, “Sanayinin çevresel etkileri, iklim krizi, kuraklık ve yaz aylarında artan nüfus baskısı gibi sorunlarla karşı karşıyayız. Bu sorunlar artık tek bir belediyenin çözebileceği sorunlar değildir. Bu sorunlar bölgesel dayanışma gerektiren sorunlardır.” dedi. Yerel yönetimler arasında iş birliğinin önemine dikkat çeken Sarıkurt, “Trakya’daki belediyeler arasında daha güçlü bir iş birliği kurmamız gerekiyor. Trakya Belediyeler Birliği’ni daha güçlü bir koordinasyon merkezi haline getirebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Son 5 Yılda İklim Krizi için 3 Milyon İmza Haber

Son 5 Yılda İklim Krizi için 3 Milyon İmza

İklim krizi küresel ölçekte derinleşirken; aşırı sıcaklıklar, seller, orman yangınları ve kuraklık Türkiye’de de hayatın bir parçası haline geldi. Bilim insanları 1,5°C hedefinin risk altında olduğuna dikkat çekerken, toplumun iklim talepleri de büyüdü. Türetim Ekonomisi Derneği İklim Programı’nın 2021- 2025 Değerlendirme Raporu, vatandaşların iklim krizi mücadelesi için başlattıkları kampanyaların etkilerini ve toplanan imzaların karar alma süreçlerine yansımalarını ortaya koyuyor. 3 Milyon Vatandaş "İklim Adaleti" Dedi Rapora göre: Program süresince 550 yeni kampanya başlatıldı ve toplam 2,7 milyon imza toplandı.46 kampanya, somut etki yaratarak yerel yönetimler ve üniversitelerde politika değişikliklerine, yenilenebilir enerji çözümlerine ve afet yönetimine katkıda bulundu.Karar vericilerle yapılan 132 görüşme ve 28 imza teslimi sayesinde toplumsal talepler politika süreçlerine taşındı.700’den fazla kişi, 50’den fazla eğitimle kampanyacılık, savunuculuk ve iklim iletişimi alanlarında güçlendirildi.Sosyal medya ve iletişim çalışmalarıyla 81 milyondan fazla kişiye ulaşım sağlandı. İklim Politikalarında Toplumsal Katılımın Gücü 5 yıl boyunca bakanlıklar, milletvekilleri ve belediye başkanları ile 100’den fazla doğrudan görüşme gerçekleştirildi. Bu çalışmalar, yerel yönetimlerden üniversitelere kadar 46 farklı alanda somut politika değişikliklerini tetikledi. Kömürden çıkıştan adil dönüşüme, yerel ekoloji direnişlerinden gençlerin gelecek hakkına kadar pek çok başlıkta toplanan talepler, karar vericilerin masasına taşındı. Değişim Elçileri Programı ile Mücadele Tabana Yayılıyor İklim Programı’nın bir parçası olarak yürütülen Değişim Elçileri Programı, 2023 yılından bu yana Türkiye genelinde gençler ve kadınların iklim mücadelesinde aktif rol almasını sağladı. Program kapsamında 88 katılımcı, kampanya ve savunuculuk eğitimleri alarak kendi bölgelerinde 24 kampanya başlattı ve 100.000’den fazla imza topladı. Program, hem yerel halkın çevre taleplerinin görünür olmasına hem de Türkiye’nin iklim krizine karşı daha etkin mücadele etmesine tabandan katkı sundu. “COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması ise önemli bir sorumluluk ve fırsatı birlikte getiriyor” Rapor, vatandaşların ve sivil toplumun iklim krizine karşı daha güçlü ve somut politikalar talep ettiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin 2026’da ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı), bu toplumsal talebin ulusal ve uluslararası iklim müzakerelerde dikkate alınması açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Raporun önsözünde bu sürece dikkat çeken Türetim Ekonomisi Derneği YK Başkanı Dr. Uygar Özesmi ve İklim Programı Yöneticisi Yaz Güvendi, şu değerlendirmede bulundu: “Birleşmiş Milletler’in son Ulusal Katkı Beyanı (NDC) Sentez Raporu, mevcut planların 1,5°C hedefiyle uyumlu olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Aynı dönemde Türkiye’nin güncellediği ulusal katkı beyanı da bilimsel gerekliliklerin gerisinde kaldığı gerekçesiyle eleştirildi. Önümüzdeki yıl COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması ise önemli bir sorumluluk ve fırsatı birlikte getiriyor: Daha iddialı hedefler, daha şeffaf politikalar ve adil bir dönüşüm iradesi.” İnsanlar, Hayvanlar Ve Tüm Canlılar için Eko Alan Türetim Ekonomisi Derneği çatısı altında yürütülen İklim Programı, yıllardır yürüttüğü kampanyacılık ve savunuculuk destek çalışmalarını, saha deneyimi ve dayanışmayı temel alarak artık Eko Alan adıyla sürdüreceğini duyurdu.. Program Yönetici Yaz Güvendi Eko Alan’ı şöyle tarifliyor: “Eko Alan; çevre ve iklim alanındaki gelişmeleri ve politika süreçlerini izleyen, yerel mücadeleleri görünür kılan ve güçlendiren, güvenilir bilgiye erişimi kolaylaştıran bir ortak alan olarak konumlanıyor. Yerelde yürütülen mücadelelere kampanyacılık ve savunuculuk desteği sunmayı, farklı aktörler arasında dayanışmayı artırarak dijital ve sahadaki etkiyi birlikte büyütmeyi hedefliyor. İnsanlar, hayvanlar ve tüm canlılar için adil, canlandıran ve yaşanabilir bir dünya adına bu yolculuğu birlikte sürdürmek istiyoruz.”

Recep Altepe'den Trakya'ya tecrübe paylaşımı Haber

Recep Altepe'den Trakya'ya tecrübe paylaşımı

Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı ve AK Parti Yerel Yönetimler Genel Başkan Yardımcısı Recep Altepe, Edirne’nin Keşan ve İpsala ilçelerini ziyaret ederek yerel yönetim tecrübelerini paylaştı, gençlik ve spor yatırımlarına dikkat çekti. Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı ve AK Parti Yerel Yönetimler Genel Başkan Yardımcısı Recep Altepe, Edirne’nin Keşan ve İpsala ilçelerinde bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulundu. Altepe, bölgedeki yerel yönetim çalışmaları hakkında görüş alışverişinde bulunurken, gençlik ve spor yatırımlarına da vurgu yaptı. Keşan ziyareti kapsamında bir spor mağazasını ziyaret eden Altepe, gençliğin geleceğin temeli olduğunu belirterek, “Amatör spor kulüplerine destek veren belediye başkanları, daha fazla genci spora çekerek disiplinli bir nesil yetişmesine katkı sağlar” dedi. İpsala’da ilçeye kazandırılan yeni bir alışveriş ve sosyal kompleksin açılışına katılacaklarını açıklayan Altepe, “Bu tür yatırımlar şehir ekonomisini canlandırmak için kritik öneme sahip” ifadelerini kullandı. Bursaspor’a dair açıklamalarda da bulunan Recep Altepe, kulübün yeniden rayına girdiğini belirterek, “Şu an 2. Lig’de lider olan takımın bu yıl 1. Lig’e çıkmasını bekliyoruz. Hedefimiz üç yıl içinde Bursaspor’u yeniden Avrupa kupalarında görmek” dedi. Önümüzdeki yerel seçimler ve kendi adaylığıyla ilgili sorulara da yanıt veren Recep Altepe, “Önceliğimiz Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve mevcut belediyelerin verimliliğini artırmak; ancak ileride her şey olabilir. Verilecek her göreve hazırım” diyerek açık kapı bıraktı. Altepe, ziyaretlerin amacını ise “Belediye başkanlarımıza deneyim paylaşımı yapmak, projelerine yön vermek ve problemlerin çözümünde yanlarında olmak” şeklinde özetledi.

CHP Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması gerçekleşti Haber

CHP Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması gerçekleşti

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde düzenlenen buluşma; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında gerçekleşti. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak toplantıya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirten Başkan Seçer, kentin ülke içindeki konumuna değindi. Mersin’in stratejik konumu ve tarihsel sürecini değerlendiren Seçer, kentin Türkiye’de ekonominin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Seçer ayrıca gerçekleştirilen toplantının geçmiş dönemde de faydalarını gördüklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Bugün burada olma nedenimiz; bir yandan kendi görev ve sorumluluk alanlarımız içerisindeki sorunlarımızı konuşmak, tartışmak ve deneyim paylaşımı yapmak; bir yandan da Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın yaşadığı siyasal çalkantılar içerisindeki durumunu konuşmak. Çünkü her birimizin şehrinin kendine münhasır özelliklerinden dolayı hem iç siyasi gelişmelerden hem dış siyasi gelişmelerden etkilendiğini biliyoruz. Mersin ve komşumuz Adana bu konuda son derece hassas kentler. Orta Doğu’daki ve Kafkaslar’daki her gelişme buraya yansıyabiliyor. Çünkü bizim bölgelerimiz ulusal güvenlik açısından da son derece stratejik lokasyondalar." Belediye başkanlarının yürüttükleri hizmet ve siyaset ile ülke siyasetine de yön verdiğinin altını çizen Başkan Seçer, “Bugün Cumhurbaşkanlığı son derece önemli bir makamsa hatta atanan bakanlar önemli bir makam işgal ediyorlarsa ve alanlarında hizmet etmeye çalışıyorlarsa, belediye başkanları da en az onlar kadar önemli siyasi aktörlerdir. Biz Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız. Bunun planlamasını yapma zorunluluğumuz var. Bizim görevimiz sadece bir kentin yerele ait olan hizmetlerini yerine getirmek değil; Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi konjonktürden çıkışını, vatandaşın umutlarının diri kalmasını sağlamaktır. Bunu yapabileceğimiz bir çalışma ortamı önümüzde var." ifadelerini kullandı. Toplantı açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti. Büyükşehir belediye başkanları belediyelerindeki çalışmalar, projeler ve deneyimler ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulundular.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.