Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Umman

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Umman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Umman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan Umman’a Hürmüz Boğazı Tehdidi Haber

Trump’tan Umman’a Hürmüz Boğazı Tehdidi

Fox News’in aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump, Umman’ın ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki faaliyetlerini engellemesi durumunda ülkeyi bombalamakla tehdit etti. Trump’ın ayrıca İran Devrim Muhafızları yetkilileriyle gizli iletişim kanallarının bulunduğunu ve Hamas ile de farklı kanallar üzerinden görüştüklerini söylediği belirtildi. Fox News muhabiri Trey Yingst’in aktardığına göre Trump, Umman’ın ABD’nin faaliyetlerine müdahale etmesi halinde, “Onları fena halde bombalarız” ifadelerini kullandı. İran’la gizli iletişim kanalları Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusu yetkilileriyle gizli iletişim kanallarının bulunduğunu söyledi. İran’ın elindeki ABD yapımı mühimmatın yalnızca küçük bir bölümünü kullandığını öne süren Trump, Tahran’ın çok sayıda orta seviyeli silaha sahip olduğunu savundu. İran’la yaşanan gerilime ilişkin Trump, “Acelem yok” derken, Tahran yönetiminin teslim olması gerektiğini ifade etti. ABD'nin deniz ablukasının İran üzerinde ekonomik baskı oluşturduğunu ve İran’ın bu konuda blöf yaptığını ileri sürdü. Hamas ile de iletişim Trump, Hamas ile farklı kanallar üzerinden iletişim kurulduğunu da açıkladı. Hamas’ın silah bırakacağını öne süren Trump, İsrail’in Gazze’ye saldırı düzenlememesi gerektiğini söyledi. İsrail’de ekim ayında yapılması planlanan seçimlere ilişkin de konuşan Trump, seçimlerin dışında kalmasının kendisi açısından daha uygun olacağını ancak adaylardan birini destekleyebileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı gerilimi Haberde aktarılan gelişmelere göre İran ile ABD arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden tırmanmış durumda. İran, ABD’nin mutabakat kapsamında verdiği taahhütleri yerine getirmediğini savunurken, Washington ise boğazdaki geçişler için Umman kara sularından alternatif bir rota belirledi. İran'ın geçişleri kısıtlamasının ardından bölgede çatışmalar yaşanırken, İran ve Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin güvenli şekilde sürdürülmesi ve gemilerin geçiş güzergâhlarının belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başladığı aktarıldı.

Umman açıklarında Rus 3petrol tankeri kazası: Sızıntı 390 kilometrekareye yayıldı Haber

Umman açıklarında Rus 3petrol tankeri kazası: Sızıntı 390 kilometrekareye yayıldı

Umman’ın güneyinde Rus ham petrolü taşıyan bir tankerin yaşadığı kazanın ardından bölgede geniş çaplı petrol sızıntısı meydana geldi. Asya’ya yaklaşık 1 milyon varil Rus ham petrolü taşıdığı belirtilen Caroline Bezengi adlı tanker, Zofar açıklarında yaşanan patlamanın ardından karaya oturdu. Umman makamları, petrol sızıntısının yaklaşık 390 kilometrekarelik deniz alanına yayıldığını açıkladı. Sızıntının Hallaniyat Adaları yönüne ilerlediği ve kıyıya yaklaşık 7 kilometre mesafeye kadar yaklaştığı belirtildi. Tankerde patlama yaşandı Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Caroline Bezengi, Asya'ya götürülmek üzere yaklaşık 1 milyon varil Rus ham petrolü taşıyordu. Tankerin daha önce Yemen açıklarında arıza bildirimi yaptığı belirtildi. Deniz güvenliği kaynakları, tankerdeki patlamanın bir saldırı sonucu meydana gelmiş olabileceğini değerlendiriyor. Ancak olayın Rusya bağlantılı tankerleri hedef alan olası bir Ukrayna saldırısından mı, yoksa Orta Doğu'da devam eden çatışmalardan mı kaynaklandığı henüz kesinlik kazanmadı. Uydu görüntülerini inceleyen bir tanker uzmanı, geminin büyük ihtimalle yan yattığını belirtti. Denizcilik kaynakları ise tankerin tamamen parçalanması ihtimaline karşı uyarıda bulundu. Tanker “gölge filo”nun parçası 2001 yılında inşa edilen Caroline Bezengi'nin, Batı ülkelerinin sigorta ve diğer denizcilik hizmetlerinden büyük ölçüde mahrum bırakılan yaşlı petrol tankerlerinden oluşan “gölge filo” içinde yer aldığı bildirildi. Tanker, Nisan ayında Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'ndan yükünü aldı. Mayıs ayının sonunda ise Süveyş Kanalı'ndan geçti. Kamuya açık denizcilik veri tabanlarında Kamerun bayrağı taşıdığı görülen tanker, haziran ayında Kamerun gemi sicilinden çıkarılan 39 gemi arasında yer aldı. Avrupa Birliği, Ukrayna, İngiltere, Kanada ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan tankerin kayıtlı sahibinin Rentoor Shipmanagement Ltd, yöneticisinin ise Villar Shipmanagement Ltd olduğu aktarıldı. Petrol sızıntısı doğa koruma alanına ilerliyor Umman Çevre İdaresi tarafından yapılan açıklamada, Hallaniyat Adaları yakınlarındaki petrol sızıntısının yaklaşık 390 kilometrekarelik bir alanı kapladığı bildirildi. Sızıntının adaların kuzeydoğusuna doğru ilerlediği ve kıyıya yaklaşık 7 kilometre kadar yaklaştığı belirtildi. Yetkililer, bölgede bulunan deniz suyu arıtma tesisleri ve turistik tesisler açısından şu aşamada herhangi bir endişe bulunmadığını açıkladı. Hallaniyat Adaları çevresi, Umman Sultanı Heysem bin Tarık'ın geçen yıl yayımladığı kraliyet kararnamesiyle doğa koruma alanı ilan edilmişti. Bölge, Arap Denizi kambur balinaları ve Sokotra karabatakları başta olmak üzere çeşitli yaban hayatı türlerine ev sahipliği yapıyor. Greenpeace daha büyük alan tespit etti Çevre örgütü Greenpeace ise uydu görüntülerine dayanarak yaptığı değerlendirmede petrol sızıntısının yaklaşık 600 kilometrekarelik alana yayıldığını tahmin etti. Umman makamlarının açıkladığı 390 kilometrekarelik alan ile Greenpeace'in tahmini arasındaki fark, sızıntının gerçek boyutunun henüz kesin olarak belirlenemediğini ortaya koydu. Bölgede petrol sızıntısına yönelik müdahale çalışmaları devam ederken, çevre örgütleri özellikle Hallaniyat Adaları çevresindeki hassas ekosistemin uzun vadede zarar görebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Kazanın nedenine ilişkin incelemeler sürerken, tankerin taşıdığı petrolün ne kadarının denize karıştığı ve sızıntının çevre üzerindeki nihai etkisinin ne olacağına ilişkin çalışmaların devam ettiği bildirildi.

İran’dan Hürmüz Boğazı için ABD’ye 6 şart: “Kabul edilene kadar açılmayacak” Haber

İran’dan Hürmüz Boğazı için ABD’ye 6 şart: “Kabul edilene kadar açılmayacak”

Hürmüz Boğazı için İran’dan yeni karar İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’ın tüm şartları ABD tarafından kabul edilene kadar boğazın kontrolünün sürdürüleceğini bildirdi. Muhibbi, Hürmüz Boğazı’nın İran açısından yalnızca bir deniz geçiş noktası olmadığını belirterek bölgenin stratejik önemine vurgu yaptı. İran yönetiminin açıklamaları, boğazın geleceğine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ortaya koyarken, bölgede ticari gemi trafiğinin nasıl düzenleneceği de önemli başlıklardan biri haline geldi. Tahran’ın ABD’den istediği 6 şart İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması karşılığında ABD’den yerine getirmesini istediği şartlar arasında askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi ve bölgedeki ablukanın kaldırılması bulunuyor. Tahran’ın talepleri şu başlıklarda sıralanıyor: İran’a yönelik askeri operasyonların sona erdirilmesi, Abluka ve yaptırımların kaldırılması, ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesi, Savaş nedeniyle oluşan zararlar için tazminat ödenmesi, Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması, ABD’nin İran’a yönelik tehdit ve baskı politikalarından vazgeçmesi. İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi de boğazın yeniden açılmasını ABD’nin söz konusu şartları yerine getirmesine bağladı. İran ile Umman arasındaki görüşmeler sürüyor Hürmüz Boğazı'ndaki kritik gelişmelerin yaşandığı sırada İran ile Umman arasında deniz trafiğinin düzenlenmesine yönelik müzakereler de devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran ile Maskat'ın boğazdaki deniz ulaşımına ilişkin hukuki mekanizma ve gemilerin kullanacağı yeni güzergâh konusunda anlaşmaya oldukça yaklaştığını açıkladı. Ancak Arakçi, Umman'la yapılacak olası anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. İran yönetimi, deniz trafiğinin teknik olarak düzenlenmesi ile boğazın yeniden açılması kararını birbirinden ayrı değerlendiriyor. Yeni geçiş güzergâhı gündemde İran ve Umman arasında yürütülen görüşmelerde, yaklaşık 60 yıldır uygulanan deniz ulaşım sisteminin değiştirilmesine yönelik seçenekler de ele alınıyor. Görüşmeler kapsamında mevcut geçici güzergâhların yerine yeni bir rota oluşturulması planlanıyor. Kaynakta yer alan bilgilere göre yeni güzergâhın önemli bölümünün İran karasularından geçmesi öngörülüyor. Geçici düzenlemenin birkaç ay yürürlükte kalabileceği, daha sonra kalıcı bir sisteme geçilmesinin ise İran yönetiminin vereceği karara ve ABD’nin önceki yükümlülüklerine dönmeye ne ölçüde hazır olduğuna bağlı olacağı belirtiliyor. İran parlamentosunda yeni taslak Hürmüz Boğazı'na ilişkin tartışmalar İran parlamentosunun da gündeminde. İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu'nda görüşülen yasa taslağı, boğazdan geçen gemi ve yük taşımacılığına yönelik yeni kısıtlamalar öngörüyor. Taslakta, ABD, İsrail ve İran'ın düşman olarak değerlendirdiği diğer ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişinin yasaklanması öneriliyor. İsrail bağlantılı yüklerin geçişine de kısıtlama getirilmesi planlanıyor. Düzenlemeye aykırı hareket edilmesi halinde yük değerinin yüzde 20'sine kadar para cezası uygulanması da taslakta yer alan hükümler arasında bulunuyor. Hürmüz Boğazı'nda belirsizlik sürüyor İran'ın açıklamaları, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının yalnızca Tahran ile Umman arasındaki teknik görüşmelere bağlı olmadığını gösteriyor. Tahran, boğazın yeniden açılması için doğrudan ABD'nin tutumunda değişiklik istiyor. İranlı yetkililer, askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi gibi talepler karşılanmadan boğazın yeniden açılmasının gündeme gelmeyeceğini belirtiyor. Bu nedenle İran ile Umman arasındaki deniz ulaşımı görüşmeleri ilerlese dahi Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması konusunda kararın ABD-İran ilişkilerindeki gelişmelere bağlı kalması bekleniyor.

Hürmüz Boğazı'nda kritik gelişme: ABD ve İran ateşkese yaklaşıyor Haber

Hürmüz Boğazı'nda kritik gelişme: ABD ve İran ateşkese yaklaşıyor

ABD ile İran arasında devam eden gerilimde diplomatik temasların yeniden öne çıktığı bir döneme girildi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in yaptığı son açıklamalar, Washington ve Tahran arasında geçici bir ateşkes ihtimalinin güçlendiğine işaret ederken, dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın geleceği de uluslararası gündemin merkezinde yer alıyor. Bessent, Washington ile Tahran'ın 30 ila 60 gün sürecek bir ateşkes anlaşması imzalamaya yakın olduğunu belirtti. ABD'li Bakan ayrıca Hürmüz Boğazı'nın bugün veya yarın yeniden gemi trafiğine açılabileceğini ifade etti. Bessent: İran üzerindeki ekonomik baskı sürüyor ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington yönetiminin İran'a yönelik ekonomik baskısına ilişkin değerlendirmesinde, yaptırımların Tahran üzerindeki etkisinin giderek arttığını savundu. Bessent, İran'daki ekonomik tablonun özellikle gıda fiyatları açısından ağırlaştığını belirterek, ülkede gıda fiyatlarında yüzde 150 ile yüzde 180 arasında enflasyon yaşandığını ileri sürdü. ABD'li Bakan, uygulanan yaptırımlar nedeniyle İran yönetiminin askerlerinin maaşlarını ödemekte dahi zorlandığını iddia etti. Bessent'in açıklamaları, ABD'nin İran'la yürüttüğü müzakerelerde ekonomik yaptırımları önemli bir baskı aracı olarak kullanmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak bu açıklamaların Washington tarafından yapılan değerlendirmeler olduğu ve İran tarafının ekonomik tabloya ilişkin farklı değerlendirmelerde bulunabileceği de dikkate alınıyor. Trump: İran anlaşma yapmak istiyor ABD Başkanı Donald Trump da İran'la yürütülen görüşmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, Tahran'ın anlaşma arayışının temelinde olası bir ABD askeri operasyonundan duyduğu endişenin bulunduğunu savundu. Trump, İran'ın anlaşma yapmak istediğini belirterek, bunun nedeninin "vurulmak istememeleri" olduğunu söyledi. ABD Başkanı ayrıca müzakerelerin nasıl sonuçlanacağının önümüzdeki süreçte görüleceğini ifade etti. Trump'ın açıklamaları, Washington'ın diplomatik görüşmeleri sürdürürken askeri seçenekleri de tamamen gündemden çıkarmadığını ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı için İran-Umman görüşmesi Gerilimin en kritik başlıklarından biri ise Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği. İran Parlamentosu üyesi Hasan Kaşkavi'nin 7 Ağustos'ta yaptığı açıklamaya göre İran ile Umman, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi güzergahlarına ilişkin yeni bir protokolün çerçevesi üzerinde mutabakata vardı. Ancak Kaşkavi, sürecin henüz tamamlanmadığını ve nihai metnin üst düzeyde onaylanması gerektiğini belirtti. İran ve Umman arasındaki görüşmelerde özellikle ticari gemilerin hangi güzergahlardan geçeceği konusunda önemli ilerleme sağlandığı aktarılıyor. Tahran yönetiminin boğazdaki geçişlerin düzenlenmesine ilişkin yeni bir mekanizma oluşturmayı değerlendirdiği belirtiliyor. İran'dan bazı ülkelere geçiş yasağı hazırlığı Hürmüz Boğazı konusunda İran parlamentosunda ayrıca yeni bir yasa tasarısının değerlendirildiği bildiriliyor. Söz konusu tasarıda ABD, İsrail ve İran yönetiminin "düşman" olarak tanımladığı bazı ülkelerin gemilerinin boğazdan geçişinin yasaklanması öngörülüyor. Geçişine izin verilen diğer ülkelerin gemilerinden ise belirli bir geçiş ücreti alınması gündeme geliyor. Bu gelişme, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca askeri gerilim açısından değil, uluslararası ticaret ve enerji güvenliği bakımından da kritik bir pazarlık alanına dönüştüğünü gösteriyor. Hürmüz Boğazı neden bu kadar önemli? Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve dolayısıyla açık denizlere bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Savaş öncesindeki normal ticaret koşullarında dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bir bölümü bu güzergah üzerinden gerçekleştiriliyordu. Bu nedenle boğazdaki olası bir kapanma veya gemi trafiğinin ciddi biçimde kısıtlanması, yalnızca bölge ülkelerini değil, Avrupa ve Asya başta olmak üzere enerji ithalatına bağımlı ekonomileri de doğrudan etkileyebilir. Özellikle petrol ve LNG taşımacılığındaki aksama, küresel enerji fiyatlarında yeni dalgalanmalara yol açabilir. Nakliye maliyetlerinin yükselmesi, sigorta primlerinin artması ve alternatif güzergahlara yönelme ihtiyacı da dünya ticaretinde zincirleme etkiler yaratabilir. Ateşkes açıklaması piyasalar için kritik ABD ile İran arasında 30 ila 60 günlük geçici ateşkes ihtimalinin gündeme gelmesi, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak ateşkes konusunda henüz nihai bir anlaşmanın imzalandığına ilişkin kesinleşmiş bir metin bulunmuyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden tamamen ve güvenli şekilde uluslararası gemi trafiğine açılması da sürecin en kritik başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde Washington ve Tahran arasındaki görüşmelerin yanı sıra İran-Umman temasları da yakından takip edilecek. Özellikle boğazdaki ticari geçişlerin hangi şartlarda normale döneceği, ateşkesin kapsamı ve tarafların güvenlik garantileri konusunda sağlayacağı mutabakat, bölgesel krizin seyrini belirleyebilecek başlıca gelişmeler arasında bulunuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, enerji fiyatlarından küresel ticarete kadar geniş bir alanda etkili olabilecek potansiyele sahip. Bu nedenle ABD-İran görüşmelerinden çıkacak sonuç, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerin değil, küresel ekonominin önümüzdeki dönemdeki görünümünün şekillenmesinde de belirleyici olabilir.

ABD’nin Hürmüz Operasyonunda “Hedeflerin Tükendiği” İddiası: CENTCOM’dan Trump’a Saldırıları Durdurma Tavsiyesi Haber

ABD’nin Hürmüz Operasyonunda “Hedeflerin Tükendiği” İddiası: CENTCOM’dan Trump’a Saldırıları Durdurma Tavsiyesi

ABD merkezli Axios haber sitesine konuşan iki kaynağa göre, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, Trump yönetimine bölgedeki operasyonların hedef kapasitesini büyük ölçüde tükettiğini ve daha fazla bombardımanın stratejik hedeflere ulaşmada sınırlı katkı sağlayacağını bildirdi. CENTCOM’dan “Daha Fazla Saldırı Gerekmez” Değerlendirmesi İddiaya göre Amiral Cooper, ABD Başkanı Trump’a yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonların İran’ın ticari gemilere yönelik saldırı kabiliyetini önemli ölçüde zayıflattığını belirtti. Kaynaklar, CENTCOM’un değerlendirmesine göre İran’ın deniz trafiğini hedef alma kapasitesinin büyük ölçüde baskılandığını ve operasyonların sürdürülmesinin tam kapsamlı bir bölgesel savaşa dönüşme riskini artırabileceğini ifade etti. ABD’li askeri yetkililerin, mevcut saldırıların belirlenen hedeflere ulaştığını ve bundan sonraki hava operasyonlarıyla elde edilecek ek kazanımların sınırlı kalacağını değerlendirdiği ileri sürüldü. Trump’ın Saldırıları Durdurma Kararı Haberde yer alan iddialara göre, saldırıları durdurma önerisi yalnızca askeri kanattan değil, Trump’ın sivil danışmanları tarafından da desteklendi. ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşık iki hafta boyunca her gün Pentagon tarafından hazırlanan saldırı planlarını değerlendirdiği ve operasyonların Orta Doğu’daki yerel saatlere göre gece yarısı civarında gerçekleştirildiği belirtildi. Trump’ın cuma günü ABD ordusuna saldırıları durdurma talimatı verdiği ancak bu kararın geçici bir ateşkes mi yoksa daha uzun süreli bir duraklama mı olduğu konusunda net bir açıklama yapılmadığı ifade edildi. Diplomasi İçin Yeni Bir Süreç Başlayabilir Trump, Washington’da düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde yaptığı konuşmada, İran’ın şu aşamada anlaşmaya hazır olmadığını düşündüğünü söylemişti. ABD saldırılarının durdurulması kararıyla aynı dönemde Umman’dan bir heyetin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda görüşmeler yapmak üzere Tahran’a gitmesi dikkat çekti. Umman, geçmişte olduğu gibi İran ile Batılı ülkeler arasındaki diplomatik temaslarda arabulucu rolü üstlenen ülkelerden biri olarak biliniyor. “Tüm Seçenekler Masada” Mesajı ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ise Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırılara ara vermesinin diplomatik görüşmelere fırsat tanıma amacı taşıdığını söyledi. Waltz, ABD Başkanı’nın hâlâ “tüm seçenekleri masada tuttuğunu” belirterek, diplomatik sürecin başarısız olması halinde farklı adımların değerlendirilebileceği mesajını verdi. Hürmüz Boğazı Krizi Küresel Endişe Yaratıyor Dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, küresel piyasalarda da yakından takip ediliyor. Körfez bölgesindeki herhangi bir uzun süreli çatışmanın petrol taşımacılığı, enerji fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği belirtiliyor. ABD’nin operasyonları durdurma kararı, askeri gerilimin azaltılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, İran ile Washington arasındaki diplomatik sürecin nasıl ilerleyeceği belirsizliğini koruyor. Önümüzdeki dönemde Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, İran’ın bölgesel politikaları ve ABD’nin yeni stratejisi, Orta Doğu’daki dengelerin şekillenmesinde belirleyici başlıklar olmaya devam edecek.

ABD-İran Geriliminde Kırılgan Ateşkes: Hava Saldırıları Durdu Haber

ABD-İran Geriliminde Kırılgan Ateşkes: Hava Saldırıları Durdu

ABD ile İran arasında son haftalarda tırmanan askeri krizde, çatışmaların 13'üncü gününün ardından sahada geçici bir sessizlik oluştu. Son 24 saat içerisinde taraflar arasında yeni bir hava saldırısı gerçekleştirilmezken, uzmanlar bu durumun kalıcı bir ateşkesten ziyade diplomatik temaslara alan açan geçici bir duraklama olduğuna dikkat çekiyor. Her ne kadar cephede silahlar kısa süreliğine susmuş görünse de, Washington ve Tahran'dan gelen açıklamalar ile bölgedeki askeri hareketlilik, gerilimin her an yeniden yükselebileceğine işaret ediyor. Trump'ın diplomasi hamlesi gündemde ABD basınında yer alan haberlere göre, Başkan Donald Trump'ın, diplomatik girişimlere fırsat tanımak amacıyla cuma günü planlanan bazı askeri operasyonların ertelenmesi yönünde orduya talimat verdiği öne sürüldü. Haberde, Umman'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli hale getirilmesi ve taraflar arasında arabuluculuk yürütmesi için temaslarını sürdürdüğü belirtilirken, Washington yönetiminin de bu süreçte diplomatik kanalların tamamen kapanmasını istemediği ifade edildi. Trump'ın, İran'a yönelik mesajında ise anlaşma yapılması gerektiğini, aksi halde çok daha sert askeri adımların gündeme gelebileceğini dile getirdiği iddia edildi. Londra'da kritik güvenlik zirvesi hazırlığı Diplomatik temasların bir diğer ayağını ise deniz güvenliği oluşturuyor. Uluslararası kaynaklara göre gelecek hafta Londra'da düzenlenmesi planlanan konferansta, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak uluslararası bir deniz koalisyonunun oluşturulması masaya yatırılacak. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir kriz, enerji piyasaları açısından küresel risk oluşturuyor. İran Hürmüz Boğazı'nda dört gemiyi durdurdu Cephede saldırılar durmuş olsa da denizde tansiyon yükselmeye devam etti. İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda uyarı ateşi açılmasının ardından dört geminin durdurulduğunu açıkladı. Gemilerin hangi ülkelere ait olduğu veya operasyonun ayrıntıları konusunda resmi bilgi paylaşılmazken, gelişme uluslararası deniz taşımacılığı açısından yeni endişeleri beraberinde getirdi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade de Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen ASEAN toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD'nin bölgedeki politikalarını kabul etmeyeceğini belirterek "Amerikan hegemonyasını reddediyoruz" mesajını yineledi. İsrail alarm seviyesini yükseltti İsrail basınında yer alan haberlerde ise Tel Aviv yönetiminin olası yeni saldırı ihtimaline karşı güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardığı belirtildi. İsrail Yayın Kurumu'nun aktardığı bilgilere göre, Washington'ın yeniden geniş çaplı bir askeri operasyon başlatması halinde İran'ın gelişmiş balistik füze sistemleriyle karşılık verebileceği değerlendiriliyor. Güvenlik kaynakları, özellikle uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli füze sistemlerinin kullanılabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Nükleer program yeniden gündemde Gerilimin en kritik başlıklarından biri ise İran'ın nükleer programı olmaya devam ediyor. Uluslararası basında yer alan haberlerde, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in nükleer silah geliştirme konusunda selefine kıyasla daha sert bir yaklaşım benimseyebileceğine ilişkin istihbarat değerlendirmelerinin Washington'da yakından takip edildiği öne sürüldü. Söz konusu iddialar resmi makamlar tarafından doğrulanmazken, uzmanlar nükleer programın krizde belirleyici unsur olmaya devam edeceğini ifade ediyor. ABD özel operasyon seçeneğini değerlendiriyor iddiası ABD medyasında yer alan bazı haberlerde ise Washington yönetiminin olası bir geniş çaplı çatışma senaryosu için farklı askeri seçenekleri değerlendirdiği ileri sürüldü. İddialara göre, İran'ın Fordo ve İsfahan'daki nükleer tesislerinde bulunan zenginleştirilmiş uranyum stoklarının kontrol altına alınmasına yönelik özel kuvvet operasyonları da senaryolar arasında bulunuyor. Ancak ABD yönetiminden bu iddiaları doğrulayan resmi bir açıklama yapılmış değil. Zelenskiy'den Rusya'ya suçlama Krizin uluslararası boyutu da genişlemeye devam ediyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın İran'a uydu teknolojileri ve istihbarat desteği sağlayarak bölgedeki saldırılara dolaylı katkıda bulunduğunu öne sürdü. Moskova ise bu iddialara ilişkin henüz resmi bir değerlendirme yapmadı. İran petrol gelirlerinde dikkat çeken açıklama Tüm askeri gerilime rağmen İran Petrol Bakanlığı, enerji sektörünün faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, savaş koşullarına rağmen yıllık petrol gelir hedefinin yaklaşık yüzde 60'ına ulaşıldığı belirtilirken, ihracat faaliyetlerinin tamamen durmadığı ifade edildi. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde diplomatik temaslardan çıkacak sonuçların yalnızca Orta Doğu'nun güvenliği açısından değil, küresel enerji piyasaları, deniz taşımacılığı ve uluslararası ticaret üzerinde de belirleyici olacağını değerlendiriyor.

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi Haber

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi

İran ile ABD arasında 8 Nisan’dan bu yana Pakistan arabuluculuğunda yürütülen ateşkessüreci, son 48 saatte yaşanan askeri hareketlilik nedeniyle kopma noktasına geldi. Tahran yönetimi, dün gece Hürmüzgan eyaletindeki füze depoları ve mayın gemilerinin hedefalınmasını "ateşkesin ağır ihlali" olarak nitelendirdi. Askeri hareketlilik: İHA düşürüldü, F-35’e ateş açıldı İran Devrim Muhafızları Ordusu, hava sahasını ihlal eden bir ABD insansız hava aracını (İHA)düşürdüklerini ve bir F-35 savaş uçağına ateş açtıklarını duyurdu. Öte yandan Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında birtankerde patlama yaşandığını ancak gemi ve mürettebatın güvende olduğunu rapor etti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, saldırıları doğrulayarak, "ABDkuvvetleri, İran tehditlerine karşı güçlerimizi korumak amacıyla Güney İran’da meşru müdafaasaldırıları düzenlemiştir" açıklamasında bulundu. Mücteba Hamaney’den bölge ülkelerine uyarı İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Kurban Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajda bölgeülkelerine sert uyarılarda bulundu. Hamaney, komşu ülkelerin Washington’un askeri üslerine ev sahipliği yapmaktan vazgeçmesigerektiğini belirterek, "ABD’nin artık bu bölgede güvenli bir sığınağı kalmamıştır ve her geçengün eski nüfuzundan uzaklaşmaktadır" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı da Hürmüzgan bölgesindeki saldırılara sessiz kalmayacaklarını ve "ABDterör ordusunun" bu saldırılarının yanıtsız bırakılmayacağını vurguladı. Katar’da diplomatik trafik: 24 milyar dolarlık pazarlık Gerilim tırmanırken, diplomatik çözüm arayışları Katar’ın başkenti Doha’da sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının uluslararası hukuka aykırıve kabul edilemez olduğunu yinelerken, "Katar’da görüşmeler devam ediyor. Sonucaulaşacağımıza inanıyorum ancak bu birkaç gün sürebilir" diyerek diplomasi kapısını açıkbıraktı. İran tarafı ise ateşkesin kalıcı hale gelmesi için dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığınınserbest bırakılmasını şart koşuyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Irakçı ve AbdülnasırHemmati ile birlikte 25 Mayıs’ta bu konuyu müzakere etmek üzere Katar’daydı. Anlaşma uyarınca Tahran, ilk aşamada 12 milyar doların derhal serbest bırakılmasını talepediyor. İsrail ve Lübnan faktörü Müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri de İsrail’in Lübnan’daki tutumu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "Hizbullah’ı ezme" konusundaki kararlılığınıyinelemesi, Tahran’ın tepkisine neden oluyor. İran, varılacak herhangi bir barış anlaşmasının Lübnan’daki saldırıların durdurulmasını dakapsaması gerektiğinde ısrar ediyor.

İran, ABD’nin son yanıtı inceleniyor: Gündemde savaşın durdurulması var Haber

İran, ABD’nin son yanıtı inceleniyor: Gündemde savaşın durdurulması var

İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Bekayi, başkent Tahran’daki Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlediği haftalık basın toplantısında bölgesel gelişmelere ilişkin konuştu. “ABD’nin yanıtı uzman incelemesinde” Diplomatik temasların Pakistan’ın arabuluculuğunda, ABD ile mesaj alışverişi şeklinde sürdüğünü belirten Bekayi, sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı: “ABD tarafının son yanıtı şu anda uzman değerlendirmesi aşamasında. İran’ın nihai görüşleri, bu sürecin tamamlanmasının ardından ilgili diplomatik kanal üzerinden iletilecektir.” Bekayi, ABD’den gelen son yanıtın içeriğine dair ayrıntı vermekten kaçındı. “Nükleer zenginleştirme iddiaları spekülasyon” Müzakerelerde nükleer zenginleştirme konusunun gündemde olduğu yönündeki haberlere de değinen Bekayi, bu iddiaları reddetti: “Medyada nükleer zenginleştirme konusunda gündeme gelen iddialar spekülasyondur. Biz bu aşamada savaşın tamamen sona erdirilmesi ve durdurulması dışında herhangi bir konu hakkında konuşmuyoruz.” “Diplomatik tıkanıklığın nedeni ABD” Diplomatik süreçlerde yaşanan tıkanıklığın sorumlusunun ABD olduğunu söyleyen Bekayi, Washington’un politikalarını eleştirdi: “ABD’nin 2018 yılında nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesinden, görüşmelerin sürdüğü son iki yıl boyunca yaşanan askeri müdahaleler ve saldırılar, Washington’un diplomasi karşıtı yaklaşımının açık bir göstergesidir.” Bekayi, karşı tarafta samimi bir irade bulunmadığını savunarak mevcut ABD yönetimiyle yürütülen diplomatik girişimlerin sonuç vermediğini ifade etti. Hürmüz Boğazı için İran-Umman teması Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bekayi, İran ve Umman’ın bu konuda ortak sorumluluk taşıdığına dikkat çekti: “Biz ve Umman, Hürmüz Boğazı’nın kıyı ülkeleriyiz. Güvenli deniz taşımacılığını sağlamak için belirli bir protokol ve mekanizma oluşturmalıyız.” Bekayi, İran ile Umman arasında bu başlıkta yürütülen temasların önümüzdeki günlerde devam etmesinin beklendiğini belirterek, konunun hukuki boyutunun ve sürecin geleceğinin uluslararası kurumlarla istişare edilerek ele alındığını kaydetti.

Hürmüz Boğazı'nda üç konteyner gemisine ateş açıldı. Haber

Hürmüz Boğazı'nda üç konteyner gemisine ateş açıldı.

Liberya bayraklı bir konteyner gemisi, Umman'ın kuzeydoğusunda topçu ateşi ve el bombası fırlatıcısından atılan el bombaları sonucu köprüüstünde hasar gördü. UKMTO, kaptanın saldırıya uğramadan önce İran İslam Devrim Muhafızları Birliği'nden üç üye taşıyan bir savaş gemisinin gemiye yaklaştığını bildirdiğini açıkladı. Tüm mürettebat üyeleri güvende ve herhangi bir yangın veya çevresel olay yaşanmadı. Kaptan, geminin boğazdan geçebileceği konusunda önceden bilgilendirilmiş olmasına rağmen, olaydan önce telsiz bağlantısı kurulmadığını belirtti. Ancak İran'ın Tasnim haber ajansı, geminin İran silahlı kuvvetlerinin yaptığı uyarıları dikkate almadığını bildirdi. Birleşik Krallık Denizcilik ve Ulaştırma Örgütü (UKMTO) daha sonra, İran kıyılarının yaklaşık sekiz deniz mili batısında Panama bayraklı ikinci bir konteyner gemisine ateş açıldığını bildirdi. Gemide herhangi bir hasar meydana gelmedi ve tüm mürettebat üyeleri güvende. Liberya bayrağı taşıyan üçüncü bir konteyner gemisi de Hürmüz Boğazı'ndan ayrılırken aynı bölgede saldırıya uğradı. Gemi hasar görmedi ancak denizde durmak zorunda kaldı. Tüm mürettebat üyeleri güvende. Olay, İran'ın bu güzergâh üzerinden yapılan gemi trafiğine kısıtlamalar getirdiği bir dönemde meydana geldi. Başlangıçta ABD ve İsrail'in hava saldırılarına yanıt olarak yapılan bu hamle, daha sonra ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka karşısında daha da şiddetlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.