Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Washington

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Washington haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Washington haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump toplantıyı işaret etmişti: İran konusunda ‘Durum Odası’nda karar çıkmadı Haber

Trump toplantıyı işaret etmişti: İran konusunda ‘Durum Odası’nda karar çıkmadı

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran dosyasınailişkin karar sürecinin sürdüğünü duyurdu. “İran için nihai karar vereceğimizi söylediğim durum odasında toplanıyoruz” diyen Trump,Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda danışmanlarıyla görüşeceğini belirtti. Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Hürmüz Boğazı denilen, geçtiğimiz on yıllar boyunca her yönde sınırsız deniz trafiğine izinverilen bölgeden geçtim. İran, hiçbir zaman nükleer silaha ya da bombaya sahip olmamalı veolmayacaktır. Donanmamızın olağanüstü ve eş görülmemiş etkileri nedeniyle boğazda mahsurkalan artık eve dönüş sürecine başlayabilir. Şimdi nihai karar vermek için durum odasınageçiyoruz.” NYT: Yaklaşık iki saat süren toplantıdan karar çıkmadı Amerikan gazetesi New York Times (NYT), üst düzey ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde,Beyaz Saray’daki Durum Odası toplantısının yaklaşık iki saat sürdüğünü aktardı. Haberde, Trump’ın toplantıda İran’la olası bir anlaşma konusunu ele aldığı, ancak görüşmeninardından nihai bir karar vermediği belirtildi. Gazeteye konuşan kaynaklar, toplantının ardından Beyaz Saray tarafından resmi bir açıklamayapılmadığını kaydetti. Washington yönetiminin İran’a ilişkin nasıl bir yol haritası izleyeceği konusundaki belirsizlik isesürüyor.

Trump'ın 'İbrahim Anlaşmaları'nı genişletme denemesi soğuk karşılanıyor Haber

Trump'ın 'İbrahim Anlaşmaları'nı genişletme denemesi soğuk karşılanıyor

Amerikan internet sitesi Axios'ta yer alan bir rapora göre, Ortadoğu ülkelerindeki yetkililerDonald Trump'ın çağrısını ciddiye almadı. Rapora göre bu ülkeler, Trump'ın yalnızca Tahran ileyürüttüğü müzakerelerde İran'a taviz verebileceğinden endişe duyan "sertlik yanlısıCumhuriyetçi" destekçilerini yatıştırmak istediğini düşünüyor. İsmini açıklamayan bir Körfez diplomatı, Amerikan sitesine yaptığı açıklamada, "Bu sadeceöfkeli kitleyi sakinleştirmek için kullanılan zekice bir taktik" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda eski bir ABD'li yetkili, bazı Arap ülkelerinin Trump'ın bu talebini "zehirli bir hap"olarak gördüğünü ve talebin reddedilmesinin beklendiğini belirtti. Buna karşılık Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Trump'ın hamlesine destek vererek İbrahimAnlaşmaları'nın büyük ekonomik faydalar sağladığını ve Washington ile Tahran arasındaki olasıbir barış anlaşmasının tamamlayıcısı olabileceğini ifade etti. Donald Trump, Pazartesi günü Truth Social platformu üzerinden emir kipi içeren bir dille;Pakistan, Mısır, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan'ın anlaşmayı imzalamasını ve İsrail ilenormalleşme sürecine girmesini talep etmişti. Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn 2020'den beri anlaşmanın üyesi olsa da Suudi Arabistaniçin durum daha farklı. Bir Körfez yetkilisi, "Riyad'ın tutumu değişmezdir; biz yalnızca Filistin-İsrail sorunu için iki devletli çözümü destekliyoruz" dedi. En sert tepki ise Pakistan'dan En sert tepki ise Pakistan'dan geldi. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, ülkesinin buanlaşmaya katılmasını tamamen reddederek, "Bu bizim temel inançlarımıza aykırıdır"açıklamasında bulundu. Eski ABD'nin Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Ratney, Körfez ülkelerinin şu an iki ateşarasında kaldığını; Trump'ı öfkelendirmeden kendi stratejik çıkarlarını savunmaya çalıştıklarınıdüşünüyor. Her ne kadar Trump Orta Doğu için yeni bir harita çizmek istese de gözlemciler, "Filistinmeselesinin" İbrahim Anlaşmaları'nın genişlemesi önündeki en büyük engel olmaya devamettiğine inanıyor. Ayrıca Tahran ve Washington'un atacağı her adımın, bölge güvenliği ve enerjipiyasaları üzerinde doğrudan etkisi olacağı öngörülüyor.

ABD ve İran, dondurulmuş varlıklar konusunda bir anlaşmaya varmış olabilirler. Haber

ABD ve İran, dondurulmuş varlıklar konusunda bir anlaşmaya varmış olabilirler.

İran'ın, ABD ile savaşı sona erdirmek için yapılan görüşmelerde dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığın serbest bırakılmasını talep ettiği bildirildi. İran'ın yarı resmi Tasnim haber ajansı, 26 Mayıs'ta Tahran ve Washington arasında son halini alan 14 maddelik bir mutabakat zaptına göre, İran'ın dondurulmuş varlıklarının barış görüşmeleri sırasında serbest bırakılması gerektiğini bildirdi. Tasnim haber ajansının belirttiğine göre, İran dondurulmuş varlıkların yarısının mutabakat zaptının açıklanmasının ardından derhal serbest bırakılması, kalan kısmının ise 60 gün içinde devredilmesi konusunda ısrar etti. Kaynak, yurtdışındaki dondurulmuş varlıklar meselesinin Tahran için öncelikli bir konu olarak değerlendirilmesi nedeniyle, iki tarafın 27 Mayıs'ta bir anlaşma duyurmasının "oldukça muhtemel" olduğuna inanıyor. İran Parlamentosu Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf'ın 24 Mayıs'ta Katar'a yaptığı ziyaret, İran'ın talebinin yerine getirilmesi konusunda bir anlaşmaya varmayı amaçlıyordu. Buna göre İran, dondurulmuş 12 milyar dolarlık varlığa nasıl ilk erişimi sağlayabileceğini ve bu hedefe ulaşmanın önündeki engelleri nasıl kaldırabileceğini görüşecek. Kaynak, ziyaretin sonucunun olumlu olduğunu belirterek, gezi sırasındaki görüşmelerin genel olarak olumlu geçtiğini ve genel müzakere sürecinde ilerlemeye yol açtığını sözlerine ekledi. Ancak, ABD'nin geçmişteki davranışları göz önüne alındığında, İran çok temkinli davranıyor. Güney Kore ve Katar'daki dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasıyla ilgili olarak ABD ile yaşadığı geçmiş deneyimleri hatırlatan İran, benzer sorunların tekrarlanmasını önlemek için her aşamada dikkatli bir uygulama yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Bu arada, İran'ın yarı resmi Fars haber ajansı, İran müzakere ekibine yakın başka bir kaynağa atıfta bulunarak, Tahran'ın dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması da dahil olmak üzere ön koşulları yerine getirilmedikçe herhangi bir görüşme yapmayı reddettiğini bildirdi. Fars Haber Ajansı, İran ve ABD arasında müzakerelerle ilgili ciddi anlaşmazlıklardan birinin, Tahran'ın dondurulmuş varlıklarına erişim yöntemi olduğunu bildirdi. Bu sorun, Katar'ın arabuluculuğu ve girişimiyle çözülmeye çalışılıyor. Fars, Doha'da İranlı ve Katarlı yetkililer arasında yapılan görüşmelerin ardından bu sorunun çözümünde ilerleme kaydedildiğini belirtti. 25 Mayıs'ta, İran Parlamento Başkanı Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ve Merkez Bankası Başkanı Abdolnaser Hemmati'nin de aralarında bulunduğu üst düzey bir İran heyeti, ABD ile olası bir barış anlaşması konusunda Katar yetkilileriyle görüşmek üzere Doha'ya geldi. 23 Mayıs'ta İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağhay, devlet televizyonu IRIB'e verdiği demeçte, İran ve Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşı sona erdirmeye yönelik bir mutabakat zaptı üzerinde çalıştığını söyledi. Baghaei, "Öncelikle amacımız, 14 maddeden oluşan bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varmaktır" dedi. Tahran ve Washington'ın 30 ila 60 gün içinde, ABD'nin deniz saldırılarını durdurması ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakması gibi konuları da içeren nihai bir anlaşmaya varacağını belirtti. İran ve ABD, 40 günlük çatışmanın ardından 8 Nisan'da ateşkes ilan etti. Ancak, Nisan ortasında Pakistan'ın İslamabad kentinde yapılan ilk tur barış görüşmeleri somut sonuçlar vermedi. Son haftalarda ABD ve İran, Pakistan arabuluculuğuyla çatışmayı sona erdirmenin koşullarını özetleyen bir dizi plan ve öneri alışverişinde bulundular.

Netanyahu: Lübnan’daki askeri operasyonları yoğunlaştırıyoruz Haber

Netanyahu: Lübnan’daki askeri operasyonları yoğunlaştırıyoruz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün yaptığı açıklamada, Lübnan cephesine ilişkin yeniaskeri talimatları paylaştı. Netanyahu, ordunun Lübnan’daki operasyon sahasınıgenişleteceğini ve saldırıların yoğunlaşacağını vurguladı. "Güvenli bölgeyi genişletiyoruz" İsrail güçlerinin halihazırda Lübnan toprakları içerisinde mevzilendiğini hatırlatan Netanyahu,"Kendi talimatım, Savunma Bakanı’nın talimatı ve Genelkurmay Başkanlığı ile varılanmutabakat çerçevesinde Lübnan’daki operasyonlarımızı yoğunlaştırıyoruz. Lübnantopraklarındaki güvenli bölgemizi daha da genişleteceğiz" ifadelerini kullandı. Barış müzakerelerine Lübnan engeli Netanyahu’nun bu çıkışı, bölgesel diplomasi trafiğinin en kritik aşamasında geldi. İran ile ABDarasında süregelen nükleer ve barış müzakerelerinde Tahran yönetiminin en temel şartlarındanbiri; Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın tamamen durdurulmasıydı. İsrail’in operasyonları tırmandırma kararı, Washington-Tahran hattındaki anlaşma umutlarınıgölgeleyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hizbullah: İsrail mevzilerini vurduk Öte yandan Hizbullah, İsrail’in tırmandırma kararına saldırılarla yanıt verdiğini duyurdu. Örgütten yapılan açıklamada, Güney Lübnan sınır hattı boyunca konuşlu bulunan birçok İsrailaskeri noktasına yönelik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) kapsamlı saldırılar düzenlendiğisavunuldu.

Trump : Kaybedenlere kulak asmayın, en iyi anlaşmayı ben yapacağım Haber

Trump : Kaybedenlere kulak asmayın, en iyi anlaşmayı ben yapacağım

Obama dönemindeki nükleer anlaşmayı "nükleer silaha giden açık bir yol" olarak tanımlayan Trump, kendisinin "iyi ve doğru" bir anlaşmaya imza atacağını savundu. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile Washington arasında devam eden diplomatik trafik ve anlaşma taslağına yönelik gelen tepkiler üzerine sessizliğini bozdu. "Obama İran’a nakit para verip yolu açtı" Bugün yaptığı paylaşımda Trump, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmayı hedef aldı. Trump, "İran ile bir anlaşma yaparsam bu iyi ve doğru bir anlaşma olacak; Obama'nın yaptığı gibi İran'a yüklü miktarda nakit para verip nükleer silaha giden yolu ardına kadar açan bir anlaşma olmayacak" ifadelerini kullandı. "Kimse ne olduğunu bilmiyor" Trump, halihazırda yürütülen müzakerelerin içeriğine dair eleştiri getirenlerin henüz taslağı görmediğini belirtti. Anlaşmanın henüz tamamlanmadığını vurgulayan ABD Başkanı, "Yeni anlaşma eskisinin tam tersi olacak. Henüz kimse onu görmedi veya ne olduğunu bilmiyor. Hatta üzerinde tam olarak müzakere bile edilmedi" diyerek sürecin devam ettiğine işaret etti. Eleştirenlere "kaybedenler" yakıştırması Kendi müzakere stratejisine yönelik şüpheleri "kaybedenlerin yaygarası" olarak nitelendiren Trump, şu sert ifadeleri kullandı: "Bu yüzden o kaybedenlere kulak asmayın; hakkında hiçbir şey bilmedikleri bir şeyi eleştiriyorlar. Bu sorunu yıllar önce çözmesi gereken benden öncekilerin aksine, ben kötü bir anlaşma yapmayacağım."

Beyaz Saray yakınlarında Ateş açan şüpheli öldürüldü Haber

Beyaz Saray yakınlarında Ateş açan şüpheli öldürüldü

ABD'nin başkenti Washington'da akşam saatlerinde Beyaz Saray çevresinde duyulan silah sesleri güvenlik görevlilerini alarma geçirdi. ABD Gizli Servisi, Beyaz Saray yakınlarında çok sayıda silah sesi duyulmasıyla ilgili detayları kamuoyu ile paylaştı. Gizli Servis açıklamasında, şüpheli şahsın 17. Cadde ve Pennsylvania Avenue köşesine gelerek çantasından çıkardığı silahla ateş etmeye başladığı ve bunun üzerine Gizli Servis görevlilerinin şüpheliyi hedef aldığı bildirildi. Ağır yaralı olarak en yakın hastaneye kaldırılan şüphelinin hastanede hayatını kaybettiği kaydedilirken, o esnada çevrede bulunan bir kişinin de hafif yaralandığı ancak durumunun iyi olduğu açıklandı. Açıklamada herhangi bir güvenlik görevlisinin yara almadığı belirtildi. Canlı yayına yansımıştı ABD'nin başkenti Washington'da akşam saatlerinde Beyaz Saray çevresinde duyulan silah sesleri Beyaz Saray'ın içinde canlı yayın yapan bazı muhabirlerin yayınlarına da yansımış, seslerin Beyaz Saray'a yakın bir bölgede bulunan 17. Cadde ve Pennsylvania Avenue köşesinden geldiği bildirilmişti. Bahçedeki basın mensuplarını brifing salonuna toplayan Gizli Servis, Beyaz Saray çevresinde güvenlik önlemlerini artırmıştı. Öte yandan FBI Direktörü Kash Patel olayla ilgili bir paylaşımda bulunarak "olay yerinde olduğunu" ve "Gizli Servis ile birlikte çalıştıklarını" ifade etmişti. Söz konusu silah seslerinin duyulduğu esnada ABD Başkanı Donald Trump'ın da Beyaz Saray'da olduğu bildirilmişti. Beyaz Saray yakınlarında silah sesleri: Ateş açan şüpheli öldürüldü https://t.co/2YNKOlbFUw pic.twitter.com/EeCL7raxjI — Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) May 24, 2026

Reuters: Nükleer dosyada ABD yumuşadı, Tahran ise yeni koşullar sundu Haber

Reuters: Nükleer dosyada ABD yumuşadı, Tahran ise yeni koşullar sundu

Reuters’a konuşan İranlı üst düzey kaynaklar, Washington’ın bazı konularda "esneklik" gösterdiğini belirtirken; Beyaz Saray, Tahran’dan gelen ağırlaştırılmış şartlar karşısında askeri seçenekleri yeniden masaya yatırıyor. Reuters haber ajansına konuşan İranlı üst düzey bir yetkili, ABD’nin özellikle nükleer programın sınırlandırılmasına ilişkin maddelerde yumuşama emaresi gösterdiğini ve dondurulmuş varlıkların yüzde 25’ini serbest bırakmayı teklif ettiğini açıkladı. Ancak Tahran’ın bu "kademeli" plana yanıtı çok daha sert oldu. Tahran’ın 3 ağır şartı İran, Washington’ın sunduğu esnekliğe karşılık taleplerini ağırlaştırarak yeni bir öneri paketi sundu. Habere göre Tahran’ın masadaki şartları şunlar: Varlıkların tamamı: Dondurulmuş varlıkların sadece bir kısmının değil, tamamının kayıtsız şartsız serbest bırakılması. Kalıcı barış ve açık Hürmüz Boğazı: Savaşın kalıcı olarak durdurulması, tüm yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’nın eş zamanlı olarak trafiğe açılması. Nükleer erteleme: Nükleer dosyanın mevcut barış görüşmelerinden ayrıştırılarak daha ileri bir tarihe ertelenmesi. Trump’tan "yok oluş" uyarısı: Hiçbir şeyiniz kalmayacak Tahran’ın talepleri ağırlaştırmasına ABD Başkanı Donald Trump’tan tepki gecikmedi. Sosyal medya platformu Truth Social üzerinden sert bir uyarı yayınlayan Trump, İran’ı barış teklifini hemen kabul etmeye çağırarak, "Aksi takdirde onlardan geriye hiçbir şey kalmayacak" ifadelerini kullandı. Axios’a verdiği demeçte de "İran için zaman daralıyor" diyen Trump’ın; Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve CIA Direktörü John Ratcliffe ile bir araya gelerek askeri seçenekleri değerlendirdiği öğrenildi. ABD yönetiminin, Salı günü yapılacak üst düzey güvenlik toplantısında İran’a yönelik olası saldırı planlarını netleştirmesi bekleniyor. Bölge başkentlerinde mekik diplomasisi Savaşın durması için bölge ülkeleri de devrede. Pakistan İçişleri Bakanı hafta sonunu Tahran’da üst düzey temaslarla geçirirken; Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, hem Pakistan hem de İran tarafıyla yoğun bir telefon trafiği yürüttü.

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam Haber

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam

Trump, “Birinin bağımsız olmasını istemiyorum” ifadelerini kullanarak, ABD’nin Tayvan’a ilişkin mevcut politikasının değişmediğini savundu. Ancak açıklamanın zamanlaması, Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin’in Tayvan konusundaki sert tutumuyla karşı karşıya kalmasının hemen ardından gelmesi nedeniyle dikkat çekti. Şi’den Trump’a Tayvan uyarısı Çin devlet medyasına göre Şi Cinping, Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan meselesini “Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli konu” olarak nitelendirdi. Şi, meselenin yanlış yönetilmesi halinde iki ülkenin “karşı karşıya gelebileceği, hatta çatışmaya sürüklenebileceği” uyarısında bulundu. Trump ise dönüş yolunda gazetecilere, Şi ile Tayvan hakkında “çok fazla” konuştuklarını ancak ABD’nin Tayvan’ı savunup savunmayacağına ilişkin net bir cevap vermekten kaçındığını söyledi. Trump, Şi’nin Tayvan konusunda “çok güçlü hislere sahip olduğunu” belirterek, “Bağımsızlık yönünde bir hareket görmek istemiyor” dedi. “9 bin 500 mil gidip savaşmak istemiyorum” Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada ABD’nin Tayvan için Çin’le savaşa girme ihtimaline mesafeli konuştu. “Biliyorsunuz, 9 bin 500 mil gidip savaşmamız bekleniyor. Ben bunu istemiyorum. Onların sakinleşmesini istiyorum. Çin’in de sakinleşmesini istiyorum” diyen Trump, Çin ile Tayvan arasında savaş öngörmediğini de söyledi. Trump, “Hayır, sanmıyorum. Bence iyi olacağız. Şi savaş görmek istemiyor” ifadelerini kullandı. Washington’ın Tayvan dengesi ABD, Tayvan’ı resmen bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ancak uzun yıllardır Tayvan’a savunma kapasitesi sağlamayı öngören yasal yükümlülükler çerçevesinde Ada’ya silah satışı yapıyor. Washington’ın geleneksel politikası, Çin’in “tek Çin” iddiasını diplomatik olarak dikkate almak, ancak Tayvan’ın güvenliğini de dolaylı biçimde desteklemek üzerine kurulu. Trump’ın açıklaması ise bu hassas denge içinde Tayvan’a verilen desteğin sınırları konusunda yeni soru işaretleri yarattı. 11 milyar dolarlık silah satışı belirsiz Trump yönetimi geçen yıl Tayvan’a gelişmiş roket sistemleri ve çeşitli füzeleri içeren yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satış paketi açıklamıştı. Çin bu karara sert tepki göstermişti. Trump, söz konusu satışın devam edip etmeyeceğine yakında karar vereceğini belirtti. Şi ile bu konuyu “çok ayrıntılı” konuştuklarını söyleyen Trump, Tayvan yönetimiyle de görüşebileceğini ima etti. Ancak ABD başkanlarının Tayvan lideriyle doğrudan görüşmesi alışılmış bir diplomatik adım değil. Böyle bir temasın Pekin’le ciddi gerilime yol açabileceği belirtiliyor. Tayvan’dan temkinli cevap Tayvan Dışişleri Bakan Yardımcısı Chen Ming-chi, Trump’ın sözlerinin tam olarak ne anlama geldiğinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi. Chen, ABD’nin Tayvan’a silah satışlarının Amerikan yasaları çerçevesinde güvence altına alındığını vurguladı. Tayvan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada da ABD silah satışlarının bölgesel tehditlere karşı ortak caydırıcılığın parçası olduğu ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.