Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yargı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yargı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı Haber

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı

Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul suçlara ilişkin özel bir birim oluşturulduğunu belirterek, bugüne kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı. 56 faili meçhul dosya yeniden incelendi Akın Gürlek, faili meçhul suçlara ilişkin çalışmalar kapsamında Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde “Faili Meçhul Suçlarla Mücadele ve Araştırma Daire Başkanlığı” kurulduğunu söyledi. Mahkemelerden yaklaşık 640 faili meçhul dosyanın alındığını belirten Gürlek, oluşturulan teknik ekibin doğrudan soruşturma yürütmediğini, savcı ve başsavcılarla koordinasyon içinde çalıştığını ifade etti. Gürlek, yeni teknolojilerin eski cinayet dosyalarının yeniden incelenmesinde önemli imkanlar sunduğunu belirterek, adli tıp incelemeleri, HTS kayıtları, baz istasyonu analizleri ve genetik incelemelerden yararlanıldığını söyledi. Çalışmalar kapsamında şu ana kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını belirten Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve Gülistan Doku dosyalarının yanı sıra Fenerbahçe otobüsüne yönelik saldırı ve Uğur Mumcu dosyalarının da incelendiğini açıkladı. Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni operasyon Gürlek, 2009 yılında meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmaya da değindi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının dosya kapsamında ikinci bir operasyon gerçekleştirdiğini belirten Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen delillerin olayın örgütsel boyutuna ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdiğini söyledi. Gürlek, F-4 pilotu ve eşinin Adil Öksüz ile görüşmeleri, olay öncesindeki toplantılar, HTS kayıtları ve ByLock yazışmaları gibi çeşitli delil ve emarelerin bulunduğunu aktardı. Adalet Bakanı, soruşturmanın bağımsız yargı tarafından sürdürüldüğünü ve yeni gelişmelerin takip edildiğini belirtti. Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeniden araştırılıyor Gürlek, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın da yeniden ele alındığını açıkladı. Daha önce kalp krizi olarak değerlendirilen ölümle ilgili bir cezaevi personelinin ihbarı üzerine yeni soruşturma başlatıldığını belirten Gürlek, fethi kabir işleminin gerçekleştirildiğini ve Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiğini söyledi. Gürlek, soruşturmada şu aşamada ölümün kesin nedeninin belirlenmeye çalışıldığını vurgularken, “daha fazla detay paylaşamayacağını” ifade etti. “Kurtlar Vadisi” açıklaması dikkat çekti Kaşif Kozinoğlu dosyasına ilişkin açıklamalarında “Kurtlar Vadisi” dizisine de değinen Gürlek, dizinin bir bölümünde Kozinoğlu'nun ölümüne benzer bir olayın işlendiğini söyledi. Gürlek, dizide devlet görevlisi bir karakterin Silivri Cezaevi'nde bulunduğunu, elektrik kesintisi yaşandığını ve olayın gerçek ölümden kısa süre önce ekrana geldiğini belirtti. Bu nedenle senaristlerin savcılık tarafından bilgi sahibi sıfatıyla dinlendiğini aktaran Gürlek, söz konusu benzerliğin soruşturma açısından araştırılması gereken bir husus olduğunu söyledi. Fon soruşturmasında 162 şüpheli, 100 tutuklu Adalet Bakanı Gürlek, fon soruşturmasına ilişkin de güncel rakamları paylaştı. Gürlek'in açıklamasına göre soruşturma kapsamında 162 şüpheli bulunuyor. Bunlardan 100'ü tutuklu, 26 kişi ise adli kontrol tedbiri altında. Soruşturma kapsamında bazı şirketlere de el konularak TMSF'ye devredildi. Gürlek, soruşturmanın özellikle örgüt kurma, nitelikli dolandırıcılık ve kara para aklama iddiaları kapsamında mali yönden sürdürüldüğünü belirtti. Haksız kazanç elde edenlerle meşru şekilde yatırım yapan vatandaşların birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Gürlek, haksız yollarla elde edildiği tespit edilen mal varlıklarının geri alınması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. “Terörsüz Türkiye sürecinden dönüş yok” Gürlek, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise sürecin devlet açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Sürecin 40 yılı aşkın süredir Türkiye'ye ağır maliyetler getiren terör sorununu sona erdirmeyi hedeflediğini ifade eden Gürlek, Meclis bünyesinde yürütülen çalışmalara ve oluşturulan kurullara değindi. Gürlek, örgütün tüm unsurlarıyla ve silahlarıyla tasfiye edilmesine yönelik sürecin ilgili kurumlar tarafından takip edildiğini belirterek, süreci sabote etmeye veya provoke etmeye yönelik girişimlere karşı gerekli adımların atılacağını söyledi. Süresiz nafaka için yeni düzenleme hazırlığı Adalet Bakanı Gürlek'in açıklamalarında nafaka düzenlemesi de önemli başlıklardan biri oldu. Anayasa Mahkemesinin mevcut düzenlemeye ilişkin kararına değinen Gürlek, Adalet Bakanlığının yeni bir düzenleme hazırladığını ve teklifin Meclise sunulmasının planlandığını belirtti. Yeni sistemde evlilik süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur durumlarının dikkate alınacağını belirten Gürlek, aile mahkemesi hakimlerine somut olayın koşullarına göre nafakanın süresini belirleme konusunda takdir yetkisi verilmesinin planlandığını söyledi. Gürlek, düzenlemenin amacının kadınların mağduriyetini önlerken aynı zamanda hakkaniyetli bir sistem oluşturmak olduğunu ifade etti. #Canlı | Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlıyorum. https://t.co/icO4gj4rzS — Akın Gürlek (@abakingurlek) October 6, 2026

Özgür Özel’den Üsküdar’da sert mesaj: “Kendine güveniyorsan seçimleri yenileyelim” Haber

Özgür Özel’den Üsküdar’da sert mesaj: “Kendine güveniyorsan seçimleri yenileyelim”

Üsküdar’da düzenlenen mitingde kalabalığa seslenen Özel, belediye başkanlığı seçiminde ortaya çıkan iradenin daha sonra farklı yollarla değiştirilmeye çalışıldığını savundu. “Sinem Dedetaş cezaevinde, seçimi kaybedenler makamda” Konuşmasına 12 Eylül darbesinin yıl dönümünü hatırlatarak başlayan Özel, partisinin tüm darbelere karşı olduğunu söyledi. Siyasette çifte standartlı yaklaşımları kabul etmediklerini belirten Özel, Üsküdar’daki seçim sonuçları üzerinden iktidara yüklendi. Özel, Sinem Dedetaş’ın seçimde 157 bin oy aldığını belirterek, tutuklanmasının ardından belediyede yaşanan gelişmelerin seçmen iradesini zedelediğini öne sürdü. Özel, “Milletin rızasıyla alamadığı bir ilçeyi alabilmek için, milletin seçtiği pırıl pırıl bir Cumhuriyet kadınını haksız yere tutuklayanlara bugün burada söyleyecek sözümüz var. Sinem Dedetaş cezaevinde, seçimi kaybedenler belediyede başkanlık makamında” ifadelerini kullandı. Erdoğan’a da doğrudan seslenen Özel, “Bu mu senin demokratlığın? Bu mu senin cesaretin?” diye konuştu. Miting sırasında Sinem Dedetaş’ın cezaevinden gönderdiği mektup da katılımcılara okundu. Dedetaş, mektubunda anayasal güvence altındaki egemenlik ilkesine dikkat çekerek tutuklamaların cezalandırma aracına dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Üsküdar’daki meclis seçimi üzerinden suçlamalar Özel, 5 Ağustos’ta gerçekleştirilen belediye başkanvekilliği seçiminde bazı meclis üyelerinin taraf değiştirdiğini ve yapılan seçimin daha sonra mahkeme kararıyla iptal edildiğini söyledi. 5 Eylül öncesindeki süreçte ise partisinden üç belediye meclis üyesinin gözaltına alındığını, bunlardan ikisinin tutuklandığını belirten Özel, taraf değiştiren bazı isimlerle ilgili çeşitli iddialar ortaya attı. Özel, Ahmet Başbaydar, Hüseyin Kazan, Ayhan Aydın, Tahsin Usta ve Onur Bayav'ın isimlerini anarak, söz konusu kişilerin karar değişikliklerinin arkasında baskı veya farklı beklentiler bulunduğunu ileri sürdü. Konuşmasında yargı makamlarına yönelik de ağır eleştirilerde bulunan Özel, belediye meclis üyelerinin savcılığa çağrılması sırasında baskı gördüklerini iddia etti. Özel, “Bu, yargı erkinin yürütmenin emrine ve siyasete alet edilmesidir” diyerek, konuya ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını ve sürecin takipçisi olacaklarını söyledi. İstanbul Valisi’ne yönelik sert eleştiri Üsküdar’daki seçim sürecinde İstanbul Valiliği’nin aldığı kararları da eleştiren Özel, farklı siyasi partilere yönelik uygulamaların adil olmadığını savundu. Valiliğin seçim takvimi ve belediye binasına giriş konusunda aldığı kararları gündeme getiren Özel, İstanbul Valisi’ni tarafsız davranmamakla suçladı. Özel, “Seni devletin valisi olmaktan çıkıp AKP’nin il başkanından çok AKP’ye çalışan valiye yazıklar olsun” sözleriyle tepkisini dile getirdi. “Bize Sinemler, Ekremler, Amine Cansu Çelikler yeter” Konuşmasının devamında farklı belediye başkanları ve siyasetçilere teşekkür eden Özel; Amine Cansu Çelik, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve Ekrem İmamoğlu’nun isimlerini andı. AKP’ye geçtiğini belirttiği bazı siyasetçileri de eleştiren Özel, partisinin “Sinemler ve Ekremler” olarak nitelendirdiği isimlerle yoluna devam edeceğini söyledi. Özel, “Hainleri, satılmışları tepe tepe kullansınlar” ifadelerini kullandı. Erdoğan’a seçim çağrısı: “Kendine güveniyorsan çık karşımıza” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize’de yaklaşan seçimlere ilişkin açıklamalarına da yanıt veren Özel, seçimlerin halk iradesiyle yapılması gerektiğini belirtti. Üsküdar’da seçmenin iradesine güvendiklerini söyleyen Özel, Erdoğan’a doğrudan seçim çağrısında bulundu: “Kendine güveniyorsan çık karşımıza, yenileyelim seçimleri.” Özel, belediye meclisindeki bazı isimlerin değiştirilmesi, tehdit iddiaları ve yargı süreçleri üzerinden bir ilçenin yönetiminin değiştirilmesinin seçim başarısı olarak değerlendirilemeyeceğini savundu. “Seçim atlatılacak bir şey değildir” diyen Özel, ekonomik sorunlara da dikkat çekerek emeklilerin ve gençlerin yaşadığı sıkıntılar çözülmeden iktidarın seçimleri kolayca geride bırakamayacağını söyledi. “İktidar siyasi ve ekonomik olarak çöktü” Türkiye’nin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, emekli ve asgari ücretlilerin gelirleri üzerinden iktidarı eleştirdi. Özel, iktidarın uzun süren yönetim döneminin siyasi, ahlaki ve ekonomik açıdan tükenme noktasına geldiğini öne sürdü. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü üzerinden de iktidara yüklenen Özel, kamu varlıklarının uzun vadeli gelirlerinin devredilmesine karşı olduklarını belirterek, iktidarın seçim döneminde kaynak arayışında olduğunu savundu. “Bütün demokratların birleşme vakti geldi” Özgür Özel, konuşmasının son bölümünde farklı siyasi kesimlere birlik çağrısı yaptı. Eski siyaset anlayışıyla yeni siyaset arasında ayrım yapan Özel, yeni dönemde önceliğin kişisel veya parti çıkarları değil, milletin kazanması olduğunu söyledi. Özel, Türkiye’de siyasi saflaşmanın demokratlarla otokratlar arasında gerçekleşeceğini savunarak, demokratik muhalefetin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti. “Artık bütün demokratların birleşme vakti gelmiştir” diyen Özel, konuşmasını umut ve sandık mesajıyla tamamladı. Özel, “Korkuya karşı umudun mücadelesini veriyoruz. Kimse enseyi karartmasın, biz o sandığa varacağız, o seçimi alacağız” ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan TBMM'de dikkat çeken mesajlar: "Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan TBMM'de dikkat çeken mesajlar: "Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen CHP Grup Toplantısı'nda partililere hitap etti. Göreve dönüşünün ardından ilk kez grup kürsüsüne çıkan Kılıçdaroğlu, birlik ve beraberlik vurgusu yaparken, Türkiye'nin temel sorunlarına ilişkin çözüm önerilerini anlattı. "Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz" Konuşmasına partililere teşekkür ederek başlayan Kılıçdaroğlu, CHP'nin halkın sorunlarını çözmek için mücadele ettiğini belirtti. "Hiç endişe etmeyin. Benim umudum da sizlersiniz. Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olanlar sizlersiniz. Yeni bir yol haritasını oluşturacak olan yine sizlersiniz." diyen Kılıçdaroğlu, toplumun her kesimini kucaklayan bir siyaset anlayışını sürdüreceklerini ifade etti. "Hiçbir gücün karşısında eğilmeyiz" Kılıçdaroğlu, konuşmasında dikkat çeken ifadeler kullanarak, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceklerini söyledi. "Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez. Sadece haklının, hakkını arayanların önünde eğiliriz. Gücün önünde değil, halkın yanında dururuz." ifadelerini kullandı. "CHP halkın partisidir" CHP'nin tarihi misyonuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, partisinin yalnızca bir siyasi hareket olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "CHP sıradan bir parti değildir. Cumhuriyeti kuran, çağdaş Türkiye hedefini ortaya koyan ve halkın sorunlarına çözüm üreten partidir." Siyasetin unuttuğu kesimlerin yanında olmaya devam edeceklerini dile getiren CHP lideri, mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Tarım işçileri ve sosyal devlet vurgusu Ankara'da mevsimlik tarım işçileriyle bir araya geldiğini anlatan Kılıçdaroğlu, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulundu. Her ailenin sosyal güvenceye kavuşması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP'nin uzun süredir savunduğu Aile Destekleri Sigortası projesini yeniden gündeme taşıdı. "Kadınlar bu ülkenin sahipsiz olmadığını bilmeli. Aile Destekleri Sigortası'nı her yerde anlatın." ifadelerini kullandı. "Kimlik ve yaşam tarzı siyaset konusu olmayacak" CHP'nin hiçbir vatandaşın kimliğini, inancını ya da yaşam tarzını siyaset malzemesi yapmayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, herkes için eşit yurttaşlık anlayışını savunduklarını dile getirdi. Hukuk ve yargı mesajı Konuşmasının sonunda hukuk devleti vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında üniversitelerin özerk yapıya kavuşacağını belirtti. Ayrıca yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP lideri, "CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş, ne Can Atalay, ne Tayfun Kahraman, ne Osman Kavala, ne Selçuk Mızraklı hapiste kalacak." ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısındaki açıklamalarının önümüzdeki günlerde siyaset gündeminde geniş yankı uyandırması bekleniyor. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, partimizin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşuyor. https://t.co/HC8Elg29lo — CHP ???????? (@herkesicinCHP) August 4, 2026

HSK’dan 2026’da 525 hakim ve savcı hakkında karar: 84 kişi meslekten çıkarıldı Haber

HSK’dan 2026’da 525 hakim ve savcı hakkında karar: 84 kişi meslekten çıkarıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yargı teşkilatındaki denetim ve disiplin süreçlerine ilişkin güncel bilgileri paylaştı. Suç örgütleriyle mücadelenin yanı sıra yargı içerisinde hukuka ve meslek onuruna aykırı davranışlarla da mücadele edildiğini belirten Gürlek, adalet sisteminde hiçbir kişi veya makam için ayrıcalık tanınmadığını vurguladı. “Kimsenin makamına ve unvanına bakmıyoruz” Adalet Bakanı Gürlek, açıklamasında devletin temel görevlerinden birinin vatandaşların huzurunu ve kamu düzenini korumak olduğunu ifade etti. Gürlek, “Milletimizin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan suçlularla ve suç örgütleriyle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz” ifadelerini kullandı. Yargı mensupları açısından da aynı hassasiyetin geçerli olduğunu belirten Gürlek, hakim ve savcıların büyük bölümünün görevlerini hukuka uygun şekilde yerine getirdiğini söyledi. HSK disiplin mekanizmalarını işletti HSK’nın denetim ve disiplin süreçlerini etkin şekilde yürüttüğünü belirten Gürlek, hiçbir sıfatın kişilere ayrıcalık sağlamayacağını vurguladı. Gürlek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın büyük çoğunluğu görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlılıkla yerine getirmektedir. Ancak bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağı da açıktır. Hâkimler ve Savcılar Kurulumuz denetim ve disiplin mekanizmalarını etkin biçimde işletmektedir.” 333 hakim ve savcıya disiplin cezası verildi HSK İkinci Dairesi’nin 2026 yılı içerisinde 525 hakim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar aldığı bildirildi. Alınan kararların dağılımı şöyle açıklandı: 333 hakim ve savcı hakkında disiplin cezası uygulandı. 168 kişiye uyarma cezası verildi. 24 kişiye kınama cezası uygulandı. 23 kişiye aylıktan kesme cezası verildi. 4 kişi hakkında kademe ilerlemesini durdurma kararı alındı. 30 kişi başka yere naklen atandı. 84 hakim ve savcı meslekten çıkarıldı. “Hukuku zedeleyen tutumlarla mücadele sürecek” Adalet Bakanı Gürlek, yargı sisteminin daha hızlı ve etkin çalışması için denetim mekanizmalarının güçlendirileceğini ifade etti. Gürlek, açıklamasının sonunda şu değerlendirmede bulundu: “Dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatımız içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” HSK’nın disiplin süreçleri kapsamında aldığı kararlar, yargı mensuplarının görevlerini hukuka uygun şekilde yürütmesi ve yargıya duyulan güvenin korunması açısından önemli bir denetim mekanizması olarak değerlendiriliyor. Milletimizin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan suçlularla ve suç örgütleriyle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz. Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen… pic.twitter.com/GW8XjKgFcG — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 3, 2026

Adalet Bakanı Gürlek: 140 yeni mahkeme kuruldu Haber

Adalet Bakanı Gürlek: 140 yeni mahkeme kuruldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, adalet hizmetlerinin vatandaşlara daha etkin, verimli ve hızlı ulaştırılması amacıyla 140 yeni mahkemenin kurulduğunu açıkladı. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yargının etkinliğini ve verimliliğini artırmak için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde alınan karar doğrultusunda kurulan mahkemeler şöyle: 1 Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, 3 Çocuk Mahkemesi, 46 Asliye Ceza Mahkemesi, 1 Sulh Ceza Hâkimliği, 4 İnfaz Hâkimliği, 36 Asliye Hukuk Mahkemesi, 1 Sulh Hukuk Mahkemesi, 5 Asliye Ticaret Mahkemesi, 2 Aile Mahkemesi, 24 İş Mahkemesi, 16 Tüketici Mahkemesi Yeni mahkemelerle birlikte ihtisaslaşmanın sağlanması, vatandaşların adalet hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve yargılamaların makul sürede sonuçlanması hedefleniyor. Bakan Gürlek,yeni kurulan mahkemelerimizle yargılamaların daha makul sürede tamamlanmasını ve adalet hizmetlerinin etkinliğinin daha da güçlendirilmesini hedefliyoruz. Vatandaşlarımıza ve yargı teşkilatımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan liderliğinde adalet hizmetlerinin vatandaşlarımıza daha etkin, verimli ve hızlı bir şekilde ulaştırılması ve mahkemelerde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla; ???? 1 Ağır Ceza Mahkemesi, ???? 1 Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, ???? 3 Çocuk Mahkemesi, ???? 46… — Akın Gürlek (@abakingurlek) June 3, 2026

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Faili meçhul bir cinayet daha aydınlatıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Faili meçhul bir cinayet daha aydınlatıldı

Bakan Gürlek, Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı Köyü’nde 2016 yılında yaşamını yitiren Fatma ve İbrahim Teryaki çiftine ilişkin faili meçhul cinayetin yeniden açılan soruşturma kapsamında çözüldüğünü açıkladı. X sosyal medya hesabından açıklama yapan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin koordinasyonunda dosyanın yeniden ele alındığını bildirdi. Gürlek, yürütülen “titiz ve çok yönlü soruşturma” sonucunda olayın tüm yönleriyle aydınlatıldığını ifade etti. Bakan Gürlek, cinayetin gerçek failinin tutuklandığını bildirdi. Bakan Gürlek'in açıklaması şöyle: “Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan liderliğinde hükümetimizin faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik ortaya koyduğu kararlı irade, sonuçlarını vermeye devam ediyor. "Adalet zamanaşımına uğramaz" ilkesiyle hareket eden yargı teşkilatımız, karanlıkta kaldığı zannedilen hadiselerin üzerine kararlılıkla gidiyor. Bu çerçevede Nevşehir Ürgüp Mazı Köyü’nde 2016 yılında Fatma ve İbrahim Teryaki’nin hayatını kaybettiği cinayet, Bakanlığımız bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin sağladığı koordinasyonla yeniden ele alındı; yürütülen titiz ve çok yönlü soruşturma neticesinde işlenen bu cinayet 10 yıl sonra tüm yönleriyle aydınlatıldı. “Hiçbir suçun karanlıkta kalmasına izin verilmeyecek” Gerçekleştirilen kapsamlı çalışmalar sonucunda; olayın aile içinden kişiler tarafından işlendiği tespit edildi, şüphelilerin geçmişte dikkatleri farklı yöne çekerek adli süreci manipüle etmeye çalıştıkları ortaya çıkartıldı. Soruşturmada alınan ikrarlar ve elde edilen deliller doğrultusunda cinayetin gerçek faili tutuklandı. Bu uzun soluklu süreci büyük bir titizlik ve özveriyle yürüten Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığımıza, adli kolluk görevini eksiksiz yerine getiren Nevşehir İl Jandarma Komutanlığımıza ve soruşturmada görev alan tüm yetkili arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hiçbir suçun karanlıkta kalmasına izin vermeyecek, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin maddi gerçeği ortaya çıkarmak ve adaleti tecelli ettirmek için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. Hukuk devletinde hiçbir suçlu cezasız kalmayacaktır.” Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan liderliğinde hükümetimizin faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik ortaya koyduğu kararlı irade, sonuçlarını vermeye devam ediyor. "Adalet zamanaşımına uğramaz" ilkesiyle hareket eden yargı teşkilatımız, karanlıkta kaldığı zannedilen… — Akın Gürlek (@abakingurlek) May 18, 2026

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor Haber

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor

Fransa'da terörle mücadele savcılığı (PNAT) tarafından 16 Mayıs'ta yapılan duyuruya göre, Cemal Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildi. Soruşturmanın merkezinde “işkence” ve “zorla kaybetme” gibi suçlamalar yer alıyor. Fransa’nın terörle mücadele savcılığı, Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildiğini açıkladı. İşkence ve zorla kaybetme suçlamalarını içeren soruşturma, aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) de bulunduğu insan hakları örgütlerinin başvurusu üzerine başlatıldı. Başvurular ilk aşamada reddedilmiş ancak Paris İstinaf Mahkemesi 11 Mayıs’ta dosyanın kabul edilebilir olduğuna hükmetmişti. Ardından Fransa’nın terörle mücadele savcılığı bugün soruşturmayı yürütmek üzere bir hakim atandığını duyurdu. Cemal Kaşıkçı cinayeti Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de evlilik işlemleri için gittiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmüştü. Cinayetin ardından ABD istihbaratı, operasyon emrinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından verildiği sonucuna varmıştı. Bin Selman ise cinayet emri verdiği iddiasını reddetmişti. Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Türkiye’de açılan dava, 2022’de Suudi Arabistan’a devredilmişti. Bu karar, insan hakları örgütleri tarafından sert biçimde eleştirilmişti. Fransa’daki yeni soruşturma, davanın uluslararası alanda yeniden yargı gündemine taşınması açısından dikkati çekti. Neden Fransa? Fransa; Birleşmiş Milletler’in “İşkenceye Karşı Sözleşme” ile “Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşme”ye taraf bir ülke. Bu sözleşmeler uyarınca Fransa, dünyada nerede işlenirse işlensin, işkence ve zorla kaybetme şüphelisi bir kişi kendi topraklarına ayak bastığı an o kişiyi soruşturmak ve yargılamakla yükümlü. İnsan hakları örgütleri TRIAL International ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın 2022 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmek üzere Paris’e geldiği gün, Fransız yargısına jet hızıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Muhammed bin Selman'ın Fransa topraklarında bulunması, mahkemenin bu dosyayı açmasına imkan sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.