Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Vladimir Putin

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Vladimir Putin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vladimir Putin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Putin’dan Avrupa’daki protestolar hakkında açıklama: “Sorun kendi politikalarında” Haber

Putin’dan Avrupa’daki protestolar hakkında açıklama: “Sorun kendi politikalarında”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa’daki kitlesel protestoların arkasında Moskova’nın olduğu yönündeki suçlamalara tepki gösterdi. Putin, gösterilerin Avrupa ülkelerinin kendi politikalarındaki hatalardan kaynaklandığını savunurken, Rusya’nın Avrupa’ya enerji tedarik etmeyi hiçbir zaman reddetmediğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülke basınına yaptığı değerlendirmelerde Avrupa’daki protestoları ve Avrupa ülkelerinin Rusya’ya yönelik enerji politikalarını ele aldı. Avrupa’daki kitlesel gösterileri Rusya’nın kışkırttığı yönündeki suçlamaları reddeden Putin, Avrupa yönetimlerinin yaşanan sorunların sorumluluğunu başka ülkelere yüklediğini ileri sürdü. Putin: Avrupa kendi politikalarındaki hataları sorgulamalı Avrupa’daki protestoların Rusya tarafından organize edildiği iddialarını aşırı bir değerlendirme olarak nitelendiren Putin, gösterilerin Avrupa ülkelerinin kendi politikalarından kaynaklandığını savundu. Putin, Avrupa’daki bazı liderlerin yaşanan sorunların sorumluluğunu üstlenmek yerine başka ülkeleri suçladığını belirterek, bunun söz konusu yöneticilerin zayıflığını gösterdiğini öne sürdü. Gösterilerin nedenleri arasında göç politikalarına da değinen Putin, bazı göçmenlerin uzun yıllardır yaşadıkları ülkelerin dillerini konuşamadığını söyledi. Avrupa ülkelerinin Orta Doğu’ya yönelik politikalarının da bölgeden gelen göçmenlerin tepkileri üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Rusya’dan Avrupa’nın enerji kararlarına tepki Putin, açıklamalarında Avrupa ülkelerinin Rusya’ya yönelik enerji politikalarını da değerlendirdi. Rusya’nın Avrupa’ya enerji kaynakları tedarik etmeyi hiçbir zaman reddetmediğini belirten Putin, Rus petrolü, doğal gazı, kömürü ve uranyumunun satın alınmaması kararının Avrupa ülkeleri tarafından alındığını söyledi. Avrupa yönetimlerinin Rus enerji kaynaklarından vazgeçme yönünde adımlar attığını dile getiren Putin, bazı ülkelerin Rusya’dan almaya devam ettikleri ürünleri de bırakmayı planladığını kaydetti. Yabancı şirketlerin Rusya pazarından ayrıldığını söyledi Rusya pazarındaki yabancı şirketlere de değinen Putin, bazı şirketlerin Avrupa hükümetlerinin baskısı nedeniyle ülkeden ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürdü. Putin’in açıklamaları, Avrupa’daki siyasi gelişmeler ve Rusya ile Avrupa ülkeleri arasındaki enerji ilişkilerinin gündemdeki yerini koruduğu bir dönemde geldi.

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder” Haber

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’ya yönelik olası bir saldırının ağır sonuçlar doğuracağını savundu. Peskov, Moskova’nın Donetsk’teki taleplerinden geri adım atmayacağını ve Kaliningrad’a yönelik bir tehdit durumunda Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna savaşı, Donetsk’in geleceği ve Kaliningrad’ın güvenliği konusunda Batı ülkelerine yönelik sert mesajlar verdi. Rus gazeteci Pavel Zarubin’e konuşan Peskov, diplomasi ve müzakere imkanlarının ortadan kalkması halinde Moskova’nın kendi çıkarlarını korumak için savaşmayı sürdüreceğini belirtti. Peskov ayrıca Rusya’ya “ölümcül bir saldırı” planlayanların, Ukrayna’nın bugün ödediğini söylediği bedelle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Peskov: “Barış mümkün değilse savaşacağız” Rusya’nın savaşın içine tamamen sürüklendiğini savunan Peskov, Moskova’nın önceliğinin barışçıl yollarla çözüm olduğunu öne sürdü. Peskov, müzakere imkanlarının tükenmesi halinde Rusya’nın mücadeleyi sürdüreceğini belirterek, “Rusya’ya karşı ölümcül bir saldırı planı hazırlayabileceklerini düşünenler de bunun bedelini, bugün Ukrayna’nın ödediği gibi ödeyecek” dedi. Kremlin Sözcüsü, bu açıklamasıyla Rusya’ya yönelik doğrudan bir saldırının Moskova tarafından ağır bir karşılıkla yanıtlanacağı mesajını verdi. Kaliningrad için “tüm cephanelik” mesajı Peskov’un açıklamalarında Kaliningrad da önemli bir yer tuttu. Polonya ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen bazı açıklamalara işaret eden Peskov, Kaliningrad’ın Rusya’nın bir parçası olduğunu savundu. Bölgeye yönelik herhangi bir tehdit oluşması halinde Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Peskov, bunun nükleer silah kullanma tehdidi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Moskova’nın açıklamalarının bir “uyarı” niteliğinde olduğunu savundu. Bu açıklamalar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 1 Ekim’de Kaliningrad’ın doğrudan saldırıya uğraması halinde Rusya’nın elindeki tüm silah türlerinin gündeme gelebileceğini söylemesinin ardından geldi. “Donetsk’te tek bir karıştan bile vazgeçmeyeceğiz” Donetsk bölgesinde Rusya’nın kontrolü dışında kalan alanlara ilişkin soruya da yanıt veren Peskov, Moskova’nın toprak taleplerinden geri adım atmayacağını söyledi. Peskov, bölgenin çok küçük bir bölümünün dahi söz konusu olması halinde bunun Rusya açısından müzakere edilebilir bir konu olmadığını savundu. Kremlin Sözcüsü, Rusya’nın Donetsk konusundaki pozisyonunun değişmediğini belirterek, bölgenin Rusya topraklarının parçası olduğu yönündeki Moskova tezini yineledi. Askeri tatbikatlara “savunma” açıklaması Peskov ayrıca Rusya ve müttefikleri tarafından gerçekleştirilen askeri tatbikatların Avrupa’ya yönelik bir tehdit oluşturduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Tatbikatların dışarıdan gelebilecek saldırılara karşılık verme kapasitesini artırmaya yönelik olduğunu savunan Peskov, çalışmaların kolektif güvenlik çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti. Kaliningrad çevresindeki askeri hareketlilik ise son dönemde Rusya ile NATO arasındaki gerilimin önemli başlıklarından biri haline geldi. Rusya, bölgenin güvenliğine yönelik tehdit gördüğü durumda askeri kapasitesini kullanacağını belirtirken, NATO ise ittifakın savunma amaçlı olduğunu vurguluyor. Putin-Trump-Şi Cinping görüşmesi gündemde Öte yandan Kremlin, Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması muhtemel görüşmeye ilişkin de açıklamada bulundu. Rusya Devlet Başkanı’nın uluslararası ilişkilerden sorumlu yardımcısı Yuri Uşakov, Putin ile Trump arasında şu aşamada herhangi bir ön görüşmenin başlamadığını söyledi. Uşakov ayrıca Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek APEC Zirvesi’ne dikkat çekerek, Trump’ın da zirvede bulunması halinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ev sahibi sıfatıyla Putin, Trump ve kendisinin katılacağı üçlü bir görüşme için girişimde bulunabileceğini belirtti. Böyle bir görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise henüz netleşmiş değil. Moskova’dan Batı’ya art arda mesajlar Peskov’un açıklamaları, Ukrayna savaşı, Kaliningrad’ın güvenliği ve NATO ile Rusya arasındaki askeri gerilimin yeniden öne çıktığı bir dönemde geldi. Moskova bir yandan Donetsk konusunda geri adım atmayacağını vurgularken, diğer yandan Kaliningrad’a yönelik olası bir tehdit karşısında tüm mevcut askeri imkanlarını kullanabileceği mesajını yineliyor. Kremlin’in açıklamalarında diplomasi seçeneğinin tamamen dışlanmadığı belirtilse de, Rusya’nın savaşın sürmesi halinde askeri mücadeleyi devam ettirme yönündeki tutumu da öne çıkıyor.

Putin’den Avrupa ve Kaliningrad mesajı: “Saldırı olursa tüm silahları kullanmamız konusu gündeme gelir” Haber

Putin’den Avrupa ve Kaliningrad mesajı: “Saldırı olursa tüm silahları kullanmamız konusu gündeme gelir”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da düzenlenen Valday Tartışma Kulübü toplantısında Avrupa ile ilişkiler, Kaliningrad, Ukrayna’daki savaş, Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılar ve Gazze konusunda açıklamalarda bulundu. Putin, Rusya’nın Avrupa’ya saldırma planı olmadığını savunurken, Rusya topraklarına doğrudan bir saldırı olması halinde Moskova’nın sahip olduğu tüm silahların kullanımının gündeme geleceğini söyledi. “Kimseyi tehdit etmiyoruz” Vladimir Putin, Uluslararası Valday Tartışma Kulübü’nün yıllık toplantısında yaptığı konuşmada Rusya’nın Avrupa ülkelerine yönelik bir saldırı hazırlığında olmadığını söyledi. Kaliningrad bölgesine ilişkin Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaları desteklediğini belirten Putin, Moskova’nın herhangi bir ülkeyi tehdit etmediğini savundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamaları ile çeşitli ülkelere gönderilen mektupların, Putin’in ifadesiyle, “gözdağı vermek” amacı taşımadığını, Rusya’ya yönelik tehdit olarak gördükleri girişimlere yanıt niteliğinde olduğunu söyledi. Putin, Kaliningrad dahil olmak üzere Rusya topraklarına doğrudan bir saldırı gerçekleşmesi halinde ülkenin elindeki tüm silahların kullanılması konusunun “kaçınılmaz olarak ve derhal” gündeme geleceğini ifade etti. Avrupa ülkelerini suçladı Avrupalı siyasi liderlerin vatandaşlarını Rusya ile tehlikeli bir çatışmanın eşiğine sürüklediğini öne süren Putin, Moskova’nın saldırı planlamadığını yineledi. Rusya’nın 2029, 2030 veya 2050 yılı için Avrupa’ya yönelik bir saldırı planı bulunmadığını söyleyen Putin, buna karşın ülkesinin saldırıya uğraması halinde karşılık vereceğini belirtti. Putin ayrıca Baltık Denizi'ndeki askeri tatbikatlar ile Rus gemilerine yönelik alıkoyma girişimlerini gerilimi artıran gelişmeler olarak değerlendirdi. Rusya'nın askeri kapasitesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Putin, ülkesinin sahip olduğu bazı silah sistemlerinin diğer ülkelerde bulunmadığını ve bunun Moskova açısından bir avantaj olduğunu söyledi. Rafineri saldırıları ve petrol sevkiyatı Putin, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının ekonomik zarar verme amacı taşıdığını ileri sürdü. Rusya'nın bu saldırılara karşılık verdiğini ve Ukrayna ekonomisi açısından önemli olduğunu belirttiği tesisleri hedef almaya başladığını söyleyen Putin, süreci Rusya'nın başlatmadığını savundu. Karadeniz'deki gemilere yönelik saldırılara da değinen Putin, bazı gemilerde askeri yük bulunduğunu iddia etti. Ukrayna'nın Rus tankerlerine ve sivil yük taşıyan gemilere yönelik saldırılar düzenlediğini belirten Putin, 100'den fazla geminin zarar gördüğünü söyledi. Rusya'da rafineri saldırılarının sona ermesi halinde dizel yakıt üretiminin artabileceğini belirten Putin, Batılı yaptırımlar nedeniyle Rus petrol ürünlerinin uluslararası pazarlara ulaştırılmasının önünde çeşitli engeller bulunduğunu ifade etti. Putin, yaptırımlar, sigorta kısıtlamaları ve artan navlun maliyetlerinin Rus petrol ürünlerinin ihracatını zorlaştırdığını belirterek, deniz taşımacılığında serbest seyrüsefer ve uluslararası deniz hukuku kurallarının korunmasından yana olduklarını söyledi. Gazze için “Filistin devleti” vurgusu Putin konuşmasında Gazze'deki gelişmelere de değindi. Filistin meselesinin en hassas insani sorunlardan biri olduğunu belirten Putin, Rusya'nın Filistin konusundaki tutumunun uzun süredir bilindiğini söyledi. Rus lider, kalıcı bir çözüm aranırken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu tarafından daha önce kabul edilen kararların temel alınması gerektiğini savundu. Putin, tam teşekküllü bir Filistin devletinin kurulmasını uzun vadeli çözümün temel unsuru olarak nitelendirdi. İstanbul müzakerelerini hatırlattı Putin, Rusya ile Ukrayna arasında 2022'de İstanbul'da gerçekleştirilen müzakerelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İstanbul görüşmelerinde tarafların belirli konularda anlaşmaya vardığını savunan Putin, Ukrayna heyetinin başkanının üzerinde mutabık kalınan metinleri parafladığını söyledi. Putin, bunun Ukrayna tarafının söz konusu düzenlemeleri genel olarak kabul ettiği anlamına geldiğini öne sürdü. Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna'nın söz konusu mutabakatlardan Batılı ortaklarının tavsiyesi üzerine vazgeçtiğini iddia etti. Putin ayrıca Ukrayna tarafının, İstanbul'daki mutabakatların uygulanması halinde savaşın daha önce sona erebileceğini sonradan kabul ettiğini ileri sürdü. Putin’in İstanbul görüşmelerine ilişkin bu değerlendirmeleri, Rusya’nın 2022 müzakerelerinin savaşın sona erdirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğu yönündeki uzun süredir devam eden resmi anlatımının bir parçası olarak öne çıktı.

Putin’den Avrupa’ya savaş mesajı: “Rusya’nın Avrupa ile savaş planı yok” Haber

Putin’den Avrupa’ya savaş mesajı: “Rusya’nın Avrupa ile savaş planı yok”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın Avrupa ülkelerine yönelik bir savaş hazırlığında olduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Avrupa’daki bazı ülkelerin Rusya kaynaklı olası tehditlere ilişkin açıklamalarını “provokasyon” olarak nitelendiren Putin, Rusya’nın Avrupa ile herhangi bir askeri çatışma planının bulunmadığını söyledi. “Avrupa ile herhangi bir savaş planımız yok” Putin, Avrupa’da Rusya’nın NATO ülkelerine yönelik saldırı düzenleyebileceğine ilişkin tartışmalara yanıt verirken, Moskova’nın böyle bir hazırlık içerisinde olmadığını savundu. Rus lider, Avrupa ülkelerinin Rusya’dan saldırı bekledikleri yönündeki açıklamalarını gerilimi artıran girişimler olarak değerlendirdi. Putin, Avrupa ile ilişkilerde mevcut durumun daha da kötüleşmesini gerektirecek gerçek bir neden bulunmadığını ifade etti. Baltık ülkelerindeki Rusça konuşanlar gündemde Putin açıklamasında Estonya, Letonya ve Litvanya’daki Rusça konuşan nüfusun durumuna da değindi. Bu ülkelerde Rusça konuşanların haklarının ihlal edildiğini öne süren Putin, Moskova’nın söz konusu kişilerin haklarını uluslararası hukuk çerçevesinde savunacağını söyledi. Rus lider, bu konuda askeri yöntemlere başvurma niyetlerinin bulunmadığını belirtti. Putin’in açıklamalarındaki bu iddialar, Baltık ülkelerinde Rusya’nın müdahale gerekçesi oluşturabileceğine ilişkin güvenlik tartışmalarının sürdüğü bir dönemde geldi. “Ukrayna yaptıklarının bedelini ödeyecek” Putin ayrıca Ukrayna’nın Rusya’daki enerji altyapısına ve sınır bölgelerine yönelik saldırılarına ilişkin sert mesajlar verdi. Kiev yönetiminin eylemlerinin karşılıksız kalmayacağını belirten Putin, Rusya’nın buna karşılık vereceğini söyledi. Putin’in açıklamaları, Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken Moskova ile Avrupa ülkeleri arasındaki güvenlik geriliminin de yüksek olduğu bir dönemde geldi. Avrupa istihbaratından Rusya uyarısı Putin’in açıklamalarının öncesinde Danimarka Savunma İstihbarat Servisi (DDIS), Rusya kaynaklı tehditlere ilişkin yeni bir değerlendirme yayımlamıştı. DDIS, Rusya’nın önümüzdeki aylarda NATO ve Batı’ya yönelik hibrit faaliyetlerini artırabileceğini belirtti. Kurum ayrıca NATO üyesi bir ülkeye yönelik sınırlı bir askeri saldırı riskinin “düşük ancak arttığını” değerlendirdi. Buna karşın Rusya’nın NATO ülkesini geniş çaplı işgal etmesinin yüksek ihtimal taşımadığını, ancak tamamen göz ardı edilemeyeceğini açıkladı. Danimarka istihbaratı, olası sınırlı saldırı senaryoları arasında Ukrayna’yı destekleyen altyapıya yönelik saldırılar, küçük çaplı askeri operasyonlar ve hibrit saldırıları sıraladı. Kurum ayrıca Rusya’nın NATO’nun ortak savunma mekanizması olan 5’inci madde kapsamındaki kararlılığını test etmeye çalışabileceği riskine dikkat çekti. Putin’in son açıklamaları ile Avrupa’daki bu güvenlik değerlendirmeleri, Rusya ile NATO ülkeleri arasındaki karşılıklı tehdit algısının gündemde kalmaya devam ettiği bir dönemde geldi.

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı” Haber

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı”

Kırgızistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, dış politikadan Rusya-Ukrayna savaşına, Suriye’deki gelişmelerden F-35 ve S-400 konusuna, Yunanistan ile ilişkilere ve “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. “Süreç adım adım ilerliyor” “Terörsüz Türkiye” sürecinin belirli bir takvimden ziyade ulaşılması gereken bir hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, devlet kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını söyledi. Meclis’te oluşan mutabakatın önemine dikkat çeken Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulunun, yasada belirtilen görevler doğrultusunda atılacak adımları planlamaya başladığını belirtti. Erdoğan, çerçeve yasanın uygulanmasının örgütün silah bırakması ve tasfiye olması şartına bağlı olduğunu vurgulayarak, bu durumun tespit ve teyit yöntemlerinin de belli olduğunu söyledi. “İç cepheyi güçlendireceğiz” Sürecin toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmesi gerektiğini belirten Erdoğan, provokatif söylemlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Erdoğan, farklılıkların ortadan kaldırılmasının değil, farklılıklarla birlikte Türkiye ortak paydasında buluşmanın hedeflendiğini belirterek bunu “Büyük Türkiye mutabakatı” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin millet tarafından sahiplenildiğini savunarak, toplumsal huzuru zedeleyecek yaklaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’dan Suriye mesajı: “Şiddetin devri kapanmalı” YPG-PYD’nin fesih kararı ve Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin de konuşan Erdoğan, gelişmeleri olumlu karşıladığını belirtti. Suriye’nin bütün unsurlarıyla birlik ve bütünlük içinde olmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkına desteğinin süreceğini ifade etti. Erdoğan, “Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı” diyerek Suriye’de yeni bir dönemin başlaması gerektiğini vurguladı. Suriye’nin terör örgütlerinin faaliyet alanına dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, ülkenin yeniden inşası için komşu ve dost ülkelerin destek vermesi çağrısında bulundu. Putin ile görüşmede Rusya-Ukrayna savaşı gündemdeydi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeye ilişkin de bilgi verdi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin savaşın sona ermesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlere devam edeceğini söyledi. Enerji, ticaret, turizm ve yatırım alanlarında Rusya ile Türkiye arasında önemli ilişkiler bulunduğuna dikkat çeken Erdoğan, savaşın taraflar ve bölge açısından olumlu sonuçlar doğurmadığını ifade etti. Şanghay İşbirliği Örgütü mesajı: “Batı’ya sırt çevirmek değil” Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerini geliştirmesinin Batı’dan uzaklaşma anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, dış politikada 360 derecelik bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Türkiye’nin hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini geliştirebilen bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasının mümkün olduğunu ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin örgüte üyelik perspektifinin herhangi bir bloktan kopuş anlamına gelmediğini vurguladı. F-35 ve S-400 açıklaması Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirten Erdoğan, ABD tarafındaki sürecin tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’nin savunma alanındaki kendi projelerinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Erdoğan, KAAN ve milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinin devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin farklı savunma seçeneklerini artırmaya devam edeceğini söyleyerek, “Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur” mesajını verdi. Karadeniz’de ticari gemi güvenliği vurgusu Karadeniz’deki deniz taşımacılığının güvenliğinin yalnızca Türk bayraklı gemiler açısından değil, tüm sivil deniz taşımacılığı bakımından önemli olduğunu belirten Erdoğan, ticari faaliyetlerin çatışmalardan zarar görmemesi gerektiğini söyledi. Karadeniz’de kalıcı bir güvenlik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Erdoğan, tahıl krizinin özellikle Afrika’da yeniden gündeme gelme ihtimaline dikkat çekti. Yunanistan’a adaların silahlandırılması tepkisi Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu ancak uluslararası anlaşmaların ihlal edilmesine müsaade etmeyeceğini söyledi. Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını belirten Erdoğan, buna karşılık Türkiye’nin kendi haklarının çiğnenmesine de izin vermeyeceğini vurguladı. Yunanistan’a “yanlış yoldan dönme” çağrısı yapan Erdoğan, gayriaskeri statüdeki adaların silahlandırılmasından vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması yönündeki yaklaşımını sürdüreceğini belirtti.

CIA Direktörü Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin dikkat çeken iddia Haber

CIA Direktörü Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin dikkat çeken iddia

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in bu hafta gerçekleştirdiği Moskova ziyaretinin amacıyla ilgili ABD basınında yeni bir iddia gündeme geldi. Ziyaretin, Rusya’ya NATO üyesi ülkelere yönelik olası bir saldırının ciddi sonuçlar doğuracağı mesajını iletmek amacı taşıdığı öne sürüldü. ABD basınında yer alan haberlere göre, Ratcliffe’in sürpriz Moskova temasının, ABD istihbaratının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in önümüzdeki birkaç yıl içinde NATO’nun kararlılığını sınamak amacıyla ittifak üyesi bir ülkeye yönelik saldırı düzenleyebileceğine ilişkin değerlendirmelerinin ardından gerçekleştiği iddia edildi. Baltık ülkeleri endişesi The Wall Street Journal’a konuşan ABD’li yetkililer, Washington’da özellikle Baltık ülkelerinin olası bir Rus müdahalesinin hedefi olabileceğine ilişkin endişelerin bulunduğunu aktardı. Yetkililere göre Rusya’nın olası bir müdahalesi doğrudan geniş çaplı bir askeri operasyon şeklinde olmayabilir. Siber saldırılar veya sınırlı kara operasyonları gibi farklı yöntemlerin de gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. ABD’li yetkililer ayrıca, İran savaşı nedeniyle Batılı ülkelerin savunma harcamalarını artırması ve mühimmat stoklarının azalmasının da Rusya’nın olası bir saldırı hesabında dikkate alınabileceğini belirtti. Bu değerlendirmeler doğrultusunda Ratcliffe’in Moskova temaslarında Rus tarafına, NATO ülkelerinden herhangi birine yönelik saldırının ciddi sonuçlar doğuracağı konusunda doğrudan mesaj verdiği ileri sürüldü. Ratcliffe, Rus istihbarat yetkilileriyle görüştü Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ratcliffe’in Moskova’da Rus istihbarat yetkilileriyle görüştüğünü doğrulamıştı. Peskov, CIA Direktörü’nün Putin ile bir görüşme gerçekleştirmediğini, ancak Rusya Devlet Başkanı’nın Ratcliffe’in temasları hakkında bilgilendirildiğini açıklamıştı. Trump, iddiaları reddetti ABD Başkanı Donald Trump ise Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin farklı bir değerlendirmede bulundu. Trump, ziyareti "yarı rutin" olarak nitelendirirken, temasların NATO veya İngiltere’ye yönelik olası Rus askeri tehditleriyle bağlantılı olduğu iddiasını reddetti. Washington ve Moskova tarafından Ratcliffe’in görüşmelerinin içeriğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapılmazken, ABD basınında yer alan iddialar ziyaretin Rusya-NATO ilişkilerindeki olası güvenlik riskleriyle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.

Rusya ve Myanmar arasında 12 yeni anlaşma imzalandı Haber

Rusya ve Myanmar arasında 12 yeni anlaşma imzalandı

Kremlin Sarayı'nda gerçekleştirilen törende, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Myanmar Devlet Başkanı Min Aung Hlaing'in görüşmesinin ardından iki ülkenin bakanlık ve kurumları arasında çeşitli anlaşmalar imzalandı. İmzalanan belgeler arasında yaptırımlara karşı koymayı öngören ortak bildiri ile enerji, petrol ve doğal gaz, radyo-elektronik endüstrisi, dijital teknolojiler, uzay, eğitim, kültür ve iletişim alanlarında işbirliği memorandumları ve protokoller yer aldı. Putin: Ekonomik işbirliğine önem veriyoruz Putin, Rusya-Myanmar ilişkilerinin gelişmeye devam ettiğini belirterek ekonomik işbirliğine önem verdiklerini söyledi. Rus lider, iki ülke arasında istikrarlı finansal ödeme kanallarının oluşturulduğunu ve ticari işlemlerin yaklaşık üçte ikisinin Rus rublesiyle gerçekleştirildiğini ifade etti. Enerji alanındaki işbirliğine de değinen Putin, Myanmar'ın güneyinde enerji santrali ve petrol rafinerisi inşasının gündemde olduğunu açıkladı. Putin ayrıca Myanmar'a sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatı, ülkenin güney kıyısında liman inşası ve daha önce üzerinde anlaşmaya varılan nükleer santral projesi konusunda çalışmaların sürdüğünü belirtti. Askeri işbirliği de gelişiyor Rusya ile Myanmar arasındaki askeri-teknik işbirliğinin de geliştiğini söyleyen Putin, iki ülkenin ortak askeri tatbikatlar düzenlediğini kaydetti. Rus lider, dış politika alanında iki ülkenin yaklaşımlarının örtüştüğünü belirterek uluslararası hukuk, egemenlik ve içişlerine müdahale etmeme ilkelerine vurgu yaptı. Putin ayrıca Myanmar'ın Rusya'nın Vladivostok kentinde yakın zamanda başkonsolosluk açacağını bildirdi. Hlaing: Parlamentolar arası ilişkileri de genişleteceğiz Myanmar Devlet Başkanı Min Aung Hlaing ise Rusya ile ilişkilerin güven temelinde geliştiğini belirtti.

Putin'den Rus Ordusu İçin Yeni Karar: Asker Sayısı 1 Milyon 535 Bine Çıktı Haber

Putin'den Rus Ordusu İçin Yeni Karar: Asker Sayısı 1 Milyon 535 Bine Çıktı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin askeri kapasitesine ilişkin yeni bir adım attı. Putin tarafından imzalanan kararnameyle Rus Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki toplam personel sayısında artışa gidildi. Rusya Devlet Yasa Bilgi Sistemi'nde yayımlanan kararnameye göre, Rus ordusundaki toplam personel sayısı 2 milyon 426 bin 130 olarak belirlendi. Bu sayının içerisinde 1 milyon 535 bin aktif asker bulunuyor. Yeni düzenleme, 1 Ağustos tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Rus ordusunun personel sayısı 27 bin arttı Alınan kararla birlikte Rus ordusundaki toplam personel sayısında yaklaşık 27 bin kişilik artış yaşandı. Bir önceki düzenlemede Rus Silahlı Kuvvetleri'nin personel sayısı 2 milyon 399 bin 130 olarak belirlenmişti. Bu rakamın içerisinde 1 milyon 510 bin asker yer alıyordu. Yeni kararnameyle birlikte özellikle aktif asker sayısında artış yapılması dikkat çekti. Putin daha önce de asker sayısını artırmıştı Rusya lideri Vladimir Putin, Haziran 2026'da imzaladığı kararnameyle ordudaki asker sayısını artıran bir başka düzenlemeye gitmişti. Söz konusu karar kapsamında Rus ordusunda görev yapan asker sayısı 1 milyon 510 bine çıkarılmış, toplam personel kapasitesi ise 2 milyon 399 bin 130 olarak açıklanmıştı. Yeni kararnameyle birlikte bu kapasitenin daha da genişletildiği görüldü. Ukrayna savaşı nedeniyle askeri kapasite artırılıyor Rusya'nın ordu kapasitesini artırma kararlarının, Ukrayna'da devam eden savaşın etkileriyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Putin, geçtiğimiz yılın sonunda yaptığı açıklamada Ukrayna'daki savaş bölgesinde 700 binden fazla Rus askerinin görev yaptığını açıklamıştı. Rus ordusunda düzenli birliklerin yanı sıra Ukrayna'daki operasyonlarda görev almak üzere sözleşmeli askerler ve gönüllü birlikler de bulunuyor. Savunma politikalarında yeni dönem Rusya, Ukrayna savaşıyla birlikte ordunun insan kaynağı ve askeri kapasitesini artırmaya yönelik çeşitli adımlar atıyor. Moskova yönetimi, savaş alanındaki ihtiyaçlar, sınır güvenliği ve uzun vadeli savunma planlamaları kapsamında asker sayısındaki düzenlemeleri sürdürüyor. Uzmanlar, Rusya'nın personel artışını yalnızca mevcut savaş koşullarıyla değil, aynı zamanda NATO ile yaşanan gerilimler ve küresel güvenlik dengeleri çerçevesinde değerlendirdiğini belirtiyor. Rusya'nın askeri gücü gündemde kalmaya devam ediyor Putin'in imzaladığı yeni kararname, Rusya'nın askeri kapasitesini genişletme politikasının devam ettiğini gösteriyor. Ordudaki personel artışının, Ukrayna cephesindeki gelişmeler ve Rusya'nın bölgesel güvenlik stratejileri açısından nasıl sonuçlar doğuracağı ise önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.