Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya’nın ifadeleri ortaya çıktı Haber

Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya’nın ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturması kapsamında ifadeye çağrılan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın savcılıkta verdikleri ifadeler ortaya çıktı. Çift, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerinde herhangi bir yönlendirme veya özel bilgi almadıklarını savundu. Özata Denizcilik hissesi alım-satımlarını anlattı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Savcılıkta ifade veren İlyas Kaya, Özata Denizcilik hisselerinden Nisan 2026’da yaklaşık 150 bin lot satın aldığını belirtti. Kaya, hisselerin bir bölümünü ağustos ayında, kalan kısmını ise eylül ayında sattığını söyledi. Satıştan elde ettiği gelirin bir bölümünü kısa süreli olarak Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden fonlarda değerlendirdiğini aktaran Kaya, yaptığı işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savundu. Kaya, herhangi bir manipülatif işlem gerçekleştirmediğini ve yatırım kararlarında kendisine yönlendirme yapılmadığını ifade etti. “Özel bilgi almadım” savunması İlyas Kaya, soruşturmanın kamuoyuna yansıması nedeniyle “vicdani rahatsızlık” yaşadığını belirterek, yatırımlarından elde ettiği kazançları TMSF tarafından bildirilen hesaba gönderdiğini söyledi. Fatma Betül Sayan Kaya da ifadesinde Özata Denizcilik hisselerinde yaptığı işlemlere ilişkin bilgi verdi. Kaya, Nisan 2026’da yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını, hisselerin bir kısmını ağustos ayında, kalan bölümünü ise eylül ayında sattığını anlattı. Satıştan elde ettiği kazancı bir süre Tera Yatırım fonunda değerlendirdiğini belirten Kaya, daha sonra fondan çıktığını ve kazanç olarak görünen tutarı TMSF tarafından belirtilen hesaba gönderdiğini ifade etti. Fatma Betül Sayan Kaya, yatırım kararlarında herhangi bir yönlendirme yapılmadığını ve kendisine özel bilgi aktarılmadığını savunarak isnat edilen eylemlerle ilgisinin bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini söyledi. İşlemlerin zamanlaması ve para hareketleri incelenecek Savcılığın, çiftin kendi iradeleriyle yatırım yaptıkları, herhangi bir yönlendirme veya özel bilgi almadıkları ve elde ettikleri kazançları gönüllü olarak ödedikleri yönündeki beyanlarını dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendireceği öğrenildi. Bu kapsamda Özata Denizcilik hisselerindeki alım-satım zamanlamaları, yatırım tutarları, satışların ardından gerçekleşen para transferleri ve fon hareketlerinin mali verilerle karşılaştırılacağı belirtildi. Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında soruşturmaya konu işlemlerle ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmasının beklendiği öğrenildi. Soruşturmanın, mevcut mali veriler ve diğer deliller üzerinden sürdüğü bildirildi.

Romanya’da hükümet krizi: Yeni başbakan adayı belli oldu Haber

Romanya’da hükümet krizi: Yeni başbakan adayı belli oldu

Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan, ülkedeki uzun süredir devam eden siyasi krizi aşmak amacıyla diplomat Luca Niculescu’yu başbakan adayı olarak gösterdi. Niculescu’nun önünde hükümeti kurarak parlamentodan güvenoyu almak için 10 günlük süre bulunuyor. Romanya’da siyasi belirsizlik sürerken Cumhurbaşkanı Nicușor Dan, yeni hükümeti kurma görevini diplomat Luca Niculescu’ya verdi. 55 yaşındaki Niculescu, daha önce Fransa’da büyükelçilik görevinde bulunurken halen dışişleri bünyesinde görev yapıyor. Hükümeti kurmak için 10 günü var Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan değerlendirmeye göre Niculescu, önümüzdeki 10 gün içerisinde kabineyi oluşturmak ve parlamentodan güvenoyu almak zorunda. Yeni hükümetin siyasi partilerle yapılacak görüşmeler sonucunda siyasi veya teknokrat ağırlıklı bir yapıya sahip olması bekleniyor. Dan, Niculescu’nun hükümet modelini belirleme konusunda geniş bir hareket alanına sahip olduğunu belirterek Romanya’nın Batı yanlısı çizgisinin ve uluslararası mali taahhütlerinin korunması gerektiğini vurguladı. Erken seçim ihtimali gündemde Romanya’da önceki koalisyon hükümetinin güvenoyu sürecinde yaşanan kriz sonrası erken seçim ihtimali de gündeme gelmişti. Ancak Cumhurbaşkanı Dan, parlamentonun feshedilerek seçime gidilmesini son seçenek olarak değerlendiriyor. Ülkede erken seçim yapılması halinde sağ popülist AUR partisinin güç kazanabileceğine yönelik değerlendirmeler bulunuyor. Bu nedenle yeni bir hükümet kurulması, siyasi istikrar açısından kritik önem taşıyor. Ekonomik baskı artıyor Siyasi krizin yanı sıra Romanya ekonomisi açısından da önemli bir dönemden geçiliyor. Ülkenin kredi derecelendirme kuruluşları tarafından yatırım yapılabilir seviyenin son basamağında tutulduğu ve görünümün negatif olduğu belirtiliyor. Romanya'nın 2027 bütçesini yıl sonuna kadar hazırlaması ve bütçe açığını azaltmaya yönelik adımlar atması, ülkenin yatırım yapılabilir kredi notunu koruması açısından önem taşıyor.

Uluslararası Forex ve kripto dolandırıcılığı soruşturmasında şüpheli ifadeleri ortaya çıktı Haber

Uluslararası Forex ve kripto dolandırıcılığı soruşturmasında şüpheli ifadeleri ortaya çıktı

29 şirket ve 44 çağrı merkezi incelendi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 4 ayrı soruşturma kapsamında; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden inceleme başlatıldı. Soruşturma sürecinde MASAK raporları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan mali analizler, şüpheliler ve şirketlere ilişkin araştırmalar ile MİT tarafından yapılan incelemeler değerlendirildi. Savcılık tespitlerine göre, farklı ülkelerde faaliyet gösterdiği öne sürülen organizasyonda ülke bazında sorumlular belirlendi. Ardından şirket kuruluşları, abonelik işlemleri, insan kaynakları ve muhasebe gibi alanlarda yapılanmalar oluşturuldu. Hedef ülkelerin dışında paravan çağrı merkezi olarak kullanıldığı öne sürülen şirketler kurulduğu, farklı dilleri bilen çalışanların ise “conversion agent” ve “retention agent” gibi unvanlarla işe alındığı belirlendi. Soruşturma kapsamında 29 şirkete ait 44 çağrı merkezi ile çalışan ve yönetici oldukları tespit edilen 239 şüphelinin 286 adresi olmak üzere toplam 328 adrese İstanbul ve Muğla’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 191 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mallar ile şirketlerin banka hesapları, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklarına da el konuldu. Mağdurlardan önce kayıt ücreti istendi Soruşturma kapsamında yapılan tespitlere göre, mağdurlar öncelikle yatırım yapabileceklerine ve yüksek kazanç elde edeceklerine ikna edildi. Ardından “kayıt ücreti” adı altında para talep edildiği ve mağdurların daha deneyimli olduğu belirtilen başka çalışanlara yönlendirildiği öne sürüldü. Bu kişilerin yatırımcılarla daha ayrıntılı görüşmeler yaparak para yatırmaları yönünde ikna sürecini sürdürdükleri, sonrasında mağdurların yurt dışındaki banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına para göndermelerinin sağlandığı belirtildi. Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında mağdurların kazanç elde ettiği ya da piyasa hareketleri nedeniyle para kaybettiği yönünde gerçeğe aykırı görüntüler oluşturuldu. Mağdurlar paralarını çekmek istediğinde ise hesaplarının bloke edildiği, blokeyi kaldırmak için yeniden para yatırmalarının istendiği, buna rağmen paraların geri ödenmediği ve daha sonra mağdurlarla iletişimin kesildiği iddia edildi. Organizasyonun; farklı dilleri bilen müşteri temsilcileri, ülkelere göre oluşturulan ekipler, takım liderleri, kalite kontrol birimleri, ofis yöneticileri, muhasebe ve insan kaynakları çalışanları aracılığıyla sistemli şekilde yürütüldüğü öne sürüldü. Çalışanların hedef ülkelerin saatlerine göre vardiyalı çalıştırıldığı ve faaliyetlerin gerekli lisanslar olmadan yürütüldüğü tespit edildi. Şüpheli Murat Demirbaş: Çalışan sayısı 650'den 400'e düştü Soruşturma kapsamında ifade veren Murat Demirbaş, çalıştığı şirketin yönetim yapısı ve faaliyetleriyle ilgili çeşitli iddialarda bulundu. Demirbaş, “FACTO” olarak bildiği şirketin fiili sahibinin İsrail vatandaşı olduğunu öne sürerken, şirketin resmi kayıtlardaki sahibinin farklı bir kişi olduğunu söyledi. Şirket içerisinde Türkçe konuşulmasının istenmediğini, çalışanlara maaş ödemelerinin zaman zaman nakit olarak yapıldığını iddia etti. Çalıştığı iş yerine benzer bir yere 10 Mart 2026’da polis operasyonu düzenlenmesinin ardından şirket yönetiminde panik yaşandığını belirten Demirbaş, çalışan sayısının 650’den 400’e kadar düştüğünü, daha sonra yeniden personel alımıyla sayının yaklaşık 600’e yükseldiğini ifade etti. Demirbaş, Mayıs 2026’da işten ayrılmak istediğini yönetime bildirdiğini, çıkış işlemlerinin 8 Haziran’a kadar uzatıldığını ve daha sonra şirketten ayrıldığını söyledi. Daha önce emniyet ve CİMER üzerinden iş yerindeki faaliyetlere ilişkin ihbarlarda bulunduğunu belirten Demirbaş, ifadesinde herhangi bir suça katılmadığını savundu. Diğer şüpheli çağrı merkezindeki sistemi anlattı İfade veren Mehmet Cemre Ketencigil ise “Movimiento” isimli çağrı merkezinin Filipinler, Malezya ve Dubai’de forex yatırımı adı altında faaliyet yürüttüğünü öne sürdü. Ketencigil, çağrı merkezinde eğitmen olarak çalıştığını ve doğrudan yatırımcılarla görüşmediğini söyledi. Yatırımcıları sisteme dahil eden çalışanlara “bonus” adı altında ödeme yapıldığını bildiğini ifade eden Ketencigil, kendisinin herhangi bir arama gerçekleştirmediğini belirtti. Aramaların “İnefex” adı kullanılarak yapıldığını duyduğunu söyleyen Ketencigil, müşteri verilerinin ise yurt dışında bulunan ve ismini bilmediği şirketlerden para karşılığında temin edildiğini iddia etti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri ve dosyaya ilişkin incelemelerin sürdüğü bildirildi.

Lonca Girişimcilik Merkezi, 12. dönem başvurularını almaya başladı. Haber

Lonca Girişimcilik Merkezi, 12. dönem başvurularını almaya başladı.

Lonca Girişimcilik Merkezi, 12. dönem başvurularını almaya başladı. Teknoloji odaklı girişimlere 400 bin TL’ye kadar hibe desteği ve global büyümeye yönelik kapsamlı destekler sunan programa başvurular 10 Mayıs’a kadar devam edecek. Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk bünyesinde faaliyet gösteren ve teknoloji odaklı girişimlerin büyüme yolculuğuna destek veren Lonca Girişimcilik Merkezi, 12. dönem programı için başvuruları almaya başladı. Lonca, yeni dönemde girişimlere 400 bin TL’ye kadar nakit hibe desteği sunarken, onları global ölçekte büyümeye hazırlayan kapsamlı bir destek programı sağlıyor. Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 12. dönem programına; ürünü hazır olan, aktif satış gerçekleştiren ve büyüme hedefi bulunan teknoloji girişimleri başvurabiliyor. Başvurular, 10 Mayıs 2026 tarihine kadar www.loncagirisim.com adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Lonca’nın 12. dönem programına seçilen girişimler, hibe desteğinin yanı sıra Kuveyt Türk ve iştirakleriyle iş birliği ve PoC fırsatları, global ölçeklenme desteği, bulut servis desteği, Kuveyt Türk API altyapısına erişim, ihtiyaca özel eğitim ve mentorluk programları ile hukuki, teknik ve finansal danışmanlık gibi çok yönlü desteklerden faydalanabiliyor. Girişime özel destek modeli Lonca’nın en belirgin özelliklerinden biri olan, her girişime standart bir müfredat sunmak yerine, ihtiyaçlara göre şekillenen esnek bir gelişim alanı oluşturması sayesinde girişimler, bulundukları aşamaya ve önceliklerine göre birebir destek alma imkânı buluyor. Dönem boyunca sağlanacak danışmanlık, eğitim ve teknik desteklerle girişimlerin hem iş modellerini geliştirmeleri hem de sağlam bir ölçeklenme zemini oluşturmaları hedefleniyor. Özellikle Kuveyt Türk ve iştirakleri ile sağlanan iş birliği fırsatları, girişimlerin ürünlerini gerçek iş süreçlerinde test etmelerine ve ticari büyümelerini hızlandırmalarına imkân tanıyor. Programa kabul edilen girişimler, PoC ve potansiyel iş birlikleri açısından değerlendirilerek çözümlerini gerçek kullanım alanlarıyla buluşturma fırsatı yakalayacak. Global büyüme yolculuğuna güçlü destek Programın bir diğer güçlü yönünü ise global ölçeklenme odağı oluşturuyor. Lonca; yerel pazarda belirli bir aşamaya gelmiş girişimlerin uluslararası büyüme hedeflerini destekleyecek bağlantılar, fırsatlar ve stratejik yönlendirmeler sunmayı amaçlıyor. Bu yaklaşımla geliştirilen Lonca Global Programı, girişimlerin global pazarlara açılmasını destekleyen; yurt dışı etkinlik katılımları, müşteri ve iş ağı bağlantıları ile iş geliştirme süreçlerini kapsayan bir yapı sunuyor. Bu program kapsamında, girişimlerin London Tech Week gibi önde gelen uluslararası etkinliklere katılımı planlanıyor ve global ölçekte görünürlüklerinin artırılması hedefleniyor. 9 yıldır girişimcilerin yanında 2017 yılından bu yana girişimcilik ekosistemine katkı sunan Lonca Girişimcilik Merkezi, bugüne kadar farklı sektörlerden çok sayıda girişimin ölçeklenmesine destek verdi. Yeni dönemde de ürünü hazır, gelir üreten ve büyüme hedefi olan teknoloji girişimlerini odağına alan program, finansmanın ötesinde uçtan uca bir gelişim altyapısı sunuyor. Geride kalan 11 dönemde fintek, yapay zekâ, SaaS, veri analitiği ve sağlık teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlardan 100’den fazla girişimin büyüme yolculuğuna eşlik eden Lonca, kurulduğu günden bu yana girişimlere toplam 500 bin dolardan fazla nakit hibe desteği sağladı. Lonca mezunu girişimlerden 35’i, farklı yatırımcılardan 20 milyon dolara yakın yatırım alarak başarılarını taçlandırdı. Bir hızlandırma programı olmanın ötesine geçerek girişimlerin farklı ihtiyaçlarına cevap veren çok katmanlı bir yapıya dönüşen Lonca, bu kapsamda oluşturulan yol haritası doğrultusunda; global büyümeyi desteklerken, üniversite odaklı programlar ve dikeyleşen yapılar ile girişimcilik ekosistemine daha geniş bir çerçevede katkı sunulmayı hedefliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Samsun Şehir Hastanesi hizmete açıldı Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Samsun Şehir Hastanesi hizmete açıldı

Samsun Şehir Hastanesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle hizmete açıldı. Toplam 17 milyar liralık yatırım bedeliyle hayata geçirilen hastanenin, Samsun ve çevre illerin sağlık hizmetleri kapasitesine önemli katkı sağlaması hedefleniyor. 234 bin metrekare alan üzerine inşa edilen hastanede 1.027 deprem izolatörü kullanıldı. Tesis, 1.458 yatak kapasitesinin yanı sıra 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathane ve 320 poliklinikle hizmet verecek. Hastanede ayrıca ağız ve diş sağlığı ünitesi ile 2 bin 66 araçlık otopark bulunuyor. Sağlık tesisinin tıbbi altyapısında 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason ve 34 röntgen cihazı yer alıyor. 5 BİN 419 SAĞLIK ÇALIŞANI GÖREV YAPACAK Samsun Şehir Hastanesi’nde 548’i uzman hekim olmak üzere toplam 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağı bildirildi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi, Bağlantı Yolları ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni’nde konuştu: "Samsun Şehir Hastanemiz; 234 bin metrekare alan üzerine bin 27 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Depreme karşı… pic.twitter.com/88WQ0XCwCo — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 13, 2026 Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin Türkiye’nin sağlık turizmindeki konumuna da katkı sağladığını belirterek, her yıl yüz binlerce yabancı hastanın tedavi için Türkiye’yi tercih ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün itibarıyla Türkiye’de 27 şehir hastanesinin tamamlandığını ve bu hastanelerin yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine ulaştığını açıkladı. Yapımı devam eden 13 şehir hastanesinin daha bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize, Diyarbakır, Trabzon, Şanlıurfa, Sakarya ve Ordu’nun da aralarında bulunduğu illerdeki projelerin tamamlanacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca proje çalışmaları süren 8 şehir hastanesi bulunduğunu belirterek, bu projelerin de tamamlanmasıyla Türkiye’nin 26 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacağını söyledi. Sağlık altyapısını Şehir Hastaneleri yanında, vatandaşların ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyüttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemiz genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastane ile bin 250’yi aşkın aile sağlığı ve sağlıklı hayat merkezi yapıyoruz. Yani; sandıkta bize görev veren, bize yetki veren, bize sorumluluk yükleyen vatandaşlarımızın güvenine layık olmak için ter döküyoruz. İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk Milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Bakan Kacır: 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zeka çağrısı yatırımları hızlandıracak Haber

Bakan Kacır: 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zeka çağrısı yatırımları hızlandıracak

İstanbul Fuar Merkezi’nde 9-10 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen GİTEX AI Türkiye; yapay zeka, siber güvenlik, finansal teknolojiler, bulut altyapıları, veri merkezleri, kuantum teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıklarında teknoloji dünyasının temsilcilerini bir araya getiriyor. "Yaklaşık 120 bin Togg yollarda" Bakan Kacır, Türkiye’nin yüksek teknoloji alanındaki dönüşümünün somut örneklerinden biri olarak Togg’u gösterdi. Kacır, bugüne kadar yaklaşık 120 bin Togg aracının yollara çıktığını belirterek, benzer başarı hikayelerinin farklı teknoloji alanlarında da ortaya çıkarılmasını hedeflediklerini ifade etti. Teknoloji girişimlerinin Türkiye’nin yeni nesil ekonomik başarılarında önemli rol üstlendiğini vurgulayan Kacır, girişimcilerin fikirlerini küresel ölçekte ürün ve şirketlere dönüştürebilmeleri için finansmana erişimin kritik olduğunu söyledi. Kacır, 2007’den bu yana fon ve fonların fonu mekanizmaları aracılığıyla girişimcilik ekosistemine 130 milyon dolarlık kamu kaynağı aktarıldığını, bu kaynakların etkisiyle toplam 2,8 milyar dolarlık fon hacminin harekete geçirildiğini belirtti. Bakan Kacır ayrıca kısa süre önce girişim sermayesi fonlarına 300 milyon dolarlık yeni kaynak tahsis edildiğini, bu kaynağın kaldıraç etkisiyle ekosisteme 750 milyon doların üzerinde finansman kazandırmasının beklendiğini söyledi. Bakanlığın daha önce açıkladığı 300 milyon dolarlık kaynağın 750 milyon doların üzerinde likidite oluşturması hedefi de resmi açıklamalarda yer almıştı. Türkiye'nin hedefi: 100 bin teknoloji girişimi Kacır, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine ilişkin hedeflerini de paylaştı. 2019 yılında Türkiye’nin henüz bir unicorn şirketi bulunmadığını hatırlatan Kacır, bugün ise ülkenin küresel ölçekte 8 Turcorn’a ulaştığını belirtti. Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin çıkmasını ve Turcorn şirketlerinin toplam değerlemesinin 100 milyar dolaraulaşmasını hedeflediklerini ifade eden Kacır, Türkiye’yi dünyanın ilk 10 girişimcilik ekosisteminden biri haline getirmek istediklerini söyledi. İstanbul’un da teknoloji ve girişimcilik yatırımlarında dünyadaki ilk 20 merkez arasında yer almasının hedeflendiğini belirten Kacır, Turcorn 100 Programı ile yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlandığını kaydetti. Türkiye'nin Turcorn sayısının 2026'da HubX'in de katılımıyla 8'e yükseldiği daha önce Bakan Kacır tarafından açıklanmıştı. Yapay zeka ekonomisi büyüyor Yapay zeka yatırımlarındaki küresel artışa dikkat çeken Kacır, dünya genelinde yapay zeka harcamalarının bu yıl 2,7 trilyon dolara yaklaşmasının beklendiğini söyledi. Kacır, yapay zeka ekonomisinin temel altyapılarından biri olan veri merkezlerinin de küresel yatırımlarda giderek daha büyük pay aldığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda önemli bir teknoloji ve yatırım merkezi olmasını hedeflediklerini ifade etti. "Yapay zekanın yükselişi yeni zorlukları da beraberinde getirdi" Yapay zekanın hızlı gelişiminin beraberinde güvenlik, emniyet, güven ve hesap verebilirlik gibi yeni sorunları getirdiğini belirten Kacır, öncü yapay zeka teknolojilerinin giderek daha az sayıda teknoloji şirketi ve ekonomide yoğunlaştığına dikkat çekti. Kacır, farklı dillerin ve kültürlerin özelliklerini anlamakta zorlanan yapay zeka modellerinin de önemli bir sorun olduğunu belirterek, Türkiye’nin yapay zeka teknolojilerine hem kararlılıkla hem de sorumluluk bilinciyle yaklaştığını söyledi. Türkiye'nin süper bilgisayar altyapısı güçlendiriliyor Türkiye’nin yapay zeka alanındaki hesaplama kapasitesini artırmak amacıyla yatırımlar yaptığını belirten Kacır, TRUBA ulusal hesaplama kümesinin 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 grafik işlemcisi ve 26 petabayt veri depolama kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortaklık Girişimi’ne (EuroHPC) katılımının da Türk araştırmacılar ve teknoloji şirketleri açısından yeni imkanlar oluşturduğunu belirten Kacır, yapay zeka girişimlerinin Avrupa’daki süper bilgisayar altyapılarına erişebildiğini söyledi. Araştırmacı ve şirketlerin dünyanın güçlü süper bilgisayarları arasında gösterilen MareNostrum 5’in işlem kapasitesinden yararlanabildiğini belirten Kacır, hesaplama altyapısının yapay zeka ekosisteminin gelişmesi açısından kritik olduğunu vurguladı. HIT-30 kapsamında yapay zeka ve veri merkezi yatırımları Kacır, Türkiye’nin yüksek teknoloji yatırımlarını hızlandırmak amacıyla uyguladığı HIT-30 programına da dikkat çekti. Program kapsamında yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimli veri merkezlerinin kurulmasını destekleyen HIT-Veri Merkezi Çağrısı'nın yanı sıra, 1,6 milyar dolar bütçeli HIT-Yapay Zeka Çağrısı ile büyük ölçekli bulut ve yapay zeka altyapılarının Türkiye’de kurulmasının amaçlandığını belirtti. HIT-Yapay Zeka Çağrısı'nın, yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gerekli bulut tabanlı altyapı yatırımlarını hızlandırması hedefleniyor. HIT-Kuantum Çağrısı ile de Türkiye’nin kuantum teknolojilerindeki altyapı ve yetkinliklerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Kacır, bu yatırımlarla Türkiye’nin veri işleme ve depolama kapasitesinin artırılarak bölgesel bir merkez konumuna taşınmasının hedeflendiğini söyledi. Yapay Zeka Eylem Planı devrede Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planıkapsamında yapay zeka ekosisteminin farklı katmanlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Eylem planında yapay zeka alanında insan kaynağının geliştirilmesi, altyapının güçlendirilmesi, girişimcilik ekosisteminin büyütülmesi ve teknolojinin farklı sektörlerde kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. GİTEX AI Türkiye de bu dönüşümün teknoloji şirketleri, girişimler ve yatırımcılar arasında daha güçlü bağlantılar kurulmasına katkı sağlayan uluslararası platformlardan biri olarak öne çıkıyor.

İBB davasında Eyüp Subaşı'nın savunması: “Yapmadığım bir fiilin sorumluluğunu kabul etmiyorum” Haber

İBB davasında Eyüp Subaşı'nın savunması: “Yapmadığım bir fiilin sorumluluğunu kabul etmiyorum”

Subaşı, hakkındaki suçlamalara ilişkin savunma yaptı İddianamede, Eyüp Subaşı'nın Beylikdüzü döneminden itibaren Ekrem İmamoğlu'nun açık hava reklam çalışmalarını yürüttüğü, İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasının ardından ise açık hava reklam işlerinin usulsüz ihalelerle Subaşı'na verildiği ileri sürüldü. Subaşı'nın yetkilisi olduğu şirketler üzerinden Kültür A.Ş.'den çeşitli işler aldığı ve Murat Ongun ile Fatih Keleş'e bağlı hareket ettiği iddiasına da iddianamede yer verildi. Savunmasında bu suçlamalara karşı çıkan Subaşı, şirketlerinin kendi sermayeleriyle kurulduğunu ve kamu kaynaklarından finansman sağlanmadığını söyledi. İhalelerin tamamının belgeli ve ticari nitelikte olduğunu savunan Subaşı, şirketleri aracılığıyla kamuya ve belediyeye yüksek miktarlarda kira ödemesi yaptıklarını ifade etti. Subaşı, şirketler grubu olarak 20 milyon doların üzerinde yatırım yaptıklarını belirterek, “kamu zararı” suçlamasını kabul etmediğini dile getirdi. “Devir bedeli 75 milyondan 46 milyona indirildi” Eyüp Subaşı, savunmasının devamında reklam ekranlarının Reklamist firmasına devredilmesi sürecine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Subaşı, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz ile yaptığı görüşmelerin ardından Murat Ongun ile devir sürecine ilişkin görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi. İlk aşamada 75 milyon liranın üzerinde bir bedel üzerinde sözlü olarak anlaşmaya varıldığını öne süren Subaşı, daha sonra Murat Ongun'un yönlendirmesiyle bu rakamın 46 milyon liraya düşürüldüğünü iddia etti. Reklam alanlarının bir bölümünün görüşmelerin ardından azaltıldığını belirten Subaşı, yaşananları kendisini anlaşmaya zorlayan sistematik bir baskı olarak değerlendirdiğini ifade etti. Subaşı, ekonomik açıdan zor durumda kaldığını ve ticari faaliyetlerine devam edebilmek amacıyla reklam ekranlarını Kültür A.Ş.'ye olan borcuna mahsuben devretmek zorunda kaldığını savundu. “Etkin pişmanlık ifadelerimin arkasındayım” Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri reddetmediğini belirten Subaşı, soruşturma kapsamında bildiği ve yaşadığı olayları anlattığını söyledi. Subaşı, verdiği ifadelerin örgüt üyeliği şeklinde yorumlanmasını kabul etmediğini belirterek, kendisini suç örgütünün parçası değil, ticari süreçlerde mağdur olan bir kişi olarak gördüğünü savundu. Şirket yönettiğini, ihalelere katıldığını ve yatırım yaptığını kabul eden Subaşı, bazı para hareketlerinin içerisinde bulunduğunu da inkar etmedi. Ancak üzerine atılı suçları ve herhangi bir örgüt üyeliğini kabul etmediğini ifade etti. Mahkeme başkanı “sistem” ifadesini sordu Savunmanın ardından Subaşı'nın çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerde geçen “sistem” ifadesinin ne anlama geldiğini sordu. Subaşı, özellikle bazı danışmanların bu ifadeyi sık kullandığını belirterek, belediye içerisindeki yönlendirmeleri bu şekilde tanımladığını söyledi. Bir işin yapılması sırasında Fatih Keleş veya Ertan Yıldız tarafından bir talep iletilmesi ya da sistematik bir yönlendirme yapılması halinde bunu “sistem” olarak değerlendirdiğini anlatan Subaşı, “sistem” ifadesini danışmanların ağzından duyduğunu savundu. Para hareketleri de duruşmada gündeme geldi Duruşmada savcılık tarafından Subaşı'nın ifadelerinde yer alan para hareketlerine ilişkin sorular da yöneltildi. Savcının, bazı işler karşılığında yüzde 10 pay istendiğine ve bu paraların nakit olarak verildiğine ilişkin beyanlarını hatırlatması üzerine Subaşı, söz konusu paraların bazılarını Florya'da, bazılarını ise Mermerciler Sanayi Sitesi'ndeki iş yerinde verdiğini söyledi. Ertan Yıldız'a verildiği belirtilen paralarla ilgili de konuşan Subaşı, ödemelerin doğrudan Yıldız tarafından alınmadığını, bir aracının gönderildiğini öne sürdü. Subaşı, farklı tarihlerde 5 milyon, 5 milyon ve 10 milyon liralık ödemeler yapıldığını ifade etti. Savcının, daha önce verdiği ifadelerde Fatih Keleş ve Murat Ongun'un kendisine Ertan Yıldız'a verilmesi gereken paranın tamamlanıp tamamlanmadığını sorduklarını söylediğini hatırlatması üzerine Subaşı, bu ifadesinin doğru olduğunu belirtti. Duruşmada Subaşı'nın savunma ve çapraz sorgu işlemleriyle ilgili süreç devam ediyor.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) dönemine ilişkin ticaret politikası hedeflerini açıklayarak, ihracatı önceleyen, haksız ithalata karşı üreticiyi koruyan ve ticari diplomasiyle pazarları genişleten bir yaklaşımın sürdürüleceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan OVP’nin kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlatan Bolat, son üç yılda uygulanan program sayesinde makro finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonominin daha dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. TİCARET POLİTİKASINDA TEMEL ÖNCELİKLER Bakan Bolat’ın değerlendirmesinde, 2027-2029 döneminde ticaret politikasının başlıca öncelikleri arasında; enflasyonla mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi, rekabet gücünün ve halkın satın alma gücünün artırılması, dış ticarette verimlilik artışı ve haksız uygulamalara karşı etkili tedbirler alınması, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatın güçlendirilmesi, ihracatı önceleyen aktif bir dış ticaret rejiminin uygulanması, ticaret altyapısı ve finansmana erişimin güçlendirilmesi, pazara erişim, bağlantısallık ve ticari diplomasinin etkinleştirilmesi, yatırım-üretim-istihdam-ihracat eksenli kalkınma modelinin desteklenmesi 2027 VE 2029 HEDEFLERİ Bakan Bolat, küresel ekonomideki olumsuz koşullara ve artan belirsizliklere rağmen, 2027 yılında mal ihracatını 292 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. OVP’nin son yılı olan 2029’da ise mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini kaydetti. Petrol ve emtia fiyatlarındaki artışın etkisiyle 2027 yılı için mal ithalatı hedefi 397 milyar dolar olarak belirlendi. Bolat, aynı dönemde cari işlemler açığının GSYH’ye oranının yüzde 1,9 seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi. YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜME VURGU Bolat, program döneminde yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin ihracattaki payının artırılacağını, yeni nesil hizmet alanlarının geliştirileceğini ve firmaların küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirileceğini ifade etti. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine uyumun destekleneceğini, gümrüklerde dijital ve fiziki altyapının güçlendirilerek ticaretin kolaylaştırılacağını, yasa dışı ticaretle mücadelede ise denetimlerin sürdürüleceğini vurguladı. Bolat, dünya ticaretinin ağırlık merkezinin coğrafyaya yaklaşmasıyla Türkiye’nin stratejik öneminin arttığını belirterek, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Yolu gibi projelerle Türkiye’nin üretim, ticaret ve yatırımda cazibe merkezi haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Yatırım-Üretim-İstihdam-İhracat” odaklı kalkınma vizyonunun önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, Ticaret Bakanlığı olarak bu hedefler doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.