Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Vize Serbestisi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Vize Serbestisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vize Serbestisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Körfez ülkeleri İran'a karşı askeri önlem alabilir Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Körfez ülkeleri İran'a karşı askeri önlem alabilir

Hakan Fidan; Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan bölge turunun ardından Riyad’daki temaslarına ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu. Fidan, İran’ın saldırıları karşısında Körfez ülkelerinin sabrının tükenmek üzere olduğu ve "karşı önlem" alma aşamasına geldikleri uyarısında bulundu. "Körfez ülkeleri son uyarılarını yaptı" Körfez ülkelerinin yoğun bir saldırı altında olduğunu hatırlatan Fidan, bu ülkelerin savaşın dışında kalma iradesine rağmen kasten hedef alındıklarını belirtti. Fidan, şunları söyledi: "Körfez ülkeleri, hava sahalarını ve topraklarındaki üsleri İran’a karşı kullandırmayacaklarını en baştan duyurdular. Ancak İran’ın askeri üsler dışında sivil altyapı ve ekonomik hedeflere de kasıtlı saldırılar düzenlemesi riski artırdı. Körfez ülkeleri, mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Riyad’daki toplantıda bu konudaki son uyarılarını yaptılar." "Savaş 2-3 hafta daha sürebilir" Bölgedeki genel kanaatin savaşın birkaç hafta daha devam edeceği yönünde olduğunu aktaran Bakan Fidan, barışın önündeki asıl engelin İsrail olduğunu savundu: "Körfez ülkelerinde savaşın iki üç hafta daha süreceği değerlendirmesi yapılıyor. Ancak burada belirleyici olan ABD’nin tutumudur. İsrail, ateşkesi veya kısa sürede bir barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir. ABD ve İsrail’in pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki gözlemler artıyor. Sorun İsrail’in barış istememesi; kendileri için kritik olan askeri ve sanayi hedeflerini yok etmeden durmayacakları izlenimini veriyorlar." "İran'a yapılan da Körfez'e yapılan da yanlış" Fidan, Türkiye’nin savaşın başından beri ikircikli bir tavır takınmadığını ve tüm taraflara yanlışlarını açıkça söylediğini belirtti. Riyad’daki ortak bildiride İsrail’in rolüne de dikkat çektiklerini ifade eden Fidan, "Hem İsrail’in saldırganlığına hem de İran’ın savaşı bölgeye yayma eylemlerine karşı çıkıyoruz. İsrail’in yayılmacılığının yarattığı tehdidin ortak açıklamaya girmesini sağladık" dedi. Savaş sonrası yeni düzen ve savunma sanayii Savaşın ardından bölge ülkelerinin savunma stratejilerinde köklü değişiklikler olacağını öngören Fidan, "Körfez’de pek çok şey değişebilir. Ülkeler savunma sanayii alanında yeni arayışlara girebilir. Eğer belirli şartlar yerine getirilirse, savaş sonrası İran ile Körfez ülkeleri arasında ekonomik iş birliği tekrar yoğunlaşabilir" değerlendirmesinde bulundu. AB ile ilişkiler ve vize serbestisi Fidan, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin istikrarlı gittiğini, yasa dışı göç ve vatandaşların bölgeden tahliyesi konularında AB’nin sürekli Türkiye’nin kapısını çaldığını söyledi. Vize serbestisi konusuna da değinen Fidan, "Kalan altı madde üzerinde ilgili kurumlarımızın çalışmaları sürüyor" bilgisini paylaştı. Dışişleri Bakanı Fidan, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in durumu hakkında ise, "Bildiğimiz şey kendisinin hayatta ve işinin başında olduğudur. Ancak yönetimdeki boşluğun büyük oranda Devrim Muhafızları tarafından doldurulduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Fidan: Gündemimizdeki konuların başında Yemen'deki durum geliyor Haber

Fidan: Gündemimizdeki konuların başında Yemen'deki durum geliyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz yıl Ekim ayında Umman'da bir ziyaret gerçekleştirmişlerdi. Söz konusu ziyaret vesilesiyle 16 ayrı anlaşma imzalanmıştı. Bugün değerli kardeşimle beraber üzerinde çalışmakta olduğumuz projeleri ve geleceğe dönük planlamalarımızı ele aldık. İkili ticaret hacmimizi 5 milyar dolar seviyesine yükseltmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Geçtiğimiz ay vize serbestisi uygulamasını başlatmıştık iki ülke arasında. Bu adım ticaret ve turizm alanları başta olmak üzere birçok alanda ülkelerimize büyük fayda sağlayacak. Savunma sanayii alanındaki işbirliğimizi de kazan kazan anlayışıyla daha ileri taşımayı arzu ediyoruz. Ekonomik, siyasi ve kültürel konularda hayata geçirebileceğimiz büyük potansiyel bulunmakta. Önümüzdeki dönemde teknik düzeyde çok sayıda inşallah toplantı gerçekleştireceğiz. Bugünkü görüşmelerimizde bölgemizi ilgilendiren kritik meseleleri de ele aldık. Gündemimizdeki konuların başında Yemen'deki durum geliyor. Yemen'in güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerin bölgesel düzeyde istikrarsızlığa yol açma ihtimali bulunmaktadır. Umman dahil bölge ülkelerinin bu konudaki endişelerini ve hassasiyetlerini paylaşmaktayız. Türkiye Yemen'in eğemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünün muhafazasını güçlü biçimde desteklemektedir. Yemen'de anayasal meşruiyet temelinde kalıcı bir siyasi çözümün sağlanması gerekitğini yineliyoruz. Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinin sağduyulu ve yapıcı tutum sergilemeleri gerilimin büyümesine engel olmuştur. Bugün ayrıca Gazze'deki durumu da ele almaktayız. Uluslararası toplumun beklentisi ateşkesin gerekliliklerinin eksiksiz biçimde yerine getirilmesidir. Ancak İsrail sivil halkı hedef almayı sürdürmekte ve ihtiyaç duyulan insani yardımın Gazze'ye ulaşmasına yeteri miktar izin vermemektedir. Ateşkesin ilanından bu yanı İsrail tarafından öldürülen Gazzelilerin sayısı 420'yi geçmiştir. Türkiye bakımından Gazze'nin geleceğine dair 3 husus bizim için büyük önem taşımakta. Birincisi Gazze'nin bütünlüğünün korunması gerekmektedir. Hangi proje uygulanacaksa imar için uygulansın Gazze'nin bütünlüğü korunmalıdır. İkincisi Gazze'nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi hukuki ve vicdani bir sorumluluktur ve zorunluluktur. Üçüncüsü Gazze'de yaşayacak olan Gazzelilerdir. Ve bu bölgede yapılacak bütün imar faaliyetleri Gazzeliler için olmalıdır. Bu hususlara riayet edildiği sürece gündemde olan girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz. Suriye'deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve uluslararası ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz. Bizim görmek istediğimiz istikrar ve bölgesel barış. Bunun dışında bir hedefimiz yok. Fakat İsrail'in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkartmakta. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıfıktan beslenen bir güvenlik stratejisi sahibiler. Bunun değişmesi lazım. Biz Suriye, Amerika ve İsrail arasında yürütülen görüşmelerin bölgenin lehine Suriye'nin toprak bütünlüğüne, güvenliğine, istikrarına olacak şekilde neticelenmesini temenni ediyoruz, teşvik ediyoruz. Son birkaç gündür devam eden Halep'teki olaylar maalesef son 1 yıldır uyardığımız tekrar tekrar defaatle dile getirdiğimiz hususun tecelli etmesi. SDG'nin zamana oynamak yerine bölgede sahici bir kendi ülkesinde entegrasyon sürecine hayata geçirmeye başlamış olsayadı bunların hiçbirini biz görmeyecektik."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.