Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Venezuela

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Venezuela haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Venezuela haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Maduro’dan ABD’de ilk fotoğraf: “Dimdik ayaktayız” Haber

Maduro’dan ABD’de ilk fotoğraf: “Dimdik ayaktayız”

Maduro, X hesabından yaptığı paylaşımda, kendisinin ve destekçilerinin güçlü olduğunu belirterek, “Bilmenizi isterim ki dimdik ayaktayız, kalplerimiz sizin sevginizle dolup taşıyor” mesajını verdi. 25 Haziran’da çekildiği belirtilen fotoğraflarda Maduro’nun zafer işareti yaptığı görüldü. Eski Venezuela lideri paylaşımını torunları, çocuklar ve kendisine destek verenler için bir “sevgi ve umut hediyesi” olarak nitelendirdi. Maduro, mesajının sonunda İncil’e atıfta bulunarak Venezuela’nın geleceğine ilişkin umut dolu ifadeler kullandı. Maduro ve eşi ABD’de yargılanmayı bekliyor Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in Brooklyn’de bulunan Metropolitan Tutukevi’nde kefaletsiz olarak tutulduğu belirtildi. ABD’deki bir yargıç, çiftin davasının 1 Haziran 2027’de başlamasına karar verdi. 63 yaşındaki Maduro ve 69 yaşındaki Flores, narko-terörizm ve uyuşturucu kaçakçılığı dahil olmak üzere çeşitli federal suçlamalarla karşı karşıya bulunuyor. ABD’li savcılar, Maduro ve Flores’in uyuşturucu kaçakçılığı amacıyla kartellerle iş birliği yaptığını iddia ediyor. Maduro ve eşi ise kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmiyor. Maduro, daha önceki duruşmasında kendisini savunarak dürüst bir insan olduğunu ve Venezuela’nın devlet başkanı olduğunu ifade etmişti. Trump yönetimi Venezuela ile petrol anlaşmasını duyurdu Maduro’nun ABD’deki yargı süreci devam ederken, Washington ile Venezuela arasında enerji alanında önemli bir gelişme de yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela ile “dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması” olarak nitelendirdiği bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı. Trump, ABD’nin özel sektörle yapılacak ortaklıklar üzerinden Venezuela’nın 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin önemli bir bölümü üzerinde kontrol sağlayacağını ileri sürmüştü. Trump ayrıca anlaşmanın ABD’nin petrol rezervlerini önemli ölçüde artıracağını ve ülkenin petrol arzını güçlendireceğini savunmuştu. Venezuela’dan petrol anlaşmasına doğrulama Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez de ABD ile petrol anlaşması yapıldığını doğrulamıştı. Rodriguez, anlaşmanın özel sektör yatırımlarıyla Venezuela’nın petrol üretiminin artırılmasını hedeflediğini açıklamıştı. Mutabakat kapsamında 17 stratejik sahanın geliştirilmesinin planlandığını belirten Rodriguez, 100 milyar doların üzerinde yatırım ve Venezuela devletine 209 milyar dolardan fazla vergi geliri sağlanmasının öngörüldüğünü ifade etmişti. Petrol anlaşması, Maduro’nun ABD’deki tutukluluk ve yargılama süreci devam ederken Washington ile Caracas arasındaki ilişkiler açısından da dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıktı. Pequeño regalo de amor y esperanza Envío estas fotos como un pequeño regalo a todos mis nietos y nietas, a los niños y niñas, y a toda la gente noble que nos ama. pic.twitter.com/Z6u3130arn — Nicolás Maduro (@NicolasMaduro) August 30, 2026

Trump’tan Venezuela açıklaması: “Tarihin en büyük petrol anlaşmasına imza attık” Haber

Trump’tan Venezuela açıklaması: “Tarihin en büyük petrol anlaşmasına imza attık”

Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile anlaşmaya ilişkin çalışmalar yürüttüğünü belirtti. ABD'nin özel sektörle oluşturulan ortaklıklar üzerinden Venezuela'daki petrol rezervlerinin büyük bölümü üzerinde kontrol elde ettiğini ifade eden Trump, yapılan anlaşmanın ülkesinin petrol rezervlerini iki katından fazla artıracağını ve ABD'nin enerji arzını güçlendireceğini ileri sürdü. Venezuela yönetimi anlaşmayı doğruladı Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez de ABD ile petrol anlaşması yapıldığını doğruladı. Devlet televizyonu VTV'de yer alan habere göre Rodriguez, Trump ve Rubio'ya teşekkür ederek anlaşmanın iki ülke ilişkileri açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Rodriguez, ABD ile ilişkilerde “tarihi bir dönüm noktası” yaşandığını ifade ederek, özel sektör temsilcilerinin de katılımıyla petrol üretiminin önemli ölçüde artırılmasının hedeflendiğini söyledi. 17 stratejik saha geliştirilecek Venezuela yönetiminin açıkladığı bilgilere göre mutabakat kapsamında 17 stratejik petrol sahasının geliştirilmesi planlanıyor. Rodriguez, söz konusu sahaların yaklaşık 65 milyar varillik kanıtlanmış potansiyele sahip olduğunu, projeler için 100 milyar doların üzerinde yatırım öngörüldüğünü ve Venezuela devletine 209 milyar dolardan fazla vergi geliri sağlanmasının beklendiğini açıkladı. Venezuela lideri, yatırımların yalnızca petrol sektörünün yeniden yapılandırılması ve modernizasyonuna katkı sağlamayacağını, aynı zamanda ülke ekonomisinin büyümesine ve bölgenin enerji güvenliğinin güçlendirilmesine de hizmet edeceğini savundu. Rodriguez ayrıca anlaşmanın Venezuela'nın hidrokarbon sektöründeki altyapının yeniden inşa edilmesi ve geliştirilmesi için önemli miktarda yatırımın ülkeye yönelmesini sağlayacağını belirtti. Trump: ABD’nin petrol arzı güçlenecek Donald Trump ise anlaşmanın ABD açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, Venezuela'daki petrol kaynaklarının değerlendirilmesinin Amerikan enerji piyasasına önemli katkı sağlayacağını ileri sürdü. Trump'ın açıklamaları ve Venezuela yönetiminin verdiği rakamlar, anlaşmanın kapsamı ve ekonomik sonuçları konusunda iki ülkenin de büyük beklentiler taşıdığını ortaya koydu.

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık Haber

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık

İran’ın nüfuzlu askeri ve siyasi figürlerinden biri olan eski Devrim Muhafızları Komutanı MuhsinRizai, bir mülakatta ABD ve İsrail’in Ortadoğu stratejilerini değerlendirdi. Rizai, Washington ve Tel Aviv’in bölgesel çıkarlarının birbiriyle paralel olduğunu belirterek, heriki yönetimin de bölgede yeni bir sistem dayatmak için İran’ı saf dışı bırakmayı zorunlugördüğünü iddia etti. "İran var oldukça haritayı değiştiremezler" İran'ın mevcut konumunu koruduğu müddetçe bölge haritasının değiştirilmesinin "imkansız"olduğunu savunan Rizai, "Onlar, bölgede yeni bir düzen kurabilmek için öncelikle İran'ı ortadankaldırmaları gerektiğine inanıyorlar. Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılar, asıl büyükhedefleri olan İran'ı ele geçirmek için sadece birer başlangıçtı" ifadelerini kullandı. "Trump petrolün, Netanyahu toprağın peşinde" ABD ve İsrail’in çıkarlarının "petrol ve toprak" ekseninde birleştiğini öne süren Muhsin Rizai, şuiddialarda bulundu: "İsrail; Suriye'nin güneyi, Lübnan'ın güneyi ile Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan dahafazla toprağı işgal etme peşinde. Donald Trump ise öncelikle İran, Körfez ve Kafkasya'dakipetrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Trump’ın bu yaklaşımı Venezuela stratejisinebenziyor; oraya da sadece petrol için odaklanmıştı." Bölgesel iş birliği çağrısı İran'ın bu planların uygulanmasına izin vermeyeceğini kanıtladığını belirten Rizai, bölgeülkelerine dış müdahalelerden bağımsız bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. Rizai, "Bölge ülkeleri küresel barış ve güvenliği korumak için kendi aralarında bir birlikoluşturmalı. Ancak birlikte hareket ederek adil ve eşitlikçi bir barışı tesis edebiliriz" dedi.

ABD’nin silah stoklarını yenilemesi 2030’u bulacak Haber

ABD’nin silah stoklarını yenilemesi 2030’u bulacak

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından hazırlanan kapsamlı rapor;Tomahawk, Patriot ve THAAD gibi kritik sistemlerin savaş öncesi seviyeye dönmesi içinABD'nin en az 3 ila 5 yıla ihtiyacı olduğunu ortaya koydu. Dün yayımlanan analize göre, İran operasyonları sırasında sergilenen yoğun ateş gücü, ABDaskeri endüstrisini kapasite sınırlarını zorlamaya itti. Rapor, bu mühimmat açığının özellikle Pasifik’te Çin ile yaşanabilecek olası bir gerilimde"stratejik bir risk" oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Tomahawk stokları alarm veriyor CSIS verilerine göre, ABD ordusu İran’daki hedefleri vurmak için 1.000’den fazla Tomahawkseyir füzesi kullandı. Bu miktarın yerine konması için öngörülen tarih ise 2030 yılının sonu. Mevcut üretimkapasitesinin yıllık 200 adet civarında olduğu belirtilirken, dev savunma yüklenicisiRaytheon'un bu sayıyı 1.000’e çıkarmak için Alabama ve Arizona’daki tesislerini genişlettiğikaydedildi. Savunma sistemlerinde "zaman" yarışı İran füze ve dronlarına karşı etkili olan hava savunma sistemlerinde de durum benzer: THAAD: Envanterden eksilen 290 füzenin tamamlanması 2029 sonunu bulacak. Patriot: 1.000’den fazla füzenin ikamesi için 2029 ortası işaret ediliyor. "Sorun para değil, zaman" Trump yönetiminin gelecek yıl için teklif ettiği 1,5 trilyon dolarlık dev savunma bütçesi,mühimmat üretimini hızlandırmayı hedeflese de uzmanlar fiziksel kısıtlamalara dikkat çekiyor. CSIS raporunda yer alan, "Bugünün sorunu para değil; bu karmaşık sistemlerin inşa edilmesiiçin gereken zamandır" ifadesi, endüstriyel kapasitenin zorlandığını gösteriyor. Trump ve Pentagon’dan "hazırız" mesajı Eleştirilere ve raporlara rağmen Beyaz Saray ve Pentagon iyimserliğini koruyor. SavunmaBakanı Pete Hegseth, savunma sanayisindeki yatırımların kapasiteyi üç katına çıkaracağınısavunurken; Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, "Ordumuz, Başkan'ın seçtiği her yerde göreviniyapacak donanıma ve envantere sahiptir" açıklamasında bulundu. Kritik fark: Savaş tecrübesi vs. envanter sayısı Analiz, mühimmat eksikliğine rağmen ABD’nin bir avantajına dikkat çekiyor: Modern savaştecrübesi. ABD ordusunun son dönemde İran, Venezuela ve Husilere karşı aktif operasyonyürüterek gücünü kanıtladığı, öte yandan en son 1979’da savaşan Çin ordusunun butecrübeden yoksun olduğu vurgulanıyor. Uzmanlara göre bu "tecrübe makası", stoklar dolana kadar Çin’in Tayvan konusundakiadımlarını caydırabilecek en önemli unsur olmaya devam ediyor.

Küba, ABD'nin yeni yaptırımlarını protesto etti. Haber

Küba, ABD'nin yeni yaptırımlarını protesto etti.

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla, 1 Mayıs'ta sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Amerika Birleşik Devletleri'nin "Küba'ya veya herhangi bir üçüncü ülke veya kuruluşa karşı önlem uygulama hakkına kesinlikle sahip olmadığını" belirtti. Parrilla, yaptırımların 1 Mayıs'ta, milyonlarca Kübalının ABD ambargosunu protesto etmek için sokaklara döküldüğü gün açıklanmasının tesadüf olmadığını savundu. 1 Mayıs'ta Havana'daki José Martí Anti-Emperyalist Anıtı'nda 500.000'den fazla Kübalı, Uluslararası İşçi Bayramı'nı kutlamak için bir araya geldi. Fotoğraf: Granma Beyaz Saray tarafından açıklanan bilgilere göre, aynı gün, 1 Mayıs'ta, ABD Başkanı Donald Trump, Küba'ya yönelik yaptırımları genişleten bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Bu hamle, ABD ordusunun Ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ve Trump'ın Küba'nın "bir sonraki hedef" olabileceği uyarısının ardından Küba üzerindeki baskıyı artırma stratejisinin bir parçasıdır. Daha önce ABD hükümeti, Küba'dan kaynaklanan "olağanüstü ve ciddi bir tehdit" gerekçesiyle ülke ile ilgili ulusal acil durum ilan eden bir başkanlık emri yayınlamıştı. Bu emirle birlikte alınan önlemler, Küba'ya petrol tedarik eden ülkelere gümrük vergisi uygulama çerçevesini oluşturarak yakıt kıtlığını daha da kötüleştirdi ve Küba ekonomisi üzerinde baskı oluşturdu.

Trump: İran operasyonunda sona yaklaştık, onları ‘Taş Devri’ne’ döndüreceğiz Haber

Trump: İran operasyonunda sona yaklaştık, onları ‘Taş Devri’ne’ döndüreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, "Destansı Öfke" adını verdikleri operasyonla İran'ın askeri gücünün büyük ölçüde yok edildiğini belirterek, "Önümüzdeki 2-3 hafta içinde onlara çok sert bir darbe indireceğiz ve onları ait oldukları yere, Taş Devri'ne geri göndereceğiz" dedi. Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği "Ulusa Sesleniş" konuşmasında, İran’a yönelik yürütülen askeri operasyonların gidişatı ve bölgenin geleceğine dair kritik açıklamalarda bulundu. İran'ı "dünyanın bir numaralı terör sponsoru" olarak nitelendiren Trump, ABD’nin stratejik hedeflerine ulaşmak üzere olduğunu ve Ortadoğu’nun artık daha özgür bir yer haline geldiğini savundu. “İran’ın askeri kapasitesi yerle bir edildi” Yaklaşık bir aydır devam eden ve "Destansı Öfke" (Epic Rage) olarak adlandırılan operasyonun sonuçlarını paylaşan Trump, İran ordusunun ağır darbe aldığını söyledi. Trump, "Bu akşam itibarıyla İran’ın deniz kuvvetleri yok edildi, hava kuvvetleri harabeye döndü. Devrim Muhafızları Ordusu’nun komuta zinciri ve kontrolü tamamen çökmüş durumda. Füze ve dron fırlatma platformları imha edildi; ellerinde çok az sayıda füze kaldı" ifadelerini kullandı. Operasyon kapsamında İran’daki nükleer tesislere yönelik B2 bombardıman uçaklarıyla saldırılar düzenlendiğini açıklayan Trump, "Tüm nükleer tesislerini yerle bir ettik. Artık İran’ın nükleer silaha sahip olma tehlikesi sona ermiştir" dedi. “Ortadoğu petrolüne ihtiyacımız yok” ABD’nin enerji bağımsızlığına vurgu yapan Trump, ülkesinin artık Ortadoğu petrolüne muhtaç olmadığını söyledi. ABD’nin Rusya ve Suudi Arabistan’dan daha fazla petrol ürettiğini hatırlatan Trump, şunları kaydetti: "Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole ihtiyacımız kalmadı. Venezuela operasyonu sonrası enerji üretimimiz bizi tamamen bağımsız hale getirdi. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol alan ülkeler, artık o geçidi kendileri korumalıdır. Biz müttefiklerimize yardım etmek için oradayız, petrol için değil." Müttefiklere teşekkür ve "Taş Devri" uyarısı Konuşmasında İsrail, Suudi Arabistan, Katar, BAE, Kuveyt ve Bahreyn’e destekleri için teşekkür eden Trump, bu ülkelerin zarar görmesine asla izin vermeyeceklerini vurguladı. İran rejimine yönelik sert mesajlarını sürdüren ABD Başkanı, "Biz rejim değişikliği peşinde değiliz ama gördüğünüz gibi liderlerinin çoğu artık hayatta değil. Eğer önümüzdeki haftalarda bir anlaşma sağlanmazsa, İran’ın tüm elektrik santrallerini vuracağız. Onları Taş Devri’ne geri göndereceğiz" uyarısında bulundu. Trump ayrıca, operasyonlarda hayatını kaybeden 13 ABD askerini anarken, İran rejiminin kendi halkına yönelik baskılarına da değinerek, "Bu rejim bugüne kadar 45 bin kendi vatandaşını katletti" iddiasını dile getirdi. Nükleer anlaşma ve Süleymani hatırlatması Eski Başkan Obama döneminde yapılan nükleer anlaşmayı "felaket" olarak nitelendiren Trump, ilk döneminde Kasım Süleymani’yi öldürerek büyük bir tehdidi bertaraf ettiklerini söyledi. Trump, "Eğer o yaşıyor olsaydı, bu akşam çok farklı bir senaryoyu konuşuyor olurduk" dedi. Donald Trump, İran halkına bir şans vermek istedikleri için şimdilik petrol tesislerini hedef almadıklarını ancak Tahran'ın tavrına göre tüm seçeneklerin masada kalmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.