Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Hava Yolları

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Türk Hava Yolları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Hava Yolları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

THY’den Boeing’e 150 uçaklık anlaşma: 100’ü kesin, 50’si opsiyon Haber

THY’den Boeing’e 150 uçaklık anlaşma: 100’ü kesin, 50’si opsiyon

THY ile ABD merkezli uçak üreticisi Boeing arasındaki uzun süredir devam eden görüşmeler sonuçlandı. 2025 yılında başlayan müzakerelerin ardından imzalanan anlaşmayla, Türk Hava Yolları filosuna 100 adet Boeing 737-8 kesin olarak katılacak. Şirket ayrıca 50 adet Boeing 737 MAX için opsiyon hakkına sahip olacak. Anlaşma, Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu kapsamında ABD’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurunda gerçekleştirildi. Boeing, anlaşmanın THY’nin şirketten bugüne kadar verdiği en büyük tek koridorlu uçak siparişi olduğunu açıkladı. 737-10’a geçiş imkanı Anlaşmada, Boeing 737 MAX ailesinin en büyük modeli olan 737-10’a geçiş imkanı da bulunuyor. Böylece THY’nin yolcu talebi ve operasyonel ihtiyaçlarına göre sipariş kapsamındaki uçakların kapasitesini daha esnek şekilde planlayabilmesi hedefleniyor. Yeni uçakların özellikle kısa ve orta menzilli iç ve dış hatlarda kullanılması planlanırken, siparişin İstanbul merkezli uçuş ağının genişletilmesine ve filo kapasitesinin artırılmasına katkı sağlaması bekleniyor. “Filo büyüme stratejimizde önemli bir adım” THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, anlaşmanın filo büyüme stratejileri açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Şeker, yeni Boeing 737 MAX uçaklarının THY operasyonlarına verimlilik ve esneklik kazandıracağını, İstanbul’daki merkezden yürütülen geniş uçuş ağının desteklenmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Stephanie Pope da anlaşmanın iki şirket arasındaki uzun yıllara dayanan iş birliğini güçlendirdiğini belirterek, THY’nin İstanbul merkezli uçuş ağının büyümesine destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi. Yakıt tüketimi ve emisyonlarda yüzde 20 azalma Boeing’in açıklamasına göre 737 MAX ailesi, yerini aldığı uçaklara kıyasla yakıt tüketimi ve emisyonlarda yüzde 20'ye varan azalma sağlıyor. 737-8’in menzil ve yük kapasitesinin yanı sıra yakıt verimliliğinin, THY’nin yüksek talep gören iç ve dış hat rotalarındaki operasyonlarına katkı sağlaması bekleniyor. THY ve AJet’in filosunda halen 737 MAX, 737 Next-Generation, 787 Dreamliner ve 777 ailesi dahil 200’ün üzerinde Boeing uçağı bulunuyor. Yeni sipariş, THY’nin 2025 yılında verdiği 75 adede kadar 787 Dreamliner siparişinin ardından Boeing ile filo genişletme iş birliğinin yeni adımı oldu. Boeing ile Türkiye’nin havacılık ekosistemine yönelik iş birliği Yeni uçak siparişinin yanı sıra Boeing ile Türkiye'nin havacılık ekosistemine yönelik endüstriyel iş birliği de sürdürülüyor. İki şirketin oluşturduğu iş birliği çerçevesinde yetkinlik geliştirme, teknoloji ve bilgi paylaşımı, insan kaynağının desteklenmesi ve yeni endüstriyel iş fırsatlarının oluşturulması hedefleniyor. THY’nin Boeing ile 150 adede kadar 737 MAX için kesinleştirdiği anlaşma, şirketin kısa ve orta menzilli uçuş ağını büyütme ve filosunu yenileme stratejisinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

İstanbul Havalimanı’nda 4’üncü pist hizmete açıldı: Erdoğan’dan yeni hedefler Haber

İstanbul Havalimanı’nda 4’üncü pist hizmete açıldı: Erdoğan’dan yeni hedefler

4’üncü pistle toplam pist sayısı 6’ya çıktı İstanbul Havalimanı’ndaki yeni pist, havalimanının ilk doğu-batı yönlü beton pisti olarak devreye alındı. 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki pistin yatırım değeri 890 milyon avro olarak açıklandı. Yeni pistle birlikte İstanbul Havalimanı’ndaki toplam pist sayısı 6’ya yükseldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, pistin özellikle iç hat uçuşları ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada kalış sürelerinin azaltılmasına katkı sağlamasının hedeflendiğini bildirdi. Pistin hangar alanlarına yakın konumu sayesinde genel havacılık operasyonlarının hızlandırılması, yakıt ve zaman tasarrufu sağlanması ve olumsuz hava koşullarında operasyonel esnekliğin artırılması hedefleniyor. Erdoğan: “İstanbul Havalimanı dev bir saha içi ekonomidir” Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nın yalnızca bir ulaşım noktası olmadığını belirterek havalimanındaki ekonomik faaliyetlere ilişkin veriler paylaştı. Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre havalimanında 102 bin kişi çalışıyor ve 1.100’ün üzerinde ticari işletme faaliyet gösteriyor. Cumhurbaşkanı, havalimanının istihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığını ve Türkiye ekonomisine katkısının milli gelirin yaklaşık yüzde 2,2’sine, yani 24,2 milyar dolara karşılık geldiğini söyledi. Erdoğan ayrıca, İstanbul Havalimanı’na yapılan her 1 liralık yatırımın ekonomiye 5,6 liralık geri dönüş sağladığını ve doğrudan istihdam edilen her bir kişinin Türkiye genelinde 5 kişilik iş gücü etkisi oluşturduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı, 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdam ve 44 milyar dolarlık gelir seviyesine ulaşılmasının öngörüldüğünü açıkladı. İstanbul Havalimanı’nın yolcu trafiğine dikkat çekti Erdoğan, Türkiye’nin havacılık sektöründeki büyümesine ilişkin rakamları da paylaştı. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayısının 58’e çıkarıldığını, hava ulaştırma anlaşması yapılan ülke sayısının 81’den 175’e yükseldiğini ve dış hatlarda uçuş gerçekleştirilen nokta sayısının 60’tan 356’ya ulaştığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında iç ve dış hatlarda toplam 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025’te 247 milyonu aştığını söyledi. İstanbul Havalimanı’nın ise geçen yıl 84,5 milyon yolcuya hizmet verdiğini belirten Erdoğan, havalimanının yolcu sayısı bakımından Avrupa’da ikinci, dünyada sekizinci sırada yer aldığını ifade etti. Yeni pistten ilk uçuş Helsinki’ye yapıldı Açılış töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Hava Yolları’nın TK1763 sefer sayılı İstanbul-Helsinki uçuşunun kaptan pilotlarıyla telsiz bağlantısı kurdu. Erdoğan, kaptan pilotlar Selim Kaptan ve Cemile Nur Kaptan yönetimindeki uçağa yeni pistten kalkış izni verdi. Böylece İstanbul Havalimanı’nın 4’üncü ana pistinden ilk resmi uçuş gerçekleştirilmiş oldu. Erdoğan’dan ulaşım yatırımları mesajı Konuşmasında Türkiye’nin ulaşım altyapısına ilişkin yatırımlara da değinen Erdoğan, İstanbul’da ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yapıldığını, bunun 604,4 milyar liralık bölümünün havayolu yatırımlarından oluştuğunu söyledi. Erdoğan ayrıca yapımı süren Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarının tamamlanmasıyla aktif havalimanı sayısının 60’a çıkarılacağını, Trabzon’da da deniz üzerine yeni bir havalimanı inşa edilmesinin planlandığını açıkladı. Cumhurbaşkanı, İstanbul Havalimanı’na yönelik altyapı yatırımlarının yeni projelerle sürdürüleceğini belirterek, havalimanının küresel hava trafiğindeki konumunun güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları İş Birliğiyle Kenya Operasyonlarını Güçlendiriyor Haber

Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları İş Birliğiyle Kenya Operasyonlarını Güçlendiriyor

Küresel havacılık sektöründeki büyümesini stratejik iş birlikleriyle sürdüren Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları ile gerçekleştirdiği yeni anlaşma kapsamında Kenya’daki operasyonlarını güçlendiriyor. Şirket, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Kenya’nın başkenti Nairobi’de bulunan Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’nda (NBO) Türk Hava Yolları’na yer hizmetleri sunmaya başlayacak. Bu yeni iş birliği, Çelebi Havacılık’ın Afrika’daki büyüme stratejisi açısından önemli bir adım olurken, şirketin Doğu Afrika’nın en stratejik havacılık merkezlerinden biri olan Nairobi’deki varlığını da daha ileri taşıyor. Havacılık sektöründe 65 yılı aşkın deneyimiyle üç kıtada faaliyet gösteren Çelebi Havacılık, iş birliği kapsamında Türk Hava Yolları’nın İstanbul–Nairobi–İstanbul hattındaki uçuşlarına yolcu hizmetleri, rampa operasyonları, uçak dönüş (turnaround) koordinasyonu, bagaj hizmetleri ve diğer yer hizmetleri süreçlerinde destek sağlayacak. Haftalık 7, yıllık ise yaklaşık 365 uçuşun yönetileceği operasyon kapsamında, yılda yaklaşık 75 ila 80 bin yolcuya güvenli, zamanında ve yüksek hizmet standartlarında hizmet sunulması hedefleniyor. Stratejik havayolu ortaklıklarında yeni dönem Türk Hava Yolları’nın Çelebi Havacılık Kenya portföyüne dahil edilmesi, şirketin Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’ndaki operasyonel ölçeğini daha da ileri taşıyan önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. British Airways, Emirates SkyCargo, Network Airlines ve Astral Aviation gibi farklı segmentlerde faaliyet gösteren global havayollarına hizmet sunan Çelebi Havacılık Kenya, bu yeni iş birliğiyle birlikte bölgedeki konumunu daha da güçlendiriyor. Doğu Afrika’nın en önemli bağlantı noktalarından biri olan Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı, Afrika, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında stratejik bir geçiş merkezi olma özelliğini sürdürüyor. Nairobi’nin bölgesel ticaret merkezi rolü ve artan uluslararası bağlantı kapasitesi, havalimanının küresel havacılıktaki önemini her geçen yıl daha da artırıyor. Kenya Havalimanları Otoritesi tarafından yürütülen modernizasyon çalışmaları kapsamında havalimanının yıllık yolcu kapasitesinin 7,5 milyondan 22 milyona çıkarılması hedefleniyor. Uluslararası standartlarla güçlenen operasyonel yapı Çelebi Havacılık Kenya, tüm operasyonlarını uluslararası kalite ve güvenlik standartları doğrultusunda yürütüyor. ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi, ISAGO ve ilaç lojistiğinde güvenli taşımacılığı destekleyen GDP sertifikalarına sahip Şirket, özellikle yüksek değerli ve sıcaklık kontrollü kargoların yönetiminde uluslararası standartlarda hizmet sunuyor. Şirket aynı zamanda sürdürülebilirlik yaklaşımını operasyonlarına entegre ederek elektrikli yer hizmet ekipmanlarını (e-GSE) aktif olarak kullanıyor. Bu uygulama, Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’ndaki operasyonların çevresel etkisini azaltırken, havacılık sektörünün küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle de uyumlu bir yapı oluşturuyor. Deneyimli operasyon ekipleri, gelişmiş yer hizmet ekipmanları ve güçlü koordinasyon kabiliyetiyle Çelebi Havacılık Kenya, Türk Hava Yolları operasyonlarında güvenli, zamanında ve kesintisiz bir hizmet akışı sağlamayı hedefliyor. Çelebi Havacılık Yer Hizmetleri ve Kargo Başkanı (EMEA) Atilla Korkmazoğlu, yeni iş birliğinin Kenya operasyonları açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Türk Hava Yolları ile başlattığımız bu iş birliği, Çelebi Havacılık Kenya'nın ulaştığı operasyonel olgunluğun ve uluslararası havayolları nezdinde oluşturduğu güvenin önemli bir göstergesidir. Türk Hava Yolları'nın Nairobi operasyonlarını desteklemekten memnuniyet duyuyor, bu iş birliğinin her iki kuruluş için de uzun vadeli değer yaratacağına inanıyoruz. Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı'nın devam eden modernizasyon süreciyle birlikte, bölgedeki havacılık ekosisteminin daha da güçleneceğine inanıyoruz. Güçlü operasyonel altyapımız, uluslararası standartlarımız ve sürdürülebilir hizmet yaklaşımımızla Türk Hava Yolları operasyonlarına yüksek kalite ve güvenilirlikte destek sunmayı sürdüreceğiz. Bu iş birliğini yalnızca Kenya operasyonlarımız açısından değil, aynı zamanda Afrika'daki uzun vadeli büyüme stratejimizin önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz.”

SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) Ticaretine Başlıyor Haber

SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) Ticaretine Başlıyor

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri grubu SOCAR Türkiye, enerji sektöründe sürdürülebilirlik odaklı dönüşümü hızlandırmak ve havacılık kaynaklı karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başlıyor. Şirket, düşük karbonlu çözümleri iş modelinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda, SAF alanındaki ilk ticari operasyonunu 29 Ocak 2026 tarihinde hayata geçirdi. SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ekosisteminin gelişimini destekleme yaklaşımı doğrultusunda, sektör paydaşlarıyla iş birliklerini güçlendirerek havacılıkta emisyon azaltımına yönelik dönüşüm adımlarına katkı sağlamayı hedefliyor. Bu kapsamda SOCAR Türkiye ile Türk Hava Yolları arasında 13 Ağustos 2025 tarihinde Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) alanında iş birliğini kapsayan bir “Mutabakat Zaptı”, imzalanmış; iki kurum enerji ve havacılık sektörlerinde sürdürülebilirlik odaklı stratejik adımlar üzerinde uzlaşmıştı. Hayata geçecek ilk ticari operasyon, bu iş birliğinin önemli bir aşamasını oluşturuyor. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin temel unsurlarından biri olarak görüyor; çevresel ve toplumsal etkileri gözeten bir dönüşüm anlayışıyla hareket ediyoruz. Enerji sektöründeki geniş bilgi birikimimiz ve entegre iş modelimiz, sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmamıza olanak sağlıyor. Grup şirketimiz STAR Rafineri’nin kapasitesi, AR-GE gücü ve dijital yetkinliği ile yürüttüğümüz Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) girişimimiz de bu vizyonun önemli bir yansıması. Jet yakıtı alanındaki çalışmalarımızın önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine ve yeni iş birliklerinin önünü açacağına inanıyoruz. SOCAR Türkiye olarak çevresel ve toplumsal faydayı merkeze alan çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yenilenebilir kaynaklardan üretilen SAF, emisyon azaltımına yönelik önemli bir seçenek Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ve ICAO tarafından belirlenen sürdürülebilirlik kriterlerine uygun olarak üretilen Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF), uygun hammaddeler ve yaşam döngüsü değerlendirmesi (LCA) koşullarına bağlı olarak geleneksel jet yakıtına kıyasla önemli ölçüde daha düşük yaşam döngüsü emisyonu sağlayabilmektedir. Kullanılmış kızartma yağları ve diğer biyolojik atıklar gibi uygun yenilenebilir kaynaklardan elde edilen HEFA bazlı SAF, havacılık sektöründe emisyon azaltımına yönelik uluslararası çerçevelerde tanımlanan önemli araçlardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Turizm dünyası İzmir'de buluştu Haber

Turizm dünyası İzmir'de buluştu

Türkiye’nin en kapsamlı turizm buluşmalarından TTI İzmir-19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, turizm sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getirdi. Yerli ve yabancı toplam 12 bin 527 sektör profesyonelinin ziyaret ettiği fuar, katılımcılara göre son yılların en verimli buluşmalarından biri oldu. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB iş birliğiyle Fuar İzmir'de düzenlenen TTI İzmir-19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuarı ve Kongresi’ni Türkiye’nin 59 ilinden 11 bin 505’i yerli, Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu, Asya ile Afrika’daki 64 ülkeden bin 22’si yabancı toplam 12 bin 527 kişi ziyaret etti. Bakanlıklar, valilikler, odalar, seyahat acenteleri, tur operatörleri, oteller, konaklama tesisleri, havayolu şirketleri ve turizm teknolojisi firmalarının buluştuğu fuarda; birçok iş birliği anlaşmasına imza atılırken şehirler de kendi turizm değerlerini tanıtma fırsatı buldu. Bu yıl, Sürdürülebilirlik Ortağı’nın Green Destinations, Vizyon Ortağı’nın BookingAgora olduğu TTI İzmir; Türk Hava Yolları ulaşım sponsorluğunda yürütülen uluslararası satın alıcıların katıldığı iş görüşmeleri, panelleri, etkinlikleri, yatırım ve ticaret bağlantılarını destekleyen yapısıyla sektörde yeni dönem stratejilerinin öne çıktığı bir platform oldu. 139’u yabancı toplam 381 katılımcı fuarda yer alırken katılımcılar, fuarı değerlendirdi. “BU YIL YENİDEN BİR HAREKET BAŞLADI” Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Orhan Belge, fuarın bu yıl özellikle son yıllara kıyasla dikkat çekici bir canlılık gösterdiğini belirterek, “TTI İzmir’i kurulduğu ilk yıldan beri takip eden biri olarak bu yıl çok net bir kıpırdanma gördüm. Stant yerleşimleri, ziyaretçi profili ve görüşme yoğunluğu belirgin bir şekilde artmış durumda. Turizm, insan temasını temel alan bir sektör. Yüz yüze görüşmenin yerini hiçbir şey tutmaz. Bu yıl bu sıcaklık yeniden hissedildi. İzmir’de fuar olmazsa olmaz; 20. yılda çok daha büyük bir fuar bizi bekliyor” dedi. SKAL İzmir Başkanı ve İzmir Palas- Kilim Otelleri Genel Müdürü Aydın Tokbaş, üç günlük fuarın özellikle ilk iki gününde yoğun bir profesyonel akış olduğunu belirterek, “30 yıllık turizmciyim. TTI İzmir’de olmaktan çok mutluyum. Bu yılın en belirgin farkı, görüşmelerin niteliği oldu. Acenteler, oteller, tur operatörleri; herkes somut iş bağlantılarına odaklanmıştı. Biz de SKAL İzmir olarak fuar kapsamında düzenlediğimiz Turizmin Yıldızları Ödül Töreni ile fuara ayrı bir renk kattık. İzmir turizminin nabzı bu fuarda atıyor. Başka bir İzmir yok, başka bir fuarımız yok. Turizm kanaat önderleri olarak İzmir turizmini ve bu fuarı kalkındırmak için hem dernek hem otelci kimliğimle hem de birey olarak daha çok katkı sunacağım. 2026’da daha çok katılımın ve profesyonel ziyaretçinin geldiği, çok daha iddialı bir atmosfer bizi bekliyor” diye konuştu. “ULUSLARARASI HAVAYOLU VE OTEL TEMSİLCİLERİ İZMİR’İN POTANSİYELİNİ GÖRDÜ” Bu yıl fuara vizyon ortaklığı yaparak katılan BookingAgora’nın Kurucu Ortağı Murat Kahraman, yılın en verimli buluşmalarından birinin gerçekleştiğini vurguladı. Kahraman, “Yaklaşık 40 havayolunu ve 40’tan fazla otel ile destinasyon yönetim ofisini İzmir’de misafir ettik. Fuar boyunca yapılan görüşmeler sonucunda birçok uluslararası marka, İzmir’in potansiyeli karşısında şaşkınlıklarını dile getirdi ve ülkemize tanıtım gezileri planlamak için talepte bulundu. Birçoğu ‘Seneye mutlaka daha güçlü şekilde geri geleceğiz, İzmir’i böyle bilmiyorduk’ dediler. Bu geri dönüşler, iş birliklerimizin doğru yönde ilerlediğini gösteriyor. Biz de TTI İzmir ile yürüttüğümüz vizyon ortaklığını gelecek yıl, özellikle de fuarın 20’nci yılında daha da büyütmek için çalışmalara başladık. Daha büyük markaların İzmir’de yer alması için görüşmelerimizi yapıyoruz ve önümüzdeki yıl da sürece tüm gücümüzle destek vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Bosna Hersek merkezli Anatolia Balkan Tour Operasyon Müdürü Edip Kurtoviç, fuarın kendileri için beklenenden çok daha verimli geçtiğini söyleyerek, “İzmir’de çok sayıda Balkan kökenli vatandaş olduğunu biliyorduk, ama bu kadar yoğun bir profesyonel ilgi beklemiyorduk. İlk günden itibaren randevularla dolu bir program yürüttük. Belediyeler, dernekler bizimle ortak tur paketleri geliştirmek için talepte bulundu. Önümüzdeki yıl Bosna Hersek’ten çok daha geniş bir heyetle burada olacağız” dedi.

Marcus Schnabel, SunExpress CEO’su Olarak Atandı Haber

Marcus Schnabel, SunExpress CEO’su Olarak Atandı

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress’in üst yönetiminde yeni atama gerçekleşti. Marcus Schnabel, SunExpress Yönetim Kurulu kararıyla 1 Şubat 2026 tarihi itibarıyla SunExpress CEO’su olarak atandı. Schnabel görevi, 2020 yılından bu yana şirketin başarısına önemli katkılarda bulunan ve Ocak ayı sonunda görevinden ayrılacak olan Max Kownatzki’den devralacak. Kownatzki kariyerine Eurowings CEO’su olarak devam edecek. Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress’in üst yönetiminde yeni atama gerçekleşti. Marcus Schnabel, SunExpress Yönetim Kurulu kararıyla 1 Şubat 2026 tarihi itibarıyla SunExpress CEO’su olarak atandı. Schnabel görevi, 2020 yılından bu yana şirketin başarısına önemli katkılarda bulunan ve Ocak ayı sonunda görevinden ayrılacak olan Max Kownatzki’den devralacak. Kownatzki kariyerine Eurowings CEO’su olarak devam edecek. Marcus Schnabel, Lufthansa Grubu bünyesinde 2024 yılından bu yana Lufthansa Airlines’ın Münih Merkezi’nde yer işletme operasyonlarından sorumlu ve Münih Merkezi Başkan Vekili görevini yürütüyor. Schnabel’in liderliğinde, Lufthansa’nın en büyük merkezlerinden biri olan Münih Merkez’de operasyonel mükemmelliği ve müşteri memnuniyetini artırmayı hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm programı başarıyla tamamlandı. SunExpress Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, konuyla ilgili şunları söyledi: “COVID-19 krizinin başında görevi devralan Max Kownatzki, sektörümüzün karşılaştığı en zorlu dönemlerden birinde SunExpress’i büyük bir başarıyla yönetti. Onun liderliğinde SunExpress, güçlü bir finansal performansla, yoğun rekabet ortamına rağmen sürdürülebilir bir büyüme yakaladı. Yönetim Kurulu adına, vizyoner liderliği ve SunExpress’i bugün bulunduğu güçlü konuma taşıyan değerli katkıları için Max Kownatzki’ye en içten teşekkürlerimizi sunuyorum. Marcus Schnabel’in SunExpress CEO’su olarak görevi üstlenecek olmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Güçlü liderlik geçmişi ve SunExpress’in hedeflerine hâkimiyetiyle Schnabel, hava yolunu yeni büyüme dönemine başarıyla taşıyacak niteliklere sahip. Schnabel’in liderliğinde SunExpress’in güçlü performansını sürdürerek tatil hava yolu pazarındaki öncü konumunu daha da pekiştireceğine yürekten inanıyorum.” SunExpress Yönetim Kurulu Başkan Vekili Jens Bischof ise şu ifadeleri kullandı: “Max Kownatzki’ye güçlü, içten ve kararlı liderliği için yürekten teşekkür ediyorum. Son altı yılda SunExpress’in pek çok zorlu sürecin başarıyla üstesinden gelmesini sağladı ve şirketi sürdürülebilir, kârlı ve rekorlarla dolu bir büyüme yolculuğuna taşıdı. Max Kownatzki’in liderliğinde SunExpress filosu iki katına çıkarken, şirket tarihinde rekor yolcu sayılarına ulaşıldı. Sağlam bir finansal temel üzerinde yakalanan büyüme ivmesiyle şirket, “Dünyanın En İyi Tatil Hava Yolu” unvanıyla küresel ölçekte takdir kazandı. Önümüzdeki dönemde, Marcus Schnabel’in SunExpress ekibine katılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. SunExpress Yönetim Kurulu olarak, sektör deneyimi ve stratejik vizyonu ile SunExpress’in önümüzdeki yıllardaki büyümesine başarıyla liderlik edeceğine inancımız tam. Kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz.” Yeni görevine ilişkin açıklamada bulunan Marcus Schnabel ise şöyle konuştu: “SunExpress, son yıllarda sergilediği sürdürülebilir büyüme performansı ile dinamik ve güçlü bir hava yolu olduğunu net biçimde ortaya koydu. Bu güçlü ekibe katılmaktan ve SunExpress’in başarı yolculuğunun yeni dönemine birlikte yön verecek olmaktan büyük heyecan duyuyorum. Operasyonel mükemmeliyet odağıyla havacılık ve turizmin geleceğine yön vererek, yolcularımız ve iş ortaklarımız için değer yaratmaya ve SunExpress’in bu dinamik sektördeki konumunu güçlendirmeye devam edeceğiz.” Görevini devretmeye hazırlanan Max Kownatzki, “Bu değerli görevi devralan Marcus Schnabel’i içtenlikle tebrik ediyorum. Bu olağanüstü ekibe liderlik etmek benim için büyük bir onurdu. Birlikte başardıklarımızdan sonsuz gurur duyuyorum. SunExpress ailesinin her bir üyesiyle pek çok zorluğun üstesinden geldik, tarihi başarılara imza attık ve SunExpress için parlak bir geleceğin temellerini birlikte attık. Marcus Schnabel’in liderliği ile SunExpress’i daha da ileriye taşıyacağına olan güvenim tam. Tüm ekibe, SunExpress’in tutkusunu, özverisini ve aile ruhunu yansıtan fırsatlarla ve yeni başarılarla dolu bir gelecek diliyorum” dedi. Marcus Schnabel Hakkında Marcus Schnabel, Lufthansa Grubu’nda yer hizmetleri, uçuş operasyonları, emniyet ve güvenlik ile stratejik planlama alanlarında yirmi yıllık bir liderlik deneyimine sahiptir. Nisan 2024’ten bu yana Lufthansa Airlines Münih Merkezi’nde yer işletme operasyonlarından sorumlu ve aynı zamanda Münih Merkezi Başkan Vekilliği görevlerini yürütüyor. Lufthansa’nın en büyük merkezlerinden biri olan Münih Merkezi’nde, operasyonel ve ticari performanstan sorumlu olup operasyonel mükemmellik ve müşteri memnuniyetini güçlendirmeyi amaçlayan dönüşüm programına liderlik etti. Schnabel, kariyerine 2000 yılında Lufthansa Grubu’nda ticari pilot olarak başladı. Frankfurt’ta Uçuş ve Yer İşletme Standartları & Güvenlik Kıdemli Başkan Yardımcılığı, Zürih’te Swiss International Air Lines Operasyon Planlama ve Yönetimi Başkan Yardımcılığı, Münih’te ise Ekip Kapasite Planlama & Operasyon Destek Kıdemli Direktörlüğü gibi görevler üstlendi. Mevcut görevi öncesinde dünya genelinde 250 istasyonda grubun ticari ve operasyonel standartlarından sorumlu olan Schnabel, aynı dönemde Lufthansa Services Tayland ve Portekiz ile Global Load Control Cape Town’un ticari faaliyetlerine liderlik etti. Schnabel, Lufthansa Airlines’ın 2013’teki “Score” adlı yeniden yapılanma programında önemli bir rol üstlenirken; Swiss International Air Lines’ın operasyonel performansının ve müşteri hizmetlerinin iyileştirilmesine katkı sağladı. Schnabel, aynı zamanda, Lufthansa, Alman Hava Trafik Kontrolü ve Münih Havalimanı ile birlikte inovasyon projeleri yönetmiştir. Marcus Schnabel, Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi ve FernUniversität Hagen İşletme Bölümü mezunudur. Bununla birlikte, Operasyon Araştırması ve Kontrol alanında akademik eğitim almıştır. Ticari pilot lisansına sahip olan Schnabel, üst düzey yöneticilik deneyimini Kaptan olarak aktif uçuş görevleriyle birleştirerek, sektöre stratejik bakış açısı ve operasyonel deneyimi ile katkı sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.