Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, BTSO’nun konuğu olarak Bursa'da iş dünyasıyla buluştu Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, BTSO’nun konuğu olarak Bursa'da iş dünyasıyla buluştu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde Bursa iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meclis ve komite üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Ahmet Kılıç, Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Muhammet Müfit Aydın, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Denizli Milletvekili Şahin Tin, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile iş dünyası temsilcileri yer aldı. “BURSA GURUR DUYDUĞUMUZ BİR ŞEHİR” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’nın Türkiye’nin kalkınma hikâyesinde ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bursa gerçekten gurur duyduğumuz, üreten, ihraç eden, girişimci ve yenilikçi bir şehir. Bunu TEKNOSAB’da bir kez daha gördük. Lojistik Teknopark’ın temellerini attık. Yeni nesil bir OSB. Yer altındaki modern altyapısı, mimarisi ve arkasındaki zihniyet, bütüncül planlama yaklaşımı beni çok etkiledi. Türkiye’nin ilk OSB Bursa’da kuruldu. İnşallah yeni nesil ilk OSB de Bursa’dan çıkacak, tüm Türkiye’ye ve bölgemize yayılacak. Buna inanıyorum.” ifadelerini kullandı. TEKNOSAB ve Lojistik Park projelerinin hayırlı olmasını dileyen Yılmaz, Bursa iş dünyasının vizyonunun bu anlayışla devam etmesini temenni etti. İLK 8 AYDA MAL VE HİZMET İHRACATI 405 MİLYAR DOLARA ULAŞTI Cevdet Yılmaz, dünya genelinde jeopolitik gerilimlerin arttığı, rekabetin yoğunlaştığı, savaşların, sıcak çatışmaların yükseldiği bir dönemin yaşandığını ifade ederek, "Enerji ve ulaşım maliyetleri arttı. Sigortacılıktan finansa pek çok alanı etkilediğini görüyoruz. Diğer taraftan yeni bir korumacı dalga yükseliyor dünyada. ABD ile Çin arasındaki tarife savaşlarına hep birlikte şahit oluyoruz." dedi. Yılmaz, bu yıl küresel büyümenin yüzde 3 civarında beklendiğini aktararak, şöyle konuştu: "Türkiye'nin pazarlarındaki büyüme ise yüzde 1,6 seviyesinde. Bu ister istemez ihracatımız üzerinde bir baskı oluşturuyor. ABD'nin bu sene büyüme beklentisi yüzde 1,2. Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da ise daralma bekleniyor. Böyle bir ortamdayız. Buna rağmen bu küresel ortama, jeopolitik gerilimlere, pazarlarımızdaki daralmaya rağmen ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız 280 milyar doları aştı. Hizmet ihracatı ile birlikte 405 milyar dolara ulaşan bir ihracatımız var bugün. İhracatımız içinde orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payı 2024'te yüzde 40'tı, 2026'da yüzde 44'e çıktı. Hem ihracatımızı artırıyoruz hem de ihracatın niteliğini artırıyoruz. İhracatımızın değeri artıyor. Bu zorlu şartlara rağmen doğru istikamette devam ettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim." “ENFLASYONDA YIL SONUNDA DAHA İYİ BİR NOKTADA OLACAĞIZ” Yılmaz, Merkez Bankası'nın fiyat istikrarına yönelik adımları ve hükümetin mali disipline yönelik tedbirlerinin sonuç vermeye başladığını ve enflasyonda düşüş eğilimine girdiğini vurguladı. Yıl sonunda çok daha iyi bir noktaya gelineceğini aktaran Yılmaz, şöyle konuştu: "Orta vadede enflasyonu tek haneli rakamlara düşürme kararlılığımızdan taviz vermiyoruz. Sadece enflasyonu düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm gibi alanlarda da yapısal reformları hızla hayata geçireceğiz. Enflasyonda son dönemde yataylaşma var, yüzde 31,5'e geldi. Bunun analizini yaptığınız zaman büyük oranda savaş kaynaklı kalemlerden geldiğini görüyoruz. İnşallah bu etkiler kalktıkça enflasyon aşağı doğru inmeye devam edecektir." Efkan Ala: “BTSO’yu Vizyonundan Dolayı Yürekten Kutluyorum” AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Bursa’nın pek çok ülkeden daha yüksek düzeyde ihracat yapan bir kent olduğuna işaret etti. Kentin bu başarısında BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin önemli bir payı olduğunu vurgulayan Efkan Ala, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı yürekten tebrik ediyorum, ortaya koyduğu vizyoner projelerle ilgili olarak. Sizleri de dünyanın her ülkesine ihracat yapabildiğiniz için tebrik ediyorum. Bursa benim için bir dünya şehridir, dünyadaki şehirlerle rekabet eden bir şehirdir. Biz Türkiye'de vizyon ortaya koyduğumuzda, bir proje, bir hedef ortaya koyduğumuzda Ankara'da ilk aklıma gelen şehir Bursa'dır.” ifadelerini kullandı. Bursa iş dünyasının dünyada yaşanan bilgi ekonomisi dönüşümde de merkezde yer alması gerektiğini dile getiren Efkan Ala, “Bu salondan dünyanın ilk 50 şirketi arasına girecek çok uluslu bir veya birden fazla şirket çıkmalı. Yakın coğrafyamıza bakın, buranın üretim ve teknoloji merkezi Türkiye olmalıdır. Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, böyle bir dünyanın eşiğindeyken tüm programlarımızı ve hedeflerimizi buna yönelik hazırlıyoruz.” dedi. 16 PROJEDEN 60 MAKRO PROJEYE Toplantının açılış konuşmasını yapan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı BTSO Meclisi’nde ağırlamaktan büyük onur duyduklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ı 12 yıl önce BTSO’nun 125’inci kuruluş yıl dönümünü gerçekleştirdikleri Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde Bursa’da ağırladıklarını hatırlatan Burkay, “O törende Bursa iş dünyasının hedeflerini ve 16 makro projemizi sizlerle paylaşmıştık. O tarihlerde henüz işin başındaydık. Geride kalan 12 yıllık zaman zarfında ‘Bursa büyürse Türkiye büyür’ vizyonuyla hareket ettik; 16 makro projeyi 60’tan fazla dev esere taşıdık.” dedi. “İŞ DÜNYAMIZI KÜRESEL PAZARLARA TAŞIDIK” Hayata geçirilen her projenin Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna da önemli katkılar sunduğunu ifade eden Burkay, “Bugün nitelikli üretim dediğinizde BUTEKOM, yüksek teknolojili üretim ve küresel ihracat dediğinizde TEKNOSAB, yaşam boyu eğitim modeli dediğimizde Bursa Business School karşınıza çıkıyor. Uzay ve havacılık vizyonumuzun sembolü GUHEM ve GUHEM Fen Lisemiz, mesleki standartların yükselmesinin adresi MESYEB, nitelikli istihdama doğrudan yanıt veren BUTGEM bu topraklarda yükseldi. Küresel Fuar Acentesi ile 50’den fazla UR-GE projemiz, şehrimizin küresel vizyonunu tescilledi. Dünyanın dört bir yanından on binlerce nitelikli alıcıyı Bursa iş dünyamızla iş birliği masasına taşıdık; üyelerimizi dünyanın en stratejik pazarlarıyla buluşturduk. Devletimizin sağladığı destekleri üyelerimizin kullanımına sunarken, kaynaklarımızı her zaman en etkili ve en verimli şekilde kullandık.” ifadelerini kullandı. ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK VE İSTİKRAR VURGUSU Ekonomide öngörülebilirlik ve istikrarın güçlendirilmesinin iş dünyasının geleceğe güvenle bakması açısından büyük önem taşıdığını belirten Burkay, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan Orta Vadeli Program’ın enflasyonla mücadele ederken üretim ve istihdamı koruma hedefini kıymetli bulduklarını söyledi. Artan maliyetler ve finansman yükünün başta KOBİ’ler olmak üzere firmalar üzerinde önemli bir baskı oluşturduğuna dikkat çeken Burkay, “Bir üretim hattını kapatmak kolay; onu yeniden kurmak, kaybedilen müşteriyi geri kazanmak yıllar alıyor.” dedi. Programda öngörülen finansman imkânlarının üretimini sürdüren, çalışanını koruyan ve ihracat yapan işletmelere ulaşmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, firmaların bu dönemi güçlü bir şekilde atlatabilmesi için finansmana erişim imkânlarının güçlendirilmesinin kritik olduğunu belirtti. Bursa’nın girişimcisinin üretmeye, işini büyütmeye ve gelecek nesillere daha güçlü işletmeler bırakmaya odaklandığını ifade eden Burkay, BTSO olarak görevlerinin firmaların önünü açmak olduğunu söyledi. Geride bıraktıkları 13 yılı, verdikleri sözleri yerine getirmenin huzuruyla tamamladıklarını belirten Burkay, “Bu yola çıktığımız ilk günden itibaren kulağımızı suni gündemlere kapattık. Kim ne söylerse söylesin, biz Bursa’ya ne kazandırabiliriz diye düşündük. İnsanımıza nasıl yeni iş kapıları açabiliriz diye çalıştık.” ifadelerini kullandı. Bugün bu iradeye ve ortak akla her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Burkay, son üç ayda Meclis ve Komite üyeleriyle birlikte yaklaşık 30 bin üyeyi ziyaret ettiklerini söyledi. Burkay, “Ellerini sıktık, dertlerini dinledik, yeni dönem için hazırladığımız projeleri anlattık. Gittiğimiz her yerde büyük bir teveccühle karşılaştık. Bu güven bizlere hem büyük bir güç hem de büyük bir sorumluluk yüklüyor.” dedi. TEKNOSAB’DA TARİHİ DÖNÜŞÜM HAMLESİ Bu sorumluluğun gereği olarak Bursa ekonomisinde tarihi bir dönüşüm hamlesi başlattıklarını belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ve ihracat üssü TEKNOSAB’da, Türkiye Yüzyılı’na Bursa imzası atacak büyük bir ekosistem inşa ettiklerini ifade etti. Burkay, dönüşümün merkezine ise Bursa ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ’leri yerleştirdiklerini kaydederek, “Bugün 20 milyar dolarlık ihracatımızla 118 ülkeden daha yüksek bir ihracat performansı gösteriyorsak, 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaştıysak, bu başarıda KOBİ’lerimizin alın teri var.” diye konuştu. Bursa’da 8 binden fazla imalatçı KOBİ’nin şehir içinde sıkışmış durumda olduğunu belirten Burkay, yaşam alanlarıyla iç içe geçmiş atölyelerde ve dar sokaklarda üretim yapan firmaların yeni yatırımlar için alan bulmakta zorlandığına işaret ederek, şöyle devam etti: “Siparişi hazır, pazarı hazır; ama yeni bir tezgâh koyacak yeri yok. Bu firmalarımıza ‘Daha fazla üretin, rekabetçiliğinizi artırın, daha çok ihracat yapın’ derken, önce onların önünü açmalıyız. İşte TEKNOSAB KOBİ OSB projemiz tam da bu ihtiyaca yanıt vermektedir.” “FİRMALAR TÜM ENERJİSİNİ ÜRETİME HARCAYACAK” KOBİ OSB projesi için 8 yıl önce başlattıkları çalışmaların, 2022 yılında Bakan Efkan Ala’nın liderliğinde daha somut bir sürece taşındığını belirten Burkay, “Şimdi ise Sayın Valimizin koordinasyonunda Büyükşehir Belediyemizle birlikte KOBİ’lerimizi planlı üretim alanlarına, güçlü altyapıya ve lojistik imkânlara kavuşturuyoruz. Bu bölgede birbirini tamamlayan firmaları buluşturarak iş birliğinin, verimliliğin ve büyümenin önünü açtık.” dedi. Bursa’da üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü taşıyan işletmelerin enerjisini üretim alanı arayarak tüketmemesi gerektiğini vurgulayan Burkay, “Allah’ın izniyle bu kentte üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü sırtlayan hiç kimse artık enerjisini depo peşinde, arsa arayışında heba etmeyecek. Çünkü bizim işimiz yer kovalamak değil; üretmektir. Bizim işimiz yatırım yapmaktır. Bizim işimiz dünyaya mal satıp bu kentin ve bu ülkenin bereketine bereket katmaktır.” ifadelerini kullandı. TEKNOSAB EKOSİSTEMİYLE ÜRETİM VE TİCARETTE YENİ DÖNEM İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ ekosistemiyle birlikte 4 yıl içerisinde Bursa’ya ticaret ve sanayinin coğrafyadaki en güçlü ve entegre altyapılarından birini kazandıracaklarını belirterek, “Bu tarihi dönüşüm hamlesinde büyük destekleri ve emekleri olan Sayın Bakanlarımız Efkan Ala ve Mehmet Fatih Kacır’a, Sayın Valimize ve tüm bürokratlarımıza şükranlarımızı sunuyorum.” dedi. Üretim ve ticaret kültürüyle bugünlere ulaşan Bursa’nın önünü açmanın, üreten insanın önünü açmaktan geçtiğini vurgulayan Burkay, “KOBİ’lerimizin ve gençlerimizin yolunu açarak Bursa’nın yeni üretim hikâyesini inşallah hep birlikte yazacağız.” diye konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi, girişimci ruhu ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olduğunu belirtti. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen kalkınma çalışmalarında Bursa olarak üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini ifade eden Ayyıldız, kamu ve özel sektör iş birliğinin geliştirilmesinin Bursa’nın ekonomik ve sosyal gelişimi açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. BTSO’nun 2022-2026 çalışma döneminin son meclis toplantısı olan Eylül Ayı Meclis Toplantısı ve 70 Meslek Komitesini bir araya getiren Müşterek Meslek Komiteler Toplantısı da gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı İsmail Kuş ve Meclis Başkanı Ali Uğur dört yıllık görev dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının sonunda en deneyimli Meclis Üyesi Faik Çelik’e tüm meclis üyelerini temsilen teşekkür plaketi takdim edildi.

Bakan Bolat açıkladı: Türk tekstilinin dünya ihracatındaki payı yüzde 3,6 Haber

Bakan Bolat açıkladı: Türk tekstilinin dünya ihracatındaki payı yüzde 3,6

Bolat, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) ile İTKİB Fuarcılık iş birliğinde düzenlenen TEXHIBITION Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı'nın açılışına katıldı. Açılış programının ardından fuar alanını ziyaret eden Bolat, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi ve ihracatı açısından önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tekstil ve konfeksiyon ihracatında 31 milyar dolarlık hacim Bakan Bolat'ın verdiği bilgilere göre Türkiye'nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı geçen yıl 9,4 milyar dolar, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı ise 18,6 milyar dolar oldu. Halı ve kaplamalar sektöründeki yaklaşık 2,9 milyar dolarlık ihracat ile yaklaşık 3 milyar dolarlık ev tekstili ihracatının da eklenmesiyle sektörün toplam dış ticaret büyüklüğünün önemli bir seviyeye ulaştığını belirten Bolat, Türkiye'nin küresel tekstil pazarındaki konumuna dikkat çekti. Bolat, Türkiye'nin dünya tekstil ihracatında dördüncü, hazır giyim ihracatında ise sekizinci sırada bulunduğunu ifade etti. "Türkiye tedarik ve üretim üssü olarak öne çıkıyor" Türkiye'nin ihracat performansına da değinen Bolat, yılın ilk 8 ayında toplam ihracatın 185 milyar dolara ulaştığını ve yıllık bazda yüzde 4,2 artış kaydedildiğini söyledi. Ağustos ayında ihracatın yüzde 8,1 artışla yükseldiğini belirten Bolat, son 12 aylık mal ihracatının ise 280,3 milyar dolara çıktığını açıkladı. Küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmalar, bölgesel çatışmalar ve bunların lojistik ile navlun maliyetlerine etkisine rağmen Türkiye'nin üretim, tedarik ve lojistik merkezi olma özelliğini koruduğunu vurgulayan Bolat, ihracat hedeflerine ulaşma konusunda olumlu mesaj verdi. "6 yıldır kesintisiz büyüme sağlandı" Türkiye ekonomisinin büyüme performansına ilişkin de değerlendirmede bulunan Bolat, ekonominin 2020'de başlayan Kovid-19 süreci de dahil olmak üzere büyüme kaydettiğini söyledi. Bolat, ikinci çeyrekte ekonominin yüzde 2,3, yılın ilk yarısında ise yüzde 2,5 büyüdüğünü belirterek, Türkiye ekonomisinin 24 çeyrektir, başka bir ifadeyle 6 yıldır kesintisiz büyüdüğünü ifade etti. İkinci çeyrekteki yüzde 2,3'lük büyümeye net mal ve hizmet ihracatının 0,6 puan katkı verdiğini belirten Bolat, yatırımların da son 7 çeyrektir büyümeye katkı sunduğunu kaydetti. Fuar sektörünün ekonomik büyüklüğü 7,5 milyar avroya ulaştı Türkiye'nin uluslararası fuarcılık alanında da önemli bir merkez haline geldiğini belirten Bolat, ülkedeki fuarcılık sektörünün ekonomik büyüklüğünün 7,5 milyar avroya ulaştığını söyledi. Bu büyüklüğün yaklaşık 4 milyar avroluk bölümünün doğrudan gayrisafi yurt içi hasılaya katkı sağladığını belirten Bolat, Türkiye'nin fuarcılık kapasitesini daha ileri taşımayı hedeflediklerini ifade etti. Bolat, özellikle tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon alanında ihracat göstergelerinde toparlanma başladığını ve yıl sonunda bu eğilimin daha belirgin hale gelmesini beklediklerini söyledi. İhracatçılara 45 milyar liralık destek Ticaret Bakanı Bolat, 2026 yılı kapsamında ihracat destekleri için 45 milyar liralık kaynak ayrıldığını açıkladı. Bu tutarın 33 milyar lirasının mal ihracatına, 12 milyar lirasının ise hizmet ihracatına yönelik desteklerde kullanılacağını belirtti. Bolat ayrıca 2023-2026 döneminde ihracatçılara toplam 180 milyar liralık, yaklaşık 5 milyar dolarlık destek sağlandığını, 2026 yılında şu ana kadar verilen desteklerin ise 61 milyar liraya ulaştığını söyledi. TEXHIBITION fuarlarına yönelik desteklerin de sürdüğünü belirten Bolat, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik düzenlemelerin sektöre katkı sağlayacağını ifade etti. "Tekstil ve giyimde 2026 istihdam açısından stabil yıl" Bolat, tekstil ve giyim sektörünün yalnızca ihracat açısından değil, istihdam bakımından da stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. 2026'nın tekstil ve giyim sektöründe istihdamın korunması açısından stabil bir yıl olmasının beklendiğini söyleyen Bolat, Türkiye'nin kalite, tasarım, marka ve hızlı teslimat kapasitesiyle küresel pazarda güçlü bir konuma sahip olduğunu ifade etti. Bakan Bolat, ihracat hedeflerinin yakalanacağına inandığını belirterek, gelecek yıl Orta Vadeli Program hedeflerine ulaşılması için sektör temsilcileriyle birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) dönemine ilişkin ticaret politikası hedeflerini açıklayarak, ihracatı önceleyen, haksız ithalata karşı üreticiyi koruyan ve ticari diplomasiyle pazarları genişleten bir yaklaşımın sürdürüleceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan OVP’nin kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlatan Bolat, son üç yılda uygulanan program sayesinde makro finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonominin daha dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. TİCARET POLİTİKASINDA TEMEL ÖNCELİKLER Bakan Bolat’ın değerlendirmesinde, 2027-2029 döneminde ticaret politikasının başlıca öncelikleri arasında; enflasyonla mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi, rekabet gücünün ve halkın satın alma gücünün artırılması, dış ticarette verimlilik artışı ve haksız uygulamalara karşı etkili tedbirler alınması, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatın güçlendirilmesi, ihracatı önceleyen aktif bir dış ticaret rejiminin uygulanması, ticaret altyapısı ve finansmana erişimin güçlendirilmesi, pazara erişim, bağlantısallık ve ticari diplomasinin etkinleştirilmesi, yatırım-üretim-istihdam-ihracat eksenli kalkınma modelinin desteklenmesi 2027 VE 2029 HEDEFLERİ Bakan Bolat, küresel ekonomideki olumsuz koşullara ve artan belirsizliklere rağmen, 2027 yılında mal ihracatını 292 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. OVP’nin son yılı olan 2029’da ise mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini kaydetti. Petrol ve emtia fiyatlarındaki artışın etkisiyle 2027 yılı için mal ithalatı hedefi 397 milyar dolar olarak belirlendi. Bolat, aynı dönemde cari işlemler açığının GSYH’ye oranının yüzde 1,9 seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi. YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜME VURGU Bolat, program döneminde yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin ihracattaki payının artırılacağını, yeni nesil hizmet alanlarının geliştirileceğini ve firmaların küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirileceğini ifade etti. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine uyumun destekleneceğini, gümrüklerde dijital ve fiziki altyapının güçlendirilerek ticaretin kolaylaştırılacağını, yasa dışı ticaretle mücadelede ise denetimlerin sürdürüleceğini vurguladı. Bolat, dünya ticaretinin ağırlık merkezinin coğrafyaya yaklaşmasıyla Türkiye’nin stratejik öneminin arttığını belirterek, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Yolu gibi projelerle Türkiye’nin üretim, ticaret ve yatırımda cazibe merkezi haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Yatırım-Üretim-İstihdam-İhracat” odaklı kalkınma vizyonunun önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, Ticaret Bakanlığı olarak bu hedefler doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur Haber

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmede bulundu. OVP’nin Türkiye ve iş dünyası açısından hayırlı olmasını dileyen Hisarcıklıoğlu, programda yer alan enflasyonun kalıcı olarak tek haneye indirilmesi, mali disiplinin korunması ve üretim odaklı büyüme hedeflerini önemsediklerini belirtti. İŞ DÜNYASININ ÖNCELİKLERİ SIRALANDI Hisarcıklıoğlu, özellikle dış kaynaklı haksız rekabetle mücadele, ticaret politikası araçlarının etkin kullanılması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve reel sektörle düzenli istişarenin kurumsallaştırılmasının iş dünyası açısından önem taşıdığını ifade etti. Küresel ve bölgesel belirsizliklerin yanı sıra korumacılık ve ticaret savaşlarının arttığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, bu dönemde Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasının kritik olduğunu vurguladı. “KAPSAMLI SANAYİ KORUMA STRATEJİSİ OLUŞTURULMALI” Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının OVP dönemindeki temel beklentilerini de sıraladı. Buna göre özel sektör, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini koruyacak adımların hızla atılmasını, finansal istikrarın güçlendirilmesini ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasını bekliyor. İhracatçıların desteklenmesi gerektiğini belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ayrıca kapsamlı bir Sanayi Koruma Stratejisi oluşturulması çağrısında bulundu. Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğini belirterek mesajını, “Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur” ifadeleriyle tamamladı.

İbrahim Yumaklı,: Yeni av sezonuna 'Vira Bismillah' Haber

İbrahim Yumaklı,: Yeni av sezonuna 'Vira Bismillah'

Türkiye’de 2026-2027 Su Ürünleri Av Sezonu, İzmir’de düzenlenen programla dualarla ve “Vira Bismillah” denilerek başladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeni av sezonunun başlangıcını sosyal medya hesabından duyurdu. Yumaklı, Türkiye’nin su ürünleri sektöründe teknoloji, üretim ve ihracat kapasitesiyle küresel ölçekte önemli bir konuma ulaştığını belirtti. SU ÜRÜNLERİNDE 2,3 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT Türkiye’nin yaklaşık 100 ülkeye 2,3 milyar dolarlık su ürünleri ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Bakan Yumaklı, toplam üretimin ise 1 milyon tonu aştığını ifade ederek, sürdürülebilir balıkçılığın önemine dikkat çekti ve denizlerin bereketinin korunması amacıyla avcılık ile yetiştiricilik faaliyetlerinde sürdürülebilirlik ilkelerinin gözetileceğini vurguladı. Yeni av sezonunda balıkçılara başarı dileyen Bakan İbrahim Yumaklı, tüm balıkçı reislerine "Bereketli olsun, rastgele" diyerek kazasız, belasız ve bol kazançlı bir sezon temennisinde bulundu. ???? Doğu Akdeniz’den Atlantik’e kadar şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıran güçlü filomuz ve fedakâr balıkçılarımızla yeni bir sezona adım atıyoruz. ???? Sadece daha fazla üretmiyor; sürdürülebilirlik bilinciyle denizlerimizi, ekosistemimizi ve yarınlarımızı güvence altına… pic.twitter.com/Tb65hHjlZa — T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (@TCTarim) August 31, 2026

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz Haber

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz

Büyüme verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme ivmesi kazanmasının Türkiye ekonomisinin üretim gücü açısından önemli olduğunu söyledi. Karadeniz, “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim cephesinde yeniden hareketlenme başladığını göstermesi açısından umut verici. Ancak Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için sanayideki bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerekiyor” dedi. “SANAYİNİN BÜYÜMESİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin ancak üretim ve sanayinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Karadeniz, büyümenin niteliğinin de en az büyüme oranı kadar önemli olduğunu vurguladı. Karadeniz, “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli ve değerli bir gelişme. Ancak sanayicimizin bugün karşı karşıya olduğu yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ediyor. Bu koşullar altında elde edilen büyümeyi kalıcı hale getirmek için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “PLASTİK SEKTÖRÜ SANAYİ ÜRETİMİNİN TEMEL TAŞI” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, inşaattan sağlığa kadar çok geniş bir üretim zincirine girdi sağladığını hatırlatan Karadeniz, sektörün Türkiye'nin sanayi ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Plastiğin artık neredeyse tüm sektörlerde kullanılan, teknoloji ve inovasyon açısından da önemli bir üretim alanı olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “Plastik sanayisi, Türkiye'nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biri. Dolayısıyla sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istiyoruz. Bunun için sektörümüzün yüksek oranda dışa bağımlı olduğu hammaddede, finansmanda ve enerji maliyetlerinde yaşanan sorunların çözülmesi gerekiyor. Üretim kapasitemizi koruyarak daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir yapıya geçmeliyiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.