Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Ceza Kanunu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Türk Ceza Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Ceza Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocuk suçlarında yeni düzenleme. Meclis Komisyonu’ndan kapsamlı düzenlemeye onay Haber

Çocuk suçlarında yeni düzenleme. Meclis Komisyonu’ndan kapsamlı düzenlemeye onay

TBMM Adalet Komisyonu, Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni kabul etti. Düzenleme; çocukların suça yönelmesini önlemeye yönelik yeni tedbirler, ceza sorumluluğu, infaz sistemi ve aile yükümlülüklerine ilişkin önemli değişiklikler içeriyor. Teklife göre, ateşli silahların dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilerek çocukların eline geçmesine neden olan kişiler, başka bir suç oluşmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak. ÇOCUKLARA YÖNELİK CEZA HÜKÜMLERİ DEĞİŞİYOR Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, 12-15 yaş grubundaki çocukların fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunmaması halinde ceza sorumluluğu olmayacak, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanacak. 15-18 yaş grubundaki çocuklar için ise ağır suçlarda uygulanacak cezalarda yeni oranlar belirlenirken, kasten öldürme ve ağır yaralama gibi suçlarda hâkime bazı durumlarda yaş indirimi uygulamama yetkisi verilecek. Teklifle ayrıca, suçta tekerrür hükümlerindeki yaş sınırı 18’den 15’e indiriliyor. Buna göre, suçu işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında tekerrür hükümleri uygulanmayacak. AİLE YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ İHLAL EDENLERE DAHA AĞIR YAPTIRIM TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre düzenlemeyle aile hukukundan doğan bakım, eğitim ve destek yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere yönelik cezalar artırılıyor. Çocuğun kasten öldürme veya ağır yaralama suçu işlemesi halinde, ihmali bulunan kişiye verilecek cezanın artırılabilmesine yönelik düzenleme getiriliyor. Ayrıca çocuklarının güvenliği ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan anne veya babalar için öngörülen hapis cezası da yükseltiliyor. ÇOCUKLARIN İNFAZ SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENİYOR Teklifle çocuk hükümlülerin ceza infaz sürecinde de değişiklik yapılıyor. Çocukların doğrudan çocuk eğitimevlerine gönderilmesi yerine, öncelikle çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında değerlendirilmesi ve iyi halli olmaları halinde eğitimevlerine ayrılması öngörülüyor. Ayrıca 12-18 yaş grubundaki çocukların; suç türü, cinsiyet ve fiziki gelişim durumları dikkate alınarak kurum içinde farklı bölümlerde barındırılması düzenleniyor. Bazı çocuk hükümlüler için ise belirli şartlarla cezaların doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilmesinin önü açılıyor. BIÇAK SATIŞINA VE ÇOCUKLARIN TAŞIMASINA YENİ YASAKLAR Kabahatler Kanunu’na eklenen düzenlemeyle, ruhsatlı yerler dışında bıçak ve benzeri kesici-delici aletlerin satışı ve sergilenmesi, 18 yaşından küçüklere satılması ve çocuklar tarafından taşınması yasaklanıyor. Yasağa uymayanlara 5 bin lira, durumun ağır olması halinde ise 10 bin lira idari para cezası uygulanacak. Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen düzenlemeyle, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için yeni güvenlik tedbirleri oluşturuluyor. Bu kapsamda çocuklara; sosyal ve toplumsal hizmetlere katılım, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane çalışmaları, çevre temizliği ve doğa faaliyetleri, bağımlılıkla mücadele programları gibi yönlendirme tedbirleri uygulanabilecek. Düzenlemeyle çocukların yeniden suç işlemelerinin önlenmesi ve topluma kazandırılması amaçlanıyor. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin çocuk adalet sistemine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, teklifin ilerleyen günlerde TBMM Genel Kurulu’nun görüşüne sunulacağını açıkladı. Yüksel, çocukların ihmal, istismar ve risklerden korunmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.

Sosyal medya fenomeni Fatma Soydaş hakkında "dini değerleri aşağılama" soruşturması Haber

Sosyal medya fenomeni Fatma Soydaş hakkında "dini değerleri aşağılama" soruşturması

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımlar nedeniyle fenomen Fatma Soydaş hakkında soruşturma başlattı. Başsavcılık, Soydaş hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 216/3. maddesinde yer alan "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçu kapsamında gözaltı kararı verildiğini açıkladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın sosyal medya platformlarında yayımlanan içerikler üzerine başlatıldığı belirtildi. Sosyal medya hesaplarına erişim engeli Başsavcılığın açıklamasına göre, "ffatmaase_" kullanıcı adıyla TikTok ve Instagram'da içerik üreten Fatma Soydaş hakkında yürütülen inceleme sonucunda, paylaşımların TCK'nın ilgili maddesi kapsamında değerlendirildiği bildirildi. Soruşturma kapsamında Soydaş'ın İstanbul'da bulunduğu tespit edilirken, gözaltına alınması için ilgili birimlere talimat verildi. Öte yandan hakkında işlem başlatılan sosyal medya hesaplarına yönelik de adli tedbir uygulandı. Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı doğrultusunda, suç unsuru taşıdığı değerlendirilen paylaşımlara erişim engeli getirildi. Soruşturma sürüyor Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen soruşturmanın kapsamlı şekilde devam ettiğini belirterek, gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. TCK'nın 216. maddesi kapsamında yürütülen soruşturmalar, kişilerin dini, sosyal veya toplumsal değerlerine yönelik ifadelerin suç oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi amacıyla adli makamlar tarafından inceleniyor.

Gazeteci Alican Uludağ gözaltına alındı Haber

Gazeteci Alican Uludağ gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Alican Uludağ ve bazı sosyal medya kullanıcılarının X platformunda yaptıkları paylaşımlara ilişkin soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, söz konusu paylaşımların Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinde düzenlenen "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile 217/A maddesinde yer alan "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturabileceğinin değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, bu kapsamda ilgili hesap kullanıcıları hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında Başsavcılığın talimatıyla şüphelilerin kimliklerinin tespit edilmesi ve haklarında gözaltı işlemi uygulanması yönünde emniyet birimlerine talimat verildiği kaydedildi. Başsavcılık açıklamasında, şüphelilerden Alican Uludağ'ın gözaltına alındığı, soruşturmanın ise çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Hatırlanacağı gibi, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 20 Şubat’ta tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, tutuklu yargılandığı davanın 21 Mayıs'ta görülen ilk duruşmasında tahliye edilmişti. "Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamaları yöneltilen Uludağ hakkında 19 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Özgür Özel hakkında soruşturma Haber

Özgür Özel hakkında soruşturma

Başsavcılık, Özel’in bir televizyon programında kullandığı ifadelerin “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle resen soruşturma açıldığını duyurdu. Başsavcılığın yazılı açıklamasında, Özel’in 8 Mayıs 2026 tarihinde bir televizyon kanalında yaptığı konuşmada kullandığı ifadelerin “kamu düzeni ve barışını bozmaya elverişli, halkı yanıltıcı ve gerçeği yansıtmayan beyanlar” olarak değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, soruşturmanın Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında yürütüldüğü kaydedildi. Özel: Akın Gürlek tapu kayıtlarını sildirmek istedi Bu arada Özgür Özel Sözcü TV’de yaptığı açıklamalarda, Akın Gürlek hakkında daha önce gündeme getirdiği mal varlığı iddialarına yenilerini ekledi. Özel, Gürlek’in tapu kayıtlarını sildirmeye çalıştığını öne sürerek, “Akın Gürlek’in ‘Tapu kayıtlarını silebilir miyiz?’ dediğini ve olumsuz cevap aldığını biliyoruz” ifadelerini kullandı. Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği tapular hakkında konuşan Özel, “İlk kez burada açıklayacağım. Toplam 16 tapu var. 4’ünü gösterdi, 4’ü de korkunç. Bu tapuların ID numaraları var” dedi. Özel ayrıca, bir veya iki hafta içinde Akın Gürlek hakkında yeni bir basın toplantısı düzenleyeceklerini belirterek, açıklayacakları bilgilerin “bir bakanın görevine devam etmesine izin vermeyecek nitelikte” olduğunu savundu.

Bakan Tunç: Çocukların suça sürüklenmesi konusunda yeni bir değerlendirme yapılacak Haber

Bakan Tunç: Çocukların suça sürüklenmesi konusunda yeni bir değerlendirme yapılacak

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ahmet Minguzzi’nin vefatının birinci yıl dönümünde düzenlenen programda konuştu. Tunç, “Gerek Ahmet Minguzzi evladımız gerek Atlas Çağlayan evladımızın canice katledilmesi milletçe hepimizi derinden yaraladı” dedi. Hayatını kaybeden çocuklara Allah’tan rahmet dileyen Tunç, “Bu şekilde hunharca katledilen tüm çocuklarımızın ailelerine sabır diliyoruz” ifadelerini kullandı. Çocukların suça sürüklenmesi konusunun ülke gündeminde önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Tunç, “Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi çocukların cezai sorumluluğunu düzenlemektedir. 12 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu bulunmamaktadır, 12-15 ve 15-18 yaş grupları için ise indirimli cezalar söz konusudur” diye konuştu. Gelinen noktada yeni bir değerlendirme ihtiyacına işaret eden Tunç, “Hem caydırıcılığı sağlamak hem de mevzuatı yeniden değerlendirmek konusunda kamuoyunda ciddi bir hassasiyet oluşmuştur” dedi. Bu kapsamda bir taslak çalışma yapıldığını belirten Tunç, “Çocukların kasten öldürme suçlarına karışması halinde, suçun işleniş şekli ve kastın yoğunluğu dikkate alınarak hakimlere dosya bazında takdir yetkisi verilmesi gerektiği yönünde bir taslak hazırladık” ifadelerini kullandı. Tunç, TBMM’de yürütülen çalışmalara da değinerek, “Meclisimizde kurulan komisyon çalışmalarını sürdürüyor. Komisyon raporunun tamamlanmasının ardından gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelecektir” dedi. Soruşturma süreçlerinin yakından takip edildiğini vurgulayan Tunç, “Aileleri tehdit eden ve suçu öven kişiler hakkında gerekli adli işlemler yapılmış, tutuklamalar gerçekleştirilmiştir” açıklamasını yaptı. Bakan Tunç, konuşmasını “Çocuklarımızı korumak devlet olarak en temel sorumluluğumuzdur. Bu konuda kararlılığımız tamdır” sözleriyle tamamladı.

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor Haber

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor

Avukat Sergen, yapay zeka ve deepfake kullanımının başlı başına suç olmadığını ancak bu teknolojilerle işlenen fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi yaptırımlar doğurabileceğini söyledi. “Türk Ceza Kanunu’nda ‘deepfake’ kelimesi yer almaz ancak deepfake kullanılarak işlenen fiiller açıkça suçtur” diyen Sergen, ceza hukukunda değerlendirmenin kullanılan araçtan değil, ihlal edilen hukuki değerden yapıldığını vurguladı. Sergen, “Bir kişinin onuru, özel hayatı, kişisel verileri ya da malvarlığı hedef alınıyorsa, deepfake doğrudan ceza hukukunun konusuna girer” ifadelerini kullandı. Deepfake içeriklerin birçok suçun işlenme aracı haline geldiğini belirten Sergen, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı, şantaj, iftira ve dolandırıcılık suçlarının bu kapsamda değerlendirildiğini kaydetti. “Kanunda deepfake yazmıyor diye suç oluşmaz düşüncesi hukuken geçerli değildir” diyen Sergen, bu suçların büyük bölümünün serbest hareketli suçlar olduğunu ve yapay zeka kullanılarak da işlenebileceğini ifade etti. Deepfake yoluyla üretilen sahte görüntü, ses ve videoların özellikle sosyal medyada paylaşılması halinde cezaların ağırlaştığını vurgulayan Sergen, “Bir kişinin söylemediği sözleri söylemiş gibi gösteren ya da özel hayatına ilişkin içerikler üreten deepfake videolar, alenen işlendiğinde ceza artırılır” dedi. Kişisel veriler açısından da önemli riskler bulunduğunu belirten Sergen, “Bir kişinin yüzü, sesi ve biyometrik özellikleri kişisel veridir. Bu verilerin rıza olmadan yapay zeka ile işlenmesi, kaydedilmesi veya paylaşılması açıkça suçtur” şeklinde konuştu. Deepfake içeriklerin şantaj ve dolandırıcılık suçlarında da sıklıkla kullanıldığını ifade eden Sergen, “Görüntünün gerçek olup olmaması önemli değildir. Tehdit aracı olarak kullanılması suçun oluşması için yeterlidir” açıklamasını yaptı. Avukat Mehmet Mert Sergen, özellikle siyasi liderler veya iş insanları adına oluşturulan sahte videolarla yatırım tavsiyesi verilmesinin nitelikli dolandırıcılık kapsamına girdiğini vurguladı. Cinsel içerikli deepfake üretimlerine de dikkat çeken Sergen, “Bir kişinin rızası olmadan cinsel içerikli görüntü veya seslerin üretilmesi cinsel dokunulmazlığa karşı suçtur. Çocuklara yönelik deepfake içerikler ise en ağır cezalara tabidir” ifadelerini kullandı. Sergen, bu tür içeriklerin, Türk Ceza Kanunu’nun müstehcenlik suçunu düzenleyen 226’ncı maddesi kapsamında değerlendirildiğini hatırlattı. Sosyal medyada yayılan deepfake içeriklerde sorumluluğun zincirleme olduğunu belirten Sergen, “İçeriği üreten faildir. Bilerek yayan kişi suça iştirak eder. Platformlar ise hukuka aykırı içeriği bildikleri hâlde kaldırmazsa sorumluluk doğabilir” dedi. Mağdurların hem ceza hem de tazminat yoluna başvurabileceğini söyleyen Sergen, “Savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir, içeriğin kaldırılması için sulh ceza hâkimliklerine başvurulabilir. Maddi ve manevi tazminat da talep edilebilir. En kritik nokta ise zaman kaybetmemektir” uyarısında bulundu. Son olarak birey ve kurumlara çağrıda bulunan Sergen, “Yapay zeka çağında ‘herkes yapıyor’ düşüncesi en büyük hatadır. Paylaşmadan önce ‘Bu içerik gerçek mi ve bu kişi buna rıza göstermiş mi?’ sorusu mutlaka sorulmalıdır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.