Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uyuşturucu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Uyuşturucu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyuşturucu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trafikte yeni dönem başladı! Cezalar katlandı, ehliyete el koyma ve iptal şartları ağırlaştı Haber

Trafikte yeni dönem başladı! Cezalar katlandı, ehliyete el koyma ve iptal şartları ağırlaştı

7574 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni yasa ile birlikte trafikte caydırıcılığın artırılması ve özellikle ağır ihlallerin önüne geçilmesi hedeflendi. REKOR PARA CEZALARI Karayolları Trafik Kanunu kapsamında yapılan değişikliklerle bazı ihlallerde cezalar 200 bin TL’ye kadar çıktı. Buna göre öne çıkan düzenlemeler arasında; ehliyetsiz araç kullanma 40 bin TL, ehliyeti geri alındığı halde araç kullanma 200 bin TL, sahte veya başka araca ait plaka takma 140 bin TL (tekrarında 280 bin TL), plakasız araç kullanma 46 bin TL+30 gün trafikten men, “dur” ihtarına uymayarak kaçma 200 bin TL + 60 gün ehliyete el koyma, uyuşturucu etkisinde araç kullanma 150 bin TL + ehliyet iptali, alkol/uyuşturucu testini reddetme durumunda ise 150 bin TL + 5 yıl ehliyete el koyma cezaları geldi. KIRMIZI IŞIK VE HIZ İHLALLERİNE KADEMELİ YAPTIRIM Kırmızı ışık ihlallerinde cezalar kademeli olarak artırıldı. Yeni değişiklikle bir yıl içinde 6’ncı ihlalde 80.000 TL ceza ve ehliyet iptali uygulanacak. Hız sınırı ihlallerinde ise yerleşim yeri içinde 66 km/s ve üzeri aşımda 30 bin TL ceza ve 90 gün ehliyete el koyma cezası getirildi. Aynı yıl içinde 5'inci kez ehliyeti geri alınan sürücüler psiko-teknik değerlendirmeye tabi tutulacak. DRİFT, AKROBATİK HAREKET VE KONVOYLARA AĞIR CEZALAR İSE ŞÖYLE: Drift ve akrobatik motosiklet hareketleri: 46.000 TL + 60 gün ehliyete el koyma Yolu kapatacak şekilde konvoy yapma: 90.000 TL İzinsiz yarış: 46.000 TL + 2 yıl ehliyete el koyma Tekrar eden ihlallerde ehliyet iptali gündeme gelecek. SEYİR HALİNDE TELEFON KULLANANA 20 BİN TL’YE KADAR CEZA Bu arada sürüş sırasında cep telefonu kullananlara; ilk ihlalde 5 bin TL, ikinci ihlalde 10 bin TL, üç ve üzeri ihlalde 20 bin TL ile birlikte 30 gün ehliyete el koyma getirildi. Kış lastiği takmayan araç işletenlerine 6 bin lira ceza uygulanacağı, zincirsiz şekilde trafiği aksatan ağır vasıta sürücülere de 24 bin TL ceza verilmesi hüküm altına alındı. TAKOGRAF, TESCİL VE PLAKA DÜZENLEMELERİ Takograf cihazına müdahale edenlere 185 bin TL’ye kadar ceza, özel izinle taşınan yükler için karayolu kullanım bedeli alınmasının kararlaştırıldığı kanun değişikliğinde, araç sahiplerinin vefatı halinde mirasçılara 90 gün içinde tescil zorunluluğu, elektronik tescil sistemiyle satış sonrası 3 iş günü içinde kayıt zorunluluğu getirildi. Yeni ek maddeyle trafik ihlalini özendirici görüntüleri sosyal medyada paylaşanlara da 25 bin TL idari para cezası getirildi. Düzenlemelerin büyük bölümü Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken, elektrikli skuter düzenlemesine ilişkin madde ise 1 Ocak 2027’de uygulanmaya başlaması kararlaştırıldı. Söz konusu kanun değişikliğinin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Meksika, kartel patronunun öldürülmesinden kaynaklanan şiddet olaylarının patlak vermesinin ardından Dünya Kupası için güvenlik sözü verdi Haber

Meksika, kartel patronunun öldürülmesinden kaynaklanan şiddet olaylarının patlak vermesinin ardından Dünya Kupası için güvenlik sözü verdi

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, üst düzey bir kartel patronunun ölümünün, yolları kapatan ve ülke genelinde güvenlik güçlerine saldıran silahlı adamlardan bir misilleme şiddeti dalgasını tetikledikten sonra, ülkede yapılması planlanan Fifa Dünya Kupası maçlarına gelen ziyaretçiler için "risk olmadığını" söyledi. Meksika ordusu, Pazar günü şafakta Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin lideri "El Mencho"yu gözaltına almaya çalıştı ve hastaneye havadan kaldırılırken ölmeden önce ölümcül şekilde yaralandığı bir çatışmaya yol açtı. Gerçek adı Nemesio Rubén Oseguera Cervantes olan El Mencho'nun takipçileri hemen sokaklara döküldü, yaklaşık 100 ana yolu kapattı ve özellikle Jalisco ve Michoacán eyaletlerinde ulusal muhafız üslerine saldırdı. Çatışmada en az 25 asker ve 34 silahlı kartel öldü. Pazartesi gününe kadar şiddet büyük ölçüde azalmıştı - ancak yerel medya Pazartesi günü gece boyunca Jalisco eyaletinin birkaç kırsal belediyesinde şiddet olayları bildirdi. Jalisco'nun başkenti Guadalajara, dört Dünya Kupası maçına ev sahipliği yapacak. Meksika'nın ABD ve Kanada ile birlikte ev sahipliği yaptığı turnuvada, efsanevi Azteca stadyumunda Monterrey ve Mexico City'deki maçlar da yer alacak. Sheinbaum, Salı günü yaptığı günlük basın toplantısında, Dünya Kupası'nın Meksika'da düzenlenmesi için "tüm garantilerin" olduğunu söyledi. Pazar günkü şiddet olayları nedeniyle kapatılan Guadalajara ve tatil şehri Puerto Vallarta, bu hafta kademeli olarak yeniden açılıyor. Sheinbaum, "[Jalisco'daki] durum yavaş yavaş normale dönüyor," dedi. Fifa patronu Gianni Infantino Salı günü AFP haber ajansına Meksika'nın ev sahibi olarak rolü konusunda "çok rahat" olduğunu söyledi. "Her şey yolunda. Muhteşem olacak," dedi Infantino Kolombiya'nın Barranquilla şehrinde. Sheinbaum ayrıca, Pazartesi günü uyuşturucu kaçakçılarından emir aldığını iddia ettikten sonra teknoloji milyarderi Elon Musk'a karşı yasal işlem yapmayı düşündüğünü ve Donald Trump'ın Meksika'nın "karteller tarafından yönetildiği" iddialarını yinelediğini söyledi. El Mencho'nun öldürülmesinden sonra X'teki bir gönderide Musk, Sheinbaum'un kartel şiddetini tartıştığı 2025 videosuna "kartel patronlarının ona söylemesini söylediklerini söylediğini" iddia ederek yanıt verdi. Klipte Sheinbaum, "uyuşturucuya karşı savaşa" geri dönmenin bir seçenek olmadığını söyledi. "Narco'ya karşı savaş yasaların dışında," dedi. "Çünkü herhangi bir yargılanmadan öldürme iznidir." Geçmişte, kartel liderlerini hedef almak, teğmenleri kontrolü ele geçirmek için savaşırken genellikle örgütlerinin parçalanmasına yol açtı. Bunun, Başkan Felipe Calderón'un 20 yıl önce Meksika kartellerine karşı askeri bir saldırı başlattığından beri Meksika'daki yüksek cinayet oranını artırmaya yardımcı olduğuna inanılıyor. Ancak Sheinbaum, El Mencho'yu öldüren operasyon ile selefinin güvenlik politikaları arasındaki karşılaştırmayı reddetti. "Organize bir suç grubunun bir üyesinin tutuklanması sırasında, hakkında tutuklama emri olan ordu üyelerinin saldırıya uğradığı ve karşılık verdiği ve nakliye sırasında öldüğü bir durum ortaya çıktı" dedi. "Savaş değil, barış arıyoruz" diye ekledi. "Fark bu."

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür Haber

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güvenlik güçlerine yönelik yaptığı kapsamlı açıklamada şehitleri rahmetle andığını, gazilere uzun ömürler dilediğini belirterek, Türkiye’nin güvenlik ve istikrarında emniyet birimlerinin büyük payı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın huzuru, birliği ve dirliği için hayatını kaybeden şehitleri rahmetle yad ettiğini ifade ederek, “Hayatta olan gazilerimize hayırlı, uzun ömürler diliyorum” dedi. Şahadet ve gazilik bilinciyle evlatlarını göreve uğurlayan ailelere de şükranlarını ileten Erdoğan, bu ruhu yaşatan anne babaların ellerinden öptüğünü söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışı görevlerde bulunan güvenlik güçlerine teşekkür eden Erdoğan, “Şu anda vatanımızın dört köşesinde, hudut bölgelerimizde, dağlarda, denizlerde, yurt dışı misyonlarımızda görev yapan güvenlik birimlerimize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yâr ve yardımcınız olsun” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bölgesinde huzur ve güven adası haline gelmesinde güvenlik güçlerinin payının büyük olduğunu belirten Erdoğan, emniyet birimlerinin yakın tarihte zorlu sınavlardan geçtiğini söyledi. Erdoğan, “Devletimize yönelik her saldırıyı, her oyunu hamdolsun boşa çıkarmışlardır” dedi. Terör örgütleriyle mücadelede güvenlik güçlerinin destan yazdığını ifade eden Erdoğan, organize suç örgütlerine, uyuşturucu tacirlerine ve devleti hedef alan yapılara karşı kararlı mücadele yürütüldüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gezi olayları sürecinde de Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlerin bertaraf edildiğini dile getirdi. Polis, bekçi, jandarma, sahil güvenlik ve güvenlik korucularına teşekkür eden Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak her birinizle gurur duyduğumu bilmenizi isterim” dedi. Devletin güvenliğine ve milletin huzuruna yönelik tehditlere karşı mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Türkiye’nin tarih boyunca bağımsızlığına önem verdiğini belirten Erdoğan, ay yıldızlı bayrağın gölgesinin 86 milyon için en güvenli yer olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin huzur ve istikrarına yönelik girişimlere izin verilmeyeceğini kaydetti. Bölgede yaşanan krizlere rağmen Türkiye’nin adımlarını dikkatle attığını belirten Erdoğan, “Her hesaba karşı bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak hazırlığımız var” dedi. 23 yıllık tecrübe ve planlı stratejilerle hareket ettiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bugün geçmişe kıyasla daha güçlü, daha hazırlıklı ve daha etkin bir konumda olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesel bir güç olarak konumunu pekiştirdiğini belirten Erdoğan, ülkenin her bölgesinde güvenliğin hakim olduğunu söyledi. Erdoğan, yatırım ve istihdamın arttığını, enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasıyla refah seviyesinin yükseldiğini dile getirdi. Yarım asırdır ülkeye maliyeti yüksek olan terör riskinin ortadan kalkmasının tüm vatandaşların kazancı olacağını ifade eden Erdoğan, “Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor” dedi. “Terörsüz Türkiye” sürecinin güvenlik güçlerinin kahramanlığı, gazilerin cesareti ve şehitlerin fedakarlığı sayesinde ilerlediğini belirten Erdoğan, devletin kahramanlarıyla var olmaya devam edeceğini söyledi. Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’ye inşallah beraberce vasıl olacağız” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Özdağ: Biz sanayi devrimi yaşanırken var olan sanayisi küçülen bir ülkeyiz Haber

Özdağ: Biz sanayi devrimi yaşanırken var olan sanayisi küçülen bir ülkeyiz

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Türk Milleti Basın Toplantısı” kapsamında ekonomi, güvenlik ve terörle mücadele başlıklarında değerlendirmeler yaptı. Ramazan ayının yüksek enflasyon ve özellikle gıda fiyatlarının arttığı bir dönemde karşılandığını belirten Özdağ, gelir dağılımındaki bozulmaya dikkat çekti. Tüm milletin ramazan ayını kutlayarak, hayırlara vesile olmasını dileyen Özdağ, "Ramazan ayını yüksek enflasyon, özellikle yüksek gıda enflasyonunun yaşandığı bir ortamda idrak ediyoruz. 16 milyon 800 bin emekli, dul ve yetimin, milyonlarca asgari ücretlinin aldıkları sosyal yardım niteliğindeki maaş ile zaten zorunlu olarak oruç tutmak zorunda kaldıkları bir ekonomik buhranda Ramazan'ı idrak ediyoruz. Buna karşılık küçük bir azınlık servetine servet katıyor. En zengin yüzde 1 servetin yüzde 20'sini kontrol ediyor. En zengin yüzde 10 servetin yüzde 68'ini kontrol ediyor. 44 milyon yurttaşımız ise toplam servetin ancak 2,7'sini kontrol ediyor. İşte bu Türkiye'deki bütün zenginliğin yüzde 68'ini kontrol eden yüzde 10 haksız bir zenginlik ve lüks içinde yaşarken, lüks araçları peynir ekmek gibi alırken, servetin ancak yüzde 2,7'sine ulaşabilen 44 milyon vatandaşımız pazardan 2 kilo domates, 2 kilo soğan almakta zorlanıyor. OECD ülkeleri arasında et, balık, tavuk eti tüketiminde son sıradayız. Birileri lüks içinde yaşarken milyonlarca insan pazardan iki kilo sebze almakta zorlanıyor.” dedi. Özdağ, 2002'den bu yana polis olmanın zorluklarına dikkat çekerek "Önce emniyet teşkilatını denetimi bir terör ve casusluk örgütünün eline geçti. Ve vatansever polisler, Anayasaya, devlete bağlı polisler kendi teşkilatlarının içerisinde bir terör ve casusluk örgütünün mensupları tarafından taciz edildiler, tasfiye edildiler, komplolara maruz kaldılar. Sonra başka cemaat ve tarikatların etkinlik kurduğu bir döneme girdik ve şimdi o dönemden geçiyoruz. Polislik meslek kimlik aidiyetinde ciddi bir zayıflamanın olduğunu görüyoruz. 2026'nın ilk 45 gününde 10 emniyet mensubu intihar etti arkadaşlar. Bu terörle mücadelede verdiğimiz şehit sayısından daha fazla. Mobbing, aşırı çalışma, ekonomik sorunlar ve ikinci-üçüncü şark gibi uygulamalar polisleri tükenmişliğe sürüklüyor. İçişleri Bakanlığı artık bu sorunu görmezden gelemez” açıklamasını yaptı. Uyuşturucu ve organize suç konusuna değinen Özdağ, “Türkiye uyuşturucuda transit ülke olmaktan çıkıp hedef ülke haline geldi. Organize suçta Avrupa’da birinci, dünyada 14’üncü sıradayız. Yılda 200 milyar dolara yakın kara paradan söz ediliyor. Uyuşturucu ve sanal kumar aileleri dağıtıyor. Gerekirse zorunlu tedavi sistemini devreye sokacağız. Baronlara göz açtırmayacağız. Türkiye tertemiz olacak” ifadelerine yer verdi. Sanayide daralma yaşandığını öne süren Özdağ, “Türk sanayisi çok ağır bir kriz içerisinde. 1996’da sanayinin milli gelirdeki payı yüzde 25’ti, bugün yüzde 17’ye geriledi. Yani Türkiye sanayisizleşiyor. Dünya yapay zeka eksenli yeni bir sanayi devrimine giderken biz bu sanayi devrimi yaşanırken var olan sanayisi küçülen bir ülkeyiz. Türk sanayicisi rekabet gücünü kaybediyor. Tarım azalıyor, üretim düşüyor. Çözüm planlı ekonomidir, Devlet Planlama Teşkilatı yeniden kurulmalıdır” dedi. TBMM’de yayımlanan ortak rapora yönelik eleştirilerinde ise Özdağ şu ifadeleri kullandı: “Bu rapor Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çıkarmış olduğu ilk milli, üniter, laik devleti ortadan kaldırmaya dönük resmi rapordur. Evet, terörsüz bir Türkiye'yi bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları istiyor. Ancak bunu terör örgütüyle pazarlık yaparak, terör örgütünün taleplerini kabul ederek ve Türkiye'yi etnisiteler, mezhepler ekseninde bölerek yapamazsınız. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde tek bir Türk milleti yaşar. Türk, Kürt, Arap diye ayrı halklar üzerinden siyaset üretmek Türkiye’yi Lübnanlaştırmak demektir. Bu, Türkiye'yi Iraklaşmaya sürüklemek, Türkiye'yi Yugoslavyalaştırmak demektir. On yıllardır süren acıların kaynağı Kürt sorunu değil, dış destekli PKK terör örgütü ve onun yandaşlarıdır."

Akın Gürlek: Alo Adalet Hattı kuruyoruz Haber

Akın Gürlek: Alo Adalet Hattı kuruyoruz

Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşların mağduriyet yaşadığı davalarla ilgili Alo Adalet Hattı kuracaklarını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, A Haber canlı yayınında soruları yanıtladı. Son yıllarda vatandaşların yaşadığı dava süreçlerine ilişkin konuşan Akın Gürlek, “Vatandaşların mağduriyetlerini giderecek Alo Adalet Hattı kuracağız. Bu hat direk Adalet Bakanlığı’na ulaşacak. Davalara ilişkin komisyon başkanlarına şikayetleri ileteceğiz. Ev sahibi kiracı ve boşanma davaları konusunda en çok şikayet edilen davalar. Bu konularla ilgili hukuki sorunlarla ilgili yeni bir proje hazırlayacağız. Uzun süren dava süreçleri, her iki tarafları da ekonomik ve psikolojik olarak olumsuz etkiliyor. Aylar süren davaları hızlandıracak çözüm odaklı projelerimiz hayata geçecek.” dedi. Gürlek, 86 milyon vatandaşın Adalet Bakanı olduğunu vurgulayarak, “86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, emanetçisiyim. Hakka, hukuka kim ihtiyaç duyuyorsa onların yanındayım. Benim kapım herkese açık, her siyasi partiye açık. 86 milyon vatandaşımızın hak ve hukuk sorunlarının mağduriyetlerini dinlemek için bu göreve atandım. Vatandaşlarımızın İhtiyaçları varsa, mağduriyetleri varsa haktan hukuktan yana onların yanında olacağım. Adaletin bu konuda hizmetçisiyim.” ifadelerini kullandı. TBMM Genel Kurulu'ndaki yemin töreninde yaşananlara ilişkin değerlendirmeleri sorulan Bakan Gürlek, Anayasa’nın 81. Maddesi uyarınca bakanların göreve başlamadan önce yemin etmesi gerektiğini hatırlattı. Yemin töreninde yaşanan olayların Gazi Meclise yakışmadığını anlatan Bakan Gürlek, yaşanan olayların kendisini üzdüğünü söyledi. Bakan Gürlek Meclisin Türkiye’nin en seçkin yeri olduğunu belirterek, yaşanan olayların planlı olup olmadığına yönelik soru üzerine, "Ben bunun örgütlü bir iş olup olmadığını bilemem ama ben şahsım adına üzüldüm. Benim şahsım önemli değil. Burada Adalet Bakanı olarak bir kurum adına yemin yapıyoruz. Gazi Meclisimiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir Meclis. Oradaki olayların yaşanması gerçekten beni üzdü. Şaşkınlık yaşadım. Bunlar keşke yaşanmasaydı. Kurumları yıpratmamamız lazım. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi. Buradaki şahıs Akın Gürlek değil. Burada Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığının yemin töreni var. Bunlar bize yakışmadı, milletvekillerini seçen milli iradeye yakışmadı." ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek, yemin töreni öncesi iktidar ve muhalefet milletvekilleriyle gayet samimi bir ortamda görüştüğünü ve tebrikleri kabul ettiğini belirtti. CUMHURİYET SAVCISI MAKUL ŞÜPHE ÜZERİNE SORUŞMAYI BAŞLATMAZSA GÖREV İHMAL SUÇU OLUR Bakan Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasına yönelik bir soruya yargılama aşamasının devam ettiğini dile getirerek Cumhuriyet savcılarının resen ve ihbar üzerine harekete geçildiğini söyledi. Mahkemelere, hakimlere hiç kimsenin talimat veremeyeceğini kaydeden Bakan Gürlek, Cumhuriyet savcıları kimsenin makamına, siyasi kimliğine ve unvanına bakmadığının altını çizdi. Bakan Gürlek, “Bir şüphe varsa Cumhuriyet savcısı soruşturmayı başlatmak zorunda. Eğer Cumhuriyet savcısı makul şüphe üzerine soruşmayı başlatmazsa görev ihmal suçu olur.” ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek, "Gizli tanıklara baskı yapıldığı" iddialarını yalanlayarak, soruşturmada tanık beyanlarına göre işlem yapılmadığını, delillere göre hareket ettiklerini vurguladı Bakan Gürlek, İBB soruşturmasının gizli tanıklarla değil MASAK raporları, HTS kayıtları gibi maddi delillerle yürütüldüğünün altını çizdi. İBB soruşturması kapsamında çok kişinin etkin pişmanlık başvurusunda bulunduğunu bilgisini paylaşan Bakan Gürlek, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin de son derece titiz şekilde değerlendirildiğini aktardı. Mahkemelerin siyasi propaganda sahası olmadığını kaydeden Bakan Gürlek, duruşma salonlarından görüntü alınmasının kanunen suç olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, avukatların cezaevlerinden dışarıya doküman taşımasına yönelik bir soruya da, “Burada bir mevzuat boşluğumuz var maalesef. Ben yani Adalet Bakanlığı sürecimde bu konuyla ilgili arkadaşlara talimat verdim. Bir yasal düzenleme yapacağız.” ifadelerini kullandı. MAHKEME SALONLARI SİYASET ARENASI DEĞİL Bakan Akın Gürlek'e, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bazı belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamındaki duruşmaların canlı yayımlanmasına ilişkin çağrısı hatırlatıldı. Bu davaların televizyondan yayınlanmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Gürlek, "Buna mevzuatın izin vermesi gerekiyor. Şu an kanunumuzda bu davaların canlı olarak yayınlanmasına ilişkin bir düzenleme yok ama yüce Meclis bu konuda bir irade gösterirse elbette yayınlanabilir. Ben şunu söylemek istiyorum, mahkeme salonları kesinlikle siyaset arenası değildir, siyasi şov, propaganda yapılamaz. Hakimler, millet adına dosyadaki delillere göre karar verir. Bunun özellikle altını çizmemiz gerekiyor. Mahkeme salonlarında siyasi propaganda yapılmaması gerekiyor. Hakimler bu propagandadan da etkilenmez. Çünkü hakimler yüce Türk milleti adına karar verir." dedi. "Cezaevindeki bir kişi her an ziyaret edilebiliyor mu? Onun mesajları dışarıya rahatlıkla taşınabiliyor mu?" sorusu yöneltilen Gürlek, şunları söyledi: "Burada bir mevzuat boşluğumuz var. Adalet Bakanlığı sürecimde bu konuyla ilgili arkadaşlara talimat verdim. Bir yasal düzenleme yapacağız. Tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Tutuklularda cezaevinde avukatlar istediği zaman görüşebilir. Gece 3'te de avukatı gitse tutukluyla görüşebilir ama hükümlülerde böyle bir şey yok. Özellikle tutuklularda böyle bir boşluk var. Avukatlar rahat bir şekilde görüşebiliyor, ona şahsi notlarını, mektubunu verebiliyor. Kanunda düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle tutuklularla avukatların görüşmesi, birbirlerine not vermesi, bunların rahat bir şekilde dışarı gitmesi konusunda bir eksiklik var. Normalde bütün mektuplar, notlar cezaevi idaresi tarafından 'görüldü' kaşesi yapılıyor. Eğer uygun değilse bunlar gönderilmiyor ama tutuklularda yasal mevzuat boşluğu olduğu için notlar rahat bir şekilde avukatlara verilebiliyor, avukatlar aracılığıyla diğer şahıslara verilebiliyor. Bununla ilgili inşallah kısa sürede bir çalışma yapıp Meclis'e sunmayı düşünüyoruz." YASADIŞI BAHİS VE ŞİKE OPERASYONLARI Bakan Gürlek, yasadışı bahis ve şike operasyonlarına yönelik bir soruya da yasa dışı bahsin kanayan bir yara haline geldiğini belirterek “Görev yaptığım süre içerisinde yasadışı bahisle sonuna kadar mücadele ettim. Bu konuda büyük operasyonlar yaptığımı düşünüyorum. Yani yasadışı bahis sistemini çözdük.” şeklinde konuştu. Yasa dışı bahisle mücadelede yeni yasal düzenlemelerin gerektiğini kaydeden Bakan Gürlek, “Yasadışı bahis şirketleri sürekli olarak teknolojiyi takip ediyorlar. Bu aynı dolandırıcılık gibi. Dolandırıcılıkta sürekli yöntem değişiyor. Yasadışı bahiste de öyle biz bir siteyi kapatıyoruz. Ben bizzat Başsavcı olarak görev yaptığım zaman 2 dakika sonra sitenin sonuna bir nokta konularak yeniden açılıyor. Önemli olan kaynağın tamamını kurutmak lazım.” dedi. Bakan Gürlek, iki ayrı sanal bahis hesabının 460 milyon Euro ve 500 milyon Dolar kripto varlığına el konularak hazineye aktarıldığını belirtti. Yasadışı bahisi bitirmeyi hedeflediklerini kaydeden Bakan Gürlek, HSK Genelgesiyle kurulan aklama bürolarının yasa dışı bahisten gelen kara paranın izini başarılı şekilde sürdüğünü aktardı. Bakan Gürlek, futbolda şike davalarıyla ilgili önemli operasyonlara imza attıklarını belirterek, İstanbul Adliyesinde özel bir büronun bu konuda başarılı şekilde çalışma yaptığını anlattı. Bakan Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede kamuoyunda baronlar yakalanmıyor algısının da doğru bir algı olmadığını, torbacılardan başlayarak baronlara uzanan büyük operasyonların yapıldığını belirtti. Sanal bahis ve uyuşturucunun adının geçtiği ülkelerle ilişkilerin nasıl yürütüldüğüne yönelik bir soruya da Bakan Gürlek, uyuşturucuyla mücadelenin bir devlet politikası olduğunu ve ilgili bakanlıkların bu konuda tam bir koordinasyon içinde çalıştığını, ilgili ülkelerin de suçluları iade ettiğini söyledi. Bakan Gürlek, uyuşturucu mücadelesinde toplumun her kesiminin yapılan operasyonlara yüzde 80 oranında destek verdiğini kaydetti. SOSYAL MEDYADA BİR ŞAHIS YORUM YAPACAKSA BİR YAZI YAYINLAYACAKSA KİMLİĞİ BELLİ OLACAK Bakan Gürlek, sosyal medya kullanım yaşına yönelik bir soru üzerine sosyal medyada çok büyük bilgi kirliliği olduğunu vurgulayarak “Sosyal medyayla ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa bir yazı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Yani biliyoruz itibar suikastları oluyor. Yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medyayla ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum.” şeklinde konuştu. ALO ADALET HATTI KURACAĞIZ Bakan Gürlek, yargılamaların gecikmesinin önüne geçmek için Alo Adalet hattını hayata geçirmeyi planladığını dile getirdi. Bakan Gürlek, “İlk kez açıklıyorum. Biliyorsunuz zaten CİMER var. Ben Alo Adalet diye bir hat kuracağım. Vatandaş Alo Adalet hattına ulaşacak. Bu telefonla da olabilir, maille de olabilir, aynı şekilde CİMER üzerinden de olabilir. Bakın şunu da ayırmamız gerekiyor. Biz kesinlikle hakim savcılara talimat veremeyiz. Ama biz şunu yapabiliriz. HSK'da yargının etkinliği bürosuna bildireceğiz.” dedi. Bakan Gürlek, üzerinde çalıştığı projelerden birinin de ticaret mahkemelerin tek bir binada toplanması olduğunu ve buna pilot il olarak İstanbul’dan başlayacaklarını söyledi. Bakan Gürlek, 20 yılı aşkın süredir Adalet Bakanlığı bünyesinde çeşitli görevlerde bulunduğunu kaydederek, adalet teşkilatının bütün fertlerinin özveriyle çalıştığını belirtti. Bakan Gürlek, gençlerin suç çeteleri tarafından kullanılmasının önüne geçmek üzere çalışmalara devam ettiklerini aktararak, 11. Yargı Paketi’nde bu konuda düzenlemeler yapıldığını kaydetti. 12. Yargı Paketi hazırlıklarının devam ettiğini anlatan Bakan Gürlek, suç örgütlerinin kanuni boşluklardan faydalandığını dile getirdi. Atlas ve Minguzzi cinayetleri sonrasında acılı aileleri aradığını anlatan Bakan Gürlek, “Yani çocuk kavramını biraz ele almamız gerekiyor. Yani 12-18 yaş aralığı çocuk kavramı sayılıyor. İşte bizim ceza kanunumuzda 12-15 yaş grubu var. Bir de 15-18 yaş grubu var. Bunlarla ilgili inşallah Meclis irademizle aynı yönde düşüneceğini düşünüyorum. Bu konuda çalışma yapacağız. Biz kesinlikle sokak çetelerine göz açtırmayacağız.” dedi. GAZZE KIRMIZI ÇİZGİMİZ Gazze’ye yönelik bir soru üzerine Bakan Gürlek, “Gazze bizim kırmızı çizgimiz. Bunu her ortamda da söylüyoruz. Bu konuda gerekli bütün adımları atacağız. Daha önceden zaten başlayan bir süreç var. Yani İsrail'in barbarlığı, hukuk tanımazlığı belli ama bu süreçleri biz Adalet Bakanı olarak takip edeceğiz. Daha önceden Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yakalama kararları çıkartıldı. Biz bu süreçlerin takipçisi olacağız. Özellikle yeni taze çıkarttığımız 37 kişi hakkında Netanyahu dahil operasyonu yapanlar hakkındaki süreçleri de aynı şekilde Uluslararası Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamalara taşıyacağız.” dedi. Bakan Gürlek, yakın zamanda 15 bin personel alım sürecini başlatacaklarını açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.