Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Vladimir Putin

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Vladimir Putin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vladimir Putin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı” Haber

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı”

Kırgızistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, dış politikadan Rusya-Ukrayna savaşına, Suriye’deki gelişmelerden F-35 ve S-400 konusuna, Yunanistan ile ilişkilere ve “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. “Süreç adım adım ilerliyor” “Terörsüz Türkiye” sürecinin belirli bir takvimden ziyade ulaşılması gereken bir hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, devlet kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını söyledi. Meclis’te oluşan mutabakatın önemine dikkat çeken Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulunun, yasada belirtilen görevler doğrultusunda atılacak adımları planlamaya başladığını belirtti. Erdoğan, çerçeve yasanın uygulanmasının örgütün silah bırakması ve tasfiye olması şartına bağlı olduğunu vurgulayarak, bu durumun tespit ve teyit yöntemlerinin de belli olduğunu söyledi. “İç cepheyi güçlendireceğiz” Sürecin toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmesi gerektiğini belirten Erdoğan, provokatif söylemlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Erdoğan, farklılıkların ortadan kaldırılmasının değil, farklılıklarla birlikte Türkiye ortak paydasında buluşmanın hedeflendiğini belirterek bunu “Büyük Türkiye mutabakatı” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin millet tarafından sahiplenildiğini savunarak, toplumsal huzuru zedeleyecek yaklaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’dan Suriye mesajı: “Şiddetin devri kapanmalı” YPG-PYD’nin fesih kararı ve Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin de konuşan Erdoğan, gelişmeleri olumlu karşıladığını belirtti. Suriye’nin bütün unsurlarıyla birlik ve bütünlük içinde olmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkına desteğinin süreceğini ifade etti. Erdoğan, “Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı” diyerek Suriye’de yeni bir dönemin başlaması gerektiğini vurguladı. Suriye’nin terör örgütlerinin faaliyet alanına dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, ülkenin yeniden inşası için komşu ve dost ülkelerin destek vermesi çağrısında bulundu. Putin ile görüşmede Rusya-Ukrayna savaşı gündemdeydi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeye ilişkin de bilgi verdi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin savaşın sona ermesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlere devam edeceğini söyledi. Enerji, ticaret, turizm ve yatırım alanlarında Rusya ile Türkiye arasında önemli ilişkiler bulunduğuna dikkat çeken Erdoğan, savaşın taraflar ve bölge açısından olumlu sonuçlar doğurmadığını ifade etti. Şanghay İşbirliği Örgütü mesajı: “Batı’ya sırt çevirmek değil” Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerini geliştirmesinin Batı’dan uzaklaşma anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, dış politikada 360 derecelik bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Türkiye’nin hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini geliştirebilen bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasının mümkün olduğunu ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin örgüte üyelik perspektifinin herhangi bir bloktan kopuş anlamına gelmediğini vurguladı. F-35 ve S-400 açıklaması Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirten Erdoğan, ABD tarafındaki sürecin tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’nin savunma alanındaki kendi projelerinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Erdoğan, KAAN ve milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinin devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin farklı savunma seçeneklerini artırmaya devam edeceğini söyleyerek, “Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur” mesajını verdi. Karadeniz’de ticari gemi güvenliği vurgusu Karadeniz’deki deniz taşımacılığının güvenliğinin yalnızca Türk bayraklı gemiler açısından değil, tüm sivil deniz taşımacılığı bakımından önemli olduğunu belirten Erdoğan, ticari faaliyetlerin çatışmalardan zarar görmemesi gerektiğini söyledi. Karadeniz’de kalıcı bir güvenlik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Erdoğan, tahıl krizinin özellikle Afrika’da yeniden gündeme gelme ihtimaline dikkat çekti. Yunanistan’a adaların silahlandırılması tepkisi Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu ancak uluslararası anlaşmaların ihlal edilmesine müsaade etmeyeceğini söyledi. Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını belirten Erdoğan, buna karşılık Türkiye’nin kendi haklarının çiğnenmesine de izin vermeyeceğini vurguladı. Yunanistan’a “yanlış yoldan dönme” çağrısı yapan Erdoğan, gayriaskeri statüdeki adaların silahlandırılmasından vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması yönündeki yaklaşımını sürdüreceğini belirtti.

CIA Direktörü Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin dikkat çeken iddia Haber

CIA Direktörü Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin dikkat çeken iddia

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in bu hafta gerçekleştirdiği Moskova ziyaretinin amacıyla ilgili ABD basınında yeni bir iddia gündeme geldi. Ziyaretin, Rusya’ya NATO üyesi ülkelere yönelik olası bir saldırının ciddi sonuçlar doğuracağı mesajını iletmek amacı taşıdığı öne sürüldü. ABD basınında yer alan haberlere göre, Ratcliffe’in sürpriz Moskova temasının, ABD istihbaratının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in önümüzdeki birkaç yıl içinde NATO’nun kararlılığını sınamak amacıyla ittifak üyesi bir ülkeye yönelik saldırı düzenleyebileceğine ilişkin değerlendirmelerinin ardından gerçekleştiği iddia edildi. Baltık ülkeleri endişesi The Wall Street Journal’a konuşan ABD’li yetkililer, Washington’da özellikle Baltık ülkelerinin olası bir Rus müdahalesinin hedefi olabileceğine ilişkin endişelerin bulunduğunu aktardı. Yetkililere göre Rusya’nın olası bir müdahalesi doğrudan geniş çaplı bir askeri operasyon şeklinde olmayabilir. Siber saldırılar veya sınırlı kara operasyonları gibi farklı yöntemlerin de gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. ABD’li yetkililer ayrıca, İran savaşı nedeniyle Batılı ülkelerin savunma harcamalarını artırması ve mühimmat stoklarının azalmasının da Rusya’nın olası bir saldırı hesabında dikkate alınabileceğini belirtti. Bu değerlendirmeler doğrultusunda Ratcliffe’in Moskova temaslarında Rus tarafına, NATO ülkelerinden herhangi birine yönelik saldırının ciddi sonuçlar doğuracağı konusunda doğrudan mesaj verdiği ileri sürüldü. Ratcliffe, Rus istihbarat yetkilileriyle görüştü Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ratcliffe’in Moskova’da Rus istihbarat yetkilileriyle görüştüğünü doğrulamıştı. Peskov, CIA Direktörü’nün Putin ile bir görüşme gerçekleştirmediğini, ancak Rusya Devlet Başkanı’nın Ratcliffe’in temasları hakkında bilgilendirildiğini açıklamıştı. Trump, iddiaları reddetti ABD Başkanı Donald Trump ise Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin farklı bir değerlendirmede bulundu. Trump, ziyareti "yarı rutin" olarak nitelendirirken, temasların NATO veya İngiltere’ye yönelik olası Rus askeri tehditleriyle bağlantılı olduğu iddiasını reddetti. Washington ve Moskova tarafından Ratcliffe’in görüşmelerinin içeriğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapılmazken, ABD basınında yer alan iddialar ziyaretin Rusya-NATO ilişkilerindeki olası güvenlik riskleriyle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.

Rusya ve Myanmar arasında 12 yeni anlaşma imzalandı Haber

Rusya ve Myanmar arasında 12 yeni anlaşma imzalandı

Kremlin Sarayı'nda gerçekleştirilen törende, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Myanmar Devlet Başkanı Min Aung Hlaing'in görüşmesinin ardından iki ülkenin bakanlık ve kurumları arasında çeşitli anlaşmalar imzalandı. İmzalanan belgeler arasında yaptırımlara karşı koymayı öngören ortak bildiri ile enerji, petrol ve doğal gaz, radyo-elektronik endüstrisi, dijital teknolojiler, uzay, eğitim, kültür ve iletişim alanlarında işbirliği memorandumları ve protokoller yer aldı. Putin: Ekonomik işbirliğine önem veriyoruz Putin, Rusya-Myanmar ilişkilerinin gelişmeye devam ettiğini belirterek ekonomik işbirliğine önem verdiklerini söyledi. Rus lider, iki ülke arasında istikrarlı finansal ödeme kanallarının oluşturulduğunu ve ticari işlemlerin yaklaşık üçte ikisinin Rus rublesiyle gerçekleştirildiğini ifade etti. Enerji alanındaki işbirliğine de değinen Putin, Myanmar'ın güneyinde enerji santrali ve petrol rafinerisi inşasının gündemde olduğunu açıkladı. Putin ayrıca Myanmar'a sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatı, ülkenin güney kıyısında liman inşası ve daha önce üzerinde anlaşmaya varılan nükleer santral projesi konusunda çalışmaların sürdüğünü belirtti. Askeri işbirliği de gelişiyor Rusya ile Myanmar arasındaki askeri-teknik işbirliğinin de geliştiğini söyleyen Putin, iki ülkenin ortak askeri tatbikatlar düzenlediğini kaydetti. Rus lider, dış politika alanında iki ülkenin yaklaşımlarının örtüştüğünü belirterek uluslararası hukuk, egemenlik ve içişlerine müdahale etmeme ilkelerine vurgu yaptı. Putin ayrıca Myanmar'ın Rusya'nın Vladivostok kentinde yakın zamanda başkonsolosluk açacağını bildirdi. Hlaing: Parlamentolar arası ilişkileri de genişleteceğiz Myanmar Devlet Başkanı Min Aung Hlaing ise Rusya ile ilişkilerin güven temelinde geliştiğini belirtti.

Putin'den Rus Ordusu İçin Yeni Karar: Asker Sayısı 1 Milyon 535 Bine Çıktı Haber

Putin'den Rus Ordusu İçin Yeni Karar: Asker Sayısı 1 Milyon 535 Bine Çıktı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin askeri kapasitesine ilişkin yeni bir adım attı. Putin tarafından imzalanan kararnameyle Rus Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki toplam personel sayısında artışa gidildi. Rusya Devlet Yasa Bilgi Sistemi'nde yayımlanan kararnameye göre, Rus ordusundaki toplam personel sayısı 2 milyon 426 bin 130 olarak belirlendi. Bu sayının içerisinde 1 milyon 535 bin aktif asker bulunuyor. Yeni düzenleme, 1 Ağustos tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Rus ordusunun personel sayısı 27 bin arttı Alınan kararla birlikte Rus ordusundaki toplam personel sayısında yaklaşık 27 bin kişilik artış yaşandı. Bir önceki düzenlemede Rus Silahlı Kuvvetleri'nin personel sayısı 2 milyon 399 bin 130 olarak belirlenmişti. Bu rakamın içerisinde 1 milyon 510 bin asker yer alıyordu. Yeni kararnameyle birlikte özellikle aktif asker sayısında artış yapılması dikkat çekti. Putin daha önce de asker sayısını artırmıştı Rusya lideri Vladimir Putin, Haziran 2026'da imzaladığı kararnameyle ordudaki asker sayısını artıran bir başka düzenlemeye gitmişti. Söz konusu karar kapsamında Rus ordusunda görev yapan asker sayısı 1 milyon 510 bine çıkarılmış, toplam personel kapasitesi ise 2 milyon 399 bin 130 olarak açıklanmıştı. Yeni kararnameyle birlikte bu kapasitenin daha da genişletildiği görüldü. Ukrayna savaşı nedeniyle askeri kapasite artırılıyor Rusya'nın ordu kapasitesini artırma kararlarının, Ukrayna'da devam eden savaşın etkileriyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Putin, geçtiğimiz yılın sonunda yaptığı açıklamada Ukrayna'daki savaş bölgesinde 700 binden fazla Rus askerinin görev yaptığını açıklamıştı. Rus ordusunda düzenli birliklerin yanı sıra Ukrayna'daki operasyonlarda görev almak üzere sözleşmeli askerler ve gönüllü birlikler de bulunuyor. Savunma politikalarında yeni dönem Rusya, Ukrayna savaşıyla birlikte ordunun insan kaynağı ve askeri kapasitesini artırmaya yönelik çeşitli adımlar atıyor. Moskova yönetimi, savaş alanındaki ihtiyaçlar, sınır güvenliği ve uzun vadeli savunma planlamaları kapsamında asker sayısındaki düzenlemeleri sürdürüyor. Uzmanlar, Rusya'nın personel artışını yalnızca mevcut savaş koşullarıyla değil, aynı zamanda NATO ile yaşanan gerilimler ve küresel güvenlik dengeleri çerçevesinde değerlendirdiğini belirtiyor. Rusya'nın askeri gücü gündemde kalmaya devam ediyor Putin'in imzaladığı yeni kararname, Rusya'nın askeri kapasitesini genişletme politikasının devam ettiğini gösteriyor. Ordudaki personel artışının, Ukrayna cephesindeki gelişmeler ve Rusya'nın bölgesel güvenlik stratejileri açısından nasıl sonuçlar doğuracağı ise önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.

Trump: Netanyahu, İran ile ilgili ben ne dersem onu yapacak Haber

Trump: Netanyahu, İran ile ilgili ben ne dersem onu yapacak

ABD Başkanı Trump, Connecticut’ta düzenlenecek Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni'ne katılmak üzere havalimanından ayrılırken basın mensuplarına İran gündemini değerlendirdi. İran konusunda çok iyi bir durumda olduklarını, bu ülkenin askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, mevcut ateşkesin ne kadar süreceği konusunda ucu açık konuştu. Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun İran'a saldırıları ne kadar erteleyeceği ile ilgili bir soruya, "O (Netanyahu), ben onun ne yapmasını istiyorsam onu yapacak" yanıtını verdi. Trump'tan "acelem yok" mesajı ABD Başkanı, İran konusunda atacağı adımlarla ilgili herhangi bir acelesinin olmadığını vurgulayarak, kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerinin kendisini acele ettirmediğini ifade etti. Trump, "İran'la ilgili acelem yok. Ara seçimler var diyorlar. Benim acelem yok" yorumunu yaptı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Çin ziyaretini de değerlendiren Trump, "Bence bu iyi bir şey. Ben ikisiyle de iyi anlaşıyorum" diyerek görüşmeye ilişkin tavrını ortaya koydu. ABD Başkanı ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın açılması gerektiğini ve bu konuda bazı girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Trump, İran'la savaşın "uzadığı" yönündeki eleştirilere ise katılmadığını, ABD'nin Afganistan ve Irak gibi ülkelerde yıllarca kaldığını ve binlerce asker kaybettiğini anımsatarak, "Biz 3 aydır İran'dayız ve bunun da çoğu ateşkesle geçti ve sadece 13 kişi kaybettik" değerlendirmesini yaptı.

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor Haber

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor

Vladimir Putin, ülkesi ile Çin'in uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynadığını belirterek, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Xinhua'nın haberine göre, iki günlük ziyaret için dün gece Pekin'e ulaşan Putin için bu sabah Tiananmen Meydanı'nda devlet töreni düzenlendi. Törenin ardından liderler, Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptı. Taraflar, görüşmede 2001'de imzalanan "Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması"nın süresinin uzatılmasında mutabakata vardı. Çin Devlet Başkanı Şi, 25 yıl önce imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasında uzun dönemli dostluğun ve kapsamlı stratejik eşgüdüm ilişkisinin temelini oluşturduğunu belirtti. Uluslararası ortamın hızlı değişimlerden geçtiğine ve uluslararası ilişkilerde güçlünün haklı olduğu orman kanuna dönüş tehlikesi olduğuna dikkati çeken Şi, bu arka plan dikkate alındığında anlaşmanın ileri görüşlülüğünün ve güncel öneminin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Şi, Çin'in anlaşmanın uzatılmasını desteklediğini, ilkelerinin korunması ve iki ülke arasında karşılıklı desteğe dayalı stratejik eşgüdümünün ilerletilmesi için Rusya ile birlikte çalışacağını vurguladı. Şi’den Ortadoğu'da çatışmaların durdurulması çağrısı ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan savaşa ilişkin Şi, "Körfez bölgesi ve Ortadoğu savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta, derhal tüm çatışmalara son verilmeli ve müzakerelere dönülmeli" dedi. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. Şi, çatışmaların sonlandırılmasının enerji tedarikinde yaşanan sıkıntıları azaltacağının, sanayi ve tedarik zincirleri ile uluslararası ticaret düzeninin sağlıklı işleyişini sağlayacağının altını çizdi. Çin lideri, krizin çözümünde barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukukun üstünlüğü ve güvenlik ile kalkınma arasındaki dengenin sağlanması ilkelerine işaret eden 4 maddelik barış önerisinin gerilimin düşürülmesi ve çatışmaların sonlandırılmasına yönelik uluslararası mutabakat oluşturmayı hedeflediğini kaydetti. “Rusya-Çin ilişkileri yüksek bir seviyeye ulaştı” Rus lider Putin de iki ülkenin bir kez daha tutum ve tavırlarında uyumu sağlamış olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu, Rusya-Çin ilişkilerinin hiç olmadığı kadar yüksek bir seviyeye ulaştığını belirtti. Olumsuz dış koşulların varlığına rağmen Rusya ile Çin arasındaki etkileşimin güçlü ve yüksek bir ivme yakaladığına işaret eden Putin, "Ticaret hacmimiz son 25 yılda 30 kat arttı. Birkaç yıldır da 200 milyar doları rahat şekilde aşıyor" ifadesini kullandı. Putin, "Ortadoğu'da krizin devam ettiği bir dönemde Rusya enerji kaynaklarında güvenilir bir tedarikçi, Çin de bu kaynakların sorumlu bir müşterisi olmayı sürdürüyor" şeklinde konuştu. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. "Çok kutuplu dünya oluştu” Rusya-Çin işbirliğinin uluslararası alanda istikrarın temel sacayağı olduğunu vurgulayan Putin, "Tüm aktörlerin çıkarlarının dengelendiği çok kutuplu bir dünyayı oluşturmanın karmaşık süreci yolunda ilerliyor" değerlendirmesinde bulundu. Putin, dünyada gerginliklerin hakim olduğu bir dönemde Çin ile BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve G20 gibi çok taraflı platformlarda yakın iletişimi ve işbirliğini sürdüreceklerini ifade etti. ŞİÖ'nün geniş bir coğrafyada entegrasyon ve sorunların ortaklaşa çözümünün önemli bir örneği olduğuna işaret eden Putin, Çin'in Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) ev sahipliğini desteklediğini bu yıl Şıncın şehrinde düzenlenecek zirveye katılacağını bildirdi. Rus lider, Çinli mevkidaşını gelecek yıl resmi ziyaret için ülkesine davet etti. Ortak basın toplantısı düzenlediler Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya ile Çin'in ödemeleri ulusal para birimlerinde yaptıklarına dikkati çeken Putin, Çin ile dış etkenlerden ve küresel piyasalardaki olumsuz eğilimlerden korunan istikrarlı ticari sistem kurduklarını söyledi. Putin, Rusya ile Çin'in enerji alanında yoğun işbirliği yaptıklarını dile getirerek, "Ülkemiz, Çin'e petrol, sıvılaştırılmış gaz dahil doğal gaz ve kömür tedarik eden en büyük ihracatçılardan biri. Hızla büyüyen Çin pazarına söz konusu kaynakların kesintisiz tedarikini güvenilir şekilde sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu. Rus Devlet Enerji Kuruluşu Rosatom'un Çin pazarında başarılı şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü söyleyen Putin, Tianwan Nükleer Güç Santrali (NGS) ve Xudabao Nükleer Santrali'nde Rus tasarımlı enerji ünitelerinin inşasının tamamlanmak üzere olduğu bilgisini paylaştı. Çin ile yeşil teknolojilerin entegre edilmesini gerektiren kritik elementler ve metaller alanındaki ortaklığın güçlendirilmesine de odaklandıklarını belirten Putin, Rusya ile Çin'in demir dışı metalurji, kimya, kağıt, biyoteknoloji, ilaç, uçak üretimi ve uzayın keşfedilmesi gibi alanlarında ortak projeler uyguladıklarını dile getirdi. Lojistik bağlantılarının geliştirilmesi konusunda da işbirliği yaptıklarını anlatan Putin, Rusya'nın doğu yönünde demir yollarını iyileştirdiklerine işaret etti. Çin ile turizm alanındaki işbirliğinin de geliştiğinin altını çizen Putin, vizesiz seyahat uygulamasının bunu teşvik ettiğine dikkati çekti. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. “Rusya ve Çin bağımsız siyaset izliyor" Vladimir Putin, Şi ile kabul ettikleri ortak bildiride, Rusya ve Çin'in uluslararası meselelere ilişkin ilkeli tutumlarının yer aldığını aktararak, şunları kaydetti: "Rusya ve Çin, bağımsız siyaset izliyor, stratejik ortaklık kapsamında hareket ediyor, uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynuyor. Barış ve refah için birlikte çalışıyoruz. Bu bağlamda, Moskova ve Pekin, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın korunmasından yana tavır sergiliyor." Çin ile Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS ve diğer uluslararası platformlarda etkileşimde olduklarını dile getiren Putin, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Putin, Çinli mevkidaşı Şi ile yaptıkları görüşmenin ikili ilişkileri geliştireceği umudunu paylaştı.

Almanya Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkide temel bir değişim beklemiyor Haber

Almanya Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkide temel bir değişim beklemiyor

Merz, başkent Berlin’de İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin ile yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Bir gazetecinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yapacağı görüşmeden ne beklediğini sorması üzerine Merz, Başkan Putin’in Pekin ziyaretini çok yakından takip ettiklerini belirtti. Merz, Şi ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen önceki görüşmeden yapılan çeşitli açıklamaları da dikkatle takip ettiklerini dile getirerek, "Şimdi, Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkide temel bir değişim beklemiyoruz. Ancak elbette bu ziyaretle, Başkan Şi'nin de Ukrayna’daki savaşı sona erdirmesi için Başkan Putin’in üzerinde etkide bulunması umudunu taşıyoruz." dedi. Bunun Putin’in kazanamayacağı bir savaş olduğunu savunan Merz, Rusya'nın her gün yüksek can kayıpları yaşadığını kaydetti. Şansölye Merz, Almanya ve İsviçre’nin büyük ölçüde ihracata bağımlı iki ülke olduğuna işaret ederek, “Bu yüzden İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ikimiz için de büyük bir zarardır." diye konuştu. Ortaklarla birlikte deniz yollarındaki seyrüsefer özgürlüğünün mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis etmeye çalıştıklarını aktaran Merz, İran’ın müzakere masasına gelmesi, zamana oynamaması, bölgeyi ve dünyayı rehin almaması ve özellikle nükleer programını sonlandırması gerektiğini yineledi.

3 günlük ateşkes sona erdi: Ukrayna, Donbas’ın devrini reddediyor Haber

3 günlük ateşkes sona erdi: Ukrayna, Donbas’ın devrini reddediyor

Dünya kamuoyu, ateşkesin devam edip etmeyeceğini beklerken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dikkat çeken bir açıklama yaparak “Ukrayna’daki savaş sona yaklaşmış durumda” dedi. Putin’in bu açıklaması, barış ihtimaline yönelik beklentileri artırdı. Rus lider ayrıca ilk kez Avrupa ile müzakerelerin yeniden başlaması çağrısında bulundu ve Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’i uygun bir arabulucu olarak gösterdi. Ancak Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma’da, iktidardaki Birleşik Rusya Partisi milletvekili Yevgeny Fedorov, savaşın sona ermekten hâlâ çok uzak olduğunu savundu. “ABD savaşın bitmesini istemiyor” Fedorov, Washington yönetiminin tutumuna ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “ABD’nin Ukrayna savaşını sona erdirmek gibi bir niyeti yok. Onlar bu savaş üzerinden kendi güvenlik sorunlarını çözmeye çalışıyor. Özellikle Rusya’nın jeopolitik olarak zayıflatılmasını ve stratejik silah tehdidinin ortadan kaldırılmasını hedefliyorlar. Rusya’nın her an ABD’yi vurabilecek kapasitedeki silahlarından endişe ediyorlar. Bu nedenle ABD’nin savaşı bitirmek için ciddi çaba göstereceğini düşünmek safça olur.” Rusya’dan Avrupa’daki Ukrayna şirketleri listesi Putin’in Avrupa Birliği ile görüşme çağrısından önce, Rusya Savunma Bakanlığı 8 Avrupa ülkesini kapsayan bir liste yayımladı. Listede, Rusya topraklarının derinliklerine yönelik saldırılarda kullanılan insansız hava araçlarını üreten Ukraynalı şirketlerin Avrupa’daki şubelerinin adreslerine yer verildi. “Yakın zamanda gerçek ilerleme beklemiyorum” MGIMO Üniversitesi öğretim üyesi ve diplomat Igor Istomov da mevcut süreçte uzun süreli bir ateşkes ihtimali görmediğini söyledi. Istomov, “Rusya savaşın temel nedenlerini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Ancak ne Kiev yönetimi ne de Avrupa’daki müttefikleri ve destekçileri Rusya’nın pozisyonunu kabul etmeye hazır görünüyor. Bu nedenle yakın gelecekte müzakere sürecinde gerçek bir ilerleme beklemiyorum” dedi. Rusya Devlet Başkanı’nın danışmanlarından Yuri Ushakov ise barışın önündeki en büyük engellerden birinin Donbas meselesi olduğunu açıkladı. Ushakov, şu anda Ukrayna kontrolünde bulunan bazı Donbas bölgelerinin Rusya’ya bırakılmasının Kiev tarafından reddedildiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.