Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Wang Yi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Wang Yi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Wang Yi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump-Xi zirvesinin gündemi: Hürmüz Boğazı ve İran krizi Haber

Trump-Xi zirvesinin gündemi: Hürmüz Boğazı ve İran krizi

13-15 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşmesi beklenen zirve, bir ABD başkanının neredeyse on yıl aradan sonra Çin'e ilk ziyareti olacak. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkiler açısından kritik bir dönemde gerçekleşecek. Zirvede Çin’in geçtiğimiz yıla oranla öncelikleri değişmiş durumda. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Cinping arasında uzun süredir beklenen Pekin zirvesinin ana gündemi başlangıçta ticaret savaş üzerineydi. Ancak İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan yeni kriz, görüşmenin önceliklerini değiştirdi. Şimdi Pekin için en kritik meselelerden biri, küresel enerji akışı açısından hayati önemdeki Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması. Zirve İran savaşı nedeniyle ertelendi 20 Şubat’ta Beyaz Saray’dan bir yetkili, Donald Trump’ın bir sonraki ay Pekin’e giderek Xi Cinping ile görüşeceğini doğrulamıştı. Görüşmenin ana başlığı ise ABD-Çin ticaret savaşıydı. Ancak bir hafta sonra Trump, İsrail ile birlikte İran’a yönelik ortak saldırıları onayladı ve Orta Doğu’da yeni bir savaş başladı. Krizin bölge dışına taşan etkileri Pekin’de de endişe yarattı ve liderler zirvesi ertelendi. Şimdi ise Trump ile Xi ’nin 13-15 Mayıs tarihlerinde Pekin’de bir araya gelmesi bekleniyor. Ancak Çin’in öncelikleri artık değişmiş durumda. Çin, yüksek gümrük tarifelerinin geri dönmesini istemiyor Pekin yönetimi, Trump’ın geçen yıl uygulamaya koyduğu ve tarafların Ekim ayında ateşkes benzeri bir uzlaşıya varmasından önce yüzde 145’e kadar çıkan yüksek gümrük tarifelerinin yeniden yürürlüğe girmemesini istiyor. Bununla birlikte Çin açısından daha acil mesele, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması. Çünkü Çin’in ham petrol ithalatının yaklaşık yarısı bu su yolundan geçiyor. Çin, enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi ve büyük rezervlere sahip olması nedeniyle diğer Asya ülkelerine kıyasla enerji şokundan daha az etkilenmiş durumda. Ancak Uluslararası Para Fonu’nun İran savaşı nedeniyle küresel resesyon riskine dikkat çekmesi, Pekin açısından daha büyük bir tehdit olarak görülüyor. Çin ekonomisinin yaklaşık beşte biri ihracata dayanıyor. Dünyadaki tüketimin düşmesi durumunda Çin ekonomisinin de ciddi zarar görebileceği değerlendiriliyor. “Çin kısa vadeye hazırlıklı ama uzun vadeli kriz daha tehlikeli” Uluslararası Kriz Grubu kıdemli danışmanı Ali Wyne, geçen hafta yaptığı değerlendirmede, “Bu çatışmanın sürmesinden çıkar sağlayacak hiçbir ülke yok” dedi. Wyne, Çin’in Hürmüz Boğazı’ndaki kısa süreli bir ticaret aksamasına birçok ABD müttefikinden daha hazırlıklı olduğunu, ancak uzun süreli bir kesintinin Çin açısından ciddi sorun yaratacağını söyledi. Bu nedenle Trump-Xi zirvesinin en önemli sorularından biri, Çin’in İran krizinin çözümü için nasıl bir rol üstleneceği olacak. Washington, Pekin’in İran üzerindeki etkisini kullanmasını istiyor Geçen ay çıkan haberlerde Çin’in, İran’ı önceki ateşkes görüşmelerinde ABD ile müzakere masasına dönmeye teşvik ettiği öne sürülmüştü. Geçen hafta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü. Çin tarafından yapılan açıklamada Wang Yi’nin Orta Doğu’daki çatışmaların “tamamen durdurulması” çağrısı yaptığı ve Çin’in İran’ın “ulusal egemenliği ve güvenliğini koruma” çabalarını desteklediği belirtildi. ABD yönetimi de giderek daha açık biçimde Çin’in İran konusunda devreye girmesini istediğini gösteriyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Pekin’in İran üzerindeki baskısını artırarak Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına katkı sunmasını beklediklerini söyledi. “Trump alışık olmadığı bir pozisyonda” Chicago Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Dali Yang’a göre, Trump’ın Çin’den yardım istemesi görüşmenin dengelerini değiştirebilir. Yang, “Trump şu anda Çin liderinden yardım isteyen bir durumda. Bu onun alışık olduğu bir pozisyon değil” değerlendirmesinde bulundu. Uzmanlara göre Pekin, İran üzerindeki etkisini ticaret ve Tayvan başlıklarında elini güçlendirecek bir koz olarak da kullanabilir. Ticaret savaşında “sumo güreşi” benzetmesi ABD ile yaşanan ticaret savaşına rağmen Çin’in ticaret fazlası geçen yıl 1,2 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaştı. Çin’in en büyük müşterisi ise yine ABD oldu. Yang, karşılıklı tarifeler ve Çin’in nadir toprak elementleri ihracatına getirdiği sınırlamalar nedeniyle iki taraf arasındaki süreci “sumo güreşine” benzetti. “İki taraf da birbirini yıprattı ama sonuçta berabere kaldılar” diyen Yang, büyük bir ticaret anlaşması beklemediğini söyledi. Analistlere göre zirveden çıkabilecek en olası sonuç, Ekim ayında Güney Kore’de varılan geçici uzlaşının süresinin uzatılması olabilir. Pekin için asıl hassas konu Tayvan Çinli uzman Da Wei’ye göre zirvenin asıl kritik başlığı ise Tayvan’a yapılacak silah satışları olacak. ABD Kongresi geçen yıl Tayvan’a 11 milyar dolarlık silah satış paketini onaylamıştı. Pekin’in kendi toprağı olarak gördüğü Tayvan’a yönelik bu satışın Trump-Şi zirvesi öncesinde Dışişleri Bakanlığı tarafından beklemeye alındığı belirtiliyor. Ancak Çin yönetimi satışın tamamen iptal edilmesini istiyor. Öte yandan Tayvan Meclisi cuma günü aylar süren tartışmaların ardından 25 milyar dolarlık özel savunma bütçesini kabul etti. Kabul edilen bütçenin hükümetin talep ettiğinden daha düşük olduğu ve yalnızca ABD’den yapılacak alımları kapsayacağı belirtildi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise Tayvan’ın yerli savunma kapasitesine yönelik finansmanın geciktirilmesini “Çin Komünist Partisi’ne verilmiş bir taviz” olarak değerlendirdi. Pekin, Trump yönetimini daha “yumuşak” görüyor Pekin yönetimi, bazı konuların Kongre denetiminde olduğunu ve Trump’ın doğrudan kontrolünde bulunmadığını biliyor. Ancak Çin’in, özellikle söylem düzeyinde Washington’dan daha fazla taviz talep edebileceği belirtiliyor. Örneğin ABD’nin mevcut “Tayvan bağımsızlığını desteklemiyoruz” söylemi yerine “Tayvan bağımsızlığına karşı çıkıyoruz” ifadesini kullanmasının Pekin açısından önemli bir diplomatik kazanım olacağı değerlendiriliyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de kısa süre önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmede Tayvan’ın “Çin-ABD ilişkilerindeki en büyük risk” olduğunu söyledi. Pekin ayrıca Trump yönetimini önceki ABD yönetimlerine kıyasla daha “yumuşak” görüyor. Trump’ın Çin’e gelişmiş çip satışlarına yönelik bazı kısıtlamaları gevşetmesi, Tayvan’a güçlü destek vermemesi ve Pentagon’un savunma stratejilerinde Çin’i tehdit olarak gösteren bazı ifadeleri azaltmasını istemesi, Pekin’de dikkatle izleniyor. Trump’ın Pekin ziyareti öncesinde Xi Cinping’den “büyük ve sıcak bir kucaklama” beklediğini söylemesi de Çin’de olumlu bir işaret olarak yorumlandı. Dali Yang, “Çin, Başkan Trump’ın Xi Cinping’e gösterdiği saygıyı çok önemsiyor” dedi.

Çin' den Orta Doğu’da ateşkes çağrısı Haber

Çin' den Orta Doğu’da ateşkes çağrısı

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, İran ile ilgili tarafların askerî operasyonları derhal durdurarak, gerginliğin tırmanmasını önlemesi gerektiğini kaydetti. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Çin Ulusal Halk Meclisi’nin (ÇUHM) yıllık toplantısı kapsamında bugün düzenlenen basın toplantısında, İran’daki durumun uluslararası toplumun odağında olduğunu belirtti. Nesnel ve adil duruşunu koruyan Çin’in, ateşkes sağlanarak savaşın derhal durdurulmasına yönelik ilkesel tutumunu yinelediğini söyleyen Wang Yi, Orta Doğu’nun içine sürüklendiği bu savaşın aslında hiç yaşanmaması gereken bir savaş olduğunu ve hiçbir tarafın yararına olmadığını vurguladı. Wang, bu savaşın hiçbir tarafa yarar getirmeyeceğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Wang, Çin’in tarafları askerî operasyonları derhal durdurarak gerginliğin tırmanmasını ve çatışmaların bölge dışına yayılmasını önlemeye çağırdığının altını çizdi. Çin Dışişleri Bakanı, Orta Doğu halkının bölgenin gerçek sahipleri olduğunu vurguladı. Bölgesel sorunların bölge ülkeleri tarafından bağımsız olarak çözülmesi gerektiğini savunan Bakan, uluslararası toplumu bölgenin iç işlerine karışmaktan kaçınmaya çağırdı. Wang gazetecilere yaptığı açıklamada, "Güçlü bir yumruk, güçlü bir akıl anlamına gelmez. Dünya orman kanununa geri dönemez" dedi. Tüm tarafları, farklılıkları diyalog yoluyla çözmek ve ortak güvenlik hedeflerine doğru çalışmak için en kısa sürede müzakere masasına dönmeye çağırdı. Çin Dışişleri Bakanı ayrıca Pekin'in bölgedeki ülkelerle "Orta Doğu'da düzeni yeniden sağlamak, halka ve dünyaya barış getirmek" için iş birliği yapmaya hazır olduğunu belirtti. Bu arada, ABD Ulusal İstihbarat Konseyi'nin gizli bir raporuna göre, büyük ölçekli bir ABD askeri harekatının bile İran'daki askeri ve dini güç yapısını çökertmesi olası görünmüyor. Washington Post'un 7 Mart'ta yayınladığı bu rapor, gizli belgelere aşina üç kaynağa atıfta bulunuyor. Rapor, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran liderliğini "tasfiye edip" yeni bir lider atayabileceği iddiasını reddederek, böyle bir senaryonun olası olmadığını belirtiyor. Çin daha önce İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e yönelik suikast girişimini kınamıştı.

Wang Yi, BM İnsan Hakları Konseyi 61. Oturumu’nda konuştu Haber

Wang Yi, BM İnsan Hakları Konseyi 61. Oturumu’nda konuştu

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, dün Beijing’den video mesaj yoluyla Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 61. Oturumu’na hitap etti. Wang Yi konuşmasında, Çin’in Küresel Yönetişim İnisiyatifi’ni diğer ülkelerle birlikte hayata geçirerek küresel insan hakları yönetişimini iyileştirmeye ve uluslararası insan hakları davasının sağlıklı gelişimini ilerletmeye hazır olduğunu belirtti. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan Küresel Yönetişim İnisiyatifi’nin, insan hakları yönetişimi için bir Çin çözümü sunduğunu ifade eden Wang, bu girişimin bugüne kadar 150’den fazla ülke ve uluslararası örgütün kabulünü kazandığını vurguladı. Wang Yi, bu hedefler doğrultusunda beş maddelik bir çağrıda bulundu. Bakan Wang; egemenliklerin eşitliği ilkesine sadık kalınarak insan hakları yönetişiminin asıl gayesinin korunması, uluslararası hukuka uyularak hukuki temellerin sağlamlaştırılması, çok taraflılığın hayata geçirilerek mevcut sınamaların aşılması, insan merkezliliğin teşvik edilerek yönetişim içeriğinin zenginleştirilmesi ve eylemlere özen gösterilerek etkinliğin artırılması gerektiğini kaydetti. Çin’in insan hakları konusunda uluslararası toplumla eşgüdüm sağlamaya istekli olduğuna işaret eden Wang Yi, 2026'nın Çin’in 15. Beş Yıllık Plan döneminin başlangıç yılı olduğunu hatırlattı. Wang, yeni dönemde Çin’in diğer ülkelerle birlikte ortak değerleri yücelterek insanlığın kader birliğinin tesis edilmesine ve bu alandaki ilerlemelerin tüm insanlığa fayda sağlamasına katkıda bulunmaya devam edeceğini dile getirdi.

Çin Dışişleri Bakanı Wang: Somaliland’ın Taiwan’la işbirliğine karşıyız Haber

Çin Dışişleri Bakanı Wang: Somaliland’ın Taiwan’la işbirliğine karşıyız

Somali’nin somut adımlarıyla Tek Çin ilkesine bağlılığını sürdürmesini takdirle karşıladıklarını belirten Wang, Çin’in her zaman Somali’nin ulusal egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü koruma yönündeki çabalarını desteklediğini vurguladı. Wang ayrıca, Somaliland’ın Taiwan ile işbirliği yaparak bağımsızlık arayışında bulunma girişimlerine karşı çıktıklarının altını çizdi. Wang Yi, Çin’in iki ülke arasında ekonomi ve ticaret ile güvenlik ve savunma alanlarındaki işbirliğini derinleştireceğini, Çin-Afrika Kültürel ve Beşeri İletişim Yılı çerçevesinde de ikili dostane temasları artırarak stratejik ortaklık ilişkisini daha da güçlendireceklerini söyledi. Somali Dışişleri Bakanı Abdisalam Dhaay görüşmede Çin’e Somali’nin ulusal egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederek, her türlü bölücülük ve terör eylemine karşı olduklarını ifade etti. Tek Çin ilkesine bağlılıklarını yineleyen Dhaay, Taiwan’ın Çin Halk Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve Taiwan konusunun tamamen Çin’in iç işi olduğunu vurguladı. Dhaay ayrıca, Somali’nin Çin ile tüm alanlardaki temas ve işbirliğini derinleştirerek ülkede barış ve kalkınmayı ilerletmeye ve insanlığın kader birliğinin inşasına katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti.

Wang Yi: Herhangi bir ülkenin uluslararası polis rolünü oynayabileceğini düşünmedik Haber

Wang Yi: Herhangi bir ülkenin uluslararası polis rolünü oynayabileceğini düşünmedik

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD'nin düzenlediği askeri operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini ülkeden kaçırmasına ilişkin, "Herhangi bir ülkenin uluslararası polis rolünü oynayabileceğini düşünmedik" dedi. Wang Yi, dün başkent Beijing’de Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile eş zamanlı olarak 7. Çin-Pakistan Dışişleri Bakanları Stratejik Diyaloğu’na başkanlık etti. Toplantıda konuşan Wang Yi, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in Pakistan lideriyle üst düzey temasları koruduğunu ve ikili ilişkilere stratejik rehberlik sağladığını belirtti. Wang Yi, Çin'in, iki ülke liderlerinin vardığı mutabakatı uygulamak, stratejik karşılıklı güveni pekiştirmek, pratik işbirliğini genişletmek, güvenlik işbirliğini derinleştirmek, çok taraflı koordinasyonu güçlendirmek ve daha yakın bir Çin-Pakistan ortak kader birliğinin inşasını hızlandırmak için Pakistan ile birlikte çalışmaya devam etmeye hazır olduğunu ifade etti. Mevcut uluslararası durumun, tek taraflı zorbalığın giderek belirginleşmesiyle birlikte daha da karmaşıklaştığına dikkat çeken Wang Yi, Venezuela’daki durumun uluslararası alanda yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Herhangi bir ülkenin uluslararası polis rolünü oynayabileceğine inanmıyoruz,herhangi bir ülkenin kendisini uluslararası yargıç olarak ilan etmesini de kabul etmiyoruz. Tüm devletlerin egemenliği ve güvenliği uluslararası hukuk çerçevesinde tam olarak korunmalıdır. Uluslararası ilişkilerde güç kullanımına, güç tehdidine ve bir ulusun iradesini başka bir ulusa dayatmasına daima karşı çıkıyoruz." dedi. Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, modernizasyon yolunda ilerleyen Çin’in, dünya barışı ve kalkınması için hayati bir güç olduğunu söyledi. Dar, Pakistan'ın Tek Çin ilkesine bağlı kaldığını ve Çin'in temel çıkarlarıyla ilgili tüm konularda yanında sağlam bir şekilde duracağını dile getirdi. Ayrıca Dar, Pakistan'ın Çin'in çok taraflılığa olan bağlılığını takdirle karşıladığını ve Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından öne sürülen dört büyük küresel inisiyatifi desteklediğini vurguladı.

"Çin’in birleşmesini engellemeye kalkışan girişimler başarısızlığa mahkumdur" Haber

"Çin’in birleşmesini engellemeye kalkışan girişimler başarısızlığa mahkumdur"

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Çin’in birleşmesini engellemeye kalkışan her türlü girişimin kaçınılmaz olarak başarısızlığa mahkum olduğunun altını çizdi. Aynı zamanda Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi olan Wang Yi, bugün düzenlenen “2025 Uluslararası Durum ve Çin’in Diplomasisi” konulu seminerde yaptığı konuşmada, Taiwan konusunun Çin’in içişleri olmasının yanı sıra Çin’in temel çıkarlarının merkezinde yer aldığına vurgu yaptı. “Taiwan bağımsızlığı” yanlısı güçlerin sürekli yaptığı provokasyonlara ve ABD’nin Taiwan’a yönelik yüklü miktarda silah satışına kararlılıkla karşı çıktıklarını belirten Bakan Wang, bu adımlara güçlü şekilde yanıt vereceklerini ifade etti. Wang Yi, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Bu yıl, Taiwan’ın Japon sömürge yönetiminden kurtuluşunun 80. yıldönümüdür. Anavatanın birleşmesini gerçekleştirmek, başarmamız gereken tarihi bir görevdir. Giderek daha fazla ülkenin Çin’in yanında yer aldığını, ‘Tek Çin’ ilkesine bağlılıklarını teyit ettiğini ve Taiwan’ın bağımsızlığını amaçlayan ayrılıkçı girişimlere karşı çıktığını görüyoruz. Çin’in birleşmesini engellemeye kalkışan her türlü girişim, kaçınılmaz olarak başarısızlığa mahkumdur.” “Çin ve ABD uyum içinde bir arada bulunması için doğru bir yol bulmalı” Bakan Wang Yi, Çin ile ABD arasındaki ilişkinin günümüz dünyasının en kritik ikili ilişkilerinden biri olduğuna dikkat çekerek, iki ülkenin yapacağı stratejik tercihlerin küresel düzenin ve dünya tarihinin seyrini doğrudan etkileyeceğini ifade etti. Wang, Çin ve ABD’nin eşitlik, karşılıklı saygı ve ortak fayda ilkeleri doğrultusunda, tarafların meşru endişelerine yapıcı çözümler üretmesi ve iki büyük gücün uyum içinde bir arada bulunması için doğru bir yol bulmasının gerekli olduğunu vurguladı. “Kan dökülerek kazanılan zaferlerin meyvelerini kararlılıkla savunmalıyız” Bakan Wang, bu yılın Çin Halkının Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı ve Dünyanın Faşizme Karşı Savaşı’nda kazanılan zaferlerin 80. yıldönümü olduğunu hatırlattı. Wang, “Japon militarizminin yeniden canlanmasına karşı dikkatli olmalı, İkinci Dünya Savaşı’nda kan dökülerek kazanılan zaferlerin meyvelerini kararlılıkla savunmalı ve zorlu mücadelelerle elde edilen barış ve istikrarı etkin bir şekilde korumalıyız.” ifadelerini kullandı.

Çin, Kamboçya ve Tayland dışişleri bakanları bir araya geldi Haber

Çin, Kamboçya ve Tayland dışişleri bakanları bir araya geldi

Çin, Kamboçya ve Tayland dışişleri bakanları görüşmesi bugün ülkenin güneyinde yer alan Yunnan eyaletine bağlı Yuxi kentinde düzenlendi. Görüşmeye, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Kamboçya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Prak Sokhonn, Tayland Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow ile üç ülkenin ordusundan yetkililer katıldı. Wang Yi görüşmede, Kamboçya-Tayland sınır çatışmalarının meydana gelmesinden bu yana Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından ileri sürülen Küresel Güvenlik İnisiyatifi ruhu doğrultusunda aktif arabuluculuk çabalarını sürdürdüklerini anımsattı. Tarafların ortak çabalarıyla Kamboçya ve Tayland arasında kısa süre önce varılan ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Wang, üçlü görüşmenin tam zamanında yapıldığına dikkat çekti. Yuxi’de birçok kez gerçekleştirilen ikili görüşmelerde Kamboçya ve Tayland’ın dışişleri ve askeri makamlarının yüz yüze derinlemesine fikir alışverişinde bulunmanın yanı sıra olumlu ve açık bir tutum sergileyerek tansiyonu düşürmeye çaba harcadığını belirten Wang, tarafların ateşkes temelinde ikili ilişkileri iyileştirmeye hazır olduklarına işaret etti. Wang, üçlü görüşmede ortaklaşa geleceğe bakıp ilerlemek, ikili ilişkileri kademeli olarak iyileştirmek ve karşılıklı güveni yeniden tesis etmek konularında mutabık kalındığını belirtti. Çin’in Kamboçya-Tayland ilişkilerinin gelişimini her zaman desteklediğini dile getiren Wang, ateşkesin izlenmesi, insani yardımın sağlanması ve mayın temizleme işbirliğinin yürütülmesi de dahil olmak üzere gerekli tüm yardım ve desteği sağlayacaklarını ifade etti. Wang ayrıca, Kamboçya-Tayland ilişkilerinin en kısa sürede normale döneceğine inandıklarını vurguladı. Kamboçya ve Tayland dışişleri bakanları da Çin’e diyalog platformu sağladığı için teşekkür ederek, Çin’in çatışmaları sona erdirme, tansiyonu düşürme ve diyalogu teşvik etme konularında oynadığı yapıcı rolü takdirle değerlendirdi. Barışın kıymetine dikkat çeken iki bakan, ayrıca ateşkes anlaşmasını aktif olarak uygulamaya, her düzeyde diyalog mekanizmalarından en iyi şekilde yararlanmaya, anlaşmazlıkları uygun bir biçimde çözmeye, sınır bölgelerindeki barış ve huzuru birlikte korumaya hazır olduklarını vurguladı. Üçlü görüşmenin ardından yayımlanan basın açıklamasında, Kamboçya ve Tayland’ın iletişimi daha da güçlendireceği, karşılıklı anlayışı artıracağı, ateşkesi kademeli olarak pekiştireceği, siyasi güveni yeniden tesis edeceği, ikili ilişkileri iyileştireceği ve bölge barışını savunacağı teyit edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.