Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi Haber

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 5 yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı” sözleriyle Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik ekosistemindeki büyümeye dikkat çekti. Ödül töreninin ev sahipliğini üstlenen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç da “Turkell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek. Yarının Teknoloji Liderleri de bu anlayışın yansıması. Gençlerimizin yanında olmayı bundan böyle de sürdüreceğiz. Dereceye giren ekipleri ve tüm katılımcıları kutluyorum. Vizyonlarıyla bu sürece yön veren devletimizin değerli temsilcileri başta olmak üzere üniversitelerimize, jüri üyelerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Turkcell’in, geleceğin teknoloji liderlerini desteklemek amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlediği “Yarının Teknoloji Liderleri” proje yarışmasının ödül töreni, İstanbul Mandarin Otel’de gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törende, yarışmada dereceye giren ekiplere ödülleri verildi. Türkiye’de üniversitelilere yönelik en kapsamlı proje yarışması olan “Yarının Teknoloji Liderleri”nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300.000 TL’lik para ödülü takdim edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye'nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını da ifade ediyor. 23 yıl öncesinde Türkiye'nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı, şimdi ise 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye'de 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı, şimdi ise 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. Teknoloji girişimleri, diğer alanlardan farklı olarak borçlanma enstrümanlarıyla büyüyebilecek yapılar değil. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Ve teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olan da borçlanma değil sermaye yatırımlarıdır. Bu anlayışla son 5 yılda Türkiye'de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki 5 yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu vesileyle ödül alacak olsun ya da olmasın, Türkiye'nin teknoloji geliştirme yolculuğunda 'Ben de varım' diyen tüm genç arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Türkiye'nin teknoloji lideri Turkcell'e bu muhteşem organizasyon için teşekkür ediyorum”. “Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek” Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: “Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor.” “Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, şöyle devam etti: “Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum.” Yarının Teknoloji Liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü “Signify” projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren “MEMOVISION” kazandı. “Smellcontrol” projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: “Sosyal Okuryazarlılık” ödülüne “Cyberkids” projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. “Sürdürülebilir Gelecek” ödülünü “ENERATICS” projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. “Ölçeklenme Potansiyeli” ödülünün sahibi “KazAI” projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ödül kazanan ekipleri jüri belirledi Yarının Teknoloji Liderleri’nin ikinci yıl jürisinde; Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu ile Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç yer aldı. Ayrıca TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Bağımsız Mühendislik Danışmanı Cemal Şeref Oğuzhan Öztürk, TAZI AI Kurucu Ortak ve Genel Müdürü Prof. Dr. Zehra Çataltepe ve Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan da jüri üyesi alarak ödül kazanan ekipleri belirledi.

Yerli Mobil Oyun Girişimi MINDTAIL 2 Milyon Dolar Yatırım Aldı Haber

Yerli Mobil Oyun Girişimi MINDTAIL 2 Milyon Dolar Yatırım Aldı

Yerli mobil oyun girişimi Mindtail, 2 milyon dolar yatırım aldı. Mindtail’in tohum öncesi turu APY Ventures liderliğinde, Inveo Ventures ve Ak Portföy GSYF ile birlikte gerçekleştirildi. Mindtail, aldığı yatırımı ekip büyümesi, AI-native üretim altyapısının geliştirilmesi ve pazarlama testleri için kullanmayı planlıyor. Şirketin kısa vadede ekibini üç katına çıkarması hedefleniyor. Mindtail’in ilk oyununun yakın zamanda duyurulması bekleniyor. Hibrit casual puzzle kategorisine yeni nesil yaklaşım R. Tamer Özgen, Umut Yıldız, Sarper Karabağ ve Doğuşcan Öztürk tarafından kurulan Mindtail, AI destekli üretim modeliyle hibrit casual puzzle oyunlarının yeni neslini geliştirmeyi hedefliyor. Kurucu ekip; Dream Games, King, Tactile, Ace Games ve Codeway gibi sektörün önde gelen şirketlerinde edindikleri deneyimi Mindtail çatısı altında bir araya getiriyor. Art Director pozisyonunda ise Ece Özgüle yer alıyor. Ekip, Royal Match, Royal Kingdom, Lily’s Garden, Candy Crush Soda ve Braindom serisi gibi yüz milyonlarca kullanıcıya ulaşan oyunlarda ürün, büyüme ve geliştirme tarafında aktif rol aldı. Keçeli: “Sermaye verimliliği oyunu olarak oyun üretimi” APY Ventures Fon Yöneticisi Mustafa Keçeli, yatırımla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Mindtail’i ayrıştıran şey, oyun yapmayı sadece yaratıcı bir disiplin olarak değil; ekonomisi, üretim mimarisi ve zamanlaması üst üste oturduğunda bir sermaye verimliliği oyunu olarak okuyan bir kuruluş anlayışı. Dünya çapında başarıya ulaşmış oyunlarda kritik roller üstlenmiş bir ekibin AI-native üretimi ilk günden şirket DNA’sının merkezine koyması, hit-driven bir kategoride iterasyon başına ekonomik dezavantajı doğrudan avantaja çeviriyor. Bu kombinasyon, yeni nesil hibrit casual puzzle oyunlarını yaratmak için bizce çok güçlü bir temel oluşturuyor.” Inveo Ventures’tan Haluk Nişli, Türk oyun sektörünün küresel sahnede yeni bir döneme girdiğini söyleyerek “Mindtail ekibinin birlikte çalışma geçmişi, ürün ve büyüme tarafındaki derinliği ve hızlı prototipleme kültürü, bu dönemde fark yaratacak stüdyoların taşıması gereken özellikleri barındırıyor. Yeni kurulan bir mobil oyun şirketini ilk keşfeden ve ona ilk güvenen yatırımcılardan biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu. Ak Portföy GSYF’den Hüseyin Çelik, “Mindtail, uluslararası başarıya sahip kurucu ekibi ve yapay zekâ odaklı üretim yaklaşımıyla yeni nesil oyun şirketleri arasında öne çıkıyor. Türkiye’nin son dönemde ürettiği milyar dolarlık çıkışlar, ekosistemin küresel potansiyelini güçlü biçimde ortaya koyuyor” dedi. AI dönüşümünün hız kazandığı bu dönemde Mindtail’in önemli bir oyuncu olacağına inandıklarını belirten Çelik, bu yolculukta ekibe eşlik etmekten heyecan duyduklarını ifade etti. Özgen: “Yeni standart oluşturmayı hedefliyoruz” Mindtail Kurucu Ortağı ve CEO’su R. Tamer Özgen ise yatırım turuna ilişkin şunları söyledi: "Bu yatırım turu, kurucu ekip olarak yıllardır birlikte ve ayrı ayrı inşa ettiğimiz deneyimin somutlaştığı an. Bugüne kadar yüz milyonlarca oyuncuya ulaşan ürünlerde öğrendiklerimizi, AI-native bir üretim modeliyle birleştirerek hibrit casual puzzle kategorisinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde oyun üretiminin her alanından bize katılacak arkadaşlar için anlamlı bir opsiyon havuzu oluşturduk. Ekip olarak en büyük önceliklerimizden birisi, ilk günden itibaren kurucu-çalışan hizalanmasını sağlamak. " Mindtail Hakkında Mindtail, hibrit casual puzzle oyunları geliştiren İstanbul merkezli bir mobil oyun stüdyosudur. R. Tamer Özgen, Umut Yıldız, Sarper Karabağ ve Doğuşcan Öztürk tarafından kurulan ekip; Dream Games, King ve Tactile gibi global oyun şirketlerinde edindikleri deneyimi, AI-native üretim modeliyle birleştirerek yeni nesil oyunlar geliştirmeyi hedeflemektedir. Mindtail, hızlı üretim ve yüksek kaliteyi bir araya getiren yaklaşımıyla küresel ölçekte ölçeklenebilir oyunlar inşa etmeyi amaçlamaktadır. APY Ventures Hakkında APY Ventures, Albaraka Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından kurulan ve yönetilen; aktif olarak teknoloji girişimlerine yatırım yapan Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının (GSYF) çatı markası olarak kurgulanmıştır. Bu yapı altında, girişimcilerin ve yatırımcıların ihtiyaçlarına göre tasarlanmış, farklı format ve stratejilere sahip çok sayıda GSYF bulunmaktadır. APY Ventures bünyesinde Fintech GSYF, Bilişim Vadisi GSYF, Start-up GSYF, OSTİM GSYF, T3 GSYF, İvedik GSYF, Yeni Nesil Teknoloji GSYF ve THY GSYF aracılığıyla girişimlere yatırım yapılmaktadır. Bu fonların toplam büyüklüğü 3,75 milyar TL’ye ulaşmıştır. Bununla birlikte APY Ventures, Medila GSYF ve Büyütech GSYF gibi tek varlığa odaklanan (single-asset) portföy yapısına sahip fonlar aracılığıyla yatırımcılara farklı alternatifler sunmaya devam etmektedir. Bu kapsamda APY Ventures, nitelikli yatırımcılar ile yüksek potansiyelli girişimleri bir araya getirme vizyonu doğrultusunda, GSYF yatırımlarını sermaye piyasalarında alternatif bir yatırım aracı olarak konumlandırmayı amaçlamaktadır. Inveo Ventures Hakkında Inveo Yatırım Holding ve Gedik Yatırım’ın kurumsal girişim sermayesi (CVC) yapılanmasıdır. Teknoloji odaklı girişimlere yatırım yaparak onların erken aşamadan küresel ölçekte büyümelerine uzanan yolculuklarında stratejik bir iş ortağı olarak konumlanır. Otuz yılı aşkın sermaye piyasaları deneyimini girişimcilik ekosistemine taşıyarak finansal, operasyonel ve stratejik değer yaratan bir fon yapılanmasıdır. AK Portföy GSYF Hakkında Ak Portföy GSYF, Türkiye’de ilk Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nu kurarak ülkemizin yatırım dünyasında öncü bir adım atmıştır. Yenilikçi ve sürdürülebilir iş modellerine odaklanan stratejisi sayesinde, yönetilen varlık büyüklüğü 30 milyon ABD doları büyüklükten hızla gelişerek bugün yaklaşık 150 milyon dolarlık yönetilen varlık seviyesine ulaşmıştır. Erken aşama teknoloji yatırımları, yenilikçi teknolojiler geliştiren, hızlı büyüme potansiyeli taşıyan ve ölçeklenebilir iş modellerine sahip girişimlere odaklanmaktadır. Ak Portföy GSYF, yatırım yaptığı şirketlere yalnızca sermaye sağlamakla kalmayıp; stratejik yönlendirme, iş geliştirme ve kurumsal ağ desteği de sunmaktadır.

Kayseri Büyükşehir 'arı' gibi çalışıyor Haber

Kayseri Büyükşehir 'arı' gibi çalışıyor

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde tarım ve hayvancılık alanında Türkiye’ye örnek olan yatırım ve projeleri ile üreticilerin yanında olmaya devam ediyor. Bu çerçevede son yıllarda üst üste hayata geçirdiği arılı kovan desteği projeleri Kayserili üreticilerden yoğun ilgi gören Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılında uyguladığı Arılar Çoğalsın Bereket Katlansın Projesi kapsamında arılı kovan dağıtımı gerçekleştirdi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, başvuru ve hak sahiplerini belirlemek üzere kura süreci daha önce tamamlanan projenin, 5 Mayıs Salı günü saat 05.00’te başlayan arılı kovan dağıtım programına katıldı. Başkan Büyükkılıç’a programda Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı ve müdürler eşlik etti. Kadir Has Kongre Merkezi otoparkında düzenlenen arılı kovan dağıtım programında üreticilerin ilgi ve sevgisiyle karşılaşan Başkan Büyükkılıç, vatandaşlarla sıcak ve samimi sohbetler gerçekleştirdi. Başkan Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin 30 büyükşehir içerisinde tarım ve hayvancılığa en büyük desteği sağlayan belediye olduğuna dikkat çekerek, “Totalde, 1 milyar 200 milyon lira tarım ve hayvancılığa destek vermiş olan bir Büyükşehir’den söz ediyoruz” diye konuştu. Tarım ve hayvancılık alanında son 7 yılda imza attığı 1 milyar 200 milyon TL’nin üzerindeki yatırımla Türkiye’ye örnek olan Kayseri Büyükşehir, “Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın” Projesi ile 750 üreticiye kişi başı 2’şer adet olmak üzere toplamda bin 500 adet arı kolonisi desteği vermiş oldu.

İGA’dan küresel özel havacılığa yeni imza Haber

İGA’dan küresel özel havacılığa yeni imza

Küresel havacılıkta zorlukların yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin ‘güvenli liman’ konumunu pekiştiren yatırım, seyahat deneyimini üst seviyeye taşıyarak İstanbul’un uluslararası havacılık ekosistemindeki rolünü daha da güçlendirecek. Küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İGA İstanbul Havalimanı ve özel havacılık dünyasının küresel devi JETEX ortaklığında hayata geçen JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, JETEX Kurucusu ve CEO’su Adel Mardini, havacılık sektörü temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla düzenlenen törenle açıldı. Uluslararası ticari uçuş yolcularına hizmet verecek JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali, JETEX’in küresel tecrübesini İGA’nın operasyonel gücü ve Türk misafirperverliği anlayışıyla buluşturarak, İstanbul’u özel havacılıkta da küresel bir merkez yapma hedefine hizmet ediyor. Küresel belirsizlik ortamında güçlü yatırım mesajı JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali; Türkiye’nin ‘marka değerine’ katkı sunacak stratejik bir yatırım olarak tanımlanıyor. Küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı bir dönemde hayata geçirilen bu yatırımın, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğini görünür kılması, turizm ve iş dünyası hareketliliğine de katkı sağlaması bekleniyor. “İstanbul, özel havacılıkta da dünyanın göz bebeği olmaya kararlıdır” JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali açılışında konuşan İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, İGA İstanbul Havalimanı’nın güçlü altyapısı ve kesintisiz operasyonuyla başta ülke ekonomisi olmak üzere Türkiye’nin havacılık sektörüne, turizmine, ticaretine ve kültür yaşamına önemli katkılar sunduğunu belirtti. İGA İstanbul Havalimanı’nın 340’tan fazla destinasyona ve 140’tan fazla ülkeye ulaşım sağlayan küresel havacılığın lideri olduğunu, bu liderliğin yeni yatırımları ve her gün daha da gelişen hizmet çeşitliliğini beraberinde getirdiğini vurgulayan Cemal Kalyoncu, şunları kaydetti: “Cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden İGA İstanbul Havalimanı, 42 aylık rekor bir inşaat sürecinin ardından bugün 140’tan fazla ülkeye ve 340’tan fazla destinasyona ulaşım sağlayan küresel havacılığın merkezi konumuna yükselmiştir. Yalnızca bir havalimanı değil, geleceğe miras bırakılacak bir eser olarak tasarlanan bu proje; ülkemizin ekonomisine, turizmine ve uluslararası ticaretine değer katarken, Türkiye’nin bir istikrar adası ve güvenli liman olduğunun da en somut kanıtını sunmaktadır. Yolcu kapasitesinin 120 milyona taşınması, yılın ikinci yarısında açılacak olan dördüncü pist, otel yatırımları ve bugün faaliyete geçen JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali ile birlikte İGA İstanbul Havalimanı, özel havacılıkta da dünyanın göz bebeği olmaya kararlıdır.” JETEX Kurucusu ve CEO’su Adel Mardini ise şunları ifade etti: “Değerli ortağımız İGA İstanbul Havalimanı ile birlikte küresel ağımızı genişletmekten büyük heyecan duyuyoruz. İstanbul; binlerce yıllık tarih ve kültürü, genç ve dinamik bir enerjiyle harmanlayan çok kültürlü bir merkez. Hem özel jet hem de ticari hava yolu yolcuları için son teknolojiye sahip bu deneyimi titizlikle tasarlamak adına büyük emek verdik. Ödüllü JETEX misafirperverliği ile dünyayı burada ağırlamayı dört gözle bekliyoruz.” JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali, İstanbul’un küresel havacılıkta olduğu kadar lüks seyahat ve iş dünyası trafiğinde de merkezi konumuna yerleşmesine katkı sunacak. Terminal, İstanbul’a özgü unsurları içeren özel bir mimari yaklaşımla ele alındı. İstanbul’un sembollerinden ‘nazende çiçeğinden’ ilhamla tasarlanan Terminal binası; doğal taş, ahşap ve özel üretim yüzeylerle özgün ve konforlu bir seyahat deneyimi sunuyor.

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü Haber

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü

Şirket geçen yıllarda da olduğu gibi sürdürülebilir büyümesini yatırım odağında devam ettirdi. CEO Murat Pınar’ın 2026 yatırım hedeflerinin korunduğunu vurguladığı ilk çeyrekte, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) 100 milyar TL’nin üzerine çıkarak güçlü seyrini sürdürdü ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji, Elektrik Dağıtım ve Perakende alanlarındaki lider konumunun yanı sıra Müşteri Çözümleri ve E-mobilite iş kollarında da faaliyet gösteriyor. Şirket, geçtiğimiz yıl sürdürülebilir ve dayanıklı bir sistemin inşası için enerji altyapısına 23,5 milyar TL’lik yatırım yapmıştı. Hedeflerine ulaşan Enerjisa Enerji, hisse başına brüt 5,08 TL temettü ödemesini ise 15 Nisan’da gerçekleştirdi. Dünyada hızla değişen jeopolitik gelişmeler ve ekonomik belirsizliklere rağmen, 2026 yılında da yatırım kararlılığını sürmeye devam etti. Türkiye’nin güvenilir enerji arzı için de katkı sunan bu yatırımlar, şebeke modernizasyonu ve dijitalleşme odaklı oldu. Paylaşılan ilk çeyrek sonuçlarında dikkat çeken noktalardan biri ise faaliyet gelirleri oldu. Şirketin faaliyet gelirleri, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel olarak yüzde 5 artış göstererek 17,9 milyar TL’ye yükseldi. Bu büyümede en güçlü katkıyı Elektrik Dağıtım iş kolu sağlarken, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) ise yıllık bazda yüzde 42 artarak yaklaşık 105 milyar TL seviyesine ulaştı. Tüm iş kollarında denge ve verim ön planda Perakende iş kolunda ise zorlu piyasa koşullarına rağmen müşteri portföyü genişletildi. Serbest piyasa segmentindeki satış hacmi artışı ve portföy marjlarındaki iyileşme ile birlikte, Perakende iş kolu bu çeyrekte dengeli bir performans sergilemiş oldu. Enerjisa’nın liderliğini koruduğu perakende sektöründe öncü olan müşteri deneyimi ve dijital çözümler yaklaşımı ise portföy genişletmede önemli bir rol oynuyor. Yenilenebilir enerji uygulamaları ve enerji verimliliği çözümlerinin kurumsal müşterilere sunulduğu Müşteri Çözümleri iş kolunda ise Güneş enerjisinde kurulu güç 146 MWp seviyesine ulaştı. E-mobilite alanında da faaliyet gösteren şirket, Eşarj markası ile operasyonel verimlilik odağı ile şarjlanma hacmini artırmayı başardı. Pınar: “30 ila 35 milyar TL aralığındaki yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” Türkiye’nin enerji arzını güvenilir ve bağımsız hale getirmenin sektördeki her şirketin sorumluluğu olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar; “Enerji sektörü bugün yalnızca arz-talep dengesiyle değil; jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve hızlanan enerji dönüşümüyle birlikte çok boyutlu bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Oldukça rekabetçi ve bir o kadar da belirsiz bir atmosfer var. Buna rağmen finansal dayanıklılığımızı korumak ve bu sırada da yatırımlarla büyümek, uzun vadeli stratejimizin odağı. Güçlü ve disiplinli bir iş modelimiz var. Bu alandaki uzmanlığımızı, sektör lideri olarak öncülük ettiğimiz uygulamaları kamuoyuyla da paylaşıyoruz. Enerjisa Enerji olarak, ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonu ile 22 milyonu aşkın kullanıcımıza en kaliteli hizmeti vermeye devam edeceğiz. Yine elimizi taşın altına koyacak, toplumsal yatırımlar yapmayı da altyapı yatırımları ya da finansallar kadar önemseyeceğiz. Dördüncü tarife dönemini başarıyla tamamlayıp beşinci tarife dönemine başlamışken, yine aynı kararlılıkla ilerliyoruz. Altyapı yatırımlarımız 2026’da da devam edecek. Toplamda 30-35 Milyar TL yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” dedi. Ulbrich:“Yatırım programımızı güçlü bir finansman yapısıyla desteklemeyi ve uzun vadeli büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz” 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel belirsizliklerin ve yüksek faiz ortamının etkisini sürdürdüğü zorlu bir ortamda faaliyet gösterdiklerini belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich; “Böylesi bir konjonktürde finansal performansı sağlamak, kısa vadeli etkin yönlendirme ve dayanıklılığa odaklanmayı gerektiriyor. Buna rağmen yıl başında paylaştığımız 2026 hedeflerimizi değiştirmiyor, dört ana performans göstergemiz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. İş modelimizin sağladığı öngörülebilirlik, güçlü bilançomuz ve yüksek finansal disiplinimiz, bu zorlu ortamda güçlü bir performans sergilememizi sağlıyor. İlk çeyrekte dağıtım iş kolu operasyonel performansın ana belirleyicisi olmaya devam etti. Bununla birlikte, mevcut ekonomik ortamda artan operasyonel ve yatırım maliyetlerinin, Nisan ayı başında olduğu gibi, ilgili tarife çerçeveleri kapsamında dengeli ve süreklilik arz edecek şekilde yansıtılmasının sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Finansal disiplin tarafında güçlü duruşumuzu koruyoruz. Net borç / Faaliyet Geliri oranımızı 1,1x seviyesinde tutarken, borç portföyümüzde gerekli çeşitliliği ve rekabetçi fiyatlamayı sağlamaya devam ediyoruz” dedi.

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım

TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 30 milyon Euro tutarındaki ikinci yatırımını Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Dünya Bankası kaynaklı bir fon olan Türkiye Yeşil Fonu’nun Sapro’ya yapmış olduğu yatırımın sürdürülebilirlik vizyonlarına uyum sağladığını belirten Sapro Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, “Bugün, ıslak mendil kullanımının en önemli alanlarından biri de bebek bakımı. Ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin bakımı bizler için de büyük önem taşıyor. Kurulduğumuz günden beri en kıymetli varlığımız olan bebeklere zarar vermeyecek ürünler geliştiriyor, dünyamızın geleceği için sürdürülebilir ürünler tasarlıyoruz. Private label ıslak mendil üretimi alanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise en büyük dört üreticisinden biri olarak doğal içerikler geliştirmeye odaklanmayı sürdürüyoruz. Yüzde yüz geri dönüşümlü, biyoçözünür, kompostlanabilir, yüzde yüz bitki bazlı doğal elyaftan ürettiğimiz ıslak mendil kumaşı yatırımımızla global ölçekte hizmet vermeye devam ediyor, Türkiye’nin kendi alanında en fazla sürdürülebilirlik yatırımı yapan firmaları arasında yer alıyoruz. Türkiye Yeşil Fonu’na, şirketimize sağladığı değerli katkıları ve ülkemizin bu alandaki yatırım ihtiyaçlarını sağlayan ekosistemi oluşturdukları için teşekkürlerimizi sunarız” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, ikinci yatırım olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık otuz yıldır faaliyet gösteren, güçlü ihracat kabiliyeti ve geniş müşteri tabanıyla sektöründe köklü bir konuma sahip olan Sapro; ileri teknoloji ve verimlilik odaklı üretim altyapısıyla dönüşüm açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip. Bu yatırım Türkiye Yeşil Fonu’nun sanayide yeşil dönüşümü somut ve ölçülebilir adımlarla destekleme yaklaşımının sahadaki güçlü bir örneğini oluştururken, Fon kapsamında sağlanan kaynak şirketin karbon ayak izinin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar için kullanılacak” dedi. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Türkiye Yeşil Fonu, kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirerek sanayide dönüşümü ve karbonsuzlaşmayı hızlandırabileceğini gösteriyor. Sapro’ya yapılan yatırım, Türkiye’de düşük karbonlu üretim için ölçeklenebilir bir finansman modelinin ortaya çıktığını işaret ediyor. Dünya Bankası, rekabet gücünü artıran, sanayide yenilikçiliği hızlandıran ve özel yatırımları harekete geçiren platformları desteklemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı.

Murat Lojistik’ten Soğuk Zincirde Güçlü Hamle Haber

Murat Lojistik’ten Soğuk Zincirde Güçlü Hamle

Yeni yatırımlar kapsamında filoya katılan araçlardan biri, soğutuculu olarak yapılandırılan Double Deck (çift katlı) frigorifik treyler oldu. Bu treyler, özellikle donmuş ve hassas ürünlerin aynı anda daha yüksek hacimle taşınmasına imkân tanırken, çift katlı yapısı sayesinde yükleme verimliliğini önemli ölçüde artırıyor. İç hacmin daha etkin kullanılması, operasyonel maliyetlerde avantaj sağlarken, ürünlerin farklı katmanlarda düzenli ve güvenli şekilde taşınmasına olanak sunuyor. Filoya eklenen bir diğer grup ise soğutuculu (frigorifik) standart treylerler oldu. Avrupa standartlarında üretilen bu dorseler; yaklaşık 13.60 metre uzunluk, 2.48 metre iç genişlik ve 2.60–2.70 metre iç yükseklik ölçülerine sahip olup, 33 Euro palet kapasitesi ile yüksek hacimli taşımalar için ideal bir çözüm sunuyor. Güçlü izolasyon panelleri ve yüksek performanslı soğutma sistemleri sayesinde, ürünlerin taşıma süresince sabit sıcaklıkta korunmasını sağlayarak soğuk zincirin kesintisiz devam etmesine katkı sunuyor. Murat Lojistik'in filosuna dahil ettiği bu yeni araçların tamamı ATP (Agreement on the International Carriage of Perishable Foodstuffs) ve FRC (Frigorifique Renforcé Classe C) sertifikalarına sahip. Bu belgeler, özellikle uluslararası taşımacılıkta soğuk zincirin kesintisiz korunmasını garanti altına alırken, gıda ürün taşımalarında yasal gerekliliklerin eksiksiz karşılandığını gösteriyor. Gerçekleştirilen bu yatırım ile Murat Lojistik, hem yurtiçi hem de uluslararası operasyonlarında kapasite, güvenlik ve verimlilik standartlarını daha da yukarı taşırken; müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini güçlendirmeyi sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.