Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tuncay Sonel

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tuncay Sonel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tuncay Sonel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülistan Doku soruşturmasında Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel 4 farklı suçlamadan daha tutuklama kararı aldı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel 4 farklı suçlamadan daha tutuklama kararı aldı

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu ve eski polis memuru Gökhan Ertok hakkında dört farklı suçlama kapsamında yeniden tutuklama kararı verildi. Soruşturma kapsamında yapılan dijital incelemelerde elde edilen yeni bulguların ardından üç isim, cezaevinden alınarak Erzurum'a getirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, daha sonra yoğun güvenlik önlemleri altında Erzurum Adliyesi'ne sevk edildi. Dijital materyallerdeki incelemeler soruşturmanın seyrini değiştirdi Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e ait dijital materyaller üzerinde teknik inceleme gerçekleştirildi. İncelemeler sonucunda, Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski polis memuru Gökhan Ertok arasındaki bazı yazışmaların dosyaya dahil edildiği belirtildi. Söz konusu dijital verilerin; suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemlerindeki verilerin yok edilmesi veya değiştirilmesi başlıkları kapsamında değerlendirildiği aktarıldı. Bu gelişmelerin ardından soruşturma kapsamında yeni operasyonlar düzenlendi. Ankara'da eş zamanlı operasyon yapıldı Soruşturma kapsamında 23 Temmuz tarihinde Ankara'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda şüpheliler E.E. ve S.K. gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin tamamlanmasının ardından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok, "nitelikli yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma" ile "kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi" suçlamaları kapsamında tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkeme, üç isim hakkında bu suçlamalar yönünden de tutuklama kararı verdi. Soruşturmada tutuklu sayısı 16 oldu Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden S.K. de tutuklanırken, E.E. hakkında adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. Son kararlarla birlikte Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmalarda tutuklu bulunan kişi sayısının 16'ya yükseldiği bildirildi. Soruşturmanın, yeni deliller ve teknik incelemeler doğrultusunda genişletilerek sürdürüldüğü öğrenildi. Başsavcılıktan "kanunsuz ilişki ağı" açıklaması Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daha önce yapılan açıklamada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in dijital materyallerinde gerçekleştirilen incelemelerde çeşitli bilgi ve belgelere ulaşıldığı belirtilmişti. Açıklamada, elde edilen verilerin "kamu gücünün kötüye kullanıldığı kanunsuz bir ilişki ağına ve Türk Ceza Kanunu'nda yer alan çeşitli suçlara temas eder nitelikte" olduğu değerlendirmesine yer verilmişti. Başsavcılık, elde edilen deliller doğrultusunda soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı şüphelilere yönelik Ankara'da operasyon gerçekleştirildiğini ve iki kişinin yakalanarak gözaltına alındığını açıklamıştı. Gülistan Doku soruşturmasının geçmişi Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'de kayboldu. Ailesinin kayıp ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmalarından ise uzun süre sonuç alınamadı. Doku'nun ailesi, 6 Ocak 2020 tarihinde emniyete başvurarak kızlarının kayıp olduğunu bildirdi. O tarihten bu yana devam eden soruşturma, Türkiye'nin yakından takip ettiği dosyalardan biri haline geldi. Soruşturma kapsamında daha önce çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Bazı şüpheliler tutuklanırken, bazı kişiler hakkında adli kontrol tedbirleri uygulandı. Dosyada "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi veya yok edilmesi", "bilişim sistemlerine hukuka aykırı müdahale", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" gibi suç başlıkları üzerinden inceleme yürütüldüğü belirtildi. Firari şüpheli hakkında uluslararası süreç Soruşturma kapsamında kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş'ın ABD'de yakalandığı bildirildi. Yetkililerin, dosyada yer alan tüm bağlantılar ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda soruşturmayı sürdürdüğü ifade edildi. Ayrıca dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in de soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla ifadesine başvurulduğu aktarıldı. Analiz: Yeni deliller soruşturmanın kapsamını genişletti Gülistan Doku dosyasında son gelişmeler, soruşturmanın dijital deliller ve yeni ifadeler üzerinden farklı bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Özellikle elektronik materyallerden elde edilen yazışmalar, telefon kayıtları ve dijital veriler, son yıllarda devam eden adli soruşturmalarda önemli delil kaynakları arasında yer alıyor. Ancak devam eden soruşturmalarda suçlamaların hukuki kesinlik kazanması için yargı sürecinin tamamlanması gerekiyor. Mahkemelerin vereceği nihai kararlar, dosyanın hukuki sonucunu belirleyecek.

Gülistan Doku soruşturmasında Firari Altaş'ın 'Her şeyi anlatırım' mesajları dosyaya girdi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Firari Altaş'ın 'Her şeyi anlatırım' mesajları dosyaya girdi

Tunceli’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, dikkat çeken yeni iddialar gündeme geldi. Doku’nun kaybolduğu gece aynı araçta bulunduğu belirtilen Umut Altaş’ın, babasıyla yaptığı yazışmaların dosyaya dahil edildiği bildirildi. İddiaya göre firari Altaş’ın mesajlarında, “Savcı hanımı arar her şeyi anlatırım” ve “Ötecem lan her şeyi” ifadeleri yer aldı. Para tartışması ve tehdit iddiası Soruşturma dosyasına giren yazışmalara göre, Umut Altaş’ın 2022 yılında önce Meksika’ya, ardından yasa dışı yollarla ABD’ye gittiği öne sürüldü. 9 Ocak 2026 tarihli mesajlarda Altaş’ın babasından 9 bin dolar istediği, babası Celal Altaş’ın ise daha önce gönderdiğini belirttiği 150 bin doları geri talep ettiği iddia edildi. Bu tartışma üzerine Umut Altaş’ın, “Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika’ya niye yolladığınızı söylerim” ifadelerini kullandığı ileri sürüldü. “Her şeyi anlatırım” çıkışı Baba ile oğul arasında geçen yazışmalarda gerilimin arttığı da öne sürüldü. İddiaya göre Celal Altaş’ın sert sözlerine karşılık Umut Altaş, “Bırak rol yapmayı. Sen susturuyordun ya. Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak” şeklinde mesajlar gönderdi. Ağabeyin iddiası da dosyada Soruşturma kapsamında daha önce Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın açıklamaları da gündeme gelmişti. Sidar Altaş’ın, Doku ailesinin avukatına kardeşinin kendisine, “Türkay bana ‘Kız hamile kaldı, aldırmak istemedi, ben de kafasına sıktım’ dedi” şeklinde konuştuğunu aktardığı iddia edilmişti. 12 kişi tutuklanmıştı Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın da bulunduğu 12 kişi, “kasten öldürme” ve “delilleri karartma” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Gülistan Doku soruşturmasında 6 saatlik kayıp görüntü 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku davasında, ailenin avukatı Ali Çimen çok konuşulacak bir iddiayı gündeme taşıdı. Avukat Çimen, Gülistan’ın kaybolmasından bir gün önce baş şüpheliyle yan yana geldiğini kanıtlayan 6 saatlik kamera kaydının gizlendiğini söyledi. X sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Çimen, 4 Ocak 2020 tarihine (Gülistan'ın Doku’nun kaybolmasından bir gün öncesi) ait yeni detaylar paylaştı. İddiaya göre, "Baymak" adlı iş yerine ait 6 saatlik görüntü kayıtlarında, Gülistan’ın çalıştığı kafeye baş şüphelinin geldiği ve bu gelişin ardından Gülistan’ın hızla iş yerini terk ettiği görülüyor. Olayın en dikkat çekici noktası ise bu temasın daha önce resmi kayıtlara "yok" olarak geçmesi. Avukat Ali Çimen, daha önce söz konusu şüphelinin o gün orada bulunmadığına dair tutanak tutulduğunu hatırlatarak şu soruları sordu: “Bulunmadığı tutanağa bağlanan baş şüpheli ile Gülistan’ın temaslarını gösteren 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı? Bu nasıl olabilir?" Gülistan Doku’nun akıbetiyle ilgili sis perdesi aralanmaya çalışılırken, ortaya çıkan bu "gizlenen görüntü" soruşturmanın seyri açısından büyük önem taşıyor., Bulunmadığı tutanağa bağlanan; Baş şüpheli M. SONEL İle Gülistan’ın 04.01.2020 tarihinde, yani öldürme olayından 1 gün önce Gülistan’ın çalıştığı kafe de temaslarının ( baş şüpheli gelince Gülistan hızlıca işi bırakıp çıkıyor) olduğunu gösteren Baymak adlı iş yerinin 6 saatlik… — Ali ÇİMEN (@av_cmn) April 28, 2026

Tutuklanan eski vali Tuncay Sonel 'in savcılık ifadesi Haber

Tutuklanan eski vali Tuncay Sonel 'in savcılık ifadesi

Sonel, Gülistan Doku’ya ait SİM kartı koruma polis Şükrü Eroğlu aracılığıyla polis memuru Gökhan Ertok’a gönderdiğini kabul ederek, “Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim” dedi. Sonel, SİM kartı neden resmi yollarla değil de elden ve bir zarfın içinde gönderdiğini de şöyle cevapladı: “Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül Doku olduğunu gördüm. Merdivenin başında “sayın valim bir SİM kart var” dedi. Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan, yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası, savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım. Bu olay kayıp olayından iki ya da üç hafta sonra olmuştu. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla buradan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesi olarak işaret ettiğim alan vardı.” Valiliğin hesabını kim yönetiyordu Tuncay Sonel, savcının “Aca Bilişim” isimli şirkete para gönderip göndermediğine ve valiliğin sosyal medya hesaplarını kimlerin yönettiğine ilişkin soru üzerine şu cevabı verdi: “Aca Bilişim şirketine herhangi bir ücret göndermedim. Bununla ilgili bilgim yoktur. Ne valilik ne de kayyumluk yaptığım belediyede böyle bir ödeme söz konusu olmamıştır. Mehmet Aca’nın sahibi olduğu şirketin valiliğin sosyal medya hesaplarının yönetiminde herhangi bir yetkisi yoktu. Benzer şekilde belediyenin de böyle bir işi yoktu. Ancak Gökhan’a (SİM kartın gönderildiği polis) zaman zaman yukarıda bahsettiğim gibi kayyum olduğumuz için sosyal medya üzerinden gelen tehditlerle alakalı birkaç fikir danıştığımız olmuştur. Aynı zamanda Gökhan, sosyal medya üzerinden takipçi yüklemesi gibi herhangi bir şey yapmadım. Bu yönde bir talebim olmadı. Valiliğin sosyal medya hesabı valilik bünyesinde yapılıyordu. Yani Basın Müdürlüğü bünyesinde işlemleri gerçekleştiriyorduk. Bunun için herhangi bir yere ücret ödemedik.” “Şahsi hesabımdan gönderiyordum” Savcının, Şükrü Eroğlu tarafından gönderilen 7 Şubat 2020 tarihinde 5.000 TL, 17 Mart 2020 tarihinde 5.000 TL ve 5 Kasım 2021 tarihinde 20.000 TL’ye ilişkin sorusunu yanıtlayan Sonel, şu ifadelere yer verdi: “Bu para gönderimleri normal gönderimlerdir. Harçlık niyetine zaman zaman gönderiyorduk. Gökhan’ın da talep ettiği oluyordu. Kendi şahsi hesabımdan gönderiyordum. Gökhan’ın teknik olarak bir şeye ihtiyacı varsa istediğinde gönderiyordum.”

Gülistan Doku soruşturmasında Eski vali Dersim Valisi Tuncay Sonel gözaltında Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Eski vali Dersim Valisi Tuncay Sonel gözaltında

Gülistan Doku soruşturmasında suç delillerini yok ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan dönemin Dersim Valisi Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi. Tuncay Sonel'in adliyeye sevk edilirken kelepçesiz olduğu görüldü. Gülistan Doku'nun ailesi X hesabından yaptığı açıklamada, Tuncay Sonel’in neden kelepçesiz olduğunu sordu. Aile, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Türkiye İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi etiketleyerek, “Neden "Kelepçeli" değil? Sayın @abakingurlek @mustafaciftcitr @RTErdogan bu Gülistan'a bize ülkemize haksızlık. Bu örtbasçının yaptıkları apaçık ortada. Niye bu özel muamele?” diye sordu. Neden "Kelepçeli" değil? Sayın @abakingurlek @mustafaciftcitr @RTErdogan bu Gülistan'a bize ülkemize haksızlık. Bu örtbasçının yaptıkları apaçık ortada. Niye bu özel muamele? https://t.co/PGNqvI5rQn — GÜLİSTAN Doku 'nun Ailesi (@Dokuailesi) April 21, 2026 Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Sonel'in emniyetteki işlemleri tamamlandı. Erzurum Şehir Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, adliyeye götürüldü. Dersim Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen yazıda, Sonel hakkında "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu" belirtilmişti. Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin, hakkında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılan Sonel, açığa alınmıştı. Sonel, 13 Haziran 2017-9 Haziran 2020 arasında Dersim’de görev yapmış ve 17 Nisan'da Elazığ'da gözaltına alınmıştı. 11 zanlı tutuklanmıştı Üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Dersim’e gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti. Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Dersim Cumhuriyet Başsavcılığı’nca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği belirtilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği belirtilen dönemin Dersim Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Dersim İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zaynal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesi’nin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Turhan Çömez: Gülistan Doku’nun SİM kartındaki delillerin silinmesi için valilik bütçesinden para gönderildi Haber

Turhan Çömez: Gülistan Doku’nun SİM kartındaki delillerin silinmesi için valilik bütçesinden para gönderildi

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çömez; eski Dersim Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in, uyuşturucu kullanmayı reddeden Doku’yu tecavüz edip öldürdüğünü, cesedin gizlice gömüldüğünü söyledi. Çömez ayrıca "Cinayet izleri valilik bütçesinden 10 bin dolar harcanarak silindi" dedi. Turhan Çömez, olayın bir "kayıp" vakası değil, vahşi bir cinayet ve sistemli bir gizleme operasyonu olduğunu söyledi. Çömez, iddiasının detaylarını şu ifadelerle dile getirdi: "İddiaya göre; milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna ‘özel bir oda’ tahsis ediyor. Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor. Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor. Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor." Yer: Tunceli… AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş… İddiaya göre; Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor. Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz… pic.twitter.com/9iwhHhhfxg — Turhan Çömez (@ComezTurhan) April 19, 2026 "Cinayet izlerini silmek için valilik bütçesinden 10 bin dolar harcandı" Çömez’in en dikkat çekici iddialarından biri de cinayetin ardından delillerin yok edilmesi süreciyle ilgili oldu. Devletin imkanlarının suçun üstünü örtmek için seferber edildiğini söyleyen Çömez, süreci şöyle anlattı: "Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor. Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor. Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor. Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor. Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor." Hastane kayıtları ve "yılın doktoru" ödülü Olayın sağlık bürokrasisi ayağında da dehşet verici usulsüzlükler olduğunu belirten Turhan Çömez, delil karartma operasyonuna katılanların ödüllendirildiğini öne sürerek şunları kaydetti: “Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor. Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı ‘Yılın Doktoru’ ödülünü veriyor. Vali de kendisini, yaptığı ‘başarılı hizmetlerden dolayı’ İl Sağlık Müdürü olarak atıyor. Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri..." “Bu, çürümüş düzenin küçük bir resmi" Siyasi iktidara sert eleştiriler yönelten Çömez, Gülistan Doku dosyasının AK Parti’nin "Türkiye Yüzyılı" vizyonunun bir özeti olduğunu savundu. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarını sessiz kalmakla suçlayan Çömez, açıklamasını şu sarsıcı ifadelerle noktaladı: “‘Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur’ diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi bu… Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler. Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı. Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz? Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.