Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yalova

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Yalova haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yalova haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayıp öğretmen İlhan Algınkaplan’dan acı haber: İznik Gölü’nde cansız bedeni bulundu Haber

Kayıp öğretmen İlhan Algınkaplan’dan acı haber: İznik Gölü’nde cansız bedeni bulundu

Telefon sinyali göl kıyısını gösterdi Olay, akşam saatlerinde Bursa’nın Orhangazi ilçesindeki Gölyaka Mahallesi’nde meydana geldi. Yalova’da öğretmen olarak görev yapan İlhan Algınkaplan’dan uzun süre haber alamayan babası Sadettin Algınkaplan, oğlunun yalnız yaşadığı eve gitti. Ancak evde oğluyla karşılaşmayan baba, polis memuru olan diğer oğluyla iletişime geçti. Yapılan teknik incelemede Algınkaplan’ın cep telefonundan alınan son sinyalin İznik Gölü’nün Gölyaka sahilini gösterdiği belirlendi. Bunun üzerine aile üyeleri bölgeye gitti. Otomobili göl kenarında bulundu Gölyaka sahiline gelen baba Sadettin Algınkaplan, oğluna ait otomobili göl kenarında park halinde buldu. Durumun jandarma ekiplerine bildirilmesinin ardından bölgede arama çalışması başlatıldı. İhbar üzerine AFAD ve deniz polisi ekipleri bölgeye sevk edildi. Ekiplerin göl çevresinde yaptığı çalışmalarda Algınkaplan’a ait bazı eşyalar ile terliklerinin de kıyıda bulunduğu belirtildi. Arama çalışmaları, özellikle göl içerisinde yoğunlaştırıldı. Dalgıç polislerin yaptığı çalışmanın ardından İlhan Algınkaplan’ın cansız bedenine ulaşıldı. Cansız bedeni Adli Tıp Kurumu’na gönderildi Sudan çıkarılan Algınkaplan’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Ölümün nasıl gerçekleştiğine ilişkin soruşturma sürerken, olayın kesin nedeninin yapılacak incelemeler ve adli rapor sonucunda ortaya çıkması bekleniyor. Baba: "Yalnız mı geldi, yanında kim vardı bilmiyoruz" Arama çalışmaları sırasında oğlundan haber alamamanın endişesini yaşayan baba Sadettin Algınkaplan, saat 11.00'den itibaren kendisine ulaşamadıklarını anlattı. Oğlunun evde olmadığını gördükten sonra polis olan diğer oğlunun telefon sinyalinden son konumu öğrendiklerini belirten baba, aile olarak göl kıyısına geldiklerini ve otomobili burada bulduklarını söyledi. Kıyıda oğluna ait eşyaların ve terliklerin bulunmasının ardından göle girmiş olabileceğini düşündüklerini belirten Algınkaplan, oğlunun bölgeye yalnız gelip gelmediği konusunda ise bilgi sahibi olmadıklarını ifade etti. İlhan Algınkaplan’ın ölümüne ilişkin soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Bursa Orhangazi’de zincirleme kaza: 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı Haber

Bursa Orhangazi’de zincirleme kaza: 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı

TIR, önündeki araca çarptı Kaza, saat 22.30 sıralarında Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nun İstanbul yönünde, Orhangazi Tüneli çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İsmail Serbest’in (63) kullandığı 16 NAB 67 plakalı TIR, aynı yönde ilerleyen 59 ANE 793 plakalı TIR’a arkadan çarptı. Çarpışmanın ardından kontrolden çıkan Serbest yönetimindeki TIR, 34 HHB 652 plakalı hafif ticari araç ile yol kenarındaki çelik bariyerlere çarparak durabildi. İhbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde TIR sürücüsü İsmail Serbest’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. 7 kişi hastaneye kaldırıldı Kazaya karışan hafif ticari araçta bulunan 7 kişi yaralandı. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Yalova Devlet Hastanesi’ne götürülerek tedavi altına alındı. Serbest’in cenazesi ise olay yerindeki incelemelerin tamamlanmasının ardından otopsi yapılmak üzere Yalova Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. İstanbul yönünde uzun araç kuyruğu oluştu Kaza nedeniyle Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nun İstanbul yönünde ulaşımda aksamalar yaşandı ve uzun araç kuyruğu oluştu. Ekiplerin çalışmaları sonrasında trafik akışı tek şeritten kontrollü olarak yeniden sağlandı. Kazanın kesin nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı.

Denizcilik Genel Müdürlüğü, Balıkçılara yeni av sezonunda yeni demirleme sahaları açıldı Haber

Denizcilik Genel Müdürlüğü, Balıkçılara yeni av sezonunda yeni demirleme sahaları açıldı

Denizcilik Genel Müdürlüğü, balıkçılık ve su ürünleri avcılığının geliştirilmesine yönelik yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Seyir, can, mal ve çevre emniyeti ile gemi trafik yoğunluğu dikkate alınarak yürütülen çalışmalar sonucunda, çok yoğun olmayan bazı demirleme sahaları 2026-2027 av sezonunda balıkçıların kullanımına açıldı. DÖRT DENİZDE UYGULANACAK Düzenleme kapsamında Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’de belirlenen demirleme sahaları balıkçıların kullanımına sunuldu. Açıklamaya göre, yeni av sezonunda balıkçıların kullanımına açılan demirleme sahaları şöyle sıralandı: Karadeniz Tirebolu 1 ve 2 Numaralı Demir Sahası Hopa 1 ve 2 Numaralı Demir Sahası Rize 1 ve 2 Numaralı Demir Sahası Vakfıkebir 1 Numaralı Demir Sahası Ayancık 1 ve 2 Numaralı Demir Sahası Fatsa 1 Numaralı Demir Sahası Kefken 1 Numaralı Demir Sahası Marmara Denizi Silivri 1 Numaralı Demir Sahası Bandırma 2 Numaralı Demir Sahası Tekirdağ 1, 2 ve 4 Numaralı Demir Sahası Erdek 1 Numaralı Demir Sahası Mudanya 2 Numaralı Demir Sahası Çanakkale 4 Numaralı Demir Sahası Yalova 1 Numaralı Demir Sahası (yarısı kullanıma açıldı) Ege ve Akdeniz Kuşadası 1 Numaralı Demir Sahası Karataş 1 Numaralı Demir Sahası Uygulamanın balıkçılık faaliyetlerinin desteklenmesi ve av sezonunda deniz alanlarının daha etkin kullanılmasına katkı sağlamasının hedeflendiğini belirten Denizcilik Genel Müdürlüğü, balıkçılara “bereketli ve emniyetli bir av sezonu” diledi.

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. Yılında Naci Görür’den uyarı: Büyük bir deprem olacak Haber

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. Yılında Naci Görür’den uyarı: Büyük bir deprem olacak

Türkiye, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenleri depremin 27’nci yılında anarken, deprem riski ve kentsel dönüşüm çalışmaları yeniden gündeme geldi. Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan ve saat 03.02’de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem yaklaşık 45 saniye sürdü. Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce’de büyük yıkıma yol açan depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. Yaklaşık 200 bin kişi evsiz kalırken, 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yeri yıkıldı. Görür: “Er veya geç büyük bir deprem olacak” Prof. Dr. Naci Görür, 17 Ağustos’un yıl dönümünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çekerek, “Er veya geç, orada veya burada büyük bir deprem olacak ve binlerce insan ölecektir” uyarısında bulundu. Görür, can kayıplarını önlemek için depremin nerede gerçekleşeceği tartışmasından ziyade ülkenin deprem dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Deprem hazırlığının uzun vadeli ve siyasi değişimlerden bağımsız yürütülmesi gerektiğini belirten Görür, bunun için en az 20 yıl boyunca ciddi biçimde çalışacak bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu ifade etti. İstanbul’da 1 milyon bağımsız bölüm dönüştürüldü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un verdiği bilgilere göre, 2012'den bu yana Türkiye genelinde 2 milyon 761 bin bağımsız bölüm kentsel dönüşüm kapsamına alındı. Bunların 2 milyon 378 bininin dönüşümü tamamlanırken, 383 bin bağımsız bölümde çalışmalar devam ediyor. Deprem riski açısından kritik konumdaki İstanbul’da ise 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunların 1 milyon 7 bininin dönüşümü tamamlandı, 291 bin bağımsız bölümde çalışmalar sürüyor. Konutların yüzde 58’i deprem sigortalı DASK verilerine göre Türkiye genelinde 11 milyon 700 bin 223 konutun Zorunlu Deprem Sigortası bulunuyor. Sigortalılık oranı ülke genelinde yüzde 58 seviyesinde. Bölgesel olarak en yüksek oran Marmara’da yüzde 65, en düşük oran ise Karadeniz’de yüzde 45 olarak kaydedildi. 17 Ağustos’un 27’nci yılında verilen mesaj ise aynı noktada birleşiyor: Depremi önlemek mümkün değil, ancak depremin can ve mal kaybını azaltmak için yapı stokunu ve kentleri depreme dirençli hale getirmek mümkün.

Güllü'nün Ölümüne İlişkin İddianame Tamamlandı: Kızı Hakkında Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi Haber

Güllü'nün Ölümüne İlişkin İddianame Tamamlandı: Kızı Hakkında Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde evinin teras katındaki pencereden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda "Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tutun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada önemli bir aşamaya gelindi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayın planlı şekilde gerçekleştirildiği öne sürülerek, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Savcılık: Ölüm planlı şekilde gerçekleştirildi İddianamede, Gül Tut'un olay gecesi Çınarcık'taki evinde, kızına ait odanın penceresinden yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düştüğü belirtildi. Adli Tıp incelemesine göre sanatçının, kafa ve omurga kırıkları ile çoklu iç organ yaralanmalarına bağlı gelişen iç kanama nedeniyle yaşamını yitirdiği kaydedildi. Savcılık, elde edilen deliller doğrultusunda olayın kaza sonucu meydana gelmediği, planlanarak işlendiği kanaatine vardı. Toksikoloji raporu: Zehirlenme bulgusuna rastlanmadı Hazırlanan iddianamede, Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği ancak kullandığı ilaçların ölümcül seviyede olmadığı ifade edildi. Toksikoloji raporunda, zehirlenmeye bağlı bir ölümün söz konusu olmadığı, ölümün yüksekten düşmeye bağlı travmalar nedeniyle gerçekleştiği vurgulandı. "Malkata" şarkısıyla odaya çağrıldığı öne sürüldü Savcılık dosyasına göre olay gecesi, sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin çok sevdiği "Malkata" isimli Roman havasını açmasını istediği belirtildi. İddianamede, müziği duyan Gül Tut'un banyodan çıktıktan sonra kızının odasına geldiği, burada kısa süre dans edip eğlendiği, şarkının ise maktulü olayın gerçekleşeceği odaya çekmek amacıyla özellikle seçildiği iddia edildi. Ses kaydı incelemesi dikkat çekti Dosyada yer alan İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi raporunda, olay anına ait ses kayıtlarının ayrıntılı şekilde incelendiği belirtildi. Raporda, düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin alaycı ve neşeli bir tonla "Hadi görüşüürüüüz" dediğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu sözlerin sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğu kanaatine ulaştı. İddianamede ayrıca sanığın annesini iki eliyle kalçasından kavrayarak ayaklarını yerden kaldırdığı ve pencereden aşağı attığı öne sürüldü. Tanık ifadesi değişti Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun ilk ifadesinde Gül Tut'un alkollü halde dengesini kaybederek düştüğünü söylediği, ancak daha sonra ifadesini değiştirerek olayın farklı gerçekleştiğini anlattığı belirtildi. İddianameye göre Ulu, son ifadesinde Gülter'in annesini iki eliyle kaldırarak pencereden attığını söyledi. Savcılık ayrıca, tanığın avukatıyla yaptığı telefon görüşmesinde "gerçekleri anlatacağını" söylemesini de ifadesini destekleyen önemli deliller arasında gösterdi. Mesaj kayıtları iddianamede yer aldı Savcılık, sanığın olaydan aylar önce annesi hakkında attığı mesajlara da iddianamede yer verdi. Dosyaya göre Gülter'in çeşitli mesajlaşmalarda; "Bıktım bu annemden" "Gebersin" "Bu kadın ölsün" "Ölmüyor, ne zaman?" "Ona büyük bir şey yapacağım" şeklinde ifadeler kullandığı öne sürüldü. Bu yazışmaların tasarlama unsurunu destekleyen önemli deliller arasında değerlendirildiği belirtildi. Olay sonrası davranışlar da dosyaya girdi İddianamede, olayın ardından Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun İstanbul'da kaldıkları bir otelde yurt dışına çıkış imkanlarını araştırdığı, yapılan telefon görüşmelerinde sanığın tanığı tehdit ettiği yönünde değerlendirmelere de yer verildi. Savcılık ayrıca sanığın telefonunu değiştirmesi, cihazını fabrika ayarlarına döndürmesi ve bazı mesajların silinmesini istemesini de delilleri gizleme girişimi olarak dosyaya ekledi. Diğer sanık hakkında da hapis talebi Savcılık, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak yakın akrabayı öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise soruşturma sürecinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi. Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi halinde sanıklar önümüzdeki günlerde Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.