Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yargı Süreci

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yargı Süreci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı Süreci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üsküdar Belediyesi’nde Başkan Vekili Seçimi İptal: Sandık Yeniden Kurulacak Haber

Üsküdar Belediyesi’nde Başkan Vekili Seçimi İptal: Sandık Yeniden Kurulacak

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediyesi’nde 5 Ağustos’ta gerçekleştirilen belediye başkan vekili seçiminin yenilenmesine karar verdi. Mahkeme, CHP’li Sibel Tan Çetinkaya’nın seçildiği oylamayı iptal ederken, Üsküdar’da başkan vekilliği için yeni seçim sürecinin önünü açtı. Üsküdar Belediyesi’nde belediye başkan vekilliği için yapılan seçimle ilgili yargı süreci sonuçlandı. İstanbul 2. İdare Mahkemesi, 5 Ağustos’ta gerçekleştirilen ve dört tur süren seçimin yenilenmesine hükmetti. Kararla birlikte CHP’li Sibel Tan Çetinkaya’nın belediye başkan vekili seçildiği oylama geçerliliğini kaybetti. Sinem Dedetaş’ın görevden uzaklaştırılmasının ardından seçim yapılmıştı Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın İçişleri Bakanlığı tarafından 1 Ağustos’ta görevden uzaklaştırılmasının ardından Belediye Meclisi, 5 Ağustos’ta başkan vekilini belirlemek üzere toplandı. Dört tur süren seçimde CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ile AK Parti’nin adayı Dündar Ziya Gültekin yarıştı. Oylamanın sonucunda Çetinkaya başkan vekili seçildi. Ancak AK Parti adına yarışan Gültekin, seçim sonucuna itiraz ederek konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme 5 geçersiz oyu inceledi Dündar Ziya Gültekin’in İstanbul 2. İdare Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, özellikle üçüncü turda 5 oyun geçersiz sayılmasının hukuka aykırı olduğu savunuldu. Mahkemenin kararında, üçüncü turda toplam 44 meclis üyesinin oy kullandığı, 5 oyun geçersiz sayılmasıyla 39 geçerli oyun kaldığı belirtildi. Geçerli oyların 21’ini Sibel Tan Çetinkaya, 18’ini ise Dündar Ziya Gültekin aldı. Mahkeme, geçersiz kabul edilen 5 oy pusulasını da inceledi. Kararda, pusulalarda hangi adayın tercih edildiğinin açık şekilde anlaşılabildiği ve oyların geçersiz sayılmasını gerektiren bir durum bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. Meclisteki gerginlik de kararda yer aldı Mahkeme, seçim sürecindeki bazı gelişmeleri de kararında değerlendirdi. Üçüncü ve dördüncü turlar arasında 10 dakikalık ara verilmesinin ardından meclis üyeleri arasında gerginlik yaşandığı belirtildi. Mahkeme, yaşananların seçimin sağlıklı ve güvenli bir ortamda gerçekleştirildiğine ilişkin soru işaretleri oluşturduğu kanaatine vardı. Bu değerlendirmeler doğrultusunda mahkeme, 5 Ağustos tarihli ve 76 sayılı Belediye Meclisi kararının yürütmesini durdurdu ve başkan vekili seçiminin yenilenmesine karar verdi. Karara itiraz edilebilecek İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin kararına karşı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne 7 gün içerisinde itirazedilebilecek. İtiraz sürecinin ardından Üsküdar Belediyesi’nde başkan vekilinin belirlenmesi için yeni seçim yapılması bekleniyor.

Uşak Belediyesi soruşturmasında yeni operasyon: 17 şüpheli hakkında işlem yapıldı Haber

Uşak Belediyesi soruşturmasında yeni operasyon: 17 şüpheli hakkında işlem yapıldı

Uşak Belediyesi soruşturmasında yeni gelişme Uşak Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yeni bir operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında, belediye şirketlerinde çalışan olarak gösterilen bazı kişilerin fiilen görevden uzaklaştırılan eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’a ait işletmelerde çalışmaya devam ettiği iddiası üzerine 17 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı yönündeki iddialar mercek altına alındı. Savcılık incelemeleri sonucunda, belediyeye bağlı şirketlerde sigortalı gösterilen bazı kişilerin çalışma yerleriyle ilgili usulsüzlük yapıldığı öne sürüldü. 16 milyon 886 bin liralık kamu zararı iddiası Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, belediye şirketleri üzerinden maaş ödemesi yapılan bazı kişilerin görev tanımlarına aykırı şekilde farklı işletmelerde çalıştırıldığı iddia edildi. Savcılık tarafından yapılan değerlendirmelerde, bu uygulama nedeniyle oluştuğu öne sürülen kamu zararının 16 milyon 886 bin 240 lira olduğu bildirildi. Yetkililer, soruşturmanın yalnızca mevcut tespitlerle sınırlı olmadığını, elde edilen yeni deliller doğrultusunda kapsamının genişletilebileceğini belirtti. Özkan Yalım’a ait işletmelerde arama yapıldı Operasyon kapsamında polis ekipleri, eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’a ait işletmelerde arama gerçekleştirdi. Yapılan aramalarda; Dijital materyaller, Çeşitli belgeler, Mali kayıt niteliği taşıyan dokümanlar incelenmek üzere el konuldu. Soruşturma kapsamında değerlendirilen belgeler arasında, belediyeden maaş aldığı belirtilen bazı kişilerin aynı zamanda Yalım’a ait şirketlerin maaş listelerinde de yer aldığı iddiasının bulunduğu aktarıldı. Polis ekiplerinin ele geçirilen materyaller üzerindeki incelemelerinin sürdüğü öğrenildi. İlk operasyon mart ayında yapılmıştı Uşak Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında daha önce de geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirilmişti. Mart ayında düzenlenen operasyonda dönemin Belediye Başkanı Özkan Yalım ile birlikte toplam 9 şüpheli tutuklanmıştı. Söz konusu gelişmenin ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan Yalım’ın parti üyeliğini askıya alma kararı almıştı. İhale ve rüşvet iddiaları soruşturuluyor Soruşturma dosyasında Özkan Yalım hakkında çeşitli iddialar yer alıyor. Bu kapsamda belediyeye bağlı şirketlere verilen bazı ihalelerde; Mükerrer faturalandırma yapıldığı, Fatura bedelleri arasında usulsüz farklar oluşturulduğu, Oluştuğu öne sürülen farkların rüşvet olarak aktarıldığı iddiaları araştırılıyor. Savcılık ve emniyet birimleri, söz konusu iddialara ilişkin delil toplama çalışmalarını sürdürüyor. Belediyelerdeki personel ve şirket yapılanmaları mercek altında Son dönemde bazı belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalarda, belediye şirketleri üzerinden yapılan personel istihdamları ve mali işlemler dikkat çekiyor. Uzmanlara göre belediye iştirakleri, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde önemli bir rol oynarken, bu şirketler üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin şeffaf ve mevzuata uygun olması gerekiyor. Uşak Belediyesi soruşturmasında da belediye şirketlerindeki personel kayıtları, maaş ödemeleri ve işletmeler arasındaki bağlantılar detaylı şekilde inceleniyor. Soruşturma devam ediyor Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yeni delillerin değerlendirilmesi ve şüphelilerin ifadelerinin alınması süreci devam ediyor. Yetkililer tarafından soruşturmanın seyrine ilişkin yeni gelişmelerin ilerleyen günlerde paylaşılması bekleniyor. Özkan Yalım ve diğer şüpheliler hakkında yöneltilen iddialar, yargı süreci sonunda netlik kazanacak. Mahkeme süreci tamamlanana kadar soruşturma kapsamındaki suçlamalar iddia niteliğini taşıyor.

Ahbap Derneği'nin mal varlığına kayyım kararı Haber

Ahbap Derneği'nin mal varlığına kayyım kararı

İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği, Ahbap Derneği'nin mal varlığının yönetimine ilişkin önemli bir karar verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27 Temmuz 2026 tarihli talebi üzerine yapılan değerlendirme sonucunda mahkeme, derneğin mal varlığının idaresinin yönetim kayyımına devredilmesine hükmetti. Karar kapsamında, derneğe ait taşınmazlar, banka hesapları, araçlar ve diğer mali varlıkların yönetim yetkisi üç kişilik kayyım heyetine bırakıldı. Mahkeme, kararın uygulanması için dosyanın gerekli işlemlerin yürütülmesi amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine de karar verdi. Söz konusu gelişme, son dönemde Ahbap Derneği hakkında yürütüldüğü belirtilen adli süreçlerin yeni bir aşamaya taşındığı şeklinde değerlendirilirken, kararın hukuki boyutu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Başsavcılığın talebi mahkeme tarafından değerlendirildi Mahkeme kararına göre süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı başvuru üzerine başlatıldı. Dosyada yer alan bilgi ve belgeleri inceleyen İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında derneğin mal varlığının korunması ve yönetiminin sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi amacıyla yönetim kayyımı atanmasını gerekli gördü. Kararda, özellikle mal varlığının korunması, mevcut ekonomik değerlerin muhafaza edilmesi ve devam eden hukuki süreç boyunca yönetim boşluğu oluşmaması gerekçelerinin dikkate alındığı ifade edildi. Kararda hangi gerekçeler yer aldı? Mahkeme kararında, Ahbap Derneği'nin kurucusu Haluk Levent'in yanı sıra bazı yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında uygulanan adli tedbirlerin bulunduğu belirtildi. Ayrıca dosyada, dernek faaliyetlerinin sona erdiği, hesaplara ve mal varlıklarına tedbir uygulandığı, dernek hakkında fesih sürecinin başlatıldığı yönündeki değerlendirmelere de yer verildiği aktarıldı. Mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128/10 ve 133. maddeleri kapsamında taşınmazlar, banka hesaplarındaki nakdi varlıklar ile diğer mal varlıklarının etkin şekilde yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının hukuken gerekli olduğu sonucuna ulaştı. Üç kişilik kayyım heyeti görevlendirildi Mahkeme kararı doğrultusunda Ahbap Derneği'nin mal varlığının yönetimi üç kişiden oluşan kayyım heyetine devredildi. Kararda, kayyım heyetinde Avukat Rıdvan Can, Avukat Mustafa Göktuğ Kaya ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han'ın görevlendirildiği belirtildi. Kayyım heyetinin görevi, mahkeme kararında belirtilen sınırlar içerisinde derneğe ait mal varlığının yönetimini yürütmek, mevcut ekonomik değerleri korumak ve devam eden hukuki süreç boyunca gerekli idari işlemleri yerine getirmek olarak değerlendiriliyor. Dosya savcılığa gönderildi İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği, kararın uygulanmasına yönelik işlemlerin tamamlanabilmesi amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine de hükmetti. Bu aşamadan sonra mahkeme kararının ilgili kurumlara tebliğ edilmesi ve kayyım heyetinin görevine başlamasına ilişkin idari sürecin işletilmesi bekleniyor. Hukuki süreç kapsamında ilgili kurumlar tarafından yapılacak yeni açıklamalar ve olası gelişmelerin dosyanın seyrini belirleyebileceği değerlendiriliyor. Karara itiraz yolu açık Mahkeme kararında, tarafların karara karşı kanun yollarına başvurabileceği de açıkça belirtildi. Buna göre, kararın tebliğ edildiği veya öğrenildiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde itiraz edilmesi mümkün olacak. İtiraz sürecinin işletilmesi halinde dosya, üst mahkeme tarafından yeniden değerlendirilebilecek. Bu durum, kararın kesinleşme sürecinin hukuki başvuruların sonucuna göre şekillenebileceğini gösteriyor. Kayyım kararı hukuken ne anlama geliyor? Kayyım atanması, ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında mahkemelerin belirli şartların oluştuğu kanaatine varması halinde başvurabildiği koruma tedbirlerinden biri olarak uygulanıyor. Bu tür kararlar, ilgili kurumun faaliyetlerinin veya mal varlığının hukuki süreç tamamlanıncaya kadar korunmasını amaçlıyor. Kayyım atanması, tek başına soruşturmanın veya iddiaların kesinleştiği anlamına gelmiyor. Nihai değerlendirme, devam eden yargı süreçlerinin sonucunda verilecek kararlarla netleşiyor. Hukukçular, bu tür tedbir kararlarının geçici nitelik taşıdığını ve ilgililerin kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğunu hatırlatıyor. Süreç yakından takip ediliyor Ahbap Derneği hakkında verilen yönetim kayyımı kararı, kamuoyunda yakından takip edilen hukuki süreçlerden biri haline geldi. Önümüzdeki günlerde yapılacak resmi açıklamalar, olası itirazlar ve yargı mercilerinden çıkacak yeni kararların sürecin yönünü belirlemesi bekleniyor. Mahkemenin mevcut kararı doğrultusunda ise derneğin mal varlığının yönetimi, yargı süreci devam ettiği süre boyunca üç kişilik kayyım heyeti tarafından yürütülecek.

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli" Haber

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşandığı belirtilen son gelişmeler ve Yeni Parti'nin kuruluş sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gündeminin parti içi tartışmalar yerine ülkenin geleceği olması gerektiğini ifade etti. Siyasi rekabetin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, farklı görüşlerin zenginlik olduğunu ancak bunun kişisel husumet ve kutuplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi. Son dönemde siyasetin en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelen CHP'deki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkiye'nin köklü demokrasi geleneğine vurgu yaparak, hiçbir siyasi çekişmenin devletin ve milletin ortak menfaatlerinin önüne geçemeyeceğini söyledi. "Türkiye'nin ortak geleceği her şeyden önemlidir" Bahçeli, açıklamasında Türk siyasetinin uzun yıllara dayanan demokratik birikimle şekillendiğini belirterek, siyasi partiler arasındaki rekabetin doğal olduğunu ifade etti. CHP'nin Cumhuriyet'in kurucu partisi olduğuna dikkat çeken MHP Genel Başkanı, MHP ile CHP arasında birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu ancak bunun demokratik sistem açısından olağan karşılanması gerektiğini söyledi. Farklı siyasi anlayışların demokratik hayatın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, siyaset kurumunun toplumu ayrıştıran değil, ortak hedeflerde buluşturan bir anlayış sergilemesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre bu değerlendirme, son dönemde sertleşen siyasi söylemlerin yumuşatılmasına yönelik bir mesaj olarak yorumlanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu için hukuk devleti mesajı Bahçeli'nin açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı değerlendirmeler oldu. Kılıçdaroğlu'nun uğradığını düşündüğü haksızlıkları kamuoyuyla paylaşmasının ve hukuki süreçlere başvurmasının en temel demokratik haklardan biri olduğunu belirten Bahçeli, hukuk devletinde herkesin yargı yollarına başvurma hakkına sahip olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerin hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesini doğru bulmadığını dile getiren Bahçeli, siyasi rekabet ile kişisel saldırılar arasındaki çizginin korunması gerektiğini söyledi. Geçmişte yaşanan siyasi anlaşmazlıkların bugünün siyasi iklimini belirlememesi gerektiğini belirten MHP lideri, toplumsal huzurun korunmasının tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Özgür Özel'e ilişkin dikkat çeken ifadeler Bahçeli, açıklamasında Yeni Parti Genel Başkanı olduğu belirtilen Özgür Özel'in siyasi mücadelesine de değindi. Siyasi liderlerin günlük polemikler içerisinde yıpratılmasının demokratik siyasete katkı sağlamayacağını belirten Bahçeli, siyasi emeğe ve demokratik temsil hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kemal Kılıçdaroğlu için savunduğu hukuki hassasiyetin, Özgür Özel'in genel başkanlık görevi ve siyasi mücadelesi açısından da geçerli olduğunu belirten Bahçeli, demokratik rekabetin karşılıklı saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların Türkiye'nin temel gündem maddesi haline getirilmesini doğru bulmadığını belirten Bahçeli, tüm taraflara sağduyu ve demokratik olgunluk çağrısı yaptı. Rozet töreni iddiaları için "hukuk" çağrısı Kamuoyunda son günlerde gündeme gelen rozet töreni ve organizasyon iddialarına da değinen Bahçeli, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Gerçekliği kesinleşmeyen bilgiler üzerinden insanların hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bahçeli, hakikatin ancak hukuk mekanizmaları aracılığıyla ortaya çıkarılabileceğini belirtti. Masumiyet karinesinin demokratik hukuk devletlerinin temel ilkelerinden biri olduğuna işaret eden Bahçeli, yargı süreci tamamlanmadan yapılan kesin yargıların hem bireylerin haklarına hem de kamu vicdanına zarar verebileceğini dile getirdi. "MHP siyasi tartışmalardan çıkar beklemez" MHP'nin başka siyasi partilerde yaşanan iç tartışmalardan siyasi kazanç elde etmeyi doğru bulmadığını söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin bugün çok daha önemli meselelerle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Ekonomik gelişmeler, bölgesel güvenlik, dış politika, terörle mücadele ve küresel krizlerin Türkiye'nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını belirten Bahçeli, siyaset kurumunun enerjisini iç çekişmelere değil ülkenin geleceğine yöneltmesi gerektiğini söyledi. Analistler, bu açıklamanın Türkiye'nin hem iç hem de dış politikada yoğun gündem yaşadığı bir dönemde siyasi tansiyonun düşürülmesine yönelik önemli mesajlar içerdiğini değerlendiriyor. Analiz: Bahçeli'nin açıklamasında öne çıkan dört mesaj Siyasi iletişim açısından değerlendirildiğinde Bahçeli'nin açıklaması dört temel başlıkta öne çıkıyor. İlk olarak, siyasi rekabetin demokratik sistemin doğal bir parçası olduğu ancak kişisel hesaplaşmaya dönüşmemesi gerektiği vurgulanıyor. İkinci olarak, hukuk devletinin tüm siyasetçiler için eşit şekilde işlemesi gerektiği mesajı veriliyor. Üçüncü olarak, CHP ve Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların ülke gündeminin merkezine yerleştirilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Dördüncü olarak ise Türkiye'nin ekonomi, güvenlik ve dış politika gibi stratejik başlıklara odaklanmasının önemine dikkat çekiliyor. Bahçeli, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan büyük Türk milletidir." Bu sözlerle devletin sürekliliği, milli birlik ve ortak değerlerin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiği mesajını veren Bahçeli, tüm siyasi aktörlere sağduyu, karşılıklı saygı ve demokratik olgunluk çağrısını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.