Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Dünyası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Türk Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz." dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı. Saat 15:38'de başlayan Kabine Toplantısı, yaklaşık 3 saatin ardından sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Zonguldak'ta özel bir maden ocağında geçen hafta meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 madenciye Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı madencilere acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki askerî araç kazasında şehit olan Albay Sayit Gökgöz'e rahmet niyaz edip, ailesine, silah arkadaşlarına ve Silahlı Kuvvetlere başsağlığı dileklerini iletti. Kabine toplantısında iç siyaset, ekonomi, güvenlik ve dış politikaya ilişkin güncel gelişmeleri istişare ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükûmet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum. Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Balkanlar'dan Türk cumhuriyetlerine nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz. "Kanada ile ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından itibaren uluslararası ilişkiler bağlamında Türkiye'nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik edildiğini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: "16 Ekim'de Kamboçya Başbakanı Sayın Hun Manet ve beraberindeki heyeti İstanbul'da ağırladık. Sayın Manet ile ticaret ve yatırımlardan enerji, eğitim ve savunma sanayine uzanan geniş bir yelpazede yeni iş birliği imkanlarını ele aldık. İki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşması yeni dönemde Kamboçya ile ilişkilerimizin istikametini belirleyen bir referans oldu. Attığımız diğer bir tarihî adım Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetinin ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretti. Kanada ile 83 yıllık diplomatik ilişkilerimizde bir dönüm noktası teşkil eden bu ziyareti münasebetlerimizi stratejik ortaklık seviyesine yükselterek adeta taçlandırdık. Ayrıca, savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında işbirliğimizi güçlendirecek üç yeni anlaşma imzaladık. Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz." "Kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına dikileceğiz" Türkiye'nin hafta sonu 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı ile R4 ve R4+E4 Dışişleri Bakanları Toplantıları'na ev sahipliği yaptığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Ekim'de Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'i Ankara'da misafir edeceklerini söyledi. Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü Türk dünyasından seçkin konuklarla büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı'nı halkımızın kullanımına açacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi'ne yine Ankara'da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz. Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Seul dönüşünde de çok sayıda devlet ve hüküûmet başkanının katılımıyla COP31 Zirvesi'ni Antalya'da tertipleyeceğiz. İnşallah bu ziyaret ve zirveleri Türkiye'nin bölgesel ve küresel rolünü daha da güçlendirmek için en verimli şekilde değerlendireceğiz." "Ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde ayrılık görmek istemiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek iç siyasete gerekse dış politikaya günlük kazanımların çok ötesinde, asırlara sari köklü devlet geleneğinin zaviyesinden baktıklarını belirterek "Günü kurtarmanın değil istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereği neyse onu yerine getirmeye çalıştık." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 27 Kasım 2019'da Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile stratejik önemi haiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakatı imzaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu mutabakat Türkiye ve Libya'nın Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştu. Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı. Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandı. Oy birliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır. Türkiye'nin ilk günden beri savunageldiği 'Tek Libya, tek devlet' ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen, millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini Libya'nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum. Şunu bu arada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir." Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat ile ilgili bir gerçeğin altını çizmek durumunda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesinin olmadığını söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz ile ilgili politikasının çok net olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, Doğu Akdeniz'de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerden de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçeklerden kopuk, agresif söylemlerin hiç kimseye faydasının olmayacağını vurgulayarak Türkiye'nin, bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke olmadığının altını çizdi. Siyasette de dış politikada da tek pusulalarının Türkiye'nin çıkarları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den dışlamaya çalışanlara ülkemiz ile Libya'nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum." diye konuştu. Libya Temsilciler Meclisi'ne ve kardeş Libya halkına selamlarını yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin" temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle aynı mutabakat dolayısıyla daha önce bizi kıyasıya eleştiren 'Libya'da ne işimiz var?' diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası adına, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum." dedi. "Türkiye, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir" Siyaseti, demokratik zeminde mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmenin yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikar olan savaş jargonu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun her karışında sulh-u sükunun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye, sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar." "Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler, bize basın özgürlüğü dersi veremezler." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın özgürlüğü ve eleştirel seslerle bir sorunun olmadığını, Türkiye'nin, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biri olduğunu söyledi. Avrupa'da televizyon kanalı sayısı itibarıyla Türkiye'nin ilk sıralarda yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı, ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye'nin de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmeyeceğinin altını çizdi. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz" İster iktidar ister muhalefet olsun, ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makamlarımız, ünvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalı, ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz." dedi. 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifini geçen hafta TBMM'nin takdirine sunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "2027 yılında bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz. Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızı çizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlı olduklarını vurgulayarak "Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik." diye konuştu. "İşsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz" Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı. Milletimize söz verdiğimiz şekilde 11 ilimizde 455 bin konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümenin sürdürülmesidir. 2026'yı yüzde 3,3 büyümeyle tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'de ise küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle bu oranın yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesini, işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2027 bütçesinde yüzde 13,7 ile aslan payını yine eğitime verdiklerini, Millî Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar liralık ödenek ayırdıklarını belirtti. Yükseköğretim dahil eğitim bütçesini toplam 3 trilyon 747 milyar lira gibi rekor bir seviyeye taşıdıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıkla ilgili hassasiyetimiz zaten biliniyor. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması için bu sene sağlığa 2 trilyon 134 milyar lira ödenek ayırdık. Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak harcamaları da eklediğimizde sağlığa ayrılan toplam miktar 4 trilyon 532 milyar lirayı buluyor. Ülkemizin ürettiği refahın toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması temel ilkemizdir. Bu anlayışla bütçemizde sosyal yardım ve desteklere 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayırdık." diye konuştu. Emekli maaşlarına düzenleme Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022'de başlattıkları asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını devam ettirdiklerini dile getirdi. Bu kapsamda 2027'de vergi istisnası yoluyla çalışanların gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz." "Savunma ve güvenlik harcamalarımız için 3 trilyon 454 milyar lira belirledik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımın ülke için stratejik önemi yüksek bir sektör olduğunu dile getirdi. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira, reel sektör desteklerine ise tarımsal krediler, sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira ayırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası iç güvenlik olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4'üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum." İran'a saldırı haberleri Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu İran'a yönelik saldırı haberlerinin son günlerde yoğunlaşmasının, akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesine yol açtığını dile getirdi. Temennilerinin bölgeyi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek her türlü adımdan uzak durulması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkardığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacak, birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."

Erdoğan’dan Türk Dünyası gençlerine mesaj: Ortaklığımız sınırların ötesinde Haber

Erdoğan’dan Türk Dünyası gençlerine mesaj: Ortaklığımız sınırların ötesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de düzenlenen Türk Dünyası Gençlik Buluşması’na gönderdiği video mesajda, Türk halkları arasındaki tarihî, kültürel ve gönül bağlarına dikkat çekti. Erdoğan, gençlere destek vermeyi sürdüreceklerini belirterek “Dilde, fikirde, işte birlik” hedefini daha ileriye taşımayı amaçladıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığının koordinasyonunda ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türk Dünyası Gençlik Buluşması’na video mesaj gönderdi. 9-11 Ekim tarihleri arasında “Ortak Miras, Tek Yürek” temasıyla düzenlenen etkinlikte, Türk dünyasının farklı bölgelerinden yüzlerce genç bir araya geldi. “Ortaklığımız sınırların çok ötesinde” Mesajına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, organizasyonun gençler başta olmak üzere herkes için hayırlı olmasını diledi. Mayıs ayında müjdesini verdiği buluşmanın Kocaeli’de düzenlenmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Türk dünyası arasındaki bağların yalnızca coğrafi sınırlarla açıklanamayacağını vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Şunu ifade etmek isterim ki bizim ortaklığımız haritaların çizdiği sınırların fersah fersah ötesindedir. Bizim yol arkadaşlığımız köklü bir tarihin, zengin bir kültürün ve çok güçlü bir gönül bağının üzerine inşa edilmiştir.” Anadolu’daki gençlerle Türk dünyasının farklı bölgelerinden gelen gençlerin buluşmasını önemli gördüğünü belirten Erdoğan, ortak bir ideal ve müreffeh bir gelecek doğrultusunda hareket eden gençlere güçlü destek sunmaya devam edeceklerini kaydetti. “Dilde, fikirde, işte birlik” vurgusu Erdoğan, Türkiye’nin Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirme hedeflerine de değindi. Mesajında, “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışını daha ileriye taşımayı amaçladıklarını belirten Cumhurbaşkanı, bu hedef doğrultusunda Ankara’da düzenlenecek 13’üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne işaret etti. Türk Dünyası Gençlik Buluşması’nın hayırlı sonuçlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, mesajını katılımcılara iyi dileklerini ileterek tamamladı. Türk dünyasının gençleri Kocaeli’de buluştu “Ortak Miras, Tek Yürek” temasıyla düzenlenen program, Türk dünyasının farklı bölgelerinden gelen gençleri ortak tarih ve kültür etrafında bir araya getirdi. Etkinlikte gençler arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve ortak gelecek anlayışının geliştirilmesi hedeflendi.

Bakan Çiftçi Astana'da: Türk devletleri arasında "TÜRKPOL" iş birliği gündemde Haber

Bakan Çiftçi Astana'da: Türk devletleri arasında "TÜRKPOL" iş birliği gündemde

Bakan Çiftçi, Astana temasları kapsamında Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in TDT ülkelerinin içişleri bakanlarını kabul ettiği programa da katıldı. TDT’nin güvenlik alanındaki iş birliğinin geliştirilmesi, üye ülkeler arasında ortak mekanizmaların oluşturulması açısından toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Bakan Çiftçi'den "Suçla Mücadele Konseyi" önerisi Zirvede konuşan Mustafa Çiftçi, Türkiye tarafından gündeme getirilen Suçla Mücadele Konseyi önerisine dikkat çekti. Çiftçi, bu yapı sayesinde TDT ülkeleri arasında aranan kişilerin tespit edilmesine yönelik ortak bir mekanizmanın kurulabileceğini belirterek, söz konusu yapının ilerleyen dönemde "TÜRKPOL" adıyla Türk Devletleri Kolluk İş Birliği Ajansı'na dönüşebileceğini ifade etti. Bakan Çiftçi, bu modelin Avrupa Polis Teşkilatı (EUROPOL) ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Polis Teşkilatı (ASEANAPOL) benzeri bir iş birliği mekanizması oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu. Gündemde terör ve organize suçlarla mücadele var Zirvede TDT üyesi ülkelerin güvenlik kurumları arasındaki koordinasyonun artırılması amacıyla çok sayıda başlık ele alındı. Görüşmelerde; Terörle mücadele, Yeni nesil organize suç örgütleriyle mücadele, Siber suçlarla mücadele, Yasa dışı bahis ve kumarın önlenmesi, Aranan şahısların yakalanması, Düzensiz göçle mücadele, Göçmen kaçakçılığının önlenmesi konularında iş birliğinin güçlendirilmesi değerlendirildi. TDT kapsamında daha önce de terör, uyuşturucu ve siber suçlarla mücadele, düzensiz göçün önlenmesi ve Suçla Mücadele Konseyi'nin oluşturulması gibi başlıklar güvenlik iş birliğinin temel gündem maddeleri arasında yer almıştı. TDT'nin güvenlik alanındaki iş birliği genişliyor Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın üyesi olduğu TDT, siyasi, ekonomik, güvenlik ve kültürel alanlarda üye ülkeler arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor. Teşkilatın merkezi İstanbul’da bulunuyor. TDT'nin güvenlik alanındaki iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması hedeflenirken, ortak kolluk mekanizması önerisinin bu sürecin önemli adımlarından biri olması bekleniyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilmesi planlanan TDT 13’üncü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Astana'daki temasların, teşkilatın güvenlik alanındaki ortak çalışma kapasitesinin geliştirilmesi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Kayseri Dadaloğlu Avşar Kültür ve Sanat Şenlikleri Kayseri'yi büyüledi Haber

Kayseri Dadaloğlu Avşar Kültür ve Sanat Şenlikleri Kayseri'yi büyüledi

Dadaloğlu Derneği tarafından 1-2 Ağustos tarihlerinde Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen şenliğe; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla start alan programda konuşan Başkan Büyükkılıç, coşkulu kalabalığa hitap ederek, “Sizler bizim için vazgeçilmezsiniz. Sizleri çok seviyoruz. Birliğimiz, beraberliğimiz, dayanışmamız ve milli değerlerimiz bizim için ne kadar önemliyse, sizler de bizim için o denli önemlisiniz. Ay yıldızlı bayrağa, vatanına, milletine ve devletine sadık, tarihine ve kültürüne bağlı olan siz kıymetli insanlara ‘iyi ki varsınız’ diyorum” şeklinde konuştu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı, TÜRKSOY 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kayseri’de misafir etmekten onur duyduklarını belirten Büyükkılıç, “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’mizden anavatan toprağı Kayseri’ye gelmiş olmanız, buraya olan gönül bağınızı gösterir. Sizler bizi seviyorsunuz, bizler de sizleri çok seviyoruz” diyerek Tatar’a teşekkürlerini iletti. Konuşmasında birlik ve beraberliğin altını çizen Başkan Büyükkılıç, “Sizleri seviyoruz ve bu çeşitliliği bir zenginlik olarak görüyoruz. Bizler de sizler adına üzerimize düşen ne varsa, bir belediye başkanı olmanın ötesinde, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla hizmet etmeyi her daim önemsiyoruz. Sizleri yürekten kucaklıyor; sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun diyorum” ifadelerini kullandı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise konuşmasında, “Bu akşam sizlerle bir arada olmama vesile olan kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum. Aynı milletin evlatları olarak, biz Kıbrıs Türkleri sizlerin yakın akrabalarıyız” dedi. Türk milletinin vatan ve bayrak sevgisine dikkat çeken Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, “Bu bayrak asla yere inmeyecek, ezanlar susmayacak. Varız ve var olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Vali Çiçek ayrıca, Başkan Büyükkılıç’ın gayretleriyle Kayseri’nin TÜRKSOY 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçildiğini anımsattı. AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş da Başkan Büyükkılıç’a destekleri için teşekkür ederek, “Sayın valimiz her daim yanımızda. Büyükşehir Belediye Başkanımız ise engin gönüllülüğüyle birlik ve beraberliğimize, milli değerlerimize her zaman destek veriyor; maddi ve manevi hiçbir imkanını esirgemiyor. Bugün burada toplanmamıza da büyük vesile oldu. Kendisine teşekkür ediyorum” dedi. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise katılımcıları selamlayan bir konuşma yaptı. Dadaloğlu Dernek Başkanı Galip Bitigen ile Dadaloğlu Vakfı Başkanı Bekir Arık da başta Vali Çiçek ve Başkan Büyükkılıç olmak üzere, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerini sundular.

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kayseri'nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesini kutladı Haber

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kayseri'nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesini kutladı

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kayseri'nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesi münasebetiyle Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç nezdinde, bu önemli başarıya katkı sunan tüm isimleri kutladı. Tatar, Kayseri'nin Selçuklu döneminden Osmanlı'ya, Cumhuriyet'ten günümüze dek uzanan tarihi ve kültürel hazinelerini koruyarak geleceğe aktaran öncü şehirlerden biri olduğunu belirtti. Kayseri ziyaretleri çerçevesinde Cumhuriyet Meydanı, Tarihi Saat Kulesi ve Kayseri Kalesi'ni ziyaret eden, Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi ile Ali Dağı eteklerinde yürüyüş gerçekleştiren Tatar, şehrin tarihi kimliği ile modern belediyecilik anlayışının harmanlanmasının takdire şayan olduğunu dile getirdi. Kayseri'nin yüzyıllardır taşa nakşedilen medeniyet mirasını başarıyla yaşattığını ifade eden Tatar, "1200’lü yıllardan itibaren Selçuklu’nun görkemini, Osmanlı’nın zarafetini ve Cumhuriyet’in eserlerini aynı şehir siluetinde buluşturan Kayseri; asırlardır taşa işlenen medeniyet mirasını muhafaza etmeyi başarmıştır. Bu köklü mirasın 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ünvanıyla onurlandırılması hepimiz için gurur vericidir" şeklinde konuştu. Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi hakkındaki izlenimlerini aktaran Tatar, "Millet Bahçesi'nde yürüyüş yaptım, gerçekten çok etkilendim. Gastronomi ve mutfak merkezi, cami, yürüyüş parkurları ve sosyal alanlarıyla Kayseri'ye harika bir eser kazandırılmış. Bu denli kıymetli bir yatırımı şehre sunan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ünvanının, Kayseri'nin uluslararası arenadaki kültürel etkisini artıracağını vurgulayan Tatar, "Başta Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç olmak üzere bu başarıda payı olan herkesi yürekten tebrik ediyorum. 2027 yılının Türk dünyasının beraberliğini, kardeşliğini ve ortak kültürel değerlerini daha da kuvvetlendireceğine inanıyorum. Tebrikler Kayseri, tebrikler Türk Dünyası" ifadelerini kullandı. KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'ın bu değerlendirmeleri, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç liderliğinde yürütülen kültür, tarih ve şehircilik odaklı projelerin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu bir kez daha kanıtladı.

Bahçeli’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Çerçeve yasaya tam destek çağrısı Haber

Bahçeli’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Çerçeve yasaya tam destek çağrısı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde MHP Genel Başkan Başdanışmanı Muhammet Hanifi Macit’in sorularını yanıtladı. Türkiye’nin gelecek vizyonu, “Türkiye Yüzyılı” hedefleri ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, önemli mesajlar verdi. “Çerçeve yasaya tam destek verilmeli” Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinde yasa yapımının kritik bir noktaya geldiğini belirterek, meselenin siyasi tartışmaların üzerinde görülmesi gerektiğini ifade etti. Hazırlanacak çerçeve yasaya destek çağrısı yapan Bahçeli, toplumsal uzlaşının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir.” Bahçeli, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu anlayışın çatışma yerine uzlaşıyı, ayrışma yerine bütünleşmeyi esas alması gerektiğini belirtti. MHP lideri, “Çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu. TBMM Komisyonu raporunu tamamladı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuçalışmalarına da değindi. Komisyonun “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda toplumsal bütünleşme, milli dayanışma, kardeşlik, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Bahçeli, hazırlanan raporun önemli bir aşama olduğunu söyledi. Bahçeli, devlet politikası olarak nitelendirdiği sürecin sağlam bir hukuki zemine oturtulması gerektiğini ifade etti. “Terörsüz Türkiye tarihi bir sorumluluktur” MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” politikasının gelecek nesillerin huzur ve refahı açısından tarihi bir sorumluluk olduğunu savundu. Bahçeli, sürecin dış müdahalelere kapalı, ortak akıl ve toplumsal mutabakat temelinde ilerlemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye, Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini ve bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır.” Bahçeli ayrıca bu politikanın bölgedeki istikrarsızlık süreçlerini sona erdirmeyi ve Türkiye’nin küresel konumunu güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti. “Bu politika demokratikleşme iradesidir” Sürece yönelik eleştirilerde bulunanlara da tepki gösteren Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin demokratikleşme ve kardeşliği güçlendirme iradesi olduğunu söyledi. Bahçeli, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir.” Türkiye Yüzyılı’nın yeni başlıkları Bahçeli, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun dayanaklarından biri olarak enerji alanına dikkat çekti. Enerjide bağımsızlığın Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Bahçeli, Karadeniz’deki doğal gaz çalışmaları, petrol keşifleri ve uluslararası enerji faaliyetleriyle Türkiye’nin yalnızca bir enerji geçiş ülkesi olmaktan çıktığını söyledi. Bahçeli, “Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelmasıdır” ifadelerini kullandı. “Terörsüz Türkiye, Türkiye Yüzyılı’nın altıncı dayanağı” Bahçeli, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun altıncı temel başlığının “Terörsüz Türkiye” olduğunu belirtti. Bu politikanın 22 Ekim 2024 tarihindeki grup konuşmasıyla başladığını hatırlatan Bahçeli, hedefin PKK’nın koşulsuz şekilde silah bırakması olduğunu söyledi. TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da bu doğrultuda çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Türk dünyası ve Turan vurgusu Bahçeli, Türkiye Yüzyılı vizyonunun diğer önemli başlıkları arasında Türk dünyası anlayışının bulunduğunu belirtti. Türk Devletleri Teşkilatı, Türk stratejisi ve Türk dünyası jeopolitiği başlıklarına değinen Bahçeli, ortak hedeflerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Turan Koridoru”nun önemine dikkat çeken Bahçeli, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında devlet ve millet bütünlüğüyle Türk dünyası vizyonunun geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanı Uğur İbrahim Altay Kerkük'ün birliğe resmi üye olduğu açıkladı Haber

Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanı Uğur İbrahim Altay Kerkük'ün birliğe resmi üye olduğu açıkladı

Türk Dünyası Belediyeler Birliği'nin (TDBB) Ağustos ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, TDBB ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın başkanlığında gerçekleştirildi. Karaman Belediyesi'nin ev sahipliği yaptığı toplantıda değerlendirmelerde bulunan Başkan Altay, Karaman'da bulunmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, misafirperverlikleri için Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı'ya teşekkürlerini sundu. “BUGÜN BİRLİĞİMİZ İÇİN TARİHİ BİR GÜN” Merkezi İstanbul'da yer alan ve 31 ülkeden 1.200'den fazla belediyenin üye olduğu TDBB'nin, Türkiye'nin tek uluslararası yerel yönetim teşkilatı olduğunu belirten Başkan Altay, “Özellikle kültürel mirasın canlandırılması ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi yönünde kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Bugün birliğimiz adına tarihi bir gün yaşıyoruz. Kerkük Valimizin katılımıyla birlikte Kerkük de birliğin resmi üyesi oluyor. Gelecekte inşallah birlikte çok başarılı organizasyonlara imza atacağız” şeklinde konuştu. “TDBB VE TİKA İŞ BİRLİĞİNİN ÇOK DAHA GÜÇLENDİĞİNE ŞAHİTLİK EDECEĞİZ” Toplantıda Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren'in hazır bulunmasından mutluluk duyduğunu dile getiren Başkan Altay, “Kendisi bugüne kadar üstlendiği her görevde çok kıymetli işlere imza attı. TİKA, Türk Dünyası Belediyeler Birliği'nin en stratejik partner kuruluşlarından biridir. Yurt dışındaki pek çok restorasyon ve kültürel projeyi TİKA iş birliğiyle hayata geçiriyoruz. Bu toplantıyla beraber, TDBB ve TİKA arasındaki iş birliğinin çok daha ileri bir seviyeye taşındığına şahitlik edeceğiz” dedi. TİKA BAŞKANI EREN, BAŞKAN ALTAY’A TEŞEKKÜR ETTİ TİKA Başkanı Abdullah Eren de toplantıda yer almaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, TİKA'nın kuruluş amacı ve Türk coğrafyasındaki faaliyetleri hakkında bilgiler verdi. TDBB'nin Türkiye'deki belediyecilik deneyimini uluslararası arenaya taşıdığını vurgulayan Eren, “Sayın Başkanımıza ve TDBB bünyesinde emek veren herkese teşekkürlerimi sunuyorum. TİKA olarak 34 yıllık bir kurumuz. Türk coğrafyasında ve gönül bağımızın olduğu tüm bölgelerde, özellikle restorasyonun yanı sıra sosyal, kültürel ve kalkınma odaklı projeler yürütüyoruz. Kalkınma vizyonumuz, Türk Dünyası Belediyeler Birliği ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Başkanımızla bu konuyu daha önce istişare etmiştik; inşallah bundan sonraki süreçte iş birliğimizi daha da artıracağız” şeklinde konuştu. “BURADA SİZİNLE BİRLİKTE OLMAK BİZİM İÇİN ŞEREFTİR” Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Semen Ağa ise, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesi ve Cumhur İttifakı'nın desteğiyle, 102 yıl sonra Kerkük'te yeniden bir Türkmen Valinin seçilmiş olması bizim ve hepimiz için çok kıymetlidir. Bugün burada sizlerle bir arada olmak bizler için bir şeref ve onurdur. Allah'ın izniyle bu süreçte gönül bağımızın olduğu Altaylar'dan Tuna'ya kadar tüm Türk dünyasının belediye başkanları ile mümkün olan en üst düzeyde iş birliği içinde çalışmayı temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Çeşitli ülkelerden gelen yönetim kurulu üyelerinin katılım sağladığı TDBB Yönetim Kurulu Toplantısı'nda alınan karar doğrultusunda, Kerkük Belediyesi birliğe resmi olarak kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği'nden Memduh Büyükkılıç'a ziyaret Haber

Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği'nden Memduh Büyükkılıç'a ziyaret

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, başkanlık toplantı salonunda Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği heyetini kabul etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, Türkiye ile Bosna Hersek arasındaki tarihi ve kültürel bağların yerel yönetimler düzeyinde daha da güçlendirilmesi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarete, Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği Başkanı, eski parlamento üyesi ve hukukçu Jasmin Imamović başkanlığındaki heyet katıldı. Heyette; Dernek Başkan Yardımcısı ve Türkçe Tercüman Salih Dizdarević, Bosna Hersek Ordusu emekli generali ve Zenica şehri savunma komutanı Jasmin Šarić, Bosna Hersek Parlamentosu Başkanı’nın eski özel kalem müdürü ve BH Telekom yöneticisi Jasmin Beganović, Bosna Hersek İnsan Hakları ve Mülteciler Bakanlığı kıdemli uzmanı Esad Alić, dernek yönetim kurulu üyesi Abdulah Jašarević, Bosna Hersek Ordusu eski komutanı Sinan Kasap, Bosna Hersek Federasyonu Adalet Bakanlığı çalışanı Kasim Salihović, Zenica-Doboj Kantonu İçişleri Bakanlığı çalışanı Mahira Imamović ve inşaat mühendisi Hajrija Šarić yer aldı. Ziyarette ayrıca Kayseri Bosna Türkleri Dernek Başkanı Ahmet Beyaz ve beraberindeki heyet de hazır bulundu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin tarih boyunca farklı kültürleri bir araya getiren önemli bir şehir olduğunu vurgulayarak, “Hoş geldiniz, şeref verdiniz” dedi. Milletvekilliği döneminde Türkiye-Bosna-Hersek Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı olarak görev yapan AK Parti 21. Dönem ve 22. Dönem İstanbul Milletvekili Hüseyin Kansu ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek, Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği heyetini video konferans ile görüştürdü. Başkan Büyükkılıç, Kansu’ya 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kayseri’den selamlar gönderdi. Bosna Hersek Dostluk Köprüleri Derneği Başkanı Jasmin Imamović de “15 yıldır Türkiye ile Bosna arasındaki arkadaşlık köprüsünü güçlendirmek için çalışmaktayım. Bizi burada ağırladığınızdan dolayı teşekkür ederim. Onlarla beraber iş birliği protokolü imzaladık. Kayseri ile Bosna Hersek arasındaki bağı güçlendirmek için çalışmalara devam edeceğiz” diye konuştu. 12 gün Türkiye’de zaman geçireceklerini söyleyen Imamović, “Arkadaşlık Karavanı adı altında proje yaptık, 16 şehri ziyaret edeceğiz. Gaziler, mühendisler, doktorlar, askerler ve iş adamları dâhil heyette önemli isimler var” dedi. “Siz Kayseri’yi Yeniden İnşa Ettiniz” Dernek Başkanı Jasmin Imamović, 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ve 2029 Dünya Spor Başkenti seçilen Kayseri’yi de tebrik ederek, “O programlarda bizler de içerisinde bulunarak kültürümüzü temsil ederek, güzel işlere imza atacağız. Kayseri temiz ve iyi insanların şehri, Kayseri’nin başında sizin gibi büyükşehir belediye başkanı da var, sizi tebrik ediyorum. Çünkü siz Kayseri’yi yeniden inşa ettiniz. Erciyes’i de ziyaret etmeyi çok istiyoruz, orayı da tanıtacağız” ifadelerini kullandı. Kayseri Bosna Türkleri Dernek Başkanı Ahmet Beyaz, Bosna Hersek’ten 56 kişilik heyetin Bosna Hersek ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki kardeşlik ve dostluk bağını güçlendirmek, Türk kültürünü ve Kayseri’yi tanıtmak için Kayseri’ye geldiğini anlattı. Beyaz, yapacakları projelerden de bahsetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ile de telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dernek Başkanı Jasmin Imamović, Milli Savunma Bakanlığı döneminde Bosna Hersek’in Zenica şehrinde "fahri vatandaşlık belgesi" verilen TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ile çok iyi dostlukları olduğunu söyledi. TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Akar, görüşmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Büyükkılıç da dostlukların bu güzelliklerle daha da mutlu olduklarını belirterek, Akar’ın o bölgede yaptığı hizmetlerin takdire şayan olduğunu ifade ederek, “Bosna bizim için vazgeçilmezimiz, o anlamda iş birliğini önemsiyoruz. Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak oradaki yapmış olduğumuz çalışmalar da takdire şayan olarak nitelendiriliyor. Dostluk köprüsü oluşturuluyor” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.