Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Usa

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Usa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Usa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fed faiz kararı için kritik hafta: Trump baskısı ve enflasyon arasında zorlu sınav Haber

Fed faiz kararı için kritik hafta: Trump baskısı ve enflasyon arasında zorlu sınav

Toplantının, Fed Başkanı Kevin Warsh açısından da ayrı bir önem taşıdığı belirtiliyor. Uzmanlara göre Warsh, bir yandan ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığını korumaya çalışırken diğer yandan faizlerin düşürülmesini isteyen ABD Başkanı Donald Trump’ın beklentileriyle karşı karşıya. ABD ekonomisinde enflasyon baskısı sürüyor ABD ekonomisi son yıllarda mal ve hizmet fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu baskıyla mücadele ediyor. Son dönemde ise İran’a yönelik savaşın etkileri, Trump yönetiminin ithal ürünlere uyguladığı yüksek gümrük tarifeleri ve yapay zeka sektöründeki hızlı büyümenin fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturduğu belirtiliyor. Son resmi verilere göre ABD’de enflasyon ağustos ayında yüzde 3,4 seviyesinde kaldı. Fed’in uzun vadeli hedefi ise enflasyonu yüzde 2 seviyesinde tutmak. Piyasaların faiz beklentisi ne? Piyasalarda Fed’in çarşamba günü faiz oranını 0,25 puan artırması yönünde beklenti öne çıkıyor. Yatırımcıların yüzde 85’inden fazlasının bu yönde pozisyon aldığı belirtiliyor. Halihazırda Fed’in politika faizi yüzde 3,50-3,75 aralığında bulunuyor. Faiz kararının yanı sıra Fed yetkililerinin ekonominin görünümüne ilişkin vereceği mesajların da piyasalar tarafından yakından takip edilmesi bekleniyor. Trump faiz artışına neden karşı? ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin başlamasından bu yana Fed’in para politikalarını ve faiz kararlarını sık sık eleştiriyor. Trump, ekonomik aktiviteyi ve piyasaları desteklemek amacıyla faiz oranlarının düşürülmesini savunuyor. Bu yaklaşımın, özellikle kasım ayında yapılması planlanan Kongre ara seçimleri öncesinde daha fazla gündeme geldiği ifade ediliyor. Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett de CNN’e yaptığı açıklamada, kendisinin ve Trump’ın mevcut koşullarda faizlerin artırılması için bir gerekçe görmediğini söyledi. Fed Başkanı Kevin Warsh için kritik karar Trump tarafından Fed başkanlığına aday gösterilen Kevin Warsh’ın vereceği karar, bankanın bağımsızlığı açısından da yakından izlenecek. Faizlerin artırılmaması durumunda Warsh’ın finans piyasalarının güvenini zedeleme ve siyasi baskıya boyun eğdiği yönündeki eleştirilerle karşılaşma ihtimali bulunuyor. Buna karşılık enflasyonla mücadele amacıyla faizlerin artırılması halinde ise Trump yönetiminin sert tepkisini çekme riski ortaya çıkabilir. Brookings Enstitüsü uzmanı David Wessel, söz konusu kararın Warsh için önemli bir sınav olduğunu belirterek, Fed başkanının ya piyasaların beklentilerini karşılamama ya da Trump’ın tepkisini çekme arasında seçim yapmak zorunda kalabileceğini ifade etti. Faiz artışı ekonomiyi yavaşlatabilir Fed’in eski ekonomistlerinden Claudia Sahm, olası faiz artışını ekonomi açısından “acı ve pahalı bir ilaç” olarak değerlendirdi. Sahm’a göre faiz oranlarının yükselmesi, vatandaşların ve şirketlerin krediye erişim maliyetini artırıyor. Bu durum tüketicilerin harcamalarını, şirketlerin ise yatırımlarını azaltmasına neden olabiliyor. Faiz artışlarının fiyat baskısını hafifletme ihtimali bulunurken, ekonomik büyümenin yavaşlaması ve istihdam piyasasının olumsuz etkilenmesi gibi riskler de ortaya çıkabiliyor. Fed’in iki günlük toplantısının ardından faiz kararını çarşamba günü açıklaması bekleniyor. Piyasalar, kararın yanı sıra Fed’in bundan sonraki döneme ilişkin para politikası sinyallerine de odaklanacak.

Trump’tan Zelensky’e Rusya’daki dizel tesisleri uyarısı: ‘Vurmaktan vazgeçmeli’ Haber

Trump’tan Zelensky’e Rusya’daki dizel tesisleri uyarısı: ‘Vurmaktan vazgeçmeli’

Trump, İrlanda ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken Ukrayna’nın son dönemde Rusya’nın enerji altyapısına yönelik uzun menzilli İHA saldırılarını gündeme getirdi. Trump: "Dizel yakıtı hedef almayın" Ukrayna’nın Rusya’daki yakıt üretim tesislerine yönelik saldırılarının ardından ülkedeki yakıt arzında sorunlar yaşandığını belirten Trump, Zelensky’e yönelik çağrısını yineledi. Trump, "Bay Zelensky’nin yapması gereken tek bir şey var; Rusya’daki dizel yakıt tesislerini vurmaktan vazgeçmeli. Zelensky ile bu konuda görüştük. Vurulabilecek birçok başka hedef var. Dizel yakıtı hedef almayın. Bu dünyaya zarar veriyor" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, Ukrayna’nın Rusya içerisindeki farklı hedeflere yönelik saldırılar düzenleyebileceğini ancak dizel yakıt üretim tesislerinin hedef alınmasının küresel piyasalar açısından sorun oluşturduğunu savundu. Küresel yakıt sıkıntısında Rusya-Ukrayna vurgusu Trump, dünya genelinde dizel yakıt arzında yaşanan sıkıntının yalnızca Orta Doğu’daki gelişmelerle açıklanamayacağını söyledi. Küresel akaryakıt piyasasındaki arz sorununa ilişkin değerlendirmesinde Trump, "Küresel piyasadaki kıtlık Orta Doğu’dan kaynaklanmıyor. Bunun nedeni Rusya ve Ukrayna’da yaşananlar" dedi. Son dönemde Ukrayna’nın Rusya’nın petrol rafinerileri, yakıt üretim tesisleri ve enerji altyapısına yönelik uzun menzilli saldırıları yoğunlaşırken, bu saldırıların Rusya’nın yakıt üretimi üzerinde baskı oluşturduğu ve ülkede yakıt arzına ilişkin sorunların arttığı bildiriliyor. Kiev, enerji tesislerini meşru hedef olarak görüyor Ukrayna yönetimi ise Rusya’daki petrol rafinerileri ve yakıt altyapısına yönelik saldırıların, Moskova’nın savaş kapasitesini zayıflatmayı amaçlayan operasyonların bir parçası olduğunu savunuyor. Kiev, Rusya’nın Ukrayna’daki enerji altyapısına yönelik saldırılarına karşılık olarak Rusya’nın enerji sektörüne ait tesislerin askeri açıdan meşru hedefler olduğunu belirtiyor. Ukrayna son aylarda Rusya topraklarının derinliklerindeki petrol rafinerileri ve enerji tesislerine yönelik İHA saldırılarını artırmış durumda. Trump’ın son açıklaması, Washington’ın Ukrayna’nın Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarının küresel yakıt piyasalarındaki etkilerine ilişkin endişesini bir kez daha ortaya koydu.

Türkiye’den ABD’nin GKRY kararına tepki: “Güvenin daha da aşınmasına yol açacak adımlardan kaçınılmalı” Haber

Türkiye’den ABD’nin GKRY kararına tepki: “Güvenin daha da aşınmasına yol açacak adımlardan kaçınılmalı”

Silah ambargosunun kaldırılması 2027’ye kadar uzatıldı Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, ABD’nin GKRY’ye yönelik silah ambargosunun kaldırılmasına ilişkin kararın bir yıl süreyle yeniden uzatıldığı belirtildi. Buna göre söz konusu kararın geçerlilik süresi 30 Eylül 2027 tarihine kadar uzatıldı. Türkiye, kararın ardından KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmelerde yer alan görüşleri paylaştığını bildirdi. Türkiye’den Ada’daki silahlanmaya dikkat çekildi Bakanlık açıklamasında, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk halkı üzerindeki baskısını artırdığı ve silahlanma faaliyetlerini yoğunlaştırdığı savunuldu. Bu gelişmelerin yalnızca Ada’daki taraflar arasındaki güven ortamını değil, bölgesel istikrarı da olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Türkiye, iki taraf arasındaki mevcut güven sorunlarının daha da derinleşmesine neden olabilecek adımlardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. “Kıbrıs Türk halkının güvenliği sağlanacak” Dışişleri Bakanlığı açıklamasında Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarının yanı sıra güvenliğinin korunmasına yönelik politikasını sürdüreceği belirtildi. Türkiye’nin garantör ülke olarak KKTC’nin güvenliğini her koşulda sağlayacağı ifade edilirken, KKTC’nin uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşması amacıyla yürütülen çalışmaların da kararlılıkla devam edeceği kaydedildi. Bakanlığın açıklamasında, ABD’nin GKRY’ye yönelik silah ambargosunun kaldırılmasına ilişkin kararın daha önce de uzatıldığı hatırlatılırken, Türkiye’nin bu konudaki tutumunun Ada’da güven artırıcı adımların desteklenmesi yönünde olduğu vurgulandı.

11 Eylül saldırılarının üzerinden 25 yıl geçti: Dünyayı değiştiren günün dakika dakika kronolojisi Haber

11 Eylül saldırılarının üzerinden 25 yıl geçti: Dünyayı değiştiren günün dakika dakika kronolojisi

11 Eylül saldırıları yalnızca ABD'nin güvenlik politikalarını değil, küresel siyasetin ve uluslararası güvenlik anlayışının seyrini de değiştiren tarihi bir kırılma noktası oldu. İlk uçak Kuzey Kule'ye çarptı 11 Eylül 2001 sabahı Boston'dan Los Angeles'a gitmek üzere havalanan American Airlines'ın 11 sefer sayılı uçağı, El-Kaide saldırganları tarafından kaçırıldı. Uçak saat 08.46'da New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin Kuzey Kulesi'ne çarptı. Çarpışmanın ardından binada büyük bir yangın çıktı ve üst katlarda çok sayıda kişi mahsur kaldı. İlk anda kazaya ilişkin belirsizlik yaşanırken, kısa süre içinde olayın koordineli bir saldırının parçası olduğu ortaya çıktı. 17 dakika sonra ikinci uçak Güney Kule'ye çarptı İlk saldırının üzerinden henüz 17 dakika geçmişken United Airlines'ın 175 sefer sayılı uçağı da kaçırıldı. Boston'dan Los Angeles'a gitmek üzere havalanan uçak, saat 09.03'te Dünya Ticaret Merkezi'nin Güney Kulesi'ne çarptı. İkinci çarpışma, saldırının kaza olmadığını açıkça ortaya koyarken, olay dünya televizyonlarından canlı olarak takip edildi. Böylece New York'un simge yapılarından İkiz Kuleler aynı anda büyük bir felaketin merkezine dönüştü. Hedef bu kez Pentagon oldu Saldırganların kontrolündeki üçüncü uçak, Washington Dulles Havalimanı'ndan kalkmış olan American Airlines'ın 77 sefer sayılı uçağıydı. Uçak saat 09.37'de, ABD Savunma Bakanlığı'nın Arlington, Virginia'daki Pentagon binasına çarptı. Saldırıda Pentagon'da bulunan 184 kişi ile uçakta bulunan kişiler yaşamını yitirdi. Saldırı, ABD'nin siyasi ve askeri merkezlerinden birinin doğrudan hedef alınması nedeniyle ülke genelinde büyük bir şok yarattı. Güney Kule 09.59'da çöktü Saldırılardan yaklaşık bir saat sonra Dünya Ticaret Merkezi'ndeki yıkım daha da büyüdü. Güney Kule, saat 09.59'daçöktü. Binadaki yangınların ve uçakların çarpmasıyla oluşan yapısal hasarın birleşmesi, kulelerin taşıyıcı sistemlerini zayıflattı. Güney Kule'nin ardından Kuzey Kule de saat 10.28'de çöktü. Dördüncü uçakta yolcular saldırganlara karşı direndi Newark Havalimanı'ndan San Francisco'ya gitmek üzere havalanan United Airlines'ın 93 sefer sayılı uçağı da dört saldırgan tarafından kaçırıldı. Yolcular, telefon görüşmeleri aracılığıyla diğer uçakların hedef alındığını öğrendi. Bunun üzerine uçaktaki yolcular ve mürettebat, kokpiti ele geçirmek için saldırganlara karşı harekete geçti. Mücadele sırasında uçak saat 10.03'te Pensilvanya'nın Shanksville kenti yakınlarında boş bir araziye düştü. Uçaktaki 40 yolcu ve mürettebatın tamamı hayatını kaybetti. Resmi değerlendirmelere göre yolcuların müdahalesi, uçağın Washington'daki başka bir hedefe ulaşmasını engellemiş olabilir. 11 Eylül saldırılarında 2 bin 977 kişi hayatını kaybetti 11 Eylül saldırılarında Dünya Ticaret Merkezi, Pentagon ve Flight 93'ün düştüğü bölgede toplam 2 bin 977 kişi yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenler arasında saldırılara müdahale etmek için binalara giren yüzlerce itfaiyeci ve çok sayıda polis memuru da bulunuyordu. Kurbanlar 90 farklı ülkenin vatandaşlarından oluşuyordu. Saldırılar, binlerce kişinin yaralanmasına ve sonraki yıllarda kurtarma ve müdahale çalışmalarında görev alan çok sayıda kişinin sağlık sorunları yaşamasına da neden oldu. Dünya siyasetinin seyri değişti 11 Eylül saldırıları, ABD'nin terörle mücadele ve ulusal güvenlik politikalarında kapsamlı değişikliklere yol açtı. Washington yönetimi saldırıların ardından "Teröre Karşı Küresel Savaş" politikası çerçevesinde kapsamlı askeri ve güvenlik operasyonları başlattı. ABD, Ekim 2001'de Afganistan'a askeri müdahalede bulundu. 2003 yılında ise Irak işgali başladı. Bu gelişmeler Orta Doğu'nun siyasi dengelerini uzun yıllar boyunca etkiledi. Havacılık güvenliğinden istihbarat faaliyetlerine, sınır kontrollerinden terörle mücadele yasalarına kadar çok sayıda alanda yeni uygulamalar hayata geçirildi. 25 yıl sonra 11 Eylül'ün mirası 11 Eylül saldırılarının üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen saldırıların siyasi, güvenlik ve toplumsal etkileri devam ediyor. Her yıl 11 Eylül'de düzenlenen anma törenlerinde saldırılarda hayatını kaybedenlerin isimleri okunuyor ve saldırıların gerçekleştiği saatlerde sessizlik anları düzenleniyor. 25 yıl sonra 11 Eylül, yalnızca ABD tarihinin en büyük terör saldırılarından biri olarak değil, 21. yüzyılın uluslararası güvenlik ve jeopolitik düzenini şekillendiren en önemli olaylardan biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.