Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Washington

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Washington haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Washington haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Başkan Yardımcısı Vance: Görüşmelerin devamı İran'a bağlı Haber

ABD Başkan Yardımcısı Vance: Görüşmelerin devamı İran'a bağlı

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile Pakistan'da yapılan görüşmelerde çok ilerleme kaydedildiğini ancak görüşmelerin devamı ve olası anlaşmanın İran’a bağlı olduğunu söyledi. ABD Başkan Yardımcısı Vance, Amerikan Fox News kanalına İran ile müzakerelere ilişkin açıklamada bulundu. Pakistan’daki İran heyetinin anlaşma sonuçlandırma yetkisine sahip olmadığını iddia eden Vance, ABD heyetinin bu nedenle oradan ayrıldığını öne sürdü. Vance, daha fazla görüşme olup olmayacağı ve nihayetinde bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı konusunda “bence top (karar) İran’ın sahasında” yorumunda bulundu. “İran'ın ekonomik olarak normal bir ülke olabilmesi için nükleer silah peşinde olmaması gerektiğini” savunan Vance, anlaşma sağlanamamasına rağmen görüşmelere ilişkin çok ilerleme kaydettiklerini söyledi. Vance, “Bazı iyi görüşmeler yaptık. Sanırım ilk kez İran hükümeti ile ABD hükümetinin bu kadar üst düzeyde görüştüğünü gördünüz.” dedi. - Pakistan'daki müzakerelerde anlaşmaya varılamamıştı ABD ve İsrail'in 28 Şubat’ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı. Washington ve Tahran yönetimleri, Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı. İran yönetimi ise müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.

Birleşmiş Milletler raporu: Zengin ve fakir ülkeler arasındaki uçurum giderek büyüyor. Haber

Birleşmiş Milletler raporu: Zengin ve fakir ülkeler arasındaki uçurum giderek büyüyor.

Rapor ayrıca, geçen yıl verilen ve henüz hayata geçirilmemiş birçok küresel finansal reform taahhüdüne rağmen, ülkeler arasındaki giderek genişleyen servet uçurumunu da vurguluyor. Başlıca finans kurumlarının reformu da dahil olmak üzere önlemlerin bu uçurumu daraltmak için kilit öneme sahip olduğu düşünülüyor, ancak ilerleme yavaş kalıyor. Geçtiğimiz Haziran ayında İspanya'nın Sevilla kentinde kabul edilen planın değerlendirmesi, 13 Nisan'da Washington, D.C.'de başlayacak Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası toplantıları öncesinde yayınlandı. Bu iki kurum, küresel ekonomik büyümeyi teşvik etmede merkezi bir rol oynamaktadır. IMF Genel Direktörü Kristalina Georgieva, örgütün küresel büyüme tahminini yukarı yönlü revize etmeye hazır olduğunu ancak İran'la ilgili gerilimlerin dünya ekonomik görünümüne gölge düşürdüğünü söyledi. Bu arada, BM Ekonomik ve Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Li Junhua, jeopolitikgerilimlerin gelişmekte olan ülkelerin finansman sağlamasını daha da zorlaştırdığını belirtti. Jeopolitik faktörlerin ekonomik politikaya giderek daha fazla hakim olması nedeniyle bunun uluslararası işbirliği için "özellikle tehlikeli" bir dönem olduğu konusunda uyardı. Rapor ayrıca, artan ticaret engellerinin ve ardı ardına gelen iklim şoklarının bu eşitsizliği daha da kötüleştirdiğine dikkat çekiyor. Geçen yılki Sevilla konferansında birçok ülke, yoksul ülkelerdeki yatırımların artırılması ve IMF ile Dünya Bankası da dahil olmak üzere uluslararası finans yapısında reformlar yapılması yoluyla kalkınma için yıllık 4 trilyon dolarlık finansman açığını kapatmak üzere "Sevilla Taahhüdü"nü kabul etti. BM Genel Sekreteri António Guterres, bu iki kurumda kapsamlı reformlar yapılması çağrısında bulunarak, IMF'nin daha çok zengin ülkelere fayda sağladığını, Dünya Bankası'nın ise özellikle onlarca ülkeyi borç krizine sürükleyen COVID-19 pandemisi sırasında misyonunu yerine getirmekte başarısız olduğunu savundu. Bu eleştiriler aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin, karar alma süreçlerinde Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı ​​müttefiklerinin baskın etkisine karşı artan hoşnutsuzluğunu da yansıtıyor. Finansal açığı kapatmak için "en büyük umut" olarak görülmesine rağmen, "Sevilla Anlaşması"nın uygulanması sayısız engelle karşı karşıya. 2025 yılında, 25 ülke kalkınma yardımlarını kesti ve bu da bir önceki yıla kıyasla toplam desteğin %23 oranında azalmasına yol açtı; bu, şimdiye kadar kaydedilen en keskin düşüş oldu ve yalnızca ABD'de %59'luk bir azalma yaşandı. Ön veriler, bu eğilimin 2026'da %5,8'lik bir azalmayla daha devam edebileceğini gösteriyor. Ayrıca rapor, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin politikaları da dahil olmak üzere gümrük tarifesi politikalarının olumsuz etkilerini vurguluyor. En yoksul ülkelerden yapılan ihracata uygulanan ortalama gümrük vergileri 2025 yılında %9'dan %28'e yükselirken, gelişmekte olan ülkelerde (Çin hariç) de gümrük vergileri %2'den %19'a çıktı; bu da büyüme beklentilerini daha da zayıflattı ve kalkınma fırsatlarını daralttı.

İslamabad görüşmeleri başlıyor: ABD heyeti Pakistan’da Haber

İslamabad görüşmeleri başlıyor: ABD heyeti Pakistan’da

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’i taşıyan "Air Force Two" uçağı bugün sabah saatlerinde İslamabad’a iniş yaptı. Bu ziyaret, 2011 yılından bu yana bir ABD Başkan Yardımcısı'nın Pakistan’a gerçekleştirdiği ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Heyette Vance’in yanı sıra Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, damadı ve başdanışmanı Jared Kushner ile CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper da yer alıyor. İran heyeti en üst düzeyde temsil ediliyor İran tarafı ise İslamabad’a Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığındaki bir heyetle katılıyor. Heyette Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Ekber Ahmediyan ve Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Hemmati gibi kilit isimler bulunuyor. Görüşmelerin formatı: Hem doğrudan hem dolaylı Pakistan’ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen ve "İslamabad Görüşmeleri" olarak adlandırılan müzakereler, yoğun güvenlik önlemleri altında gizli bir noktada yürütülüyor. Pakistanlı yetkililer, görüşmelerin hem doğrudan hem de dolaylı formatlarda yapılacağını ve müzakerelerin birkaç gün sürebileceğini belirtiyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, bu turu "kalıcı bir ateşkes arayışında kader anı" olarak nitelendirdi. Görüşmelere Pakistan tarafını temsilen Dışişleri Bakanı İshak Dar, Ordu Komutanı General Asım Münir ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Muhammed Asım Malik eşlik ediyor. Dünyanın gözü bu zirvede İki haftalık geçici ateşkes süreci devam ederken gerçekleşen bu zirve, bölgenin kaderini belirleyecek. Görüşmelerden çıkacak sonuç, Ortadoğu’nun topyekun bir savaşa mı sürükleneceğini yoksa kalıcı bir barış zeminine mi oturacağını tayin edecek. Heyette yer alan JD Vance’in geçmişte bir deniz piyadesi olarak 2005 yılında Irak’ta görev yapmış olması, bölgeyi yakından tanıyan bir isim olarak müzakerelerdeki profilini güçlendiriyor. Washington ve Tahran heyetlerinin bugün itibarıyla ilk temasları gerçekleştirmesi bekleniyor.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi saldırıların durmasına bağlı Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi saldırıların durmasına bağlı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki son gelişmeler ve savaşın muhtemel sonuçları ele alındı. Pezeşkiyan, AB ve bazı Avrupa ülkelerinin ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşı "olumsuz ve taraflı" bir tutum sergilediğini belirterek, "ABD ve siyonist rejimin İran’a yönelik askeri saldırısı yalnızca İran halkına karşı benzeri görülmemiş bir suç değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğünün açık ihlali ve Avrupa Birliği’nin koruma iddiasında bulunduğu tüm ilke ve kurallara yönelik bir saldırıdır" ifadelerini kullandı. İran’ın ABD ile müzakerelere "samimi ve yapıcı" bir yaklaşımla girdiğini ancak müzakereler sürerken ikinci kez saldırıya uğradığını belirten Pezeşkiyan, bunun Washington yönetiminin diplomasiye inanmadığını ve yalnızca kendi çıkarlarını dayatmayı amaçladığını gösterdiğini söyledi. "Komşu ülkeler sorumluluklarını yerine getirmedi" İran’ın meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, "Komşu ülkelerin egemenliğine saygı duyuyoruz, onlara yönelik herhangi bir saldırı niyetimiz yok. Ancak bu ülkelerde bulunan ABD üslerinden İran’a yönelik saldırılar gerçekleştiriliyor. Söz konusu ülkeler ise topraklarının İran’a karşı kullanılmasını engelleme yönündeki uluslararası sorumluluklarını yerine getirmedi" dedi. "Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi saldırıların durmasına bağlı" Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumun ABD ve İsrail’in "saldırgan politikalarının sonucu" olduğunu belirten Pezeşkiyan, "Hürmüz Boğazı, saldırgan taraflara ve onları destekleyenlere kapalıdır. Bu savaşta herhangi bir bahaneyle yapılacak her türlü dış müdahale tehlikeli sonuçlar doğuracaktır. Durumun normale dönmesi, ABD ve İsrail’in saldırılarını durdurmasına bağlı. Biz hiçbir zaman gerilim ya da savaş arayışında olmadık. Gerekli şartların oluşması ve özellikle saldırıların tekrarlanmayacağına dair güvence verilmesi halinde, bu savaşın sona ermesi için gerekli iradeye sahibiz" dedi. Avrupa Birliği’ne eleştiri ve çağrı AB’nin ABD ve İsrail’in saldırıları karşısındaki sessizliğini eleştiren Pezeşkiyan, Avrupa ülkelerine çağrıda bulunarak, "Avrupa Birliği’nin ABD ve Siyonistlerin işlediği suçlar karşısındaki sessizliği üzücü ve insan hakları iddialarıyla çelişmektedir. Avrupa ülkeleri İran’a karşı yıkıcı yaklaşımlar yerine politikalarını uluslararası hukuk temelinde düzenlemelidir" ifadelerini kullandı. "Avrupa saldırıyı desteklemiyor" Costa ise görüşmede, bölgede savaş ve gerilimin sona ermesi gerektiğini vurgulayarak, bu çatışmanın küresel siyasi ve ekonomik etkilerine ilişkin endişelerini dile getirdi. Avrupa ülkelerinin İran’a yönelik saldırıyı desteklemediğini ve bu durumun uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğunu ifade eden Costa, sorunların müzakere ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini kaydetti.

ABD Başkanı Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini söyledi. Haber

ABD Başkanı Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini söyledi.

İsrail'in Kanal 14'üne verdiği bir röportajda, Washington'un bu hayati öneme sahip boğazın kontrolünü ele geçirebilecek kapasitede olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, kesinlikle, bu zaten oluyor" şeklinde yanıt verdi. Hürmüz Boğazı, dünyanın petrol arzının beşte birinin geçiş güzergahıdır. ABD ordusunun açıklamasına göre, ABD Ortadoğu'ya on binlerce deniz piyadesi konuşlandırdı ve iki dalgadan ilki geçen Cuma günü bir amfibi hücum gemisiyle bölgeye ulaştı. ABD medyasının ABD'li yetkililere dayandırdığı haberlere göre, ABD Savaş Bakanlığı İran'da haftalarca sürecek kara operasyonlarına hazırlanıyor. Pentagon'un ayrıca kara kuvvetlerini de içerebilecek askeriseçenekleri değerlendirdiği bildiriliyor. ABD Başkanı ayrıca, İran'ın askeri operasyonlardan kaynaklanan ağır baskı nedeniyle bir anlaşmaya varmak konusunda gerçekten istekli olduğunu söyledi. Ona göre, Tahran'ın uğradığı zarar çok büyük ve bu da onları müzakere masasına oturmaktan başka çare bırakmıyor. Trump, "Bence bir anlaşma yapmak konusunda çok istekliler" dedi. 28 Şubat'tan bu yana ABD ve İsrail, İran'a aralıksız hava saldırıları düzenleyerek, o zamanki Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney de dahil olmak üzere 1.340'tan fazla kişinin ölümüne neden oldu. Buna karşılık İran, İsrail'in yanı sıra ABD askeri varlıklarına ev sahipliği yapan Ürdün, Irak ve Körfez ülkelerini hedef alan insansız hava aracı ve füze saldırıları başlattı.

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi. Haber

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi.

ABD’de Donald Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen milyonlarca kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” . Yaklaşık 9 milyon kişinin katıldığı tahmin edilen gösteriler, ABD tarihindeki en kitlesel eylemlerden biri olarak kayıtlara geçti. Etkinliğe katılan Senatör Bernie Sanders da vatandaşların ülkenin geleceğini şekillendirmedeki rolünü vurgulayarak demokratik ilkelerin korunması çağrısında bulundu. Büyük çaplı gösteriler yalnızca Minnesota ile sınırlı kalmadı; New York, Los Angeles, Philadelphia, Dallas ve Washington, D.C. dahil olmak üzere birçok şehirde de kaydedildi. Dikkat çekici bir şekilde, bu etkinliklerin yaklaşık üçte ikisi büyük şehirlerin dışında gerçekleşti ve bu da hareketin giderek artan etkisini gösterdi. Dallas'ta protestocular ve karşı protesto grupları arasında çeşitli çatışmalar yaşandı. Güvenlik ve düzeni sağlamak amacıyla kolluk kuvvetleri çok sayıda tutuklama gerçekleştirdi. Reuters/Ipsos anketine göre, Başkan Donald Trump'ın onay oranı şu anda %36 seviyesinde olup, Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana en düşük seviyesinde bulunuyor. Bu arada, Cumhuriyetçiler protestoları eleştirerek, bazı aşırı görüşlerin güçlendirildiğini savundular ve muhalif politikacıların hareketi açıkça desteklemesinden endişe duyduklarını dile getirdiler. Gözlemciler, protesto dalgasının, Amerika Birleşik Devletleri'nin yıl sonundaki ara seçimlere hazırlık dönemine girdiği ve geleneksel olarak Cumhuriyetçi Parti'nin kalesi olarak kabul edilen bölgeler de dahil olmak üzere birçok eyalette siyasi kampanyaların arttığı işaretlerinin görüldüğü bir dönemde gerçekleştiğine inanıyor. Washington'da protesto gösterisine katılan 45 yaşındaki Morgan Taylor, Trump'ın İran'daki askeriharekatına öfkelendiğini belirterek, bunu "anlamsız bir savaş" olarak nitelendirdi. "Kimse bize saldırmadı. Orada olmamıza gerek yoktu" dedi. “Kral Yok” hareketi Haziran 2025'te başlatıldı ve hızla ülke geneline yayıldı. Protestolar, organizatörlerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına karşı harekete geçilmesi çağrısında bulunduğu bir ortamda gerçekleşti; bu çatışma dördüncü haftasına girmişti. Hollywood’un efsane aktörü Robert De Niro, New York’taki eylemlerin sembol ismi oldu. Ünlü oluncu meydanları dolduran yüz binlere, şu sözlerle hitap etti: ABD’de Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen Yaklaşık 9 milyon kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” Robert De Niro, eylemlerin sembol ismi oldu. pic.twitter.com/FW5sl59ICC — 724.guncelhaber (@724guncelhaber) March 30, 2026 “Her lanet olası günde yeni ve çılgın bir şey oluyor. Ama bugün farklı! Çünkü ülke genelinde; şehirlerde, kasabalarda, fabrikalarda ve çiftliklerde milyonlarca insan bir araya gelip tek bir ağızdan haykırıyor: KRALA HAYIR!”

ABD Senatosu, Trump'ın İran’a yönelik saldırılarını sınırlayan tasarıyı reddetti Haber

ABD Senatosu, Trump'ın İran’a yönelik saldırılarını sınırlayan tasarıyı reddetti

ABD Senatosu’nda, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik olası ya da devam eden askeri operasyonlarının Kongre denetimine tabi tutulmasını amaçlayan “savaş yetkileri” tasarısı oylamaya sunuldu. Demokrat senatörler tarafından hazırlanan tasarı, yapılan oylamada 47 “evet” oyuna karşılık 53 “hayır” oyuyla reddedildi. Oylamada dikkat çeken bir ayrışma yaşandı. Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul partisinin çoğunluk tutumundan ayrılarak tasarı lehinde oy kullanırken, Demokrat Senatör John Fetterman ise tasarıya karşı çıktı. “Savaş Yetkileri Yasası” neyi kapsıyor? 1973 tarihli “Savaş Yetkileri Yasası”, ABD başkanının herhangi bir ülkeye yönelik askeri müdahale kararını Kongre onayına bağlamayı amaçlıyor. Yasa ayrıca, başkanın böyle bir adım atmadan önce Kongre’yi bilgilendirmesini zorunlu kılıyor. ABD-İsrail’in İran’a saldırıları İsrail ve ABD, Tahran ile Washington arasında müzakerelerin sürdüğü bir dönemde, 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri saldırılar başlattı. İran ise bu saldırılara, İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bölgedeki bazı hedefleri vurarak karşılık verdi. ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılarda, İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi. İranlı yetkililere göre saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı bin 348’i aşarken, yaralı sayısı ise 17 bini geçti.

Küba, ulusal elektrik şebekesini yeniden aktif etti. Haber

Küba, ulusal elektrik şebekesini yeniden aktif etti.

Küba Ulusal Elektrik Kurumu'nun (UNE) yaptığı açıklamaya göre, Küba ulusal elektrik şebekesini tamamen eski haline getirerek saatlerce süren ülke çapındaki elektrik kesintilerine son verdi. Buna göre, Küba'nın ulusal elektrik şebekesi yerel saatle 18:11'de tamamen eski haline getirildi. Ancak Küba yetkilileri, elektrik üretiminin henüz talebi karşılamadığı için elektrik kesintilerinin devam edebileceği konusunda uyardı. Aynı gün, ülkenin en büyük petrol yakıtlı termik santrali olan Antonio Guiteras yeniden faaliyete geçirildi ve sistemin istikrara kavuşmasında önemli bir rol oynadı. Yakıt kıtlığının yanı sıra, olumsuz hava koşulları da Küba'nın enerji krizini daha da kötüleştirdi; Pazartesi öğleden sonra ülkenin büyük bir bölümünü soğuk hava kapladı ve güneş enerjisi santrallerinin verimliliğini düşürdü. Küba'da ülke genelinde yaşanan elektrik kesintisi, ABD ambargosu ve petrol ablukası nedeniyle yakıt tedarikinde yaşanan sıkıntıların ortasında meydana geldi. Dahası, ABD yönetimi son zamanlarda Küba'ya yönelik tehditlerini ve baskısını artırdı. Buna karşılık Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Washington'dan gelen "neredeyse her gün yapılan açık tehditleri" eleştirerek, ABD'nin taviz koparmak için Küba ekonomisini felç etmeye çalıştığını iddia etti. Nakliye verileri, yıl başından bu yana Küba'nın yalnızca iki küçük ölçekli petrol tankerinin petrol ithalatını kabul ettiğini gösteriyor. Küba ve ABD'nin gerilimi azaltmak için müzakerelere başladığı bildiriliyor. Küba, eşit şartlarda diyaloğa hazır olduğunu teyit ediyo

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.