Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yenilenebilir Enerji

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerjide tam bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerjide tam bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İş Birliği” temasıyla düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde konuştu. Zirvede Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya geniş bir coğrafyadan temsilcileri Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, etkinliğin ülkeler arası iş birliğine katkı sağlayacağını ifade etti. “TÜRKİYE ENERJİ KÖPRÜSÜ KONUMUNDA” Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Erdoğan, ülkenin enerji kaynaklarına sahip bölgeler ile bu kaynaklara ihtiyaç duyan ülkeler arasında güçlü bir köprü olduğunu söyledi. Enerjinin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli güvenlik ve bölgesel istikrarın da merkezinde yer aldığını belirten Erdoğan, petrol ve doğal gazın stratejik önemini koruduğunu ifade etti. Konuşmasında Rusya-Ukrayna savaşı ve bölgesel gerilimlere değinen Erdoğan, bu süreçlerin enerji arz güvenliğini doğrudan etkilediğini ve fiyatlarda ciddi artışlara yol açtığını dile getirdi. Türkiye’nin diplomasi ve diyalog odaklı politikalarla krizlerin dışında kalmaya çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı, ülkenin güvenilir bir enerji ortağı haline geldiğini söyledi. “DOĞAL GAZ KAPASİTESİ 5 KAT ARTTI” Enerji alanındaki yatırımlara da değinen Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin doğal gaz giriş kapasitesinin 90 milyon metreküpten 495 milyon metreküpe yükseldiğini açıkladı. Türkiye’nin 39 ülkeden 50’den fazla şirketle doğal gaz tedarik eden büyük bir enerji altyapısına sahip olduğunu ifade etti. Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimin günlük 9,5 milyon metreküpe ulaştığını belirten Erdoğan, yeni yatırımlarla bu rakamın artırılacağını söyledi. Şırnak Gabar’daki petrol keşfine de değinen Cumhurbaşkanı, buradaki üretimin Türkiye’nin enerji arz güvenliğine önemli katkı sağladığını ifade etti. Enerji, madencilik ve kritik mineraller alanında Türkiye’nin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin artık bu alanlarda “oyun kurucu” bir aktör olduğunu söyledi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve yenilenebilir enerji yatırımlarına da dikkat çeken Erdoğan, “Enerjide tam bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır” ifadelerini kullandı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Zirve sonunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a merhum hattat Hasan Çelebi’nin kaleme aldığı bir eser takdim etti.

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor Haber

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor

Enerji kullanımında verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yeni dönem, ısıtma ve soğutma teknolojilerinde daha yüksek performanslı ve entegre sistemlere geçişi hızlandırıyor. Bu dönüşümde öne çıkan ısı pompaları, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir kullanım alanında, tek bir sistemle hem ısıtma hem de soğutma ihtiyacına yanıt verebiliyor. Aynı zamanda sıcak su üretimi gibi farklı ihtiyaçları da karşılayabilmesi, sistemleri çok yönlü bir çözüm haline getiriyor. Elektrifikasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte ısı pompaları, tükettiği elektrik enerjisinin 4 ila 5 katını, uygun koşullarda ise 7–8 katına kadar ısı enerjisine dönüştürebiliyor. Bu yüksek verimlilik, işletme maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlarken enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasını mümkün kılıyor. Düşük karbon salımıyla çevresel etkilerin azaltılmasına destek olan bu sistemler, enerji dönüşümünün en kritik bileşenlerinden biri olarak yeni nesil iklimlendirme anlayışının temelini oluşturuyor. Geniş Kullanım Alanı ile Esnek ve Verimli Çözümler Isı pompaları; konutlar, oteller, ticari yapılar ve endüstriyel tesislerde farklı ihtiyaçlara yanıt verebilen esnek ve ölçeklenebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Konut uygulamalarında yerden ısıtma, fan-coil sistemleri ve sıcak su üretimi ön plana çıkarken; ticari yapılarda merkezi sistem entegrasyonları yaygın olarak tercih ediliyor. Endüstriyel tesislerde ise proses ısıtma ve soğutmanın yanı sıra atık ısı geri kazanımı, enerji verimliliğini artıran kritik uygulamalar arasında yer alıyor. Hava, toprak ve su kaynaklı alternatifler sayesinde farklı iklim ve altyapı koşullarına uyum sağlanabiliyor. Bununla birlikte hibrit sistem çözümleri, farklı kaynakların avantajlarını bir araya getirerek sistem performansını daha üst seviyeye taşıyor. Özellikle su kaynaklı ısı pompaları, yüksek COP değerleri ve yıl boyunca stabil çalışma karakteristiğiyle büyük ölçekli projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Doğru Tasarım ile Maksimum Verimlilik Isı pompası sistemlerinde elde edilen verimlilik, doğrudan doğruya mühendislik tasarımının doğruluğuna bağlı olarak şekilleniyor. Isıtma ve soğutma yüklerinin doğru analiz edilmesi, sistemin kullanılacağı yapının ihtiyaçlarına uygun kapasite seçimi ve kaynak türünün iklim ile altyapı koşullarına göre belirlenmesi, performansı belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra mevsimsel verimlilik değerleri (SCOP/SEER), otomasyon ve kontrol altyapısı ile sistemin çalışacağı sıcaklık seviyeleri gibi teknik parametrelerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi, uzun vadede işletme maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Doğru projelendirilmiş bir ısı pompası sistemi, yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir, güvenilir ve uzun ömürlü bir kullanım avantajı sunuyor. Isı Pompaları Enerji Verimliliği Açısından Ana Çözüm Haline Geliyor” Isı pompalarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından ana çözüm haline geldiğini vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hava kaynaklı, su kaynaklı ve toprak kaynaklı ısı pompası çözümlerinin yanı sıra, farklı uygulama alanlarına yönelik geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu sistemler hem ısıtma, soğutma hem de sıcak su ihtiyacını tek bir çözüm üzerinden karşılayabilmekte; özellikle aynı anda ısıtma ve soğutma gerektiren projelerde %100’e varan ısı geri kazanımı sağlayarak yüksek verimlilik sunmaktadır. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeye göre, toplam inşaat alanı 2.000 m² ve üzeri olan yeni binaların enerji ihtiyacının en az %10’unu güneş, rüzgar ve ısı pompası gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu düzenleme, özellikle ticari yapılar ve büyük ölçekli projelerde ısı pompası sistemlerinin daha yaygın şekilde tercih edilmesini desteklemektedir. Aynı zamanda enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda projelendirme süreçlerinde ısı pompaları kritik bir bileşen haline gelmektedir. Ticari binalar ve endüstriyel tesislerde enerji maliyetlerinin yüksekliği göz önüne alındığında, ısı pompaları yatırım geri dönüş süresinin çoğu projede 1–2 yıl seviyelerine kadar düşebilmesi nedeniyle giderek daha fazla tercih edilmektedir. İzmir’deki üretim tesislerimizde geliştirdiğimiz su kaynaklı ısı pompaları ile yerli üretim gücümüzü artırırken, uluslararası iş birliklerimiz sayesinde global teknolojileri de portföyümüze entegre ediyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda ısı pompalarını, hem ekonomik hem çevresel açıdan en verimli yatırım çözümlerinden biri olarak konumlandırıyoruz. Doğru projelendirme ile uzun vadeli işletme maliyetlerinin düşürülmesine ve karbon emisyonlarının azaltılmasına doğrudan katkı sağlıyoruz. 2026 ve sonrasında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında büyümeyi hedefliyoruz. Yerli üretim kapasitemizi artırarak hem Türkiye’de hem ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum almayı, özellikle renovasyon ve enerji dönüşüm projelerinde daha aktif rol üstlenmeyi planlıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi

Nisan ayında tamamlanan Ege İhracatçı Birlikleri Genel Kurul Toplantıları sonrasında şekillenen Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nun ilk toplantısında; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcılıklarına, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Fatih Uysal ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan oy birliğiyle getirildiler. Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’ndaki diğer başkanlar Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun 2026-30 döneminde Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nda Ege Bölgesi ihracatının artması için mesai verecek diğer birlik başkanları olacak. Muhammet Öztürk EİB’de Koordinatör Başkan olan 10. isim Muhammet Öztürk, EİB tarihinde Halit Şarlak, Mustafa Özman, Şükrü Ünlütürk, Hasan Çelebioğlu, Mete Uğuz, Servet Eröcal, Mustafa Türkmenoğlu, Sabri Ünlütürk ve Jak Eskinazi’den sonra Koordinatör Başkan olma mutluluğu yaşayan 10. ihracatçı oldu. EİB’de 12 başkanın 8’i değişti Ege İhracatçı Birlikleri’nde Nisan ayında yapılan genel kurullarda 12 birlik başkanının 8’i değişmişti. Ege İhracatçı Birlikleri’nde 1 Nisan 2026 tarihinde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurul Toplantısıyla başlayan genel kurul maratonu Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcılığı seçimleriyle tamamlanmış oldu. Öztürk; “18,5 milyar sendromuna son vermek istiyoruz” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatımız son 3 yıldır 18,5 milyar dolar bandında sıkıştı kaldı. Öncelikli hedefimiz bu kritik eşiği aşmak ve ihracatta 20 milyar doları geçmek olacak. Bu amaçla 2025 yılında Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu 17’ye çıkardığımız fuarların sayısını daha da artırmak istiyoruz. Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleri, URGE ve TURQUALITY Projelerine ağırlık vereceğiz. Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle uyumlu hareket ederek Ege İhracatçı Birlikleri’nin her yıl iki haneli ihracat artışı yakalaması için gece-gündüz çalışacağız. Ege İhracatçı Birlikleri’nde temsil edilmeyen ancak ihracatı güçlü olan kimya, otomotiv, yenilenebilir enerji, iklimlendirme, elektrik-elektronik ve makine sektörlerimizin EİB çatısı altında temsili önceliklerimiz arasında olacak. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı adaylığımda bana destek veren 11 birlik başkanımıza ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.” Uysal: “SKDM, Sürdürülebilirlik, İnovasyon, URGE ve AR-GE’ye odaklanacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Uysal: “Türkiye’de ihracatın başladığı İzmir’de, 12 ihracatçı birliğiyle en geniş ihracat kümelenmesini temsil ediyoruz. Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması, Sürdürülebilirlik, İnovasyan, URGE ve AR-GE başlıklarına odaklanacağız. “İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla hareket edeceğiz. Hannibal’ın dediği gibi; "Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız" bu süreçle genç ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden birlik başkanlarımızın vizyonu bize rehberlik yapacak. Güzel bir ekip olduk, hedeflerimize ulaşacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.” Göksan; “Emek yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Turan Göksan; “Emek-yoğun sektörlerimiz son 3 yıldır ihracatta ve istihdamda ciddi kayıplar yaşadı. Emek-yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız. Nisan ayı enflasyon rakamları, nisan ayında 45,7’ye gerileyen İSO Türkiye İmalat PMI anketi yılın ikinci çeyreğine imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ediyor. Orta Doğu’daki savaş tedarikçilerde bir tedirginliğe yol açsa da Türkiye’nin güvenli tedarikçi olduğunu bir kez daha hatırlattı. İhracatçı sektörlerimizin kayıpların sona ermesi, ihracat ve istihdamda tekrar eski günlere dönmek için Ankara nezdinde girişimlerde bulunacağız. İhracatçı sektörlerimizin yaşadığı zorlukları verilerle ortaya koyacağız. Sektörlerimizi katma değerli üretim ve ihracata yönlendirmek, URGE Projeleri, e-ihracat, dijitalleşme, yapay zekâ yoğunlaşacağımız konular olacak.” MUHAMMET ÖZTÜRK KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 8 Ekim 1968 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 1986 yılında profesyonel olarak iş hayatına atılan Muhammet Öztürk, 1996 yılında ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. firmasını kurdu. Uzun yıllardır tarım ürünleri ihracatı yapan Muhammet Öztürk, 2008 yılında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi. 2014-22 yılları arasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Öztürk, 14 Nisan 2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Muhammet Öztürk, bu göreve 1 Nisan 2026 tarihinde ikinci kez seçildi. 5 Mayıs 2026 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığına seçildi. EHBİB, Öztürk döneminde ihracat artış rekortmeni oldu Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında 4 yıllık süreçte ihracatını yüzde 74’lük artışla 682 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara çıkardı ve Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Muhammet Öztürk’ün başkanlığı döneminde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iki tane URGE Projesini hayata geçirdi. Malezya, Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenledi. Başkan Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk gıda ürünlerinin tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkihs Tastes isimli TURQUALITY Projesi’ne büyük emek verdi. Proje döneminde Türkiye’nin ABD’ye hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 3 kat artarak 300 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseldi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında; Avrupa Baharat Birliği Baharat Birliği Genel Kuruluna 2022 yılında ev sahipliği yaptı. Türk Gıda Sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için sektör paydaşlarıyla Foodist İstanbul Fuarı’nın hayata geçmesine öncülük etti. Evcil hayvan mamaları sektörüne özel ilgi Evcil hayvan mamaları sektörü son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Kedi-köpek maması sektörü son 11 yılda ihracatını 33 kat artırarak 150 milyon doların üzerine çıkarırken bu sektörün üretim ve ihracatının yüzde 65’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Üstü örtülü kalan bu başarıyı Muhammet Öztürk başkanlığı döneminde kamuoyunun gündemine taşıyarak taçlandırdı. Kedi Köpek Maması Üreticileri Derneği (PETBİR) ’yle güçlü bağlar kuran Muhammet Öztürk, sektördeki 14 firmayı UR-GE Projesi çatısı altında buluşturdu. Projede firmaların bir yandan yetkinliklerini artırırken, diğer yandan ortak pazarlama kültürü kazanmalarını sağlıyor. TARGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de sürdüren Muhammet Öztürk, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor. MEHMET FATİH UYSAL KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı M. Fatih Uysal, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden 1983 yılında mezun oldu. M. Fatih Uysal, profesyonel kariyerine 1982 yılında Norm Holding şirketlerinden Standart Cıvata’da Genel Müdür olarak başladı. 1995 yılında Norm Fasteners Cıvata’da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Uysal, 2013 yılında Norm Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atandı. Norm Holding’in sektörel çeşitlilik ve dikey entegrasyon yapılanmasına liderlik eden Uysal; bugün 3.800 çalışanı, 8 ülkede bulunan 23 şirketi, 22 üretim, 15 satış ve lojistik merkezi ile bağlantı elemanları, pazarlama ve ticaret, teknoloji, eklemeli imalat, kalıp ve talaşlı imalat, sac şekillendirme, kimya, makine ve otomasyon, sıcak dövme, tarım ve gıda alanlarında faaliyet gösteren Norm Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevine devam ediyor. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna 2020 yılında giren M. Fatih Uysal, 21 Nisan 2026 tarihinde Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevine seçildi. Uysal; Türk Eğitim Vakfı’nda Yürütme Kurulu Üyesi, İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı’nda Mütevelli Heyet Üyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Meclis Üyesi ve TÜSİAD, TİM, TAİDER, KALDER, ESİAD, EGİAD, Salihlililer Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi. Evli ve iki çocuk babası olan M. Fatih Uysal İngilizce biliyor. TURAN GÖKSAN KİMDİR? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamladı. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başladı. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlendi. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı ve TİM delegesi oldu. 2018 ve 2022 yıllarında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevine seçilen Turan Göksan, 17 Nisan 2026 tarihinde Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı seçildi. 42 yaşındaki Turan Göksan, önümüzdeki 4 yıl EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak görev yapacak. Turan Göksan’ın TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunuyor. Turan Göksan evli ve üç çocuk babası. İngilizce biliyor.

Stratejik vagonlar güneş enerjisiyle üretilecek Haber

Stratejik vagonlar güneş enerjisiyle üretilecek

Demiryolu araçlarının üretiminde yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı hedeflediklerini belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRASAŞ’ın Sakarya ve Sivas bölgelerinde kurulan güneş enerji santrallerinin bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğü’nde kurulan güneş enerji santralinin elektrik üretimine başladığını hatırlatarak, bu tesiste üretilen enerjinin doğrudan üretim süreçlerinde kullanıldığını belirtti. SAKARYA'DA ÜRETİM GÜNEŞTEN KARŞILANIYOR Sakarya’daki santral sayesinde yıllık yaklaşık 3 milyon 350 bin kilovat saat elektrik üretildiğini ifade eden Uraloğlu, bunun yaklaşık 670 hanenin yıllık elektrik ihtiyacına karşılık geldiğini söyledi. Ayrıca bu üretimle yılda yaklaşık 1.739 ton karbon salınımının önüne geçildiğini kaydetti. Bakan Uraloğlu, “Milli Hızlı Tren, Gaziray ve diğer demiryolu araçlarının üretiminde ihtiyaç duyduğumuz enerjiyi artık güneşten elde ediyoruz. Bu sayede hem maliyetleri düşürüyor hem de rekabet gücümüzü artırıyoruz” dedi. TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü’nde de çatı tipi güneş enerji santrali kurulum çalışmalarının başladığını açıklayan Uraloğlu, tesisin yıllık 4,5 milyon kilovat saat elektrik üreteceğini bildirdi. Bu üretim miktarının yaklaşık bin hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, yerleşkenin elektrik ihtiyacının tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı hedeflediklerini ifade ederek, Sivas’taki yatırımla birlikte askeri tank taşıma, yakıt ikmal ve yük vagonlarının üretiminde de güneş enerjisinden yararlanılacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, demiryolu araç üretiminde çevreci ve sürdürülebilir teknolojilerin kullanımının artarak devam edeceğini vurguladı.

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü Haber

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü

Şirket geçen yıllarda da olduğu gibi sürdürülebilir büyümesini yatırım odağında devam ettirdi. CEO Murat Pınar’ın 2026 yatırım hedeflerinin korunduğunu vurguladığı ilk çeyrekte, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) 100 milyar TL’nin üzerine çıkarak güçlü seyrini sürdürdü ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji, Elektrik Dağıtım ve Perakende alanlarındaki lider konumunun yanı sıra Müşteri Çözümleri ve E-mobilite iş kollarında da faaliyet gösteriyor. Şirket, geçtiğimiz yıl sürdürülebilir ve dayanıklı bir sistemin inşası için enerji altyapısına 23,5 milyar TL’lik yatırım yapmıştı. Hedeflerine ulaşan Enerjisa Enerji, hisse başına brüt 5,08 TL temettü ödemesini ise 15 Nisan’da gerçekleştirdi. Dünyada hızla değişen jeopolitik gelişmeler ve ekonomik belirsizliklere rağmen, 2026 yılında da yatırım kararlılığını sürmeye devam etti. Türkiye’nin güvenilir enerji arzı için de katkı sunan bu yatırımlar, şebeke modernizasyonu ve dijitalleşme odaklı oldu. Paylaşılan ilk çeyrek sonuçlarında dikkat çeken noktalardan biri ise faaliyet gelirleri oldu. Şirketin faaliyet gelirleri, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel olarak yüzde 5 artış göstererek 17,9 milyar TL’ye yükseldi. Bu büyümede en güçlü katkıyı Elektrik Dağıtım iş kolu sağlarken, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) ise yıllık bazda yüzde 42 artarak yaklaşık 105 milyar TL seviyesine ulaştı. Tüm iş kollarında denge ve verim ön planda Perakende iş kolunda ise zorlu piyasa koşullarına rağmen müşteri portföyü genişletildi. Serbest piyasa segmentindeki satış hacmi artışı ve portföy marjlarındaki iyileşme ile birlikte, Perakende iş kolu bu çeyrekte dengeli bir performans sergilemiş oldu. Enerjisa’nın liderliğini koruduğu perakende sektöründe öncü olan müşteri deneyimi ve dijital çözümler yaklaşımı ise portföy genişletmede önemli bir rol oynuyor. Yenilenebilir enerji uygulamaları ve enerji verimliliği çözümlerinin kurumsal müşterilere sunulduğu Müşteri Çözümleri iş kolunda ise Güneş enerjisinde kurulu güç 146 MWp seviyesine ulaştı. E-mobilite alanında da faaliyet gösteren şirket, Eşarj markası ile operasyonel verimlilik odağı ile şarjlanma hacmini artırmayı başardı. Pınar: “30 ila 35 milyar TL aralığındaki yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” Türkiye’nin enerji arzını güvenilir ve bağımsız hale getirmenin sektördeki her şirketin sorumluluğu olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar; “Enerji sektörü bugün yalnızca arz-talep dengesiyle değil; jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve hızlanan enerji dönüşümüyle birlikte çok boyutlu bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Oldukça rekabetçi ve bir o kadar da belirsiz bir atmosfer var. Buna rağmen finansal dayanıklılığımızı korumak ve bu sırada da yatırımlarla büyümek, uzun vadeli stratejimizin odağı. Güçlü ve disiplinli bir iş modelimiz var. Bu alandaki uzmanlığımızı, sektör lideri olarak öncülük ettiğimiz uygulamaları kamuoyuyla da paylaşıyoruz. Enerjisa Enerji olarak, ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonu ile 22 milyonu aşkın kullanıcımıza en kaliteli hizmeti vermeye devam edeceğiz. Yine elimizi taşın altına koyacak, toplumsal yatırımlar yapmayı da altyapı yatırımları ya da finansallar kadar önemseyeceğiz. Dördüncü tarife dönemini başarıyla tamamlayıp beşinci tarife dönemine başlamışken, yine aynı kararlılıkla ilerliyoruz. Altyapı yatırımlarımız 2026’da da devam edecek. Toplamda 30-35 Milyar TL yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” dedi. Ulbrich:“Yatırım programımızı güçlü bir finansman yapısıyla desteklemeyi ve uzun vadeli büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz” 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel belirsizliklerin ve yüksek faiz ortamının etkisini sürdürdüğü zorlu bir ortamda faaliyet gösterdiklerini belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich; “Böylesi bir konjonktürde finansal performansı sağlamak, kısa vadeli etkin yönlendirme ve dayanıklılığa odaklanmayı gerektiriyor. Buna rağmen yıl başında paylaştığımız 2026 hedeflerimizi değiştirmiyor, dört ana performans göstergemiz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. İş modelimizin sağladığı öngörülebilirlik, güçlü bilançomuz ve yüksek finansal disiplinimiz, bu zorlu ortamda güçlü bir performans sergilememizi sağlıyor. İlk çeyrekte dağıtım iş kolu operasyonel performansın ana belirleyicisi olmaya devam etti. Bununla birlikte, mevcut ekonomik ortamda artan operasyonel ve yatırım maliyetlerinin, Nisan ayı başında olduğu gibi, ilgili tarife çerçeveleri kapsamında dengeli ve süreklilik arz edecek şekilde yansıtılmasının sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Finansal disiplin tarafında güçlü duruşumuzu koruyoruz. Net borç / Faaliyet Geliri oranımızı 1,1x seviyesinde tutarken, borç portföyümüzde gerekli çeşitliliği ve rekabetçi fiyatlamayı sağlamaya devam ediyoruz” dedi.

Enerji Mimarisinde Yeni Faz Başlıyor Haber

Enerji Mimarisinde Yeni Faz Başlıyor

Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu 120 GW rüzgâr ve güneş kurulu güç hedefi doğrultusunda enerji dönüşümünün yalnızca yeni santral yatırımlarıyla değil, yatırım ekosisteminin tamamının yeniden yapılandırılmasıyla mümkün olacağı vurgulanırken, artan elektrikleşme talebinin enerji altyapısını mevcut reflekslerle yönetilemeyecek yeni bir ölçeğe taşıdığına dikkat çekiliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın paylaştığı, yıllık 8–9 GW seviyesindeki kurulum temposunun 15 GW düzeyine çıkarılabileceğine yönelik mesajlar ise sektörde yeni bir ölçeğe geçileceğine işaret ediyor. HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN SİSTEM BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE KURGULANAN YATIRIM MODELLERİ Yeni dönemde enerji yatırımlarının yalnızca üretim tesisi bazlı ele alınamayacağını belirten ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı: “Sayın Bakan’ın özellikle elektrikleşmeyi enerji dönüşümünün temel sürükleyicilerinden biri olarak vurgulaması kritik önemdedir; ulaşım, sanayi, ısıtma-soğutma ve dijitalleşme kaynaklı elektrik talep artışı, yenilenebilir kurulu güç artışını artık yalnız iklim hedeflerinin değil, büyüyen sistem talebinin de zorunlu bileşeni haline getiriyor. Trafo merkezleri, iletim koridorları, depolama sistemleri ve hibrit altyapıları kapsayan ağ temelli bir planlama anlayışı öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde enerji dönüşümünde yeni dönemi tanımlayan ana unsur, üretim artışından ziyade sistem bütünlüğü içinde kurgulanan yatırım modelleri olacak. Bu dönüşümün; paralel ve entegre işleyen reform mimarisi, üretim ve iletim altyapısını birlikte optimize eden grid-aware proje geliştirme yaklaşımı ve depolama ile hibritleşme destekli yeni nesil mekânsal enerji planlama modeli ekseninde şekilleneceğini öngörüyoruz. Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşımı yalnızca yeni kapasite tahsisiyle değil, bu alanların birlikte dönüşümüyle mümkün olacaktır" dedi. ARI-ES Enerji Hakkında: ARI-ES Enerji; farklı kaynaklardaki yenilenebilir enerji yatırımlarında lisanslama, imar planları, ÇED ve uluslararası ESIA süreçleri, kamulaştırma, yol projeleri, lisanssız üretim izinleri ile teknik ve idari analiz hizmetleri sunmaktadır. Saha geliştirme süreçlerinden başlayarak inşaat aşamasına kadar istisnasız her adımı kapsayan güçlü bir proje yönetimi yaklaşımı ile çalışmaktadır. Şirket, rüzgâr ve güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji alanında yatırım süreçlerinin sağlıklı, öngörülebilir ve sürdürülebilir şekilde ilerlemesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım

TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 30 milyon Euro tutarındaki ikinci yatırımını Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Dünya Bankası kaynaklı bir fon olan Türkiye Yeşil Fonu’nun Sapro’ya yapmış olduğu yatırımın sürdürülebilirlik vizyonlarına uyum sağladığını belirten Sapro Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, “Bugün, ıslak mendil kullanımının en önemli alanlarından biri de bebek bakımı. Ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin bakımı bizler için de büyük önem taşıyor. Kurulduğumuz günden beri en kıymetli varlığımız olan bebeklere zarar vermeyecek ürünler geliştiriyor, dünyamızın geleceği için sürdürülebilir ürünler tasarlıyoruz. Private label ıslak mendil üretimi alanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise en büyük dört üreticisinden biri olarak doğal içerikler geliştirmeye odaklanmayı sürdürüyoruz. Yüzde yüz geri dönüşümlü, biyoçözünür, kompostlanabilir, yüzde yüz bitki bazlı doğal elyaftan ürettiğimiz ıslak mendil kumaşı yatırımımızla global ölçekte hizmet vermeye devam ediyor, Türkiye’nin kendi alanında en fazla sürdürülebilirlik yatırımı yapan firmaları arasında yer alıyoruz. Türkiye Yeşil Fonu’na, şirketimize sağladığı değerli katkıları ve ülkemizin bu alandaki yatırım ihtiyaçlarını sağlayan ekosistemi oluşturdukları için teşekkürlerimizi sunarız” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, ikinci yatırım olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık otuz yıldır faaliyet gösteren, güçlü ihracat kabiliyeti ve geniş müşteri tabanıyla sektöründe köklü bir konuma sahip olan Sapro; ileri teknoloji ve verimlilik odaklı üretim altyapısıyla dönüşüm açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip. Bu yatırım Türkiye Yeşil Fonu’nun sanayide yeşil dönüşümü somut ve ölçülebilir adımlarla destekleme yaklaşımının sahadaki güçlü bir örneğini oluştururken, Fon kapsamında sağlanan kaynak şirketin karbon ayak izinin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar için kullanılacak” dedi. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Türkiye Yeşil Fonu, kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirerek sanayide dönüşümü ve karbonsuzlaşmayı hızlandırabileceğini gösteriyor. Sapro’ya yapılan yatırım, Türkiye’de düşük karbonlu üretim için ölçeklenebilir bir finansman modelinin ortaya çıktığını işaret ediyor. Dünya Bankası, rekabet gücünü artıran, sanayide yenilikçiliği hızlandıran ve özel yatırımları harekete geçiren platformları desteklemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı.

Gebze Teknik Üniversitesi 'nden Malezya açılımı Haber

Gebze Teknik Üniversitesi 'nden Malezya açılımı

Malezya-Türkiye Yükseköğretim Ortak Komitesi Toplantısı, iki ülke arasındaki akademik iş birliklerine yeni bir boyut kazandırdı. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar başkanlığındaki heyette yer alan GTÜ Rektörü Hacı Ali Mantar, gerçekleştirdiği temaslarla üniversitenin uluslararası ağını genişletti. Toplantı kapsamında Gebze Teknik Üniversitesi ile Universiti Teknologi PETRONAS arasında üç kritik alanda ortak projeler yürütülmesi kararlaştırıldı. Bu alanlar; ileri kanser görüntüleme teknolojileri, radyasyon güvenliği ve yapay zekâ destekli sağlık uygulamaları olarak öne çıktı. Söz konusu çalışmaların, sağlık alanında tanı ve tedavi süreçlerine önemli katkılar sağlaması hedeflendi. Öte yandan GTÜ ile Universiti Sains Malaysia arasında da mühendislik, biyoteknoloji, sağlık bilimleri ile sürdürülebilirlik ve çevre alanlarında iş birliği mutabakatına varıldı. Bu kapsamda ortak araştırma projeleri, akademik personel iş birlikleri ve öğrenci değişim programlarının hayata geçirilmesi planlanıyor. Uzun vadede ise lisans ve lisansüstü düzeyde çift diploma programlarının oluşturulması hedefleniyor. Toplantıda ayrıca yeşil hidrojen, yenilenebilir enerji ve otonom sistemler gibi geleceğin kritik alanlarında GTÜ’nün araştırma altyapısının Malezya ile entegre edilmesi konusunda da uzlaşı sağlandı. Gerçekleştirilen iş birliklerinin, her iki ülkenin yükseköğretim kurumlarının uluslararasılaşma vizyonuna katkı sunması ve bilimsel üretkenliği artırması bekleniyor.

Göynük 'te sürdürülebilir turizm için imzalar atıldı. Haber

Göynük 'te sürdürülebilir turizm için imzalar atıldı.

Enerjisa Enerji ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) öncülüğünde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) destekleriyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi, etkisini genişletmeye devam ediyor. Projenin üçüncü destinasyonu olarak seçilen Bolu’nun tarihi mirasıyla ünlü ilçesi Göynük’te sürdürülebilir dönüşümü başlatacak protokol, törenle imzalandı. Göynük’te düzenlenen imza törenine; Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve yerel protokol üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Törende, SENTRUM modelinin Göynük’te yaratacağı sosyal, çevresel ve ekonomik etkiler değerlendirilirken; enerji verimliliğinden kadınlar ve gençlerin istihdamına, kültürel mirasın korunmasından iklim değişikliği farkındalığına kadar pek çok alanda yürütülecek çalışmaların yol haritası paylaşıldı. SENTRUM projesinin yarattığı etkinin somut bir göstergesi olarak, 2025 yılında yapılan analizlerde her 1 TL’lik yatırımın 2,34 TL sosyal fayda yarattığı ortaya kondu. YEŞİL DESTİNASYON MODELİ GÖYNÜK’ÜN TARİHİ DOKUSUYLA BULUŞACAK SENTRUM Projesi kapsamında Göynük’te yürütülecek çalışmalar, ilçenin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterleriyle uyumlu bir “yeşil destinasyona” dönüşmesini destekleyecek. Uygulanan model ile turizmin sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması ve yerel kalkınmayı geliştirecek bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor. Protokolün imzalanmasıyla birlikte; kamu binalarında enerji etütlerinin yapılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve yerel paydaşlara yönelik sürdürülebilir turizm eğitimleri gibi pek çok uygulama Göynük özelinde hayata geçirilecek. “SENTRUM İLE GÖYNÜK’TE HEP BİRLİKTE YENİ DEĞERLER ÜRETECEĞİZ” İmza töreninde konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, “Enerjisa Enerji olarak ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzla, enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM Projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi, şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, 1500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi; mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.