Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yenilenebilir Enerji

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Resmi Gazete'de yayınlanan tebliğle, Özel mesleki ve teknik liselere eğitim desteği yüzde 35 arttırıldı Haber

Resmi Gazete'de yayınlanan tebliğle, Özel mesleki ve teknik liselere eğitim desteği yüzde 35 arttırıldı

Yeni eğitim öğretim yılında organize sanayi bölgeleri (OSB) içinde veya dışında faaliyet gösteren özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören öğrencilere verilecek eğitim desteğine ilişkin tebliğ, Resmî Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılına kıyasla destek tutarlarında yüzde 35 artış yapıldı. DESTEK TUTARLARI 62 BİN LİRAYI AŞTI Buna göre, OSB içindeki okullarda öğrenim gören öğrenciler için alanlara göre yıllık destek tutarı 62 bin 548 lira ile 104 bin 795 lira arasında değişecek. OSB dışındaki okullarda öğrenim gören öğrenciler için ise yıllık destek tutarı 49 bin 251 lira ile 66 bin 7 lira arasında belirlendi. ÖDEMELER 3 TAKSİTTE YAPILACAK 2026-2027 eğitim öğretim yılı için destek ödemeleri, Kasım 2026, Şubat 2027 ve Haziran 2027 olmak üzere 3 taksit halinde yapılacak. OSB içinde açılan özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde destek verilecek alanlar arasında şunlar yer alıyor: Ayakkabı ve Saraciye Teknolojisi, Bilişim Teknolojileri, Biyomedikal Cihaz Teknolojileri, Elektrik-Elektronik Teknolojisi, Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri, Gemi Yapımı, Gıda Teknolojisi, Kimya Teknolojisi, Laboratuvar Hizmetleri, Makine ve Tasarım Teknolojisi, Matbaa Teknolojisi, Metal Teknolojisi, Mobilya ve İç Mekan Tasarımı, Moda Tasarım Teknolojileri, Motorlu Araçlar Teknolojisi, Plastik Teknolojisi, Tekstil Teknolojisi, Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme, Uçak Bakım, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri ve Yapay Zekâ. OSB DIŞINDAKİ ALANLAR OSB dışında açılan özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde ise destek kapsamında şu alanlar bulunuyor: Biyomedikal Cihaz Teknolojileri, Denizcilik, Elektrik-Elektronik Teknolojisi, Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri, Gemi Yapımı, Gıda Teknolojisi, Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı, İnşaat Teknolojisi, Kimya Teknolojisi, Makine ve Tasarım Teknolojisi, Motorlu Araçlar Teknolojisi, Radyo-Televizyon, Tarım, Uçak Bakım ve Yenilenebilir Enerji Teknolojileri.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay: Türkiye-Ürdün ticaret hacmi 5 milyar doları aşmalı Haber

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay: Türkiye-Ürdün ticaret hacmi 5 milyar doları aşmalı

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Ürdünlü heyetle görüşmesinde ekonomik, ticari, savunma ve enerji alanlarında iş birliğinin artırılmasını vurguladı. ANKARA (İGFA) - TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Ürdün Senatosu Ürdün-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Yasin El Husban ve beraberindeki heyetle TBMM’de bir araya geldi. Görüşmeye Dışişleri Komisyonu üyesi milletvekilleri de katıldı. Oktay, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2 milyar doları aştığını, hedeflerinin 3 milyar dolar, daha sonra ise 5 milyar doların üzerine çıkmak olduğunu söyledi. SERBEST TİCARET VE SAVUNMA SANAYİİ VURGUSU Görüşmede, Serbest Ticaret Anlaşması’nın yeniden yürürlüğe konulması, askeri savunma sanayii iş birliğinin güçlendirilmesi ve turizm alanında ortak çalışmalar yapılmasının önemine dikkat çekildi. Oktay, Amman uçuşlarının yeniden başlatılmasının turizm potansiyeline katkı sağlayacağını ifade etti. ENERJİ ALANINDA SOMUT PROJELER HEDEFLENİYOR Enerji başlığında da değerlendirmelerde bulunan Oktay, Ürdün ile özellikle yenilenebilir enerji alanında olmak üzere enerji arz güvenliğini güçlendirecek somut projeler geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti. Ürdün’ün Suriye ve Filistin açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Oktay, Gazze’de yaşananların yanı sıra Batı Şeria’daki işgal politikalarının da kabul edilemez olduğunu söyledi. İsrail saldırganlığının durdurulmasının önemine işaret eden Oktay, ABD’nin İsrail’in politikalarına destek vermemesi gerektiğini ifade etti. HUSBAN: “ERDOĞAN’IN BM KONUŞMASI GÖNÜLLERDE TAHT KURDU” Ürdün Senatosu Ürdün-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Yasin El Husban ise iki ülkenin birçok insani konuda ve kriz dönemlerinde birbirine yakın durduğunu belirtti. Husban, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasının İslam dünyasında büyük karşılık bulduğunu söyledi.

Emine Erdoğan BM’de mesaj verdi: “Kullan-at kültüründen uzaklaşmalıyız” Haber

Emine Erdoğan BM’de mesaj verdi: “Kullan-at kültüründen uzaklaşmalıyız”

“Kullan-at kültüründen uzaklaşmalıyız” BM Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya katılan Emine Erdoğan, konuşmasında artan tüketim ve enerji ihtiyacının çevresel sonuçlarına dikkat çekti. İklim kaynaklı aşırı hava olaylarının artık daha sık gündeme geldiğini belirten Erdoğan, enerji dönüşümünün yalnızca üretim kapasitesinin artırılması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Erdoğan, “Neden daha çok enerji üretmek zorundayız?” sorusunun da sorulması gerektiğini belirterek, kaynakların kullanım biçiminin ve sınırsız tüketim alışkanlıklarının yeniden ele alınması çağrısında bulundu. “Üretim süreçlerini atık oluşturmayacak şekilde tasarlayabiliriz” Emine Erdoğan, kaynakların çıkarılması, işlenmesi ve tüketilmesi sırasında enerji harcandığını, ürünlerin atığa dönüşmesiyle de bu kaynakların önemli bölümünün sistemin dışına çıktığını söyledi. Gıda israfının da enerji israfıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, üretimden paketlemeye, hazırlamadan dağıtıma kadar geçen süreçte kullanılan enerjinin de israf edildiğine dikkat çekti. Erdoğan, çözüm için üretim süreçlerinin atık oluşturmayacak biçimde yeniden tasarlanabileceğini ve atıkların yeniden ham maddeye dönüştürülerek ekonomiye kazandırılabileceğini ifade etti. “Uzun ömürlü ve dayanıklı ürünlere geçmeliyiz” Konuşmasında tek kullanımlık ürünlere dayalı tüketim anlayışına da değinen Emine Erdoğan, sürdürülebilirliğin günlük yaşam ve üretim süreçlerinde kalıcı bir kültüre dönüşmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, “Birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalıdır” diyerek, gelecek nesillerin refahı ve nesiller arası adalet açısından daha uzun ömürlü ve dayanıklı ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Doğadaki döngüsel sistemin örnek alınabileceğini ifade eden Erdoğan, bir canlının çıktısının başka bir canlının girdisine dönüştüğü doğal sistemin, döngüsel üretim açısından önemli bir model sunduğunu kaydetti. Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefi Türkiye’nin sıfır atık uygulamaları ile temiz enerji yatırımlarını birlikte ilerlettiğini belirten Emine Erdoğan, yenilenebilir enerji kurulu gücüne ilişkin hedefleri de paylaştı. Erdoğan, Türkiye’nin 2035 yılına kadar güneş ve rüzgar enerjisindeki kurulu gücünü 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediğini söyledi. Sıfır Atık yaklaşımının kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in eylem gündeminde daha ileri taşınmasının amaçlandığını ifade etti. Yuvarlak masa toplantısı yapıldı Emine Erdoğan’ın konuşmasının ardından toplantının yuvarlak masa bölümüne geçildi. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ile diğer davetliler katıldı. Toplantı, Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde enerji dönüşümü, temiz enerji ve sürdürülebilirlik başlıklarının ele alındığı programlardan biri oldu.

Türkiye-Azerbaycan enerji iş birliğinde yeni dönem: Bayraktar ve Şahbazov Bakü’de görüştü Haber

Türkiye-Azerbaycan enerji iş birliğinde yeni dönem: Bayraktar ve Şahbazov Bakü’de görüştü

Bayraktar, petrol ve doğal gazdan elektrik bağlantılarına, yenilenebilir enerjiden madenciliğe kadar birçok alanda Türkiye ile Azerbaycan arasındaki iş birliğinin geliştirilmesinin değerlendirildiğini belirtti. Enerjide yeni iş birliği alanları masaya yatırıldı Bakan Bayraktar, Bakü temasları kapsamında Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Şahbazov ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Bayraktar, iki ülke arasındaki köklü enerji ortaklığının mevcut durumunun değerlendirildiğini ve önümüzdeki dönemde uygulanabilecek yeni iş birliği alanlarının ele alındığını bildirdi. Görüşmede petrol ve doğal gaz projelerinin yanı sıra elektrik bağlantıları, yenilenebilir enerji ve madencilik alanlarında atılabilecek ortak adımlar üzerinde duruldu. Türkiye ile Azerbaycan’ın yanı sıra üçüncü ülkelerin de dahil olabileceği enerji projelerinin geliştirilmesine yönelik imkanların da değerlendirildiği belirtildi. "Bölgenin enerji arz güvenliğine katkı sağlayacağız" Bayraktar, iki ülke arasındaki enerji iş birliğinin yalnızca Türkiye ve Azerbaycan açısından değil, bölgenin enerji arz güvenliği ve ekonomik refahı bakımından da önem taşıdığını vurguladı. Türkiye-Azerbaycan enerji ortaklığının yeni projelerle daha ileri taşınacağını belirten Bayraktar, iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu ortak vizyon doğrultusunda çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Türkiye ve Azerbaycan'ın enerji alanındaki iş birliği, doğal gaz ve petrolün yanı sıra elektrik iletimi ve yenilenebilir enerji gibi alanlara da genişliyor. Türkiye'nin bölgesel enerji bağlantılarındaki rolü, Azerbaycan'la yürütülen projelerle birlikte güçlendirilmeye devam ediyor. 5’inci Türkiye-Azerbaycan Enerji Forumu Bakü’de düzenlenecek Bayraktar ve Şahbazov'un görüşmesi, 5’inci Türkiye-Azerbaycan Enerji Forumu öncesinde gerçekleştirildi. Forumun, iki ülke arasındaki enerji ortaklığının geleceğine ilişkin yeni hedeflerin değerlendirilmesi ve önümüzdeki dönemin yol haritasının şekillendirilmesi açısından önemli bir platform olması bekleniyor. Bakan Bayraktar, forum kapsamında gerçekleştirilecek görüşmelerin Türkiye-Azerbaycan enerji ilişkilerinin daha da derinleştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti. İş birliği petrol ve doğal gazın ötesine taşınıyor Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji ilişkilerinde petrol ve doğal gaz projeleri önemli bir yer tutarken, son dönemde elektrik iletimi ve yenilenebilir enerji alanlarında da yeni iş birlikleri gündeme geliyor. İki ülke, bölgesel enerji altyapısının güçlendirilmesi ve enerji arz güvenliğinin artırılması hedefi doğrultusunda ortak projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin iletimi ve ticaretine yönelik çalışmalar da yürütülüyor.

Bakan Bayraktar: Enerji altyapısı geleceğin iklim koşullarına göre kurulmalı Haber

Bakan Bayraktar: Enerji altyapısı geleceğin iklim koşullarına göre kurulmalı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Finans Merkezi tarafından, “COP31 Vizyonundan İklim Eyleminin Finansmanı” temasıyla düzenlenen zirvede konuşan Bayraktar, enerji dönüşümü ile enerji güvenliğinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. “Üç kritik hedefi aynı anda gerçekleştirmeliyiz” Bayraktar, Türkiye'nin enerji politikalarında enerji arz güvenliğinin sağlanması, ithal kaynaklara bağımlılığın azaltılması ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda iklim taahhütlerinin yerine getirilmesinin öncelikli başlıklar arasında bulunduğunu belirtti. Son yıllarda pandemi, tedarik zinciri sorunları, jeopolitik gerilimler, savaşlar ve küresel piyasalardaki dalgalanmaların enerji piyasalarını doğrudan etkilediğine işaret eden Bayraktar, enerji fiyatlarındaki yükselişin enerji güvenliğinin önemini yeniden ortaya koyduğunu ifade etti. Bayraktar, Türkiye açısından enerji dönüşümünün temel unsurlarından birinin elektrifikasyon olduğunu söyledi. Elektrik talebinin artması bekleniyor Ulaşım, sanayi ve binalar başta olmak üzere birçok sektörün giderek elektrikli hale geleceğini belirten Bayraktar, önümüzdeki yıllarda elektrik talebinde önemli bir artış beklendiğini dile getirdi. Artan ihtiyacın daha temiz, güvenli ve rekabetçi kaynaklarla karşılanması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, yenilenebilir enerjinin bu dönüşümün merkezinde yer alacağını kaydetti. Türkiye'nin güneş, rüzgar, hidroelektrik ve jeotermal enerji bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Bayraktar, yenilenebilir kurulu gücün artırılmasının yanı sıra değişken yenilenebilir enerji üretimini sisteme dahil edebilecek güçlü bir elektrik altyapısının da oluşturulduğunu söyledi. Enerji verimliliği için 20 milyar doların üzerinde yatırım Enerji arzını artırmanın tek başına yeterli olmadığını ifade eden Bayraktar, enerji verimliliğinin de stratejik bir enerji kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nın 2024-2030 döneminde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngördüğünü belirten Bayraktar, yatırımların sanayi, binalar, ulaştırma, tarım ve enerji sektörlerini kapsadığını aktardı. 2030 sonrasına yönelik daha iddialı hedefler içeren Üçüncü Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nın da hazırlanacağını kaydetti. Nükleer enerji vurgusu Bayraktar, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinin yanı sıra nükleer enerjinin de Türkiye'nin düşük karbonlu elektrik üretiminde önemli bir yere sahip olacağını belirtti. Nükleer enerjinin güvenilir ve büyük ölçekli baz yük elektrik üretimi sağladığını ifade eden Bayraktar, mevcut nükleer programın sürdürüleceğini, küçük modüler reaktörler dahil yeni nesil teknolojilerin de yakından takip edildiğini söyledi. Elektrik tüketiminin giderek arttığı bir ekonomide nükleer enerji ile yenilenebilir kaynakların rakip değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Elektrik şebekeleri için büyük yatırımlar gerekiyor Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte ülke genelinde şarj altyapısına duyulan ihtiyacın artacağını belirten Bayraktar, batarya depolama sistemlerinin de elektrik şebekesinin dengelenmesinde ve yenilenebilir enerjinin sisteme entegrasyonunda kritik rol oynayacağını ifade etti. Bayraktar, yalnızca elektrik üretimine yatırım yapmanın yeterli olmadığını belirterek iletim ve dağıtım şebekelerinde büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Elektrik altyapısının daha güçlü, akıllı ve esnek hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Bayraktar, şebekelerin yenilenebilir enerji yatırımlarını, depolama sistemlerini ve elektrikli araçları destekleyebilecek kapasitede olması gerektiğini dile getirdi. Kritik mineraller için küresel yarış İletim hatları ve batarya teknolojilerinde kullanılan kritik minerallere erişimin stratejik önem taşıdığını belirten Bayraktar, dünyada bu kaynaklar için yoğun bir rekabet yaşandığını söyledi. Kritik minerallere erişimde sorun yaşayan ülkelerin yenilenebilir enerji, veri merkezleri, yapay zeka ve geleceğin sanayilerinde geride kalabileceğini ifade eden Bayraktar, madencilik projeleri ve bu alanlardaki yatırımların finansmanının önemine dikkati çekti. “Altyapı gelecek on yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanmalı” Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle sıcak hava dalgaları, seller, fırtınalar, kuraklıklar ve orman yangınlarının daha sık ve şiddetli yaşandığını belirten Bayraktar, bu gelişmelerin elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımını doğrudan etkileyebildiğini söyledi. İklim finansmanının yalnızca emisyonların azaltılmasına değil, iklim değişikliğine uyum ve altyapının dayanıklılığının artırılmasına da yönelmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti: “Bugün inşa ettiğimiz altyapı, geçmişin iklim koşullarına değil, gelecek on yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanmalıdır.” Bu dönüşüm için kamu kaynaklarının tek başına yeterli olmayacağını belirten Bayraktar; özel sektör, uluslararası finans kuruluşları, kalkınma bankaları ve uzun vadeli yatırımcıların harekete geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bayraktar, temiz enerji ve iklim değişikliğine dayanıklı altyapı yatırımlarının finansmanını kolaylaştıracak, riskleri azaltacak ve sermaye maliyetini düşürecek mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Enerji dönüşümünün yalnızca çevre politikası olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, sürecin aynı zamanda enerji güvenliği, ekonomik kalkınma ve sanayi rekabetçiliği açısından da stratejik önem taşıdığını vurguladı.

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman: Orman yangınlarına çözüm fosil yakıtlar Haber

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman: Orman yangınlarına çözüm fosil yakıtlar

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman, yaptığı açıklamada, “Son yıllarda ülkemizde ve dünyada artarak devam eden orman yangınları, artık basit bir doğa olayı olmaktan çıkıp, insanlığın ve gezegenimizin karşı karşıya kaldığı varoluşsal bir krize dönüşmüştür. Geçtiğimiz yıl Eskişehir Seyitgazi’de alevlerin arasında kalarak şehit düşen 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü olmak üzere toplam 10 canımızın acısı hala yüreklerimizde tazeliğini korumaktadır. Bu kayıpların önüne geçmek ve yeşil vatanımızın küle dönmesini engellemek ancak iklim krizinin temel nedenlerine inmekle mümkündür. Bilimsel veriler net bir şekilde ortaya koymaktadır ki; bu yangınların arkasındaki en temel tetikleyici küresel ısınmadır. Küresel ısınmayı hızlandıran ana unsur ise atmosferi bir battaniye gibi saran kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kontrolsüzce tüketilmesidir. Dünyamızı yaşanabilir tutmak ve yangın felaketlerini durdurmak adına fosil yakıtlardan ivedilikle uzaklaşmalı ve şu radikal adımları uygulamaya koymalıyız: FOSİL YAKITLARDAN UZAKLAŞMAK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Yenilenebilir Enerji Dönüşümü: Enerji üretim sürecinde kömürlü termik santraller kapatılmalı; rüzgar, güneş ve hidrolik enerji yatırımları sistemin ana omurgası haline getirilmelidir. Ulaşımda Elektrifikasyon: İçten yanmalı motorlu araç üretimi ve kullanımı kademeli olarak sonlandırılmalı, toplu taşıma ve bireysel araç kullanımında tamamen elektrikli sistemlere geçiş sağlanmalıdır. Enerji Verimliliği ve Yeşil Binalar: Sanayi tesislerinde ve konutlarda enerji tasarrufu sağlayan, kendi enerjisini üretebilen yalıtımlı yeşil bina teknolojileri zorunlu hale getirilmelidir. ORMANLARIMIZI VE DÜNYAMIZI KORUMAK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Bütçe ve Erken Müdahale: Orman Genel Müdürlüğü bütçeleri artırılmalı, yangın emniyet şeritleri ve bakım çalışmaları yangın mevsimi başlamadan önce eksiksiz şekilde tamamlanmalıdır. Caydırıcı Cezalar ve Koruma: Ormanlık alanlarda yangına yol açan ihmal ve kasıtlı eylemlere yönelik yasal yaptırımlar en üst düzeye çıkarılmalıdır. Küresel İklim Anlaşmalarına Uyum: Paris İklim Anlaşması ve karbon nötr hedefleri sadece kağıt üzerinde kalmamalı, bir devlet politikası olarak kararlılıkla yürütülmelidir. Yeni Seyitgaziler yaşanmaması, daha fazla şehit verilmemesi ve gelecek nesillere çölleşmiş bir dünya bırakmamak adına hükümetleri, yerel yönetimleri ve tüm insanlığı fosil yakıt bağımlılığına karşı acil önlemler almaya davet ediyor ve bu konunun COP 31 gündemine gelmesini arzuluyoruz. Unutmayalım ki; iklim kriziyle mücadele etmek, orman yangınlarını önlemenin tek kalıcı yoludur.” ifadelerini kullandı.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ne 'RES' ödülü Haber

Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ne 'RES' ödülü

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik ve yenilenebilir enerjiye yönelik gerçekleştirdiği öncü yatırımlarla ulusal düzeyde yeni bir başarıya imza attı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen 2025 Verimlilik Proje Ödülleri'nde, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. imzalı ve toplu ulaşım sektörünün Türkiye'deki ilk Rüzgâr Enerji Santrali (RES) Projesi, Kamu Yeşil Dönüşüm Kategorisi'nde ikinci seçildi. Ankara KOSGEB Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni'nde ödül, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'a, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından takdim edildi. Kazandıkları bu ödülün, vizyoner yatırımların ve çevre dostu belediyecilik yaklaşımının somut bir getirisi olduğunu belirten Başkan Büyükkılıç, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdikleri bu projeyle Kayseri'nin başarısını bir kez daha tescillediklerini dile getirdi. Büyükkılıç, "Büyükşehir Belediyesi olarak temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızı stratejik bir planlama ile devam ettiriyoruz. Toplu taşımacılıkta rüzgâr enerjisinden yararlanan Türkiye'nin ilk belediyesi olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. 21 MW kurulu güce sahip RES yatırımımızla bir yandan doğayı korurken, diğer yandan enerji giderlerini düşürerek kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına destek sağlıyoruz. Bu değerli ödülü Sayın Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır'ın ellerinden almak bizleri ayrıca onurlandırmıştır" şeklinde konuştu. Kayseri'nin sadece ulaşım değil, yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği konularında da örnek teşkil eden uygulamalara imza attığını kaydeden Başkan Büyükkılıç, şunları ekledi: "Yenilikçi, sürdürülebilir ve çevre dostu yatırımlarımızla hem şehrimize hem de ülkemize katma değer sağlıyoruz. Yenilenebilir enerjiye yönelik hamlelerimizi artırarak sürdürecek, Kayseri'yi temiz enerji ve yeşil dönüşüm süreçlerinde Türkiye'nin öncü şehirlerinden biri yapmaya kararlıyız." Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'ın temiz ve yenilenebilir enerji vizyonuyla hayata geçirilen enerji yatırımlarının kritik bir parçası olan 21 MW kurulu güce sahip Rüzgâr Enerji Santrali (RES), Kayseri'yi enerji alanında Türkiye'nin lokomotif şehirleri arasına taşırken, toplu ulaşımda rüzgâr enerjisini kullanan ilk belediye projesi olmasıyla da ön plana çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerjide tam bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerjide tam bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İş Birliği” temasıyla düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde konuştu. Zirvede Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya geniş bir coğrafyadan temsilcileri Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, etkinliğin ülkeler arası iş birliğine katkı sağlayacağını ifade etti. “TÜRKİYE ENERJİ KÖPRÜSÜ KONUMUNDA” Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Erdoğan, ülkenin enerji kaynaklarına sahip bölgeler ile bu kaynaklara ihtiyaç duyan ülkeler arasında güçlü bir köprü olduğunu söyledi. Enerjinin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli güvenlik ve bölgesel istikrarın da merkezinde yer aldığını belirten Erdoğan, petrol ve doğal gazın stratejik önemini koruduğunu ifade etti. Konuşmasında Rusya-Ukrayna savaşı ve bölgesel gerilimlere değinen Erdoğan, bu süreçlerin enerji arz güvenliğini doğrudan etkilediğini ve fiyatlarda ciddi artışlara yol açtığını dile getirdi. Türkiye’nin diplomasi ve diyalog odaklı politikalarla krizlerin dışında kalmaya çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı, ülkenin güvenilir bir enerji ortağı haline geldiğini söyledi. “DOĞAL GAZ KAPASİTESİ 5 KAT ARTTI” Enerji alanındaki yatırımlara da değinen Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin doğal gaz giriş kapasitesinin 90 milyon metreküpten 495 milyon metreküpe yükseldiğini açıkladı. Türkiye’nin 39 ülkeden 50’den fazla şirketle doğal gaz tedarik eden büyük bir enerji altyapısına sahip olduğunu ifade etti. Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimin günlük 9,5 milyon metreküpe ulaştığını belirten Erdoğan, yeni yatırımlarla bu rakamın artırılacağını söyledi. Şırnak Gabar’daki petrol keşfine de değinen Cumhurbaşkanı, buradaki üretimin Türkiye’nin enerji arz güvenliğine önemli katkı sağladığını ifade etti. Enerji, madencilik ve kritik mineraller alanında Türkiye’nin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin artık bu alanlarda “oyun kurucu” bir aktör olduğunu söyledi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve yenilenebilir enerji yatırımlarına da dikkat çeken Erdoğan, “Enerjide tam bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır” ifadelerini kullandı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Zirve sonunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a merhum hattat Hasan Çelebi’nin kaleme aldığı bir eser takdim etti.

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor Haber

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor

Enerji kullanımında verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yeni dönem, ısıtma ve soğutma teknolojilerinde daha yüksek performanslı ve entegre sistemlere geçişi hızlandırıyor. Bu dönüşümde öne çıkan ısı pompaları, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir kullanım alanında, tek bir sistemle hem ısıtma hem de soğutma ihtiyacına yanıt verebiliyor. Aynı zamanda sıcak su üretimi gibi farklı ihtiyaçları da karşılayabilmesi, sistemleri çok yönlü bir çözüm haline getiriyor. Elektrifikasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte ısı pompaları, tükettiği elektrik enerjisinin 4 ila 5 katını, uygun koşullarda ise 7–8 katına kadar ısı enerjisine dönüştürebiliyor. Bu yüksek verimlilik, işletme maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlarken enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasını mümkün kılıyor. Düşük karbon salımıyla çevresel etkilerin azaltılmasına destek olan bu sistemler, enerji dönüşümünün en kritik bileşenlerinden biri olarak yeni nesil iklimlendirme anlayışının temelini oluşturuyor. Geniş Kullanım Alanı ile Esnek ve Verimli Çözümler Isı pompaları; konutlar, oteller, ticari yapılar ve endüstriyel tesislerde farklı ihtiyaçlara yanıt verebilen esnek ve ölçeklenebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Konut uygulamalarında yerden ısıtma, fan-coil sistemleri ve sıcak su üretimi ön plana çıkarken; ticari yapılarda merkezi sistem entegrasyonları yaygın olarak tercih ediliyor. Endüstriyel tesislerde ise proses ısıtma ve soğutmanın yanı sıra atık ısı geri kazanımı, enerji verimliliğini artıran kritik uygulamalar arasında yer alıyor. Hava, toprak ve su kaynaklı alternatifler sayesinde farklı iklim ve altyapı koşullarına uyum sağlanabiliyor. Bununla birlikte hibrit sistem çözümleri, farklı kaynakların avantajlarını bir araya getirerek sistem performansını daha üst seviyeye taşıyor. Özellikle su kaynaklı ısı pompaları, yüksek COP değerleri ve yıl boyunca stabil çalışma karakteristiğiyle büyük ölçekli projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Doğru Tasarım ile Maksimum Verimlilik Isı pompası sistemlerinde elde edilen verimlilik, doğrudan doğruya mühendislik tasarımının doğruluğuna bağlı olarak şekilleniyor. Isıtma ve soğutma yüklerinin doğru analiz edilmesi, sistemin kullanılacağı yapının ihtiyaçlarına uygun kapasite seçimi ve kaynak türünün iklim ile altyapı koşullarına göre belirlenmesi, performansı belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra mevsimsel verimlilik değerleri (SCOP/SEER), otomasyon ve kontrol altyapısı ile sistemin çalışacağı sıcaklık seviyeleri gibi teknik parametrelerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi, uzun vadede işletme maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Doğru projelendirilmiş bir ısı pompası sistemi, yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir, güvenilir ve uzun ömürlü bir kullanım avantajı sunuyor. Isı Pompaları Enerji Verimliliği Açısından Ana Çözüm Haline Geliyor” Isı pompalarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından ana çözüm haline geldiğini vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hava kaynaklı, su kaynaklı ve toprak kaynaklı ısı pompası çözümlerinin yanı sıra, farklı uygulama alanlarına yönelik geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu sistemler hem ısıtma, soğutma hem de sıcak su ihtiyacını tek bir çözüm üzerinden karşılayabilmekte; özellikle aynı anda ısıtma ve soğutma gerektiren projelerde %100’e varan ısı geri kazanımı sağlayarak yüksek verimlilik sunmaktadır. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeye göre, toplam inşaat alanı 2.000 m² ve üzeri olan yeni binaların enerji ihtiyacının en az %10’unu güneş, rüzgar ve ısı pompası gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu düzenleme, özellikle ticari yapılar ve büyük ölçekli projelerde ısı pompası sistemlerinin daha yaygın şekilde tercih edilmesini desteklemektedir. Aynı zamanda enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda projelendirme süreçlerinde ısı pompaları kritik bir bileşen haline gelmektedir. Ticari binalar ve endüstriyel tesislerde enerji maliyetlerinin yüksekliği göz önüne alındığında, ısı pompaları yatırım geri dönüş süresinin çoğu projede 1–2 yıl seviyelerine kadar düşebilmesi nedeniyle giderek daha fazla tercih edilmektedir. İzmir’deki üretim tesislerimizde geliştirdiğimiz su kaynaklı ısı pompaları ile yerli üretim gücümüzü artırırken, uluslararası iş birliklerimiz sayesinde global teknolojileri de portföyümüze entegre ediyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda ısı pompalarını, hem ekonomik hem çevresel açıdan en verimli yatırım çözümlerinden biri olarak konumlandırıyoruz. Doğru projelendirme ile uzun vadeli işletme maliyetlerinin düşürülmesine ve karbon emisyonlarının azaltılmasına doğrudan katkı sağlıyoruz. 2026 ve sonrasında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında büyümeyi hedefliyoruz. Yerli üretim kapasitemizi artırarak hem Türkiye’de hem ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum almayı, özellikle renovasyon ve enerji dönüşüm projelerinde daha aktif rol üstlenmeyi planlıyoruz.” açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.