Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye Ekonomisi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Türkiye Ekonomisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Ekonomisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) devir teslim gerçekleşti Haber

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) devir teslim gerçekleşti

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) seçimlerin ardından yönetim kurulu başkanlığı ve meclis başkanlığında devir teslim töreni gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, görevi İbrahim Burkay’dan, Meclis Başkanı Erol Dağlıoğlu ise görevi Ali Uğur’dan devraldı. BTSO’da seçimlerin ardından yönetim kurulu başkanlığı ve meclis başkanlığında devir teslim töreni Oda Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Devir teslim töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni dönemde Bursa iş dünyasının gücünü daha ileriye taşımak için çalışacaklarını ifade etti. BTSO Başkanı Özer Matlı, “Seçim döneminden sonra bugün bakanlarımızın da başkanlarımızın da huzurunda bir yeni dönem başlıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin bir parçası olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası da Odalar ve Borsalar Birliği'ndeki kanun maddesindeki 5174'e göre süreci devam ettirecektir. İbrahim Bey'le başlayan projeler, şehrin projeleridir. Şehrin projeleri devam edecektir. Yeni yönetimle beraber yeni dünyanın gerekliliklerine göre otomotivde ve tüm sektörlerde her zaman dönem değişiyor. Bunların üzerine ihtiyaçlara ve sektörlere göre ilave koyacaklarımız ne varsa, Bursa güçlü ve kadim bir şehir, daha iyi şeyleri hep birlikte yapılacağına inanıyoruz. Bursa’nın ilk 4’teki yerini ana hedefimiz 2. ve 3. sıraya çıkarmak olacaktır.” dedi. “ALDIĞIMIZ BAYRAĞI DAHA YUKARI TAŞIMAK, ANA HEDEFİMİZ” Başkan Özer Matlı, seçimlerin ardından aldıkları bayrağı daha ileri noktaya taşıyacaklarını belirterek, “Bütün geçmiş ekibimize, meclisimize, sekreteryaya, başta Osman Fevzi Efendi'den itibaren bugüne getiren tüm yöneticilerimize minnet ve saygı duyuyorum. Bu emanet bu saatten sonra bizde. Aldığımız bayrağı daha yukarı çıkarmak ana hedefimiz. Biz üyemizin sesini dinleyeceğiz. O talepleri geçmiş dönemdeki gibi alacağız. Sayın bakanımızın kapısını, vekillerimin kapısını aşındırmaya devam edeceğiz. Bursa için el birliği içerisinde çalışmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. “BTSO GÜÇLÜ BİR KURUM” BTSO önceki dönem Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 137 yıllık köklü bir tarihi olan BTSO’da demokrasi şöleni havasında geçen bir seçimi geride bıraktıklarını ifade ederek, “13 yıldır hem Bursa ekonomisine hem de Türkiye ekonomisine hizmet etme şansını bulduğumuz bu güzel kurumda, artık görevi devrediyoruz. Bu 13 yıl boyunca, özellikle hem Bursa ekonomisi hem de Türkiye ekonomisi için gerçek anlamda rol model olan birçok projeyi hayata geçirdik. Gönül istiyor ki bu projelerin de yeni yönetimle birlikte aynen sürdürülmesi ve bunların üzerine ilave projelerle geliştirilerek hem Bursa'ya hem Türkiye'ye hizmete devam etmesi. BTSO güçlü bir kurum. Bursa, üretimde de ticarette de hizmette de her alanda Türkiye ekonomisine yön veren çok güçlü bir kent. Türkiye ekonomisinin yüzde 8.6'sını üreten bir şehir Bursa. Özer başkanımızın başkanlığında yeni yönetim hem Bursa'ya hem de ülkemize hizmetlerine devam edecek. Ben tekrar bu yeni dönemin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Rabbim güzel hizmetler yapmayı nasip etsin” dedi. “SEÇİMLER İŞ DÜNYAMIZ İÇİN HAYIRLI OLSUN” Programa, Bursa Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank da katıldı. Bursa Milletvekili Mustafa Varank, “BTSO seçimleri şehrimize, iş dünyamıza hayırlı uğurlu olsun. Ben iki arkadaşımıza da gösterdikleri demokratik olgunluk sebebiyle teşekkür etmek istiyorum. Ama bu arkadaş cümlesi öylesine söylenmiş cümle değil. Gerçekten ikisi de yıllardır beraber çalıştığımız, gayret gösterdiğimiz, bu şehre, Türkiye ekonomisine katkı sağlamak için beraberce yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız. Onlar bu dönemde yanlarına kendi ekiplerini alarak sahaya indiler ve gerçekten demokratik bir mücadele verdiler. Çok büyük gayret gösterdiler. Kendilerinin ortaya koyduğu performans için de seçimde kendilerine teşekkür ediyorum. Bütün samimiyetimle söylemek isterim ki biz bunu kazananın kaybedenin olduğu bir yarış olarak görmüyoruz. Bu adeta bir bayrak yarışıdır. Bundan önceki tüm BTSO yönetimleri bu şehre katkı sağlamak için gayret gösterdiyse bundan sonra da yeni BTSO yönetimi bu şehre katkı sağlamak için gayret gösterecek. Bu bayrağı ileri taşımak için gayret gösterecek. Bu kurumlar bugün ortaya çıkan kurumlar değil. Hep üstüne koyarak devam eden kurumlar. Dolayısıyla buradaki her bir geçmiş yönetimin arkadaşımızın burada katkısının üstüne inşallah koyarak devam edecek” ifadelerini kullandı. Devir teslim töreninin ardından BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, önceki dönem yönetim kurulu başkanı İbrahim Burkay’a; Meclis Başkanı Erol Dağlıoğlu da önceki dönem Meclis Başkanı Ali Uğur’a plaket ve çiçek takdim etti. Programa Bursa Milletvekili Refik Özen, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ve BTSO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Faik Çelik de katıldı.

AK Parti Milletvekili Serkan Bayram’dan özür: “Bazı ifadelerim maksadını aştı” Haber

AK Parti Milletvekili Serkan Bayram’dan özür: “Bazı ifadelerim maksadını aştı”

AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, fon soruşturması ve belediye başkanlarına yönelik gözaltılarla ilgili yaptığı eleştirilerin ardından açıklama yaptı. Bayram, bazı ifadelerinin maksadını aştığını belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, parti teşkilatlarından ve AK Parti’ye gönül veren vatandaşlardan özür diledi. Fon soruşturması ve gözaltılara yönelik eleştiriler Serkan Bayram, katıldığı televizyon programında kamuoyunda “fon soruşturması” olarak gündeme gelen süreç, adalet sistemine ilişkin tartışmalar ve belediye başkanlarının gözaltına alınması konusunda değerlendirmelerde bulunmuştu. Bayram, devam eden soruşturmalar kapsamında kişilerin ve kurumların hukuki süreç tamamlanmadan kesin biçimde suçlanmaması gerektiğini savunurken, belediye başkanlarının ifadeye çağrılmak yerine gözaltına alınmasını da eleştirmişti. Adalete güvenin yatırım ortamı açısından önem taşıdığını belirten Bayram, soruşturmaların ve hukuki süreçlerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine ilişkin görüşlerini de dile getirmişti. “Bazı ifadelerim maksadını aştı” Bayram, açıklamalarının ardından X hesabından yeni bir paylaşım yaparak geri adım attı. Son dönemde yaptığı değerlendirmelerin bazı çevrelerce istismar edildiğini ve AK Parti camiasında rahatsızlık oluşturduğunu belirten Bayram, kullandığı bazı ifadelerin maksadını aştığını ve parti teşkilatlarını zan altında bırakan bir görüntü oluşturduğunu ifade etti. Bayram, açıklamasında, eleştiri hakkını kullanırken birlikte yol yürüdüğü kişileri töhmet altında bırakabilecek bir dil kullanmak istemediğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partililerden helallik istedi Siyasi sorumluluğunun gerektirdiği üslupla hareket etmesi gerektiğini belirten Bayram, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve parti teşkilatlarından özür diledi. Bayram, “Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm dava arkadaşlarımdan, teşkilatlarımızdan ve AK Parti’ye gönül vermiş milyonlarca vatandaşımızdan maksadını aşan ifadelerimden dolayı haklarını helal etmesini istiyorum” dedi. “Kesin hüküm ifade eden değerlendirmelerde bulunmam isabetli olmadı” Bayram, devam eden hukuki süreçler hakkında kesin hüküm içeren değerlendirmeler yapmasının doğru olmadığını da kabul etti. Hukukun temel ilkesinin iddiaların araştırılması, delillerin değerlendirilmesi ve karar verilmesi olduğunu belirten Bayram, bu görevlerin bağımsız yargıya ait olduğunu vurguladı. Fon soruşturmasına ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirdiğini ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir koordinasyon kurulu oluşturulduğunu hatırlatan Bayram, inceleme ve denetim sürecinin ilgili kurumlar tarafından yürütüldüğünü söyledi. Engelli hakları vurgusu Bayram, önceki açıklamalarında engelli bireylerin haklarına ilişkin düzenlemeler konusunda da sert eleştirilerde bulunmuştu. Yeni açıklamasında ise engelli vatandaşların haklarının korunmasına yönelik hassasiyetinin uzun süredir devam ettiğini belirten Bayram, bu duyarlılığın kullandığı ifadelerin sertleşmesine neden olmuş olabileceğini söyledi. Bayram, niyetinin herhangi bir kişiyi veya AK Parti teşkilatını hedef almak olmadığını belirterek, engelli vatandaşların haklarının korunması konusunda çalışmayı sürdüreceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: “Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacak” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: “Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacak”

“Finansal sisteme yönelik bir risk yok” Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu kapsamında New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkevi’nde gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Yatırım fonlarına ilişkin soruşturmayla ilgili konuşan Erdoğan, problemin sermaye piyasalarının tamamına yayılmış bir durum olmadığını belirtti. Erdoğan, “Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz” diyerek finansal sistem ve Türkiye ekonomisine yönelik bir risk bulunmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmelerin piyasanın tamamına yönelik bir sorun şeklinde değerlendirilmesinin Türk borsası açısından haksızlık olacağını ifade etti. İlgili kurumların sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli adımları attığını ve atacağını belirtti. “Hukuk önünde hesap sorulacak” Yargının da kapsamlı bir soruşturma yürüttüğünü belirten Erdoğan, süreç kapsamında bazı gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan, “Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır” diyerek soruşturmanın sonucunda sorumluluğu belirlenen kişiler hakkında hukuki sürecin işletileceğini ifade etti. Sürecin sermaye piyasalarının hassas yapısı nedeniyle şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, yatırımcıların tedirgin edilmemesi gerektiğini belirtti. Hukuki ve idari düzenlemeler gündemde Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer sorunların tekrar yaşanmaması amacıyla ihtiyaç duyulan hukuki ve idari düzenlemelerin hayata geçirileceğini açıkladı. Öte yandan MASAK’ın soruşturma kapsamındaki incelemeleri devam ediyor. Kurum, incelenen bazı yatırım fonlarının TEFAS üzerinden işlem görmediği veya yatırımcı erişiminin sınırlı olduğu dönemlerdeki pay sahiplerine ilişkin bilgileri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili kurumlara iletti. MASAK ayrıca inceleme kapsamındaki bazı yöneticilerin finansal hareketlerine ilişkin analizler hazırladı. Tuzağa düşmeyecek kadar tecrübeli bir devletiz Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Mekke Savunma İttifakı' ile sorulan soruya ise şöyle yanıt verdi: "Mekke Savunma Anlaşması doğru yolda atılmış güçlü bir adımdır. Bu kadar zorlu bir coğrafyada böylesine önemli bir girişim yapıyorsanız bazı sınamalarla karşılaşmanız sürpriz değildir. Yeni bir şey söylerseniz, yeni bir irade ortaya koyarsanız, elbette bundan rahatsız olanlar çıkacaktır. Biz, dün kurulmuş bir devlet değiliz; tahriklere gelmeyecek, tuzağa düşmeyecek kadar tecrübeli bir devletiz. Kurumsallaşma çalışmalarının tamamlanmasıyla yolumuzda daha güçlü ilerleyeceğimizden şüphem yok. Bölgenin sorunlarına bölge kaynaklı çözümler üretecek bir zeminin temelleri atılmıştır. Dışarıdan gelip bölgemize güvenlik reçetesi yazanların çoğu zaman geride daha fazla istikrarsızlık bıraktığını hep birlikte gördük. Diktiğimiz bu fidan, kısa sürede boy verecek ve bir çınara dönüşecektir. Biz ülkemize ve milletimize güveniyoruz, kardeşlerimize güveniyoruz." Erdoğan’dan BM ve dış politika mesajları Erdoğan, fon soruşturmasının yanı sıra BM reformu, Hürmüz Boğazı, Rusya-Ukrayna savaşı, F-35 programı, “Terörsüz Türkiye” süreci ve Türkiye-Yunanistan ilişkilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. BM reformuna ilişkin görüşünü açıklayan Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki veto mekanizmasının kaldırılması ve Genel Kurul’un daha etkin hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Erdoğan, boğazdaki seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğini belirterek bölgedeki gerilimin enerji piyasaları ve uluslararası ticaret üzerindeki etkisine dikkat çekti. Rusya-Ukrayna savaşı konusunda ise Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve tahıl koridorunun tekrar kurulması için diplomatik girişimlerin sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan'da yaklaşan seçimlere ilişkin sorulan soru üzerine şöyle konuştu: "Yunanistan'ın ya da başka komşularımızın iç siyasetiyle bizim zaten ilgilenmek gibi bir derdimiz yok. Yunanistan'da seçim olur, hükümet değişir, muhalefet değişir; bunlar bizim meselemiz değil. Bizim meselemiz Türkiye'nin hakları, güvenliği, Ege ve Doğu Akdeniz'de sulhu sükunun korunmasıdır. Şunu bir defa çok net söylemek isterim; Türkiye Yunanistan'ın düşmanı değildir, komşusudur, NATO şemsiyesi altında müttefikidir. İki ülke ilişkileri seçim malzemesi yapılmayacak kadar nazik ve mühimdir. Söz konusu tartışmalara bu zaviyeden bakıyoruz. Biz kendi gündemimize odaklandık, şimdi de kendi işimizle ilgileniyoruz." F-35 ve savunma sanayisi mesajı F-35 programına ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile konuyu NATO kapsamında görüştüklerini ve Türkiye’nin programa dönüşü konusunda olumlu bir irade bulunduğunu söyledi. Erdoğan, bu iradenin somut adımlara dönüşmesini beklediklerini belirtirken, Türkiye’nin kendi savunma sanayisi kapasitesini geliştirmeye de devam edeceğini ifade etti. KAAN, hava savunma sistemleri ve diğer savunma sanayisi kabiliyetlerine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İngiltere ile Eurofighter konusunda da temaslarını sürdürdüğünü belirtti.

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı Haber

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı

Türkiye'nin ürün ihracatı performansı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artış göstererek 273,4 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık ürün ve hizmet ihracatı 396,5 milyar dolara ulaşırken, geride kalan aralık ayında en fazla ihracat 10 milyar doları aşan hacimle Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldı.¹ 2026 yılı, bu başarı grafiğinin sürdürülebilirliği için kritik bir eşiği temsil ediyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla Yeşil Mutabakat takviminde geçiş dönemi resmen sona erdi ve mali yükümlülük dönemi başladı. Bu yeni dönemde, AB’ye ihraç edilen demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum, elektrik ve hidrojen gibi ürünlerin karbon yoğunluğu üzerinden mali yükümlülüğün başladığı bir sisteme geçildi.² 1,8 milyar euro fatura riski Artık sadece bir çevre politikası olmaktan çıkan sürdürülebilirlik uyumu, Türkiye ekonomisi için milyar euroluk bir rekabetçilik alanına dönüştü. TÜSİAD’ın analizleri, AB Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uyumunda geç kalınması durumunda, ihracatçıların karşı karşıya kalabileceği karbon maliyetinin yıllık bazda 1,8 milyar euro seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor.³ Bu büyük maliyet riski sanayicilerin kar marjlarını doğrudan tehdit ederken; karbon emisyonlarını doğrudan ve dolaylı emisyonlar (Kapsam 1, 2, 3) bazında şeffaf, denetlenebilir ve dijital bir sistemle raporlayamayan şirketler için Avrupa pazarında rekabet etmek giderek zorlaşacak. Karbonun bir maliyet kalemi haline geldiği bu yeni düzende, dijitalleşme ve ERP entegrasyonu ihracatçılar için Avrupa ile çalışmak ve uyum yükünü azaltmak için bir gerekliliğe dönüştü. Sürdürülebilirlik raporlamasında manuel dönem sona erdi Sürdürülebilirlik verilerinin manuel yöntemlerle dağınık tablolarda toplanması hem hata payını artırıyor hem de AB denetimlerinde ciddi riskler doğuruyor. Canias ERP’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülü, bu süreci bir üretim ve finans disiplinine dönüştürüyor. ESM’nin en ayırt edici özelliklerinden biri olan Fatura Kontrol modülü entegrasyonu, karbon tüketim değerlerinin satın alınan ürünlerin faturalarından otomatik olarak hesaplanmasına olanak tanıyor. Bu sayede şirketler, karbon ayak izini sadece tahminlerle değil, gerçekleşen finansal veriler ve fatura kayıtları üzerinden gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor. Sürdürülebilirlik verisinin doğrudan mali kayıtlarla eşleşmesi denetlenebilirliği en üst seviyeye çıkarırken, karbon hesaplamasını ise yönetilebilir bir süreç haline getiriyor. İhracatta yeşil pasaport Avrupa Birliği’nin SKDM kapsamında talep ettiği raporlama standartlarının yanında, sadece kendi üretim tesisindeki emisyonlarını değil, enerji tüketimini ve hatta tedarik zincirinden gelen dolaylı emisyonları da kapsıyor. Canias ERP ESM modülü, evrensel Kapsam 1, 2, 3, 4, 6 seviyelerindeki tüm tüketimleri ayrı ayrı hesaplayarak raporluyor. Modülün Temel Veriler entegrasyonu, karbon tüketim değerlerini malzeme ve malzeme-tedarikçi ikilisi bazında saklama kabiliyeti sunuyor. Bu özellik, ihracatçıların sadece kendi karbon karnelerini değil, hammadde aldıkları tedarikçilerin de sürdürülebilirlik performanslarını ölçmelerine ve analiz etmelerine imkan tanıyor. Ayrıca, modül içerisinde kullanılan emisyon faktörleri, IPCC, GHG Protocol, IEA ve Avrupa Birliği tarafından referans alınan diğer uluslararası ve güncel kaynaklarla uyumlu şekilde tanımlanıyor; versiyon bazlı yönetilerek geçmiş dönem hesaplamalarının geriye dönük doğrulanabilirliğini garanti altına alıyor. Grafiksel raporlama yeteneğiyle desteklenen bu yapı, karbon tüketim sonuçlarını; tedarikçi, ürün grubu ve etken bazında dağılımlarla sunarak, üst yönetimin stratejik kararlarını veriye dayalı olarak almasını sağlıyor. Bu dijital altyapı, Türk ihracatçılarının 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan yeni döneme uyumunu kolaylaştırıyor. "Sürdürülebilirlik artık finansal bir metrik” Türkiye’nin küresel ihracat sahnesinde rekabet gücünü koruması için dijital olgunluğun belirleyici olduğunu vurgulayan IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, 2026 yılıyla başlayan yeni dönemi şu sözlerle özetledi: “Ülkemizin ihracatta yakaladığı tarihi başarı, 2026 itibarıyla yeni bir dijital olgunluk sınavını da beraberinde getiriyor. Yeşil Mutabakat takviminde mali yükümlülük dönemine girilmesiyle birlikte sürdürülebilirlik, şirketler için sosyal vatandaşlık bilincinden çıkıp doğrudan bir rekabet şartına dönüşüyor. Sınır ötesi ticarette rekabet artık karbon emisyonunu finansal bir veri gibi ölçülebilir ve denetlenebilir biçimde yönetebilmekten geçiyor. Canias ERP’nin ESM modülüyle sürdürülebilirliği üretim ve satın alma süreçlerine entegre ediyor; karbon tüketimini manuel veri girişlerinin yükü olmaktan çıkarıp fatura ve operasyon verileriyle beslenen dijital bir sürece dönüştürüyoruz. Böylece ihracatçılar hem uyum gerekliliklerini daha sağlıklı yönetiyor hem de şeffaf karbon yönetimiyle Avrupa pazarında güvenilir iş ortağı konumunu güçlendiriyor.”

Özdağ: Türk devletini milletimize geri vereceğiz Haber

Özdağ: Türk devletini milletimize geri vereceğiz

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, partisinin düzenlediği 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı’nın kapanış konuşmasında, AK Parti’nin 2002’den bu yana iktidarda olduğu dönemi eleştirerek, “Bu 25 yılda Türkiye ekonomisi dünyanın 16. büyük ekonomisinden 24. sıraya geriledi. Devletin kurumsal yapısı ağır şekilde zarar gördü” dedi. Özdağ, ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, memur, emekli ve esnafın fakirleştiğini, küçük bir azınlığın ise zenginleşmeye devam ettiğini ifade etti. Ayrıca sağlık ve eğitim sisteminde yaşanan olumsuzluklara işaret eden Özdağ, sağlık alanındaki sorunların, devletin tarikat ve cemaatlerin denetimine bırakılmasından kaynaklandığını belirtti. Zafer Partisi’nin kuruluş amaçlarının başında “Türk devletini Türk milletine geri vermek” olduğunu vurgulayan Özdağ, partilerinin iktidara gelmesi durumunda uygulanacak kapsamlı yol haritasını paylaştı. Bu yol haritası kapsamında devlet planlama teşkilatının tekrar kurulması, askeri okulların ve yargı sisteminin güçlendirilmesi, eğitim ve sağlık alanında reformlar, meslek liselerine ağırlık verilmesi ve göç yönetimi ile mücadele edileceği belirtildi. Özdağ, çalıştayın Zafer Partisi’nin iktidar yol haritasına son şeklini vermek açısından önemli olduğunu ifade ederek, “Her ay bir çalıştayla Türkiye’nin temel meselelerinden birini gündeme getirip iktidar yol haritamızı milletimizle paylaşacağız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.