Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turizm

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı: Go ve Gezsen hesapları birleşti Haber

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı: Go ve Gezsen hesapları birleşti

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), GoTürkiye markası altında yürüttüğü il tanıtım çalışmalarında kapsamlı bir dijital dönüşüm başlattı. Ajansın açıklamasına göre, bugüne kadar yurt dışına yönelik “Go” ve yurt içine yönelik “Gezsen” adıyla yürütülen il hesapları, yeni dönemde tek çatı altında birleştirildi. Böylece 81 ilin dijital tanıtımı, tek bir güçlü marka dili üzerinden yürütülmeye başlandı. TAKİPÇİLER TEK HESAPTA TOPLANDI Yeni uygulamayla birlikte 81 ile ait Gezsen hesapları, Go il hesaplarıyla birleştirildi ve iki hesaba ait takipçiler tek hesapta toplandı. TGA, bu yapının yerli ve yabancı ziyaretçilere daha etkili, veriye dayalı ve teknoloji odaklı bir tanıtım modeli sunacağını bildirdi. Dönüşümün, dünyanın en büyük sosyal medya ekosistemlerinden Meta ile yürütülen stratejik iş birliği kapsamında hayata geçirildiği belirtildi. Geçiş sürecinin, platform kuralları ve küresel en iyi uygulamalar doğrultusunda planlı ve aşamalı şekilde sürdürüldüğü aktarıldı. YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ HEDEFLEME KULLANILACAK Birleşen hesaplardan elde edilen takipçi ve etkileşim verilerinin, gelişmiş veri analitiği ve yapay zekâ destekli hedefleme araçlarıyla birlikte kullanılacağı ifade edildi. Böylece il içeriklerinin doğru kitleye, doğru zamanda ve doğru pazarda ulaştırılması hedefleniyor. TGA, değişen sosyal medya dinamiklerine uygun olarak il tanıtım stratejisini yeniden tasarladığını duyurdu. Yeni modelde kısa video formatları, etkileşim odaklı içerikler, yaratıcı hikâye anlatımı ve güncel sosyal medya trendleri öne çıkacak. Ajans, söz konusu bu dönüşümle birlikte illerin dijital kimliğinin GoTürkiye standartlarında daha modern ve dinamik bir vitrine taşınacağını duyurdu.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, turizm seyahat acentaları ile buluştu Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, turizm seyahat acentaları ile buluştu

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu (BTK) Başkanı Engin Balta ve çok sayıda acenta temsilcisi katıldığı toplantıda konuşan İbrahim Burkay, dünyada artık ülkelerin değil şehirlerin rekabet ettiğini belirterek, Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan Güney Marmara ve Bursa’nın sanayideki başarısını turizmle taçlandırması gerektiğini söyledi. Bursa’nın turist çekme konusunda bir sorunu bulunmadığının altını çizen Başkan Burkay, “Bursa’mızın turizmdeki en temel meselesi gelen ziyaretçi sayısından ziyade, ortalama kalış süresidir. Turistin Bursa’da ortalama geceleme sayısı 2 günün altında. Bunu el birliğiyle artırmamız lazım. Turizm sadece insanları kente çağırmakla olmaz. Kente gelmeleri için doğru sebepleri ve güçlü iş modellerini inşa etmeniz gerekir. Sebepleri ortaya koyduğunuzda bütün dünya ayağınıza gelir. Bir şehir bu nişaneleri kararlılıkla ortaya koymalıdır.” dedi. “ÇEKİM MERKEZLERİ OLUŞTURMALIYIZ” BTSO liderliğinde hayata geçirilen tarihi nitelikteki projelerin kentin turizm potansiyeline de önemli katkılar sunduğunu belirten İbrahim Burkay, Uludağ Kirazlıyayla’daki Bursa Business School (BBS) ile Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin (GUHEM) uluslararası ölçekteki değerini vurguladı. İbrahim Burkay, “Cumhuriyetimizin ilk sanatoryumlarından olan Kirazlıyayla’yı tarihi kimliğini koruyarak, Paris HEC modelinde olduğu gibi bu bölgede güçlü bir yaşam boyu eğitim merkezine dönüştürdük. Böylece Uludağ 365 gün boyunca yaşayan önemli bir destinasyon haline getiriyoruz. GUHEM ise yıllık 1 milyon 200 ziyaretçisiyle Türkiye’de tek, dünyada ilk 5 merkez arasında yer alıyor. Ziyaretçilerin yüzde 40’ı Bursa dışından, yüzde 15’i ise doğrudan yurt dışından geliyor. 2023 yılında 70 astronotun katılımıyla gerçekleşen Dünya Astronotlar Zirvesi’ni şehrimizde ağırlamamızı bu merkezler sağladı. Çekim merkezleri oluşturduğunuzda, dünya kentinizi merkez olarak kabul ediyor.” ifadelerini kullandı. 7 ASIRLIK TİCARİ AKIL TEKNOSAB’DA CANLANIYOR Emir Han ile 14. yüzyılda başlayan tarihi kümelenme modelini bugün TEKNOSAB bünyesinde kurulan ticaret merkezleriyle geleceğe taşıdıklarını kaydeden BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, “Osmanlı’nın ilk şehir hanı olan Emir Han ve ardından kurulan hanlar, İpek Yolu üzerindeki tüccarların Bursa’ya uğramasını zorunlu kılmıştı. 7 asır önceki o kümelenme aklını bugün TEKNOSAB Organize Ticaret Bölgeleri ile yeniden hayata geçiriyoruz. Sanayide, savunma sanayisinde ve fuarcılıkta nasıl bir dönüşüm hikâyesi yazdıysak; turizmde de şehrimizin güçlü kaslarını öne çıkararak aynı başarıyı yakalayacağız.” şeklinde konuştu. TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya ise seyahat acentalarının karşılaştığı kritik süreçlerde BTSO Yönetim Kruulu Başkanı İbrahim Burkay’ın sergilediği güçlü kurumsal desteğe teşekkür etti. Sektörün yasal yapısına ilişkin yürütülen çalışmalarda Başkan Burkay’ın ilk andan itibaren acentalara sahip çıktığını ifade eden Bağlıkaya, “Geçtiğimiz süreçte seyahat acentalarımızın geleceğine yönelik tartışmalarda, mesleğimizi korumak adına kapı kapı dolaşırken ticaret odalarımızın desteğine ihtiyaç duyduk. O dönemde acentalarımızın arkasında duran o cesur mektubu ilk veren isim Sayın İbrahim Burkay oldu. Böyle dönemlerde herkes birbirinden çekinirken, İbrahim Başkanımız sektörümüzün arkasında cesaretle durdu. Sektörümüzün en zor döneminde acentalarımıza cesaretle sahip çıktı. Kendisine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.” dedi. TÜRSAB BAŞKANINDAN BURKAY’A TEŞEKKÜR Başkan Burkay’ın kente kazandırdığı turizm odaklı yatırımların önemini vurgulayan Firuz Bağlıkaya, “İbrahim Başkanımıza Bursa’yı ziyaret etmek için oluşturduğu sebepler, hayata geçirdiği projeler ve ortaya koyduğu büyük vizyon için ayrıca teşekkür ederim. Başkanımızın ortaya koyduğu bu liderlik her türlü takdirin üzerindedir.” ifadelerini kullandı. Bağlıkaya, acentaların vize süreçleri, hac-umre operasyonları ve yabancı çevrim içi platformlara yönelik yasal düzenlemeler konusunda yürüttükleri mücadeleleri de paylaştı. TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker de sektörün tüm aktörlerinin aynı hedef etrafında buluşmasının kente büyük ivme kazandırdığını belirtti. Hasan Eker, “BTSO ve TÜRSAB iş birliğinde Bursa turizminin tüm dinamiklerini tek çatı altında buluşturduk. Şehrimizin tanıtımı, acentalarımızın iş hacminin büyümesi ve Bursa’nın hak ettiği turizm gelirine ulaşması için ortak akılla çalışmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu. TÜRSAB Güney Marmara BTK Başkanı Engin Balta ise ‘ben değil, biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayarak, “Bursa tarihten devraldığımız büyük bir mirastır. Önceliğimiz bu mirası korumak ve Bursa’daki seyahat acentalarımızın pastadan hak ettiği payı almasını sağlamaktır. Kaçak turlarla kararlılıkla mücadele ederken sektörümüzün nitelikli gelişimine odaklanıyoruz. Bizler için makamlar değil, mesleğimizin ve Bursa turizminin geleceği esastır.” dedi.

Tahran-Trabzon arasındaki ilk direkt uçak seferleri başladı Haber

Tahran-Trabzon arasındaki ilk direkt uçak seferleri başladı

İran'ın başkenti Tarhan'dan Trabzon'a başlatılan uçuşların ilkini gerçekleştiren uçak, havalimanında törenle karşılandı. Törene, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Kültür ve Turizm İl Müdürü Tamer Erdoğan, İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Hossein Khosravi, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erkut Çelebi ve turizm paydaşları katıldı. BİRLİKTE ÇALIŞMA YÜRÜTTÜK Başkan Genç, süreçte emeği geçen herkese teşekkür ederek “Şehrimiz için önemli bir gün. Tahran’dan şehrimize haftada iki sefer olmak üzere uçuşlar başladı. Yaklaşık iki yıldır süren bir çalışma savaş nedeniyle biraz kesintiye uğramıştı. Hep birlikte bu çalışmayı yürüttük ve bugün nihayete erdi. Şehrimizin turizmine katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. TRABZON MARKA ŞEHİR Başkan Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Turizm şehri Trabzon’umuzda şu anda birçok ülkenin uçağı var. Bu, Trabzon’un marka şehir olduğunun ispatıdır. İran ile tarihten gelen ilişkilerimiz var. Geçtiğimiz ay İran Ankara Büyükelçimiz ziyaretimize gelmişti. Trabzon Başkonsolosumuzla da dün görüştük. Limanın yeniden kullandırılması, turizm konusu ve karşılıklı ilişikleri çok önemsiyoruz. İran’ın Reşt ve Zincan şehirleri ile kardeş şehiriz. Geçtiğimiz ay aldığımız bir kararla Tebriz ile de kardeş şehir olduk. 18 kardeş şehrimiz var bunlardan 3’ü İran’da.” İLİŞKİLERİ ÖNEMSİYORUZ Trabzon’un daha cazip bir şehir haline gelmesi için durmandan çalıştıklarını ifade eden Başkan Genç, “Almanya’nın dört şehrinden Trabzon'umuza direkt uçuş var. Yine Bakü’den, Bahreny’den, Birleşik Arap Emirlikleri bölgesinden, Bağdat’tan, Katar Doha’dan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, Kuveyt’ten, Özbekistan’dan, Suudi Arabistan’ın altı şehrinden, Umman’dan ve Ürdün’den direkt uçuş var. Mısır’dan geçtiğimiz hafta başlamıştı, şimdi de İran’dan başladı. Şehrimizin bu yönünü daha güçlü kılmak için biz de yoğun bir çabanın içerisindeyiz. Belediye başkanı olarak çalışmalardan dolayı çok mutluyum. İnşallah sayıları artar ve şehrimiz daha güçlü, cazip bir şehir haline gelir” diye konuştu. SÜREKLİ İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDEYİZ Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erkut Çelebi, süreçle ilgili bilgi vererek şunları kaydetti: “Trabzon’umuza bir bölgemizden daha uçak seferleri başlatıldı. Bu durum Trabzon’umuzun ne kadar önemli bir destinasyon merkezi olduğunu gösteriyor. İran seferleri için dört yıldır çalışıyorduk. Birkaç kez denememiz oldu. Bir ay önceki toplantımızda bir karar verildi. Bu karar sonucunda ilk sefer başlatıldı. Uçak 140 kişiyle dolu olarak geldi. Birçok bölgeyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Tahran da bizim için çok önemliydi. Sürekli iş birliği içerisindeyiz ve bunu devam ettirmeye çalışıyoruz. Hem turizmi hem de ticareti canlandıracağız. Trabzon’umuza hayırlı olsun.” TARİHİ BİR GÜN İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Hossein Khosravi ise, “Burada olmaktan çok mutluyuz. İlk seferimizi Tahran’dan gerçekleştirdiğimiz için çok daha mutluyuz. Halkımız uzun zamandır bekliyordu. Burada yaşayan vatandaşlar, öğrenciler ve tüccarlar uçuş için çok fazla talepte bulunmuştu. Çok iyi bir başlangıçtır bu. Bugün çok tarihi bir gün. Daha önce Türkiye ve İran arasında 4 milyon turist vardı, daha çok turiste sahip olacağız. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Metin Genç’e de teşekkür ediyoruz, yardımları çok etkiliydi. Diğer makamlar ve Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı da çok yardımcı oldu. Umuyorum ki Trabzon daha ileriye gidecektir” diye konuştu. Tahran- Trabzon seferleri Salı ve Cuma olmak üzere haftada iki kez gerçekleştirilecek.

TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu heyeti, Yunanistan’ın Gümülcine kentinde Doğu Makedonya ve Trakya Eyalet Başkanı Christodoulos Topsidis ile bir araya geldi. Haber

TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu heyeti, Yunanistan’ın Gümülcine kentinde Doğu Makedonya ve Trakya Eyalet Başkanı Christodoulos Topsidis ile bir araya geldi.

TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Egemen Aydın ile beraberindeki heyet, Yunanistan’ın Gümülcine kentinde Doğu Makedonya ve Trakya Eyalet Başkanı Christodoulos Topsidis’i ziyaret etti. Görüşmede Türkiye ile Yunanistan arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesi, karşılıklı turist hareketliliğinin artırılması ve iki bölgenin ortak tanıtımına yönelik çalışmalar değerlendirildi. Toplantının önemli gündem maddelerinden biri sınır kapılarındaki yoğunluk oldu. Turistlerin geçiş süreçlerinin hızlandırılması ve yaşanan yoğunlukların azaltılması konusunda yapılabilecek çalışmalar görüşüldü. Yunan makamları ayrıca Kastanies Sınır Kapısı’nın modernizasyonuna ilişkin hazırlıkların son aşamaya geldiğini ve projenin 2028 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi. Modernizasyonla birlikte sınır geçişlerinin daha hızlı ve konforlu hale getirilmesi amaçlanıyor. ENEZ LİMANI İÇİN KRİTİK GÖRÜŞME Görüşmede Enez’e yapılması planlanan Gümrük Limanı da gündeme geldi. Limanın hayata geçirilmesiyle Enez’den Taşoz, Semadirek ve diğer Yunan adalarına ulaşımın kolaylaşacağı, bunun da bölgedeki turizm hareketliliğine katkı sağlayacağı değerlendirildi. Egnatia Otoyolu üzerinde seyahat eden turistlerin ihtiyaçlarını karşılayacak yeni dinlenme tesislerinin oluşturulmasına yönelik çalışmalar da toplantıda ele alınan konular arasında yer aldı. YUNAN HEYETİ EDİRNE’YE GELECEK Doğu Makedonya ve Trakya Eyalet Başkanlığı yetkilileri, önümüzdeki günlerde Edirne’yi ziyaret ederek TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu ve Edirne Valiliği ile görüşmek istediklerini ifade etti. Gerçekleştirilmesi planlanan ziyarette ortak turizm projeleri, Enez Limanı ve sınır ötesi iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik yeni adımların ele alınması bekleniyor. TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Egemen Aydın, görüşmenin oldukça verimli geçtiğini belirterek, Türkiye ve Yunanistan arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesi konusunda iki tarafın da güçlü bir irade ortaya koyduğunu söyledi.

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor Haber

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor

Antalya’nın en önemli turizm merkezlerinden Manavgat ve Side, milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan güçlü turizm altyapısı, tarihi ve kültürel zenginlikleri, uzun sezon avantajı ve gelişen yatırım potansiyeliyle bölge ekonomisine katkısını artırıyor. Yaklaşık 250 bin nüfusa sahip Manavgat, her yıl yaklaşık 6 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlarken, bölgenin önümüzdeki yıllarda yeni bir büyüme dönemine hazırlanması bekleniyor. Gayrimenkul ve turizm alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren girişimci Ahmet Tanır, bölgenin turizmdeki büyüme potansiyeline dikkat çekerek 2030 yılı için 10 milyon turist hedefinin mümkün olduğunu belirtti. Türkiye’nin en yoğun turizm destinasyonlarından biri olan Side-Manavgat, milyonlarca ziyaretçinin oluşturduğu ekonomik hareketlilikle büyümeye devam ediyor. Bölge, sahip olduğu uzun turizm sezonu, tarihi mirası, doğal güzellikleri ve yatırım potansiyeliyle yalnızca tatil rotası değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik merkez olma özelliği taşıyor. Milyonlarca turistin ziyaret ettiği destinasyonda artan konaklama ve yerleşim ihtiyacı gayrimenkul piyasasını desteklerken, turizm ekonomisi farklı sektörlerde de hareketlilik yaratıyor. 250 bin nüfusa 6 milyon turist Manavgat’ın yaklaşık 250 bin kişilik nüfusuna karşılık yılda 6 milyon civarında ziyaretçi ağırladığını belirten Ahmet Tanır, bu rakamın bölgenin turizmde ulaştığı ölçeği ortaya koyduğunu söyleyerek, “250 bin nüfuslu bir şehirde nüfusumuzun yaklaşık 20-25 katı misafir ağırlıyoruz. Bu, dünya ölçeğinde oldukça özel bir rakam” dedi. Side-Manavgat’ın yalnızca otel ve konaklama sektöründen oluşan bir turizm merkezi olmadığını belirterek, ‘‘Bölgeye gelen turistlerin restoranlardan ulaşıma, alışverişten eğlenceye kadar çok sayıda alanda harcama yaptığını ve bunun şehir ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Misafirlerimiz yalnızca otelde konaklamıyor; şehri geziyor, restoranlara gidiyor, ulaşım araçlarını kullanıyor, alışveriş yapıyor ve yerel üreticilerden ürünler alıyor. Dolayısıyla turizm, şehrin tamamına yayılan bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Turizm 50’ye yakın sektörü besliyor Turizmin bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin yalnızca konaklama sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Tanır, turizmin 50’ye yakın sektörü harekete geçiren geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğuna dikkat çekerek, “Turizm artık sadece insanların tatil yaptığı bir sektör değil; şehirlerin ekonomisini canlandıran, yatırımları yönlendiren ve istihdam oluşturan önemli bir kalkınma aracı. İnşaat, gayrimenkul, ulaşım, tarım, yiyecek-içecek, perakende ve hizmet sektörlerinin turizm hareketliliğinden doğrudan veya dolaylı olarak etkileniyor. ” dedi. Hedef 2030’da 10 milyon turist Side-Manavgat’ın turizm yolculuğunun son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Tanır, 1980’li yılların başında birkaç bin ziyaretçiyle başlayan turizm hareketliliğinin bugün yaklaşık 6 milyon turist seviyesine ulaştığını söyledi. Bölgenin önümüzdeki dönemde yalnızca turist sayısını artırmaya değil, sahip olduğu turizm çeşitliliğini daha etkin kullanmaya odaklanması gerektiğini belirten Tanır, “Ben inanıyorum ki 2030 itibarıyla bölgemizde 10 milyon turisti ağırlayabileceğimizi düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Side’nin 2 bin 500 yıllık tarihi turizmin gücünü artırıyor Side-Manavgat’ın turizm potansiyelinin yalnızca deniz, kum ve güneşten oluşmadığını belirten Tanır; Side Antik Kenti, Apollon Tapınağı, Antik Tiyatro, arkeolojik çalışmalar, yaylalar, yerel gastronomi ve kültürel değerlerin bölgenin turizm çeşitliliğine önemli katkı sunduğunu ifade ederek, “Bölgemiz artık sadece deniz, kum, güneş turizmiyle anılmıyor. Side, 2 bin 500 yıllık tarihiyle çok özel bir kültür ve tarih merkezi. Yaylalarımız, yerel gastronomimiz ve kültürümüz de birçok turist için önemli cazibe unsurları” dedi. Özellikle Side Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik çalışmaların ve “Gece Müzeciliği” uygulamasının ziyaretçilerin bölgeyle daha fazla etkileşim kurmasına imkân sağladığını belirten Tanır, kültür turizminin destinasyon ekonomisi açısından önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Turizm sezonu marttan kasıma uzanıyor Side-Manavgat’ın Türkiye’nin en uzun turizm sezonlarından birine sahip olduğunu belirten Tanır, bölgede sezonun mart ayının sonlarından kasım ayına kadar devam ettiğini söyleyerek, “Mart sonu itibarıyla başlayan sezonumuz kasım ayına kadar devam ediyor. İklimin de sağladığı avantajla Side-Manavgat’ta yaklaşık 300 gün güneşli bir iklim yaşıyoruz” dedi. Yaklaşık 300 güne ulaşan güneşli gün sayısının da bölgenin turizm açısından önemli avantajlarından biri olduğunu belirten Tanır; İsveç, Norveç, Almanya, İngiltere ve Rusya gibi farklı pazarlardan turistlerin yanı sıra yaz döneminde Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yerli ziyaretçilerin de bölge ekonomisine katkı sunduğunu ifade etti.

21 gün boyunca gerçekleştirilen Uluslararası Bursa Festivali Finalinde Özcan Deniz vardı Haber

21 gün boyunca gerçekleştirilen Uluslararası Bursa Festivali Finalinde Özcan Deniz vardı

Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) organizasyonuyla bu yıl 64’üncüsü düzenlenen Uluslararası Bursa Festivali, ilklere sahne oldu. Konserlerden tiyatro gösterilerine kadar çok sayıda seçkin etkinlikle sanatseverleri buluşturan festivalin son programı büyük bir coşkuyla gerçekleşti. Uludağ İçecek ana sponsorluğunda düzenlenen festival kapsamında Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alan ünlü sanatçı Özcan Deniz, yılların eskitemediği şarkılarıyla Bursalıları adeta mest etti. Ünlü sanatçı sahne performansıyla müzikseverlerden tam not aldı. Açıkhava’yı dolduran ve konser boyunca hep bir ağızdan şarkılara eşlik eden izleyenler, Özcan Deniz’i gece boyunca ayakta alkışladı. Festivalin son konserinde Bursalılara müzik ziyafeti sunan Özcan Deniz’e, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan, teşekkür çiçeği takdim etti. “YARIM ASRI AŞAN FESTİVAL” Muhteşem bir konserle final yapan, 64. Uluslararası Bursa Festivali’ni değerlendiren Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa festivalinin yarım asrı aşan geçmişiyle uluslararası alanda önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Başkan Vekili Biba, bu yıl birçok ilke imza atılan festivalde, 34. Uluslararası Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması’nın ardından gerçekleştirilen, 12 konser, 1 tiyatro oyunu ve 1 çocuk gösterisi olmak üzere toplam 14 etkinlikle,100 bine yakın Bursalıyı sanatla buluşturduklarının altını çizdi. “HER YAŞTAN SANATSEVERE HİTAP EDEN FESTİVAL” Festival programının her yaştan ve her kesimden sanatsevere hitap edecek şekilde zengin bir yelpazede gerçekleştiğini belirten Başkan Vekili Şahin Biba, “Her yaştan Bursalıyı sanatın ortak paydasında buluşturmak bizler için bu yolculuğun en kıymetli kazanımı oldu. Bursa festivali, artık yalnızca bir etkinlik değil, Bursa’nın kültürel kimliğinin ve köklü sanat geleneğinin önemli bir parçasıdır” dedi. İLKLERE İMZA ATILDI Bu yıl festivalin ilklere sahne olduğunu hatırlatan Başkan Vekili Biba, Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’ndaki etkinliklerin yanı sıra festivalde Bursa’nın tarihi ve doğal güzelliklerini de içine alan sanat buluşmalarının da gerçekleştiğini söyledi. Başkan Vekili Biba, “Şehrimizin en önemli doğal güzelliklerinden olan Gölyazı’da ilk kez uluslararası nitelikte bir konser gerçekleştirdik. Aynı zamanda İznik Roma Antik Tiyatrosu'nun iki bin yıllık tarihi atmosferinde, farklı kültürlerden ezgilerin buluştuğu özel bir konser de düzenleyerek, festivalimizin şehrimizin tanıtım ve turizm potansiyeline de katkı sunmasını amaçladık. Ayrıca bu yıl ilk kez, tamamen çocuklara yönelik bir gösteri ve “Cimri” adlı tiyatro oyunuyla, sahne sanatlarını da festivale dahil ederek etkinlik yelpazemizi genişlettik” diye konuştu. “ETKİNLİKLERDE SOSYAL KAPSAYICILIĞA ÖNCELİK VERİLDİ” “Festivalimizin sosyal kapsayıcılığı da öncelikli başlıklarımızdan biri oldu” diyen Başkan Vekili Biba, “Sevgi evleri ve huzurevlerinde yaşayan vatandaşlarımızı etkinliklerimizde misafir ettik. Engelli vatandaşlarımız için ücretsiz bilet uygulamasını hayata geçirdik. Böylece kültür ve sanatın toplumun tüm kesimleri için erişilebilir olması yönündeki yaklaşımımızı güçlendirdik” ifadelerini kullandı. Bursalı sanatseverlerin yoğun ilgisi ve katkı verenlerin destekleriyle bu köklü geleneği bir yıl daha ileriye taşımanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Başkan Vekili Biba, festivalin ardından Bursa’da kültür sanat yolculuğunun, şehrin dört bir yanında devam eden etkinliklerle süreceğini sözlerine ekledi. Başkan Vekili Biba, festivalin başarıyla gerçekleşmesini sağlayan başta Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) Başkanı Zekeriya Birkan olmak üzere, yönetim kurulu üyeleri, sponsorlar ile tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Bursa’da 21 Temmuz’da başlayan festival yolculuğunun ünlü sanatçı Özcan Deniz’in muhteşem konseriyle, görkemli bir şekilde tamamlandığını ifade eden Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan, “Haftalar boyunca müziğin ve sahne sanatlarının birbirinden değerli örneklerine ev sahipliği yapan festivalimiz, Bursa’mızın kültür ve sanat hayatına bir kez daha değer kattı. Bu yıl, birçok ilki yaşadığımız festivalimizi Bursalılarımızın yoğun teveccühü ile tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Şehrimizin en köklü kültürel geleneği olan festivalimizi, Bursa Büyükşehir Belediyemizin desteği, Belediye Başkanımız Sayın Şahin Biba’nın öncülüğü, yönetim kurulumuzun özverisi ve çalışma arkadaşlarımızın büyük emekleriyle hazırladık. Ortaya çıkan bu başarıda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bursa’mızın kültür ve sanat hayatının bu köklü geleneği güçlenerek devam edecek” İfadelerini kullandı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan Kayseri YHT hattına sıkı takip Haber

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan Kayseri YHT hattına sıkı takip

Anadolu’nun kavşak noktasında bulunan, sanayi ve ticaretin yanı sıra eğitim, sağlık, spor, turizm ile tarım ve hayvancılık alanlarında da adından söz ettiren Kayseri’ye kazandırılacak Ankara-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nde çalışmalar hummalı bir şekilde sürerken proje çalışmaları Ankara düzeyinde de yakından takip ediliyor. Bu çerçevede, bir dizi program kapsamında Kayseri’ye gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ile birlikte Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Düver Mahallesi’ndeki şantiyesini ziyaret ederek hummalı şekilde süren çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Uraloğlu ve Başkan Büyükkılıç’a, incelemeleri esnasında Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Ömer İleri, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AYGM Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ile AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan ve MHP Kayseri İl Başkan Yardımcısı Bilgehan Hatip eşlik etti. Bakan Abdulkadir Uraloğlu ve Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç ile beraberlerindeki heyet çalışmaları tüm hızıyla süren Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nin Kocasinan ilçesi Düver Mahallesi’ndeki şantiyesini ziyaret etti. Çalışma yerinde inceleyen Bakan Uraloğlu ve Başkan Büyükkılıç, projenin son durumuna dair kurmayları ve yüklenici firma yetkililerinden brifing aldı. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Başkan Büyükkılıç ve beraberindeki heyet ile birlikte incelemelerinin ardından basın toplantısı düzenledi. Ankara-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi’ndeki son durumu yerinde değerlendirmek için Düver şantiyesinde bir araya geldiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, ulaştırma hizmetinin ekonomi, ticaret ve toplumsal refah açısından önemine işaret etti. Uraloğlu, “Bu kapsamda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık. Sadece yeni hatlar inşa etmedik. Devraldığımız bütün demiryolu ağını baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Hızlı tren hattımız 11 şehre doğrudan, birçok şehre de bölgesel bağlantılarla hizmet vererek nüfusumuzun yarısından fazlasına ulaşıyor” dedi. “20,5 Kilometre Uzunluğunda Toplam 22 Tünel ve 6 Bin 608 Metre Uzunluğunda 27 Demiryolu Köprüsü İnşa Ediyoruz” Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı ile birlikte ülkenin dört bir yanında devam eden projelerden söz eden Bakan Uraloğlu, 2028’e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayısını 11’den 27’ye yükselteceklerinin altını çizerek, “Bu büyük vizyonumuzun önemli bir halkası da 142 kilometre uzunluğundaki Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattımız. Saatte 250 kilometre hız yapabilen, yine çift hatlı, elektrikli ve sinyalli bir tren hattı inşa ediyoruz. Aynı zamanda sıfırdan bir hat inşa ediyoruz. Eski hattımızı da koruyarak. Hattımız üzerinde Yerköy, Şefaatli, Yenifakılı, Himmetdede ve Kayseri olmak üzere 5 istasyonumuz bulunmaktadır. Proje kapsamında 20,5 kilometre uzunluğunda toplam 22 tünel, 6 bin 608 metre uzunluğunda 27 demiryolu köprüsünü de birlikte inşa ediyoruz” şeklinde konuştu. “Ankara-Kayseri Arası Seyahat Süresini 7 Saatten 1 Saat 45 Dakikaya Düşüreceğiz” Bakan Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı ile Ankara-Kayseri arası seyahat süresinin 7 saatten 1 saat 45 dakikaya düşeceğini vurgulayarak, “Yerköy Yüksek Hızlı Tren Garı’ndan Kayseri’ye uzanan bu hat tamamlandığında Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı ile birbirine entegre olacak. Böylece Kayseri, doğrudan yüksek hızlı tren hattı konforuyla buluşmuş olacak. Projemizin işletmeye açılmasıyla, mevcut konvansiyonel demiryolu ile olan Ankara-Kayseri arası seyahat süresini 7 saatten 1 saat 45 dakikaya düşüreceğiz. Yine İstanbul’a 5 saatte hızlı tren ve ekonomik ulaşım imkânıyla ulaşmış olacağız” diye konuştu. Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı’nın Kayseri için avantajlarında da değinen Bakan Uraloğlu, “Erciyes’te kayak sezonunu kaçırmak istemeyen bir Ankaralı kardeşimiz hafta sonu sabahı yola çıkıp öğleden önce pistte olma imkânına sahip olacak. İstanbul’da işi ya da düğünü olan bir Kayserili vatandaşımız sadece 5 saatlik bir yolculukla konaklama derdi olmadan aynı gün gidip dönme imkânına sahip olacak. Cumhurbaşkanımız diyor ya nereden nereye” dedi. “Yaklaşık Yüzde 53’lük Bir Fiziki İlerleme Seviyesine Geldik, 2028 Yılının İkinci Yarısında Bitirmeyi Hedefliyoruz” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı projesinde yüzde 53’lük ilerleme kaydedildiğini açıklayarak, “Proje genelinde bugün itibariyle yaklaşık yüzde 53’lük bir fiziki ilerleme seviyesine geldiğimizi özelikle belirtmek isterim. Yani işin yarısından fazlasını tamamlamış bulunuyoruz. Kalan kısımlardaki işlerimize de tüm hızıyla devam ediyoruz. Projemizi 2028 yılının ikinci yarısında bitirmeyi hedefliyoruz. İnşallah Himmetdede’ye kadar olan bölümünü 2027 yılı içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Elbette zamanda biraz ileri geri aksamalar olabilir ama biz bu iradeyi ortaya koyuyoruz. İnşallah onu da tekâmül ettirmeye gayret edeceğiz. Biz de şantiyemizi yakından takip edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Yılda 5,5 Milyon Yolcu ve 3 Milyon Ton Yük Taşıma İmkânı” Projenin tamamlandığında 5,5 milyon yolcu ve 3 milyon ton yük taşıma kapasitesi ile hizmet verileceğine dikkat çeken Uraloğlu, şunları söyledi: “Bu büyük proje tamamlandığında yalnızca iki şehri değil, Anadolu’nun kalbinden geçen bir kalkınma koridorunu harekete geçirmiş olacağız. Hattımızı işletmeye aldığımızda yılda 5,5 milyon yolcu ve 3 milyon ton yük taşıma imkânına sahip olacağız. Bilindiği gibi Kayseri, asırlardır üretimin şehri. Mobilyasından tekstiline, gıdasından savunma sanayiinde kadar ürettiğini dünyaya satan şehrimiz. Bu hat tamamlandığında Kayserili üreticilerimiz ürününü limanlara, organize sanayi bölgelerine ve komşu illere çok daha hızlı, çok daha ucuza taşımış olacak. Erciyes’in kayak turizmi, Mimar Sinan’ın izleri, Kayseri’nin eşsiz coğrafyası, artık sadece karayoluyla ve havayolu ile değil, konforlu bir tren yolculuğuyla da milyonlarca ziyaretçimize ev sahipliği yapacak. Kısaca bu hat Kayseri’nin asırlık ticaret ruhunu, yeni yüzyıla, Türkiye Yüzyılı hızına taşıyacak. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.” Bakan Uraloğlu, Yerköy-Kayseri arasındaki çalışmalarla Kayseri için yeni bir demiryolu hattı inşa edildiği gibi şehrin tüm demiryolu altyapısının da yenilendiğini belirterek, Anafartarlar-Şehir Hastanesi-Mobilyakent tramvay hattını Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile birlikte inşa ettiklerini kaydetti. Uraloğlu, Kayseri’ye Boğazköprü mevkiinde 670 bin metrekarelik alanda 1 milyon 800 bin ton taşıma kapasiteli Lojistik Merkezi’ni kazandırdıklarını dile getirerek, ülkenin turizm merkezleri olan Antalya, Konya ve Kapadokya bölgesini Kayseri’ye ve dolayısıyla hızlı demiryolu ağına bağlayacak Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya demiryolu projesini de hayata geçirmeyi hedeflediklerini duyurdu. Bakan Uraloğlu, “Bu şehre yakışır ve Kayserililere yaraşır yeni bir havalimanı terminal binasını da inşa edip onu da hizmete açmıştık. Yıllık 2,5 milyon yolcu kapasiteli olan Kayseri Havalimanı yolcu kapasitesini yeni terminal binamız ile 6 milyon yolcuya çıkardık. Bu sayede önümüzdeki dönemde gelişen Erciyes ve Kapadokya turizm talebi ve bölgenin ticaret hacminin de hesap edilerek, başta Kayseri olmak üzere bölgenin hava trafiği ve ulaşımı açısından önünde bulunan önemli bir engeli de geride bırakmış olduk” şeklinde konuştu. “Hayalden Gerçeğe Dönüştürüyoruz” Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın Türkiye Yüzyılı ulaşım vizyonunun çok somut bir ifadesi olduğuna vurgu yaparak, “Bu hat sadece ray döşemek değil, refahı uzatmaktır, milletimizin hayatını kolaylaştırmaktır. Çalışmalarımızı bitirdiğimizde ülkemizin bir prestij projesini daha başarıyla tamamlamanın inşallah hep beraber gururunu yaşayacağız. Ülkemizin adına büyük ve önemli bir projeyi daha hayalden gerçeğe dönüştürüyoruz. Bu düşüncelerle işçisinden mühendisine, projemizi yürüten tüm yüklenici firmalarımıza, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğümüze ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da Yüksek Hızlı Tren Projesi’nden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür etti. Başkan Büyükkılıç, “Sanayisi, ticareti, turizmi, tarım ve hayvancılığı, eğitim ve sağlık salanındaki potansiyeli ile Anadolu’nun parlayan yıldızı Kayseri’miz Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi ile ülkemizin önde gelen şehirleri arasındaki konum ve önemini daha da arttıracak. Bu önemli yatırım şimdiden Kayseri’mize ve bölgemize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.

Almanya'da alarm: Ren Nehri tarihinin en düşük seviyelerinden birine geriledi Haber

Almanya'da alarm: Ren Nehri tarihinin en düşük seviyelerinden birine geriledi

Almanya'nın en önemli su yollarından Ren Nehri, haftalardır etkili olan sıcak hava dalgası ve yetersiz yağışların ardından ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kaldı. Nehirdeki su seviyesinin bazı ölçüm noktalarında tarihi düşük değerlere ulaşması, başta taşımacılık olmak üzere enerji, sanayi, turizm ve doğal yaşam açısından yeni riskleri beraberinde getirdi. Özellikle Köln, Düsseldorf ve Duisburg çevresindeki ölçüm istasyonlarında kaydedilen düşük seviyeler, Ren Nehri'ndeki su kaybının boyutunu ortaya koydu. Köln'deki ölçüm istasyonunda salı sabahı su seviyesinin kısa süreliğine 66 santimetreye kadar gerilemesi, bölgedeki kuraklığın ulaştığı kritik noktayı gösterdi. Uzmanlar, sıcak hava koşullarının devam etmesi ve yeterli yağış alınamaması halinde önümüzdeki günlerde daha düşük seviyelerin görülebileceği uyarısında bulunuyor. Düşük su seviyesi yük taşımacılığını vurdu Ren Nehri, Almanya ve Avrupa'nın en önemli ticaret koridorlarından biri olarak çok sayıda yük gemisine ev sahipliği yapıyor. Nehir üzerinden taşınan petrol ürünleri, kimyasal maddeler, kömür, tahıl ve sanayi ürünleri, Almanya'nın üretim merkezleri açısından büyük önem taşıyor. Ancak su seviyesindeki sert düşüş, gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ciddi şekilde azaltıyor. Nehirde seyreden yük gemileri, karaya oturma riskini azaltabilmek için normal kapasitesinin yalnızca yaklaşık yüzde 25 ila 40'ı oranında yük taşıyabiliyor. Bu durum, aynı miktardaki ürünün taşınabilmesi için daha fazla sefer yapılmasını zorunlu hale getiriyor. Sefer sayısındaki artış ise yakıt, personel ve operasyon maliyetlerini yükseltiyor. Bunun yanında nehir taşımacılığındaki yavaşlama, fabrikaların ihtiyaç duyduğu hammaddelerin zamanında ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. Sanayi ve tedarik zincirleri baskı altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın ekonomik etkisinin yalnızca taşımacılık sektörüyle sınırlı kalması beklenmiyor. Nehir güzergahında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin önemli bir bölümü, hammadde ve ürün sevkiyatında Ren Nehri'ne bağlı durumda. Su seviyesinin kritik noktalara düşmesi, özellikle ağır ve yüksek hacimli ürünlerin taşınmasını güçleştiriyor. Taşımacılık maliyetlerindeki artışın zamanla ürün fiyatlarına da yansıması ihtimali bulunuyor. Bu nedenle Ren Nehri'ndeki kuraklık, Almanya'nın sanayi üretim kapasitesi ve Avrupa genelindeki tedarik zincirleri açısından yakından takip edilen bir risk haline geldi. Feribot seferleri durma noktasına geldi Kuraklığın etkileri günlük yaşamda da hissedilmeye başladı. Ren Nehri üzerinde çalışan bazı feribot hatlarında su seviyesinin kritik seviyeye inmesi nedeniyle seferler tamamen durduruldu. Bazı bölgelerde ise yalnızca daha hafif araçların taşınmasına izin veriliyor. Özellikle Rheinland-Pfalz eyaletindeki bazı feribot bağlantılarının askıya alınması, nehrin iki yakasında yaşayan vatandaşların ulaşımını doğrudan etkiliyor. Turistik yolcu gemileri de düşük su seviyesinden olumsuz etkileniyor. Bazı şirketler seferlerini iptal ederken, bazıları güzergah değişikliğine gidiyor veya belirli iskelelerde durmaktan vazgeçiyor. Enerji üretiminde de risk büyüyor Ren Nehri'ndeki su kaybı, enerji sektörü açısından da dikkat edilmesi gereken sonuçlar doğuruyor. Nehir suyunu soğutma amacıyla kullanan bazı enerji tesisleri, düşük su seviyesi ve yüksek su sıcaklığı nedeniyle çalışma kapasitelerini azaltmak zorunda kalabiliyor. Özellikle sıcak hava dönemlerinde su sıcaklığının yükselmesi, enerji santrallerinin çevreye bırakabileceği suyun sıcaklığı konusunda da ek kısıtlamalar oluşturabiliyor. Bu durum, enerji talebinin yüksek olduğu sıcak dönemlerde üretim kapasitesi üzerinde ilave baskı oluşturma potansiyeline sahip. Balıklar ve su ekosistemi tehdit altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın en önemli sonuçlarından biri de ekolojik dengede görülüyor. Su miktarının azalması ve sıcaklığın yükselmesi, balıklar başta olmak üzere nehirde yaşayan canlıların yaşam alanlarını daraltıyor. Oksijen seviyesinin düşmesi de bazı türler açısından hayati risk oluşturabiliyor. Çevre kuruluşları, Ren Nehri'nin yalnızca Avrupa'nın önemli bir ticaret güzergahı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Nehrin aynı zamanda geniş bir ekosisteme ve su kaynakları sistemine ev sahipliği yaptığına dikkat çekiliyor. Almanya için uzun vadeli su politikası çağrısı Ren Nehri'nde yaşanan son gelişme, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlara göre kısa süreli yağışlarla sorunun tamamen çözülmesi mümkün olmayabilir. Daha uzun ve sıcak yaz dönemlerinin yaşanması ihtimali, Almanya'nın su yönetimi konusunda yeni stratejiler geliştirmesini gerektiriyor. Çevre kuruluşları, ülke genelinde su kıtlığına karşı uzun vadeli bir ulusal plan hazırlanmasını ve nehirlerin yalnızca ekonomik değerleri üzerinden değil, ekolojik işlevleriyle birlikte korunmasını istiyor. Ren Nehri'ndeki su seviyesinin önümüzdeki günlerde nasıl seyredeceği, hem Almanya'nın ekonomik faaliyetleri hem de Avrupa'nın önemli tedarik zincirleri açısından kritik önem taşıyor. Yağışların yetersiz kalması halinde ulaşım ve sanayi üzerindeki baskının daha da artabileceği belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.