Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ulaşım

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ulaşım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaşım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğuda Cizre sular altında: Şırnak-Mardin karayolunda ulaşım durdu Haber

Doğuda Cizre sular altında: Şırnak-Mardin karayolunda ulaşım durdu

Şırnak’ın Cizre ilçesinde akşam saatlerinden bu yana etkili olan şiddetli sağanak yağış sele neden oldu. İlçenin en yoğun noktalarından biri olan Cizre AVM Kavşağı sular altında kalırken, trafik akışı tamamen durdu. Şırnak ve çevresinde etkisini gösteren yağışlı hava, Cizre ilçesinde hayatı felç etti. İkindi saatlerinde başlayan ve gece saatlerinde şiddetini artıran sağanak nedeniyle birçok noktada su taşkınları yaşandı. Kritik kavşak ulaşıma kapandı Şırnak-Mardin Karayolu üzerinde bulunan ve ilçenin en işlek noktalarından biri olan Cizre AVM Kavşağı, biriken dev su kütleleri nedeniyle ulaşıma kapandı. Kavşakta mahsur kalan araçlar ilerlemekte güçlük çekerken, bir otomobil suların ortasında kaldı. Mahsur kalan sürücülerin yardımına çevredeki vatandaşlar ve belediye ekipleri yetişti. Şırnak’ın Cizre ilçesinde dün aralıksız devam eden şiddetli sağanak yağış, gece saatlerinde yerini sele bıraktı. Şırnak-Mardin Karayolu üzerindeki en kritik noktalardan biri olan Cizre AVM Kavşağı, aşırı yağışın ardından tamamen suyla kaplanarak ulaşıma kapandı. ???? Beşir Güzel pic.twitter.com/Mr76fdhExI — Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) March 30, 2026 Trafik felç oldu Bölgenin ana ulaşım damarlarından biri olan Şırnak-Mardin hattında seyreden onlarca araç, su seviyesinin yükselmesiyle güvenli bölgelerde beklemek zorunda kaldı. Ekipler, tıkanan rögarları açmak ve suyu tahliye etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, yağışın devam etmesi ihtimaline karşı sürücüleri ve vatandaşları sel riskine karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Şehir içi ve şehirlerarası yollarda ulaşımın kontrollü sağlandığı bildirildi.

Petrol  krizi Tayland 'ıda vurdu halk istasyonlara akın etti Haber

Petrol krizi Tayland 'ıda vurdu halk istasyonlara akın etti

Orta Doğu’da devam eden savaşın yol açtığı petrol krizinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Güneydoğu Asya’da kriz derinleşiyor. Hindistan , Filifpinler gibi ülkelerden sonra Tayland hükümetinin dün akaryakıta uyguladığı 6 bahtlık zammın ardından ülke genelinde sürücüler akaryakıt istasyonlarına akın etti. Başkent Bangkok ve çevresindeki bazı istasyonlarda kilometrelerce uzunlukta araç kuyrukları oluştu. Araçların istasyonlara kontrollü şekilde alınması nedeniyle vatandaşlar binek araç, motosiklet ve hatta yaya olarak yüksek sıcaklık altında saatlerce bekledi. Birçok istasyonda ise yakıtın kısa sürede tükenmesi nedeniyle satışlar durdu. Akaryakıt krizinin ulaşım sektörüne de doğrudan yansıdığı ülkede, başkentteki Suvarnabhumi Havalimanı’nda hizmet veren taksilerin büyük bölümü faaliyetlerini azalttı ya da durdurdu. Havalimanına kayıtlı 5 binden fazla taksiden yaklaşık yarısının aktif olarak çalışmadığı, sürücülerin yakıt bulamama riski nedeniyle özellikle uzun mesafeli seferlerden kaçındığı öğrenildi. Tayland genelinde devam eden kriz, tarım, hayvancılık ve gıda sektörlerini de olumsuz etkiledi. Ülke genelinde birçok tarım kooperatifi, dernekler ve sivil toplum kuruluşları, üreticilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirirken, tarım sektöründe üretimin yavaşladığı konusunda uyarılarda bulundu. Ayrıca ülkede gıda sektörünün önemli bir parçası olan balıkçılıkta da kriz yaşanıyor. Balıkçılık sektörü temsilcileri, artan maliyetler nedeniyle teknelerin limandan ayrılamadığını belirterek destek sağlanmaması halinde sektörün durma noktasına gelebileceği uyarısında bulundu. Tayland hükümeti ise çiftçilere destek amacıyla piyasanın üzerinde fiyatla pirinç alımı ve gübre sübvansiyonu gibi önlemler açıkladı. Ancak uzmanlar, akaryakıt fiyatlarındaki artışın ulaşım ve üretim maliyetleri üzerinden geniş çaplı ekonomik baskı oluşturmaya devam edebileceğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü söz konusu gelişmeleri küresel gıda sistemleri açısından ciddi risk olarak değerlendirirken, Dünya Gıda Programı ise krizin uzaması halinde dünya genelinde gıda güvensizliği yaşayan kişi sayısının rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu.

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek. Haber

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek.

Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, Karea markasıyla elektrikli mikromobilite pazarına hızlı bir giriş yaptı. “Bindiğin gibi değil” sloganıyla yollara çıkmaya başlayan Türkiye’nin yeni yerli otomobil markası Karea, ilk modeli olan Fit’i tanıttı. M0 segmentinin ilk otomobili olan Karea Fit, lansmana özel 699 bin liralık fiyatıyla dikkat çekiyor. Mart ayı itibarıyla ön siparişe açılan otomobil, nisan ayı başında da satışa sunulacak. Önümüzdeki 3 yıl içinde 3 yeni modelle ürün gamını genişletecek olan Karea, üretiminin yüzde 75’ini ihraç edebilmeyi hedefliyor. Otomotivde devir değişiyor! Otomotiv sektöründe içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara doğru bir değişim yaşandığını söyleyen Karea Proje Lideri Refik Diri, “Otomotivde asıl mesele üretim felsefesinin değişmesi, üretimin yalınlaşması. Artık müşteriye ürün dayatma zamanı geçiyor. Özellikle yeni kuşakların ulaşım çözümleri farklılaşıyor. Bugün müşteriyi her zamankinden daha fazla dinleme ve müşterinin isterlerine uygun ürün geliştirme zamanı” dedi. Şehirlerin değiştiğini, nüfus artışıyla birlikte metropoller oluşmaya başladığını ifade eden Refik Diri, şöyle devam etti: “Ve doğal olarak ulaşım sorunu öne çıkmaya başladı. Toplu taşıma ulaşım sorununun çözümüne yetmiyor, metropoller ne kadar organize olsa da yetmiyor. Bunun yanında ikinci değişen, müşteri. Otomobil bizim zamanımızda bir statü aracıydı. Yeni kuşak araç sahipliğini bizim kadar istemiyor. Yeni kuşağın istediği ulaşım sorununun çözülmesi. Bu da artık statükoyu zorlamaya başladı. Burada değişim başladı, artık müşteriyi dinlemek gerek. Dünyada araç kullanım mesafesi günlük ortalama 12-13 kilometre. Ve bu kullanım sürecinde araç içindeki insan sayısı 1,4 ortalamada. Genelde sürücüsünü taşıyan 1,5-2 ton ağırlığında araçlarla geziyoruz şehirlerde. Bunun da mühendislik içeren en uygun çözüm olmadığı kesin. Evet şehirler, müşteriler değişiyor dedik, üçüncüsü ise teknolojik değişim. İçten yanmalı motorlardan elektrikli motorlara geçiş yıllardır konuşuluyor. Bu oluyor, olacak, elektrikli araçlar toplam araçlar içindeki payını her geçen gün artıracak. Ancak buradaki asıl değişim, otomotiv sektörünü ilgilendiren değişim aslında motorun değişmesi değil. Elektrikli araçlar, üretmesi daha kolay, daha az parçadan oluşan, daha az bakım gerektiren, dolayısıyla otomotivin alışageldiği dinamikleri çok değiştiren bir yapıya sahip. Kısacası otomotivde üretim felsefesi değişiyor” dedi. Bisikletten lüks segment otomobillere kadar tüm sektörü incelediklerini vurgulayan Refik Diri, “Sadece fiyattan bahsedersek, 600-700 bin lirayla 1.3-1.4 milyon lira arasında fiyatı olan binek araç arzı neredeyse sıfır. Bu boşluğa bir ürün hazırlamaya karar verdik. Sonuçta projeye 2020 yılında başladığımızda, ilk iş olarak yaklaşık 8 ay süren bir pazar araştırması yaptırdık ve Türkiye’de araç kullanıcılarının oldukça detaylı bir şekilde ne istediğini öğrendik. Ondan sonra ürünümüzü, isteneni şöyle tanımladık; şehrin ulaşım sorununu çözecek, müşterinin beklentisini karşılayacak, yalın üretim felsefesiyle üretilecek bir elektrikli araç. Konu elektrikli araç olunca, Çin’deki otomotiv ve elektrikli araç know-how’una göz diktik. Pandemi döneminde gidemediğimizden Çin’de bir danışmanlık firmasıyla çalıştık. İlk işimiz mühendislik için iş ortağı bulmaktı. Hem Türkiye’de hem Çin’de iş ortakları aradık. Ülkemizdeki mühendislik firmaları daha çok ağır ticari araçta yetkinler. Çin’deyse binek araç yetkinliği yüksek. Bu çalışmaların sonucunda; bugün tüm fikri mülkiyet hakları bize ait olan modelimiz sayesinde ülkemize Çin’den çok değerli know-how transferi gerçekleştirdik. Bu projeyi ülkemize sorumluluğumuz olarak görüyorum ve bunun Türkiye’ye çok önemli değer katacağını, bu alanda zamanla çok girişimin olacağından da eminim” diye konuştu. Geçen yılın sonunda Gebze’de deneme üretimlerine başladıklarını belirten Karea Proje Lideri Refik Diri şunları söyledi: “Mart ayı itibarıyla seri üretime geçtik. Şu anda yerlilik oranımız yüzde 32 ve bir yıl içinde yüzde 50’yi aşacağımızı rahatlıkla görebiliyoruz. Binek araçlar M1 kategorisinde yer alıyor. Bizim aracımız ise L kategorisine yerleşmiş durumda. Biz aracımızın L kategorisi olmasını doğru değerlendirmiyoruz ama regülasyon olarak, sonuçta bir araç üretmek istiyorsanız, satmak istiyorsanız Avrupa Birliği Tip onayına ihtiyacınız var, regülasyon olarak biz aracımızı L7eCP yani elektrikli binek araç olarak regüle ettik. Hem o Tip onayı testlerinden çok hızlı şekilde geçmemizden hem pazardaki diğer L7’lerden çok daha farklı olduğumuzdan çok iyi biliyorum, biz L7 değiliz, biz M0 diyebileceğimiz bir alandayız. Bu M0 şu anda boş ve eminim önümüzdeki yıllarda birçok yeni firma bu alanda ürün geliştirecek ve pazara bizimle birlikte girecekler. Dolayısıyla biz burayı çok büyük bir fırsat penceresi olarak görüyoruz ve otomobil dünyası da bence bu yönde çok değişecek. Dediğim gibi şehir istiyor, müşteri istiyor. M0 segmentinin ilk markasını Karea’nın ideal şehir aracı Fit ülkemize hayırlı olsun”. açıklamasını yaptı. Karea Fit, şehir içi mobiliteyi yeniden tanımlamak üzere geliştirilen kompakt boyutları ve verimli elektrikli güç aktarım sistemiyle dikkat çekiyor. 2631 mm uzunluğa, 1498 mm genişliğe ve 1621 mm yüksekliğe sahip olan araç, dar şehir sokaklarında kolay manevra kabiliyeti sunarken 4 metrelik dönüş yarıçapıyla pratik bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kompakt boyutlarına rağmen 184 litrelik bagaj hacmi sunan Karea Fit, günlük kullanımda alışverişten kısa şehir içi yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek bir kullanım alanı sağlıyor. Aracın elektrikli güç aktarma sistemi 12 kW gücünde motor ve 96 V mimariye sahip LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya teknolojisi üzerine kuruluyor. Yaklaşık 9,98 kWh kapasiteye sahip olan batarya paketi ise şehir içi kullanım senaryolarına uygun olarak tek şarjla yaklaşık 135 kilometre menzil sunacak şekilde geliştirildi. Bununla birlikte, yerleşik şarj sistemi sayesinde batarya seviyesi yüzde 20’den yüzde 80’e 2 saat içinde doldurulabiliyor. Maksimum 90 km/saat hıza ulaşabilen Karea Fit, yalnızca şehir içi ulaşım için değil, aynı zamanda köprü ve otoyol kullanımına da uygun altyapısıyla şehir içi ve çevresindeki ulaşım ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlandı. Sürüş güvenliği ve konforu da aracın geliştirme sürecinde önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda ön ve arka akslarda kullanılan bağımsız McPherson süspansiyon sistemi şehir içi yol koşullarında dengeli bir sürüş karakteri sunarken, ön ve arka disk fren sistemi güvenli frenleme performansı sağlıyor. Elektrikli destekli direksiyon sistemi ise manevra kabiliyetini artırırken, geri görüş kamerası, merkezi kilit ve elektrikli ön camlar gibi donanımlar da günlük kullanım konforunu destekliyor. Kompakt yapısı, düşük enerji tüketimi ve pratik kullanım özellikleriyle Karea Fit, şehir içi mobilite için yeni ve erişilebilir bir elektrikli ulaşım alternatifi sunmayı hedefliyor.

TÜRK-İŞ Şubat 2026 Raporu: Açlık Sınırı 32.365 TL, Yoksulluk Sınırı 105.425 TL Oldu Haber

TÜRK-İŞ Şubat 2026 Raporu: Açlık Sınırı 32.365 TL, Yoksulluk Sınırı 105.425 TL Oldu

Gıda harcamasına barınma, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlar eklendiğinde ise yoksulluk sınırı 105.425 TL’ye yükseldi. Açlık Sınırı Şubat 2026’da 32.365 TL’ye Yükseldi TÜRK-İŞ’in verilerine göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda için yapması gereken asgari aylık harcama tutarı (açlık sınırı) 32.365,44 TL olarak hesaplandı. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 3,65 oranında artış gösterdi. Yoksulluk Sınırı 105.424 TL’yi Aştı Gıda harcamasının yanı sıra; Kira, elektrik, su ve yakıt giderleri Ulaşım Eğitim Sağlık Giyim ve diğer zorunlu ihtiyaçlar dahil edildiğinde dört kişilik bir ailenin hanesine girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) 105.424,90 TL oldu. Bu rakam, temel yaşam maliyetlerindeki artışın aile bütçesi üzerindeki baskısını ortaya koyuyor. Bekâr Çalışanın Yaşama Maliyeti 41.900 TL Raporda ayrıca bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de hesaplandı. Buna göre, tek başına yaşayan bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 41.899,77 TL’ye yükseldi. Bu veri, asgari ücret ile geçim arasındaki farkın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Mutfak Enflasyonu Verileri Açıklandı TÜRK-İŞ’in “mutfak enflasyonu” olarak tanımladığı gıda fiyatlarındaki değişim Şubat 2026 itibarıyla şu şekilde gerçekleşti: Aylık artış: %3,65 İki aylık artış: %7,37 On iki aylık artış: %38,76 Yıllık ortalama artış: %39,43 Gıda fiyatlarındaki bu artış, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Açlık ve Yoksulluk Sınırı Neden Önemli? TÜRK-İŞ tarafından her ay açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı verileri; Çalışanların geçim koşullarını Temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimini Aile bütçesindeki reel kaybı ortaya koyması açısından önemli bir ekonomik gösterge olarak kabul ediliyor. Şubat 2026 verileri, özellikle enflasyon ve gelir politikaları tartışmalarında referans alınacak kritik rakamlar arasında yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.