Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yasal Düzenleme

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yasal Düzenleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yasal Düzenleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Staj ve çıraklık mağduriyeti Meclis gündeminde Haber

Staj ve çıraklık mağduriyeti Meclis gündeminde

Vatandaşlardan gelen başvurulara dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, staj ve çıraklık döneminde çalışmış kişilerin ciddi bir mağduriyet yaşadığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Staj ve çıraklıkta geçen günlerin emeklilik için sayılmaması önemli bir sorun. Bu arkadaşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında örgütlendiler ve sık sık bu mağduriyeti gündeme getiriyorlar. Ellerinde devlet tarafından verilmiş sigorta kartları var. ‘Biz bunu devlet verdiği için sigortalı olduğumuzu sandık’ diyorlar” ifadelerini kullandı. “FİİLEN ÇALIŞTILAR AMA EMEKLİLİKTEN SAYILMADI” Altaca Kayışoğlu, “Bu kişiler adı stajyer ya da çırak olsa da fiilen çalıştılar, emek verdiler. Hastaneye o sigorta kartıyla gittiler, yıllarca sigortalı olduklarını düşündüler. Ancak yıllar sonra bunun yalnızca sağlık sigortası olduğu, emeklilik başlangıcı sayılmadığı söylendi. Bu nedenle ciddi hak kayıpları ortaya çıktı” dedi. “BİR GÜN İÇİN 17 YIL KAYBEDENLER VAR” Emeklilik başlangıç tarihinin sayılmaması nedeniyle büyük mağduriyetler yaşandığını belirten Altaca Kayışoğlu, bazı vatandaşların bir günlük fark nedeniyle yıllarca geç emekli olmak zorunda kaldığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Bir gün nedeniyle 17 yıl kaybeden vatandaşlarımız var. O dönemde fiilen çalıştıkları hâlde emeklilik başlangıcı sayılmadığı için yıllarını kaybediyorlar. Bu nedenle staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılması için yasal düzenleme yapılması gerekiyor” dedi.

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi Haber

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında TBMM Tören Salonu’nda toplandı. Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, uzunca bir süredir büyük bir titizlikle ve demokratik olgunlukla hazırlanan rapor taslağının, komisyon üyeleri tarafından müzakere edilmesinin ardından Türkiye kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Kurtulmuş, Komisyon’un, toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor haline getirdiğini ifade ederek, taslak raporun genel başlıkları hakkında bilgi verdi. Raporun, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, raporun, devlet aklıyla millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içinde harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna vurgu yaptığını kaydetti. Titizlikle hazırlanan raporun, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren bir başvuru metni olma özelliğini taşıdığını ifade eden Kurtulmuş, raporun bir nihayet değil, atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olduğunu belirtti. Kurtulmuş, yeni bir anayasa hazırlamanın Komisyon’un görev alanında olmamakla birlikte ülke için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olduğunu ifade etti. Raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak, siyasi partilerin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştığı raporlarda ifade ettikleri daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunun da altının çizildiğini belirten Kurtulmuş, terör meselesinde tarihî bir dönemde bulunulduğunu kaydetti. Bu süreçte milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlendiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milletin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresi olduğunu vurguladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kıldığını, siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Komisyonun 21. toplantısında, taslak raporun “Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri” başlıklı 6’ncı ve “Demokratikleşme ile ilgili öneriler” başlıklı 7’nci bölümü ile “Sonuç ve değerlendirme” kısmı okundu, komisyon üyeleri taslak rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan oylamada Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser olmak üzere nitelikli çoğunlukla kabul edildi.

AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir,  cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için acil yasal düzenleme çağrısı yaptı. Haber

AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir,  cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için acil yasal düzenleme çağrısı yaptı.

Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Aile Hekimliği Cezaevi Komisyonunun hazırladığı rapora göre, Türkiye genelindeki cezaevlerinde görev yapan yaklaşık 400 aile hekimi, hemşire ve ebenin ağır çalışma koşullarına rağmen ciddi hak kayıpları yaşadığını açıkladı. AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, Cezaevi Komisyon Sorumlusu Dr. Hakan Kılıç ve Komisyon Üyesi Dr. Ufuk Mahmut Bilgilisoy cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için acil yasal düzenleme çağrısı yaptı. Yüksek Risk var, hak yok Cezaevlerindeki aile sağlığı birimlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının hem mahkumların hem de cezaevi personelinin sağlığından sorumlu olduğunu vurgulayan Dr. Ahmet Kandemir, bu birimlerin “yüksek riskli, yüksek stresli ve ağır sorumluluk gerektiren alanlar” olduğunu belirtti. AHESEN Cezaevi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor, yaşanan sorunları ve çözüm taleplerini şöyle sıralıyor: “Yıpranma Payı Mutlaka Geriye Dönük Tanınmalı” Cezaevi birimlerinin riskli çalışma ortamına rağmen sağlık çalışanlarına yıpranma payı hakkı verilmediğini belirten Dr. Kandemir, geriye dönük yıpranma payı, erken emeklilik avantajı ve ek tazminat talep ettiklerini söyledi. “Nüfus Katsayısı Adil Düzenlenmeli” Mevcut uygulamada cezaevi birimlerinin nüfus katsayısının 2,25 olduğunu hatırlatan Dr. Hakan Kılıç, birimlere “zorunlu düşük nüfuslu birim” statüsü verilmesi halinde bu katsayının 3,71’e çıkacağını ifade etti. Bu düzenleme ile 1000 nüfuslu bir cezaevi biriminin, 1700 nüfuslu bir birimin hakedişi kadar ücret alabileceğini vurguladı. “Mahkûm Gelmedi Diye Hakediş Kesintisi Kabul Edilemez” Son bir yıl içinde sağlık birimine hiç başvurmayan mahkumlar nedeniyle yapılan hakediş kesintisinin büyük bir adaletsizlik olduğunu belirten AHESEN, özellikle cezaevine yeni gelen mahkumların ilk yıl içinde hastaneye hiç gelmemiş sayılması nedeniyle çalışanların haksız kazanç kaybına uğradığını söyledi. “Cezaevlerinde tarama yapmak teknik olarak mümkün değil, negatif performans kaldırılmalı” Serviks, meme ve kolorektal taramalar gibi performans kriterlerinin cezaevlerinde uygulanabilir olmadığını belirten Dr. Kılıç, bazı cezaevlerinde kadın mahkûm dahi bulunmadığını hatırlatarak, negatif performans yerine “tam performans” verilmesi gerektiğini ifade etti. “Rapor Ücretlerinde Cezaevi Çalışanları Yok Sayılıyor” Cezaevi sağlık çalışanlarının düzenlediği raporların ücretsiz olmasının adaletsizlik yarattığını belirten AHESEN, rapor ücretlerinin tüm birimlerde eşitlenmesini ve bu raporları düzenleyen sağlık çalışanlarının ücretlerinin artırılmasını talep etti. “Sağlık Memuru Bulmak Zor, İstihdam Kolaylaştırılmalı” Cezaevi birimlerinde görev yapacak aile sağlığı çalışanı bulmakta ciddi zorluk yaşandığını söyleyen komisyon, Adalet Bakanlığı’na bağlı sağlık memurlarının muvafakat süreçlerinin kolaylaştırılmasını ve kamu dışı personel alımlarının açılmasını istedi. “Görev Tanımı Belirsiz, Sürekli Anlaşmazlık Çıkıyor” Adalet Bakanlığı sağlık memurları ile aile sağlığı çalışanları arasındaki iş dağılımının belirsiz olması nedeniyle sık sık sorun yaşandığını belirten Dr. Kandemir, resmi bir görev paylaşımının şart olduğunu vurguladı. “Kadın ve Çocuk Cezaevlerinde Performans Kriterleri Tamamen Kaldırılsın” Kadın ve çocuk cezaevlerinde aşı takibi gibi takiplerin fiilen mümkün olmadığını vurgulayan AHESEN, bu birimlerde performans uygulamasının tamamen kaldırılmasını talep etti. “Çocuk Mahkumların tedavisinde Vasilik sorunu Hukuki Risk Yaratıyor” Çocuk cezaevlerinde tedavi süreçlerinde resmi vasilik izninin telefonla alındığını belirten komisyon, bunun hem hukuki hem de tıbbi risk taşıdığını, resmi düzenleme gerektiğini ifade etti. “Sarf Malzemesi temininde ciddi aksamalar var” Aşı ve GGK kiti gibi laboratuvar malzemelerinin cezaevlerine ulaşmasında sık sık sorun yaşandığını belirten Dr. Ufuk Mahmut Bilgilisoy, bu lojistiğin ilçe sağlık müdürlükleri tarafından düzenli sağlanmasını istedi. “Uzman Doktorlar düzenli olarak cezaevine gelmeli” Psikiyatri ve göz gibi bazı branşlarda uzman doktorların cezaevine aylık periyotlarla gelerek yerinde hizmet vermesinin büyük ihtiyaç olduğunu vurgulayan AHESEN, bunun sağlık hakkı açısından zorunlu olduğunu belirtti. “Darp Raporları 1. Basamakta değil, Hastanede Düzenlenmeli” Cezaevindeki darp ve cebir olaylarında raporların sağlık ocağında değil, hastane acilinde kati hekim raporu olarak düzenlenmesi gerektiği ifade edildi. “Cezaevi Sağlık Çalışanlarına Özel Eğitim Şart” Adli tıp, acil müdahale, bulaşıcı hastalıklar gibi alanlarda özel eğitim programlarının başlatılması gerektiğini söyleyen AHESEN, bu eğitimlerin güvenli sağlık hizmetinin temel şartı olduğunu belirtti. “Ambulans Yetersiz, Sevkler Gecikiyor” Kampüs tipi cezaevlerinde ambulans ve ring araçlarının yetersiz olduğunu belirten Dr. Kandemir, bunun acil vakalarda hayati gecikmelere neden olduğunu vurguladı. “Revirlerin Fiziki Şartları İyileştirilmeli” Birçok cezaevi revirinin sağlıksız koşullarda olduğunu belirten komisyon, dinlenme alanı dahil temel ihtiyaçların dahi karşılanmadığını söyledi. “MBYS ve internet altyapısı çalışmıyor” Bilgi güvenliği için zorunlu olan MBYS sisteminin birçok cezaevinde yetersiz olduğunu belirten AHESEN, sistem ve internet altyapısının ivedilikle güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. AHESEN, sendika avukatları ve hukuk komisyonu aracılığıyla cezaevi sağlık çalışanlarının tüm haklarını takip ettiklerini ve sahadan gelen her talebi çözüme ulaştırmak için çalıştıklarını belirtti. Dr. Ahmet Kandemir, Dr. Hakan Kılıç ve Dr. Ufuk Mahmut Bilgilisoy, “Cezaevinde çalışan aile hekimleri, ebe ve hemşireler unutuluyor. Risk büyük, sorumluluk ağır ama karşılığı yok. Bu yapısal sorunlar çözülmezse hem çalışanlar hem de mahkumlar için ciddi sonuçlar doğacak” diyerek konunun aciliyetine vurgu yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.