Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Truth Social

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Truth Social haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Truth Social haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan İran mesajı: Anlaşma olana kadar abluka sürecek Haber

Trump’tan İran mesajı: Anlaşma olana kadar abluka sürecek

Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Tahran yönetimi ile yürütülen diplomatik süreç ve nükleer pazarlıklara ilişkin mesajlar verdi. Trump, kendi dönemindeki müzakerelerin, Barack Obama dönemindeki anlaşmanın "tam aksine" profesyonelce yürütüldüğünü iddia etti. "Obama dönemi bir felaketti" Eski Başkan Barack Obama ve yönetimini "amatörlükle" suçlayan Trump, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmayı (JCPOA) "ülkemizin şimdiye kadar yaptığı en kötü anlaşmalardan biri" olarak nitelendirdi. Trump, o dönemki anlaşmanın İran’ın nükleer silah geliştirmesine doğrudan yol açtığını savundu. "Zaman bizim lehimize, acele etmiyoruz" İran ile mevcut müzakerelerin düzenli bir şekilde ilerlediğini belirten Trump, temsilcilerine "acele etmemeleri" yönünde talimat verdiğini söyledi. "Zaman bizim tarafımızda" diyen Trump, sürecin her iki taraf için de doğru şekilde sonuçlanması gerektiğini ve hata payına yer olmadığını ifade etti. Abluka ve nükleer silah kırmızı çizgisi ABD Başkanı, İran’a yönelik uygulanan askeri ve ekonomik ablukanın geleceğine dair de net konuştu. Trump, "Yeni bir anlaşmaya varılana, bu anlaşma onaylanana ve imzalanana kadar abluka tam güçle yürürlükte kalmaya devam edecektir" dedi. Trump ayrıca, İran’ın asla nükleer silah veya bomba geliştiremeyeceğini ve tedarik edemeyeceğini bir kez daha kırmızı çizgi olarak belirledi. İran’a ‘İbrahim Anlaşmaları’ daveti Açıklamasının sonunda Ortadoğu ülkelerine verdikleri destek ve iş birliği için teşekkür eden Trump, tarihi "İbrahim Anlaşmaları"na (Abraham Accords) vurgu yaptı. Bölgedeki barış halkasının genişleyeceğini belirten Trump, esprili veya ironik bir dille; "Kim bilir, belki de İran İslam Cumhuriyeti de bu anlaşmalara katılmak ister!" ifadelerini kullandı. Rubio’dan İran mesajı: Bugün yeni haberler gelebilir ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile olası anlaşmaya ilişkin taslakta ilerleme kaydettiklerini, gün içinde bu konuda yeni haberler gelebileceğini bildirdi. Rubio, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile Yeni Delhi'deki görüşmesinin ardından ortak basın toplantısında konuştu. İran ve Hürmüz Boğazı konusunda günün ilerleyen saatlerinde yeni haberler gelebileceğini belirten Rubio, bu konuda açıklamaları ABD Başkanı Donald Trump'ın yapacağını söyledi. Rubio, İran'la anlaşmaya varma konusunda "ciddi ilerleme" kaydedilse de nihai bir sonuca varılmadığını vurgulayarak, "Nihai hedefin, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı olduğunu hatırlatmak isterim" dedi. Bakan Rubio, Körfez bölgesindeki ortaklarıyla son 48 saatte, "Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması ve geçiş ücreti olmamasının hedeflendiği taslak üzerinde ilerleme kaydettiklerini" ifade etti. Hindistan ile ikili ilişkilerde de "büyük ilerleme" kaydettiklerini aktaran Rubio, "her iki taraf için de faydalı", "sürdürülebilir" ve "kalıcı" bir ticaret anlaşmasına varacaklarını inandığını dile getirdi. Rubio, ayrıca, ABD'nin son yıllarda "göç krizi içinde" olduğunu, ülkede göçe ilişkin yapılan düzenlemelerin Hindistan'a özel alınan tedbirler olmadığını vurguladı. Hindistan Dışişleri Bakanı Jaishankar, Ortadoğu'daki durumu ele aldıklarını belirtti Jaishankar, ABD ile Hindistan'ın stratejik ortak olduğunu ifade ederek, Rubio ile görüşmelerinde Ortadoğu'daki durum ve son gelişmeleri, savunma ve ekonomi gibi alanlarda ikili ilişkileri ele aldıklarını belirtti. Hindistan'ın ABD, Körfez ülkeleri, İran ve İsrail ile ilişkilerinin iyi olduğunu, bu nedenle bölgeye ilgi duyduklarını kaydeden Jaishankar, Ortadoğu'da barış ve istikrar istediklerini, aynı zamanda ilişkilerinin korunması için çaba harcamaları gerektiğini söyledi ve enerji fiyatlarının düşmesi temennisinde bulundu.

Trump yanına Elon Musk ve diğer CEO’ları alarak Çin’e uçtu Haber

Trump yanına Elon Musk ve diğer CEO’ları alarak Çin’e uçtu

Beyaz Saray’ın açıklamasına göre, Fox News sunucusu Sean Hannity de heyette yer alırken; başlangıçta resmi listede bulunmayan Nvidia CEO’su Jensen Huang, uçağın Alaska’daki Anchorage yakıt ikmali molası sırasında son dakika kararıyla kafileye dahil oldu. Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımla Huang’ın Air Force One’da olduğunu bizzat doğruladı. ABD Başkanı, resmi ziyarette kendisine eşlik eden diğer ağır topları da tek tek açıkladı. Heyette; Tim Cook (Apple), Larry Fink (BlackRock), Stephen Schwarzman (Blackstone), Kelly Ortberg (Boeing), Brian Sikes (Cargill), Jane Fraser (Citigroup), Larry Culp (GE Aerospace), David Solomon (Goldman Sachs), Sanjay Mehrotra (Micron) ve Cristiano Amon (Qualcomm) gibi isimler bulunuyor. Trump, Pekin’deki görüşmede Başkan Şi’den "ilk ve en önemli talebinin", Çin kapılarını Amerikan iş dünyasına tamamen açması olacağını ifade etti. Trump paylaşımında, "Muazzam ülkelerimiz için bundan daha faydalı olabilecek başka bir fikir ne gördüm ne de duydum” dedi. 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek olan ziyaret, 2017’den bu yana bir ABD Başkanı’nın Çin’e yaptığı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Ziyaretin başlangıçta nsan ayında yapılması planlanmış, ancak ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı nedeniyle ertelenmişti. Aylardır süren diplomatik hazırlıkların ardından gerçekleşen bu kritik zirvede; ticaret, Tayvan meselesi, İran savaşı ve yapay zeka konularının masadaki ana gündem maddeleri olması bekleniyor. Trump, Çin’i ziyaret etme niyetini ilk kez 30 Ekim’de Güney Kore’deki Busan Zirvesi’nde Şi ile yaptığı yüz yüze görüşmede ilan etmişti. Pekin yönetimi, görüşmelerde ABD’nin Tayvan politikasını öncelikli konu olarak belirleyeceğinin sinyalini verirken; Trump’ın ticaret dengesi ve Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere kapatılması konularında somut ilerleme için bastırması bekleniyor.

Trump, İran’ın teklifini beğenmedi: Kabul edilemez Haber

Trump, İran’ın teklifini beğenmedi: Kabul edilemez

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “İran’ın sözde temsilcilerinin cevabını az önce okudum. Hoşuma gitmedi ve tamamen kabul edilemez” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, mesajında ABD’nin atacağı sonraki adımlara ya da müzakere sürecinin devam edip etmeyeceğine ilişkin ayrıntı vermedi. İran’ın yanıtı tartışma yarattı Trump’ın açıklamaları, İran’ın ABD’nin çok maddeli teklifine arabulucular üzerinden ilettiği yanıtın ardından geldi. ABD basınında yer alan haberlere göre, Tahran yönetimi nükleer faaliyetler ve bölgedeki gelişmelere ilişkin çeşitli şartlar ve güvence talepleri içeren bir karşı öneri sundu. The Wall Street Journal gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran’ın yanıtının özellikle zenginleştirilmiş uranyum konusundaki ABD taleplerini karşılamadığı belirtildi. Haberde, İran’ın savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere kademeli olarak açılması karşılığında, ABD’nin İran limanları ve gemilerine yönelik kısıtlamaları kaldırmasını önerdiği ifade edildi. İran’ın ayrıca nükleer dosyaların belirli bir süre içinde müzakere edilmesini teklif ettiği, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun bir kısmını seyreltmeye ve kalan kısmını üçüncü bir ülkeye transfer etmeye açık olduğu, ancak anlaşmanın bozulması durumunda bu materyalin iadesini şart koştuğu kaydedildi. Haberde, Tahran’ın uranyum zenginleştirmeyi sınırlı bir süre için durdurmayı kabul ettiği ancak nükleer tesislerin tamamen kapatılması talebini reddettiği de aktarıldı. Öte yandan İran’a yakın Tasnim Haber Ajansı, söz konusu haberde yer alan bazı bilgilerin gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.

Trump, Almanya'da konuşlandırılmış ABD askerlerinin sayısını azaltmayı düşünüyor. Haber

Trump, Almanya'da konuşlandırılmış ABD askerlerinin sayısını azaltmayı düşünüyor.

Başkan Trump, 29 Nisan'da Truth Social adlı sosyal medya platformunda şunları söyledi: "Amerika Birleşik Devletleri, Almanya'daki asker sayısını azaltma olasılığını inceliyor ve değerlendiriyor; karar yakın gelecekte verilecek." Daha önce de üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump'ın Avrupa'dan bazı ABD birliklerini çekme olasılığını görüştüğünü medyaya açıklamıştı. ABD Savunma İnsan Gücü Veri Merkezi'nin (DMDC) verilerine göre, Aralık 2025 itibarıyla ABD'nin Avrupa'daki denizaşırı üslerinde daimi olarak konuşlandırılmış 68.000'den fazla aktif görevli askeri personeli bulunmaktadır. Bunların yarısından fazlası – yaklaşık 36.400 kişi – Almanya'da konuşlandırılmıştır. Bu sayı, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından ve Soğuk Savaş'ın sona ermesinden önce, 1985'te orada konuşlandırılmış olan 250.000 ABD askerinin sadece küçük bir bölümünü oluşturmaktadır. ABD Başkanı Donald Trump, 2025 G7 zirvesinde Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile bir araya geldi. Fotoğraf: Beyaz Saray Son günlerde, Başkan Trump ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz arasındaki ilişki, İran'daki savaş konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle gerginleşti. 28 Nisan'da Trump, Alman liderin İran'ın iki aydır süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelerde ABD'yi küçük düşürdüğünü söylemesi üzerine Merz'in konuyu anlamadığını iddia etti. Ancak 29 Nisan'da Merz, çatışma konusundaki anlaşmazlıklara rağmen Trump ile ilişkilerinin iyi kaldığını teyit etti. Trump'ın açıklaması, Almanya'nın en üst düzey generali Carsten Breuer'in 29 Nisan'da Savunma Bakan Yardımcısı Elbridge Colby ve diğer ABD savunma yetkilileriyle görüşmesinden sadece birkaç saat sonra geldi. Toplantı, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana NATO dışında Almanya'nın ilk askeri stratejisine odaklandı. Colby, Berlin'in Avrupa'nın en büyük konvansiyonel askeri gücü olma hedefini belirleyen toplantıyı övdü. Colby sosyal medyada şunları paylaştı: "Başkan Trump haklı olarak Avrupa'nın çabalarını artırması gerektiğini ve NATO'nun artık kağıttan kaplan olamayacağını belirtti. Almanya şimdi bu konuda öncü rol üstleniyor. Yıllarca süren silahsızlanmanın ardından Berlin, gerekeni yapıyor." General Breuer, ABD'nin Almanya'nın askeri stratejisini, NATO içinde daha büyük bir liderlik rolü üstlenme çabalarını ve bu hedefe ulaşmak için yaptığı mali taahhüdü takdir ettiğini belirtti. Trump, uzun zamandır Almanya ve diğer Avrupa ülkelerini savunmaya daha fazla harcama yapmamakla eleştirirken, NATO üyelerinin savunma harcamalarını GSYİH'nin %5'ine çıkarma kararlarını da övmüştü. İki taraf arasındaki ilişki, NATO müttefiklerinin Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü savaşa destek vermeyi reddetmesiyle daha da gerginleşti; Trump bu savaşı İsrail ile birlikte, müttefiklerine danışmadan başlatmıştı.

Trump, First Lady hakkındaki açıklamalarının ardından ABC sunucusunun işten çıkarılmasını istedi. Haber

Trump, First Lady hakkındaki açıklamalarının ardından ABC sunucusunun işten çıkarılmasını istedi.

23 Nisan'da yayınlanan hicivli bir videoda , Beyaz Saray Muhabirleri Derneği partisine atıfta bulunarak Kimmel, kelimesi kelimesine şu ifadeleri kullandı: "Birinci Leydimiz Melania burada. Melania'ya bakın, ne kadar güzel. Bayan Trump, siz de bir dul gibi ışıl ışıl parlıyorsunuz." Melania Trump, 27 Nisan'da sosyal medyada öfkesini dile getirdi: "Yeter artık. ABC'nin tavır almasının zamanı geldi. ABC yönetimi, Kimmel'in topluluğumuza zarar veren iğrenç davranışlarına ne kadar süre daha müsamaha gösterecek?" Ayrıca, Kimmel'in nefret dolu ve şiddet içeren açıklamalarının ülkeyi bölmeyi amaçladığını ve monologun komedi olmadığını savundu. ABD Başkanı Donald Trump ve gece geç saatlerde yayınlanan talk show sunucusu Jimmy Kimmel. James Christian Kimmel (doğum 1967), tanınmış bir Amerikalı televizyon sunucusu ve komedyendir. 2003 yılından beri ABC'de yayınlanan Jimmy Kimmel Live! programının sunucusu ve yapımcısı olarak bilinir. Kimmel, Primetime Emmy Ödülleri'ni üç kez (2012, 2016 ve 2020) ve Akademi Ödülleri'ni dört kez (2017, 2018, 2023 ve 2024) sunmuştur. Trump'ın Kimmel'in alaycı sözlerini 25 Nisan'da Washington Hilton'da yaşanan silahlı saldırıyla doğrudan ilişkilendirmesiyle gerilim doruk noktasına ulaştı. Olayda, 31 yaşındaki şüpheli Cole Allen'ın suikast girişiminden tutuklanmasının ardından ABD Başkanı ve eşi tahliye edilmişti. Yetkililer, Allen'ın bir av tüfeği, bir tabanca ve birkaç bıçak taşıdığını ve yakalanmadan önce güvenlik çitinden sadece birkaç metre uzakta olduğunu belirtmişti. Başkan Trump, Kimmel'in şakasının çok ileri gittiğini belirterek, bunu "şiddete çağrı niteliğinde iğrenç bir şey" olarak nitelendirdi. Amerikan lideri, Truth Social adlı sosyal medya platformunda şunları yazdı: "Vay canına, televizyon reytinglerinden de anlaşıldığı üzere hiç komik olmayan Jimmy Kimmel, programında gerçekten şok edici bir açıklama yaptı." Ayrıca, önceki skandalların ardından Kimmel'ı geri getirdiği için ABC'yi eleştirdi ve "Kanal neden Demokrat Parti'yi öven %99 oranında çöp içerik yayınlayarak kanalını riske atan, bu kadar beceriksiz ve mizahsız bir çalışanı istiyor?" diye sordu. Olay, Amerikan kamuoyunda karışık tepkilere yol açarken, yakın zamanda Disney'in CEO'luğunu devralan Josh D'Amaro için büyük bir sınav olarak görülüyor. Kamuoyunun bir kesimi, ABC ve sahibi Walt Disney Şirketi'nin, kışkırtma sonucu şiddetin patlak vermesi durumunda büyük bir tepkiyle karşılaşacağını savunarak Başkanın ailesini destekliyor. Öte yandan, bazı hukuk uzmanları, yayıncıların Birinci Değişiklik kapsamında geniş ifade özgürlüğüne sahip olduğunu ve bir sanatçıyı şaka nedeniyle işten çıkarmanın komedi sektörünü gelecekte tedirgin edebileceğini belirtiyor.

ABD 'li Muhabir, Beyaz Saray partisinde silahlı saldırganla yaşanan çatışma anını aktarıyor. Haber

ABD 'li Muhabir, Beyaz Saray partisinde silahlı saldırganla yaşanan çatışma anını aktarıyor.

Blitzer, üst kattaki erkekler tuvaletinden yeni çıkmışken "çok, çok tehlikeli bir silah" taşıyan bir adam gördüğünü anlattı. Kısa bir süre sonra, bulunduğu yere yakın bir yerde birkaç yüksek sesli silah sesi duyuldu. "Birdenbire çok yüksek ve korkunç silah sesleri duydum. Bir polis memuru beni yere itti ve yere sabitledi," dedi ve ardından yaklaşık 15 kişiyle birlikte bir tuvalete götürülerek korunduğunu ekledi. CNN muhabiri Wolf Blitzer, silahlı saldırganla karşılaştığı anı anlatıyor. (Ekran görüntüsü) Gazeteci, silahlı saldırganın ateş açılmaya başlandığı sırada "çok yakın", sadece birkaç adım ötede olduğunu söyledi. Hedefin kim olduğunu bilmediğini ve ilk tepkisinin kendisinin hedef haline gelebileceği korkusu olduğunu belirtti. ABD Gizli Servisi'ne göre, bir güvenlik kontrol noktasının yakınında meydana gelen silahlı saldırının ardından bir şüpheli yakalandı. Blitzer, silahlı saldırganın etkisiz hale getirildiğini ancak tamamen kontrol altına alınmadan önce ateş etmeye devam ettiğini gördüğünü söyledi. Olay, etkinliğin düzenlendiği balo salonunun dışındaki üst kattaki koridorda, güvenlik kontrol noktası ve tuvaletlerin yakınında meydana geldi. Bir Gizli Servis ajanı vuruldu, ancak kurşun koruyucu yeleği tarafından durduruldu. Yerel bir hastaneye kaldırıldı. Başkan Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve kabine üyeleri olay sırasında balo salonunda bulunuyorlardı ve hızla alandan dışarı çıkarıldılar. Olayın ardından Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformunda güvenlik güçlerinin "hızlı ve cesur" müdahalesini övdü ve silahlı saldırganın yakalandığını doğruladı. Başlangıçta ABD Başkanı etkinliğe devam etme arzusunu dile getirmişti, ancak daha sonra kolluk kuvvetlerinin talebi üzerine Beyaz Saray'a geri döndü. Beyaz Saray basın toplantısı da ertelendi.

ABD heyeti Pakistan ziyaretini beklenmedik bir şekilde iptal etti, İran barış görüşmeleri çıkmaza girdi. Haber

ABD heyeti Pakistan ziyaretini beklenmedik bir şekilde iptal etti, İran barış görüşmeleri çıkmaza girdi.

Bu adım, İran Dışişleri Bakanı'nın Pakistanlı yetkililerle sadece görüşmeler yaptıktan sonra İslamabad'dan ayrılmasından kısa bir süre sonra geldi. Başkan Trump, özel elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner'in İslamabad ziyaretini iptal etme kararını açıklarken, gezinin çok maliyetli ve zaman alıcı olduğunu ve İran'ın son barış önerisinin tatmin edici olmadığını söyledi. Başkan Donald Trump, İran'la yaşanan çatışmayla ilgili olarak sadece birkaç gün içinde çelişkili mesajlar verdi. Fotoğraf: Beyaz Saray Trump, 25 Nisan'da Washington'a dönmek üzere Air Force One'a binmeden önce, İran'ın ziyaretini iptal etmesinin ardından çatışmayı çözme teklifini iyileştirdiğini ancak bunun "yeterli olmadığını" belirtti. Amerikan lideri, Truth Social adlı sosyal medya platformunda Tahran hükümeti içindeki birlik konusunda da şüphelerini dile getirerek şunları yazdı: "Kimin iktidarda olduğunu kimse bilmiyor, kendileri bile. Üstelik tüm kozlar bizde, onların hiçbir şeyi yok! Konuşmak istiyorlarsa, tek yapmaları gereken bir telefon görüşmesi yapmak!!!" Tahran cephesinden Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi İslamabad'dan ayrıldı ve ziyareti "çok verimli" olarak nitelendirdi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian, Şerif ile yaptığı telefon görüşmesinde Tahran'ın tehdit veya abluka altında "zorla müzakerelere" katılmayacağını teyit etti. Pezeshkian, ABD'nin öncelikle İran deniz limanlarının abluka altına alınması da dahil olmak üzere "operasyonel engelleri" kaldırması gerektiğini, ancak bundan sonra çözülmemiş sorunların zeminini hazırlayabileceğini vurguladı. Daha önce Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'dan olumlu gelişmeler beklendiğini ifade etmiş ve Başkan Yardımcısı JD Vance'in Pakistan'a gitmeye hazır olduğunu söylemişti. Vance, bu ayın başlarında İslamabad'da yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan ilk görüşme turunun da lideriydi.

Trump 'tan İran 'a 48 saat uyarısı. Haber

Trump 'tan İran 'a 48 saat uyarısı.

ABD BaşkanıTrump tarafından 21 Mart günü saat 19:44'te Truth Social adlı sosyal medya platformunda yayınlandı ve önümüzdeki Pazartesi gününün sonuna kadar uzatılan bir süre belirledi. ABD Başkanı paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Eğer İran, tam bu saatten itibaren 48 saat içinde Hürmüz Boğazı'nı tehdit oluşturmadan tamamen açmazsa, ABD, en büyüğünden başlayarak çeşitli enerji santrallerine saldırıp imha edecektir." Buşehr nükleer santrali, Buşehr şehrinin 17 km güneydoğusunda ve Tahran'ın 1200 km güneyinde yer almaktadır. Fotoğraf: MEO Bu hamle, Trump'ın stratejisinde önemli bir değişime işaret ediyor. Daha önce, Tahran'daki enerji santrallerini hedef almaktan kasıtlı olarak kaçındığını, çünkü bu tür eylemlerin yıllarca sürecek hasara yol açabileceğini ve siviller üzerinde ciddi psikolojik travma bırakabileceğini belirtmişti. Ancak, gezegenin en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın Mart ayının başından beri tıkanması ve bunun da küresel petrol fiyatlarını doğrudan yükseltmesi nedeniyle mevcut durum acil bir hal almıştır. Bu hayati su yolundan günlük olarak yaklaşık 20 milyon varil petrolün, yani yaklaşık 3,18 milyar litrenin taşındığı tahmin edilmektedir. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, 20 Mart'ta yaptığı açıklamada, ülkenin altyapısına saldırılması halinde Tahran'ın "hiçbir kısıtlama" göstermeyeceğini belirtmişti. İran silahlı kuvvetleri de, enerji tesislerinin hedef alınması durumunda, Ortadoğu bölgesindeki tüm ABD enerji altyapısının da misilleme hedefi olacağı uyarısında bulunmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.