Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tübi̇tak

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazi Teknopark, teknoloji üretiminden girişimciliğe, kamu desteklerinden uluslararası pazarlara kadar uzanan çok yönlü bir büyüme sürecinden geçiyor. Haber

Gazi Teknopark, teknoloji üretiminden girişimciliğe, kamu desteklerinden uluslararası pazarlara kadar uzanan çok yönlü bir büyüme sürecinden geçiyor.

Yaklaşık 20 bin metrekarelik kapalı alanda 180’in üzerinde teknoloji firmasına ev sahipliği yapan bölgede yaklaşık 1.400 Ar-Ge, yazılım, tasarım ve destek personeli görev yapıyor. Gazi Teknopark’ta kuruluşundan bugüne yürütülen proje sayısı ise 2 bini aşmış durumda. Yazılım, mühendislik, sağlık teknolojileri, yapay zekâ, enerji ve bilimsel araştırma alanlarında faaliyet gösteren firmaları aynı çatı altında buluşturan Gazi Teknopark, yalnızca ofislerin bulunduğu bir çalışma alanı olmanın ötesine geçiyor. Üniversite, girişimci, yatırımcı, teknoloji firması ve kamu kurumları arasında kurulan bağ, bölgenin teknoloji ekosistemindeki asıl gücünü oluşturuyor. Gazi Teknopark İşletme Direktörü Burcu Alkan Bilir, büyümenin yalnızca firma sayıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek kurumun yaklaşımını şu sözlerle özetledi: “Bizim büyüme anlayışımız, nicelikten çok nitelik üzerine kuruludur. Daha fazla firmaya ev sahipliği yapmanın ötesinde; projelerin ticarileşmesi, sürdürülebilir satış başarısı yakalaması, nitelikli istihdam oluşturması ve küresel pazarlarda rekabet eden markalara dönüşmesi önceliğimizdir.” Gazi Teknopark’ta Doluluk Oranı Yüzde 98’e Ulaştı Gazi Teknopark’a teknoloji firmalarının gösterdiği ilgi, son yıllardaki firma ve doluluk oranlarına da yansıdı. Kuruluşundan bu yana Gazi Teknopark istikrarlı bir büyüme performansı sergiledi Firmaların yaklaşık yüzde 22’sinin kuluçka statüsünde faaliyet göstermesi, bölgenin yalnızca yerleşik şirketlerin değil, yenilikçi girişimlerin de gelişimini destekleyen güçlü bir ekosistem sunduğunu göstermektedir. 2023 yılında yüzde 89 seviyesinde bulunan doluluk oranı, 2025’te yaklaşık yüzde 100’e ulaştı. Kiralanabilir alanın neredeyse tamamının dolması, Gazi Teknopark’ın Ankara’daki teknoloji firmaları açısından önemli bir çekim merkezine dönüştüğünü ortaya koydu. Burcu Alkan Bilir, artan talebin teknopark yönetiminin sorumluluklarını da büyüttüğüne dikkat çekti: “Teknopark yönetimi yalnızca firmalara çalışma alanı sağlamaktan ibaret değil. Firmaların mevzuata uygun çalışmasından Ar-Ge projelerinin takibine, kamu desteklerinden ticarileşme süreçlerine kadar geniş bir sorumluluk alanımız bulunuyor. Girişimcilerin karşılaştığı engelleri azaltmaya ve teknolojik ürünlerin pazara ulaşmasını kolaylaştırmaya çalışıyoruz.” Ar-Ge Projelerinin Bütçesi 44,4 Milyar Liraya Çıktı Gazi Teknopark’ın 2025 performansında en dikkat çekici gelişmelerden biri, yürütülen Ar-Ge projelerinin sayısında ve toplam bütçesinde yaşandı. Ar-Ge proje sayısı %12 artarken projelerin toplam bütçesi 44,4 milyar TL'ye yükselerek yaklaşık 4 kat oranında artış gösterdi. Böylece bir yıl içinde proje bütçelerinde dikkat çekici bir büyüme kaydedildi. Teknolojik çalışmaların pazara ulaşma kapasitesini gösteren ticarileşmiş proje sayısı da 206’dan 240’a yükseldi. Ar-Ge desteklerinden yararlanma kapasitesi de önemli ölçüde güçlendi. TÜBİTAK destekli proje sayısı yüzde 17 artışla 54’e ulaşırken, bu projelere sağlanan toplam destek 72 milyon TL oldu. Avrupa Birliği Çerçeve Programları kapsamında desteklenen proje sayısı ise yüzde 67 yükseldi. Burcu Alkan Bilir, bir Ar-Ge projesinin yalnızca teknik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi: “Bir projenin teknik açıdan başarıyla tamamlanması son derece değerli. Ancak teknolojinin kullanıcıya ulaşması, satışa dönüşmesi ve sürdürülebilir bir iş modeline kavuşması da gerekiyor. Firmalarımızın proje aşamasından ticarileşmeye kadar uzanan yolculuğunda yanlarında olmaya çalışıyoruz.” Mikro ve küçük şirketlerin teknoloji üretiminde hızlı hareket edebildiğini belirten Alkan Bilir, bu firmaların destek ihtiyaçlarının da büyük şirketlerden farklılaştığını ifade etti: “Genç teknoloji şirketleri yenilik üretme konusunda son derece hızlı ve çevik olabiliyor. Ancak finansman, mevzuat, nitelikli insan kaynağı ve pazara erişim konularında daha fazla yönlendirmeye ihtiyaç duyabiliyorlar. Sunduğumuz hizmetleri bu ihtiyaçları dikkate alarak geliştirmeye çalışıyoruz.” Gazi Teknopark Firmalarının Cirosu 12,2 Milyar Liraya Yükseldi Ar-Ge projelerinde yaşanan büyüme, Gazi Teknopark firmalarının ticari performansına da yansıdı. Toplam cirodaki %91’lik ve yurt içi satışlardaki %138’lik artış, Gazi Teknopark firmalarının geliştirdikleri teknoloji ve yenilikçi çözümleri başarıyla ticarileştirdiğini, iç pazardaki rekabet gücünü önemli ölçüde artırdığını göstermektedir. İç pazardaki büyümenin önemli bir başarı olduğunu belirten Burcu Alkan Bilir, ihracat verilerinin gelecek dönemin önceliklerinden birini ortaya çıkardığını söyledi: “Firmalarımızın yurt içi satışlarındaki artış, geliştirilen ürün ve hizmetlerin pazarda karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak bu büyümeyi uluslararası pazarlara da taşımamız gerekiyor. Londra, Amsterdam ve Dubai’de yürüttüğümüz çalışmaların temel hedeflerinden biri, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak.” Dört Kıtaya Uzanan Küresel Ağ: Amsterdam, Londra, Dubai ve Yakında Singapur Gazi Teknopark, firmalarının uluslararası müşterilere, yatırımcılara ve iş ortaklarına ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla yurt dışı irtibat ofisleri üzerinden yeni bir yapılanma oluşturdu. Amsterdam İrtibat Ofisi aracılığıyla 2025 yılında düzenlenen sektörel ticaret heyetine altı teknoloji firması katıldı. Program kapsamında saha ziyaretleri, Batı Avrupa pazarına giriş eğitimleri ve firmalar arası görüşmeler gerçekleştirildi. Programa katılan Gazi Teknopark firmalarından biri, Hollanda merkezli bir telekomünikasyon ve ağ altyapısı şirketiyle iş ortaklığı geliştirdi. Taraflar arasındaki görüşmeler sözleşme aşamasına kadar ilerledi. Londra İrtibat Ofisinin desteğiyle bölgede faaliyet gösteren bir bilişim eğitim firması, Birleşik Krallık’ta ofis açarak hedef pazarda doğrudan çalışmaya başladı. Gazi Teknopark’ın üçüncü yurt dışı irtibat noktası ise 24 Ekim 2025 tarihinde Dubai’de faaliyete geçirildi. Dubai ofisiyle firmaların Orta Doğu pazarına girişinin kolaylaştırılması, yeni iş bağlantılarının kurulması ve yerel mevzuata ilişkin destek sağlanması hedeflendi. Uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda yeni yurt dışı irtibat noktaları ve ticari heyet programları üzerinde çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu kapsamda, farklı lokasyonlarda yeni uluslararası iş birlikleri ve projelerin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi planlıyoruz. Burcu Alkan Bilir, yurt dışı ofislerin yalnızca kurumsal temsil noktaları olarak görülmediğini vurguladı: “Uluslararası irtibat ofislerimizi yalnızca iletişim kurulan noktalar olarak değerlendirmiyoruz. Firmalarımızı yeni müşterilerle, yatırımcılarla ve iş ortaklarıyla buluşturan aktif iş geliştirme merkezlerine dönüştürmek istiyoruz.” Gazi BİGG Anahtar Programıyla 92 Girişimci Şirketleşti Gazi Teknopark’ın teknoloji girişimciliğine yönelik en önemli çalışmalarından biri, TÜBİTAK 1812 Teknogirişim Sermaye Desteği kapsamında yürütülen Gazi BİGG Anahtar Programı oldu. Programda teknoloji tabanlı iş fikri bulunan girişimcilere iş modeli oluşturma, finansal planlama, iş planı hazırlama ve teknoloji girişimciliği alanlarında eğitim verildi. Girişimciler aynı zamanda birebir mentorluk desteğinden yararlandı. Son yedi yılda programa katılan 92 girişimci, TÜBİTAK’tan toplam yaklaşık 33 milyon liralık hibe desteği almaya hak kazanarak şirketini kurdu. 2025 yılında yaklaşık 45 girişimci adayı programa başvurdu. Ön değerlendirmeyi geçen 16 girişimciye çevrim içi eğitim ve mentorluk desteği sağlandı. Sürecin sonunda dört girişimci TÜBİTAK 1812 desteği almaya hak kazandı. Gazi Üniversitesinden bir akademisyen ile bir öğrenci de 2025 yılında program kapsamında destek alan isimler arasında yer aldı. Burcu Alkan Bilir, girişimcilerin şirketleşmeden önce iş fikirlerini kapsamlı biçimde değerlendirmelerinin önemli olduğunu belirtti: “Bir iş fikrinin bulunması tek başına yeterli değil. Fikrin hangi sorunu çözdüğünün, hedef kitlesinin kim olduğunun ve nasıl gelir üreteceğinin doğru biçimde belirlenmesi gerekiyor. Ön kuluçka ve BİGG programlarımızla girişimcilerin şirketleşmeden önce daha sağlam bir temel oluşturmasına yardımcı oluyoruz.” Ön Kuluçkadan 20 Yeni Şirket Doğdu Gazi Teknopark’ın ön kuluçka hizmetlerinden yararlanan girişimci sayısı yüzde 59 oranında artış gösterdi. Ön kuluçka sürecini tamamlayan girişimcilerden 20’si şirketleşirken üç girişim TÜBİTAK BİGG desteği almaya hak kazandı. Bu girişimlere toplam 2,7 milyon lira fon sağlandı. Kuluçka merkezinden mezun olan firma sayısı yüzde 47 oranında artış gösterdi. Mezun olduktan sonra Gazi Teknopark bünyesinde faaliyetlerini sürdürmeyi seçen firmaların oranı yüzde 33 olarak gerçekleşti. Kuluçka firmalarının toplam cirosu bir önceki seneye kıyasla yüzde 83 oranında arttı. Ar-Ge harcamalarının ciro içerisindeki payı ise yüzde 32’den yüzde 44’e çıktı. Bu sonuçlar, kuluçka programlarının yalnızca eğitim ve danışmanlık hizmeti sunmadığını; yeni şirketlerin kurulmasına, gelir elde etmesine ve Ar-Ge yatırımlarını büyütmesine doğrudan katkı sağladığını gösterdi. Teknoloji Firmaları Kamu Pazarına Açılıyor Gazi Teknopark, bölgede geliştirilen yerli teknoloji ürünlerinin kamu kurumlarına ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla Devlet Malzeme Ofisi ile Tekno Katalog Platformu çalışmalarını yürüttü. 2025 yılında 70 teknoloji firmasıyla birebir görüşme gerçekleştirildi. Firmaların ürünleri, teknik yeterlilikleri ve kamu ihtiyaçlarına cevap verebilme kapasiteleri değerlendirildi. Yapılan çalışmaların ardından dört firma Devlet Malzeme Ofisi katalog sürecine dâhil edildi. Technomedicare tarafından geliştirilen yerli ve millî Scop-er Video Laringoskop cihazı, platform üzerinden kamu kurumlarına satıldı. BenimPOS firmasının geliştirdiği yazılım çözümleri de Tekno Katalog Platformu’nda yerini aldı. Devlet Malzeme Ofisi ile yürütülen çalışmaların organizasyonunda aktif sorumluluk üstlenen Burcu Alkan Bilir, firmaların teknik ve mevzuata ilişkin hazırlıklarının tamamlanması, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve gerekli eğitimlerin düzenlenmesi süreçlerinde görev aldı. Alkan Bilir, kamu pazarına erişimin yerli teknoloji üretiminin sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını belirtti: “Bir teknoloji firmasının geliştirdiği ürünün kamu kurumlarının ihtiyacını karşılaması hem şirketin büyümesine hem de yerli teknoloji kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Firmalarımızın kamu pazarına erişimini kolaylaştıran modelleri geliştirmeye devam edeceğiz.” Gazi Teknopark’ın Elektrik İhtiyacının Yüzde 32’si Güneşten Karşılanıyor Gazi Teknopark, sürdürülebilirlik ve yenilenebilir enerji çalışmalarını yalnızca desteklediği projelerle sınırlı tutmuyor. Bölgenin kendi enerji ihtiyacının önemli bir bölümü güneş enerjisi santrallerinden karşılanıyor. GES-I ve GES-II sistemlerinde 2025 yılında toplam 384 bin kilovatsaatin üzerinde elektrik üretildi. Bu üretim, Gazi Teknopark binasının toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 32’sini karşıladı. Güneş enerjisi sistemlerinden elde edilen ekonomik katkı 2 milyon lirayı aşarken performans kaybı yaşayan santralin yenilenmesi ve kapasitesinin artırılması için yaklaşık 10 milyon 156 bin liralık yatırım gerçekleştirildi. Gazi Teknopark bünyesindeki mikroşebeke ve batarya depolama altyapısının, enerji ve yazılım firmaları tarafından geliştirilecek yeni projelerde uygulama ve demonstrasyon alanı olarak kullanılması için de çalışmalar başlatıldı. Burcu Alkan Bilir, sürdürülebilirlik hedeflerinin kurumun kendi faaliyetlerine de yansıması gerektiğini söyledi: “Teknoloji geliştiren bir kurumun sürdürülebilirliği yalnızca anlatması yeterli değil. Kendi enerji tüketiminde ve kurumsal faaliyetlerinde de uygulanabilir çözümler geliştirmesi gerekiyor. Güneş enerjisi ve depolama altyapımızı aynı zamanda yeni projeler için bir uygulama alanına dönüştürmek istiyoruz.” EBYS, E-İmza ve ISO 9001 ile Kurumsallaşma Hızlandı Gazi Teknopark’ın 2025 yılında gerçekleştirdiği dönüşüm yalnızca firma ve proje sayılarıyla sınırlı kalmadı. Kurum içindeki belge, arşiv ve iş süreçleri de dijital ortama taşındı. Elektronik Belge Yönetim Sistemi ve e-imza uygulamasına geçilerek yazışmaların, belge yönetiminin ve arşivleme işlemlerinin daha hızlı ve izlenebilir biçimde yürütülmesi sağlandı. Aynı dönemde ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi alındı. Kurumsal süreçler yeniden tanımlanırken görev dağılımları, kayıt altyapısı ve iş akışları standart bir yapıya kavuşturuldu. Gebze Teknik Üniversitesindeki yüksek lisansını 4,00 not ortalamasıyla tamamlayan Burcu Alkan Bilir’in akademik çalışmaları da kurumun kalite ve süreç yönetimi hedefleriyle örtüşüyor. Alkan Bilir, “Proje Yönetiminde Toplam Kalite Yönetiminin Proje Başarısına Etkisi” başlıklı tezinde ekip yönetimi, üst yönetimin katılımı, tedarik süreçleri, performans değerlendirmesi ve müşteri odaklılık gibi unsurların proje başarısına etkisini yaklaşık 600 katılımcıdan elde edilen verilerle inceledi. Alkan Bilir, kurumsallaşmanın görünmeyen ancak kalıcı başarının temelini oluşturan bir çalışma olduğunu ifade etti: “Hızla büyüyen yapılarda süreçlerin kişilere bağlı olmaktan çıkarılması gerekiyor. Ölçülebilir, izlenebilir ve sürekli geliştirilebilir bir sistem kurulmadığında büyümeyi sürdürülebilir hâle getirmek mümkün değil.” Teknoloji Ekosistemi Toplumsal Faydayla Buluştu Gazi Teknopark’ın 2025 yılı çalışmaları arasında eğitim, dayanışma ve toplumsal katılım odaklı projeler de yer aldı. Gölbaşı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ile yürütülen Kardeş Okul Projesi kapsamında bir ilkokulun eğitim materyali ihtiyaçları karşılandı. Öğrenciler Gazi Teknopark’ta ağırlanarak teknoloji firmalarını ziyaret etti ve geliştirilen projeleri yakından tanıma imkânı buldu. Kadınların üretimlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Kadın El Emeği Alışveriş Festivali düzenlendi. LÖSEV ile gerçekleştirilen çalışmalarda ise vakfın faaliyetlerinin tanıtılmasına ve ürünlerinin sergilenmesine destek verildi. Gazi Teknopark’ın sosyal sorumluluk faaliyetlerinde aktif rol üstlenen Burcu Alkan Bilir; LÖSEV iş birlikleri, ağaçlandırma çalışmaları ve Kardeş Okul Projesi’nin organizasyon süreçlerinde görev aldı. Teknoloji ekosisteminin toplumdan bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Alkan Bilir, sosyal sorumluluk anlayışını şu sözlerle anlattı: “Teknoloji insan için üretiliyor. Bu nedenle teknoloji geliştiren kurumların içinde bulundukları toplumla güçlü bir ilişki kurması gerekiyor. Çocukların bilim ve teknolojiyle daha erken yaşlarda tanışmasını, kadınların üretimlerinin görünür olmasını ve dayanışma kültürünün güçlenmesini önemsiyoruz.” Gazi Teknopark’ın Yeni Dönem Hedefleri Neler? Gazi Teknopark’ın gelecek dönem çalışma programında girişimciliğin güçlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişim ve kurumsal altyapının geliştirilmesi öne çıkıyor. Gazi BİGG Anahtar Programı’ndan daha fazla girişimcinin yararlanması, yurt dışı irtibat ofislerinin firma satışlarına daha güçlü katkı sunması ve teknoloji şirketlerine yönelik eğitim programlarının artırılması hedefleniyor. Firmaların marka değerlerinin geliştirilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması, güneş enerjisi kapasitesinin büyütülmesi ve bina iyileştirme çalışmalarının sürdürülmesi de gelecek dönemin öncelikleri arasında bulunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bölge dışı kuluçka merkezi düzenlemesi kapsamında Bölge dışında yeni bir Girişim Ofisinin faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalar da devam ediyor. Burcu Alkan Bilir, yeni dönem hedeflerinin merkezinde Gazi Üniversitesinin akademik gücüyle teknoloji girişimciliğinin daha fazla buluşturulmasının bulunduğunu söyledi: “Daha fazla öğrencinin, akademisyenin ve girişimcinin teknoloji tabanlı iş fikirlerini hayata geçirmesine destek olmak istiyoruz. Firmalarımızın yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da sürdürülebilir biçimde büyümesini hedefliyoruz.” Yaklaşık 20 bin metrekarelik bir alanda başlayan teknoloji yolculuğu bugün yüzlerce firma, binlerce çalışan ve milyarlarca liralık Ar-Ge projesiyle devam ediyor. Gazi Teknopark’ın gelecekteki başarısı ise yalnızca ulaşılan rakamlarla değil; geliştirilen teknolojilerin nitelikli istihdama, ihracata, çevresel sürdürülebilirliğe ve toplumsal faydaya ne ölçüde dönüştürülebildiğiyle belirlenecek. YAZI :2 Burcu Alkan Bilir: “Teknoloji Üretmek Kadar O Teknolojinin Önünü Açmak Da Önemli” Türkiye’nin teknoloji yolculuğunda çoğu zaman geliştirilen ürünler, alınan patentler, yatırım miktarları ve başarıya ulaşan girişimler konuşuluyor. Ancak bir fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün de ekonomik değere dönüşebilmesi için perde arkasında çok güçlü bir yönetim ve koordinasyon mekanizmasının çalışması gerekiyor. Gazi Üniversitesinin akademik gücüyle 2008 yılında Gazi Üniversitesi ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi Gölbaşı Yerleşkesi’nde faaliyete başlayan Gazi Teknopark, bugün yüzlerce teknoloji firmasının, girişimcinin, akademisyenin ve Ar-Ge çalışanının bir araya geldiği önemli bir teknoloji ekosistemi hâline gelmiş durumda. Bu ekosistemin yönetim tarafında görev yapan isimlerden biri de Gazi Teknopark İşletme Direktörü Burcu Alkan Bilir. Proje yönetimi, toplam kalite yönetimi, Ar-Ge destekleri, teknopark mevzuatı, kurumsallaşma ve iş geliştirme alanlarında deneyim kazanan Alkan Bilir, Ekim 2022’de İş Geliştirme Uzmanı olarak başladığı Gazi Teknopark yolculuğunu Ocak 2025’ten itibaren İşletme Direktörü olarak sürdürüyor. Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni Nizamettin Bilici, Burcu Alkan Bilir ile kariyer yolculuğunu, Gazi Teknopark’ın 2025 performansını, girişimcilerin karşılaştığı güçlükleri ve teknoloji ekosisteminin geleceğini konuştu. “Kariyerinizin Bugünkü Noktaya Ulaşmasında Hangi Deneyimler Belirleyici Oldu? Nizamettin Bilici: Burcu Hanım, eğitim ve kariyer geçmişinize baktığımızda işletme, bilişim, proje yönetimi, kalite sistemleri ve Ar-Ge gibi birçok alanın bir araya geldiğini görüyoruz. Bu yolculuk nasıl başladı? Burcu Alkan Bilir: Eğitim hayatımın başından itibaren işletme ile teknolojinin birbirinden ayrı düşünülmemesi gerektiğine inandım. Lise eğitimimi Bilişim Teknolojileri alanında tamamladıktan sonra Mersin Üniversitesi İşletme Bilgi Yönetimi Bölümünde lisans eğitimi aldım. İşletme Bilgi Yönetimi, teknoloji ile yönetim bilimlerini bir araya getiren bir alan. Bu eğitim bana yalnızca işletmelerin nasıl yönetildiğini değil, bilginin, teknolojinin ve süreçlerin nasıl yönetilmesi gerektiğini de gösterdi. Üniversite döneminde Polonya’daki Radom Ekonomi Akademisinde İngilizce işletme eğitimi alma fırsatı buldum. Farklı bir ülkede eğitim görmek, farklı çalışma kültürlerini tanımam ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakabilmem açısından önemliydi. Daha sonra Gebze Teknik Üniversitesinde işletme alanında yüksek lisans yaptım. Yüksek lisansımı 4,00 not ortalamasıyla tamamladım. Tez çalışmamda ise proje yönetiminde toplam kalite yönetiminin proje başarısına etkisini araştırdım. Yaklaşık 600 kişinin katıldığı araştırmada proje yöneticileri, ekip üyeleri, üst yönetim, tedarikçiler, müşteri odaklılık ve performans değerlendirme sistemleri arasındaki ilişkiyi incelemeye çalıştım. Bu çalışma, bugün yaptığım işe bakışımı da önemli ölçüde şekillendirdi. Çünkü başarılı bir proje yalnızca iyi bir fikirden oluşmuyor. İyi planlama, doğru iletişim, zaman yönetimi, insan kaynağı, kalite anlayışı ve güçlü bir takip mekanizması da gerekiyor. “Teknolojik Bir Ürünün Fikirden Pazara Ulaşan Bütün Süreçlerini Görme Fırsatım Oldu” Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark öncesinde teknoloji ve sanayi şirketlerinde farklı görevler üstlendiniz. Bu deneyimler size neler kazandırdı? Burcu Alkan Bilir: Kariyerimin ilk dönemlerinde robot teknolojileri ve makine sektörlerinde proje yönetimi, Ar-Ge, belgelendirme ve teşvik süreçlerinde görev aldım. İlk çalıştığım yerde teknolojik ürünlerin malzeme listelerinden patent ve tasarım tescil işlemlerine, CE belgelendirmesinden test süreçlerine kadar birçok çalışmanın içinde yer aldım. Bir teknolojinin ortaya çıkmasının tek başına yeterli olmadığını orada çok net gördüm. Ürünün teknik belgelerinin hazırlanması, fikrî ve sınai mülkiyet haklarının korunması, gerekli testlerin yapılması, teşvik mekanizmalarının araştırılması ve belgelendirme süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Keramik Makina’da ise Yönetim Sistemleri Uzmanı olarak TÜBİTAK ve KOSGEB projelerinin takibinde, Ar-Ge merkezi raporlamalarında, teknopark işlemlerinde, süreç yönetiminde ve kalite sistemlerinde görev aldım. ISO 9001, ISO 14001 ve iş sağlığı ve güvenliği sistemleriyle ilgili çalışmalar yürüttüm. Şirket süreçlerinin yazılması, görev tanımlarının hazırlanması, iç tetkiklerin yapılması ve kurumsal hafızanın oluşturulması gibi görevler üstlendim. Bu deneyimler bana teknolojik bir ürünün fikir aşamasından üretime, belgelendirmeden ticarileşmeye kadar uzanan bütün yolculuğunu görme fırsatı verdi. Gazi Teknopark Yolculuğu Nasıl Başladı? Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’a katılmanız ve İşletme Direktörlüğüne uzanan süreciniz nasıl gelişti? Burcu Alkan Bilir: Gazi Teknopark’ta Ekim 2022’de İş Geliştirme Uzmanı olarak göreve başladım. Daha önce hem teknoloji firmalarında hem de teknopark süreçlerinde çalışmış olmam, buradaki görevlerime uyum sağlamamı kolaylaştırdı. İş geliştirme uzmanlığı döneminde firmaların günlük taleplerinden yıllık faaliyet raporlarının kontrolüne, personel ve akademisyen görevlendirme işlemlerinden muafiyet raporlarına kadar oldukça geniş bir çalışma alanım vardı. Firmaların 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yürütmesi gereken işlemlerin kontrolü, Ar-Ge projelerinin takibi, kamu destekleri, ihracat bilgileri, akademik yayınlar, fikrî ve sınai mülkiyet çalışmaları ile personel süreçleri görev alanlarımız arasındaydı. Ayrıca Devlet Malzeme Ofisi çalışmaları, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu bilgilendirmeleri, firmaların ihtiyaç duyduğu eğitimlerin düzenlenmesi ve sosyal sorumluluk projelerinin organizasyonu gibi çalışmalarda görev aldım. Ocak 2025 itibarıyla İşletme Direktörlüğü görevine başladım. Bu görevle birlikte hem günlük operasyonların hem de kurumun uzun vadeli hedeflerinin koordinasyonunda daha geniş bir sorumluluk üstlendim. “Teknopark Yönetimi Yalnızca Ofis Tahsis Etmekten İbaret Değil” Nizamettin Bilici: Teknoparkların kamuoyunda genellikle firmalara çalışma alanı sağlayan yapılar olduğu düşünülüyor. Bir teknopark yönetiminin görünmeyen tarafında neler var? Burcu Alkan Bilir: Teknopark yönetimi yalnızca firmalara ofis tahsis etmekten ibaret değil. Teknoloji geliştirme bölgeleri çok yönlü ve dinamik yapılardır. Bir tarafta akademisyenler, öğrenciler ve girişimciler bulunuyor. Diğer tarafta teknoloji firmaları, kamu kurumları, yatırımcılar, üniversiteler ve uluslararası iş ortakları yer alıyor. Bizim görevimiz; firmaların faaliyetlerini ilgili mevzuata uygun şekilde yürütmelerini sağlamak, Ar-Ge projelerini etkin biçimde takip etmek, teşviklerden doğru ve etkin şekilde yararlanmalarına rehberlik etmek, karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmek ve geliştirdikleri teknolojilerin ticarileşme süreçlerine katkı sunmak. Bir girişimci çok güçlü bir teknoloji geliştirebilir. Ancak mevzuat, raporlama, finansman veya pazara erişim konularında desteğe ihtiyaç duyabilir. Teknopark yönetiminin temel işlevlerinden biri, girişimcinin önündeki bu engelleri azaltmaktır. Teknoloji üretmek kadar o teknolojinin önünü açmak da önemlidir. Gazi Teknopark 2025 Yılını Nasıl Geçirdi? Nizamettin Bilici: Paylaşılan değerlendirmelere göre 2025, Gazi Teknopark açısından önemli bir büyüme yılı oldu. Bu dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz? Burcu Alkan Bilir: 2025 yılı Gazi Teknopark açısından hem büyümenin hem de kurumsal gelişimin öne çıktığı bir dönem oldu. Gazi Teknopark bugün yaklaşık 20 bin metrekare kapalı alanda, 180’in üzerinde teknoloji firmasına ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 1.400 Ar-Ge, yazılım, tasarım ve destek personeli burada görev yapıyor. Kuruluşumuzdan bugüne kadar 2 binin üzerinde proje Gazi Teknopark bünyesinde yürütüldü. Bölgenin doluluk oranının neredeyse yüzde 100, toplam kiralanabilir alanımızın neredeyse tamamı kullanılıyor. Ancak bizim için büyüme yalnızca firma sayısının artması anlamına gelmiyor. Firmaların daha nitelikli projeler geliştirmesi, istihdam oluşturması, ürünlerini ticarileştirmesi ve uluslararası pazarlara açılması da büyümenin önemli parçalarıdır. Ar-Ge Projelerinin Bütçesi 44,4 Milyar Liraya Yükseldi Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’ın Ar-Ge proje verilerinde dikkat çekici bir artış görülüyor. Bu artışı nasıl okumak gerekiyor? Burcu Alkan Bilir: 2025 yılında yürütülen Ar-Ge proje sayısı, yüzde 12 oranında artış gösterdi. Daha dikkat çekici gelişmelerden biri ise projelerin toplam bütçesin yaklaşık 4 kat oranında artması oldu. Ticarileşen, yani satışı gerçekleştirilmiş proje sayısının yüzde 17 oranında artması da bizim açımızdan önemli bir gösterge oldu. Çünkü Ar-Ge faaliyetlerinin nihai hedeflerinden biri, geliştirilen teknolojinin insanlara ulaşması ve ekonomik değere dönüşmesidir. TÜBİTAK desteklerinden yararlanan proje sayısının artması, Avrupa Birliği programlarından desteklenen projelerin çoğalması ve firmalar arasındaki iş birliği ağlarının genişlemesi de ekosistemin geliştiğini gösteriyor. Bölge içinde iş birliği yapılan kurum sayısının yaklaşık 4 kat artması, yurt dışında iş birliği yapılan kurum sayısının ise yaklaşık 5 kat artması, teknoloji üretiminde ortak çalışma kültürünün güçlendiğine işaret ediyor. Gazi Teknopark’ta Hangi Sektörler Öne Çıkıyor? Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’ın firma profiline bakıldığında hangi sektörler ağırlık kazanıyor? Burcu Alkan Bilir: Yazılım, bilimsel araştırma, mühendislik ve teknoloji tabanlı faaliyetler ekosistemimizin temelini oluşturuyor. 2025 değerlendirmesinde aktif olarak incelenen firmaların önemli bir bölümünün bilgisayar programlama ve danışmanlık alanında çalıştığı görülüyor. Yazılım, Ar-Ge ve mühendislik alanındaki firmalar toplam yapının yaklaşık yüzde 76’sını oluşturuyor. Firmalarımızın yüzde 97’sinin mikro ve küçük ölçekli işletmelerden oluşması da önemli bir gösterge. Bu yapı, Gazi Teknopark’ın büyüme potansiyeli taşıyan genç teknoloji şirketleri ve girişimler için önemli bir merkez olduğunu gösteriyor. Mikro ve küçük işletmeler yenilik üretme konusunda son derece hızlı ve çevik olabiliyor. Ancak finansmana, nitelikli insan kaynağına, mevzuat desteğine ve pazara erişime daha fazla ihtiyaç duyabiliyorlar. Biz de sunduğumuz hizmetleri bu ihtiyaçları dikkate alarak geliştirmeye çalışıyoruz. “Şirket Kurmak Değil, Doğru Fikri İnşa Etmek Önceliğimiz.” Nizamettin Bilici: Girişimcilere yönelik ön kuluçka ve kuluçka programlarında nasıl bir süreç uygulanıyor? Burcu Alkan Bilir: Bir fikri olan herkesin hemen şirket kurması gerekmiyor. Öncelikle fikrin teknolojik, ticari ve uygulanabilirlik açısından değerlendirilmesi gerekiyor. Ön kuluçka programları tam olarak bu noktada devreye giriyor. Girişimciler burada iş modellerini oluşturuyor, hedef pazarlarını tanıyor, müşteri ihtiyaçlarını analiz ediyor ve fikirlerinin güçlü ve zayıf yönlerini görme fırsatı buluyor. 2025 yılında ön kuluçka hizmetlerinden yararlanan girişimci sayısı 174’e ulaştı. Bu girişimcilerden 20’si şirketleşti. Üç girişim ise TÜBİTAK BİGG desteği almaya hak kazandı. Kuluçkadan mezun olan firma sayısının yüzde 47 oranında artması, girişimlerin büyüme kapasitesi açısından önemli bir gelişme oldu. Kuluçka firmalarının toplam cirosunun yaklaşık yüzde 83 oranında artması, bu programların yalnızca eğitim vermediğini, aynı zamanda somut ekonomik değer de ürettiğini gösteriyor. Gazi BİGG Anahtar Programı Girişimcilere Ne Sağlıyor? Nizamettin Bilici: Gazi BİGG Anahtar Programı’nın Gazi Teknopark ekosistemindeki yeri nedir? Burcu Alkan Bilir: Gazi BİGG Anahtar Programı, teknoloji tabanlı iş fikri bulunan girişimcilerin şirketleşmesini destekleyen en önemli programlarımızdan biri. Program kapsamında girişimcilere teknoloji girişimciliği, iş modeli oluşturma, iş planı hazırlama ve finansal planlama gibi alanlarda eğitimler veriliyor. Girişimciler birebir mentorluk desteğinden de yararlanıyor. Son yedi yıllık dönemde 92 girişimci, TÜBİTAK’tan yaklaşık 33 milyon liralık destek almaya hak kazanarak şirketlerini kurdu. 2025 yılında yaklaşık 45 girişimci adayı programa iş fikriyle başvurdu. Ön değerlendirmeyi geçen 16 girişimciye eğitim ve mentorluk desteği sağlandı. Sürecin sonunda dört girişimci TÜBİTAK 1812 desteğine hak kazandı. Bu sonuçlar, doğru yönlendirme ve mentorluk sağlandığında üniversitelerde ve toplumda bulunan fikirlerin başarılı teknoloji girişimlerine dönüşebildiğini gösteriyor. Devlet Malzeme Ofisi Çalışmaları Neden Önemli? Nizamettin Bilici: Devlet Malzeme Ofisi ile yürütülen çalışmaların da sorumluluk alanınızda olduğu görülüyor. Tekno Katalog sistemi firmalara nasıl bir imkân sağlıyor? Burcu Alkan Bilir: Teknoloji firmalarının en önemli sorunlarından biri, geliştirdikleri ürünü doğru müşteriye ulaştırabilmek. Özellikle kamu kurumlarının ihtiyaç duyabileceği yerli ve millî teknoloji ürünlerinin kamu pazarına erişmesi hem firmalar hem de ülkemizin teknolojik bağımsızlığı açısından büyük önem taşıyor. Devlet Malzeme Ofisi ile yürütülen Tekno Katalog Platformu çalışmaları kapsamında 2025 yılında 70 firmayla görüşme gerçekleştirildi. Firmaların ürünleri ve teknik yeterlilikleri değerlendirildi. Bu çalışmalar sonucunda dört firma katalog sürecine dâhil edildi. Technomedicare tarafından geliştirilen yerli ve millî Scop-er Video Laringoskop cihazının kamu kurumlarına satış gerçekleştirmesi, bu sürecin somut örneklerinden biri oldu. BenimPOS firmasının yazılım çözümleri de platforma dâhil edildi. Buradaki hedef, firmalarımızın yalnızca ürün geliştirmesi değil, geliştirdikleri ürünleri sürdürülebilir bir ticari modele dönüştürebilmeleridir. Londra, Amsterdam ve Dubai'nin Ardından Yeni Hedefimiz Singapur Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’ın uluslararasılaşma stratejisinde Londra, Amsterdam ve Dubai irtibat ofisleri öne çıkıyor. Bu ofislerin temel amacı nedir? Burcu Alkan Bilir: Teknoloji firmalarının büyümesi için yalnızca Türkiye pazarına bağlı kalmaması gerekiyor. Firmalarımızın uluslararası pazarlara açılması, yeni müşteriler bulması, yatırımcılarla tanışması ve küresel iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Amsterdam İrtibat Ofisimiz üzerinden düzenlenen sektörel ticaret heyetine altı teknoloji firması katıldı. Programda saha ziyaretleri, Batı Avrupa pazarına giriş eğitimleri ve firmalar arası görüşmeler gerçekleştirildi. Heyete katılan firmalarımızdan biri, Hollanda merkezli bir telekomünikasyon ve ağ altyapısı firmasıyla iş ortaklığı geliştirdi ve görüşmeler sözleşme aşamasına ulaştı. Londra İrtibat Ofisimiz üzerinden bir bilişim eğitim firmamız Birleşik Krallık’ta ofis açarak doğrudan faaliyet göstermeye başladı. 24 Ekim 2025’te faaliyete geçen Dubai İrtibat Ofisimiz ise firmalarımıza Orta Doğu pazarına erişim, pazar araştırması, yerel mevzuat ve iş geliştirme konularında destek sağlamayı amaçlıyor. Bu ofisleri yalnızca fiziksel irtibat noktaları olarak değil, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını destekleyen iş geliştirme merkezleri olarak görüyoruz. Uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda yeni yurt dışı irtibat noktaları ve ticari heyet programları üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Bu kapsamda, Londra, Amsterdam ve Dubai'nin ardından Singapur'da yeni bir irtibat noktası oluşturmayı hedefliyoruz. Gazi Teknopark’ın Elektriğinin Yüzde 32’si Güneşten Nizamettin Bilici: Doğayı Dinle olarak özellikle dikkat çekmek istediğimiz alanlardan biri de Gazi Teknopark’ın güneş enerjisi yatırımı. Bu konuda neler yapılıyor? Burcu Alkan Bilir: Teknoloji geliştirme bölgelerinin yalnızca sürdürülebilirlik projelerine ev sahipliği yapması değil, kendi faaliyetlerinde de sürdürülebilir uygulamalar geliştirmesi gerektiğine inanıyoruz. Gazi Teknopark bünyesinde 2015 yılından bu yana GES-I ve GES-II güneş enerjisi santralleri işletiliyor. 2025 yılında iki sistemden toplam 384 bin 207 kilovatsaatin üzerinde elektrik üretildi. Bu üretim, Teknopark binasının toplam enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 32’sini karşıladı. Güneş enerjisi sistemlerinin yenilenmesi ve kapasitesinin artırılması için önemli bir yatırım gerçekleştirildi. Bunun yanında mikroşebeke ve batarya depolama sistemimizin, firmalarımızın geliştireceği projeler için bir uygulama ve demonstrasyon alanına dönüştürülmesine yönelik çalışmalarımız da devam ediyor. Enerji verimliliğini yalnızca maliyetleri azaltan bir unsur olarak değil, geleceğe karşı taşıdığımız sorumluluğun bir parçası olarak görüyoruz. Kurumsallaşmada EBYS, E-İmza Ve ISO 9001 Dönemi Nizamettin Bilici: 2025 yılında Gazi Teknopark’ın kurumsal yapısında hangi değişiklikler gerçekleştirildi? Burcu Alkan Bilir: Hızla büyüyen bir kurumda süreçlerin kişilere bağlı olmaktan çıkarılması ve kurumsal bir sisteme dönüştürülmesi gerekiyor. Bu kapsamda Elektronik Belge Yönetim Sistemi ve e-imza uygulamasına geçtik. Kurum içi yazışmaları, belge yönetimini ve arşivleme süreçlerini elektronik ortama taşıdık. Aynı zamanda ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi alındı. Süreç dokümanları, görev tanımları ve kayıt altyapısı oluşturuldu. Toplam kalite yönetimi üzerine akademik çalışma yapmış biri olarak, sürdürülebilir başarının ancak ölçülebilir, takip edilebilir ve sürekli geliştirilebilir süreçlerle mümkün olduğuna inanıyorum. Kurumsallaşma bazen dışarıdan görünmeyebilir. Ancak firmalara daha hızlı ve daha kaliteli hizmet sunabilmenin temelinde güçlü bir kurumsal sistem bulunur. Sadece Teknoloji Değil, Toplumsal Değer de Üretiyoruz Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’ın Kardeş Okul, LÖSEV ve kadın emeğine yönelik projeleri de bulunuyor. Sosyal sorumluluk çalışmalarına nasıl yaklaşıyorsunuz? Burcu Alkan Bilir: Teknoloji insan için üretiliyor. Bu nedenle teknoloji geliştiren kurumların toplumdan kopuk olması düşünülemez. Gölbaşı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz Kardeş Okul Projesi kapsamında bir ilkokulun ihtiyaçlarını belirledik ve eğitim materyalleri sağladık. Öğrencilerimizi Gazi Teknopark’ta ağırlayarak teknoloji firmalarını ziyaret etmelerini ve farklı meslekleri tanımalarını sağladık. Kadın El Emeği Alışveriş Festivali ile kadınların üretimlerinin görünür olmasına katkı sunmaya çalıştık. LÖSEV ile yürütülen faaliyetlerde ise farkındalık oluşturmayı ve vakfın çalışmalarına destek vermeyi amaçladık. Sosyal sorumluluk projelerini kurum çalışmalarımızın dışında kalan faaliyetler olarak görmüyoruz. Bunları kurumsal kimliğimizin ve toplumla kurduğumuz bağın önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz “Disiplinli Çalışmaya ve Detayları Takip Etmeye Önem Veriyorum” Nizamettin Bilici: Kendinizi nasıl bir yönetici olarak tanımlarsınız? Burcu Alkan Bilir: İşini severek yapan, disiplinli çalışan ve ayrıntıları önemseyen biriyim. Teknoloji geliştirme bölgelerinde süreçlerin çok dikkatli takip edilmesi gerekiyor. Küçük gibi görünen bir eksiklik, bir firmanın teşviklerden yararlanmasını, personel işlemlerini veya proje süreçlerini etkileyebilir. Bu nedenle iş takibi ve ekip içi iletişim benim için çok önemli. Yöneticiliği yalnızca görev dağıtmak olarak görmüyorum. Ekipteki insanların bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak, sorunları birlikte değerlendirmek ve ortak çözüm üretmek gerektiğine inanıyorum. Yeni şeyler öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Çünkü teknoloji ekosisteminde çalışan bir yöneticinin hem mevzuatı hem girişimcilik dünyasını hem de yeni teknolojileri sürekli takip etmesi gerekiyor. Gazi Teknopark’ın Gelecek Hedefleri Neler? Nizamettin Bilici: Önümüzdeki dönemde Gazi Teknopark’ın öncelikleri neler olacak? Burcu Alkan Bilir: Öncelikli hedeflerimizden biri Gazi BİGG Anahtar Programı’ndaki başarıyı artırarak sürdürmek. Daha fazla öğrencinin, akademisyenin ve girişimcinin teknoloji tabanlı iş fikirlerini hayata geçirmesini istiyoruz. Uluslararasılaşma faaliyetlerimizi genişletmek, yurt dışı irtibat ofislerimizin firmalarımıza sağladığı katkıyı artırmak ve yeni pazarlara erişimi kolaylaştırmak da önemli hedeflerimiz arasında. Firmalarımızın ihtiyaç duyduğu eğitim ve iş birliği etkinliklerini çoğaltmayı, marka değerlerini güçlendirmeyi ve geliştirdikleri ürünlerin ticarileşmesine daha fazla destek vermeyi planlıyoruz. Güneş enerjisi kapasitesinin artırılması, bina iyileştirme çalışmalarının sürdürülmesi ve yeni bir Girişim Ofisinin hayata geçirilmesi de üzerinde çalıştığımız başlıklar arasında bulunuyor. Gazi Üniversitesinin akademik gücünü girişimcilik ekosistemiyle daha güçlü biçimde buluşturmak istiyoruz. Başarımızı yalnızca firma veya proje sayısıyla değil; büyüyen şirketler, oluşan istihdam, ticarileşen teknolojiler ve topluma sağlanan katkıyla ölçüyoruz. Teknolojinin Görünmeyen Yönetim Cephesi Burcu Alkan Bilir’in mesleki yolculuğu, Türkiye’deki teknoloji ekosisteminin çoğu zaman gözden kaçan bir yönünü görünür hâle getiriyor. Yeni bir teknoloji geliştirmek kadar o teknolojinin mevzuata uygun biçimde desteklenmesi, fikrî haklarının korunması, belgelendirilmesi, finansmana ulaşması ve doğru pazara taşınması da büyük önem taşıyor. Gazi Teknopark’ın 2025 verileri; firma, proje, bütçe, ticarileşme ve iş birliği alanlarında önemli bir büyümeye işaret ediyor. Ancak rakamların arkasında girişimcilerle tek tek çalışan, süreçleri takip eden ve farklı kurumlar arasında koordinasyon sağlayan bir yönetim emeği bulunuyor. İş geliştirme uzmanlığından İşletme Direktörlüğüne uzanan kariyeriyle Burcu Alkan Bilir, bu yönetim yapısının dikkat çeken temsilcilerinden biri. Gazi Teknopark’ın önündeki yeni sınav ise iç pazarda yakalanan büyümeyi ihracata taşımak, daha fazla girişimin uluslararası başarı elde etmesini sağlamak ve teknoloji üretimini sürdürülebilir bir ekonomik değere dönüştürmek olacak.

Osmangazi Belediyesi, Horizon Europe kapsamındaki "EVAL-INNO" projesine 94,60 puanla kabul edildi Haber

Osmangazi Belediyesi, Horizon Europe kapsamındaki "EVAL-INNO" projesine 94,60 puanla kabul edildi

Bursa Osmangazi Belediyesi, uluslararası iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Belediyenin resmi ortak olduğu “EVAL-INNO” projesi, Avrupa Birliği’nin araştırma ve yenilik alanındaki en kapsamlı destek programı Horizon Europe kapsamında kabul edildi. Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesinde proje, asgari eşiğin 70 puan olduğu programda 100 üzerinden 94,60 puan aldı. Proje, yenilik ve teknolojik dönüşüm politikalarının farklı ülkelerde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesini amaçlıyor. Osmangazi Belediyesi projeye kentsel yenilik, dijitalleşme ve yerel politika uygulaması alanlarındaki birikimiyle katkı sunacak. Elde edilecek bulguların ise kentte sunulan hizmetlerin geliştirilmesinde kullanılması hedefleniyor. Araştırma Üniversiteleri Arasında İki Belediyeden Biri İspanya’daki València Üniversitesi koordinatörlüğündeki konsorsiyumda, İtalya’nın ulusal araştırma kurumu CNR ile Londra Üniversitesi ve Liverpool Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen üniversiteleri yer alıyor. Konsorsiyumu Budapeşte Teknik ve İktisat Üniversitesi ile Kolombiya, Peru, Bolivya, Venezuela ve Kazakistan’dan araştırma kurumları tamamlıyor. Ağırlıklı olarak araştırma üniversitelerinden oluşan projede yerel yönetim olarak yalnızca İspanya’dan Mislata Belediyesi ile Türkiye’den Osmangazi Belediyesi bulunuyor. Osmangazi Belediyesi, aynı zamanda konsorsiyumdaki tek Türk kurumu olarak Türkiye’yi temsil edecek. TÜBİTAK’tan Başkan Erkan Aydın’a Tebrik Horizon Europe programının Türkiye’deki koordinasyonunu TÜBİTAK yürütüyor. TÜBİTAK, proje kabul edildikten sonra Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a bir tebrik mesajı gönderdi. Mesajda, yüksek rekabet ortamında elde edilen başarının memnuniyet verici olduğu belirtilerek, “Yüksek rekabetin söz konusu olduğu programda göstermiş olduğunuz başarıdan dolayı tebrik ederiz” ifadelerine yer verildi. TÜBİTAK ayrıca proje sözleşme sürecinde belediyeye destek sağlayacağını bildirdi. “Osmangazi’yi Uluslararası Ölçekte İş Üreten Belediye Haline Getiriyoruz” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, elde edilen başarının belediyenin geleceğe dönük vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü’nü kurarken hedefimiz, Osmangazi’yi uluslararası ölçekte iş yapabilen bir belediye haline getirmekti. Müdürlüğümüzdeki Avrupa Birliği proje ekibimizin emeğiyle bugün üç kıtadan 12 kurumun yer aldığı böylesine önemli bir projede Türkiye’yi temsil eden tek kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Projemizin kabulünün ardından bize destek veren ve tebrik mesajını ileten TÜBİTAK’a da şükranlarımızı sunuyoruz.” “Bu Projeyle İyileştirmeler Yapılacak” Elde edilen başarının uzun soluklu çalışmaların sonucu olduğunu belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci de, “Türkiye, her yıl Avrupa fonlarına destek oluyor ve bu fonu almak için de belediyeler, araştırma kurumları herkes projeler yazıyor ve bizler o fonu tekrar ülkemize getirmek için çalışıyoruz. O yüzden bizim için önemli ve gurur kaynağıydı. Bu projede kentsel politika uygulaması, belediyecilikte yenilikçilik, dijitalleşme ve proje geliştirme alanlarında ve kurumsal kapasite geliştirme hakkında iyileştirmeler yapılacak” diye konuştu.

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi Haber

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 5 yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı” sözleriyle Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik ekosistemindeki büyümeye dikkat çekti. Ödül töreninin ev sahipliğini üstlenen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç da “Turkell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek. Yarının Teknoloji Liderleri de bu anlayışın yansıması. Gençlerimizin yanında olmayı bundan böyle de sürdüreceğiz. Dereceye giren ekipleri ve tüm katılımcıları kutluyorum. Vizyonlarıyla bu sürece yön veren devletimizin değerli temsilcileri başta olmak üzere üniversitelerimize, jüri üyelerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Turkcell’in, geleceğin teknoloji liderlerini desteklemek amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlediği “Yarının Teknoloji Liderleri” proje yarışmasının ödül töreni, İstanbul Mandarin Otel’de gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törende, yarışmada dereceye giren ekiplere ödülleri verildi. Türkiye’de üniversitelilere yönelik en kapsamlı proje yarışması olan “Yarının Teknoloji Liderleri”nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300.000 TL’lik para ödülü takdim edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye'nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını da ifade ediyor. 23 yıl öncesinde Türkiye'nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı, şimdi ise 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye'de 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı, şimdi ise 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. Teknoloji girişimleri, diğer alanlardan farklı olarak borçlanma enstrümanlarıyla büyüyebilecek yapılar değil. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Ve teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olan da borçlanma değil sermaye yatırımlarıdır. Bu anlayışla son 5 yılda Türkiye'de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki 5 yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu vesileyle ödül alacak olsun ya da olmasın, Türkiye'nin teknoloji geliştirme yolculuğunda 'Ben de varım' diyen tüm genç arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Türkiye'nin teknoloji lideri Turkcell'e bu muhteşem organizasyon için teşekkür ediyorum”. “Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek” Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: “Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor.” “Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, şöyle devam etti: “Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum.” Yarının Teknoloji Liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü “Signify” projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren “MEMOVISION” kazandı. “Smellcontrol” projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: “Sosyal Okuryazarlılık” ödülüne “Cyberkids” projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. “Sürdürülebilir Gelecek” ödülünü “ENERATICS” projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. “Ölçeklenme Potansiyeli” ödülünün sahibi “KazAI” projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ödül kazanan ekipleri jüri belirledi Yarının Teknoloji Liderleri’nin ikinci yıl jürisinde; Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu ile Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç yer aldı. Ayrıca TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Bağımsız Mühendislik Danışmanı Cemal Şeref Oğuzhan Öztürk, TAZI AI Kurucu Ortak ve Genel Müdürü Prof. Dr. Zehra Çataltepe ve Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan da jüri üyesi alarak ödül kazanan ekipleri belirledi.

Bursa İnegöllü öğrenciler MEB Robot Yarışması'nda Haber

Bursa İnegöllü öğrenciler MEB Robot Yarışması'nda

Antalya’da düzenlenecek olan 18. Uluslararası MEB Robot Yarışması başlıyor. “Yeşil Vatan, Mavi Gelecek” temasıyla 6-8 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya Spor Salonunda gerçekleştirilecek organizasyon Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise sayılı büyük robot yarışmalarından biri olarak kabul ediliyor. Uluslararası MEB Robot Yarışması; Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile Türk İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) iş birliğinde düzenleniyor. İNEGÖL BELEDİYESİ’NDEN ULAŞIM DESTEĞİ Çizgi İzleyen Temel Seviye (ortaokul ve dengi okullar), Su Üstü Robot (ortaokul ve dengi okullar), Tasarla-Çalıştır Temel Seviye (ortaokul ve dengi okullar), Tozkoparan Robot (ortaokul ve dengi okullar), Endüstriyel Robotik Kol, Hızlı Çizgi İzleyen, İnsansız Hava Aracı (Mini Drone), Labirent Ustası, Mini Sumo, Otonom Araç, RC Sabit Kanat Uçak, Serbest Proje, Su Altı Robot (SAR), Tasarla-Çalıştır, Yumurta Toplama ve Siber Güvenlik olmak üzere 16 kategoride gerçekleştirilecek yarışmaya İnegöl’den de katılım oldukça yoğun. 88 öğrenci ile 14 danışman öğretmen 2026 Uluslararası MEB Robot Yarışması için Antalya’ya gitti. Bu önemli organizasyon için öğrenci ve öğretmenlerin ulaşımını ise İnegöl Belediyesi sağladı. Öğrenciler Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece Gastro İnegöl Restoranı önünden 3 otobüsle Antalya’ya gitmek üzere hareket ettiler. BAŞKAN TABAN’DAN ÖĞRENCİLERE BAŞARI DİLEĞİ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise sayılı büyük robot yarışmalarından biri olan MEB Robot Yarışmasına katılan İnegöllü öğrencilere başarılar diledi. Gençlerin ve öğrencilerin her an yanlarında olduklarını hatırlatan Başkan Taban, “Öğrencilerimizin nerede desteğe ihtiyacı varsa biz kurum olarak yanlarındayız. Böylesine önemli bir organizasyon için de 88 öğrencimiz ile 14 danışman öğretmenimizin ulaşımı noktasında katkı sunduk. Bu tür organizasyonları önemsiyoruz. Öğrencilerimizin tecrübe kazanması, kendilerini geliştirmesi adına faydalı organizasyonlar. İnşallah yarışmalar neticesinde de güzel sonuçlarla geleceklerine inancımız tam” dedi.

Sakarya’dan TÜBİTAK finallerine imza Haber

Sakarya’dan TÜBİTAK finallerine imza

TÜBİTAK tarafından düzenlenen 2204-A Lise ve 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmalarında İstanbul-Asya Bölge birincisi olarak finale kalan Sakarya’daki okullar, Ankara’da 26-30 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen finallerde önemli dereceler elde etti. Sakarya’yı temsil eden öğrenciler, geliştirdikleri özgün projelerle Türkiye genelinde farklı kategorilerde dereceye girerek dikkat çekti. Ortaokul kategorisinde Adapazarı Bilim ve Sanat Merkezi, biyoloji alanında geliştirdiği “Dijital İkiz-Cytovision Pro” projesiyle Türkiye üçüncüsü oldu. Kocaali İmam Hatip Ortaokulu teknoloji tasarım alanında Türkiye ikinciliğini elde ederken, Karasu Sezi Eratik Ortaokulu tarih alanında Türkiye üçüncüsü oldu. Lise kategorisinde ise Karasu Şehit Üsteğmen İbrahim Abanoz Anadolu Lisesi, değerler eğitimi alanındaki projesiyle Türkiye ikinciliğine layık görülerek Sakarya’ya gurur yaşattı. Öğrencilerin elde ettiği başarıların, Sakarya’nın proje tabanlı eğitimdeki seviyesini ve bilimsel çalışmalara verdiği önemi ortaya koyduğu belirtildi. Öte yandan Sakarya İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları kapsamında il genelinde 40 bilim fuarı düzenleneceği açıklandı. Fuarlarda öğrencilerin hazırladığı projeler sergilenerek bilim, teknoloji ve mühendislik alanındaki çalışmaların toplumla buluşturulması hedeflendi.

Bursa'nın Ar-Ge ekosistemi Ulutek'te masaya yatırıldı Haber

Bursa'nın Ar-Ge ekosistemi Ulutek'te masaya yatırıldı

ULUTEK Teknopark’ta gerçekleştirilen Üniversite–Sanayi İş Birliği Programı, Bursa’nın teknoloji üretme kapasitesini, akademik bilgi birikimini ve sanayinin değişen ihtiyaçlarını aynı platformda buluşturdu. ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz’ün ev sahipliğinde düzenlenen programa; Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, BUÜ Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk ve BUÜ Mühendislik Fakültesi bölüm başkanları katılım gösterdi. Toplantıda Ar-Ge odaklı üretimin geliştirilmesi, akademi–sanayi etkileşiminin kurumsallaştırılması, yeşil mutabakatın sektörlerde yarattığı dönüşüm ve Bursa’nın ihtiyaç duyduğu yeni teknoloji ekosisteminin nasıl şekillendirilmesi gerektiği kapsamlı bir biçimde ele alındı. “İŞ BİRLİĞİNİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KILACAK SİSTEMATİK BİR YAPI KURMAK ZORUNDAYIZ” Programın açılış konuşmasını yapan ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, araştırma üniversitelerinin Türkiye’nin kalkınma vizyonundaki yerine dikkat çekerek ULUTEK’in bu noktadaki misyonunu şu sözlerle ifade etti: “Üniversitemiz araştırma üniversitesi unvanıyla büyük bir sorumluluk taşıyor. Bu sorumluluğun sanayi ile bütünleşmesini sağlayan en önemli yapılardan biri teknokentlerdir. ULUTEK olarak hem üniversitemizi hem de teknokent firmalarımızı aynı platformda buluşturan mekanizmaları güçlendiriyoruz. Bugün burada yaptığımız gibi, tarafları bir araya getirmek önemli; fakat daha önemlisi bu iş birliğini sürdürülebilir kılacak sistematik bir yapı oluşturmak. Her iş birliğinin mutlaka bir projeye, bir çıktı ya da katma değere dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Bursa’nın Ar-Ge kapasitesini büyütmek için bu dönüşümü birlikte inşa etmek zorundayız.” Programda söz alan Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, üniversitenin araştırma üniversitesi kimliğini güçlendirmek için yürüttükleri faaliyetleri belirterek, “Güçlü bir sanayiye sahip olan Bursa’da araştırma üniversitesi olarak daha üst sıralarda yer almak için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Bu dönem özellikle Ar-Ge’ye yatırım yapan firmalarla sistematik bir çalışma yürütüyoruz. Her hafta firmalarımızla bir araya geliyor, çıktı odaklı ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu görüşmelerde TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projelerini nasıl artırabileceğimizi, yayınlarımızı nasıl güçlendirebileceğimizi ve firmaların akademiyle hangi durumlarda iş birliği kurabileceğini değerlendiriyoruz. Hocalarımızla birlikte sanayiye daha çok yaklaşmak, akademisyenlerimizi sanayinin ihtiyaçlarıyla daha sık buluşturmak ve bu etkileşimi somut projelere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda bu değerli organizasyon için ULUTEK Yönetimine teşekkürlerimizi sunarız.” dedi. BUÜ AR-GE KOORDİNATÖRÜ PROF. DR. ESRA KARACA: “ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ KİMLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRECEK ÇALIŞMALARI ÖNCELİYORUZ” Bursa Uludağ Üniversitesi Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca üniversitenin araştırma üniversiteleri arasında yer almasının getirdiği sorumluluk ve avantajlara vurgu yaptı. Ar-Ge’nin sürdürülebilir kalkınmanın en kritik unsurlarından biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Karaca, “Üniversite olarak hem ulusal hem de uluslararası arenada yenilikçi projeler üretme kapasitemizi her geçen yıl artırmayı çabalıyoruz. Araştırma üniversitesi statümüz, sanayi ile iş birliğini güçlendiren, bilgi ve teknoloji transferini hızlandıran önemli bir itici güçtür” dedi. Üniversite–sanayi etkileşiminin, bölgesel ve ulusal ekonomiye yüksek katma değer sağlayacağını belirten Prof. Dr. Karaca, ULUTEK ile yürütülen çalışmaların bu açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti. Programda konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, hem sanayinin gelişimi hem de nitelikli insan kaynağının yetişmesi için üniversitelerle yakın çalıştıklarını belirterek, “Üniversite–sanayi iş birliğini güçlendirmek için komitelerimiz ve çalışma gruplarımızla ortak mekanizmalar kuruyoruz. Asıl ihtiyacımız olan şey; bu etkileşimi düzenli, periyodik ve yapısal bir modele dönüştürmek. Üniversitelerimizle sanayicilerimizi daha sık ve daha planlı biçimde aynı masada buluşturursak Bursa'nın rekabet gücünü çok daha hızlı artırabiliriz.” dedi. BİSİAD BAŞKANI İDRİS DOĞRUL: “YEŞİL MUTABAKAT DÖNÜŞÜMÜNDE BİLİMSEL BİR KOORDİNASYON MEKANİZMASINA İHTİYAÇ VAR” Küresel dönüşümün sanayi yapısını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, “Bugün artık üniversite–sanayi iş birliğini çok daha net konuşmamız gereken bir dönemdeyiz. Yeşil Mutabakat’ın gereklilikleri ve önümüzdeki dönüşüm dalgası, mevcut iş modellerimizin tamamını etkiliyor. Son 3–4 yıldır teknolojide ve iş süreçlerinde ciddi bir kırılma yaşıyoruz. Bu dönüşümün sağlıklı yönetilebilmesi için ekosistemi güçlendirmemiz, akademik dünyanın bilgi birikimini sanayiye daha etkin şekilde aktarmamız gerekiyor. Sanayici olarak bazı konuları anlatmakta zorlanıyoruz; bu nedenle ihtiyaçların doğru tanımlandığı, sektörlerin doğru yönlendirildiği bilimsel bir kurula veya koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç var.” Ekosistemin bütün paydaşları içine alan kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk ise, “Üniversite, sanayi ve kamu birlikte hareket ettiğinde gerçek bir dönüşümden söz edebiliriz. Güçlü bir ekosistem olmadan sürdürülebilir gelişim sağlamak mümkün değil” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.