Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ulaştırma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ulaştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni enflasyon rakamları açıklandı: Yıllık TÜFE yüzde 31,75'e yükseldi Haber

Yeni enflasyon rakamları açıklandı: Yıllık TÜFE yüzde 31,75'e yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Temmuz ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini yayımladı. Buna göre, TÜFE Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,78, yılın başına göre yüzde 19,86, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,75 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,90 artış gösterdi. Yıllık bazda en yüksek ağırlığa sahip ana harcama gruplarında fiyat artışı gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 37,53, ulaştırmada yüzde 30,83, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 40,32 olarak gerçekleşti. Bu grupların yıllık enflasyona katkısı sırasıyla 8,94, 5,22 ve 5,21 puan oldu. Aylık bazda ise gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar yüzde 1,61, ulaştırmada yüzde 2,59, konut grubunda ise yüzde 2,25 arttı. Aylık enflasyona en yüksek katkıyı 0,44 puan ile ulaştırma grubu yaparken, gıda ve alkolsüz içecekler 0,40 puan, konut grubu ise 0,27 puan katkı sağladı. TÜİK verilerine göre, endeks kapsamında yer alan 174 alt harcama sınıfının 117'sinde fiyat artışı yaşanırken, 50 alt sınıfta fiyatlar geriledi, 7 alt sınıfta ise değişim olmadı. Çekirdek enflasyonu gösteren, işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altını dışarıda bırakan özel kapsamlı TÜFE (B) göstergesi ise temmuz ayında aylık yüzde 1,66, yıllık bazda yüzde 30,98 arttı. Bu göstergede yıl başından bu yana artış yüzde 18,78, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 31,28 olarak hesaplandı.

Türkiye Petrolleri'nden tarihi Kerkük hamlesi: TPAO, BP liderliğindeki enerji projesine ortak oldu Haber

Türkiye Petrolleri'nden tarihi Kerkük hamlesi: TPAO, BP liderliğindeki enerji projesine ortak oldu

Türkiye'nin enerji sektöründeki uluslararası yatırımlarına bir yenisi daha eklendi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Irak'ın en önemli hidrokarbon bölgelerinden biri olan Kerkük sahalarının yeniden geliştirilmesi projesinde ortaklık hakkı elde etti. BP ile yapılan anlaşma kapsamında TPAO, projeyi yürütecek olan BP Energy Company of Kirkuk Limited (BP ECKL) şirketinde yüzde 15 pay sahibi olacak. Anlaşma, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Ankara ziyareti kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda düzenlenen törenle imzalandı. Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da katıldı. İmzaları Türkiye adına TPAO Genel Müdürü Cem Erdem, BP adına ise BP Upstream İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrew McAuslan attı. Erdoğan: "Enerji ortaklığı açısından tarihi bir adım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali Zeydi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında Kerkük anlaşmasını değerlendirdi. Erdoğan, Türkiye Petrolleri'nin Kerkük üretim sahasında ortaklık elde etmesinin iki ülke arasındaki enerji ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını açtığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur" ifadelerini kullandı. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona erdiğini hatırlatan Erdoğan, iki ülkenin hedefinin daha kapsamlı ve uzun vadeli bir enerji iş birliği modeli oluşturmak olduğunu söyledi. Erdoğan ayrıca, Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgedeki gelişmeler nedeniyle stratejik öneminin arttığını belirterek, Türkiye ve Irak'ın enerji, ulaştırma ve güvenlik alanlarında iş birliğini artıracağını ifade etti. TPAO için küresel büyüme hedefinde kritik adım Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Kerkük anlaşmasının TPAO'nun uluslararası büyüme vizyonu açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Türkiye'nin milli enerji şirketini küresel ölçekte daha etkin bir oyuncu haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Bayraktar, anlaşmanın bu stratejinin önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti. Bayraktar, "Bu anlaşmayla Türkiye, BP ile birlikte Kerkük'teki sahalara ortak oldu. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu proje, Türkiye Petrollerini günlük 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline getirme hedefimiz açısından en önemli adımlardan biridir" dedi. Kerkük'te üçlü konsorsiyum kurulacak Yeni ortaklık yapısıyla Kerkük sahalarının geliştirilmesi için üç büyük enerji şirketinin yer aldığı bir konsorsiyum oluşturulacak. Konsorsiyumdaki hisse dağılımı şöyle olacak: BP: Yüzde 43 ConocoPhillips: Yüzde 42 TPAO: Yüzde 15 BP, projede lider ortak olarak faaliyetlerini sürdürecek. Yeni ortaklık modeliyle Kerkük sahalarında üretimin artırılması, mevcut rezervlerin daha etkin kullanılması ve yeni yatırımların gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yaklaşık 3 milyar varillik rezerv hedefleniyor Proje kapsamında Kerkük bölgesindeki önemli petrol ve doğal gaz sahaları yeniden geliştirilecek. Çalışmaların kapsadığı başlıca sahalar şunlar: Baba Gurgur Avana Bay Hasan Cambur Xabbaz İlk aşamada bu sahalarda 3 milyar varilden fazla petrol eşdeğeri hidrokarbon kaynağının ekonomiye kazandırılması planlanıyor. Bölgenin mevcut rezervlerinin yanı sıra yeni arama potansiyeline sahip olduğu da değerlendiriliyor. Kerkük sahaları halen Irak'ın North Oil Company (NOC) ve North Gas Company (NGC) şirketleri tarafından işletiliyor. Yeni anlaşmayla birlikte mevcut yapı korunurken, ilerleyen dönemde operasyonların yeni ortaklık modeliyle yürütülmesi planlanıyor. BP: Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliği güçleniyor BP Üst Yöneticisi Meg O'Neill, TPAO ile uzun yıllara dayanan stratejik iş birliklerinin bulunduğunu belirtti. O'Neill, Hazar Bölgesi başta olmak üzere 30 yılı aşkın süredir devam eden ortaklığın Kerkük projesiyle yeni bir aşamaya taşındığını ifade etti. BP CEO'su, ConocoPhillips ile oluşturulan ortaklık sayesinde Kerkük'ün yeniden geliştirilmesi sürecine güçlü şekilde girileceğini belirterek, bölgenin Irak'ın uzun vadeli enerji hedefleri açısından büyük potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Türkiye-Irak enerji hattında yeni dönem Türkiye ve Irak arasındaki enerji iş birliği yalnızca petrol alanıyla sınırlı kalmayacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ve Irak Elektrik Bakanı Ali Saadi Vehib ile yaptığı görüşmelerde petrol, doğal gaz ve elektrik altyapısı konularını ele aldı. Bayraktar, iki ülke arasındaki enerji altyapısının tam kapasiteyle değerlendirilmesi konusunda ortak irade bulunduğunu açıkladı. Analiz: Kerkük ortaklığı Türkiye'nin enerji stratejisinde yeni sayfa açıyor TPAO'nun Kerkük projesine ortak olması, Türkiye'nin sadece enerji ithalatçısı konumundan çıkarak uluslararası üretim süreçlerinde daha fazla rol alma hedefinin önemli göstergelerinden biri olarak görülüyor. Kerkük gibi dünyanın en önemli petrol bölgelerinden birinde yer almak, TPAO'nun teknik kapasitesini ve uluslararası deneyimini artırırken, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından da stratejik avantaj sağlayabilir. Uzmanlara göre proje, Türkiye-Irak ilişkilerinde ekonomik bağları güçlendirecek ve Kalkınma Yolu Projesi ile birlikte bölgesel enerji ve lojistik dengelerinde önemli etkiler oluşturabilecek.

Türkiye-Irak zirvesinde tarihi anlaşmalar: Kalkınma Yolu Projesi için yeni dönem başlıyor Haber

Türkiye-Irak zirvesinde tarihi anlaşmalar: Kalkınma Yolu Projesi için yeni dönem başlıyor

Türkiye ile Irak arasında stratejik iş birliğini güçlendirecek önemli gelişmeler yaşandı. Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Ankara ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından iki ülke arasında beş ayrı mutabakat zaptı imzalandı. Enerji, ulaştırma, eğitim, gençlik ve sınai mülkiyet alanlarını kapsayan anlaşmalar, Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Görüşmelerin merkezinde ise bölgesel ticaret yollarını değiştirmesi beklenen Kalkınma Yolu Projesi yer aldı. İmza töreninde kısa süreli tereddüt yaşandı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen imza töreni sırasında kısa süreli bir hareketlilik yaşandı. Kalkınma Yolu Projesi kapsamında imzalanacak ulaştırma anlaşması için Irak Ulaştırma Bakanı Vehb Selman el-Haseni'nin ilk etapta imza atmadığı görüldü. Törende yaşanan tereddüdün ardından Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin bakanıyla kısa bir görüşme yaptığı ve anlaşmanın imzalanması yönünde talimat verdiği öne sürüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın törende "Beş anlaşma değil miydi?" şeklindeki sözleri üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da sahneye geldiği görüldü. Yaşanan kısa görüşmenin ardından imza süreci tamamlandı. Türkiye ve Irak makamlarından konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Kalkınma Yolu Projesi için kritik imzalar Yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye ve Irak arasında ulaştırma alanında iki önemli mutabakat zaptı imzalandı. İmzalanan belgeler şöyle: Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı üzerinden demiryolu ve karayolu taşımacılığına ilişkin mutabakat zaptı Doğal kaynaklar karşılığında Irak içerisinde ulaştırma altyapısının geliştirilmesine ilişkin çerçeve mutabakat zaptı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, imzaların ardından yaptığı açıklamada, anlaşmaların iki ülke arasındaki ulaştırma bağlantılarını güçlendireceğini belirtti. Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgesel refah ve istikrara katkı sağlayacak ortak bir vizyon olduğunu ifade etti. Ali Zeydi: "Ekonomi nehrimizi inşa ediyoruz" Irak Başbakanı Ali Zeydi, Türkiye ziyaretinin yalnızca diplomatik bir temas olmadığını, iki ülke arasındaki tarihi bağların güçlendirilmesi anlamına geldiğini söyledi. Zeydi, Türkiye ile Irak'ın ortak bir medeniyet ve coğrafyayı paylaştığını belirterek enerji, ulaştırma, su ve eğitim alanlarında iş birliğinin artırılacağını ifade etti. Kalkınma Yolu Projesi'ne özel önem veren Zeydi, projeyi ekonomik bir bağlantı hattı olarak nitelendirdi. Zeydi açıklamasında, "Doğa bize iki nehir verdi, biz Kalkınma Yolu ile üçüncü nehrimizi, yani ekonomi nehrimizi inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Irak Başbakanı ayrıca Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatı yapabilecek kapasiteye sahip olduklarını belirtti. Erdoğan: Kalkınma Yolu her zamankinden önemli hale geldi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, bölgesel gelişmelerin Kalkınma Yolu Projesi'nin önemini artırdığını söyledi. Körfez bölgesinin dünya pazarlarına Irak üzerinden bağlanmasını hedefleyen projenin stratejik bir niteliğe sahip olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin Irak'ın istikrarını kendi güvenliğinin bir parçası olarak gördüğünü ifade etti. Erdoğan, bölgenin savaş ve çatışmalarla değil; kalkınma, refah ve istikrarla anılması gerektiğini vurguladı. Enerjide yeni ortaklık dönemi Türkiye-Irak görüşmelerinde enerji alanındaki iş birliği de önemli başlıklardan biri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Petrolleri'nin Kerkük üretim sahasında ortaklık elde ettiğini belirterek bunun enerji alanında tarihi bir adım olduğunu söyledi. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona erdiğini hatırlatan Erdoğan, iki ülke arasında daha kapsamlı bir enerji iş birliği modelinin hedeflendiğini ifade etti. Irak'ın günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatı önerisine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, bu kapasitenin Türkiye'nin enerji ihtiyacı açısından önemli olduğunu belirtti. Beş farklı alanda mutabakat imzalandı Erdoğan ve Zeydi'nin görüşmelerinin ardından toplam beş mutabakat zaptı imza altına alındı. Anlaşmalar şu başlıklardan oluştu: Eğitim ve akademik iş birliği Gençlik ve spor alanlarında ortak çalışmalar Sınai mülkiyet alanında iş birliği Fişhabur-Ovaköy hattında demiryolu ve karayolu taşımacılığı Irak'ta ulaştırma altyapısının geliştirilmesi Kalkınma Yolu Türkiye-Irak ticaretini dönüştürebilir Uzmanlara göre Kalkınma Yolu Projesi, yalnızca iki ülke arasındaki ulaşımı geliştiren bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yollarında önemli bir alternatif oluşturabilecek stratejik bir girişim olarak görülüyor. Basra Körfezi'nden başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanması planlanan proje, enerji taşımacılığı, lojistik ve bölgesel ticaret açısından büyük önem taşıyor. Türkiye-Irak zirvesinde atılan imzalar, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha kapsamlı bir ortaklığa dönüşmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Siber Güvenlik Toplantısı 'nda 'te 'kritik altyapılar ve veri egemenliği' vurgulandı Haber

Siber Güvenlik Toplantısı 'nda 'te 'kritik altyapılar ve veri egemenliği' vurgulandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Siber Güvenlik Kurulu, Türkiye’nin siber güvenliğine ilişkin mevcut riskler ve geleceğe dönük tehdit eğilimlerini kapsamlı şekilde ele aldı. Kurulda, siber güvenliğin millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, artan küresel rekabet, bölgesel gerilimler ve çatışmaların siber tehditleri daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çekilirken, bu kapsamda siber güvenliğin yalnızca teknik değil; ekonomik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla stratejik bir alan olduğu ifade edildi. Toplantıda, kritik altyapıların korunması, dijital sistemlerin güvenliği ve yerli-millî teknolojilerde kapasite artırımı öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Veri egemenliği konusu da ayrı bir başlıkta ele alınarak, verinin stratejik bir değer olduğu ve dijital egemenliğin güçlendirilmesi yönünde kararlılığın sürdüğü belirtildi. Kurul ayrıca, siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılmasını öncelikli hedefler arasına aldı. Önümüzdeki dönemde kurumlar arası eş güdümün güçlendirilmesi, yerli ve sürdürülebilir kapasitenin artırılması ile siber risklere karşı hızlı uyum kabiliyetinin geliştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. Toplantıda; dijital altyapılar, enerji, finans, sağlık, savunma sanayii ve ulaştırma başta olmak üzere birçok alan “kritik altyapı sektörleri” olarak belirlenirken, bu alanların korunmasına yönelik somut adımların atılacağı bildirildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Erivan’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu 8. Zirvesi’ne, Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldı. “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” temasıyla gerçekleştirilen zirvede liderlerle açılış oturumunda bir araya gelen Yılmaz, aile fotoğrafı çekimine katıldı. Zirve kapsamında diplomasi trafiğini sürdüren Yılmaz, Jonas Gahr Støre ile yaptığı görüşmede Türkiye-Norveç ilişkilerinin yanı sıra ekonomi, ticaret, enerji, savunma sanayii ve terörle mücadele başlıklarını ele aldı. Türkiye’nin Norveç ile çok yönlü iş birliğini geliştirmeye önem verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ayrıca AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu ile görüşerek, teşkilatın Avrupa-Atlantik ve Avrasya coğrafyasında barış ve istikrara katkı sağlamaya devam etmesi temennisinde bulundu. Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile yapılan görüşmede ise ikili ilişkiler, ticaret hacminin artırılması ve bölgesel gelişmeler değerlendirildi. Türkiye-Romanya ilişkilerinin farklı alanlarda daha da ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile de kapsamlı bir görüşme gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkiler, ulaştırma, enerji, gümrük ve dijital altyapı alanlarında iş birliği imkanlarını ele aldı. Görüşmede, normalleşme sürecinde atılan adımların somut sonuçlar üretmesinden duyulan memnuniyet dile getirildi. Taraflar ayrıca Ani Köprüsü’nün ortak restorasyonuna ilişkin mutabakat zaptını da değerlendirdi. Yılmaz, bu tür iş birliklerinin kalıcı barış ve güven ortamına katkı sunacağına inandıklarını belirtti. Zirve kapsamında gerçekleştirilen temaslarda, bölgesel barış, diyalog ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde mesajlar öne çıktı.

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır Haber

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmeleri, hem de Türkiye’nin dış politika vizyonunu değerlendirdi. Dünya düzeninde ciddi kırılmalar yaşandığını belirten Bahçeli, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve devletlerin “irade, milletlerin metanet, toplumların ise sabır sınavından geçtiğini” söyledi. Küresel dengelerin değiştiğine işaret eden Bahçeli, Türkiye’nin bu süreçte kendi milli duruşunu koruması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Avrupa Birliği ve Batı ilişkilerine de değinen Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blok ya da dış baskı altında yönlendirilemeyeceğini belirtti. Avrupa’nın Türkiye’siz birçok alanda eksik kalacağını ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin de Avrupa’ya bağımlı bir ülke olmadığını dile getirdi. KERKÜK VE TÜRK DÜNYASI VURGUSU Irak ve Kerkük üzerinden Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkmen varlığının bölgedeki önemine dikkat çekti. Kerkük’teki gelişmeleri “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Bahçeli, Türkmenlerin haklarının korunmasının altını çizdi. Türk dünyasına da mesaj veren Bahçeli, “Kerkük’ten Doğu Türkistan’a, Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar tüm soydaşlarımızın yanındayız” diyerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/gUGeBhSQco — MHP (@MHP_Bilgi) April 28, 2026 “ASIR, TÜRK ASRI OLACAKTIR” Konuşmasında sık sık milli birlik ve beraberlik mesajı veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek “Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır” ifadelerini kullandı. Terörle mücadele ve bölgesel istikrar hedeflerinin sürdüğünü söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda güçlü bir duruş sergilediğini ifade etti. "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" diyen Bahçeli, "Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük’ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu. “MİLLİYETÇİ HAREKET KALESİ MHP’DİR” MHP'nin Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olduğunu belirten Bahçeli, partinin tarihsel misyonuna dikkat çekerek teşkilatına ve dava arkadaşlarına bağlılık mesajı verdi. "Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir" diyen Bahçeli, "Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir" diyerek şunları kaydetti: "Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. Türk olmayı şeref, Müslüman olmayı şükür bilen bütün soydaşlarımıza en kalbi selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Birliğimiz, dirliğimiz ve düzenimiz daim olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.