Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Trump

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trump haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump toplantıyı işaret etmişti: İran konusunda ‘Durum Odası’nda karar çıkmadı Haber

Trump toplantıyı işaret etmişti: İran konusunda ‘Durum Odası’nda karar çıkmadı

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran dosyasınailişkin karar sürecinin sürdüğünü duyurdu. “İran için nihai karar vereceğimizi söylediğim durum odasında toplanıyoruz” diyen Trump,Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda danışmanlarıyla görüşeceğini belirtti. Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Hürmüz Boğazı denilen, geçtiğimiz on yıllar boyunca her yönde sınırsız deniz trafiğine izinverilen bölgeden geçtim. İran, hiçbir zaman nükleer silaha ya da bombaya sahip olmamalı veolmayacaktır. Donanmamızın olağanüstü ve eş görülmemiş etkileri nedeniyle boğazda mahsurkalan artık eve dönüş sürecine başlayabilir. Şimdi nihai karar vermek için durum odasınageçiyoruz.” NYT: Yaklaşık iki saat süren toplantıdan karar çıkmadı Amerikan gazetesi New York Times (NYT), üst düzey ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde,Beyaz Saray’daki Durum Odası toplantısının yaklaşık iki saat sürdüğünü aktardı. Haberde, Trump’ın toplantıda İran’la olası bir anlaşma konusunu ele aldığı, ancak görüşmeninardından nihai bir karar vermediği belirtildi. Gazeteye konuşan kaynaklar, toplantının ardından Beyaz Saray tarafından resmi bir açıklamayapılmadığını kaydetti. Washington yönetiminin İran’a ilişkin nasıl bir yol haritası izleyeceği konusundaki belirsizlik isesürüyor.

Trump: İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu imha edeceğiz Haber

Trump: İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu imha edeceğiz

ABD Başkanı, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ABD tarafından alınıp alınmayacağıyla ilgili "Muhtemelen aldıktan sonra da imha edeceğiz ama onların elinde kalmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği bir etkinliğin ardından basın mensuplarının İran gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. İran'ı askeri açıdan "mağlup ettiklerini" savunan Trump, Tahran'la müzakerelerin sürdüğünü ve bu sürecin sonunda İran'ın nükleer silah elde etmesine hiçbir şekilde izin vermeyeceklerini söyledi. Hürmüz Boğazı'nın uluslararası bir su yolu olduğunu ve tüm ticari geçişlere açık olması gerektiğini vurgulayan Trump, "Bu konuyu inceliyoruz, haberimiz var. Ücretli geçiş istemiyoruz, burası uluslararası bir su yolu. Daha önce de müzakere etmişler, onlarla görüşmüşler, neler olacağını göreceğiz" ifadelerini kullandı. Trump, İran'ın limanlarına yönelik ABD ablukasının tam olarak sürdüğünü ve ablukanın çok etkili olduğunu savunarak "Bizim onayımız olmadan geçebilen tek bir gemi bile olmadı ve donanmamız harika bir iş çıkardı. Bizim onayımız olmadan hiçbir gemi, İran'a girmiyor veya İran'dan çıkmıyor" dedi. "İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu imha edeceğiz" ABD Başkanı, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ABD tarafından alınıp alınmayacağıyla ilgili soruya "Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu biz alacağız, ona ihtiyacımız yok, muhtemelen aldıktan sonra da imha edeceğiz ama onların elinde kalmasına izin vermeyeceğiz" yanıtını verdi.

NATO: ABD askerlerinin Avrupa'dan çekilmesi güvenlik planlarımızı etkilemeyecek Haber

NATO: ABD askerlerinin Avrupa'dan çekilmesi güvenlik planlarımızı etkilemeyecek

General Grynkewich, Brüksel'de gazetecilere yaptığı açıklamada, "Şu ana kadar açıklananlar, yakın zamanda çekilmesini öngördüğümüz yegâne güçlerdir" dedi. Amerikan askerlerinin yeniden konuşlandırılmasının dinamik bir süreç olduğuna dikkat çeken Grynkewich, Avrupa ülkelerinin kendi savunma kapasitelerini ve caydırıcılıklarını inşa etmelerinin uzun yıllar alabileceğini vurguladı. Almanya'dan çekilme kararı ve ortadoğu etkisi NATO komutanının bu teminatı, Avrupalı müttefiklerin Trump'ın asker çekme kararı sonrası oluşan güvenlik açığını kapatmak için kapalı kapılar ardında yoğun bir diplomasi yürüttüğü bir döneme denk geldi. Trump yönetimi, Almanya'da konuşlu en az 5 bin ABD askerini çekme kararı almıştı. Washington'un bu hamlesi, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in İran'a yönelik savaş politikalarına getirdiği eleştiriler ve Avrupa'nın Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ABD'yi yalnız bırakmasına yönelik bir misilleme olarak değerlendiriliyor. Özellikle 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırısı ve Tahran'ın buna hem doğrudan hem de komşu ülkeler üzerinden verdiği karşılık, bölgesel tansiyonu zirveye taşımıştı. İran'ın 2 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapatması ve ABD'nin boğazı açma girişimlerinin sonuçsuz kalması, Transatlantik ilişkilerindeki çatlağı daha da derinleştirdi. Ağır teçhizat açığı ve Polonya sürprizi ABD'nin Avrupa'dan çekeceği güçlerin yerini doldurmak ciddi bir meydan okuma barındırıyor. NATO diplomatlarından edinilen bilgilere göre, ittifakın 32 üyesi, çekilecek Amerikan askeri kapasitesine Avrupalı alternatifler bulma görevini General Grynkewich'e devretti. Askeri uzmanlara göre asıl kriz personel eksikliğinden ziyade ağır silah kapasitesinde yaşanacak. Almanya'da konuşlu Amerikan uzun menzilli füze birliğinin çekilmesinin yarattığı boşluğun bir Avrupa gücüyle doldurulmasının en az 5 yıl alacağı öngörülüyor. Uzmanlar, tank ve zırhlı araç gibi ağır teçhizatların kısa sürede telafi edilmesinin "imkansız" olduğu konusunda uyarıyor. Öte yandan, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Polonya'ya ilave 4 bin asker gönderme planını iptal etmesi Varşova'da soğuk duş etkisi yarattı. Ancak Polonya Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz, Washington'da Hegseth ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada endişeleri yatıştırdı. Kosiniak-Kamysz, bu iptalin stratejik ortaklıklarına zarar vermediğini ve Pentagon'un Avrupa'daki kuvvet dağılımı için yeni bir plan üzerinde çalıştığını ifade etti.

Trump'ın açıklaması petrol fiyatlarını geriletti, altın yatay seyretti Haber

Trump'ın açıklaması petrol fiyatlarını geriletti, altın yatay seyretti

Petrol fiyatlarında düşüş Asya piyasalarının açılmasının ardından Kuzey Denizi Brent petrolünün varil fiyatı yaklaşık yüzde 2 gerileyerek 109-110 dolar bandına indi. ABD ham petrolü olan Batı Teksas türü petrolün fiyatı da düşüş kaydetti. Petrol fiyatları gerilemesine rağmen yıl başına göre halen yaklaşık yüzde 80 daha yüksek seviyede bulunuyor. Bunun başlıca nedeni ise Ortadoğu’daki savaş nedeniyle stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki kriz. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, küresel enerji piyasalarında arz kesintisi endişelerini artırıyor. Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer silah elde etmesini önleyecek bir anlaşmaya ulaşılması için “çok iyi bir fırsat” bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, askeri operasyonların durdurulduğunun duyurulmasının ardından geldi. Petrol fiyatları ise pazartesi günü son iki haftanın en yüksek seviyesine çıkmıştı. Trump’ın diplomatik çözüm ihtimaline işaret eden açıklamaları piyasadaki tansiyonu kısmen düşürdü. Tahvil piyasalarında baskı artıyor Yüksek petrol fiyatları ve artan enflasyon endişeleri, küresel tahvil piyasalarında da baskıya neden oldu. ABD’nin 30 yıllık devlet tahvilinin getirisi 1 baz puan yükselerek yüzde 5,13’e çıktı. Tahvil getirileri önceki işlem gününde 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Japonya’nın 30 yıllık devlet tahvilinin getirisi de pazartesi günü, bu tahvillerin 1999’da piyasaya sürülmesinden bu yana ilk kez rekor seviyeye yükseldi. “Piyasalar bunun gerçek bir yumuşama olup olmadığını izliyor” KCM Trade şirketinde piyasa analisti olarak çalışan Tim Waterer, Trump’ın açıklamalarının kısa vadeli baskıyı azalttığını ancak temel risklerin sürdüğünü söyledi. Waterer, piyasaların Trump’ın sözlerinin gerçek bir gerilim düşüşüne mi işaret ettiğini yoksa bunun yalnızca taktiksel bir duraklama mı olduğunu anlamaya çalıştığını belirtti. Analiste göre İran’ın son gelişmelere nasıl yanıt vereceği ve Hürmüz Boğazı’ndaki tanker hareketliliğinin nasıl şekilleneceği, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. İran-ABD hattında diplomasi trafiği İsmail Bekayi, Tahran’ın tutumunun Pakistan üzerinden ABD’ye iletildiğini doğruladı ancak ayrıntı paylaşmadı. Adının açıklanmasını istemeyen bir Pakistanlı yetkili ise İslamabad’ın iki taraf arasında yeni bir öneri sunduğunu ancak görüşmelerde ilerlemenin yavaş olduğunu ifade etti. Öte yandan İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Washington’un müzakereler sırasında İran petrol ihracatına yönelik yaptırımları kaldırmayı kabul ettiğini öne sürdü. Ancak ABD’li bir yetkili bu iddiayı reddetti. Altın fiyatları yatay seyrediyor Altın fiyatları ise salı günü büyük ölçüde yatay hareket etti. Yatırımcılar bir yandan İran savaşına ilişkin gelişmeleri takip ederken diğer yandan ABD Merkez Bankası’nın para politikasına ilişkin mesajlarını bekliyor. Asya piyasalarının açılmasıyla birlikte altının ons fiyatı yüzde 0,1 gerileyerek yaklaşık 4 bin 550 dolara düştü. Altın pazartesi günü ise 4 bin 482 dolara kadar gerileyerek 30 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini görmüştü. Taste Live danışmanlık şirketinden piyasa uzmanı İlya Spivak, piyasaların özellikle İran’daki savaşın hangi yöne evrileceğini anlamaya çalıştığını söyledi. Spivak ayrıca yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın önceki toplantısına ait tutanakların yayımlanmasını beklediğini belirterek, piyasaların bu belgelerde para politikasına ilişkin yeni mesajlar aradığını ifade etti. Fed toplantı tutanaklarının çarşamba günü yayımlanması bekleniyor.

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi Haber

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen ziyarette tartışılan konulara dair basına yazılı değerlendirmede bulundu. ABD Başkanı Trump'ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 9 saate yakın birlikte vakit geçirdiğini ifade eden Vang, liderlerin iki ülke ilişkilerinin yanında dünya barışı ve kalkınmasını ilgilendiren konularda da uzun tartışmalar yaptıklarını belirtti. Vang, Çin'in egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan ile yeniden birleşmesinin Çin ulusunun ortak özlemi, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) tarihi misyonu ve İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin önemli bir parçası olduğuna işaret ederek şunları kaydetti: "(Tayvan sorunu) Eğer uygun şekilde ele alınırsa ABD-Çin ilişkileri istikrarlı olacak ve taraflar karşılıklı işbirliğini ilerletmeye daha fazla enerji ayırabilecektir. Aksi halde, iki ülke arasında gerginlikler ve hatta çatışmalar yaşanabilir, ilişkilerin geneli tehlikeye girebilir." Çinli Bakan, ABD'nin "tek Çin" ilkesine ve iki ülke arasında siyasi ilişkilerin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'deki Tayvan konusundaki taahhütlerine uyacağını umduklarını vurguladı. İran ile kalıcı ve kapsamlı ateşkes çağrısı Ziyarette Devlet Başkanı Şi'nin, Ortadoğu'daki savaş konusunda Çin'in pozisyonunu dile getirdiğini, burada güç kullanımın sorunları çözmeyeceğini ve diyaloğun tek doğru tercih olduğunu vurguladığını aktaran Vang, müzakerelerden hemen sonuç alınamasa da diyalog yolu hazır açılmışken yeniden kapanmaması gerektiğini söylediğini belirtti. Vang, Çin'in ABD'yi İran ile nükleer sorunu dahil farklılıklarını ve anlaşmazlıklarını müzakerelerle çözmeyi sürdürmeyi teşvik ettiğini, ateşkesin sürdürülerek Hürmüz Boğazı'nın en kısa zamanda yeniden açılması çağrısı yaptığını, burada yaşanan açmazın temel çözümünün kalıcı ve kapsamlı ateşkesin sağlanması olduğunu dile getirdiğini kaydetti. Çin ve ABD liderlerinin, temaslarının ardından iki ülke arasında "yapıcı stratejik istikrar ilişkisi" olarak tanımladıkları bir vizyon oluşturma konusunda siyasi mutabakata vardıklarını aktaran Vang, tarafların, dış politika, askeri ilişkiler, ekonomi, ticaret, halk sağlığı, tarım, turizm, halklar arası bağlar, kanun koruma dahil tüm alanlarda ve her seviyede temasların artırılmasında anlaştıklarını belirtti. İki ülke ilişkilerinde stratejik istikrarın tesisine odaklanan bu yeni vizyonun, büyük güç ilişkilerinde yeni bir paradigma ihtiyacına yanıt verdiğine işaret eden Vang, Çin'in, bundan, işbirliğinin temel dayanak olduğu, rekabetin uygun sınırlar içinde sürdürüldüğü ve savaş ve çatışma yerine barış odaklanan bir istikrar ilişkisini anladığını kaydetti.

'Trump kamuoyu önünde Kürtleri suçluyor ancak perde arkasında veto ediyor Haber

'Trump kamuoyu önünde Kürtleri suçluyor ancak perde arkasında veto ediyor

The Jerusalem Post’un haberine göre konuya yakın kaynaklar, Trump’ın kamuoyu önünde Kürtleri suçladığını ancak perde arkasında İran rejimine karşı Kürt liderliğinde bir ayaklanmanın desteklenmesi fikrine onay vermediğini doğruladı. Mossad’ın rejimi devirmeye yönelik plan önerdiği iddiası Haberde, yabancı kaynakların daha önce İsrail İstihbaratı Mossad’ın İran rejimini devirmeye yönelik bir plan önerdiğini aktardığı belirtildi. Buna göre plan, ABD ve İsrail’in İran güçlerine yönelik bombardımanlarının ardından kitlesel protestoların büyümesi ve buna paralel olarak rejimin zayıflatılmasını öngörüyordu. Aynı kaynaklara göre Türkiye’nin de Trump yönetimine baskı yaparak bu seçeneğin hayata geçirilmemesi yönünde girişimlerde bulunduğu ifade edildi. İsrailli üst düzey isimler Trump’ı ikna etmeye çalıştı The Jerusalem Post’un daha önce yayımladığı haberde, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Mossad Direktörü David Barnea ve İsrail Askeri İstihbarat Başkanı Shlomi Binder’in üst düzey ABD’li savunma yetkilileriyle görüşmeler yaptığı aktarılmıştı. Haberde, bazı görüşmelerin video konferans yöntemiyle doğrudan Trump’ın katılımıyla gerçekleştirildiği ve İsrailli yetkililerin ABD Başkanı’nı savaşa daha aktif şekilde dahil olmaya ikna etmeye çalıştığı belirtilmişti. Pentagon Kürt planına baştan karşı çıktı Habere göre ABD Savunma Bakanlığı’ndaki üst düzey yetkililer, Kürt ayaklanması planına en başından itibaren karşı çıktı. Kaynaklar, Pentagon’un bu yaklaşımının ve diğer bazı etkenlerin Trump’ın da plana mesafeli durmasına yol açtığını aktardı. Trump Kürtlere silah verildiğini kabul etti Trump’ın pazartesi günü yaptığı açıklamada Kürtlere silah sağlandığını açık şekilde kabul ettiği belirtildi. Ancak Trump daha sonra Kürtlerin ayaklanmadığını öne sürerek onları eleştirdi. Haberde, Trump’ın neden bu iddiayı gündeme getirdiğinin net olmadığı ifade edilirken, ABD Başkanının İran’daki İslam Cumhuriyeti rejiminin iktidarda kalması konusunda sorumluluk üstlenmek istemediği yorumuna yer verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.