Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yargıtay

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yargıtay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargıtay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi’nden Yeni Parti kararı: Savunma için 30 gün süre verildi Haber

Anayasa Mahkemesi’nden Yeni Parti kararı: Savunma için 30 gün süre verildi

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, “Yeni Parti”nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğu iddiasıyla yapılan başvuruyu görüştü. Yüksek Mahkeme, nihai karar öncesinde Yeni Parti’nin görüşünün alınmasına ve savunmasını sunması için 30 gün süre verilmesine karar verdi. Yeni Parti’nin ismi AYM gündeminde Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 29 Eylül tarihli gündeminde Yeni Parti’nin isim ve rumuzuna ilişkin başvuruyu ele aldı. Başvuruda, Yeni Parti’nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek, söz konusu isim ve rumuzun hükümsüz sayılması ve partinin siyasi partiler sicilinden terkin edilmesi talep edildi. Yeni Parti’ye savunma için 30 gün AYM, başvuruyla ilgili esasa ilişkin nihai değerlendirmesini yapmadan önce Yeni Parti’nin görüşünün alınmasına karar verdi. Bu kapsamda partiye savunmasını sunması için 30 günlük süre tanındı. Sürecin ardından Anayasa Mahkemesi başvuruyla ilgili nihai kararını verecek. Başvuru Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklı İsim ve rumuzla ilgili süreç, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine AYM’nin gündemine geldi. Başvurunun dayanağını, Yeni Parti’nin kullandığı isim ve rumuzun Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğu yönündeki değerlendirme oluşturuyor. AYM’nin verdiği 30 günlük süre, Yeni Parti’nin savunmasının alınmasına yönelik ara aşama niteliğinde bulunuyor. Bu nedenle mevcut aşamada partinin isim ve rumuzunun hükümsüzlüğüne ya da siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin verilmiş kesin bir karar

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Kongrelerimizi ve kurultayımızı gerçekleştirmek için önümüzde artık bir engel bulunmuyor Haber

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Kongrelerimizi ve kurultayımızı gerçekleştirmek için önümüzde artık bir engel bulunmuyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Genel Merkezi’nde yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sarı, yeni eğitim-öğretim yılındaki sorunlar, akaryakıt zamları, enflasyon politikası, tarımda yaşanan yapısal sıkıntılar, Yargıtay’daki temyiz başvurusunun geri çekilmesi ve CHP’li belediyelerin yerel yönetim yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “OKULLARIN TEMİZLİĞİ VE BİR ÖĞÜN YEMEK ÖNCELİĞİMİZDİR” Yeni eğitim-öğretim yılının çok sayıda sorunla başladığını söyleyen Sarı, özellikle okulların temizliği, hijyen koşulları ve öğrencilere bir öğün yemek verilmesi konularını öncelikli gördüklerini belirtti. CHP’li belediyelere bu konuda talimat verdiklerini söyleyen Sarı, kamu otoriteleri gerekli adımları atmazsa CHP belediyelerinin inisiyatif almaya hazır olduğunu ifade etti. Sarı, belediyelerin okul temizliği ve öğrenci beslenmesi konusunda destek sunacağını, karşılaşılacak hukuki ya da teknik engellerin de Genel Merkeze bildirileceğini kaydetti. AKARYAKIT ZAMLARI VE VERGİ YÜKÜ ELEŞTİRİSİ Benzin ve motorin fiyatlarındaki artışa da değinen Sarı, akaryakıtta Türkiye’nin dünyanın en pahalı ülkeleri arasına girdiğini söyledi. Fiyat artışlarının yalnızca savaş ve jeopolitik gelişmelerle açıklanamayacağını belirten Sarı, asıl nedenin akaryakıt üzerindeki yaklaşık yüzde 40’lık vergi yükü olduğunu savundu. Dolaylı vergilere dayalı vergi sistemini eleştiren Sarı, bu yapının hem tüketiciyi hem de ekonomiyi olumsuz etkilediğini, orta ve uzun vadede enflasyonu da körüklediğini ifade etti. “ORTADA DEZENFLASYON POLİTİKASI YOK” Hükümetin enflasyonla mücadele programını da hedef alan Sarı, ortada gerçek anlamda bir dezenflasyon politikası bulunmadığını söyledi. Enflasyonun 3 yılda yalnızca birkaç puan gerilediğini belirten Sarı, bunun yüksek faiz ve kamu harcamalarındaki dengesizlikle sürdürülemeyeceğini dile getirdi. Sarı, talebi baskılayarak enflasyonla mücadele edilmesinin yeterli olmadığını, kamu maliyesinde tasarruf ve yapısal reformlar olmadan başarı sağlanamayacağını savundu. Tarım sektöründe yaşanan sorunlara da değinen Sarı, girdi maliyetlerinin yüksekliği, finansman sıkıntısı ve çiftçi nüfusunun yaşlanmasına dikkat çekti. Sarı, tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayarak, sadece denetim ve cezayla fiyatların düşmeyeceğini söyledi. CHP Sözcüsü, tarımdaki sorunların kaynağında yapısal meseleler bulunduğunu belirterek, “Bataklığı kurutmak gerekir” ifadesini kullandı. KONGRE VE KURULTAY SÜRECİNİN ÖNÜNDE HUKUKİ ENGEL KALMADI! Kongrelerimizin ve kurultayımızın her türlü hukuki tartışmadan uzak, açık, net ve şeffaf biçimde gerçekleştirilmesi için Yargıtay’a yapılan temyiz başvurumuzu geri çektik. Diğer davacıların da başvurularını geri… pic.twitter.com/7BrnnYzo4v — Müslim Sarı (@muslimsarichp) September 16, 2026 YARGITAY TEMYİZ BAŞVURUSU GERİ ÇEKİLDİ Parti içi gündeme ilişkin açıklamalarda da bulunan Sarı, CHP’nin kongre ve kurultay süreçlerine yönelik Yargıtay temyiz başvurusunu geri çektiğini açıkladı. Bu adımla kongre sürecinin önündeki hukuki tartışmaların sona erdirilmesinin amaçlandığını belirtti. Sarı, başvurunun geri çekilmesiyle birlikte kurultay ve kongrelerin şeffaf biçimde yapılmasının önünde hukuki engel kalmadığını ifade etti. CHP BELEDİYELERİ İÇİN PERFORMANS TAKİP SİSTEMİ CHP’li belediyelerin yerel yönetim yol haritasına da değinen Sarı, sonbaharda belediye başkanları ve meclis üyeleriyle bölgesel toplantılar yapılacağını söyledi. 2027’ye dönük yerel yönetimler reformu üzerinde çalıştıklarını aktaran Sarı, CHP belediyelerinin performansını ölçen bir takip sistemi oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti. Bu sistemle belediye başkanlarının objektif kriterlerle değerlendirilmesinin amaçlandığını belirtti. “ASGARİ ÜCRET 45 BİN LİRAYA ÇIKMALI” Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Sarı, akaryakıt zamlarının ardından çalışanlar, emekliler ve memurlar için ücret artışı talebini yineledi. Sarı, asgari ücretin 45 bin liraya çıkarılması, en düşük emekli maaşının da asgari ücret seviyesine yükseltilmesi gerektiğini söyledi. Açlık sınırının altında bir asgari ücretin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Sarı, CHP’nin bu talebi Haziran ayından beri dile getirdiğini belirtti. Sarı, hükümetin seçim ekonomisi üzerinden hareket ettiğini savunarak, gelirlerin yaşam koşullarını iyileştirmek yerine siyasi hesaplarla belirlendiğini öne sürdü. https://youtu.be/cwU3VGCop5c

Yenilik Partisi'nden Yeni Parti'nin ismine itiraz: Yargıtay'a başvuru Haber

Yenilik Partisi'nden Yeni Parti'nin ismine itiraz: Yargıtay'a başvuru

Yenilik Partisi Hukuk ve Seçim İşleri Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Oya Baksı Işık imzasıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosu'na sunulan dilekçede, iki parti isminin vatandaşlar açısından karışıklığa neden olabileceği savunuldu. "Yeni" ve "Yenilik" ifadeleri karışıklığa yol açabilir Başvuruda, "Yeni", "Yenilik" ve "Yenilikçi" kelimelerinin Türkçede anlam bakımından birbirine yakın şekilde kullanıldığına dikkat çekildi. İki parti isminin toplum tarafından kolaylıkla ayırt edilemeyeceği öne sürülen dilekçede, "Sokaktaki vatandaş, 'Yeni' ile 'Yeniliği' ayırt edememektedir" ifadelerine yer verildi. Yenilik Partisi, Yeni Parti adına eklenen farklı bir kelime bulunmamasının da isimlerin birbirine karıştırılma ihtimalini artırdığını savundu. Dilekçede ayrıca Türkçe kullanımına ilişkin değerlendirmeler yapılarak, "Yeni" ve "Yenilik" kelimelerinin Türkiye'de benzer çağrışımlar oluşturduğu belirtildi. 2024'teki Yargıtay kararı emsal gösterildi Yenilik Partisi, başvurusunda daha önce yaşanan benzer bir isim anlaşmazlığına ilişkin Yargıtay kararını da gündeme getirdi. Dilekçede, Yükselen Türkiye Partisi Genel Başkanı Duygu Çil Sucuka'nın 19 Aralık 2024 tarihinde "Yeni Parti" adını almak için yaptığı başvurunun, Yenilik Partisi ile isim benzerliği bulunduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından reddedildiği hatırlatıldı. Söz konusu kararın mevcut Yeni Parti açısından da emsal oluşturması gerektiği savunulan başvuruda, "Bahse konu partinin isminin Yenilik Partimizi çağrıştırması nedeniyle; 2024 yılında başka bir parti hakkında yine partimizin ismine benzerliği nedeniyle vermiş olduğunuz emsal isim değiştirme kararının, aynı şekilde Yeni Parti’ye de teşmil edilmesini arz ederim" ifadeleri kullanıldı. Yeni Parti'nin isminin değiştirilmesi talep edildi Yenilik Partisi, önceki kararın da dikkate alınarak Yeni Parti'nin mevcut isminin değiştirilmesini istedi. Başvurunun değerlendirilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, iki siyasi parti arasındaki isim benzerliği konusunda nasıl bir karar vereceği bekleniyor.

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi Haber

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi

Semih Dizbay 2006 yılında kayboldu İzmir’de yaşayan Semih Dizbay, 24 Ekim 2006’da bayram günü ekmek almak için evinden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesinin kayıp başvurusu üzerine bölgede arama çalışması başlatıldı. Yaklaşık iki yıl süren aramalar sırasında 21 Ocak 2008’de Bornova’daki ormanlık alanda bir ceset bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda cesedin Semih Dizbay’a ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Dizbay ile aynı mahallede yaşayan ve cesedin bulunduğu bölgeye yaklaşık 760 metre uzaklıktaki bir at çiftliğinde çalışan Muharrem H. ile akrabası Hakan H. gözaltına alındı. Sanıklar daha önce iki kez beraat etti Semih Dizbay’ın ölümüyle ilgili açılan davada Muharrem H. ve Hakan H. daha önce iki kez delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti. Yargıtay’ın bozma kararlarının ardından dosya yeniden yerel mahkemede görüldü. İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 31 Mart 2023’te yapılan karar duruşmasında Muharrem H. müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Hakan H. hakkında beraat kararı verildi. Yerel mahkemenin kararı istinaf incelemesinin ardından Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne taşındı. Daire, 5 Şubat 2024’te kararı 3’e karşı 2 oyla onadı. Böylece Muharrem H. hakkındaki müebbet hapis cezası kesinleşti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı bozdu Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kesinleşen hükme karşı olağanüstü kanun yoluna başvurdu. Savunma makamı, Semih Dizbay’ın kaybolduğu gün öldürüldüğünü ortaya koyan kesin bir delil bulunmadığını ileri sürdü. Başvuruyu değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dosyayı yeniden ele aldı. Kurul, Muharrem H.’nin suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak biçimde kanıtlanamadığı sonucuna vardı ve sanığın beraat etmesi gerektiğine hükmetti. Bu kararın ardından Muharrem H.’nin söz konusu dosyadan aldığı cezanın infazı durduruldu ve sanık tahliye edildi. Dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi vurgulandı Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kararın “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi kapsamında verildiğini belirtti. Dora, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı olağanüstü kanun yollarının önemine dikkat çekerek, bu dosyada söz konusu hukuki yolun işletilmesi sonucunda müvekkilinin tahliye edildiğini ifade etti. Dosyanın yeniden görülmesi bekleniyor Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bozma kararının ardından Semih Dizbay dosyası yeniden yerel mahkemenin gündemine gelecek. Böylece yaklaşık 20 yıldır devam eden dava sürecinde yeni bir yargılama aşaması başlayacak. Muharrem H. hakkındaki önceki mahkumiyet kararının bozulması, sanığın kesin olarak suçsuz bulunduğu yönündeki nihai bir yerel mahkeme kararı anlamına gelmiyor; dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ele alınacak.

Ümit Özdağ: Umarız bu düşman ceza hukuku uygulamalarından bu adli yılda ve önümüzdeki süreçte iktidar vazgeçme ferasetini gösterir Haber

Ümit Özdağ: Umarız bu düşman ceza hukuku uygulamalarından bu adli yılda ve önümüzdeki süreçte iktidar vazgeçme ferasetini gösterir

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye Barolar Birliği'ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, geride kalan adli yıllarda yaşanan bazı uygulamaları eleştirdi. Özdağ, yeni adli yılda tüm yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunun güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve yöneticileriyle bir araya gelen Ümit Özdağ, ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Adli yılın hayırlı olmasını diliyoruz" Yeni adli yılın başlaması dolayısıyla Türkiye Barolar Birliği'ni ziyaret ettiklerini belirten Özdağ, baroların hukuk mücadelesini önemsediklerini ifade etti. Geride kalan dönemde yaşanan bazı ceza hukuku uygulamalarının toplumda adalet duygusunu olumsuz etkilediğini savunan Özdağ, Anayasa'nın eşitlik ilkesinin herkes için aynı şekilde uygulanması gerektiğini söyledi. Özdağ, iktidarın eleştirdiği uygulamalardan vazgeçmesini temenni ederek, tüm vatandaşların yasalar karşısında eşit olduğunu fiilen görebileceği bir hukuk düzeninin önemine dikkat çekti. Yargıtay Başkanı'nın Atatürk vurgusuna dikkat çekti Ümit Özdağ, adli yılın açılışı dolayısıyla Yargıtay Başkanı'nın yaptığı konuşmada Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yer vermesini de değerlendirdi. Bu vurgunun önemli ve değerli olduğunu belirten Özdağ, yüksek yargı organının başkanının konuşmasını Atatürk'e atıf yaparak tamamlamasının Türkiye'nin mevcut koşullarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Anayasa değişikliği görüşüldü Türkiye Barolar Birliği yöneticileriyle anayasa değişikliği konusunu da kapsamlı şekilde ele aldıklarını aktaran Özdağ, Barolar Birliği'nin milli, üniter ve laik devlet anlayışı konusundaki tutumundan memnuniyet duyduğunu söyledi. Özdağ, Türkiye Barolar Birliği yönetiminin devletin kuruluş felsefesi ve Anayasa'nın değiştirilemeyecek maddeleri konusunda kararlı bir yaklaşım sergilediğini ifade etti. Bu tutumun, Anayasa'nın temel ilkelerini savunanlar açısından önemli olduğunu belirten Özdağ, Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve yöneticilerine ziyaret dolayısıyla teşekkür etti.

Yargıtay Başkanı Kerkez: Teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalı Haber

Yargıtay Başkanı Kerkez: Teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalı

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen Adli Yıl Açılış Töreni’ne Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, bakanlar, siyasi parti temsilcileri, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve Yargıtay üyeleri katıldı. Törende konuşan Ömer Kerkez, güçlü bir devletin temel unsurlarından birinin vatandaşların adalete duyduğu güven olduğunu söyledi. Hakimlerin karar verirken herhangi bir baskı veya beklentiden uzak hareket etmesi gerektiğini belirten Kerkez, özellikle sosyal medya etkisinin yargı kararlarına yansımaması gerektiğine dikkat çekti. “Geciken adalet, adalet değildir” Yargılamaların yalnızca hukuki veya matematiksel bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kerkez, her dosyanın arkasında gerçek insanların ve hayatların bulunduğunu söyledi. Kerkez, yargının temel görevinin yalnızca hızlı karar vermek olmadığını belirterek, “Yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir” değerlendirmesinde bulundu. Hakimlerin doğru, gerekçeli, anlaşılır ve makul sürede karar vermesinin yanı sıra adil bir sonuca ulaşmasının önemini vurgulayan Kerkez, uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözülmesi için arabuluculuk ve uzlaştırma mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Tarafların kendi iradeleriyle ulaştıkları adil çözümlerin toplumsal barışa da katkı sağlayabileceğini belirten Kerkez, insanların birbirini anlamasının ön yargıları azaltacağını ve çatışmaların önüne geçebileceğini ifade etti. Yapay zekâ yargının araştırma imkanlarını artırabilir Bilgi teknolojilerindeki hızlı gelişimin yargı sistemini de etkilediğini belirten Kerkez, Türkiye’nin UYAP başta olmak üzere dijital adalet uygulamalarında önemli bir altyapıya sahip olduğunu söyledi. Elektronik dosya sistemleri, dijital mevzuat ve içtihat veri tabanları, elektronik tebligat, e-Duruşma ve SEGBİS gibi uygulamaların yargının çalışma yöntemlerini önemli ölçüde değiştirdiğini belirten Kerkez, teknolojinin amacının yargıyı kendisine bağımlı hale getirmek değil, adalet hizmetlerinin daha etkin yürütülmesini sağlamak olması gerektiğini kaydetti. Yapay zekânın milyonlarca yargı kararını kısa sürede analiz edebileceğini belirten Kerkez, bu teknolojinin benzer içtihatların bulunması, dosyaların sınıflandırılması, tekrarlanan işlemlerin azaltılması ve hakim, savcı ile avukatların araştırma süreçlerinin geliştirilmesinde kullanılabileceğini söyledi. “Teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalı” Yapay zekâ sistemlerinin kullanımıyla birlikte yeni hukuki soruların da ortaya çıktığına dikkat çeken Kerkez, bu sistemlerin hangi verilerle çalıştığının bilinmesi gerektiğini ifade etti. Sistemlerin şeffaf ve denetlenebilir olması, kişisel verilerin korunması ve temel hakların güvence altında tutulmasının zorunlu olduğunu belirten Yargıtay Başkanı Kerkez, teknolojinin insan unsurunun yerini almaması gerektiğini vurguladı. Kerkez, “Teknoloji hızlı olabilir ama sağduyu gösteremez. Veri sunabilir ama sorumluluk üstlenemez. Benzer kararları bulabilir ama vicdani kanaat oluşturamaz” ifadelerini kullandı. “Kanunların herkese eşit uygulanması önemli” Konuşmasında hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik konularına da değinen Kerkez, yalnızca iyi kanunlar çıkarmanın yeterli olmadığını, bu kuralların benzer olaylarda istikrarlı ve eşit biçimde uygulanmasının da büyük önem taşıdığını söyledi. Hukuk kurallarının açık ve belirli olmasının yanı sıra uygulamada da tutarlılığın sağlanması gerektiğini belirten Kerkez, vatandaşların güven duyduğu, etkin ve güçlü bir adalet sisteminin oluşturulmasının temel hedef olması gerektiğini ifade etti. Yargıtay Başkanı, teknoloji kullanımından yargılamaların süresine, adalete erişimden kanunların uygulanmasına kadar tüm başlıkların ortak amacının daha güçlü, etkin ve güven veren bir adalet sistemi oluşturmak olduğunu vurguladı.

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız Haber

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen törende konuşan Yılmaz, güçlü bir devlet yapısının temel unsurlarından birinin adalet olduğunu ifade etti. Kanunların herkes için eşit uygulanmasının, güçlünün hukukla sınırlandırılmasının ve vatandaşların haklarının güvence altına alınmasının devlete duyulan güven açısından önem taşıdığını söyledi. “Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdık” 2002 yılından bu yana gerçekleştirilen reformlara değinen Yılmaz, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti. Askeri yargının kaldırılması, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının getirilmesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun oluşturulması gibi adımları hatırlatan Yılmaz, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Yılmaz ayrıca uyuşturucu kullanımının farklı suç türleriyle bağlantısına dikkat çekerek, bağımlılıkla etkin mücadelenin hem hukuk hem de infaz sisteminin üzerindeki yükü azaltabileceğini söyledi. Yeni yargı paketlerine dikkat çekti Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi kapsamında adalet sisteminin daha hızlı ve öngörülebilir hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Yılmaz, 11’inci ve 12’nci Yargı Paketleriyle çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini aktardı. Duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu durumlar dışında üç ayla sınırlandırıldığını belirten Yılmaz, istinaf aşamasında da hedef süre uygulamasının devreye alındığını söyledi. Uzun süren soruşturma ve davaların nedenlerinin tespit edilmesi amacıyla yeni mekanizmalar oluşturulduğunu ifade eden Yılmaz, vatandaşların gecikmelere ilişkin başvurularını iletebilmesi için “Alo Adalet 135” sisteminin hizmete alınacağını açıkladı. Hakim ve savcı sayısı 26 bin 667’ye yükseldi Yılmaz, 2002 yılında yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısının 26 bin 667’ye çıkarıldığını, toplam adalet personeli sayısının ise 61 binden 208 binin üzerine yükseldiğini bildirdi. Yargı hizmetlerinde dijitalleşmenin de sürdüğünü belirten Yılmaz; UYAP'ın geliştirilmesi, e-Duruşma uygulamasının yaygınlaştırılması, e-Avukat sisteminin etkinleştirilmesi ve bazı adli işlemlerde yapay zeka destekli uygulamaların kullanılmaya başlanacağını ifade etti. “Terör prangasını ülkemizin gündeminden çıkarıyoruz” Konuşmasında terörle mücadele sürecine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye’ye uzun yıllar boyunca ekonomik ve toplumsal maliyet yüklediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” vizyonuna vurgu yapan Yılmaz, terör sorununun kalıcı şekilde ülke gündeminden çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Bu süreçte şehitlerin hatırasına ve gazilerin hukukuna dikkat edilmesi, devletin temel niteliklerinin korunması ve tüm adımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde atılması gerektiğini ifade etti. Suriye mesajı Yılmaz, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, ülkenin toprak bütünlüğünü koruyan ve tüm kesimleri kapsayan bir yönetim anlayışından yana olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin hem ülke içinde hem de bölgede barış, istikrar ve toplumsal bütünlüğü güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, daha adaletli bir dünya için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.

9 yaşındaki Gina’nın ölümüyle ilgili dava yeniden başladı: Yargıtay kararı sonrası kritik duruşma Haber

9 yaşındaki Gina’nın ölümüyle ilgili dava yeniden başladı: Yargıtay kararı sonrası kritik duruşma

Küçük Gina’nın ölümüyle ilgili dava yeniden görüldü Kilis’te büyük yankı uyandıran Gina Mercimek cinayeti davası, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden mahkeme gündemine geldi. 9 yaşındaki Gina Mercimek, 4 Nisan 2023 tarihinde okuldan çıktıktan sonra evine dönmemiş, ailesinin yaptığı aramalar sonuç vermeyince durum polise bildirilmişti. Arama çalışmalarının genişletilmesi üzerine ekipler, küçük kızın cansız bedenini mahallede bulunan bir su kuyusunda bulmuştu. Yapılan incelemelerde Gina’nın boynuna briket bağlanarak kuyuya atıldığı ve cinsel istismara maruz kaldıktan sonra öldürüldüğü belirlenmişti. Cansız bedeni su kuyusunda bulunmuştu Polis ekiplerinin yaptığı çalışmalarda, Gina’nın kaybolduğu bölgedeki bazı kişiler mercek altına alınmıştı. Küçük kızın yakınlarının şüpheleri üzerine inceleme yapılan evlerden birinin bahçesindeki su kuyusunda arama gerçekleştirilmiş ve Gina’nın cansız bedenine ulaşılmıştı. Olayın ardından ev sahibi Hüseyin Boğuç ile arkadaşı Azittin Altınöz gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Sanıklar hakkında “canavarca hisle insan öldürme”, “çocuğun cinsel istismarı” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Yargıtay kararı sonrası süreç yeniden başladı Yerel mahkeme tarafından yapılan ilk yargılamada sanıklardan Hüseyin Boğuç hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş, Azittin Altınöz ise beraat etmişti. Ancak Gina Mercimek’in ailesinin karara itiraz etmesi üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, yaptığı inceleme sonucunda yerel mahkemenin kararını bozdu. Yüksek mahkeme, beraat eden sanığın da cezalandırılması gerektiği yönünde değerlendirme yaparken, diğer sanık hakkında verilecek cezanın da en üst hadden uygulanması gerektiğine hükmetti. Bu kararın ardından dava yeniden görülmeye başlandı. İki sanığın tutukluluk hali devam edecek Kilis 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yeniden yargılama duruşmasına sanıklar, cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Gina Mercimek’in ailesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları ve taraf avukatları hazır bulundu. Sanık Hüseyin Boğuç, önceki savunmalarını tekrar ederek suçlamaları kabul etmedi ve beraatini talep etti. Diğer sanık Azittin Altınöz de suçsuz olduğunu öne sürerek tahliye istedi. Mahkeme heyeti, her iki sanığın da tutukluluk halinin devamına karar verdi ve duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Aile avukatından açıklama: Hukuk mücadelemiz sürecek Duruşmanın ardından Gina Mercimek’in ailesinin avukatı Sümeyye Gökçe açıklamalarda bulundu. Gökçe, yerel mahkemenin kararına karşı hukuki mücadele başlattıklarını belirterek, Yargıtay’ın bozma kararının önemli olduğunu ifade etti. Gökçe, “Yerel mahkeme kararına itiraz ettik. Yapılan itirazlar sonucunda Yargıtay, beraat eden sanığın da cezalandırılması ve diğer sanığa verilecek cezanın en üst hadden uygulanması gerektiğine hükmetti” dedi. Yeniden başlayan yargılama kapsamında her iki sanık hakkında da tutuklama kararının sürdüğünü belirten Gökçe, davanın bir sonraki duruşmasının 2 Ekim tarihinde görüleceğini açıkladı.

CHP'nin Mutlak Butlan davası Yargıtay'a gitti Haber

CHP'nin Mutlak Butlan davası Yargıtay'a gitti

Edinilen bilgilere göre dosya, saat 11.30 sıralarında UYAP üzerinden Yargıtay'a ulaştırıldı. İncelemeyi Yargıtay yapacak Dosyanın Yargıtay'a intikal etmesiyle birlikte süreç yüksek mahkemenin inceleme aşamasınageçti. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek.İnceleme sonucunda yerel mahkemenin kararını onayabilir, bozabilir ya da dosya hakkındafarklı bir değerlendirmede bulunabilir. Dava neyi kapsıyor? CHP'de uzun süredir tartışmalara konu olan dava, partinin 38. Olağan Kurultayı'ndaki usulişlemleri ve alınan kararların hukuki geçerliliğine ilişkin açıldı. Davada talep edilen "mutlak butlan", hukuki açıdan bir işlemin baştan itibaren geçersizsayılması anlamına geliyor. Gözler Yargıtay'ın kararında Dosyanın Yargıtay'a gönderilmesiyle birlikte gözler yüksek mahkemenin belirleyeceğiinceleme takvimine çevrildi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, daha önce yaptığı açıklamada, adli tatilin başlayacağı 20Temmuz'dan önce Yargıtay'dan karar beklediklerini söylemişti. Özel, bu tarihe kadar kararçıkmaması halinde CHP'nin seçimlere katılımına ilişkin hukuki belirsizlik yaşanabileceğiniifade etmişti. Yargıtay'ın dosya hakkında adli tatil öncesinde karar verip vermeyeceği ise henüz netlikkazanmadı. Öte yandan, Yargıtay'ın yerel mahkeme kararını bozması halinde, Kemal Kılıçdaroğlu'nungörevlendirilmesine ilişkin tedbir kararının kaldırılması ve görevinin sona ermesi ihtimali degündeme gelebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.