Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Ceza Kanunu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Türk Ceza Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Ceza Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Tunç: Çocukların suça sürüklenmesi konusunda yeni bir değerlendirme yapılacak Haber

Bakan Tunç: Çocukların suça sürüklenmesi konusunda yeni bir değerlendirme yapılacak

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ahmet Minguzzi’nin vefatının birinci yıl dönümünde düzenlenen programda konuştu. Tunç, “Gerek Ahmet Minguzzi evladımız gerek Atlas Çağlayan evladımızın canice katledilmesi milletçe hepimizi derinden yaraladı” dedi. Hayatını kaybeden çocuklara Allah’tan rahmet dileyen Tunç, “Bu şekilde hunharca katledilen tüm çocuklarımızın ailelerine sabır diliyoruz” ifadelerini kullandı. Çocukların suça sürüklenmesi konusunun ülke gündeminde önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Tunç, “Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi çocukların cezai sorumluluğunu düzenlemektedir. 12 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu bulunmamaktadır, 12-15 ve 15-18 yaş grupları için ise indirimli cezalar söz konusudur” diye konuştu. Gelinen noktada yeni bir değerlendirme ihtiyacına işaret eden Tunç, “Hem caydırıcılığı sağlamak hem de mevzuatı yeniden değerlendirmek konusunda kamuoyunda ciddi bir hassasiyet oluşmuştur” dedi. Bu kapsamda bir taslak çalışma yapıldığını belirten Tunç, “Çocukların kasten öldürme suçlarına karışması halinde, suçun işleniş şekli ve kastın yoğunluğu dikkate alınarak hakimlere dosya bazında takdir yetkisi verilmesi gerektiği yönünde bir taslak hazırladık” ifadelerini kullandı. Tunç, TBMM’de yürütülen çalışmalara da değinerek, “Meclisimizde kurulan komisyon çalışmalarını sürdürüyor. Komisyon raporunun tamamlanmasının ardından gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelecektir” dedi. Soruşturma süreçlerinin yakından takip edildiğini vurgulayan Tunç, “Aileleri tehdit eden ve suçu öven kişiler hakkında gerekli adli işlemler yapılmış, tutuklamalar gerçekleştirilmiştir” açıklamasını yaptı. Bakan Tunç, konuşmasını “Çocuklarımızı korumak devlet olarak en temel sorumluluğumuzdur. Bu konuda kararlılığımız tamdır” sözleriyle tamamladı.

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor Haber

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor

Avukat Sergen, yapay zeka ve deepfake kullanımının başlı başına suç olmadığını ancak bu teknolojilerle işlenen fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi yaptırımlar doğurabileceğini söyledi. “Türk Ceza Kanunu’nda ‘deepfake’ kelimesi yer almaz ancak deepfake kullanılarak işlenen fiiller açıkça suçtur” diyen Sergen, ceza hukukunda değerlendirmenin kullanılan araçtan değil, ihlal edilen hukuki değerden yapıldığını vurguladı. Sergen, “Bir kişinin onuru, özel hayatı, kişisel verileri ya da malvarlığı hedef alınıyorsa, deepfake doğrudan ceza hukukunun konusuna girer” ifadelerini kullandı. Deepfake içeriklerin birçok suçun işlenme aracı haline geldiğini belirten Sergen, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı, şantaj, iftira ve dolandırıcılık suçlarının bu kapsamda değerlendirildiğini kaydetti. “Kanunda deepfake yazmıyor diye suç oluşmaz düşüncesi hukuken geçerli değildir” diyen Sergen, bu suçların büyük bölümünün serbest hareketli suçlar olduğunu ve yapay zeka kullanılarak da işlenebileceğini ifade etti. Deepfake yoluyla üretilen sahte görüntü, ses ve videoların özellikle sosyal medyada paylaşılması halinde cezaların ağırlaştığını vurgulayan Sergen, “Bir kişinin söylemediği sözleri söylemiş gibi gösteren ya da özel hayatına ilişkin içerikler üreten deepfake videolar, alenen işlendiğinde ceza artırılır” dedi. Kişisel veriler açısından da önemli riskler bulunduğunu belirten Sergen, “Bir kişinin yüzü, sesi ve biyometrik özellikleri kişisel veridir. Bu verilerin rıza olmadan yapay zeka ile işlenmesi, kaydedilmesi veya paylaşılması açıkça suçtur” şeklinde konuştu. Deepfake içeriklerin şantaj ve dolandırıcılık suçlarında da sıklıkla kullanıldığını ifade eden Sergen, “Görüntünün gerçek olup olmaması önemli değildir. Tehdit aracı olarak kullanılması suçun oluşması için yeterlidir” açıklamasını yaptı. Avukat Mehmet Mert Sergen, özellikle siyasi liderler veya iş insanları adına oluşturulan sahte videolarla yatırım tavsiyesi verilmesinin nitelikli dolandırıcılık kapsamına girdiğini vurguladı. Cinsel içerikli deepfake üretimlerine de dikkat çeken Sergen, “Bir kişinin rızası olmadan cinsel içerikli görüntü veya seslerin üretilmesi cinsel dokunulmazlığa karşı suçtur. Çocuklara yönelik deepfake içerikler ise en ağır cezalara tabidir” ifadelerini kullandı. Sergen, bu tür içeriklerin, Türk Ceza Kanunu’nun müstehcenlik suçunu düzenleyen 226’ncı maddesi kapsamında değerlendirildiğini hatırlattı. Sosyal medyada yayılan deepfake içeriklerde sorumluluğun zincirleme olduğunu belirten Sergen, “İçeriği üreten faildir. Bilerek yayan kişi suça iştirak eder. Platformlar ise hukuka aykırı içeriği bildikleri hâlde kaldırmazsa sorumluluk doğabilir” dedi. Mağdurların hem ceza hem de tazminat yoluna başvurabileceğini söyleyen Sergen, “Savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir, içeriğin kaldırılması için sulh ceza hâkimliklerine başvurulabilir. Maddi ve manevi tazminat da talep edilebilir. En kritik nokta ise zaman kaybetmemektir” uyarısında bulundu. Son olarak birey ve kurumlara çağrıda bulunan Sergen, “Yapay zeka çağında ‘herkes yapıyor’ düşüncesi en büyük hatadır. Paylaşmadan önce ‘Bu içerik gerçek mi ve bu kişi buna rıza göstermiş mi?’ sorusu mutlaka sorulmalıdır” dedi.

Bakan Tunç: Hedefimiz, suçu kaynağında önlemektir Haber

Bakan Tunç: Hedefimiz, suçu kaynağında önlemektir

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 11. Yargı Paketiyle çocukların suç örgütleri tarafından bir araç olarak kullanmasının önüne geçilmesini temel bir öncelik haline getirdiklerini aktardı. Türk Ceza Kanunu’nun 220’nci maddesinde yapılan değişiklikle, suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek cezaların yarısından bir katına kadar artırılmasını sağladıklarını belirten Bakan Tunç; örgüt kurma, yönetme ve örgüt üyeliği suçlarına ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarını yükselterek suçla mücadelede caydırıcılığı önemli ölçüde artırdıklerını bildirdi. Adalet Bakanı Tunç, açıklamasında ayrıca şunları kaydetti: "Örgüt kurma ve yönetme suçunun cezasını 5 yıldan 10 yıla kadar hapis olarak yeniden düzenledik. Örgüt üyeliği suçunun üst sınırını 5 yıl hapis cezası olarak belirledik. Örgütün silahlı olması halinde uygulanan ceza artırımını da yarı oranında olacak şekilde güçlendirdik. Yapılan bu düzenlemeler çocuklarımızın suç örgütleri tarafından istismar edilmesine karşı güçlü ve net duruşumuzu ortaya koymaktadır. Hedefimiz; suçu kaynağında önlemek, suç örgütlerinin insan kaynağını kurutmak, özellikle çocuklarımızı suçun her türlüsünden koruyan bir adalet anlayışını hakim kılmaktır."

PAYCO’ya yasa dışı bahis ve kara para soruşturması! Haber

PAYCO’ya yasa dışı bahis ve kara para soruşturması!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, PAYCO Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ve şirket yetkilileri hakkında yasa dışı bahis ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları kapsamında geniş çaplı soruşturma başlattı. 39 şüpheli gözaltına alınırken, çok sayıda tutuklama yapıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından, PAYCO Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile şirket yetkilileri hakkında 7258 sayılı Kanuna muhalefet ve Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesi kapsamında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) denetim raporları ile MASAK analizlerinde; yasa dışı bahis ile yasa dışı forex ve dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerinin, elektronik para ve ödeme hizmeti sunan kuruluşlar aracılığıyla sistematik biçimde finansal sisteme sokulduğu, ardından çok sayıda yurt içi ve yurt dışı şirket üzerinden aklandığı tespit edildi. Bu kapsamda gerçekleştirilen ilk operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan işlemler sonucunda 9 şüpheli tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle elde edilen yeni deliller doğrultusunda, örgüt yapılanması içinde yazılım mühendisi, bilgi teknolojileri personeli ve proje yöneticisi sıfatıyla görev yapan bazı şüphelilerin; elektronik para altyapıları ve yazılımsal sistemler aracılığıyla suç gelirlerinin transferi ve gizlenmesine aktif şekilde katıldıkları belirlendi. Bu kişilerin “para nakline aracılık etme” suçunu işledikleri değerlendirildi. Bu tespitlerin ardından ikinci aşama operasyon düzenlendi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul, Adana, Ankara, Antalya, Kocaeli ve Yalova’da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda 28 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri uygulanırken, finansal ve dijital delillerin toplanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın mali güvenliğin korunması, suç gelirlerinin ekonomik sisteme girişinin engellenmesi ve örgütsel yapının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü ve titizlikle devam ettiği vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.