Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ihracatta rekor kırıyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ihracatta rekor kırıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada ekonomik başarıları ve piyasalardaki denetim politikalarını değerlendirdi. Erdoğan, geçtiğimiz yıl ekonominin yüzde 3,6 büyüyerek milli gelirin 1,6 trilyon dolara; kişi başı gelirin 18 bin 40 dolara ulaştığını belirtti. Dış ticaret hacminin 820 milyar dolara; mal ve hizmet ihracatının ise 396 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Erdoğan, ihracatta 400 milyar doları aşmayı hedeflediklerini ifade etti. Nisan ayında ihracatın önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek “aylık ikinci rekorunu” kırdığını dile getirdi. Erdoğan, Türkiye’nin 166 ülkeye ihracat yaptığını ve hizmetler ticaretinde dünyanın 6’ncı en fazla fazla veren ülkesi konumuna yükseldiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde konuşuyor: "Bölgemizdeki çatışmalara rağmen geçtiğimiz yıl ekonomimizi 3,6 oranında büyüterek, millî gelirimizi 1,6 trilyon dolara; kişi başı millî geliri 18 bin 40 dolara… pic.twitter.com/T1p4IPYmQ9 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 18, 2026 Savunma ve havacılık sektöründe geçen yıl 10 milyar doları aşan ihracat rakamlarına dikkat çeken Erdoğan, SAHA 2026 Fuarı’nda 182 anlaşma imzalandığını ve bu anlaşmaların 8 milyar dolarlık iş hacmine sahip olduğunu açıkladı. Turizm sektöründeki başarıya da değinen Cumhurbaşkanı, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırlandığını ve turizm gelirinin 65,2 milyar dolar olduğunu aktardı. Erdoğan ayrıca piyasadaki fırsatçılara karşı uyarıda bulunarak, “Girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı bahane ederek vatandaşın cebine el uzatanlara geçit yok. Ahilik geleneği dayanışma ve dürüstlük demektir; fırsatçılığa asla izin vermeyeceğiz” dedi. Ekonomi, ihracat ve piyasa denetimi alanında atılan adımları değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hem üretim hem de ihracat performansını güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı.

ABD ve Çin'in İran konusunda anlaştıkları iddia edildi: 'Tahran nükleer silaha sahip olmayacak' Haber

ABD ve Çin'in İran konusunda anlaştıkları iddia edildi: 'Tahran nükleer silaha sahip olmayacak'

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD ve Çin’in İran’ın “asla nükleer silaha sahip olmaması” konusunda ortak tutum benimsediği belirtildi. Açıklamada ayrıca iki ülkenin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda da mutabakata vardığı ifade edildi. Beyaz Saray, Çin lideri Şi Cinping’in boğazın askerileştirilmesine ve geçişlerden ücret alınmasına karşı çıktığını aktardı. Açıklamada, Çin’in enerji tedarikinde Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak amacıyla daha fazla Amerikan petrolü satın almaya ilgi gösterdiği kaydedildi. Gündemde İran ve enerji güvenliği vardı Uluslararası basında yer alan haberlere göre görüşmenin ana gündem maddeleri arasında İran’ın nükleer programı, Körfez’de yükselen askeri gerilim ve enerji arz güvenliği yer aldı. Reuters ve The Guardian’ın aktardığına göre Washington yönetimi, Pekin’den İran üzerindeki etkisini kullanmasını isterken, Çin tarafı ise bölgede geniş çaplı bir savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’na ilişkin mesajlar ise piyasalarda yakından takip edildi. Son haftalarda bölgede artan gerilim nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının, diplomatik temasların ardından dengelenebileceği değerlendiriliyor. Ekonomik ilişkiler de masadaydı Trump’ın Pekin ziyareti, yalnızca İran ve Ortadoğu’daki gelişmeler açısından değil, ABD-Çin ilişkilerinin geleceği bakımından da kritik temaslardan biri olarak değerlendirildi. Görüşmelerde ticaret, teknoloji, enerji ve üretim alanlarında iş birliği ihtimallerinin ele alındığı belirtildi. Diplomatik kaynaklara göre Washington yönetimi Çin ile ekonomik gerilimi kontrollü biçimde azaltmayı hedeflerken, Pekin yönetimi de yeni yaptırım risklerini önlemek için daha esnek bir yaklaşım sergiliyor. Putin’in Çin ziyareti hazırlığı Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Çin’e gerçekleştireceği resmi ziyaretin hazırlıklarının büyük ölçüde tamamlandığını açıkladı. Peskov, ziyaret tarihinin ilerleyen günlerde duyurulacağını belirterek Moskova ile Pekin arasındaki stratejik iş birliğinin yeni dönemde daha da güçlenmesinin beklendiğini söyledi. Rusya ile Çin arasındaki enerji, savunma ve ticaret alanlarındaki yakınlaşma uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleniyor.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Düşmanın hedefi halkın geçimini zorlaştırmak Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Düşmanın hedefi halkın geçimini zorlaştırmak

İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Pezeşkiyan, başkent Tahran’da ekonomi gündemiyle düzenlenen toplantıda bakanlar, ekonomi yetkilileri ve esnaf birliklerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda piyasalardaki son durum, fiyat dalgalanmaları, enflasyonla mücadele, savaş koşullarında temel ürünlerin tedariki ve üretim sektöründeki gelişmeler ele alındı. “Üretimden tüketime kadar tüm süreç denetlenmeli” Konuşmasında özellikle savaş koşullarının ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Pezeşkiyan, stokçuluk ve kontrolsüz fiyat artışlarına karşı daha sıkı denetim çağrısı yaptı. Pezeşkiyan, “Savaş koşullarında stokçuluğu, dağıtım ağındaki aksaklıkları ve kontrolsüz fiyat artışlarını önlemek için üretimden tüketime kadar zincirin tüm halkalarının sürekli izlenmesi ve denetlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Toplumun temel ihtiyaçlarının doğru şekilde belirlenmesi gerektiğini söyleyen İran Cumhurbaşkanı, arz-talep dengesinin korunmasının ülke kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayacağını belirtti. “Hem üretici hem tüketici korunmalı” Pezeşkiyan, ekonomik baskılar üzerinden toplumda hoşnutsuzluk oluşturulmak istendiğini savunarak, hükümetin hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyan politikalar izlemesi gerektiğini söyledi. “Mevcut durumda düşmanın en önemli hedeflerinden biri ekonomiyi bozmak ve insanların geçim kaynaklarına baskı uygulamaktır” diyen Mesud Pezeşkiyan, şunları kaydetti: “Biz de toplumun gerçek ihtiyaçlarını karşılarken, üreticilerin kârını ve tüketici memnuniyetinin korunmasını sağlayacak şekilde hareket etmeliyiz.”

Antalya'da arıcılık kurslarına yoğun ilgi Haber

Antalya'da arıcılık kurslarına yoğun ilgi

Büyükşehir Belediyesi’nin Antalya’da arıcılığı yaygınlaştırmak, üretime teşvik etmek ve desteklemek amacıyla Atatürk Eğitim ve Sanat Merkezi’nde (ATASEM) açtığı kurslar yoğun ilgi görüyor. 84 SAAT EĞİTİM ALDILAR Arıcılık ile ilgili bilgi ve tecrübelerini geliştirmek isteyen ve arıcılığa sıfırdan başlayan kursiyerler 84 saatlik eğitim aldı. Kursiyerler eğitimin sonunda sınava tabi tutularak, başarılı olanlar arıcılık belgesi almaya hak kazanıyor. 2026 yılı ikinci dönem ile birlikte toplamda 58 kursiyer kursu başarıyla tamamladı. KURSLARIMIZ DEVAM EDECEK Arıcılık kursu ile ilgili bilgi veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Ziraat Mühendisi Eğitmen Fatma Tülek, kurslara duyulan ilgiden memnun olduklarını belirterek, “Dönem boyunca arı bakımı ve modern arıcılık teknikleri gibi konularda 84 saatlik ders aldılar. Kursu başarıyla tamamlayan kursiyerlerimiz Milli Eğitim Bakanlığı onaylı arıcılık sertifikası almaya hak kazandı. Antalya’da arıcılığın yaygınlaşmasını hedefliyoruz. Bu doğrultuda kurslarımız yine devam edecek” dedi. Arıcılık kursiyerlerinden Ahmet Yavuz, emekli olduktan sonra tarımla uğraşmaya başladığını belirterek, “Arıcılıkla ilgili hiçbir şey bilmiyordum ama kurslar oldukça verimli geçti. Sertifikamızı aldıktan sonra kovanlarımızı alıp arılarımızı yetiştirmeye, üretim yapmaya başlayacağız. Gelecek nesillere bu bilgilerimizi de aktaracağız. Belediyemizin böylesine eğitim hizmetleri çok güzel. Bu imkânları sağladığı için Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederiz” dedi.

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor Haber

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor

Katma değerli sanayinin öncü şirketi Eti Bakır, 1,2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük özel sektör yatırımı olan Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri’nde yatırımlarına devam ediyor. Eş zamanlı olarak gerçekleştirmeyi planladığı iki önemli yatırımı ülke ekonomisine kazandırmaya hazırlanan Eti Bakır, Türkiye’de ilk kez kobalt uç ürünleri üretecek. Şirket aynı zamanda pelet demir üretimi de gerçekleştirecek. Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri İşletme Müdürü Bekir Kan, kobalt tuzlarının üretileceği tesisin yapımına yıl sonunda başlamayı hedeflediklerini belirterek, “Mazıdağı tesisimizde, Türkiye’de olmayan ve teknolojide çok yoğun olarak kullanılan kobaltı, bakır süreçlerimizin artık ürünü olan piritten geri kazanıyoruz. Yıllık 2.500 ton kobalt üretimimizle dünya üretiminin yüzde 2’sine yakınını karşılıyoruz. Yeni tesisimizle Türkiye’de üretimi olmayan, kobalt asetat, kobalt klorit, kobalt nitrat gibi kobaltın uç ürünlerini de üretmeye başlayacağız. Yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırımla, 2 yılda faaliyete geçireceğimiz tesiste, yılda 2.000 ton metale karşılık gelecek şekilde kobalt tuzları üretilecek. Seramik, batarya, savunma sanayi ve otomobil lastiği üretimi gibi sektörlerde kullanılan kobalt tuzlarının tamamına yakınını ihraç edeceğiz. Yine bölgeden 60 kişilik ek istihdam sağlayacağız” diye konuştu. 200 BİN TON PİK DEMİR ÜRETECEK Tesiste geri kazanılan metallerden birisinin de demir olduğunu dile getiren Kan, bunun için de bir tesis yatırımı planladıklarını belirtti. 200 milyon dolarlık yatırımla kurulacak tesiste pelet demir üreteceklerini anlatan Kan, şunları söyledi: “Piritten geri kazandığımız yıllık 350.000 tonluk demir konsantresini bir adım daha işleyerek yüzde 95 saflıkta pelet demir haline getireceğiz. İnşaat demiri, sac gibi demir üreticilerinin hammaddesi olan pelet demir için kuracağımız tesis, 150 bin metrekarelik alanda yer alacak. 3 yılda tamamlanacağını öngördüğümüz tesis, tamamen iç piyasaya verilecek. Her iki yatırımımızla birlikte halihazırda 1.690 olan istihdamımız da 1.900’e çıkacak.” ‘STRATEJİK BİR BOŞLUĞU DOLDURUYORUZ’ Eti Bakır’ın Türkiye’de üretilmeyen ya da arz açığı bulunan ürünlerin üretimiyle ülke ekonomisine katkılarına devam ettiğini ifade eden Kan, şöyle devam etti: “Mazıdağı tesisimizi yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, döngüsel ekonominin güçlü bir örneği olarak da konumlandırmaya devam ediyoruz. Üretimim stratejimizin kalbinde ürünleri mümkün olduğunca uç ürünlere çevirerek katma değerin ülkemizde kalması için çalışmak var. Ülkemizin cari açığının kapanmasına katkıda bulunmak, ülkemiz sanayisinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin yerli olarak üretilmesini sağlamak en büyük önceliğimiz.”

Suriye yeni vergi sistemi uygulamaya hazırlanıyor Haber

Suriye yeni vergi sistemi uygulamaya hazırlanıyor

Suriye hükümeti, önümüzdeki haftalarda yeni bir vergi sistemini uygulamaya koymaya hazırlanıyor. Maliye Bakanı, bu adımın amacının resmi prosedürleri kolaylaştırmak ve vatandaşların üzerindeki mali yükü azaltmak olduğunu açıkladı. "Gelir vergisi yüzde 15'i geçmeyecek" Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yasir Barniye, yeni sistemde "gelir vergisinin yüzde 15'i geçmeyeceğini ve satış vergisinin de yüzde 5 olarak sabitlendiğini" belirtti. Muhammed Yasir Barniye, yeni sistemin düşük gelirli vatandaşları korumak amacıyla hazırlandığını vurgulayarak şunları söyledi: "Yıllık geliri 50 milyon liranın altında olan her çalışan, gelir vergisinden muaf tutulacak. Bu karar neredeyse tüm devlet memurlarını kapsıyor." 50 milyon eski Suriye lirası, 500 bin yeni lira olarak hesaplanıyor. Suriye Merkez Bankası'nın resmi kuruna göre, 500 bin yeni lira yaklaşık 4 bin 545 dolara tekabül ediyor. "Vergi kaçakçılığı azalacak" Muhammed Yasir Barniye'ye göre bu adım, vergi tabanını genişletmek ve devlet gelirlerini artırmak amacıyla atıldı. Ayrıca bu hamle, ekonomik faaliyetler üzerinde bir baskı oluşturmayacak. Zira şu anda Suriye'de vergi gelirlerinin gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı, bölgedeki en düşük seviyede bulunuyor. Bu karar, hükümetin ülke ekonomisini yeniden düzenleme çabaları çerçevesinde alınıyor. Amaç, vergi kaçakçılığını azaltmak ve üretim için uygun bir ortam yaratmak. Bu sayede, uzun süren savaş ve kriz yıllarının ardından, bu yeni sistemin Suriye ekonomisinin canlanmasına yardımcı olması hedefleniyor.

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek. Haber

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek.

Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, Karea markasıyla elektrikli mikromobilite pazarına hızlı bir giriş yaptı. “Bindiğin gibi değil” sloganıyla yollara çıkmaya başlayan Türkiye’nin yeni yerli otomobil markası Karea, ilk modeli olan Fit’i tanıttı. M0 segmentinin ilk otomobili olan Karea Fit, lansmana özel 699 bin liralık fiyatıyla dikkat çekiyor. Mart ayı itibarıyla ön siparişe açılan otomobil, nisan ayı başında da satışa sunulacak. Önümüzdeki 3 yıl içinde 3 yeni modelle ürün gamını genişletecek olan Karea, üretiminin yüzde 75’ini ihraç edebilmeyi hedefliyor. Otomotivde devir değişiyor! Otomotiv sektöründe içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara doğru bir değişim yaşandığını söyleyen Karea Proje Lideri Refik Diri, “Otomotivde asıl mesele üretim felsefesinin değişmesi, üretimin yalınlaşması. Artık müşteriye ürün dayatma zamanı geçiyor. Özellikle yeni kuşakların ulaşım çözümleri farklılaşıyor. Bugün müşteriyi her zamankinden daha fazla dinleme ve müşterinin isterlerine uygun ürün geliştirme zamanı” dedi. Şehirlerin değiştiğini, nüfus artışıyla birlikte metropoller oluşmaya başladığını ifade eden Refik Diri, şöyle devam etti: “Ve doğal olarak ulaşım sorunu öne çıkmaya başladı. Toplu taşıma ulaşım sorununun çözümüne yetmiyor, metropoller ne kadar organize olsa da yetmiyor. Bunun yanında ikinci değişen, müşteri. Otomobil bizim zamanımızda bir statü aracıydı. Yeni kuşak araç sahipliğini bizim kadar istemiyor. Yeni kuşağın istediği ulaşım sorununun çözülmesi. Bu da artık statükoyu zorlamaya başladı. Burada değişim başladı, artık müşteriyi dinlemek gerek. Dünyada araç kullanım mesafesi günlük ortalama 12-13 kilometre. Ve bu kullanım sürecinde araç içindeki insan sayısı 1,4 ortalamada. Genelde sürücüsünü taşıyan 1,5-2 ton ağırlığında araçlarla geziyoruz şehirlerde. Bunun da mühendislik içeren en uygun çözüm olmadığı kesin. Evet şehirler, müşteriler değişiyor dedik, üçüncüsü ise teknolojik değişim. İçten yanmalı motorlardan elektrikli motorlara geçiş yıllardır konuşuluyor. Bu oluyor, olacak, elektrikli araçlar toplam araçlar içindeki payını her geçen gün artıracak. Ancak buradaki asıl değişim, otomotiv sektörünü ilgilendiren değişim aslında motorun değişmesi değil. Elektrikli araçlar, üretmesi daha kolay, daha az parçadan oluşan, daha az bakım gerektiren, dolayısıyla otomotivin alışageldiği dinamikleri çok değiştiren bir yapıya sahip. Kısacası otomotivde üretim felsefesi değişiyor” dedi. Bisikletten lüks segment otomobillere kadar tüm sektörü incelediklerini vurgulayan Refik Diri, “Sadece fiyattan bahsedersek, 600-700 bin lirayla 1.3-1.4 milyon lira arasında fiyatı olan binek araç arzı neredeyse sıfır. Bu boşluğa bir ürün hazırlamaya karar verdik. Sonuçta projeye 2020 yılında başladığımızda, ilk iş olarak yaklaşık 8 ay süren bir pazar araştırması yaptırdık ve Türkiye’de araç kullanıcılarının oldukça detaylı bir şekilde ne istediğini öğrendik. Ondan sonra ürünümüzü, isteneni şöyle tanımladık; şehrin ulaşım sorununu çözecek, müşterinin beklentisini karşılayacak, yalın üretim felsefesiyle üretilecek bir elektrikli araç. Konu elektrikli araç olunca, Çin’deki otomotiv ve elektrikli araç know-how’una göz diktik. Pandemi döneminde gidemediğimizden Çin’de bir danışmanlık firmasıyla çalıştık. İlk işimiz mühendislik için iş ortağı bulmaktı. Hem Türkiye’de hem Çin’de iş ortakları aradık. Ülkemizdeki mühendislik firmaları daha çok ağır ticari araçta yetkinler. Çin’deyse binek araç yetkinliği yüksek. Bu çalışmaların sonucunda; bugün tüm fikri mülkiyet hakları bize ait olan modelimiz sayesinde ülkemize Çin’den çok değerli know-how transferi gerçekleştirdik. Bu projeyi ülkemize sorumluluğumuz olarak görüyorum ve bunun Türkiye’ye çok önemli değer katacağını, bu alanda zamanla çok girişimin olacağından da eminim” diye konuştu. Geçen yılın sonunda Gebze’de deneme üretimlerine başladıklarını belirten Karea Proje Lideri Refik Diri şunları söyledi: “Mart ayı itibarıyla seri üretime geçtik. Şu anda yerlilik oranımız yüzde 32 ve bir yıl içinde yüzde 50’yi aşacağımızı rahatlıkla görebiliyoruz. Binek araçlar M1 kategorisinde yer alıyor. Bizim aracımız ise L kategorisine yerleşmiş durumda. Biz aracımızın L kategorisi olmasını doğru değerlendirmiyoruz ama regülasyon olarak, sonuçta bir araç üretmek istiyorsanız, satmak istiyorsanız Avrupa Birliği Tip onayına ihtiyacınız var, regülasyon olarak biz aracımızı L7eCP yani elektrikli binek araç olarak regüle ettik. Hem o Tip onayı testlerinden çok hızlı şekilde geçmemizden hem pazardaki diğer L7’lerden çok daha farklı olduğumuzdan çok iyi biliyorum, biz L7 değiliz, biz M0 diyebileceğimiz bir alandayız. Bu M0 şu anda boş ve eminim önümüzdeki yıllarda birçok yeni firma bu alanda ürün geliştirecek ve pazara bizimle birlikte girecekler. Dolayısıyla biz burayı çok büyük bir fırsat penceresi olarak görüyoruz ve otomobil dünyası da bence bu yönde çok değişecek. Dediğim gibi şehir istiyor, müşteri istiyor. M0 segmentinin ilk markasını Karea’nın ideal şehir aracı Fit ülkemize hayırlı olsun”. açıklamasını yaptı. Karea Fit, şehir içi mobiliteyi yeniden tanımlamak üzere geliştirilen kompakt boyutları ve verimli elektrikli güç aktarım sistemiyle dikkat çekiyor. 2631 mm uzunluğa, 1498 mm genişliğe ve 1621 mm yüksekliğe sahip olan araç, dar şehir sokaklarında kolay manevra kabiliyeti sunarken 4 metrelik dönüş yarıçapıyla pratik bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kompakt boyutlarına rağmen 184 litrelik bagaj hacmi sunan Karea Fit, günlük kullanımda alışverişten kısa şehir içi yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek bir kullanım alanı sağlıyor. Aracın elektrikli güç aktarma sistemi 12 kW gücünde motor ve 96 V mimariye sahip LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya teknolojisi üzerine kuruluyor. Yaklaşık 9,98 kWh kapasiteye sahip olan batarya paketi ise şehir içi kullanım senaryolarına uygun olarak tek şarjla yaklaşık 135 kilometre menzil sunacak şekilde geliştirildi. Bununla birlikte, yerleşik şarj sistemi sayesinde batarya seviyesi yüzde 20’den yüzde 80’e 2 saat içinde doldurulabiliyor. Maksimum 90 km/saat hıza ulaşabilen Karea Fit, yalnızca şehir içi ulaşım için değil, aynı zamanda köprü ve otoyol kullanımına da uygun altyapısıyla şehir içi ve çevresindeki ulaşım ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlandı. Sürüş güvenliği ve konforu da aracın geliştirme sürecinde önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda ön ve arka akslarda kullanılan bağımsız McPherson süspansiyon sistemi şehir içi yol koşullarında dengeli bir sürüş karakteri sunarken, ön ve arka disk fren sistemi güvenli frenleme performansı sağlıyor. Elektrikli destekli direksiyon sistemi ise manevra kabiliyetini artırırken, geri görüş kamerası, merkezi kilit ve elektrikli ön camlar gibi donanımlar da günlük kullanım konforunu destekliyor. Kompakt yapısı, düşük enerji tüketimi ve pratik kullanım özellikleriyle Karea Fit, şehir içi mobilite için yeni ve erişilebilir bir elektrikli ulaşım alternatifi sunmayı hedefliyor.

Nilüfer Belediyesi’nin Kadın Politikaları Örnek Oluyor Haber

Nilüfer Belediyesi’nin Kadın Politikaları Örnek Oluyor

Yerel yönetimlerin desteklediği kadın kooperatifleri, kadın emeğine dayalı üretim modelleri ve kent bostanı uygulamalarını incelemek amacıyla Bursa’ya gelen Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) heyeti, Nilüfer Belediyesi’nin bu alandaki çalışmalarını yerinde gözlemledi. GABB Kadın Politikaları Müdürlüğü, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü ile merkez ilçe belediyeleri olan Kayapınar, Bağlar, Sur ve Yenişehir belediyelerinin kadın politikaları müdürlüklerinden temsilcilerin yer aldığı heyet, program kapsamında ilk olarak Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Bukle Erman’ı ziyaret etti. Gerçekleşen görüşmede, Nilüfer Belediyesi’nin kadın ekonomisini güçlendirmeye yönelik yürüttüğü çalışmalar, kooperatif destek mekanizmaları ve yerel üretim modelleri hakkında bilgi paylaşımları yapıldı. Ziyaretin sonunda heyet üyeleri, Diyarbakır yöresine ait geleneksel el sanatlarıyla hazırlanmış hediyeleri Bukle Erman’a takdim etti. Program kapsamında Nilüfer’deki uygulamaları yerinde görmek isteyen heyet daha sonra Hasanağa Gıda Merkezi ile Ürünlü Kent Bostanları’nı ziyaret etti. Heyet üyeleri, kadın emeğine dayalı üretim süreçleri, kooperatif destek mekanizmaları ve kent bostanı uygulamaları hakkında yetkililerden yerinde bilgi aldı. Gerçekleştirilen kıyaslama programında, yerel yönetimlerin kadın ekonomisini destekleyen uygulamaları, kooperatif modelleri ve üretim süreçleri üzerine karşılıklı deneyim paylaşımı yapıldı.

GNC Makina, CNC Masters projesiyle Prida Ödülü’nün sahibi oldu Haber

GNC Makina, CNC Masters projesiyle Prida Ödülü’nün sahibi oldu

GNC Makina tarafından hayata geçirilen CNC Masters projesi, İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği tarafından düzenlenen Prida Ödülleri kapsamında ödüle layık görüldü. İşveren Markası kategorisinde ödül alan CNC Masters, Türkiye’nin ilk CNC operatörlük yarışması olarak öne çıkıyor. CNC Masters Yarışması, üretimde teknolojinin tek başına yeterli olmadığı, asıl farkı bu teknolojiyi doğru ve verimli kullanan insan kaynağının yarattığı gerçeğinden yola çıkılarak kurgulandı. GNC Makina, bu yaklaşımla yalnızca bir yarışma düzenlemekle kalmadı; CNC operatörlerini odağına alan, sahaya dokunan ve sektörde karşılığı olan bir işveren markası iletişimi modeli ortaya koydu. Yarışma sürecinde yürütülen iletişim ve dijital çalışmalar, CNC operatörlerine yönelik doğru içerik ve doğru dilin sektörde güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdi. CNC Masters, kısa sürede üretim sahasında geniş bir etkileşim alanı yaratarak sektörün dikkatini insan kaynağı konusuna yeniden çekti. Dada Salon Kabarett sahnesinde gerçekleşen törende ödülü, GNC Makina Genel Müdürü Gökhan Yıldız ve GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya teslim aldı. Prida 2025’ten gelen bu ödül, CNC Masters’ın yalnızca bir sektör projesi olmadığını; sektöre dokunan, sürdürülebilir değer üreten, iletişim odaklı ve uzun vadeli katkı sağlayan bir model olduğunu tescilledi. GNC Makina, önümüzdeki dönemde CNC Masters’ı daha da geliştirerek kapsamını genişletmeyi ve sektöre katkısını artırmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.