Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bolat açıkladı: Türk tekstilinin dünya ihracatındaki payı yüzde 3,6 Haber

Bakan Bolat açıkladı: Türk tekstilinin dünya ihracatındaki payı yüzde 3,6

Bolat, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) ile İTKİB Fuarcılık iş birliğinde düzenlenen TEXHIBITION Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı'nın açılışına katıldı. Açılış programının ardından fuar alanını ziyaret eden Bolat, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi ve ihracatı açısından önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tekstil ve konfeksiyon ihracatında 31 milyar dolarlık hacim Bakan Bolat'ın verdiği bilgilere göre Türkiye'nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı geçen yıl 9,4 milyar dolar, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı ise 18,6 milyar dolar oldu. Halı ve kaplamalar sektöründeki yaklaşık 2,9 milyar dolarlık ihracat ile yaklaşık 3 milyar dolarlık ev tekstili ihracatının da eklenmesiyle sektörün toplam dış ticaret büyüklüğünün önemli bir seviyeye ulaştığını belirten Bolat, Türkiye'nin küresel tekstil pazarındaki konumuna dikkat çekti. Bolat, Türkiye'nin dünya tekstil ihracatında dördüncü, hazır giyim ihracatında ise sekizinci sırada bulunduğunu ifade etti. "Türkiye tedarik ve üretim üssü olarak öne çıkıyor" Türkiye'nin ihracat performansına da değinen Bolat, yılın ilk 8 ayında toplam ihracatın 185 milyar dolara ulaştığını ve yıllık bazda yüzde 4,2 artış kaydedildiğini söyledi. Ağustos ayında ihracatın yüzde 8,1 artışla yükseldiğini belirten Bolat, son 12 aylık mal ihracatının ise 280,3 milyar dolara çıktığını açıkladı. Küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmalar, bölgesel çatışmalar ve bunların lojistik ile navlun maliyetlerine etkisine rağmen Türkiye'nin üretim, tedarik ve lojistik merkezi olma özelliğini koruduğunu vurgulayan Bolat, ihracat hedeflerine ulaşma konusunda olumlu mesaj verdi. "6 yıldır kesintisiz büyüme sağlandı" Türkiye ekonomisinin büyüme performansına ilişkin de değerlendirmede bulunan Bolat, ekonominin 2020'de başlayan Kovid-19 süreci de dahil olmak üzere büyüme kaydettiğini söyledi. Bolat, ikinci çeyrekte ekonominin yüzde 2,3, yılın ilk yarısında ise yüzde 2,5 büyüdüğünü belirterek, Türkiye ekonomisinin 24 çeyrektir, başka bir ifadeyle 6 yıldır kesintisiz büyüdüğünü ifade etti. İkinci çeyrekteki yüzde 2,3'lük büyümeye net mal ve hizmet ihracatının 0,6 puan katkı verdiğini belirten Bolat, yatırımların da son 7 çeyrektir büyümeye katkı sunduğunu kaydetti. Fuar sektörünün ekonomik büyüklüğü 7,5 milyar avroya ulaştı Türkiye'nin uluslararası fuarcılık alanında da önemli bir merkez haline geldiğini belirten Bolat, ülkedeki fuarcılık sektörünün ekonomik büyüklüğünün 7,5 milyar avroya ulaştığını söyledi. Bu büyüklüğün yaklaşık 4 milyar avroluk bölümünün doğrudan gayrisafi yurt içi hasılaya katkı sağladığını belirten Bolat, Türkiye'nin fuarcılık kapasitesini daha ileri taşımayı hedeflediklerini ifade etti. Bolat, özellikle tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon alanında ihracat göstergelerinde toparlanma başladığını ve yıl sonunda bu eğilimin daha belirgin hale gelmesini beklediklerini söyledi. İhracatçılara 45 milyar liralık destek Ticaret Bakanı Bolat, 2026 yılı kapsamında ihracat destekleri için 45 milyar liralık kaynak ayrıldığını açıkladı. Bu tutarın 33 milyar lirasının mal ihracatına, 12 milyar lirasının ise hizmet ihracatına yönelik desteklerde kullanılacağını belirtti. Bolat ayrıca 2023-2026 döneminde ihracatçılara toplam 180 milyar liralık, yaklaşık 5 milyar dolarlık destek sağlandığını, 2026 yılında şu ana kadar verilen desteklerin ise 61 milyar liraya ulaştığını söyledi. TEXHIBITION fuarlarına yönelik desteklerin de sürdüğünü belirten Bolat, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik düzenlemelerin sektöre katkı sağlayacağını ifade etti. "Tekstil ve giyimde 2026 istihdam açısından stabil yıl" Bolat, tekstil ve giyim sektörünün yalnızca ihracat açısından değil, istihdam bakımından da stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. 2026'nın tekstil ve giyim sektöründe istihdamın korunması açısından stabil bir yıl olmasının beklendiğini söyleyen Bolat, Türkiye'nin kalite, tasarım, marka ve hızlı teslimat kapasitesiyle küresel pazarda güçlü bir konuma sahip olduğunu ifade etti. Bakan Bolat, ihracat hedeflerinin yakalanacağına inandığını belirterek, gelecek yıl Orta Vadeli Program hedeflerine ulaşılması için sektör temsilcileriyle birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) dönemine ilişkin ticaret politikası hedeflerini açıklayarak, ihracatı önceleyen, haksız ithalata karşı üreticiyi koruyan ve ticari diplomasiyle pazarları genişleten bir yaklaşımın sürdürüleceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan OVP’nin kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlatan Bolat, son üç yılda uygulanan program sayesinde makro finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonominin daha dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. TİCARET POLİTİKASINDA TEMEL ÖNCELİKLER Bakan Bolat’ın değerlendirmesinde, 2027-2029 döneminde ticaret politikasının başlıca öncelikleri arasında; enflasyonla mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi, rekabet gücünün ve halkın satın alma gücünün artırılması, dış ticarette verimlilik artışı ve haksız uygulamalara karşı etkili tedbirler alınması, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatın güçlendirilmesi, ihracatı önceleyen aktif bir dış ticaret rejiminin uygulanması, ticaret altyapısı ve finansmana erişimin güçlendirilmesi, pazara erişim, bağlantısallık ve ticari diplomasinin etkinleştirilmesi, yatırım-üretim-istihdam-ihracat eksenli kalkınma modelinin desteklenmesi 2027 VE 2029 HEDEFLERİ Bakan Bolat, küresel ekonomideki olumsuz koşullara ve artan belirsizliklere rağmen, 2027 yılında mal ihracatını 292 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. OVP’nin son yılı olan 2029’da ise mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini kaydetti. Petrol ve emtia fiyatlarındaki artışın etkisiyle 2027 yılı için mal ithalatı hedefi 397 milyar dolar olarak belirlendi. Bolat, aynı dönemde cari işlemler açığının GSYH’ye oranının yüzde 1,9 seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi. YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜME VURGU Bolat, program döneminde yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin ihracattaki payının artırılacağını, yeni nesil hizmet alanlarının geliştirileceğini ve firmaların küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirileceğini ifade etti. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine uyumun destekleneceğini, gümrüklerde dijital ve fiziki altyapının güçlendirilerek ticaretin kolaylaştırılacağını, yasa dışı ticaretle mücadelede ise denetimlerin sürdürüleceğini vurguladı. Bolat, dünya ticaretinin ağırlık merkezinin coğrafyaya yaklaşmasıyla Türkiye’nin stratejik öneminin arttığını belirterek, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Yolu gibi projelerle Türkiye’nin üretim, ticaret ve yatırımda cazibe merkezi haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Yatırım-Üretim-İstihdam-İhracat” odaklı kalkınma vizyonunun önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, Ticaret Bakanlığı olarak bu hedefler doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur Haber

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmede bulundu. OVP’nin Türkiye ve iş dünyası açısından hayırlı olmasını dileyen Hisarcıklıoğlu, programda yer alan enflasyonun kalıcı olarak tek haneye indirilmesi, mali disiplinin korunması ve üretim odaklı büyüme hedeflerini önemsediklerini belirtti. İŞ DÜNYASININ ÖNCELİKLERİ SIRALANDI Hisarcıklıoğlu, özellikle dış kaynaklı haksız rekabetle mücadele, ticaret politikası araçlarının etkin kullanılması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve reel sektörle düzenli istişarenin kurumsallaştırılmasının iş dünyası açısından önem taşıdığını ifade etti. Küresel ve bölgesel belirsizliklerin yanı sıra korumacılık ve ticaret savaşlarının arttığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, bu dönemde Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasının kritik olduğunu vurguladı. “KAPSAMLI SANAYİ KORUMA STRATEJİSİ OLUŞTURULMALI” Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının OVP dönemindeki temel beklentilerini de sıraladı. Buna göre özel sektör, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini koruyacak adımların hızla atılmasını, finansal istikrarın güçlendirilmesini ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasını bekliyor. İhracatçıların desteklenmesi gerektiğini belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ayrıca kapsamlı bir Sanayi Koruma Stratejisi oluşturulması çağrısında bulundu. Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğini belirterek mesajını, “Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur” ifadeleriyle tamamladı.

İbrahim Yumaklı,: Yeni av sezonuna 'Vira Bismillah' Haber

İbrahim Yumaklı,: Yeni av sezonuna 'Vira Bismillah'

Türkiye’de 2026-2027 Su Ürünleri Av Sezonu, İzmir’de düzenlenen programla dualarla ve “Vira Bismillah” denilerek başladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeni av sezonunun başlangıcını sosyal medya hesabından duyurdu. Yumaklı, Türkiye’nin su ürünleri sektöründe teknoloji, üretim ve ihracat kapasitesiyle küresel ölçekte önemli bir konuma ulaştığını belirtti. SU ÜRÜNLERİNDE 2,3 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT Türkiye’nin yaklaşık 100 ülkeye 2,3 milyar dolarlık su ürünleri ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Bakan Yumaklı, toplam üretimin ise 1 milyon tonu aştığını ifade ederek, sürdürülebilir balıkçılığın önemine dikkat çekti ve denizlerin bereketinin korunması amacıyla avcılık ile yetiştiricilik faaliyetlerinde sürdürülebilirlik ilkelerinin gözetileceğini vurguladı. Yeni av sezonunda balıkçılara başarı dileyen Bakan İbrahim Yumaklı, tüm balıkçı reislerine "Bereketli olsun, rastgele" diyerek kazasız, belasız ve bol kazançlı bir sezon temennisinde bulundu. ???? Doğu Akdeniz’den Atlantik’e kadar şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıran güçlü filomuz ve fedakâr balıkçılarımızla yeni bir sezona adım atıyoruz. ???? Sadece daha fazla üretmiyor; sürdürülebilirlik bilinciyle denizlerimizi, ekosistemimizi ve yarınlarımızı güvence altına… pic.twitter.com/Tb65hHjlZa — T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (@TCTarim) August 31, 2026

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz Haber

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz

Büyüme verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme ivmesi kazanmasının Türkiye ekonomisinin üretim gücü açısından önemli olduğunu söyledi. Karadeniz, “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim cephesinde yeniden hareketlenme başladığını göstermesi açısından umut verici. Ancak Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için sanayideki bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerekiyor” dedi. “SANAYİNİN BÜYÜMESİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin ancak üretim ve sanayinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Karadeniz, büyümenin niteliğinin de en az büyüme oranı kadar önemli olduğunu vurguladı. Karadeniz, “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli ve değerli bir gelişme. Ancak sanayicimizin bugün karşı karşıya olduğu yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ediyor. Bu koşullar altında elde edilen büyümeyi kalıcı hale getirmek için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “PLASTİK SEKTÖRÜ SANAYİ ÜRETİMİNİN TEMEL TAŞI” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, inşaattan sağlığa kadar çok geniş bir üretim zincirine girdi sağladığını hatırlatan Karadeniz, sektörün Türkiye'nin sanayi ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Plastiğin artık neredeyse tüm sektörlerde kullanılan, teknoloji ve inovasyon açısından da önemli bir üretim alanı olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “Plastik sanayisi, Türkiye'nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biri. Dolayısıyla sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istiyoruz. Bunun için sektörümüzün yüksek oranda dışa bağımlı olduğu hammaddede, finansmanda ve enerji maliyetlerinde yaşanan sorunların çözülmesi gerekiyor. Üretim kapasitemizi koruyarak daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir yapıya geçmeliyiz” dedi.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, 60 bin üyeyle birlikte çalışacakları katılımcı bir yönetim anlayışı hedeflediğini açıladı. Saha çalışmalarıyla belirlenecek çözümleri iki hafta içinde kamuoyuna duyuracağını belirten Matlı, tüm üyeleri sürece davet etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın farklı sektörlerindeki iş dünyası temsilcileriyle yürüttükleri faaliyetlerin, daha geniş kapsamlı bir saha programıyla sürdürüleceğini duyurdu. Yeni dönem stratejilerinin ilk adımını, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının sorulduğu ve sosyal medya platformlarında yayımlanan kısa bir video ile attıklarını belirten Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” cümlesiyle son bulduğunu ifade etti. Bu ifadenin sadece bir videonun kapanış cümlesi değil, benimsedikleri yönetim anlayışının temel taşı olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Cevapları masa başında belirlemek istemedik. Çünkü asıl cevap; Bursa için üretim yapan, ticaretle uğraşan, istihdam yaratan ve risk alan üyelerimizin deneyimlerinde, alın terinde ve geleceğe dair beklentilerinde saklıdır. Daha fazla işletmeyi ziyaret edecek, sektör temsilcilerimizle bir araya gelecek ve sahadan gelen geri bildirimleri uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Yürüttükleri çalışmaların tek taraflı bir tanıtım faaliyeti olmayacağının altını çizen Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısı yaptı: “Bu süreci sadece bir kişinin ya da belli bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu; üyelerimizin ihtiyaçlarından filizlenen, onların sesiyle güçlenen ve yine üyelerimizin öncülüğünde, Bursa’nın değerlerini koruyan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi, görüşü, önerisi ve eleştirisi olan tüm üyelerimizi çalışmalarımıza ortak olmaya davet ediyorum. Kademeli olarak farklı iletişim kanallarını da üyelerimizin kullanımına açacağız. Bu sayede birlikteliğimizi pekiştireceğiz. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının tüm sektörleri ve 60 bin üyemizle el birliğiyle şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin sadece BTSO çatısı altında planlanamayacağını belirten Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle tam bir iş birliği içerisinde olacaklarını dile getirdi: “Bursa için fikri, birikimi ve önerisi olan hiç kimseyi bu sürecin dışında tutmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerine önem verecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren konularda onların tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu yolculuk, Bursa’ya değer katan herkesin katkılarıyla büyüyecektir.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yönetim modelini şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, üyesine kolayca ulaşılabilen, meslek komitelerinin görüşlerinin kararlara yansıdığı, kaynaklarını tüm üyelerin menfaatine kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve şeffaf bir şekilde hesap veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın, sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının ve hizmet sektörünün kendisini güçlü bir şekilde temsil edilmiş hissettiği bir yönetim anlayışı teklif ediyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki başarılarının değerli olduğunu belirten Matlı, ancak sadece geçmişteki kazanımları anlatmanın ve 60 bin üyenin tamamını kucaklamayan projelerin geleceğe hazırlanmak adına yeterli olmayacağını vurguladı. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar tüm dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer şehirlerin verileri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir atılıma ihtiyaç duyduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte atılan her doğru adım Bursa’nın kazancıdır. Lakin bugün karşımızda bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir işleyiş anlayışı hakim. Rekabet koşulları, işletmelerimizin gereksinimleri ve şehirlerin yarıştığı alanlar evrildi. Diğer kentler yeni yatırımlar, yeni sektörler ve teknolojilerle yol alırken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme şansı yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yıl hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri belirlediğini anımsatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi olması ve Bursa’nın geriatri ile Ar-Ge alanlarında öncü bir şehir haline gelmesi yönünde de önemli hedeflerin konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiği ile belli olur. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden havada kaldığını ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını dürüstçe değerlendirmektir. Bursa’nın yeni vaatlerden önce gerçekçi bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel misyonunun sahip olduğu tüm olanakları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında hissetmeli; yeni müşteriler ve pazarlar arayışına girdiğinde Oda ona somut kapılar açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı raporların hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla yapılan yatırımların üyelerimize ne sağladığı şeffafça bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan somut fayda ve etkiyle ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun sayfalarının çok olması veya süslü bir dille yazılması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan bütçenin, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen çıktının düzenli olarak paylaşılacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriterimiz; kaç üyemize dokunulduğu, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar destek olunduğu ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir katkıyla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen geri bildirimleri somut çözüm önerilerine dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle istişare ederek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının tamamını iki hafta içerisinde kamuoyuna sunacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl hayata geçirileceğini, hangi kaynakla sağlanacağını, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de net bir şekilde görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki şahsi bir rekabet olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim vizyonuyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar mekanizmalarında etkili olduğu, kaynak yönetiminin şeffaf olduğu ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumlu olduğu bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için sadece iş yaptığı bir yer olmadığını; doğup büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bursa bize sadece bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin altında kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye endişe etmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve beraber yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir süreçtir. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci haziran ihracatını değerlendirdi Haber

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci haziran ihracatını değerlendirdi

İhracatta bir önceki aya kıyasla yüzde 11,75'lik bir artış kaydedildiğini belirten Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, yılın ilk yarısındaki ihracat verilerini analiz etti. Büyüksimitci, Kayseri'nin 2026 yılı ilk altı aylık ihracat rakamlarının, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 3,62 artışla 1 milyar 928 milyon 817 bin 268 dolara ulaştığını aktardı. Haziran ayında Kayseri'den toplam 151 ülkeye ihracat yapıldığını kaydeden Büyüksimitci, ihracatta lider sektörün kablo olduğunu, mobilya ve elektrikli ev aletleri sektörlerinin ise hemen ardından geldiğini ifade etti. Küresel ekonomideki belirsizlikler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklara rağmen üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdüren tüm sanayici ve ihracatçılara şükranlarını sunan Büyüksimitci, ihracatın sürekliliği için finansman imkanlarının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Büyüksimitci, "Güncel ihracat hacmimiz göz önüne alındığında, ülkemizin üç aylık ihracat bedeli yaklaşık 70 milyar dolar civarındadır. Bu sebeple reeskont kredilerinin toplam hacminin, en az üç aylık ihracat bedelimize denk gelen 70 milyar dolar seviyesine yükseltilmesini istiyoruz. Bu kaynağın yıl boyu öngörülebilir, kesintisiz ve ulaşılabilir olması, ihracatçılarımızın rekabet kapasitesini güçlendirecektir." şeklinde konuştu. Döviz dönüşüm desteğinin de ihracatçılar için kritik bir mekanizma olduğunu dile getiren Büyüksimitci, Merkez Bankası'nın uyguladığı yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteğine ek olarak 5 puanlık daha destek verilerek toplam oranın yüzde 8'e çıkarılmasının, ihracatçının finansal yükünü azaltacağını, ihracat gelirlerinin ülkeye daha hızlı dönmesini sağlayacağını ve makroekonomik istikrara katkıda bulunacağını belirtti. Büyüksimitci, "Üretim yaparak, istihdam yaratarak ve ihracat gerçekleştirerek ülkemizin kalkınmasına destek olan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür eder, başarılarının artarak sürmesini dilerim." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.