Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yargılama

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yargılama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargılama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 6 sanık tahliye edildi Haber

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 6 sanık tahliye edildi

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme, Bozbey’in tutukluluğunun devamına karar verirken 6 sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti. Bursa’da, Nilüfer ilçesindeki belediye başkanlığı dönemine ilişkin “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “rüşvet”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “imar kirliliğine neden olma” suçlamaları kapsamında açılan davada ikinci duruşma tamamlandı. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey ile eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 63 sanık yargılanıyor. Bozbey’in tutukluluğu devam edecek 5 Ekim’de başlayan ve üç gün süren duruşmada sanıkların savunmaları ile avukatların talepleri değerlendirildi. Mahkeme heyeti, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 10 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bozbey, duruşmada okunan imar kirliliğine ilişkin bilirkişi raporuna itiraz ederek raporun gerçeği yansıtmadığını savundu. 6 sanık tahliye edildi Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Hüseyin Gür, Abdülkadir Alkan, Ahmet Atış, Muhkim Demirtaş, Naci Kale ve Tamer İşler’in adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine hükmetti. Tahliye kararlarının ardından dosyada tutuklu sanık sayısı 10’a düştü. Bir sonraki duruşma 30 Kasım’da Mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasını 30 Kasım 2026 tarihine erteledi. Dava, Nilüfer Belediyesi'ndeki imar uygulamaları ve soruşturma kapsamında yöneltilen diğer suçlamalar üzerinden görülmeye devam edecek. İddianamede Bozbey ve diğer sanıklar hakkında çeşitli suçlamalar yer alırken, sanıkların yargılama süreci devam ediyor.

İstanbul Kent uzlaşısı davasında karar: 8 sanığa beraat, 2 sanığa hapis cezası Haber

İstanbul Kent uzlaşısı davasında karar: 8 sanığa beraat, 2 sanığa hapis cezası

İstanbul’da “kent uzlaşısı” davasında karar çıktı. Aralarında Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür ile Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel’in de bulunduğu 8 sanık beraat etti. Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül ile Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen ise 6 yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Kent uzlaşısı davasında karar duruşması “Silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan sanıkların davası, İstanbul Adalet Sarayı’ndaki 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür, Üsküdar ve İBB Meclis Üyesi Bülent Kayğun, Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül, Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday, Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir, İkbal Polat ve Sinan Gökçe ile avukatları katıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan da duruşmaya sanıklara destek olmak amacıyla geldi. 8 sanığa beraat Mahkeme heyeti, yargılama sonunda 8 sanık hakkında beraat kararı verdi. Beraat eden isimler şöyle: Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday Şişli Belediye Meclis Üyesi Sinan Gökçe Üsküdar ve İBB Meclis Üyesi Bülent Kayğun İkbal Polat 2 sanığa 6 yıl 3 ay hapis Mahkeme, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül ile Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen hakkında ise 6 yıl 3 ay hapis cezası kararı verdi. Davanın sanıkları, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla yargılanıyordu. Mahkemenin kararının ardından sanıkların hukuki durumuna ilişkin süreç, kararın kesinleşmesine yönelik kanun yolları kapsamında devam edecek.

Yakup Öner mahkemede anlattı: İBB’deki rüşvet ağına ilişkin dikkat çeken beyanlar Haber

Yakup Öner mahkemede anlattı: İBB’deki rüşvet ağına ilişkin dikkat çeken beyanlar

İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Yakup Öner, mahkemedeki savunmasında belediye içindeki ve dışındaki bazı isimlerin yer aldığını öne sürdüğü gayriresmi yapılanmaya ilişkin beyanlarda bulundu. Öner, para talepleri ve çeşitli imar süreçleriyle ilgili iddialarını da mahkeme heyetine anlattı. Belediye içindeki ve dışındaki isimleri anlattı İBB’de harita mühendisi olarak görev yapan Yakup Öner, devam eden yolsuzluk davasında mahkeme huzurunda ifade verdi. Öner, daha önce soruşturma kapsamında verdiği etkin pişmanlık ifadelerinde olduğu gibi belediye içerisindeki işleyişe ilişkin çeşitli iddialarını sürdürdü. Öner’in beyanlarına göre belediye içerisindeki yapılanmada Fatih Keleş, Ertan Yıldız ve Murat Ongun’un; belediye dışındaki yapılanmada ise Adem Soytekin ve Murat Gülibrahimoğlu’nun bulunduğu öne sürüldü. Öner, bazı iş insanlarından “bağış” adı altında para veya farklı menfaatler talep edildiğini iddia ederken, para süreçlerinin belirli isimler üzerinden yürütüldüğünü ileri sürdü. Söz konusu iddialar yargılama kapsamında değerlendiriliyor. Yaklaşık 50 milyon dolarlık para talebi iddiası Öner, mahkeme beyanında farklı dosyalar üzerinden toplamda yaklaşık 50 milyon dolarlık para trafiğinden söz etti. Beyanlarda Gülaylar Altın’ın Erenköy’deki arazisine ilişkin imar süreci için 22 milyon dolar, Doğuş Holding ve Torunlar GYO için ayrı ayrı 10 milyon dolar talep edildiği iddiaları yer aldı. Öner ayrıca Vaniköy’deki bir villanın tadilatı için 800 bin dolar, Avni Çelik’ten 3 milyon dolar ve Murat Özyeğin’den 400 bin dolar istendiğini ileri sürdü. Bunun yanında bazı restoran ve otellere ilişkin milyonlarca liralık menfaat taleplerinden de söz etti. “Talimatları İmamoğlu’ndan aldım” iddiası Yakup Öner, mahkemedeki anlatımında bazı işlemlerle ilgili talimatları dönemin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan aldığını öne sürdü. Öner, belediye içerisindeki para süreçlerinin ise başka isimler tarafından takip edildiğini iddia etti. Öner’in bu yöndeki beyanları, davada tarafların savunmaları ve diğer delillerle birlikte değerlendiriliyor. Hakkında iddialarda bulunulan kişiler açısından suçluluk, ancak yargılama sonucunda kesinleşebilecek. İmar süreçleri ve “gayriresmi sistem” anlatımı Öner, belediyedeki farklı birimlerin belirli alanlarda ayrı şekilde çalıştığını da savundu. Mahkemede kendisine yöneltilen sorular üzerine daha önce kullandığı “korunaklı hiyerarşi” ifadesinin bir durum tespiti olduğunu belirtti. Davanın önceki aşamalarında da Öner’in İBB Meclisi, Boğaziçi İmar Müdürlüğü ve çeşitli imar süreçlerine ilişkin beyanları gündeme gelmişti. Öner, bazı dosyalarda teknik ve hukuki süreçleri yürüttüğünü, para taleplerinin ise farklı kişiler tarafından gerçekleştirildiğini öne sürmüştü. İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında sanıkların savunmalarının alınmasına ve dosyadaki delillerin değerlendirilmesine devam ediliyor.

Bolu Belediyesi davasında savcı mütalaasını sundu: Tanju Özcan için 217 yıla kadar hapis talebi Haber

Bolu Belediyesi davasında savcı mütalaasını sundu: Tanju Özcan için 217 yıla kadar hapis talebi

19 sanık yargılanıyor Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi. 178 sayfalık iddianamede 41 mağdur ve 3 müşteki yer aldı. Sanıklar hakkında irtikap, irtikaba teşebbüs, rüşvet alma, nitelikli dolandırıcılık, irtikaba yardım, rüşvete aracılık, yalan tanıklık ve suçluyu kayırma gibi suçlamalar kapsamında ceza talep edildi. İddianame Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Yargılama sürecinde Leyla Beykoz, Aydan Özdemir, Cihan Tutal ve Naim Ayhan tahliye edildi. Böylece davada 4 sanık tutuklu olarak kaldı. Savcı Özcan için 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis istedi Celse arasında hazırlanan esasa ilişkin mütalaada savcılık, Tanju Özcan hakkında 32 mağdura yönelik “nitelikli dolandırıcılık” suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Mütalaada Özcan için ayrıca “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikapa teşebbüs” ve “rüşvet alma” suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası istendi. Bu talep, Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaasında yer alıyor; sanık hakkındaki nihai hukuki sonuç mahkemenin vereceği kararla belirlenecek. Diğer 18 sanık için de hapis cezası talebi Savcılık, diğer 18 sanık hakkında da nitelikli dolandırıcılık kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını istedi. Mütalaada bu sanıklar için; zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap, icbar suretiyle irtikap, irtikaba yardım, yalan tanıklık, suçluyu kayırma ve rüşvet suçlarından değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. Tutuklu sanıkların mevcut tutukluluk hallerinin devamı da istendi. Mütalaada 6 ayrı olay başlığı yer aldı Savcılığın esasa ilişkin mütalaasında dosyadaki eylemler “marketler”, “ruhsat”, “kurban”, “hak ediş”, “beton” ve “cafe” başlıkları altında değerlendirildi. Mütalaada, bazı marketlerle belediye iştirakleri üzerinden reklam sözleşmeleri yapılmak istendiği, bazı işletmelerin teklifleri kabul etmemesi üzerine denetimler gerçekleştirildiği yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Ayrıca ruhsat işlemleri, kurban bağışları ve belediye ihalelerine ilişkin çeşitli iddialar da ele alındı. Duruşma 19 Ekim’de Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşması 19 Ekim 2026 tarihinde yapılacak. Savcılığın mütalaası bu duruşma öncesinde mahkemeye sunulurken, sanıkların savunmaları ve mahkemenin değerlendirmesi sonrasında davanın seyri netleşecek.

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım" Haber

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım"

Arjantin'den Türkiye'ye iade edildi İzmir'deki dosya kapsamında tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tehdit, nitelikli yağma, silahla yağma ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma gibi suçlamalarla aranan Serkan Kurtuluş, 2020 yılında Arjantin'de yakalandı. Yaklaşık 6 yıl süren iade sürecinin ardından Kurtuluş, Ağustos 2026'da Türkiye'ye getirildi. Türkiye'ye ulaşmasının ardından İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne SEGBİS üzerinden bağlanan Kurtuluş, 15 Ağustos'taki duruşmada tutuklandı. 53'üncü duruşmada ilk kez savunma yaptı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017 yılında hazırlanan ve İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında devam eden davanın 53'üncü duruşmasında Kurtuluş'un savunması SEGBİS aracılığıyla alındı. Tutuklu sanık Kurtuluş'un yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Savunmasına hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını ve 11 Haziran 2020'de Arjantin'de tutuklandığını belirterek başlayan Kurtuluş, iade sürecinde kendisi hakkında farklı dosyaların da gündeme geldiğini söyledi. Kurtuluş, yalnızca iade kapsamına giren suçlamalar yönünden savunma yapacağını ifade etti. "Suç örgütü kurmadım" Mahkeme başkanının yönelttiği suç örgütü kurma suçlamasına ilişkin savunma yapan Kurtuluş, kendisine yöneltilen suçlamayı reddederek, "Suç örgütü kurmadım" dedi. Kurtuluş, sosyal medya hesaplarıyla ilgili sorular üzerine de kendisine ait aktif bir sosyal medya hesabı bulunmadığını savundu. Adına farklı amaçlarla hesaplar açıldığını belirten Kurtuluş, söz konusu hesapların kendisine ait olmadığını öne sürdü. Haraç suçlamasını da kabul etmedi Duruşmada Kurtuluş'a, bir aileden haraç istediği yönündeki suçlama da soruldu. Bu iddiayı da reddeden Kurtuluş, dosyada haraç talebinde bulunduğunu gösteren somut bir ayrıntı, kanıt veya delil bulunmadığını savundu. Söz konusu ailenin başka kişilerle husumetleri olduğunu öne süren Kurtuluş, bu yöndeki iddiaların yeterince araştırılmadığını ileri sürdü. Tutukluluk halinin devamına karar verildi Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, Serkan Kurtuluş'un tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, ara kararını vermek üzere kısa süreliğine duruşmaya ara verdi. Yapılan değerlendirmenin ardından Kurtuluş'un kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına hükmederek duruşmayı 20 Kasım 2026 tarihine erteledi. Serkan Kurtuluş hakkındaki yargılama, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor.

Mehmet Akif Ersoy'un yargılandığı davada ilk duruşma: "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim" Haber

Mehmet Akif Ersoy'un yargılandığı davada ilk duruşma: "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim"

Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında hazırlanan iddianamede, Ersoy’un suç örgütü kurma ve yönetme, 11 kez nitelikli cinsel saldırı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçlarından 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Davanın ilk duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra taraf avukatları katıldı. Bazı sanıklar duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmanın başlangıcında basına kapalı yapılması kararlaştırılırken, daha sonra gazetecilerin salona alınmasına izin verildi. Mağdur Melis Asena Özkan: "Uyuşturucu kullanmayı reddeden tek kişi benim" Duruşmada beyanda bulunan Melis Asena Özkan, 2022 yılında Nurullah Mahmut Dündar ile tanıştığını ve iş görüşmeleri kapsamında Mehmet Akif Ersoy ile de bir araya geldiğini söyledi. Özkan, hayatı boyunca uyuşturucu kullanmadığını belirterek, Ersoy’un bulunduğu ortamlarda uyuşturucu kullanmayı reddettiğini ifade etti. İş görüşmesi amacıyla gittiği bazı ortamlarda kendisine özel hayatı ve cinsel tercihleriyle ilgili sorular yöneltildiğini ileri süren Özkan, görüşmeler sırasında gizli kamera bulunduğunu fark ettiğini de iddia etti. Dündar tarafından uyuşturucu kullanması yönünde teklif aldığını öne süren Özkan, bazı görüşmelerin ardından iş vaadiyle belirli ortamlara yönlendirildiğini savundu. Özkan ayrıca, Mehmet Akif Ersoy ile yaşadığı birlikteliğin kendi iradesiyle gerçekleştiğini belirterek, şikayetçi olduğu konuların iş vaadiyle dahil edildiğini öne sürdüğü ortamlarla ilgili olduğunu söyledi. Diğer mağdurların ifadeleri Duruşmada beyanda bulunan Dilek Olgun ise kendisinin cinsel saldırıya uğramadığını, Ersoy ile kendi isteğiyle görüştüğünü ve uyuşturucu kullanan kişileri gördüğünü söyledi. Olgun, kendisine uyuşturucu kullanması yönünde zorlama yapılmadığını belirterek sanıklardan şikayetçi olmadığını ifade etti. Burcu Akyüz de sanıklardan herhangi bir şikayetinin bulunmadığını söyledi. Akyüz, bir doğum günü buluşmasında alkol ve uyuşturucu kullandığını, ancak kendisine zorla uyuşturucu kullandırılmadığını ve Mehmet Akif Ersoy ile yaşadığı birlikteliğin kendi rızasıyla gerçekleştiğini belirtti. Buse Öztay, toplu cinsel ilişkiye katılmadığını, uyuşturucu kullandığını ancak yaşananların kendi rızasıyla gerçekleştiğini ifade etti. Dilara Yıldız ise Mehmet Akif Ersoy ve Buse Öztay ile tekne gezisine çıktığını, burada uyuşturucu kullandığını ve maddenin Ersoy tarafından getirildiğini öne sürdü. Yıldız, yaşananlarla ilgili şikayetçi olmadığını söyledi. Mehmet Akif Ersoy: "Bana yönelik sosyal medya hesapları açıldı" Tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, savunmasında hakkında daha önce sosyal medya üzerinden çeşitli iddiaların gündeme getirildiğini belirtti. Habertürk’te görev yaptığı dönemde bazı çalışanların iş akitlerini sonlandırdığını söyleyen Ersoy, bu kişilerden birinin kendisi hakkında çeşitli iddialar içeren sosyal medya hesabı açtığını öne sürdü. Ersoy, söz konusu hesaplarda kendisinin uyuşturucu şebekesi kurduğu, özel ilişkiler yaşadığı ve kendisini reddeden kadınları işten çıkardığı yönünde iddiaların yer aldığını savundu. Bu paylaşımlar nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını ancak hesabın yurt dışında bulunması nedeniyle sonuç alamadıklarını ifade etti. Dosyada yer alan "Kanarya" kod adlı gizli tanığın beyanlarının soruşturmanın ilerlemesinde etkili olduğunu savunan Ersoy, bazı kişilerin kendisiyle ilgili iddialarının medyada çıkan haber ve paylaşımlardan etkilendiğini ileri sürdü. "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim" Ersoy, uyuşturucu kullanımıyla ilgili savunmasında daha önce verdiği ifadeden farklı bir açıklama yaptı. İlk ifadesinde uyuşturucu kullandığını reddettiğini belirten Ersoy, mahkemedeki savunmasında ise "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim. Hata mı, hata. Kabul ediyorum" dedi. Uyuşturucuyu satın almadığını, bazı ortamlarda kendisine sunulduğunda kullandığını ileri süren Ersoy, maddelerin çoğunlukla başka kişiler tarafından getirildiğini savundu. Ersoy, ilk kez Veyis Ateş ile birlikte uyuşturucu kullandığını ve maddeyi Ateş’in getirdiğini iddia etti. Bazı diğer kişilerin de uyuşturucu temin ettiğini öne süren Ersoy, herhangi bir uyuşturucu alışverişinde bulunmadığını ve kimseyi uyuşturucu kullanmaya zorlamadığını söyledi. Ersoy'dan cinsel saldırı suçlamalarına ilişkin savunma Mehmet Akif Ersoy, hakkında hazırlanan iddianamede yer alan cinsel saldırı suçlamalarının kendisine soruşturma aşamasında sorulmadığını savundu. Dosyada adı geçen bazı kadınlarla görüştüğünü kabul eden Ersoy, bu görüşmeler sırasında hatalar yaptığını söyledi. Hakkındaki bazı iddiaların ise daha önce sosyal medyada ve basında ortaya atılan söylemlere dayandığını öne sürdü. Ersoy, hakkındaki suçlamaların tamamını kabul etmediğini belirterek, savunmasının ilerleyen bölümünde uyuşturucu kullanımı konusunda hatasını kabul ettiğini yineledi. Davanın ilk duruşmasında sanık ve mağdur beyanlarının alınmasına devam ediliyor. Mahkemenin yargılama kapsamında delilleri ve tarafların beyanlarını değerlendirmesi bekleniyor.

İzmir’de 2 kişinin elektrik akımına kapılarak öldüğü davada 3’üncü bilirkişi raporu dosyaya girdi Haber

İzmir’de 2 kişinin elektrik akımına kapılarak öldüğü davada 3’üncü bilirkişi raporu dosyaya girdi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14’üncü Ceza Dairesi’nde görülen davada yargılama 4 Eylül’de devam edecek. Sağanak sırasında elektrik akımına kapıldılar İzmir’de 12 Temmuz 2024’te etkili olan sağanak nedeniyle birçok noktada yollar suyla doldu. İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz, su birikintisinin bulunduğu yolda elektrik akımına kapıldı. Deniz’i kurtarmaya çalışan İnanç Öktemay da akıma kapılarak yere yığıldı. Hastaneye kaldırılan iki kişi, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında çok sayıda kişi hakkında taksirle öldürme suçundan dava açıldı. Yerel mahkemenin kararları istinafta kaldırıldı İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçen yıl görülen karar duruşmasında bazı sanıklara 10 yıl, 8 yıl 9 ay, 5 yıl ve 4 yıl 2 ay hapis cezaları verilmiş, bazı sanıklar ise beraat etmişti. Tarafların itirazları üzerine dosya istinafa taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14’üncü Ceza Dairesi, yerel mahkemenin bazı sanıklar yönünden verdiği kararları kaldırarak yeniden yargılama yapılmasına hükmetti. İstinaf sürecinde tutuklu sanıkların tahliye edilmesiyle davada tutuklu sanık kalmadı. Ayrıca bazı İZSU yöneticileri ve çalışanları hakkında açılan davanın yargılamasına da başlandı. Bilirkişi raporu: Süreç 2015’e kadar uzanıyor Dosyaya giren 3’üncü bilirkişi raporunda, ölüm olayına yol açan koşulların yıllar içerisinde oluştuğuna dikkat çekildi. Raporda, 2015 yılında yer altına döşenen elektrik kablosunun proje, yapım, kontrol ve kabul aşamalarında yeterli derinlik ve mekanik koruma şartlarının sağlanamadığı yönünde tespitlere yer verildi. Bilirkişi heyeti, olayın tek bir ani hata sonucu meydana gelmediği, uzun yıllara yayılan altyapı tasarım sorunları ve yapısal eksikliklerin de kazada etkili olduğu değerlendirmesinde bulundu. Ocak 2024’teki müdahalelere dikkat çekildi Raporda, 3 ve 4 Ocak 2024’te gerçekleştirilen yağmur suyu imalatı sırasında elektrik kablosunun bulunduğu dar altyapı koridoruna müdahale edilmediği belirtildi. 9 Ocak 2024’te yapılan arıza onarımında ise mevcut riskin kalıcı şekilde ortadan kaldırılmadığı, geçici bir müdahale gerçekleştirildiği ifade edildi. Yüzeyde biriken suyun yeterli şekilde tahliye edilememesi ile faz-toprak arızasını güvenli süre içerisinde devre dışı bırakamayan koruma sisteminin birlikte etkili olduğu sonucuna varıldı. 3 sanık için asli-ağır kusur değerlendirmesi Bilirkişi heyeti, Doğan Kılıç ile GDZ Elektrik çalışanları Fırat Akbay ve Mesut Türkan’ı asli-ağır kusurlu olarak değerlendirdi. Raporda ayrıca 6 sanığın asli-ikincil, 7 sanığın tali-kuvvetli ve 10 sanığın tali-zayıf kusurlu olduğu belirtildi. 13 sanık hakkında ise kusur atfedilmedi. Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın yaşamını yitirdiği olaya ilişkin davanın görülmesine, 4 Eylül’de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14’üncü Ceza Dairesi’nde devam edilecek.

Maduro’dan ABD’de ilk fotoğraf: “Dimdik ayaktayız” Haber

Maduro’dan ABD’de ilk fotoğraf: “Dimdik ayaktayız”

Maduro, X hesabından yaptığı paylaşımda, kendisinin ve destekçilerinin güçlü olduğunu belirterek, “Bilmenizi isterim ki dimdik ayaktayız, kalplerimiz sizin sevginizle dolup taşıyor” mesajını verdi. 25 Haziran’da çekildiği belirtilen fotoğraflarda Maduro’nun zafer işareti yaptığı görüldü. Eski Venezuela lideri paylaşımını torunları, çocuklar ve kendisine destek verenler için bir “sevgi ve umut hediyesi” olarak nitelendirdi. Maduro, mesajının sonunda İncil’e atıfta bulunarak Venezuela’nın geleceğine ilişkin umut dolu ifadeler kullandı. Maduro ve eşi ABD’de yargılanmayı bekliyor Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in Brooklyn’de bulunan Metropolitan Tutukevi’nde kefaletsiz olarak tutulduğu belirtildi. ABD’deki bir yargıç, çiftin davasının 1 Haziran 2027’de başlamasına karar verdi. 63 yaşındaki Maduro ve 69 yaşındaki Flores, narko-terörizm ve uyuşturucu kaçakçılığı dahil olmak üzere çeşitli federal suçlamalarla karşı karşıya bulunuyor. ABD’li savcılar, Maduro ve Flores’in uyuşturucu kaçakçılığı amacıyla kartellerle iş birliği yaptığını iddia ediyor. Maduro ve eşi ise kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmiyor. Maduro, daha önceki duruşmasında kendisini savunarak dürüst bir insan olduğunu ve Venezuela’nın devlet başkanı olduğunu ifade etmişti. Trump yönetimi Venezuela ile petrol anlaşmasını duyurdu Maduro’nun ABD’deki yargı süreci devam ederken, Washington ile Venezuela arasında enerji alanında önemli bir gelişme de yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela ile “dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması” olarak nitelendirdiği bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı. Trump, ABD’nin özel sektörle yapılacak ortaklıklar üzerinden Venezuela’nın 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin önemli bir bölümü üzerinde kontrol sağlayacağını ileri sürmüştü. Trump ayrıca anlaşmanın ABD’nin petrol rezervlerini önemli ölçüde artıracağını ve ülkenin petrol arzını güçlendireceğini savunmuştu. Venezuela’dan petrol anlaşmasına doğrulama Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez de ABD ile petrol anlaşması yapıldığını doğrulamıştı. Rodriguez, anlaşmanın özel sektör yatırımlarıyla Venezuela’nın petrol üretiminin artırılmasını hedeflediğini açıklamıştı. Mutabakat kapsamında 17 stratejik sahanın geliştirilmesinin planlandığını belirten Rodriguez, 100 milyar doların üzerinde yatırım ve Venezuela devletine 209 milyar dolardan fazla vergi geliri sağlanmasının öngörüldüğünü ifade etmişti. Petrol anlaşması, Maduro’nun ABD’deki tutukluluk ve yargılama süreci devam ederken Washington ile Caracas arasındaki ilişkiler açısından da dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıktı. Pequeño regalo de amor y esperanza Envío estas fotos como un pequeño regalo a todos mis nietos y nietas, a los niños y niñas, y a toda la gente noble que nos ama. pic.twitter.com/Z6u3130arn — Nicolás Maduro (@NicolasMaduro) August 30, 2026

Kuytulcular İddianamesinde Alparslan Kuytul hakkında dikkat çeken gizli tanık ifadeleri Haber

Kuytulcular İddianamesinde Alparslan Kuytul hakkında dikkat çeken gizli tanık ifadeleri

Adana’da kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, Alparslan Kuytul hakkında gizli tanık beyanlarına yer verildi. İddialarda, yapılanma içerisinde bazı kişilerin cezalandırılmasının liderin bilgisi veya onayıyla gerçekleştirildiği öne sürüldü. 35 şüpheli tutuklandı Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu 35 şüpheli tutuklandı. Soruşturmada 18 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, 3 şüpheli savcılık tarafından serbest bırakıldı. Kuytul ayrıca 2021 yılında iş insanı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılması olayında, kaçırma eylemini gerçekleştiren kişileri azmettirdiği iddiasıyla yargılanıyor. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, yapılanmanın iç işleyişine ilişkin gizli tanık anlatımları da yer aldı. "Benden habersiz neden böyle bir iş yaptınız" İddianamede aktarılan gizli tanık beyanlarından birinde, yapılanma içerisinde bazı kişilerin liderin bilgisi dışında karar alamadığı öne sürüldü. Tanık, çarşıda kasetçilik yaptığı belirtilen bir kişinin bir kadına cep telefonu üzerinden mesaj göndermesi sonrasında, yapılanmanın önde gelen bazı isimlerinin kendi aralarında karar alarak bu kişiyi darbettiğini iddia etti. Tanığın anlatımına göre, olaydan daha sonra haberdar olan Kuytul, kararı alan kişilere tepki göstererek “Benden habersiz neden böyle bir iş yaptınız” dedi ve onları da darbetti. Sopa ile darp edildiği iddiası Gizli tanık, olayla bağlantılı olarak bazı kişilerin yapılanmadan ayrıldığını, H.K. isimli kişinin ise ayrılmayarak yapı içerisinde kalmayı sürdürdüğünü öne sürdü. Tanığın iddiasına göre Kuytul, H.K.’nin üzerinde sopa kırarak kendisini darbetti. H.K.'nin ifadesinde de benzer iddialar yer aldı İddianamede, gizli tanığın bahsettiği H.K.’nin de müdafii huzurunda alınan ifadesine yer verildi. H.K.’nin anlatımının, tanığın darp iddiasıyla benzerlik taşıdığı belirtildi. H.K., kendisine yöneltilen sorular üzerine, yeğenine sarkıntılık ettiği öne sürülen bir kişiyi uyarmak amacıyla bazı arkadaşlarıyla birlikte söz konusu kişinin yanına gittiklerini anlattı. H.K., olayın Alparslan Kuytul tarafından öğrenilmesinin ardından vakıf merkezinde Kuytul’un kendisine sopa verdiğini ve beraber gittiği arkadaşını dövmesini istediğini iddia etti. Kendisinin “sormaya gerek olmadığını” söylemesi üzerine Kuytul tarafından elindeki sopayla darbedildiğini öne süren H.K.’nin, olayla ilgili şikayetçi olmadığı belirtildi. İddianamede yer alan söz konusu anlatımlar, şüpheliler hakkındaki suçlamalar kapsamında dosyaya giren tanık beyanları olarak aktarılırken, iddiaların yargılama sürecinde değerlendirileceği kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.