Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Whatsapp

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Whatsapp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Whatsapp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi

Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye'ye ulaştırılan FBI tutanağında Altaş'ın, Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü gördüğünü ve cesedinin taşınmasına yardım ettiğini öne sürdüğü aktarıldı. Altaş'ın ifadelerinde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında da ağır suçlamalarda bulunduğu belirtildi. Söz konusu anlatımların soruşturma kapsamında değerlendirildiği, Altaş'ın beyanlarının tek başına olayın nasıl gerçekleştiğini kesin olarak ortaya koymadığı ve iddiaların adli makamlarca araştırıldığı kaydedildi. 109 soruluk adli yardımlaşma talebi Haberde aktarılan bilgilere göre Türkiye, Altaş'ın ifadesinin alınması amacıyla ABD makamlarına kapsamlı bir soru seti gönderdi. FBI ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlilerinin Altaş'ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde sorguladığı belirtildi. FBI'ın 26 Ağustos 2026 tarihli yazısında, görüşmeleri içeren FD-302 raporunun Türkiye'nin adli yardımlaşma talebine yanıt olarak hazırlandığının ifade edildiği aktarıldı. Dosyanın, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü üzerinden Türk adli makamlarına ulaştırıldığı bildirildi. Tutanakta, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmayı kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden sürdürdüğü kaydedildi. Türkiye tarafından hazırlanan soru setinde Altaş'a yöneltilmek üzere 109 soru bulunduğu belirtildi. Altaş: "Beni kullandı" FBI sorgusunda Altaş'a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş'ın, Sonel tarafından kullanıldığını söylediği ve kendisinin Gülistan Doku'nun öldürülmesi ile suçun üzerine bırakılması amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürdüğü aktarıldı. FBI görevlilerinin, "Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu öldürdüğüne inanıyor musun?" sorusuna Altaş'ın olumlu yanıt verdiği belirtildi. Altaş'ın bu kanaatinin gerekçesi olarak cinayete tanık olduğunu ileri sürdüğü kaydedildi. Gülistan Doku'nun otomobile bindirildiğini öne sürdü Altaş'ın anlatımına göre olay 5 Ocak 2020 gecesi meydana geldi. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku'nun bulunduğu bölgeye gittiklerini ve Doku'yu köprü çevresinde gördüklerini iddia etti. Daha sonra Doku'nun BMW marka otomobile bindiğini öne süren Altaş, araçta Sonel'in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku'nun ise arka koltukta bulunduğunu söyledi. Altaş, araç içerisinde Doku'nun kendilerine tepki gösterdiğini ve tartışmanın ardından çığlık attığını ileri sürdü. Ardından Sonel'in araçtaki bir tabancayla Doku'ya ateş ettiğini iddia eden Altaş, genç kadının hayatını kaybettiğini gördüğünü söyledi. Bu anlatımların tamamının Altaş'ın beyanlarına dayandığı ve soruşturma makamlarınca değerlendirildiği belirtildi. "Cesedi bagaja taşıdık" iddiası Altaş, ateş edilmesinin ardından Sonel'e neden Doku'yu öldürdüğünü sorduğunu, Sonel'in ise kendisinden susmasını ve cesedin taşınmasına yardım etmesini istediğini öne sürdü. Başlangıçta bunu reddettiğini söyleyen Altaş, daha sonra Doku'nun cesedini birlikte BMW'nin bagajına koyduklarını iddia etti. Altaş ayrıca, cesedin araca konulmasının ardından Sonel'in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu'nu telefonla aradığını öne sürdü. "Babam bu işi halledecek" sözleri Altaş'ın ifadesine göre Sonel ile Eroğlu yaklaşık 15-20 dakika görüştü. Görüşmenin ardından Sonel'in kendisine susmasını ve olaydan kimseye bahsetmemesini söylediğini iddia eden Altaş, "Bu mesele ortadan kalkmaz" şeklindeki sözlerine karşılık Sonel'in babasının konuyu halledeceğini söylediğini öne sürdü. Altaş, ertesi sabah Sonel'in kendisini tekrar aradığını ve olayın halledildiğini söylediğini de iddia etti. Ceset için Pertek yolu iddiası FBI tutanağında yer aldığı belirtilen bir diğer iddia ise Doku'nun cesedinin bulunabileceği yerle ilgili oldu. Altaş, Sonel'in kendisine cesedin olay bölgesinden Pertek yönünde yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini öne sürdü. Daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzelten Altaş, cesedin yeni yapılan bir yolun kenarına gömülmüş olabileceğini tahmin etti. Altaş, bu bölümün doğrudan gördüğü bir olaya değil, Sonel'den aldığını öne sürdüğü bilgilere dayandığını belirtti. Baz ve PTS kayıtları sorguda gündeme geldi FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verilerinin de Altaş'a gösterildiği aktarıldı. Dosyadaki tespitlere göre Altaş'ın 5 Ocak 2020 saat 22.09'da Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu belirtildi. Mustafa Türkay Sonel'in 22.08-22.37, Şükrü Eroğlu'nun ise 22.08'de aynı bölgede bulunduğu yönündeki kayıtların da sorguda gündeme getirildiği ifade edildi. PTS verilerine göre Sonel'in kullandığı BMW'nin saat 22.17.51'de Tunceli'den Elazığ yönüne çıktığı, 22.30.17'de ise Tunceli yönüne döndüğü aktarıldı. Aracın dönüşü sırasında sürücü koltuğunda Sonel'in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş'ın bulunduğunun belirlendiği kaydedildi. Kamera kayıtlarıyla ilgili iddia Söz konusu kayıtların Altaş'ın ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlilerinin sorguyu derinleştirdiği belirtildi. Altaş'ın daha sonra Sonel ile aynı BMW'yle köprü bölgesine geri döndüklerini söylediği aktarıldı. Altaş, dönüş gerekçesinin bölgede kamera bulunup bulunmadığını kontrol etmek olduğunu öne sürdü. Üniversite kamerasının kayıtlarıyla ilgili sorulara da yanıt veren Altaş, Sonel'in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Ancak kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini ifade etti. Tehdit edildiğini ve para teklif edildiğini öne sürdü Altaş, olayın ardından Sonel tarafından tehdit edildiğini de ileri sürdü. Sonel'in kendisine ve ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu iddia eden Altaş, olay hakkında susması için kendisine para teklif edildiğini de öne sürdü. Altaş ayrıca Sonel'in kendisine ailesinin devlet içindeki gücüne ilişkin ifadeler kullandığını iddia etti. Bu iddiaların da FBI tutanağında Altaş'ın beyanları kapsamında yer aldığı belirtildi. Hamilelik ve kürtaj iddiasında geri adım attı Sorguda, Gülistan Doku'nun hamile kaldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki daha önce ortaya atılan iddialar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede bu yönde ifadeler kullandığının hatırlatılması üzerine, söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği aktarıldı. Altaş'ın daha sonra hamilelik ve kürtajla ilgili bazı ayrıntıları tahmin etmiş olabileceğini ve her şeyi hatırlamadığını savunduğu belirtildi. "Ceset videosu gönderildi" iddiası FBI sorgusunda gündeme gelen bir diğer konu ise Altaş'a WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen bir video oldu. Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine yalnızca bir kez izlenebilen bir video gönderdiğini ve görüntülerde bir kişinin ceset parçası tuttuğunu söylediğini aktardı. Videonun Sonel tarafından gönderildiğini doğrulayan Altaş, görüntülerdeki cesedin Gülistan Doku'ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini ifade etti. FBI görevlilerinin, daha önce videodaki kişinin Doku olduğunu söylediği yönündeki beyanını hatırlatması üzerine Altaş'ın bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, ancak görüntüyü net şekilde göremediğini savunduğu belirtildi. "Olay sırasında oradaydım" dedi FBI görevlilerinin Altaş'a Doku'nun öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığını ve olaya bizzat tanık olup olmadığını sorduğu aktarıldı. Altaş'ın her iki soruya da olumlu yanıt verdiği, iki günlük sorgu boyunca ortaya çıkan çelişkili anlatımlara rağmen olay sırasında bölgede bulunduğu yönündeki beyanını sürdürdüğü belirtildi. Babasına gönderdiği mesaj da soruldu Soruşturmada dikkat çekilen delillerden biri olarak, Altaş'ın babası Celal Altaş'ın telefonunda bulunan WhatsApp mesajı da FBI sorgusunda gündeme geldi. Umut Altaş'ın babasına gönderdiği belirtilen mesajda, kendisinin susturulduğuna ilişkin ifadelerin yer aldığı aktarıldı. FBI görevlilerinin mesajı sorması üzerine Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti ancak neden bu ifadeleri kullandığını hatırlamadığını söyledi. ABD'ye gidiş kararının kimin tarafından alındığı da sorguda soruldu. Altaş'ın önce bunun kendi kararı olduğunu söylediği, daha sonra ise kararın ailece alındığını ifade ettiği belirtildi. ABD'ye geçişini anlattı Altaş, 25 Mayıs 2022'de İstanbul'dan Meksika'ya uçtuğunu ve ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek için bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini öne süren Altaş, bu paranın Tunceli'de babası tarafından ilgili kişiye verildiğini iddia etti. Eski tarihlere ilişkin baz kayıtları da soruldu Soruşturmada Doku'nun kaybolmasından önceki dönemle ilgili bazı kayıtların da FBI sorgusunda gündeme getirildiği aktarıldı. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019'da saat 15.31-16.22 arasında Altaş ile Doku'nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı bölgede bulunduğunun tespit edildiği belirtildi. Altaş, kendisinin ve Mustafa Türkay Sonel'in bölgede bulunduğunu, Doku'nun da orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın Sonel tarafından takip edildiğini, daha sonra birlikte binaya girdiklerini ve yaklaşık 15 dakika sonra çıktıklarını anlattı. Bu kişinin Doku olup olmadığı sorusuna ise Altaş'ın "Mümkün olabilir" yanıtını verdiği aktarıldı. Altaş, dönemin valisini suçladı İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlilerine Gülistan Doku hakkında bildiklerinin tamamını anlattığını söyleyen Altaş, soruşturmanın adil yürütülmediğini ileri sürdü. Altaş, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'i olayın üzerinin kapatılması ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'in adli makamlara teslim edilmemesiyle suçladı. Altaş'ın FBI'a verdiği ifadede yer alan iddiaların, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin devam eden soruşturma kapsamında adli makamlar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Söz konusu beyanların kesinleşmiş bir yargı kararı niteliğinde olmadığı ve ilgili kişiler açısından suçluluk hükmü oluşturmadığı kaydedildi.

Yeni bir Android dolandırıcılığı... Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek! Haber

Yeni bir Android dolandırıcılığı... Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek!

ESET'in CallPhantom adını verdiği uygulamalar, herhangi bir telefon numarasının arama geçmişine, SMS kayıtlarına ve hatta WhatsApp arama kayıtlarına erişim sağladığını iddia ediyor. Bu etkinleştirmek için kullanıcılardan ödeme yapmaları isteniyor ancak karşılığında aldıkları tek şey rastgele oluşturulan veriler. ESET’in araştırması, toplamda 7,3 milyondan fazla kez indirilmiş 28 adet bu tür sahte uygulamayı tespit etti. ESET App Defense Alliance ortağı olarak bulgularını Google’a bildirdik ve Google, bu raporda tespit edilen tüm uygulamaları Google Play’den kaldırdı. CallPhantom uygulamaları, ağırlıklı olarak Hindistan ve daha geniş Asya Pasifik bölgesindeki Android kullanıcılarını hedef alıyor. Uygulamaların çoğunda Hindistan'ın +91 ülke kodu, önceden seçili olarak geliyor ve bu uygulamalar, esas olarak Hindistan'da kullanılan bir ödeme sistemi olan UPI'yi destekliyor. CallPhantom dolandırıcılığını ortaya çıkaran ESET araştırmacısı Lukáš Štefanko şu açıklamayı yaptı: “Kasım 2025’te, Google Play’de bulunan Call History of Any Number adlı bir uygulamayı tartışan bir Reddit gönderisiyle karşılaştık. Beklendiği gibi analizimiz bu uygulama tarafından sağlanan ‘arama geçmişi’ verilerinin tamamen uydurma olduğunu gösterdi — uygulama rastgele telefon numaraları oluşturuyor ve bunları doğrudan koda gömülmüş sabit isimler, arama saatleri ve arama süreleriyle eşleştiriyor.” Genel olarak, CallPhantom uygulamaları basit bir kullanıcı arayüzüne sahip ve müdahaleci veya hassas izinler talep etmez — buna gerek yoktur. Tesadüfen, bu uygulamalar gerçek arama, SMS veya WhatsApp verilerini alabilecek herhangi bir işlev içermez. ESET'in analiz ettiği CallPhantom uygulamalarında araştırmacılar, üç farklı ödeme yönteminin kullanıldığını gördü; bunlardan ikisi Google Play'in ödeme politikasını ihlal ediyor. Bazı uygulamalar, Google Play'in resmî faturalandırma sistemi üzerinden aboneliklere dayanıyordu. Diğerleri ise üçüncü taraflar aracılığıyla yapılan ödemelere dayanıyordu; bazı durumlarda, ödeme kartı ödeme formları doğrudan CallPhantom uygulamalarına dâhil edilmişti. Sahte hizmet için talep edilen ücretler, uygulamalar arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Uygulamalar ayrıca haftalık, aylık veya yıllık hizmetler gibi farklı abonelik paketleri sunuyor gibi görünüyor; talep edilen en yüksek fiyat 80 ABD doları. En düşük “abonelik kademesi” için talep edilen ortalama fiyat 5 Euro. Genel olarak, resmi Google Play faturalandırma sistemi üzerinden satın alınan abonelikler iptal edilebilir. Bu blog gönderisinde açıklanan 28 uygulama için uygulamalar Google Play'den kaldırıldığında mevcut abonelikler iptal edildi. Bazı durumlarda, Google Play satın alımları için geri ödeme yapılabilir. Satın alma işlemi Google Play dışında gerçekleştirildiyse — örneğin, uygulama içinden ödeme kartı bilgilerinin girilmesi veya üçüncü taraf hizmetler aracılığıyla ödeme yapılması gibi — Google aboneliği iptal edemez veya para iadesi yapamaz; bu durumda kullanıcıların ödeme sağlayıcılarıyla iletişime geçmesi gerekir.

WhatsApp üzerinden yapılan en son dolandırıcılık yöntemi olan ‘gizli eşleştirme’ hakkında ne biliyoruz? Haber

WhatsApp üzerinden yapılan en son dolandırıcılık yöntemi olan ‘gizli eşleştirme’ hakkında ne biliyoruz?

WhatsApp kullanıcılarını hedef alan yeni ve gelişmiş bir dolandırıcılık yöntemi hızla yayılıyor. ‘Gizli eşleştirme’ (Ghost Pairing) olarak bilinen bu yöntem, dolandırıcıların kurbanın WhatsApp hesabını parola kırmaya veya mesajları ele geçirmeye gerek duymadan ele geçirmesine olanak tanıyor. Uzmanlar, bu yöntemin kullanıcıları kandırmaya dayalı ‘sosyal mühendislik’ teknikleri üzerine kurulu olduğunu belirtiyor. Siber güvenlik uzmanları, yöntemin güvenilir kişi listelerinden yayıldığı için ‘son derece tehlikeli’ olduğunu vurguluyor. ‘Gizli eşleştirme’ sürecini anlamak Dolandırıcılık süreci genellikle güvenilir bir kişiden gelmiş gibi görünen masum bir mesajla başlıyor. Mağdurlar, “Merhaba, bu fotoğraftaki sen misin?” ya da “Fotoğrafını az önce buldum” gibi bir mesaj alabiliyor. Mesajda, sosyal medyada tanıdık bir paylaşıma yönlendiriyormuş izlenimi veren bir bağlantı yer alıyor. Bağlantıya tıklayan kullanıcılar, gerçek bir siteyi taklit edecek şekilde hazırlanmış sahte bir internet sayfasına yönlendiriliyor. Bu sayfa, içeriğin görüntülenebilmesi için kullanıcıdan kimliğini ‘doğrulamasını’ istiyor ve bu aşamada WhatsApp hesabının kullanılan cihazla eşleştirilmesi süreci başlatılıyor. Söz konusu süreçte kullanıcıdan cep telefonu numarasını girmesi talep ediliyor ve ardından bir eşleştirme kodu oluşturuluyor. Sahte sayfa, bu kodun WhatsApp’a girilmesini ‘güvenlik önlemi’ gibi göstererek mağduru yönlendiriyor. Bu adımın ardından, kullanıcı farkında olmadan saldırganın cihazını kendi WhatsApp hesabına bağlamış oluyor. Eşleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte saldırgan, mağdurun WhatsApp hesabına tam erişim sağlıyor; mesajları okuyabiliyor, medya dosyalarını indirebiliyor ve mağdurun bilgisi dışında mesaj gönderebiliyor. Dolandırıcılığın hızla yayılması ‘Gizli eşleştirme’ yoluyla gerçekleştirilen dolandırıcılık, kullanıcıların güven duygusunu hedef alması nedeniyle son derece tehlikeli olarak değerlendiriliyor. Bir hesabın ele geçirilmesinin ardından saldırganlar, bu hesabı kullanarak mağdurun kişi listesine ve sohbet gruplarına zararlı bağlantılar gönderebiliyor. Mesajların tanıdık ve güvenilir kaynaklardan geliyor gibi görünmesi, alıcıların bağlantılara tıklama ihtimalini artırıyor. Şarku’l Avsat’ın Observer Voice internet sitesinden aktardığına göre, söz konusu dolandırıcılık ilk olarak Avrupa’nın bazı bölgelerinde tespit edildi. Ancak uzmanlar, yöntemin belirli bir coğrafyayla sınırlı olmadığına ve dünya genelinde tüm WhatsApp kullanıcılarını hedef alabileceğine dikkat çekiyor. Dolandırıcılığın etkinliğini artıran en önemli unsurlardan biri de ‘sosyal mühendislik’ yöntemi. Dolandırıcılar, kullanıcıların kişi listelerindeki isimlere duyduğu güveni ve kendilerini güvende hissetme eğilimini istismar ederek, mağdurların tuzağa daha kolay düşmesini sağlıyor. ‘Gizli eşleştirme’ yöntemi, diğer dolandırıcılıklardan farklı olarak uygulamalardaki teknik açıkları ya da şifreleme zafiyetlerini hedef almıyor. Bu durum, dijital tehditlerde endişe verici bir eğilime işaret ediyor; Saldırganlar, teknik zayıflıklar yerine insan davranışlarını istismar etmeye odaklanıyor. Kendinizi nasıl koruyabilirsiniz? Uzmanlar, kullanıcıların ‘gizli eşleştirme’ dolandırıcılığına karşı teknik farkındalıklarını önceliklendirmesi gerektiğini vurguluyor. WhatsApp’ta ‘bağlı cihazlar’ listesinin düzenli olarak kontrol edilmesi, tanımadıkları cihazları tespit edip kaldırmalarına imkân sağlıyor. Ayrıca, kullanıcıların harici web siteleri üzerinden gönderilen eşleştirme kodu veya kimlik doğrulama taleplerine karşı dikkatli olmaları önem taşıyor. İki adımlı doğrulama (Two-step verification) özelliğinin etkinleştirilmesi, ek bir güvenlik katmanı sağlıyor. Uzmanlar, kullanıcıların beklenmedik mesajlara, hatta tanıdık kişilerden gelenlere bile temkinli yaklaşması ve bağlantılara tıklamadan önce doğruluğunu kontrol etmesi gerektiğini belirtiyor.

Dolandırıcılar Instagram ve WhatsApp hesaplarını çalıyor Haber

Dolandırıcılar Instagram ve WhatsApp hesaplarını çalıyor

Instagram ve WhatsApp, Türkiye’de internet kullanıcılarının en yoğun kullandığı platformlar arasında yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023 verilerine göre erkek kullanıcıların yaklaşık yüzde 88,7’si WhatsApp, yüzde 72,6’sı ise Instagram kullanıyor. Kadın kullanıcılarda da oranlar benzer düzeyde. Bu kadar yoğun kullanım, bu platformları dolandırıcılar için de doğal bir hedef hâline getiriyor. ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban Türkiye’de büyüyen bir sorun hâline gelen Instagram ve WhatsApp hesaplarının çalınması konusuna dikkat çekti; alınması gereken önlemler hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Instagram ve WhatsApp hesap çalma saldırıları, teknik olarak çoğu zaman karmaşık istismar zincirlerinden çok; “insan davranışını hedef alan sosyal mühendislik ve kimlik avı” yöntemlerine dayanıyor. Türkiye’de hem sıradan kullanıcılar hem de kamuya mal olmuş kişiler bu saldırıların hedefinde. Dolandırıcılar, ele geçirdikleri güven ilişkisini de kullanarak çok kısa sürede büyük maddi kayıplara yol açabiliyor. ESET açısından çözüm, yalnızca bir antivirüs veya tekil bir güvenlik ürünü kurmaktan ibaret değil. Etkili koruma; kullanıcı farkındalığı, güçlü kimlik ve parola yönetimi, çok faktörlü doğrulama, mobil ve uç nokta güvenliği ile bütünleşik bir “sıfır güven” yaklaşımı gerektiriyor. En zayıf halka hâlâ insan ama doğru araçlar ve alışkanlıklarla bu halkayı güçlendirmek mümkün. Neden Instagram ve WhatsApp? Türkiye’de sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline geldi. İş hayatı, okul ve aile içi iletişimde WhatsApp ve Instagram, resmî kanallar kadar etkili. Bu da iki kritik sonucu beraberinde getiriyor: Ele geçirilen bir hesap, sadece sahibini değil; “tüm rehberi ve takipçi ağını” doğrudan etkiliyor. Dolandırıcılar, “gerçek bir arkadaş veya aile üyesi” kimliğine bürünerek, klasik telefon dolandırıcılığından çok daha ikna edici olabiliyor. Dünya genelinde dijital dolandırıcılık kayıplarının 2023 yılında 1 trilyon ABD dolarını aştığı tahmin ediliyor. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları da bu zararın önemli bir kısmını oluşturuyor. Meta hakkında açılan bir dava dosyasında, yalnızca 2022 yılında günde ortalama 100 bin WhatsApp hesabının ele geçirildiği, 2023’te ise bu sayının 400 bine kadar çıktığı iddia ediliyor. Bu rakamlar, hesap ele geçirme saldırılarının ölçeğini ortaya koyuyor. Bireysel kullanıcılar için ESET’ten öneriler WhatsApp’ta İki Adımlı Doğrulama özelliğini (PIN kodu) etkinleştirin. Instagram’da İki Faktörlü Kimlik Doğrulama’yı (uygulama tabanlı doğrulama tercih ederek) açın. Her iki platformda da kullandığınız parolaların benzersiz ve uzun olmasına dikkat edin (en az 12 karakter, harf–rakam–sembol karışımı). Size gelen 6 haneli doğrulama kodunu kimseyle paylaşmayın. Ne WhatsApp ne Instagram ne de “destek ekibi” bu kodu sizden istemez. Mesaj içeriği ne kadar inandırıcı olursa olsun, yüksek tutarlı para veya acil talep içeren her mesajı farklı bir kanaldan (telefon, görüntülü arama) doğrulayın. Bilinmeyen kaynaklardan gelen linklere tıklamadan önce, adres çubuğunu ve alan adını dikkatle kontrol edin. Küçük bir harf farkı bile sahte siteye işaret edebilir. Android’de mümkün olduğunca sadece resmî mağaza (Google Play) üzerinden uygulama indirin; bilinmeyen kaynaklardan gelen APK dosyalarını kurmayın. Telefonunuzda güncel bir mobil güvenlik çözümü (örneğin ESET Mobile Security) bulundurun. İşletim sistemi ve uygulamaları güncel tutun; eski sürümlerde kritik güvenlik açıkları bulunabilir. Hesabınız ele geçirilirse yapmanız gerekenler: Öncelikle e-posta hesabınızın güvende olduğundan emin olun; gerekirse parolayı değiştirin ve 2FA açın. Instagram ve WhatsApp’ın resmî destek sayfalarındaki “Hesabım ele geçirildi” adımlarını eksiksiz takip edin. Dolandırıcılık iddiası varsa ödeme dekontları ve yazışmalarla birlikte savcılık veya emniyet birimlerine başvurun. Çevrenizi bilgilendirin; sizin adınıza gelebilecek yeni mesajlara karşı uyarın.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.