Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırımlar

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yatırımlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırımlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi Haber

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi

Kayseri Sanayi Odası'nın Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya idaresinde, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Abidin Özkaya, ekonomideki güncel gelişmeleri analiz ederek, Merkez Bankası'nın temmuz ayı faiz kararında reel sektörün beklediği faiz indirimi adımının atılmadığını belirtti. Özkaya, bu kararın düşük kur ve yüksek faiz döneminin bir süre daha süreceğine dair kuvvetli mesajlar verdiğini ifade etti. Mevcut ekonomik yaklaşımın kısa vadeli sermaye girişlerini destekleyici nitelikte olduğunu kaydeden Özkaya, yabancı sermayeye karşı olmadıklarını ancak ihtiyaç duyulan kaynağın; yatırıma, üretime, istihdama ve katma değer yaratan alanlara yönelen doğrudan yatırımlar olması gerektiğini vurguladı. Yüksek faiz ve düşük kur kıskacının en ağır yükünün üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat yapan reel sektör tarafından taşındığını belirten Özkaya, finansal kaynakların üretim yerine yüksek getiri sunan mevduat hesaplarında toplandığını ve yıllık faiz giderlerinin yatırım bütçelerini aştığını ifade etti. Kredibilitesi yüksek firmaların dahi bankaların kredi sınırları nedeniyle finansmana ulaşmakta zorlandığını dile getiren Özkaya, bu durumun sanayiciyi yeni yatırımlardan uzaklaştırarak mevcut faaliyetlerini sürdürme savaşına ittiğini kaydetti. İstihdam verilerinin de üretimdeki sıkışmışlığı kanıtladığını söyleyen Özkaya, 2025 yılı verilerine göre sanayi ve tarım sektörlerinde yaklaşık 450 bin kişilik istihdam kaybı yaşanırken, hizmetler ve inşaat sektörlerinde yaklaşık 380 bin kişilik bir artış olduğunu belirtti. Bu tablonun sanayinin ve üretimin ekonomi içindeki payının gerilediğini ortaya koyduğunu ifade eden Özkaya, üretim ekonomisinin ivedilikle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ardından söz alan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; küresel ekonomideki belirsizlikler, ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve finansal dalgalanmalara dikkat çekerek, Türkiye ekonomisinin yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının üretim üzerindeki etkilerini derinden hissettiğini belirtti. Enflasyonla mücadelenin kritik önemine değinen Büyüksimitci, "Enflasyonla mücadele kuşkusuz hepimizin ortak gayesidir. Fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı büyümenin mümkün olmadığını biliyoruz. Ancak üretim ekonomisinin ayakta tutulması da aynı derecede kritiktir. Çünkü üretimin olmadığı bir yerde ne ihracattan, ne istihdamdan ne de kalıcı bir refahtan bahsedebiliriz" dedi. Günümüzde sanayicinin sadece yüksek faizle değil; finansmana erişim zorlukları, artan üretim maliyetleri, kur baskısı, daralan iç ve dış talep ile düşen kârlılıkla mücadele ettiğini belirten Büyüksimitci, son dönemde artan iflas ve konkordato haberlerinin üretim dünyası için ciddi bir uyarı olduğu şeklinde konuştu. Sanayicinin üzerindeki finansman yüküne işaret eden Büyüksimitci, "Bugün pek çok işletmemiz elde ettiği kârı yatırımına, üretimine veya ihracatına ayırmak yerine finansman giderlerine harcamak zorunda kalıyor. Sanayicimiz alın teriyle kazanıp, kazandığını faize ödüyor" ifadelerini kullandı. "Finansman maliyetleri yatırımların önündeki en büyük engel" İSO 500 araştırması sonuçlarının da bu durumu teyit ettiğini belirten Büyüksimitci, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarında faaliyet kârlılığının düştüğünü, finansman giderlerinin ise rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Büyüksimitci, "Üretim yapan işletmelerimiz hayatta kalma mücadelesi verirken, finansman maliyetleri yatırımların ve büyümenin önünde en büyük bariyer haline gelmiştir. Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerimizin bu yükü daha fazla taşıması mümkün değildir" diye konuştu. Ekonomi programının temel hedefi olan dezenflasyon sürecine destek verdiklerini belirten Büyüksimitci, bu süreçte üretim kapasitesinin korunmasının ve sanayinin rekabet gücünün muhafaza edilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Sanayicinin temel sorununun talep yetersizliği değil, finansmana erişim olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, "Üretim kapasitemiz, sipariş alma tecrübemiz ve ihracat gücümüz mevcut. Ancak uygun maliyetli finansmana erişemeyen işletmelerimizin bu potansiyeli hayata geçirmesi her geçen gün zorlaşıyor" dedi. Üretim ekonomisini canlandıracak ek adımların atılması gerektiğini ifade eden Büyüksimitci, özellikle üretim yapan firmalar için kredi kanallarının daha erişilebilir hale getirilmesinin ve finansman yükünün hafifletilmesinin üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.

TAV Havalimanları 2026’nın ilk yarısında 48,2 Milyon Yolcuya Hizmet Verdi Haber

TAV Havalimanları 2026’nın ilk yarısında 48,2 Milyon Yolcuya Hizmet Verdi

TAV Havalimanları, 2026’nın ilk yarısında 48,2 milyon yolcuya ulaştı. Şirketin cirosu 867,3 milyon avro, net kârı 8 milyon avro oldu. TAV Havalimanları, 2026 yılının ilk yarısında yolcu sayısını yüzde 1 artırarak 48,2 milyona çıkardı. Şirketin konsolide cirosu 867,3 milyon avroya, FAVÖK’ü 244,8 milyon avroya ulaşırken geçen yıl zarar açıklayan TAV, bu dönemde yeniden net kâra geçti. TAV Havalimanları, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Şirketin işlettiği havalimanlarını kullanan toplam yolcu sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 artarak 48,2 milyona yükseldi. Yılın ilk yarısında TAV Havalimanları’nın dış hat yolcu sayısı yüzde 1 gerileyerek 29,9 milyon olurken, iç hat yolcu trafiği yüzde 5 artışla 18,3 milyona çıktı. Yolcu trafiğindeki sınırlı büyümeye karşın şirketin gelirleri daha güçlü bir performans sergiledi. Konsolide ciro yıllık bazda yüzde 5 artarak 823,5 milyon avrodan 867,3 milyon avroya yükseldi. TAV Havalimanları yeniden net kâra geçti Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı olarak takip edilen FAVÖK göstergesi, 2026’nın ilk yarısında yüzde 3 artışla 244,8 milyon avroya ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde FAVÖK 236,7 milyon avro seviyesindeydi. FAVÖK marjı ise yüzde 28,7’den yüzde 28,2’ye geriledi. TAV Havalimanları, 2025 yılının ilk yarısında kaydettiği 50 milyon avroluk net zararın ardından 2026’nın aynı döneminde 8 milyon avro net kâr açıkladı. İkinci çeyrekte ciro ve FAVÖK’ün yıllık bazda yüzde 14 artması, şirketin ilk yarı performansına önemli katkı sağladı. Serkan Kaptan: Yolcu trafiğinin üzerinde gelir büyümesi sağladık TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, 2026’nın ilk yarısında küresel ekonomik belirsizlikler ile jeopolitik risklerin havacılık sektörü üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Türk lirasının reel olarak güçlü seyrinin, Orta Doğu’daki gerilimlerin ve yükselen jet yakıtı fiyatlarının sektörü zorladığını belirten Kaptan, şirketin çeşitlendirilmiş havalimanı portföyü ve operasyonel esnekliği sayesinde yolcu trafiğinin üzerinde ciro ve FAVÖK büyümesi elde ettiğini vurguladı. Kaptan, Ankara, İzmir ve Kuzey Makedonya’daki havalimanlarının güçlü performansını sürdürdüğünü, Almatı Havalimanı’nda ise dış hat yolcu trafiğinin dikkat çekici bir büyüme kaydettiğini bildirdi. AJet’in Milas-Bodrum Havalimanı’nda ilave uçak konuşlandırma kararının da önümüzdeki dönemde şirketin yolcu trafiğini desteklemesi bekleniyor. Antalya’daki yeni ticari alanlar gelirlere katkı sağladı Antalya Havalimanı’nda kullanıma açılan yeni ticari alanlar, şirketin havacılık dışı gelirlerini destekledi. Yiyecek-içecek ve gümrüksüz satış alanlarındaki genişleme sayesinde yolcu başına elde edilen ticari gelirde artış kaydedildi. Serkan Kaptan, geçen yıl net kârlılığı olumsuz etkileyen ertelenmiş vergi ve kur çevrim giderlerinin nakit çıkışı yaratmadığını hatırlatarak, 2026’nın ilk yarısında net kârın yeniden pozitif seviyeye ulaştığını ifade etti. Almatı Havalimanı’nın tamamı TAV’ın olacak TAV Havalimanları, Almatı Havalimanı’ndaki ortaklık yapısını değiştirecek önemli bir anlaşmaya da imza attı. Havalimanının azınlık hissedarı KIF’in, 2021 tarihli hissedarlar sözleşmesi kapsamındaki satım opsiyonunu kullanması üzerine kalan yüzde 15 payın satın alınması konusunda anlaşmaya varıldı. TAV, söz konusu yüzde 15’lik pay için 133 milyon dolar ödeyecek. İşlemin tamamlanmasının ardından şirket, Almatı Havalimanı’nın yüzde 100’üne sahip olacak. Orta Asya’nın önemli havacılık merkezlerinden biri olarak değerlendirilen Almatı Havalimanı’ndaki yatırımların planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi. Şirket, yılın geri kalanında yolcu başına uygulanan tarifelerde beklenen kademeli artışların, jet yakıtı satış hacmindeki düşüşün gelirler üzerindeki etkisini büyük ölçüde dengelemesini öngörüyor. Tiflis Havalimanı’nda terminal ve apron yatırımları başladı TAV Havalimanları, Tiflis Havalimanı’nın işletme imtiyazının beş yıl uzatılmasının ardından terminal ve apron yatırımlarını da başlattı. Yatırım programının 2028 IATA yaz sezonu başlamadan önce tamamlanması planlanıyor. Gürcistan’daki havalimanı trafiği, Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle yaşanan hava sahası kapanışlarından olumsuz etkilendi. Bölgesel koşulların iyileşmeye başlamasıyla birlikte yolcu büyümesinin haziran ayında yeniden ivme kazandığı belirtildi. Mevcut şartların korunması durumunda toparlanmanın yılın ikinci yarısında da devam etmesi bekleniyor. TAV Havalimanları’nın ilk yarı sonuçları Finansal ve operasyonel gösterge 2025 ilk yarı 2026 ilk yarı Değişim Konsolide ciro 823,5 milyon avro 867,3 milyon avro %5 FAVÖK 236,7 milyon avro 244,8 milyon avro %3 FAVÖK marjı %28,7 %28,2 -0,5 puan Net kâr/zarar -50 milyon avro 8 milyon avro Pozitife döndü Toplam yolcu 47,6 milyon 48,2 milyon %1 Dış hat yolcusu 30,2 milyon 29,9 milyon -%1 İç hat yolcusu 17,3 milyon 18,3 milyon %5 TAV Havalimanları, yılın geri kalanında yatırımlar, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmayı planlıyor. Şirket yönetimi, çeşitlendirilmiş portföy yapısının değişken piyasa koşulları karşısında önemli bir avantaj sağladığını değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

Malatya’da gençlere 4 milyar liralık yatırım Haber

Malatya’da gençlere 4 milyar liralık yatırım

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 'Savunma Sanayii Üzerine' Gençlik Buluşması programına katıldı. Malatya Büyükşehir, Battalgazi ve Yeşilyurt belediyeleri ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin katkısıyla Malatya Genç KADEM tarafından Sanat Merkezi toplantı salonunda düzenlenen programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Nereden nereye" sözünü anımsatarak, Türkiye'nin savunma sanayiinde önemli bir yere geldiğini ifade etti. “CUMHURBAŞKANIMIZA ŞÜKRANLARIMIZI İFADE ETMEK İSTERİM” Türkiye'nin sanayi devrimini ıskaladığını ve atmak istediği her adımda da önünün kesildiğini kaydeden Başkan Er Türkiye’nin dünya üzerinde önemli söz sahipliği konumunda olduğunu belirterek, "Darbelerle, müdahalelerle, çeşitli baskılarla bu ülkenin gelişmesinin önüne set çekilmeye çalışıldı. Ancak bugün geldiğimiz noktada tablo değişmiştir. Artık sadece oyun kurulan değil, oyun kuran bir ülke konumundayız. Bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan, sözü dinlenen, umut olan bir Türkiye var. Bu başarının en önemli unsurlarından biri de savunma sanayii ve bilişim alanında yakaladığımız ivmedir. Yapılan yatırımlar, ortaya konulan vizyon ve güçlü siyasi irade sayesinde ülkemiz çok önemli bir seviyeye ulaşmıştır. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımızı ifade etmek isterim" dedi. “4 MİLYAR LİRA DEĞERİNDE GENÇLİK VE SPOR YATIRIMIMIZ VAR” Büyükşehir Belediyesi olarak yerelde gençlere büyük önem verdiklerini ve ciddi projeleri hayata geçirdiklerini dile getiren Başkan Er, "4 milyar lira değerinde gençlik ve spor yatırımımız var. Şu anda Malatya’mıza kazandırmak üzere bir bilim merkezi projemiz var ve inşallah bunu da en kısa sürede tamamlayacağız. Bunun yanı sıra gençlik merkezleri, spor kompleksleri, kütüphaneler ve sosyal alanlarla ilgili çok ciddi yatırımlarımız devam ediyor. Bugün itibarıyla 63 gençlik ve spor projemiz ya yapım aşamasında ya da planlama sürecinde. Bölgenin en büyük kütüphanelerinden biri de bu yatırımlar arasında yer alıyor. Ayrıca, gençlerimiz için oluşturduğumuz “genç mekânlar” ile onların sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine katkı sağlamayı hedefliyoruz" diyerek konuşmasını tamamladı. “SON 20 YIL YATIRIMLARI ÜLKEMİZ ADINA SON DERECE KIYMETLİ” Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise savunma sanayisi denildiğinde merhum Turgut Özal’ın vizyonuyla temelleri atılan çalışmaların akla geldiğini söyledi. Geçit, "O dönemde Savunma Sanayi Müsteşarlığı olarak başlayan bu süreç, bugün çok daha güçlü bir yapıya dönüşmüş durumda. Özellikle son 20 yılda yapılan yatırımlarla Türkiye, savunma sanayiinde kendi ihtiyaçlarının önemli bir kısmını karşılayabilen bir ülke haline geldi. Ülkemiz adına son derece kıymetli ve stratejik bir kazanımdır" şeklinde konuştu. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem de Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayisi gelişiminde çok önemli adımlar attığına dikkati çekti. KADEM Malatya İl Temsilcisi Saliha Gültekin Sırma ise KADEM'in çalışmalarının çoğunlukla kadın ve aile odaklı görünse de gençlik projelerine de büyük bir hassasiyetle devam ettiklerini söyledi. “BAŞKAN ER’E TEŞEKKÜR EDERİM” Konuşmaların ardından Savunma Sanayii eski Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, 'Savunma Sanayii Üzerine' konulu bir konferans verdi. Demir, Malatya’nın yaşadığı deprem felaketinden sonra önemli bir toparlanma yaşadığını kaydederek, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e emeklerinden dolayı teşekkür etti. Savunma sanayiinin yalnızca askeri alanda değil, aynı zamanda sivil teknolojilerin gelişiminde de itici bir güç olduğuna dikkati çeken Demir, "Burada geliştirilen teknolojiler zamanla tarım, enerji ve diğer sektörlere de yayılmakta, ülkenin genel kalkınmasına katkı sağlamaktadır. Bu nedenle savunma sanayiine yapılan yatırımlar, aslında çok daha geniş bir etki alanına sahiptir. 2000’li yıllardan itibaren Türkiye’de bu alanda güçlü bir siyasi irade ortaya konmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi net bir şekilde benimsenmiş ve bu doğrultuda kararlı adımlar atılmıştır. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın daha sonra Cumhurbaşkanlığı’na bağlanması da bu alana verilen önemin somut bir göstergesidir" dedi.

İtalya 'da ekonomi alarm veriyor Euro bölgesinde en borçlu ülke olma konusunda Yunanistan'ı geride bırakmak üzere. Haber

İtalya 'da ekonomi alarm veriyor Euro bölgesinde en borçlu ülke olma konusunda Yunanistan'ı geride bırakmak üzere.

Reuters, İtalya'nın bütçe planlarından elde edilen kaynaklara ve verilere dayanarak, Yunanistan'ın yıl sonuna kadar avro bölgesindeki en yüksek kamu borç oranına sahip ülke olma özelliğini kaybedeceğini ve borç seviyesinin İtalya'nınkinin altına düşeceğini bildirdi. İki üst düzey yetkili, Yunanistan'ın kamu borç oranının bu yıl GSYİH'nin yaklaşık %137'sine düşebileceğini, 2025'te ise bu oranın %145,9 olduğunu belirtti. Öte yandan, İtalyan Maliye Bakanlığı'nın bu hafta açıkladığı orta vadeli mali plana göre, İtalya'nın kamu borcunun 2026'da GSYİH'nin %138,6'sına ulaşması bekleniyor; bu oran 2025'te %137,1 idi. Bu yetkililer, bu yıldan itibaren Yunanistan'ın artık Euro bölgesinin en borçlu ülkesi olmayacağına inanıyor. Grafik, 2020-2026 dönemi boyunca İtalya ve Yunanistan'ın kamu borcu/GSYİH oranını karşılaştırmaktadır. Yunanistan'ın kamu borcuna ilişkin yeni tahminler, çok yıllık mali plana dahil edilecek ve ay sonunda Avrupa Komisyonu'na sunulacak. Bu arada, İtalya'nın kamu borcunun 2027'de GSYİH'nin yaklaşık %138,5'i seviyesinde istikrar kazanması, ardından kademeli olarak 2028'de %137,9'a ve bir sonraki yıl %136,3'e düşmesi öngörülüyor. Son yirmi yılda Yunanistan, Euro bölgesinde en yüksek borç oranına sahipti, ancak bu rakam 2020'deki %209,4'lük zirve noktasından geçen yıl %145,9'a düşerek 60 puandan fazla keskin bir düşüş gösterdi. Aynı dönemde İtalya'da ise düşüş sadece yaklaşık 17 puan oldu. On yıl süren mali kriz ve toplamda yaklaşık 280 milyar avroluk üç kurtarma paketinin ardından Yunanistan, mali konsolidasyon sürecini hızlandırıyor. Hükümet, ilk kurtarma paketinden yaklaşık 7 milyar avroluk borcu yıl sonuna kadar planlanandan önce geri ödemeyi hedefliyor. Bu arada, İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni, Giuseppe Conte ve Mario Draghi'nin önceki hükümetleri tarafından uygulanan inşaat destek programlarından etkilenmemiş olsaydı, İtalya'nın kamu borcunun daha hızlı azalabileceğini öne sürdü. Güçlü bir COVID-19 sonrası toparlanmanın ardından, İtalyan ekonomisi yavaş bir büyüme yörüngesine geri döndü ve Avrupa Birliği'nin kurtarma fonundan önemli miktarda fon almasına rağmen, üç yıl üst üste (2023-2025) büyüme oranı %1'in altında kaldı. Bütçe planına göre bu eğilimin 2029 yılına kadar devam etmesi bekleniyor. Öte yandan Yunanistan, yatırımlar, iç talep ve turizm sektöründeki güçlü toparlanmanın etkisiyle son üç yıldır %2'nin üzerinde istikrarlı bir büyüme kaydederek AB ortalamasının üzerine çıktı.

Bakan Kacır: Malatya’da 4 yeni sanayi alanı ilan edildi Haber

Bakan Kacır: Malatya’da 4 yeni sanayi alanı ilan edildi

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kacır, sanayi tesislerinde depremin izlerini silmek ve üretimi daha güçlü şekilde sürdürmek için yürütülen projelere 7,3 milyar lira finansman sağlandığını bildirdi. Bakan Kacır, il programları kapsamında Malatya’da çeşitli temaslarda bulundu. Malatya Valiliğini ziyaret ederek kentte yürütülen yatırımlar hakkında bilgi alan Kacır, DAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Fırat Kalkınma Ajansı Projeleri Protokol İmza Töreni’ne katıldı. Program kapsamında Kubbet-üs Sahra Camii’nde Cuma namazı sonrası vatandaşlarla bir araya gelen Kacır, Malatya Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni ile Yeşilyurt Küçük Sanayi Sitesi 1. Etap Anahtar Teslimi ve 2. Etap Temel Atma Töreni’nde de yer aldı. Yeşilyurt Sanayi Sitesi’nde hak sahiplerine anahtarlarını teslim etti. KOBİ’lere 8,7 milyar liralık kaynak sağlandığını belirten Kacır, Malatya’nın sanayi altyapısının güçlendirildiğini ifade etti. Şehrin yalnızca sanayide değil, Bilim Merkezi ve Millî Teknoloji Atölyeleri ile yüksek teknoloji alanında da gelişmesinin hedeflendiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 23 yılda sanayi ve teknoloji alanında önemli adımlar atıldığını vurgulayan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayii başta olmak üzere birçok sektörde küresel ölçekte rekabet gücüne ulaştığını söyledi. Malatya’nın üretim kültürü ve girişimci yapısıyla öne çıkan şehirlerden biri olduğunu belirten Kacır, son 23 yılda kentteki organize sanayi bölgelerinin büyüklüğünün 650 hektardan 2 bin 341 hektara çıkarıldığını ifade etti. Kacır, organize sanayi bölgelerindeki istihdamın ise 5 bin 480’den 25 bine yükseldiğini aktardı. Deprem sonrası süreçte sanayi yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü kaydeden Kacır, ilan edilen yeni sanayi alanları ve sağlanan finansman desteğiyle Malatya’da üretim kapasitesinin daha da artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.