Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Travma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Travma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Travma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya 'yı dev denizanaları sardı. Haber

Antalya 'yı dev denizanaları sardı.

Antalya Körfezi’nde 5 metrekareye bir denizanası düşerken, attıkları ağları çektiklerinde yüzlerce denizanasının dolandığını gören balıkçılar şaşkına döndü. Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması ve temas edilmemesi gerekiyor. Ellerine vücutlarına dokunursa yakma, su toplama, kabarcıklar oluşturabilir" dedi. Gökoğlu, her yıl tekrarlanan periyodik bir durum olan geçişin, Nisan ayının sonuna doğru tamamlanacağını belirtti. Akdenizin en büyükleri, bir tanesi 10 kilogram Antalya’da son günlerde su yüzeyinde birçok noktada görülen denizanaları, hem balıkçıların ağlarına takılıyor hem de vatandaşların dikkatini çekiyor. Poyraz ve ters akıntı nedeniyle kıyıya kadar inen bazı denizanaları da Alanya sahillerinde kıyıya vurdu. Bilimsel adı Rhopilema nomadica olan ve ağırlığı 10 kilograma kadar ulaşan türün Antalya Körfezi’nde her yıl görülen periyodik bir yoğunluk oluşturduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, söz konusu türün Kızıldeniz kökenli olduğunu ve Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e ulaştığını söyledi. Gökoğlu, "Antalya Körfezi’nde yoğun görülen denizanası, Kızıldeniz kökenli, Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e girmiş olan, bilimsel adı Rhopilema nomadica olarak bilinen denizanası. Bu denizanası, Akdeniz’deki en büyük denizanalarından biri, hatta en büyüğü" ifadelerini kullandı. Plaj sezonunun henüz başlamamış olması nedeniyle şu anda denize girenler açısından doğrudan bir risk bulunmadığını kaydeden Gökoğlu, özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Gökoğlu, "Plaj sezonu olmadığı için şu an denize sadece yabancı turistler giriyor, yerli halk girmiyor. Korkulması gereken bir durum yok. Çocuklar için dikkat edilebilir, denizanası kıyıya vurduğu zaman çocuklar onu bilmeyebilir, dokunabilir, temas edebilir. İşte bu temas sırasında çocukların ellerine vücutlarına dokunursa yahut da denize giren vatandaşlar temas ederse vücutlarında yakma, su toplama, kabarcıklar şeklinde hasarlar oluşturacaktır" dedi. Avcılığı zorlaştırıyor Denizanalarının yalnızca kıyıda değil, balıkçılık faaliyetlerinde de ciddi sorunlara yol açtığına dikkat çeken Gökoğlu, ağlara dolanan denizanalarının hem avcılığı zorlaştırdığını hem de ekonomik kayba neden olduğunu ifade etti. "Balıkçılar ağlarını bıraktığı zaman denizanası doluyor" Balıkçıların denize bıraktıkları ağların denizanalarıyla dolduğunu söyleyen Gökoğlu, "Balıkçılık açısından sıkıntılı bir durum var. Balıkçılar ağlarını bıraktığı zaman denizanası doluyor. Balıkçı alırken bu ağları torbaladığı için ağların yırtılmasına sebep oluyor. Ayrıca balık tutulmamasına neden oluyor. Çünkü torbalıyor, ağı büzdüğü için ağ normal açılmış vaziyette olmuyor. Ayrıca trol gibi sürüklenen av araçlarında av gözlerini tıkadığı için avın seçiciliğini de azaltıyor. Kütlesel bir trolün arkasında denizanası dolu kütlesel bir ağı çekiyor, bu nedenle yakıt giderini artırıyor. Özellikle ufak kıyı balıkçıları ağı alırken uzun zaman kaybediyor" şeklinde konuştu. "Temas halinde yüzde ve gözde travma oluşturabiliyor" Denizanası parçalarının teknedeki balıkçıların yüzüne ve gözlerine sıçramasının da risk taşıdığına dikkat çeken Gökoğlu, bunun balıkçılar üzerinde fiziksel tahribata yol açabildiğini belirtti. Gökoğlu, "Balıkçılar ağı aldıkları zaman teknenin üzerinde çok miktarda denizanası parçası ve denizanası kalıyor. Zaman zaman suratlarına, gözüne sıçramalar olduğu için gözlerinde, yüzlerinde tahribat ve travma oluşturuyor. Dolayısıyla balıkçılık açısından şu anda sıkıntılı bir durum söz konusu. Zaten balıkçıların çoğu da Antalya Körfezi’nde denizanası olduğu için uzatma ağlarını atmıyorlar" dedi. Yoğunluğun nedeni poyraz ve ters akıntı Bu yılki yoğunluğun nedenine de değinen Gökoğlu, poyraz rüzgarının yüzey suyunu sürüklemesi ve alttan gelen ters akıntının denizanalarını körfeze taşıdığını söyledi. Her yıl benzer bir geçiş yaşandığını ifade eden Gökoğlu, bu yıl da geçmiş yıllarla benzer yoğunluk gözlemlediklerini anlattı. Gökoğlu, şöyle devam etti: "Her sene bu geçiş oluyor. Ocak sonunda geçişleri başladı, şu anda körfezde yoğun miktarda var. Periyodik olarak tekrarlıyor bu. Bunun nedeni de bu sene poyrazın etkili olması. Poyraz yüzey suyunu aşağı doğru sürüklediği zaman, yerine alttan deniz suyunun gelmesi gerekiyor. Yani açıktaki ana akıntıdaki suyu alttan çekip üstten de itelediği için körfeze girdi. Bu ters akıntı nedeniyle şu anda denizanası Antalya Körfezi’nde. Geçmişe göre aynı yoğunlukta. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz dalışta, beş metrekarelik alanda neredeyse bir adet var şeklinde durum tespiti yaptık." Balık yumurtaları ve larvalar üzerinde olumsuz etkisi var Deniz ekosistemi üzerindeki etkilerine de değinen Gökoğlu, türün balık yumurtaları ve larvalarına zarar verdiğini, ancak bazı balık yavrularının da denizanasının dallı yapısı içinde saklanabildiğini söyledi. Buna rağmen olumsuz etkinin daha ağır bastığını belirten Gökoğlu, geçişin turizm ve plaj sezonu başlamadan sona ereceğini vurguladı. Gökoğlu, "Balık yumurta ve larvalarına zarar veriyor. Bazen de faydası oluyor. Denizanasının çan şeklindeki kafasının iç kısmındaki dallı yapıya bazı balık yavruları girip saklanıyor ve orada serpilip büyüdükten sonra ekosisteme katılıyorlar. Ama tabii tükettiği, öldürdüğü larva ve yumurta daha fazla. Bu geçiş Nisan’ın sonuna doğru Mayıs’ın başlarında tamamlanacak. Yani plaj sezonu, turizm sezonunun başladığı dönemde bu geçiş tamamlanacak. Her sene o tarihlerde tamamlanıyor. Şu anda risk yok, biz biraz önce sudan çıktık, dalıştaydık. Yine büyük, çok büyük kütleler halinde suyun altında gördük ve görüntüledik" ifadelerini kullandı.

ABD’de acı olay... Türk vatandaşı köpek saldırısında hayatını kaybetti Haber

ABD’de acı olay... Türk vatandaşı köpek saldırısında hayatını kaybetti

Amerika Birleşik Devletleri’nin Arkansas eyaletinde yaşayan 34 yaşındaki Türk vatandaşı Canan Akkoyun, sahibi olduğu köpeğin saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Genç kadının yaşadığı evde meydana gelen olayda iddiaya göre Belçika Kurdu (Belgian Malinois) cinsi köpek aniden saldırarak Canan Akkoyun'u boynundan ağır yaraladı. Evde bulunan ve polis olduğu belirtilen erkek arkadaşı, beylik tabancasıyla köpeğe müdahale ederek saldırıyı durdurdu. Ancak sağlık ekiplerinin tüm çabasına rağmen Akkoyun kurtarılamadı. Olayla ilgili resmi soruşturmanın sürdüğü ve kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsi sonrası netleşeceği bildirildi. “ANİ DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ” İDDİASI Ailenin, New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli’ye verdiği bilgiye göre, olay yerine gelen polis ekiplerinin, köpekte ani davranış değişikliğine yol açabilecek nörolojik bir sorun ihtimali üzerinde durduğunu belirtilirken, Akkoyun’un kardeşi, köpeğin daha önce bilinen bir sağlık sorunu olduğuna dair kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini ifade etti. Genç kadının cenazesinin, ABD’de kılınacak cenaze namazının ardından memleketi İzmir’e gönderilerek burada defnedileceği öğrenildi. ABD’de görev yapan İmam Ahmet Dönmez, cenaze masraflarının karşılanabilmesi için GoFundMe üzerinden bir bağış kampanyası başlatıldığını açıkladı. Ailenin, cenazenin Türkiye’ye nakli için maddi desteğe ihtiyaç duyduğu belirtildi. UZMANLAR NE DİYOR? Belgian Malinois, yüksek enerjili ve zeki bir çalışma köpeği olarak biliniyor. Polis ve askeri görevlerde sıkça tercih edilen bu ırkın, doğru eğitim ve yeterli fiziksel–zihinsel aktivite ile dengeli bir yapıya sahip olduğu ifade ediliyor. Veteriner hekimler, köpeklerde ani ve kontrolsüz saldırganlığın nadir görüldüğünü, çoğu zaman altında tıbbi ya da çevresel bir neden bulunduğunu belirtiyor. Olası sebepler arasında nörolojik rahatsızlıklar (epilepsi, beyin tümörü), şiddetli ağrı veya travma, ani korku ya da tetikleyici uyaranlar ve davranışsal bozukluklar yer alıyor. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Facia kaza Kocaeli'de gerçekleşti. Yaya geçidinde otomobilin çarptığı kadın hastanede yaşam mücadelesi veriyor Haber

Facia kaza Kocaeli'de gerçekleşti. Yaya geçidinde otomobilin çarptığı kadın hastanede yaşam mücadelesi veriyor

Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde ekmek almak üzere dışarı çıkan ve yaya geçidinde bir otomobilin çarpması sonucu ciddi şekilde yaralanan kadın, 7 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Olay yerinde sağlık ekiplerini beklemek yerine, yaralıyı kucaklayarak arabasına bindiren sürücüye tepki gösteren yaralı kadının ablası, "Kardeşim çok ağır bir travma aldı. Kafatasında kırıklar, kolunda ve kalçasında kırıklar, parmağı kopmuş ve beyne kemik saplanmış. Doktorlar 'Kımıldatılmaması gerekiyordu' diyor. Bu halde nasıl kucağında taşıyabilir anlayamıyorum" dedi. Olay, 12 Ocak'ta Yeni Mahalle Fatih Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaya geçidinde karşıya geçmeye çalışan Songül Baş'a (41), E.A. yönetimindeki 34 PGE 784 plakalı otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan Baş, sürücü E.A. tarafından araca bindirilerek önce yakındaki bir polikliniğe, ardından Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Vücudunda çok sayıda kırık bulunan ve durumu ağır olan Baş'ın yoğun bakımda entübe edildiği öğrenildi. Olaydan sonra polis merkezinde işlemleri tamamlanan sürücü, adliyede adli kontrolle serbest bırakıldı. Songül Baş'ın ailesi, bu karara tepki gösterdi. Songül Baş'ın ablası Şengül Baş, kazanın meydana geliş şekli ve sonrasında yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Kardeşinin ekmek almaya gittiği sırada yaya geçidinde kazanın olduğunu belirten Baş, sürücünün yaralıyı yerinden oynatmasının büyük bir hata olduğunu söyledi. Baş, "Kardeşim ekmek almaya gitmişti. Dönüşte yaya geçidinde sağını solunu kontrol ederek karşıya geçmeye çalışıyordu. Ancak hızla gelen araç kardeşime çarptı. Kardeşim yaklaşık 3 metre savruldu. Sonrasında sürücü, kardeşimi kucağına alıp arabasına bindirdi. Oysa yapılması gereken tek şey 112'yi aramaktı. Kardeşim kanlar içindeyken arabaya bindirmek büyük bir hata. 112 yerine, donanımı olmayan bir polikliniğe götürdü. Orada müdahale edilemedi ve zaman kaybedildi" dedi. Kardeşinin kafatasında, kolunda ve kalça kemiğinde kırıklar olduğunu ve parmağının koptuğunu dile getiren Baş, şunları söyledi: "Kardeşim ağır bir travma geçirdi. Kafatasında kırıklar var, kolu ve kalçası kırık, parmağı kopuk ve beyne kemik saplanmış durumda. Doktorlar 'Kesinlikle kımıldatılmaması gerekiyordu' diyor. Bu halde nasıl kucağına alıp taşıyabilir gerçekten anlamıyorum. Doktorlar durumu kritik diyor. Entübe ve makineye bağlı, umutlu değiller. Tek istediğimiz adalet." Kazanın yaya geçidinde vuku bulduğuna değinen Şengül Baş, "Bu olay yaya geçidinde gerçekleşti. Bu kadar ağır bir travmanın olması, aracın çok hızlı geldiği anlamına gelir. Ya telefonuna bakıyordu ya da 'geçerim' diye düşündü. Yaya geçidinde böyle bir dikkatsizlik kabul edilemez. Adalet istiyorum, başka bir isteğim yok" şeklinde konuştu. Kazayla ilgili inceleme devam ederken, aile olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumlu kişinin gerekli cezayı almasını talep etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.