Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gayrimenkulde Boşluğa Değil, Süpürülebilir Alana Yatırım Yapın Haber

Gayrimenkulde Boşluğa Değil, Süpürülebilir Alana Yatırım Yapın

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 2025 verileri, Türkiye’de gayrimenkulün artık sadece bir "alım-satım" değil, devasa bir ekonomi olduğunu kanıtlıyor. Konut, arsa, tarla ve ticari taşınmazları kapsayan toplam gayrimenkul satışları bir önceki yıla göre %8,7 artış göstererek 3 milyon 332 bin 994 adede ulaştı. Bu veriler içinde en dikkat çekici detay ise, konut satışlarının toplam gayrimenkul işlemleri içindeki payının tarihte ilk kez yüzde 50 barajını aşması oldu. Milyarlarca liralık nakit akışının döndüğü bu dev pazarda, her iki işlemden birinin konut olması, gayrimenkulün hala Türkiye’deki en güçlü "güvenli liman" olduğunu kanıtlıyor. Bu devasa işlem hacmi, çok kritik bir soruyu da beraberinde getiriyor: Milyarlarca liralık bu piyasa ne kadar bilinçli yönetiliyor? Yatırımcıların büyük bir çoğunluğu hala somut finansal verilerden ziyade kulaktan dolma bilgiler ve duygusal kararlarla hareket ediyor. Ekonomik dalgalanmaların ve alternatif yatırım araçlarının çeşitlendiği günümüzde, gayrimenkulün gerçekten bir yatırım olup olmadığını belirleyen temel faktör artık sadece mülkün konumu değil, yatırımcısının "finansal okuryazarlık" düzeyi oluyor Bu kapsamda Gayrimenkul uzmanı ve yazar Kürşat Tuncel, Ceres Yayınları etiketli “Gayrimenkul Meraklıları İçin Finansal Okuryazarlık” kitabı ile gayrimenkulü sadece bir "başını sokacak ev" olmaktan çıkarıp, doğru adımlarla geleceği garanti altına alan akıllı bir yatırım aracına dönüştürmenin yollarını anlatıyor. Gayrimenkulde Konum Değil Finansal Okuryazarlık Kazandırıyor Kitapta, bir mülkü alırken sadece fiyatına değil, kiralandığında kendini kaç yılda amorti ettiğine ve parayı bankaya koysanız ne kazanacağınıza mutlaka bakmanız gerektiğinin altını çizen Tuncel, “Eğer gayrimenkulün yıllık net kira geliri ve piyasa değer artışı toplamı, alternatif yatırım araçlarının getirisinden düşük kalıyorsa, o gayrimenkul sahibini reel olarak zarara uğratan bir 'finansal yük' haline gelmiştir. Gayrimenkul birim fiyatını hesaplarken yapılan en büyük hata, balkonlardan asansör boşluklarına kadar her şeyin dahil olduğu 'brüt' alan üzerinden işlem yapmaktır. Yatırımcı için asıl maliyet; duvarların iç kısmında kalan, yani 'süpürülebilir alan' olan net metrekaredir. Eğer 150 m² brüt olarak sunulan bir konutun net alanı 100 m² ise, yatırımcı her bir metrekare için aslında %50 daha fazla ödeme yapmış demektir. Satın alırken kazanmanın yolu 'boşluğa' değil, 'kullanılabilir alana' para ödemekten geçer” dedi. Yüzde 25’i Aşan Manzara Bedeli Yatırım Değil Kitapta, Türkiye'de gayrimenkul fiyatlarının genellikle keyfi şerefiye bedelleriyle, yani 'manzarası var', 'katı güzel', 'önü açık' gibi kriterlerle şişirildiğine dikkat çeken Tuncel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Oysa bu durumun rasyonel bir sınırı vardır. Bir mülkün eşsiz manzarası baz fiyatı en fazla yüzde 25, güney cepheli olması yüzde 5, her bir kat yükselişi ise ortalama yüzde 2 oranında artırmalıdır. Bu oranların üzerindeki her kuruş, bir yatırım değil, kişisel bir lüks harcamadır. Yatırımcı, ödediği farkın 'duygusal maliyet' mi yoksa 'finansal getiri' mi olduğunu bu yüzdelerle test etmelidir. Bir evin kirası dışarıdan bakıldığında çok yüksek görünebilir ancak aidat yükü, her yıl ödenen emlak vergileri, beklenmedik zorunlu tadilat masrafları ve kiracı değişim süreçlerindeki boş kalan aylar üst üste eklendiğinde o yüksek kazanç bir anda eriyip gidebiliyor. Eğer mülkünüzün yıllık masrafları, sağladığı getiriyi içten içe kemiriyor ve sizi rasyonel bir kârdan uzaklaştırıyorsa, o taşınmaz artık size kazandırmıyor, aksine sizin sermayenizden besleniyor demektir. Gerçek finansal okuryazarlık, brüt rakamların parıltısına kapılmadan tüm bu harcamalar çıktıktan sonra elde kalan net parayı hesaplayabilmektir.”

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür Haber

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güvenlik güçlerine yönelik yaptığı kapsamlı açıklamada şehitleri rahmetle andığını, gazilere uzun ömürler dilediğini belirterek, Türkiye’nin güvenlik ve istikrarında emniyet birimlerinin büyük payı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın huzuru, birliği ve dirliği için hayatını kaybeden şehitleri rahmetle yad ettiğini ifade ederek, “Hayatta olan gazilerimize hayırlı, uzun ömürler diliyorum” dedi. Şahadet ve gazilik bilinciyle evlatlarını göreve uğurlayan ailelere de şükranlarını ileten Erdoğan, bu ruhu yaşatan anne babaların ellerinden öptüğünü söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışı görevlerde bulunan güvenlik güçlerine teşekkür eden Erdoğan, “Şu anda vatanımızın dört köşesinde, hudut bölgelerimizde, dağlarda, denizlerde, yurt dışı misyonlarımızda görev yapan güvenlik birimlerimize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yâr ve yardımcınız olsun” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bölgesinde huzur ve güven adası haline gelmesinde güvenlik güçlerinin payının büyük olduğunu belirten Erdoğan, emniyet birimlerinin yakın tarihte zorlu sınavlardan geçtiğini söyledi. Erdoğan, “Devletimize yönelik her saldırıyı, her oyunu hamdolsun boşa çıkarmışlardır” dedi. Terör örgütleriyle mücadelede güvenlik güçlerinin destan yazdığını ifade eden Erdoğan, organize suç örgütlerine, uyuşturucu tacirlerine ve devleti hedef alan yapılara karşı kararlı mücadele yürütüldüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gezi olayları sürecinde de Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlerin bertaraf edildiğini dile getirdi. Polis, bekçi, jandarma, sahil güvenlik ve güvenlik korucularına teşekkür eden Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak her birinizle gurur duyduğumu bilmenizi isterim” dedi. Devletin güvenliğine ve milletin huzuruna yönelik tehditlere karşı mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Türkiye’nin tarih boyunca bağımsızlığına önem verdiğini belirten Erdoğan, ay yıldızlı bayrağın gölgesinin 86 milyon için en güvenli yer olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin huzur ve istikrarına yönelik girişimlere izin verilmeyeceğini kaydetti. Bölgede yaşanan krizlere rağmen Türkiye’nin adımlarını dikkatle attığını belirten Erdoğan, “Her hesaba karşı bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak hazırlığımız var” dedi. 23 yıllık tecrübe ve planlı stratejilerle hareket ettiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bugün geçmişe kıyasla daha güçlü, daha hazırlıklı ve daha etkin bir konumda olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesel bir güç olarak konumunu pekiştirdiğini belirten Erdoğan, ülkenin her bölgesinde güvenliğin hakim olduğunu söyledi. Erdoğan, yatırım ve istihdamın arttığını, enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasıyla refah seviyesinin yükseldiğini dile getirdi. Yarım asırdır ülkeye maliyeti yüksek olan terör riskinin ortadan kalkmasının tüm vatandaşların kazancı olacağını ifade eden Erdoğan, “Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor” dedi. “Terörsüz Türkiye” sürecinin güvenlik güçlerinin kahramanlığı, gazilerin cesareti ve şehitlerin fedakarlığı sayesinde ilerlediğini belirten Erdoğan, devletin kahramanlarıyla var olmaya devam edeceğini söyledi. Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’ye inşallah beraberce vasıl olacağız” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Erdoğan: Savunmada dijital egemenlik milli güvenliğimizin ayrılmaz parçasıdır Haber

Erdoğan: Savunmada dijital egemenlik milli güvenliğimizin ayrılmaz parçasıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin değerli mensupları, HAVELSAN’ımızın değerli yöneticileri ve çalışanları, Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli temsilcileri, kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle her birinizin Ramazan-ı Şerif’ini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bu mübarek günlerin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sizlerin şahsında HAVELSAN’ımızın, savunma sanayi sektörümüzün ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Ay yıldızlı al bayrağımızın gökte gururla dalgalanması için; devletimizin bekası, milletimizin yarınları, vatanımızın bağımsızlığı için canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde bin yıldır kendimize yurt kıldığımız, etrafımıza barış ve güven yaydığımız bu topraklar için bedel ödeyen tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Son olarak; savunma sanayinde gecesini gündüzüne katarak bugünlere gelmemizi sağlayan tüm mühendislerimize, teknisyenlerimize, yazılımcılarımıza, akademisyenlerimize ve tabii ki sahada kahramanca görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarına gönülden tebrik ediyorum. Bu çalışmaları etkin bir koordinasyon içinde yürüten Savunma Sanayii Başkanlığımızı ve sektördeki 3 bin 500'ü aşkın firmamızı başarılarından ötürü yürekten kutluyorum. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. Sizlerin bu emeğini, bu gayretini daha güçlü bir geleceğin, daha müreffeh yarınların teminatı eylesin diyorum. Değerli arkadaşlar; bugün Türkiye'nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkan ve kabiliyetlerine, yerli ve milli teknolojiyle şekillenen istikbal yürüyüşüne bir kez daha şahitlik edeceğiz. Birazdan inşallah SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracımızı hizmete alacak, Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi'nin temellerini atacak, KAAN Teknoloji Tesisi ile Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi'nin de açılışını yapacağız. Envanterimize katacağımız SANCAR SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor; güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi artırıyoruz. Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi ile eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa'nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. KAAN Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum. Türkiye'nin hem gök vatanda hem de mavi vatandaki savunma gücünü, kapasitesini, caydırıcılığını bir üst seviyeye taşıyacak bu eserlerin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kıymetli misafirler, değerli kardeşlerim; şunu evvelemirde açık açık ifade etmek isterim. Caydırıcılık yalnızca sahip olduğumuz sistem ve platformların sayısıyla ölçülemez. Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak, test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek, eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım ve temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak. Şu hakikati en iyi sizler biliyorsunuz. Güvenlik ve savunma asla tek boyutlu değildir. Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırttan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikayesi yazdı. Cenabıallah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir. Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıyoruz. Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam dikkatinizi çekerim; 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2023 sonu itibarıyla savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1400'ün üzerine çıktı. Değerli kardeşlerim; peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük. Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim, yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN; komuta kontrol simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir HAVELSAN. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut Bilişim Sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar; insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla 'Türkiye'nin verileri Türkiye'de kalmalı' diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye'nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodlandı. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü KOVAN yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Değerli kardeşlerim, şunu da ayrıca sizlere ve milletimizin dikkatine getirmek arzusundayım. Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. 'Biz neden kendimiz üretelim?', 'Neden bunca sıkıntıya girelim?', 'Hazır yapılmışı var, onları alalım' diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken bunlar bizim başımıza iş açacak, 'bu yoldan dönün' diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirine aldırmadık. Öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuşların, Piri Reis'lerin, Barbaros Hayrettin Paşa'ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği 6 kişilik, çift motorlu Nu.D 38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak; onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. 100 yıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti; radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam. 'İstersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap' diyecek bir nizam. İşte Üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah’a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Kıymetli misafirler; şu nokta dünyada çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bir şeyi nasıl yapacağını bilmek elbette önemlidir. Fakat bundan daha önemlisi o şeyi ne için yaptığını bilmektir. Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için; millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfuz peşinde asla değiliz. Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu; sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pürdikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde, büyük millet olmanın hakkını vererek yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz. İşte sizler de gördünüz. NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdı. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. EUROFIGHTER savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3, toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepimize inşallah nasip eylesin diyorum. Bu düşüncelerle bugün hizmete alacağımız, açılışını yapacağımız ve temellerini atacağımız sistem, tesis ve platformlarımızın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli Savunma Bakanlığımıza, Savunma Sanayii Başkanlığımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, HAVELSAN ailemize ve sektöre emek veren tüm paydaşlarımıza canıgönülden şükranlarımı iletiyorum. Bu sistemleri tasarlayıp geliştiren mühendislerimize, teknisyenlerimize, katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun; Allah’a emanet olun."

Bursa Osmangazi’de Macide Gazioğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi’ne temel atıldı Haber

Bursa Osmangazi’de Macide Gazioğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi’ne temel atıldı

Bursa'da Osmangazi Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılacak Macide Gazioğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi için temel atma töreni düzenlendi. Yeni yatırımın, annelerin iş hayatına katılımını artırması ve erken çocukluk eğitimine katkı sağlaması hedefleniyor. Osmangazi Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılacak olan Macide Gazioğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi için temel atma töreni düzenlendi. Törene belediye yöneticilerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program, protokol konuşmalarıyla devam etti. Törende konuşan Erkan Aydın, Gazioğlu Ailesi’ne eğitime ve topluma kazandırdıkları eserler için teşekkür ederek, “İnşallah bugün temelini attığımız bu eseri de kısa sürede tamamlayarak hizmete açacağız” dedi. "Herkese nasip olmayacak şekilde bu dünyada yalnızca bir değil, birçok kalıcı eser bıraktılar. İnşallah bugün temelini attığımız bu eseri de kısa sürede tamamlayarak hep birlikte hizmete açacağız" diyen Başkan Aydın, "Geçen hafta beşinci kreşimizi açtık. Devam eden bir kreşimizi de bayramdan sonra hizmete kazandırmayı planlıyoruz. Burası ve dört yeni kreşin daha temelini atarak, iki buçuk yılın sonunda toplam sayıyı ona çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. Belediye olarak kreş yatırımlarına hız verdiklerini belirten Aydın, geçen hafta beşinci kreşin açıldığını, bayram sonrası bir kreşin daha hizmete gireceğini ifade etti. İki buçuk yılın sonunda toplam kreş sayısını 10’a çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Aydın, tam gün hizmet veren kreşler sayesinde annelerin iş hayatına katılım oranının yüzde 25’e ulaştığını söyledi. “Eğitim çok erken yaşlarda başlar ve ömür boyu devam eder” diyen Başkan Aydın, çocuklara ve ailelere destek olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Kreş inşaatının ardından bölgedeki pazar alanının da düzenleneceğini ifade eden Aydın, Kükürtlü Mahallesi’nin hak ettiği değeri alacağını dile getirdi. Başkan Aydın, "Kükürtlü gerçekten hak ettiği değeri alacak. Benim annem de burada. Bir öğretmen çocuğu olarak eğitime böyle bir eser kazandırmanın ayrı bir mutluluğunu yaşıyorum. Tekrar hayırlı olsun diyor, hepinize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Törende konuşan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise en önemli yatırımın insana yapılan yatırım olduğunu belirterek, projenin yalnızca bir kreş değil aynı zamanda bir sağlık ocağını da bünyesinde barındırmasının önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Milletvekili Öztürk, yatırımın hem çocukların gelişimine katkı sağlayacağını hem de annelerin sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyeceğini ifade etti.

Finlandiya, Avrupa'nın ilk lityum madenini açtı Haber

Finlandiya, Avrupa'nın ilk lityum madenini açtı

Uzun zamandır planlanan proje, yaklaşık 350 kişiye iş imkanı sağlayacak ve Avrupa'da türünün tek örneği olan bir üretim zinciri sunarak Çin ithalatına olan bağımlılığı azaltacak. Madencilik alanı üç belediyeye yayılıyor: Kaustinen, Kokkola ve Kronoby; Syväjärvi ocağı ise Kokkola şehir sınırları içinde yer alıyor. Lityum iyon piller, cep telefonlarında, elektrikli diş fırçalarında, elektrikli araçlarda, otobüslerde ve demiryolu taşımacılığı yedek güç sistemlerinde kullanılmaktadır. Gelecekte, büyük endüstriyel enerji depolama sistemlerinde giderek daha fazla kullanılması bekleniyor. Finansman eksikliği projeyi birkaç kez raydan çıkarmakla tehdit etti. Sonunda 2022'nin sonlarında Güney Afrika firması Sibanye-Stillwater'ın yatırımıyla finansman sağlandı. Ancak o zamandan beri lityum fiyatı düştü. Sibanye-Stillwater yatırım yaptığında fiyat, geçen yazın en düşük seviyesinin 10 katıydı. O zamandan beri biraz toparlandı, ancak beş yıllık ortalamanın altında kaldı. Sibanye-Stillwater, Keliber'in yüzde 80'ine sahip. Kalan yüzde 20'si ise tamamen Finlandiya devletine ait olan Finlandiya Maden Grubu'na ait. Keliber'in kendi bünyesindeki üretim zinciri Avrupa'da benzersizdir. Portekiz'in büyük lityum rezervleri var ancak rafinerisi yok, bu nedenle lityumu ham cevher ve konsantre olarak satıyor. Sırbistan'ın da lityum yatakları var, ancak Kasım ayında madencilik devi Rio Tinto bu projeyi askıya aldı. Şu anda Almanya, Polonya ve Macaristan'da lityum hidroksit kullanan fabrikalar bulunuyor ve Finlandiya'nın güneydoğusundaki Kotka'da da bir başka fabrika inşa ediliyor. Hautala, "Avrupa'da üretimi ilk başlatan biz olacağız ve elbette Çin'den yapılan ithalata kıyasla daha kısa teslimat mesafesi nedeniyle rekabet avantajımız olacak" dedi.

Başkent EDAŞ Ankara’da Bakım Ve Yatırımları İle Geleceğe Yatırım Yapıyor Haber

Başkent EDAŞ Ankara’da Bakım Ve Yatırımları İle Geleceğe Yatırım Yapıyor

Sektöre öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden Başkent EDAŞ, 2025 yılında Ankara’da kesintisiz ve kaliteli enerji için 6 milyar 670 milyon TL yatırımı hayata geçirdi. Bakım, onarım ve yatırım çalışmalarına hız veren şirket, Türkiye’nin başkenti ve nüfus bakımından en büyük ikinci olan Ankara’da yenilikçi teknolojilerini de faaliyetlerine entegre etmeyi sürdürdü ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla sürdürülebilir projelerini hayata geçiren Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Başkent EDAŞ, 3 milyon 311 binden fazla aboneye kesintisiz ve kaliteli enerji hizmeti vermek için çalışmalarını sürdürüyor. 2024 yılında en çok yatırım yapan 4 elektrik dağıtım şirketinden biri olarak öne çıkan Başkent EDAŞ, kamu ve özel sektörün ağırlıklı olduğu, ticaret ve sanayi yatırımlarına bağlı olarak büyük bir nüfus göçü alan Ankara’da sorumluluk alanında olan 22 bin 686 trafo ve 69 bin 387 kilometrelik enerji hattında kesintisiz ve kaliteli enerji arzını sağlamak amacıyla bakım, onarım ve yatırım çalışmalarını 2025 yılında da kararlılıkla sürdürdü. Ankara’da kesintisiz enerji için altyapı güçleniyor Daha aydınlık bir kent hedefi doğrultusunda, mevsimsel ve coğrafi şartların olumsuz etkilerini en aza indirmek için çalışan şirket Akyurt, Altındağ, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çankaya, Çubuk, Elmadağ, Etimesgut, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kahramankazan, Kalecik, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı, Pursaklar, Şereflikoçhisar ve Sincan ilçelerinde bakım ve onarım çalışmalarını aralıksız sürdürdü. . 2025 yılında, 20 bin 495 armatür, 10 bin 261 km’lik kablo, 143 trafo merkezi, 1.733 adet dağıtım merkezi ve 310 elektrik dağıtım panosunun bakımlarını tamamladı. Ayrıca yeni yatırımlar kapsamında 2.251 km’lik kablo hattı, 447 trafo ile 9.519 armatür ve 1.295 elektrik dağıtım panosu tesis ederek enerji altyapısını güçlendirdi. Müşteri odaklı hizmet anlayışı memnuniyeti artırdı Operasyonel iş süreçlerini daha verimli hale getirebilmek için dijital dönüşümüne ağırlık veren Enerjisa Dağıtım Şirketleri kullanıcı memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. 7/24 hizmet sunan www.baskentedas.com.tr, Web ChatVolt, Başkent 186 Mobil Uygulaması, WhatsApp İhbar Hattı ve 186 Çağrı Merkezi ile her kanaldan müşterilerine ulaşıyor. Sosyal medya üzerinden gelen talepleri de hızlıca karşılayarak Ankaralıların yanında olmayı sürdürüyor. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Ayedaş ve Toroslar EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Başkent EDAŞ, Ankara’daki enerji altyapısını güçlendirmek için yatırımlarına kararlılıkla devam edecek.

Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi Modeli, Yatırımsız Schengen Mobilitesinde Öne Çıkıyor Haber

Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi Modeli, Yatırımsız Schengen Mobilitesinde Öne Çıkıyor

Avrupa’da serbest dolaşım ve uzun vadeli oturum hakkı arayan yatırımcılar için Bulgaristan, 2026 itibarıyla en erişilebilir ve dengeli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi (TRO) kapsamında sunulan bu yapı, yatırım yapmadan, aileyi kapsayan ve Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım imkânı tanıyan alternatif bir Avrupa çözümü sunuyor. Bulgaristan’da yerleşik yabancı bir şirket adına Ticari Temsilcilik Ofisi kurulması esasına dayanan TRO modeli, en fazla iki şirket temsilcisine ve ailelerine 1 yıllık, yenilenebilir oturum izni sağlıyor. Yasal eş ve küçük çocukları kapsayan aile yapısıyla dikkat çeken sistem; Schengen Bölgesi içinde 180 gün içinde 90 güne kadar vizesiz seyahat imkânı sunarken, Bulgaristan’da yaşama, eğitim alma ve sağlık hizmetlerine erişim hakkı da tanıyor. Lisan, eğitim veya iş deneyimi şartı aranmaması ve zorunlu fiziksel ikamet yükümlülüğünün bulunmaması, modeli özellikle aktif iş hayatını sürdüren profesyoneller için cazip kılıyor. Sürecin ortalama 3 ila 6 ay içinde tamamlanabilmesi, yüksek yatırım tutarları ve uzun prosedürler gerektiren klasik programlara kıyasla bu modeli daha ulaşılabilir hale getiriyor. Şartların sağlanması halinde TRO yapısı, uzun vadede kalıcı oturum ve vatandaşlığa giden bir yol da sunuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan HLG Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, Bulgaristan modelinin günümüz yatırımcı profiliyle güçlü bir şekilde örtüştüğünü vurguluyor: “Bugün mobilite, bir statü göstergesi değil; yaşamı daha esnek, güvenli ve öngörülebilir kılmanın bir yolu. Bulgaristan TRO modeli, yatırım yapmadan Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım imkânı sunması, aileyi kapsayan yapısı ve zorunlu ikamet şartı olmamasıyla özellikle 2026’da öne çıkan dengeli bir Avrupa çözümü sunuyor. HLG Türkiye olarak bu süreci, başvuru sahibinin profilini ve şirket yapısını en baştan doğru kurgulayarak, gereksiz detaylara boğmadan ve Avrupa’da daha esnek bir yaşam düzenine geçişin doğal bir parçası haline getirerek yönetiyoruz.” Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi modeli; yüksek bütçeli programlara alternatif olarak daha ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir plan arayan yatırımcılar için güçlü bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Stellantis’ten batarya tedarikinde stratejik hamle Haber

Stellantis’ten batarya tedarikinde stratejik hamle

LG Energy Solution ve Stellantis tarafından alınan ve NextStar Energy ile karşılıklı mutabakata dayalı stratejik karar sonrasında şirket, Kanada’nın batarya alanındaki geleceği için dayanıklı ve rekabetçi bir temel oluşturmaya devam edecek. Bugüne kadar 5 milyar Kanada dolarının üzerinde yatırım yapılan NextStar Energy, böylece uzun vadeli büyüme ve inovasyona olan bağlılığı güçlendirirken, Kanada’nın ilk ve tek ticari ölçekli batarya üretim tesisinde yüksek kaliteli istihdama olan taahhüdü de teyit ediyor. Mobilitenin her alanına yatırım yapan dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, enerji alanında yeni bir karara imza attı. Bu kapsamda ortak bir açıklama yapan Stellantis ve NextStar Energy, LG Energy Solution’ın NextStar Energy’nin tamamının mülkiyetini devralacağını, bu kapsamda Stellantis’in şirketteki yüzde 49 oranındaki payını LG Energy Solution’a satacağını duyurdu. NextStar Energy, iki şirket tarafından 2022 yılında, Kanada’nın Ontario eyaletine bağlı Windsor kentinde ülkenin ilk büyük ölçekli batarya üretim tesisini kurmak amacıyla bir ortak girişim olarak hayata geçirildi. Şirket, Kanada’nın batarya alanındaki geleceği için dayanıklı ve rekabetçi bir temel oluşturmaya devam edecek. Büyüme fırsatları değerlendirilecek! Ortaklık yapısındaki bu değişiklik, ortak girişimin iki hissedarı olan LG Energy Solution ve Stellantis tarafından karşılıklı mutabakatla alınmış stratejik bir karar niteliği taşıyor. Yapılan açıklamada, “Karar süreci, kesintisiz bir geçişin sağlanması ve şirketin uzun vadeli büyüme ile yatırım görünümünün güçlendirilmesi amacıyla NextStar Energy üst yönetimiyle yürütülen kapsamlı görüşmeler doğrultusunda şekillendirilmiştir. Yeni sahiplik yapısı kapsamında, NextStar Energy; LG Energy Solution’ın teknolojik liderliğinden ve küresel operasyonel uzmanlığından yararlanarak, Enerji Depolama Sistemleri (ESS) sektörü de dâhil olmak üzere daha geniş bir müşteri kitlesine daha etkin hizmet sunmayı hedefleyecek; piyasa koşulları ve talebe daha çevik şekilde yanıt vererek geleceğe yönelik büyüme fırsatlarını değerlendirecektir. Stellantis,stratejik bir müşteri olmaya devam edecek ve batarya ürünlerini NextStar Energy’den tedarik etmeyi sürdürecektir” denildi. Kanada’nın ileri üretim ve temiz enerji ekosisteminin temel yapı taşlarından biri konumunda olan NextStar Energy tesisi, yerli batarya üretimini güçlendirerek Kuzey Amerika batarya tedarik zincirini sağlamlaştırıyor ve Kanada’nın uzun vadeli sanayi rekabetçiliğini destekliyor. Bugüne kadar 5 milyar Kanada dolarının üzerinde yatırım yapılan tesis, bin 300’ün üzerinde kişiye istihdam sağlıyor. Tam kapasite üretime geçilmesiyle birlikte uzun vadede 2 bin 500 çalışan hedefleniyor. NextStar Energy, otomotiv üretim sektörü ile diğer stratejik sektörlerin değişen ihtiyaçlarını karşılayacak kritik yetkinliklerin ülke içine kazandırılması yoluyla, Kanada ve Kuzey Amerika’nın batarya üretim ekosisteminin güçlendirilmesinde kilit bir rol üstlenmeye devam edecek. Stellantis batarya tedarikini güvence altına alıyor! Konu hakkında değerlendirme yapan LG Energy Solution CEO’su David Kim, “LG Energy Solution, Kanada’da stratejik bir üretim merkezi konumlandırarak Kuzey Amerika’da önemli büyüme fırsatları görüyor. NextStar Energy’nin tamamının mülkiyetine sahip olmamız, Enerji Depolama Sistemleri (ESS) pazarından gelen artan talebe hızlı şekilde yanıt vermemizi sağlayacak ve Kuzey Amerika merkezli yeni müşteriler kazanarak Kanada’nın elektrikli araç (EV) endüstrisinde kilit bir rol üstlenmemizi mümkün kılacaktır” dedi. Stellantis CEO’su Antonio Filosa ise, “LG Energy Solution’ın Windsor tesisinin kapasitesinden tam anlamıyla yararlanmasını mümkün kılarak, tesisin uzun vadeli sürdürülebilirliğini güçlendirirken elektrikli araçlarımız için batarya tedarikini de güvence altına alıyoruz. Bu adım; müşterilerimizi, Kanada’daki operasyonlarımızı ve küresel elektrifikasyon yol haritamızı destekleyen akıllı ve stratejik bir hamledir” diye konuştu. Bu yeni ortaklık yapısının, şirketin Kanada’nın batarya üretimindeki lider konumunu güçlendirdiğini söyleyen NextStar Energy CEO’su Danies Lee da, “Kanada’daki iş gücümüze ve üretim kapasitemize yönelik yatırımların uzun vadeli olarak sürdürülmesine olanak sağlarken, Kanada ve Ontario için kalıcı ekonomik faydalar sunmaktadır” dedi. LG dört ortak girişim tesisini işletiyor olacak! Çok sayıda müşteri, kullanım alanı, kimya ve formatı kapsayan en çeşitli üretim altyapısına sahip olmasıyla Kuzey Amerika’nın en büyük batarya şirketi konumundaki LG Energy Solution, bu satın almanın tamamlanmasının ardından, bölgede dört bağımsız tesis (LG Energy Solution Michigan Holland, LG Energy Solution Michigan Lansing, LG Energy Solution Arizona ve NextStar Energy) ile dört ortak girişim tesisini işletiyor olacak. Küresel batarya pazarı, elektrikli araçların (EV) ötesine geçerek Enerji Depolama Sistemleri (ESS), robotik, Kentsel Hava Mobilitesi ve denizcilik gibi farklı sektörlere doğru genişlerken, LG Energy Solution portföyünü stratejik olarak yeniden dengelemekte ve operasyonel verimliliğini artırıyor. Şirket, mevcut üretim hatlarının kullanımını en üst düzeye çıkarırken yeni yatırım ihtiyacını en aza indirmek amacıyla, üretim kapasitesini EV ve ESS arasında yeniden tahsis ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.