Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşar Güler

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yaşar Güler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşar Güler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaşar Güler: Terörsüz Türkiye süreciyle terör ve şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi Haber

Yaşar Güler: Terörsüz Türkiye süreciyle terör ve şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları ve bakan yardımcılarıyla birlikte Millî Savunma Üniversitesinin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Bakan Güler, Türkiye’nin stratejik konumu nedeniyle bölgesel ve küresel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde etkin diplomasi, güçlü devlet iradesi ve proaktif güvenlik anlayışıyla ülkenin hak ve menfaatlerinin korunduğunu ifade etti. “ULUSLARARASI BARIŞ VE GÜVENLİĞE KATKI SUNUYORUZ” Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin Türkiye’nin güvenlik politikalarının öncelikli başlıkları olduğunu belirten Güler, Türkiye’nin krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimleri ve uluslararası görevleriyle küresel barış ve güvenliğe katkı sunduğunu söyledi. Karadeniz’de savaşın bölgesel güvenlik üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiğini aktaran Güler, Kafkasya’da ise kalıcı barış ve bölgesel istikrarın tesis edilmesini desteklediklerini kaydetti. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve Bakan Yardımcıları ile Millî Savunma Üniversitesinin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler, özetle şunları söyledi: ULUSLARARASI BARIŞ VE GÜVENLİĞE ÖNEMLİ KATKILAR SUNUYORUZ Türkiye, sahip olduğu stratejik konum itibarıyla tüm dünyayı doğrudan etkileyen gelişmelerin yaşandığı bir coğrafyanın merkezindedir. Bu nedenle risk ve tehditleri yakından takip ediyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde etkin diplomasi, güçlü devlet iradesi ve proaktif güvenlik anlayışıyla hak ve menfaatlerimizi kararlılıkla koruyoruz. Krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerimiz, üstlendiğimiz uluslararası görev ve sorumluluklar ve sahadaki etkinliğimizle uluslararası barış ve güvenliğe önemli katkılar sunuyoruz. Bu stratejik yaklaşımımızın önemi, özellikle yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmeler dikkate alındığında çok daha açık bir şekilde görülmektedir. Karadeniz’de devam eden savaş ve güvenlik riskleri, Kafkasya’da şekillenen yeni dengeler, Orta Doğu’daki gelişmeler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimiz, güvenlik politikamızın öncelikli meseleleridir. Bu çerçevede Karadeniz’de, savaşın bölgesel güvenlik üzerindeki etkilerini yakından takip ederek, istikrarın korunmasına yönelik sorumlu ve dengeli yaklaşımımızı sürdürüyoruz. Kafkasya’da da kalıcı barışın tesis edilmesini, bölgesel istikrarın güçlendirilmesini ve iş birliği imkânlarının geliştirilmesini destekliyoruz. KIBRIS TÜRKÜ’NE YÖNELİK HAZIMSIZLIK POLİTİKASI DEVAM EDİYOR Bölgemizi en çok etkileyen Orta Doğu’da ise yaşanan krizlere sessiz kalmadığımız gibi kurduğumuz ittifaklarla da bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik önemli adımlar atıyoruz. En son Mekke’de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması da bu politikamızın etkin ve güçlü bir yansıması olmuştur. Yine bu politikalarımız kapsamında Kıbrıs Türkü’nün güvenliğinin ve meşru haklarının korunmasına yönelik kararlılığımızı muhafaza ediyor, Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini hassasiyetle gözetiyoruz. Bu çerçevede Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin siyasi etkinliğini artırma ve dış desteklerle askerî kapasitesini geliştirme adımlarını yakından takip ediyor, millî güvenliğimiz doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla alıyoruz. Yeri gelmişken belirtmek isterim ki Kıbrıs Türkü’ne yönelik 1960’lardan süregelen sindirme ve hazımsızlık politikası hâlâ en güçlü şekilde devam etmektedir. Öyle ki Barcelona Futbol Akademisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Eylül ayında düzenlemeyi planladığı kampa karşı UEFA nezdinde girişimde bulunulması daha önce de bir müzik festivaline karşı yapılan benzer girişimler, Rum tarafının içinde bulunduğu hezeyanın ve uzlaşmazlığın bir yansımasıdır. Uluslararası nitelikteki eğitim, sportif, kültürel ve gençlik faaliyetlerine dahi tahammül edemeyip bunları engellemek için çaba içerisine girenlerle hangi önemli konuda uzlaşılabileceği hususunu da bu kapsamda üçüncü taraf ülkelerin dikkatine sunmak isteriz. Şu bir gerçek ki Türkiye hem uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakları hem de tarihî sorumlulukları gereği Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini, egemenliğini ve meşru çıkarlarını koruma azim ve kararlılığındadır. GÜVENLİK KAZANIMLARININ KALICI HALE GETİRİLMESİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ Stratejik bakış, güvenliği yalnızca askerî tehditler üzerinden değerlendirmemeyi bir ülkenin iç huzurunu, millî birliğini ve toplumsal bütünlüğünü de güvenliğin ayrılmaz unsurları olarak görmeyi gerektirir. Bu bakımdan kırk yılı aşkın süredir asil milletimizin huzuruna ve ülkemizin bütünlüğüne kasteden teröre karşı yürüttüğümüz mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hâle getirilmesine büyük önem veriyoruz. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreciyle terörü ve şiddeti ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmayı, bin yıllık kardeşliğimizi daha da tahkim etmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda Gazi Meclisimiz tarafından ezici bir çoğunlukla kabul edilen ilgili Kanun çerçevesinde oluşturulan Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulumuz da çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Kurul bünyesinde oluşturulan Alt Komisyonlarla birlikte Kanunun uygulanmasına yönelik yürütülen faaliyetler ile önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar, ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde yürütülmektedir. Bu sürecin taşıdığı anlamı, siz silah ve mesai arkadaşlarımın da çok iyi idrak etmesi gerekiyor. Zira güvenlik, tehdidi bertaraf etmekle tamamlanan bir faaliyet değildir. Aynı zamanda elde edilen kazanımları korumayı ve tehdidin yeniden ortaya çıkmasını önleyecek sosyolojik şartların oluşturulmasını da gerektirir. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlıklarıyla elde ettiğimiz kazanımlardan taviz vermeden, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, ülkemizin geleceğine bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) October 7, 2026 KIBRIS MESAJI: “GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ ALIYORUZ” Kıbrıs Türkü’nün güvenliği ve meşru haklarının korunmasına yönelik kararlılıklarının sürdüğünü belirten Güler, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerinin gözetildiğini söyledi. Bakan Güler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin askerî kapasitesini artırmaya yönelik adımlarını yakından takip ettiklerini ve millî güvenlik doğrultusunda gerekli tedbirlerin alındığını belirtti. Kıbrıs Türkü’ne yönelik politikaların devam ettiğini savunan Güler, Rum tarafının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki uluslararası eğitim, spor ve kültür faaliyetlerine yönelik girişimlerini de eleştirdi. Konuşmasının önemli bölümünü terörle mücadeleye ayıran Güler, güvenliğin yalnızca askerî tehditlerin ortadan kaldırılmasıyla sınırlı olmadığını, toplumsal huzur ve millî birlik ile bütünlüğün de güvenliğin parçası olduğunu söyledi. Güler, 40 yılı aşkın süredir terörle mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesinin önemine dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: Bu kapsamda oluşturulan Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulunun çalışmalarını sürdürdüğünü, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yeni çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bakan Güler, güvenlik anlayışının yalnızca mevcut tehditleri ortadan kaldırmakla sınırlı olmadığını vurgulayarak, elde edilen kazanımların korunması ve tehditlerin yeniden ortaya çıkmasını engelleyecek şartların oluşturulması gerektiğini söyledi. Silah ve mesai arkadaşlarına da seslenen Bakan Güler, “Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlıklarıyla elde ettiğimiz kazanımlardan taviz vermeden, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, ülkemizin geleceğine bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır” dedi.

Girne'deki gemi faciasında yeni adım: Kayıplar için özel şirket görevlendirildi Haber

Girne'deki gemi faciasında yeni adım: Kayıplar için özel şirket görevlendirildi

Ankara'da arama çalışmaları ve adli süreç değerlendirildi Ünal Üstel, Ankara'da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptığı görüşmede, Girne açıklarındaki deniz kazasının ardından sürdürülen arama-kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra kayıplara ulaşmak için uygulanabilecek yeni yöntemlerin ele alındığını belirtti. Görüşmenin ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, ilgili kurumların teknik ekipleri ve özel kuruluşların temsilcilerinin katıldığı geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda bugüne kadar yürütülen çalışmaların yanı sıra bundan sonraki sürece ilişkin planlamalar değerlendirildi. Derin su aramalarında özel şirket devreye girecek Üstel, özel kuruluşların hazırladığı teknik raporların incelendiğini ve gerekli brifinglerin alındığını belirterek, kayıplara ulaşmak amacıyla mevcut arama çalışmalarına yeni teknik imkanların eklenmesine karar verildiğini söyledi. Bu kapsamda, derin su arama konusunda uzman ve gerekli teknik altyapıya sahip özel bir şirketin yetkilendirildiğibildirildi. Şirketin çalışmalara dahil edilmesiyle birlikte teknik ve operasyonel hazırlıkların başlatıldığı, sürecin ilgili kurumların koordinasyonunda yürütüleceği belirtildi. Üstel ayrıca Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile ayrı görüşmeler gerçekleştirdiğini, kesintisiz sürdürülen arama faaliyetleri ve ilave imkanların bu görüşmelerde de ele alındığını aktardı. Adli süreç de Ankara'daki temasların gündeminde KKTC Başbakanı Üstel, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile yaptığı görüşmede ise gemi kazasının ardından yürütülen adli sürecin değerlendirildiğini açıkladı. Üstel, kazanın tüm yönleriyle aydınlatılması ve varsa sorumluların ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen sürecin yakından takip edildiğini belirtti. Ankara'daki temaslarda Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu'nun da yer aldığı ifade edildi. "Bütün imkanlar zorlanıyor" Kayıp vatandaşların ailelerine de mesaj gönderen Üstel, devletin kayıp kişilere ulaşmak için tüm imkanları seferber ettiğini vurguladı. Üstel, ulaşılabilecek her türlü teknik kapasitenin değerlendirildiğini ve çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, arama faaliyetlerine katkı sağlayan Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve sahadaki personele teşekkür etti. KKTC Başbakanı Üstel, kazanın ardından Kıbrıs Türk halkına destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Türkiye'nin ilgili tüm kurumlarına da teşekkürlerini iletti.

KKTC Başbakanı Üstel Ankara’da: Bakan Gürlek ve Bakan Güler ile görüştü Haber

KKTC Başbakanı Üstel Ankara’da: Bakan Gürlek ve Bakan Güler ile görüştü

Üstel’den Gürlek’e ziyaret Ünal Üstel, beraberindeki heyetle Adalet Bakanı Akın Gürlek’i ziyaret etti. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan ile ilgili birim amirleri de yer aldı. Üstel, görüşmede KKTC yönetiminin önceliğinin gemi kazasının ardından kayıp kişilere mümkün olan en kısa sürede ulaşmak olduğunu belirtti. Türkiye ile tam koordinasyon içerisinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade eden Üstel, mevcut imkanların güçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan ilave teknik kapasitenin devreye alınması için çalışmaların devam ettiğini söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek de Türkiye’nin KKTC’ye yönelik desteğinin süreceğini belirterek, kazayla ilgili adli iş birliği çalışmalarının bakanlığın ilgili birimleri tarafından yakından takip edildiğini kaydetti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile görüştü Üstel, Adalet Bakanlığı’ndaki görüşmenin ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile bir araya geldi. Milli Savunma Bakanlığı’nda gerçekleştirilen görüşme basına kapalı yapıldı. Görüşmenin, Girne açıklarında yaşanan kazanın ardından yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen Ankara temaslarının bir parçası olduğu belirtildi. Üstel’in Ankara temasları kapsamında ayrıca Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile de görüşmeler gerçekleştirdiği bildirildi.

MSB'den DSG açıklaması: “Yabancı unsurların Türkiye'ye geleceği iddiası gerçeği yansıtmıyor” Haber

MSB'den DSG açıklaması: “Yabancı unsurların Türkiye'ye geleceği iddiası gerçeği yansıtmıyor”

Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, BAYKAR Teknoloji Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'nde düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi. Arama kurtarma çalışmalarına destek Aktürk, Akdeniz'de meydana gelen deniz kazasında Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Işın ve TCG Alemdar'ın da aralarında bulunduğu 7 gemi ile 11 hava aracının arama kurtarma çalışmalarına destek verdiğini söyledi. Marmara Denizi'nde Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışması sonucu batan gemi ve mürettebatına yönelik çalışmalara ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı 4 gemi ve 1 İHA ile Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait 1 uçak ve 1 arama kurtarma helikopterinin katıldığı bildirildi. “3 PKK'lı terörist teslim oldu” Tuğamiral Aktürk, son bir hafta içerisinde 3 PKK mensubunun teslim olduğunu belirtti. Hudutlarda yürütülen faaliyetlerde ise 1'i terör örgütü mensubu olmak üzere 575 kişinin yakalandığını kaydetti. Aktürk, 1 Ocak'tan bu yana yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 9 bin 655'e ulaştığını, engellenenlerle birlikte bu yıl sınırda engellenen kişi sayısının ise 48 bin 507 olduğunu ifade etti. Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama tarama faaliyetlerinde 8,5 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiği de bildirildi. Suriye'de ikinci yüzer köprü tamamlandı TSK ile Suriye Silahlı Kuvvetleri iş birliğinde Fırat Nehri üzerinde yürütülen ikinci yüzer köprü projesinin 30 Ağustos'ta tamamlandığı açıklandı. Daha önce sel nedeniyle yıkılan köprünün yerine inşa edilen yapının, Fırat Nehri'nin iki yakası arasındaki ulaşımı kolaylaştırmasının hedeflendiği belirtildi. MSB, Türkiye'nin Suriye'nin güvenliği, istikrarı ve kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik desteğini sürdüreceğini bildirdi. Aktürk ayrıca, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in bugün Suriye Savunma Bakanı ile bakanlıkta bir araya geleceğini duyurdu. Eurofighter pilotlarının uçuş eğitimi 7 Eylül'de Birleşik Krallık ile yürütülen Eurofighter Typhoon tedarik sürecine ilişkin de açıklama yapıldı. Bakanlığın açıklamasına göre, terminoloji eğitimlerini tamamlayan Türk pilotların uçuş eğitimlerine 7 Eylül 2026'da başlaması planlanıyor. Uçuş eğitiminin 8 ay sürmesinin, bunun ardından pilotların 3 aylık Öğretmen Pilot Eğitimi almasının öngörüldüğü belirtildi. Pilotların eğitimlere dönemler halinde gönderilmeye devam edeceği kaydedildi. Somali'de kaçırılan geminin kurtarıldığı açıklandı MSB, Somali Federal Cumhuriyeti karasularında meydana gelen deniz haydutluğu olayında Somali makamlarına gerekli desteğin sağlandığını bildirdi. Somali makamlarınca gerçekleştirilen operasyon sonucunda deniz haydutlarının gemiyi terk ettiği ve geminin kurtarıldığı ifade edildi. Mekke Savunma İttifakı'nda sekretarya kararı Bakanlığın açıklamasında, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın savunma ve dışişleri bakanları ile genelkurmay başkanlarının 31 Ağustos 2026'da İstanbul'da bir araya geldiği belirtildi. Toplantıda, ittifak kapsamındaki iş birliğinin daha kurumsal hale getirilmesi amacıyla Suudi Arabistan'da bir genel sekreter başkanlığında sekretarya kurulmasına karar verildiği açıklandı. Üç ülke arasında dönüşümlü yürütülecek genel sekreterlik görevini ilk üç yıl Pakistan'dan bir genel sekreterin üstleneceği bildirildi. DSG'nin fesih süreciyle ilgili açıklama MSB, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve “tek devlet, tek ordu” anlayışının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen DSG'nin fesih sürecini titizlikle takip ettiklerini belirtti. Açıklamada, DSG mensubu yabancı unsurların Suriye'den ayrılacağı ve bunların bir bölümünün Türkiye'ye geleceği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. Bakanlık, konuya ilişkin resmi açıklamalar dışında yer alan haber ve yorumlara itibar edilmemesi gerektiğini bildirdi.

Hakan Fidan: İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı Haber

Hakan Fidan: İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun yanı sıra Pakistan ve Suudi Arabistan'dan yetkililer katıldı. Gemi kazasında hayatını kaybedenleri andı Bakan Fidan, açıklamasının başında KKTC'nin Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasında hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı verdi. Hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına, Türkiye'ye ve KKTC halkına taziye dileklerini ileten Fidan, kazada yaralananlara da acil şifa temennisinde bulundu. “Yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisi” Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026'da Mekke'de Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalandığını hatırlatan Fidan, anlaşmanın bölgesel sahiplenme anlayışının bir sonucu olduğunu söyledi. Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmesinin önemli bir ihtiyaç haline geldiğini belirten Fidan, anlaşmayla yeni bir bölgesel güvenlik ve iş birliği mimarisinin oluşturulması sürecinin başladığını ifade etti. Fidan, bölgeye dışarıdan getirilen çözüm arayışlarının her zaman sorunlara çözüm üretmediğini, aksine zaman zaman ağır sonuçlara yol açtığını dile getirdi. “Resmi adı Mekke Savunma İttifakı” Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısında anlaşmanın uygulanması ve kurumsal yapının oluşturulması için atılacak adımların ele alındığını belirten Fidan, ittifakın resmi ismi konusunda da mutabakata varıldığını açıkladı. Fidan, şu değerlendirmede bulundu: “İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı.” Anlaşma kapsamında kurulması planlanan sekretaryanın Riyad'da faaliyet göstermesinin öngörüldüğünü aktaran Fidan, ilk genel sekreterin Pakistanlı olması yönünde daha önce mutabakata varıldığını söyledi. Toplantıda, ittifakın kurumsallaşma sürecinde bundan sonra hangi adımların ne zaman atılacağına ilişkin ön kararların alındığını belirtti. “Herhangi bir devlete karşı değil” Mekke Savunma İttifakı'nın savunma temelli bir yapı olduğunu vurgulayan Fidan, ittifakın devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile iç işlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayandığını ifade etti. İttifakın belirli bir devleti hedef almadığını kaydeden Fidan, temel ilkeleri benimseyen bölgedeki diğer devletlere de açık olduğunu söyledi. Mekke Savunma İttifakı'nın barışçıl vizyonunun, aynı ilkeleri paylaşan dost ülkelerin katılımıyla geliştirilmesinin ortak hedef olduğunu dile getirdi. NATO ve diğer anlaşmaların alternatifi değil Bakan Fidan, yeni ittifakın Türkiye'nin NATO başta olmak üzere mevcut uluslararası ittifak ve anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığının da altını çizdi. Mekke Savunma İttifakı'nın mevcut yükümlülüklerin yerine geçen bir yapı olmadığını belirten Fidan, yeni oluşumun mevcut iş birliği mekanizmalarını tamamlayıcı nitelikte olduğunu ifade etti. Fidan, Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısıyla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın bölgesel barış, güvenlik ve istikrar konusunda sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını ortaya koyduklarını belirterek, dost ülkelerle yakın iş birliği ve koordinasyonun sürdürüleceğini kaydetti.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında ilk toplantı İstanbul’da yapıldı Haber

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında ilk toplantı İstanbul’da yapıldı

Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı, İstanbul Beşiktaş’taki Çırağan Sarayı’nda düzenlendi. Toplantı öncesinde Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’dan katılan heyetler bir araya geldi. Bakanlar ve üst düzey komutanlar katıldı Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katıldı. Pakistan heyetinde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asıf ile Savunma Kuvvetleri Komutanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asım Münir yer aldı. Suudi Arabistan’ı ise Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan el Suud, Savunma Bakanı Prens Halid bin Salman bin Abdülaziz el Suud ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh bin Hamed Al-Ruwaili temsil etti. İlk toplantı aile fotoğrafıyla başladı Heyetlerin bir araya gelmesinin ardından toplantı öncesinde aile fotoğrafı çekildi. Daha sonra Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk oturumuna geçildi. Görüşmelerde, üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin geliştirilmesi, savunma sanayisinde ortak üretim imkanları, terörle mücadele ve bölgesel gelişmeler kapsamında uluslararası güvenlik başlıklarının ele alındığı belirtildi. Mekke Ortak Savunma Anlaşması 7 Ağustos’ta imzalandı Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke’de imzalanmıştı. Anlaşmayla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın bölgelerinde ve uluslararası alanda artan güvenlik riskleri karşısında daha yakın iş birliği içinde hareket etmesi hedefleniyor. Üç ülkenin ortak sorumluluk ve bölgesel sahiplenme anlayışıyla güvenlik, barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesine katkı sunması amaçlanırken, ortak caydırıcılığın artırılması da anlaşmanın temel hedefleri arasında yer alıyor.

İstanbul’dan Dünyaya Güç Mesajı: SAHA EXPO 2026 Kapılarını Rekorlarla Kapatıyor Haber

İstanbul’dan Dünyaya Güç Mesajı: SAHA EXPO 2026 Kapılarını Rekorlarla Kapatıyor

Küresel Savunma Pazarında Türkiye Rüzgarı Türkiye'nin küresel savunma pazarındaki yükselen gücünü somut verilerle ortaya koyan fuara, 263’ü uluslararası olmak üzere toplam 1700’ün üzerinde firma katılım sağlıyor. 120’den fazla ülkeden gelen 140 resmi heyet ve 800’ü aşkın delegenin takip ettiği organizasyonda, tam 203 yeni ürün ilk kez dünya vitrinine çıkarılarak uluslararası kamuoyunun beğenisine sunuluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Fuarımız Alanında Bir Markaya Dönüştü" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde devam eden SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nı ziyaret ederek katılımcılara hitap etti. Türkiye'nin savunma sanayiindeki yıldızlarının bu platformda buluşmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Ülkemizin savunma, havacılık ve uzay sektörlerinin yıldızlarının bir araya geldiği SAHA 2026'nın bu anlamlı programında sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Himayelerimizde gerçekleştirilen ve alanında artık bir markaya dönüşen fuarımızın; savunma sektörümüz ve bütün katılımcı firmalarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyanın 120 ülkesinden 1700'den fazla firmanın iştirak ettiği fuarın idrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, firmalarımızı ve sponsorlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum." Sektördeki 4500'ü aşkın firmanın koordinasyonunu sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığı'na ve tüm emektarlara şükranlarını sunan Erdoğan, "Mühendisinden yazılımcısına, işçisinden teknisyenine savunma sanayimizin tüm emektarlarına teşekkür ediyorum. Rabbim sizlerin başarılarını daim eylesin; bu gayretlerinizi hem ülkemiz hem dost ve kardeşlerimiz hem de insanlık için hayırlara vesile kılsın" dedi. "Tedarikçilikten Oyun Kuruculuğa" Fuar ziyareti kapsamında önemli değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin savunma sanayiinde artık "tedarikçi" konumundan "oyun kurucu" rolüne geçtiğini vurguladı. Güler, "Çelik Kubbe" ve İHA/SİHA teknolojilerinin küresel harp doktrinlerini yeniden yazdığını belirterek, Türkiye’nin müttefiklerine sadece silah değil, sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi sunduğunu ifade etti. Dışa Bağımlılık Tarih Oldu: Yüzde 80 Yerlilik Hedefi Aşıldı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savunma sanayiindeki teknolojik olgunluğun somutlaştığı fuarda, son 23 yılda yaşanan dönüşümü bir "devrim" olarak tanımladı. Başarının mimarı olarak siyasi kararlılığı ve ortak emeği işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: "Geçmişte yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan savunma sanayimizi, bugün yüzde 80’i aşan yerlilik oranına taşıdık. Bu tarihi başarı; Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi iradesi öncülüğünde, mühendislerimizin ve firmalarımızın omuz omuza vermesiyle gerçekleşmiştir. Türkiye, dünyanın savunma ihtiyacını yeni fark ettiği bu dönemde, çok daha önceden stratejik adımlar atarak yola erken çıkmanın avantajını küresel ölçekte kullanmaktadır." "İhracatta Yüzde 28'lik Artış: 10 Milyar Dolarlık Yeni İmza Hedefi" Ticaret Bakanı Ömer Bolat da ihracat verilerindeki artışa değinerek, "Geçen yıl 10 milyar doları aşan ihracatımız, bu yılın ilk 4 ayında yüzde 28 artışla 2,8 milyar doları geçti. Fuar süresince firmalarımızın 10 milyar doların üzerinde sözleşme imzalamasını bekliyoruz" dedi. Fırtına Obüsünden İHA İniş Takımlarına: Kritik Parçalar Artık Yerli Fuarın en stratejik açıklamalarından biri de SAHA İstanbul Malzeme ve Malzeme Şekillendirme Komitesi Başkanı ve Sima Alüminyum Genel Koordinatörü Celalettin Kırboz’dan geldi. Kırboz, savunma sanayiinde yerlileştirme sürecinin sadece dizaynla sınırlı kalmadığını, malzeme ve üretim yöntemlerinde "milli" bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Kırboz’un öne çıkan açıklamaları: Kritik Mühimmat Ham Maddesi: Fırtına obüsü mühimmatı için Türkiye’de özel bir hat kuruldu. Daha önce Rusya ve Uzak Doğu’dan ithal edilen ham maddeler artık yerli olarak üretiliyor.Zırhlı Araçlarda Fransa Bağımlılığına Son: Tekerlekli zırhlı araçlarda kullanılan ve Fransa’dan ithal edilen çelik porya yatakları, dövme alüminyum teknolojisiyle millileştirildi.İHA İniş Sistemleri: Bayraktar TB2 ile yeni nesil Kamikaze ve Sivrisinek projelerinin iniş sistemleri yerli alüminyum teknolojisiyle üretilmeye başlandı.Hurdadan Savunma Sanayiine: Kurulan altyapı sayesinde, gerektiğinde hurdaların bile geri dönüştürülerek yüksek teknolojili savunma parçasına dönüştürülebileceği bir geri dönüşüm ekosistemi oluşturuldu. SAHA EXPO 2026: Küresel Savunma Sanayiinin Buluşma Noktası Türkiye'nin savunma ve uzay teknolojilerindeki yükselen vizyonunu temsil eden SAHA EXPO 2026, küresel iş birliklerini şekillendirmeye devam ediyor. 30 binden fazla planlanan B2B görüşme ve güçlü yatırım ekosistemiyle organizasyon, sektörün geleceğinin inşa edildiği en önemli platform konumunda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.