Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Trajedi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Trajedi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trajedi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez Haber

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez

Cao Beidan-Trajedi, savaş eylemlerinin sınırları, uluslararası insancıl hukuk ve askeri teknolojinin etik boyutu üzerine tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, okullar gibi sivil tesisler en sıkı koruma altındaki hedefler arasında yer alıyor. Bu tür tesislerin hedef alınması ve başta çocuklar olmak üzere çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, insani sınırların ağır biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve savaş suçu kapsamında ele alınabilecek bir durum olarak görülüyor. Olayın ardından ABD yönetimi sorumluluğu Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) sağladığı “güncel olmayan veriler”e bağlayarak okulun yanlışlıkla askeri hedef olarak işaretlendiğini öne sürdü. Ancak bu açıklama birçok çevre için ikna edici bulunmadı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve hedef tespit kapasitesine sahip askeri gücünün böyle temel bir hataya düşmesi, istihbarat değerlendirme ve hedef doğrulama mekanizmalarında ciddi ve yapısal sorunların bulunduğuna işaret ediyor. Uluslararası kamuoyunun sert tepkisine ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acıya rağmen ABD’li üst düzey yetkililerin açıklamaları sorumluluğun net biçimde üstlenilmediği yönünde eleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta tartışmanın odağını başka yöne çekmeye çalışarak İran’ın da Tomahawk füzelerine sahip olabileceğine dair bir iddiayı gündeme getirdi. Ancak bu iddia kısa süre içinde ABD basınında yayımlanan bilgilerle çürütüldü. Daha sonra askeri yetkililer artan baskılar karşısında sorumluluğu kabul etmek zorunda kaldı. Buna karşın Kongre’deki duruşmalarda “eksiksiz prosedürler” ve “çok sayıda güvenlik önlemi” vurgusu yapılarak olayın bir dizi hatanın sonucu olduğu ifade edildi ve soruşturmanın tamamlanmasının beklenmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu bürokratik açıklamalar, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını hafifletmekten çok yeni bir yara açtı. Bu arada, ABD genelinde de olaya yönelik tepkiler artıyor. Ünlü sunucu Tucker Carlson, başka ülkelerdeki çocuklara füze fırlatan bir ülkenin “uğruna savaşmaya değmeyeceği”ne işaret etti. Silahlı çatışmalarda çocuklar en savunmasız kesimi oluşturuyor ve uluslararası hukuk tarafından özel olarak korunmaları gerekiyor. Bu ilke yalnızca uluslararası insancıl hukukun temel taşlarından biri değil, aynı zamanda insanlık medeniyetinin ortak ahlaki değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Minab’daki trajedi acı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Askeri teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun ve askeri eylemler hangi gerekçelerle savunulursa savunulsun, insan hayatı ve insan onuru her zaman öncelikli olmalıdır. Savaş hukuksuzluk alanı değildir. “Askeri zorunluluk” hiçbir koşulda temel insani değerlerin ihlal edilmesine gerekçe oluşturamaz. Sınıflar füzelerle yıkıldığında ve çocukların hayatları söndürüldüğünde zarar gören yalnızca aileler değildir. Bu tür olaylar, insanlığın barışa, güvenliğe ve uluslararası kurallara duyduğu ortak inancı da zedeliyor. Bu nedenle uluslararası toplumun sorumluluğu açıktır; olayın eksiksiz, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılması; sorumluların hesap vermesi ve silahlı çatışmalarda sivillerin, özellikle de çocukların korunmasına yönelik uluslararası normların yeniden teyit edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir ve insanlık medeniyetinin en temel savunma hattı korunabilir.

BM,  2026'nın başından bu yana Akdeniz gemi enkazlarında yüzlerce göçmenin öldüğünden korktuğunu söyledi Haber

BM, 2026'nın başından bu yana Akdeniz gemi enkazlarında yüzlerce göçmenin öldüğünden korktuğunu söyledi

BM'nin göç ajansı Pazartesi günü, son günlerde orta Akdeniz'de çok sayıda ölümcül gemi kazası raporlarının ardından yüzlerce göçmenin denizde kaybolabileceği veya öldüğünden korktuğu konusunda uyardı. Uluslararası Göç Örgütü (IOM), şu anda doğruladığı raporlardan "derinden endişe duyduğunu" söyledi. Açıklamada, "Son 10 gün içinde birkaç teknenin karıştığına inanılıyor ve ön bilgiler yüzlerce insanın denizde kaybolabileceğini veya öldüğünden korktuğunu gösteriyor" denildi. Ajans, şiddetli hava koşullarının arama kurtarma operasyonlarını önemli ölçüde engellediği konusunda uyardı. IOM sözcüsü Jorge Galindo, AFP haber ajansına "23 ve 25 Ocak'ta üç gemi kazası bildirildiğini" ve potansiyel olarak en az 104 kişinin öldüğünü söyledi. IOM'nin Kayıp Göçmenler Projesi'nden bir veri analisti olan Merna Abdelazim'e göre, bildirilen enkazlarda Tunus ve Libya'dan kalktığına inanılan tekneler yer aldı. IOM, bilgileri hala doğruladığını söylerken, Tunus'taki Sfax'tan ayrılan bir tekneyi içeren bir arama kurtarma operasyonunun ardından İtalya'nın Lampedusa kentinde üç ölümün doğrulandığını söyledi. Açıklamada, "Kurbanlar arasında, karadan çıkmadan kısa bir süre önce hipotermiden ölen yaklaşık bir yaşında ikiz kızlar var" denildi ve bir adamın da hipotermiden öldüğünü de sözlerine ekledi ve aynı operasyondan kurtulanlar, kendileriyle aynı zamanda aynı yerden kalkan başka bir teknenin hiç varmadığını bildirmişti. Ajans ayrıca, 14-21 Ocak tarihleri arasında Tunus'tan hareket eden ve toplamda yaklaşık 380 kişinin bulunduğu dokuz kayıp teknenin raporlarını da araştırdığını söyledi. 'Başka bir büyük trajedi' IOM açıklamasında, "Sadece 2026'nın ilk haftalarında, yüzlerce insanın zaten kayıp olduğundan korkuyor" dedi ve "nihai bilançonun önemli ölçüde daha yüksek olabileceği" uyarısında bulundu. Ajans, "IOM hala resmi onay ararken, bildirilen ölümlerin ölçeği Orta Akdeniz'de bir başka büyük trajediye işaret ediyor" dedi. Ajans, Harry Kasırgası Akdeniz'i vurduğunda meydana gelen olayların "bir kez daha cezasız çalışmaya devam eden, insanları denize uygun olmayan ve aşırı kalabalık teknelerle kasıtlı olarak denize gönderen göçmen kaçakçılığı ve kaçakçılık ağlarının ölümcül sonuçlarının altını çizdiğini" söyledi. "Göçmenleri denize uygun olmayan ve aşırı kalabalık teknelerde kaçırmak suç teşkil eden bir eylemdir" dedi. "Şiddetli bir fırtına bölgeyi vururken kalkışları düzenlemek, insanlar neredeyse kesin bir ölüm riski oluşturan koşullar altında bilerek denize gönderildiği için bu davranışı daha da kınanmaya zorlaştırıyor" diye ekledi. Son olayların, "uluslararası toplumun bu suç ağlarını ortadan kaldırma ve daha fazla can kaybını önleme çabalarını yoğunlaştırma acil ihtiyacını vurguladığını" söyledi. IOM, Orta Akdeniz'in dünyanın en ölümcül göç koridoru olmaya devam ettiğini ve sadece geçen yıl orada en az 1.340 kişinin hayatını kaybettiğini vurguladı. IOM'nin Kayıp Göçmenler Projesi'ne göre, 2014 ile 2025'in sonu arasında Akdeniz'de 33.000'den fazla göçmen öldü veya kayboldu.

İsviçre’deki kayak merkezinde meydana gelen patlamaya ilişkin taziye mesajları yayımlandı Haber

İsviçre’deki kayak merkezinde meydana gelen patlamaya ilişkin taziye mesajları yayımlandı

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib, Crans-Montana’daki patlamayla ilgili olarak şunları söyledi: “Crans-Montana’daki patlamada hayatını kaybeden çok sayıda kişi, yakınları ve kurtarma ekipleri için en derin taziyelerimi sunuyorum. AB Sivil Koruma Mekanizmasını harekete geçirdi. Mağdurlara tıbbi yardım sağlamak için İsviçre yetkilileriyle iletişim halindeyiz.'' Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İsviçre’nin Crans-Montana bölgesinde yaşanan patlamaya ilişkin olarak, “İsviçre’nin Crans-Montana bölgesinde bir sevinç anı trajediye dönüştü. Oradaki olaylar bizi derinden etkiledi. Düşüncelerimiz mağdurlar ve yakınlarıyla birlikte. Yaralananlara acil ve tam şifa diliyorum” ifadelerini kullandı. Kanada Başbakanı Mark Carney, İsviçre’nin Crans-Montana bölgesinde yaşanan yangınla ilgili olarak, “Dünkü Crans-Montana yangını yıkıcı bir trajedi. Düşüncelerim, hayatını kaybedenler veya yaralananlar, yakınları, ilk müdahale ekipleri ve bu inanılmaz kaybın etkisiyle birbirine destek olan tüm toplumla birlikte” sözlerini aktardı. Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, İsviçre’nin Valais bölgesinde yaşanan trajediye ilişkin olarak, “Mağdurların aileleriyle en derin dayanışmamızı paylaşıyor, yas tutan İsviçre halkının yanında duruyoruz. Şu an Belçika’dan kayıp bildirilmiyor, ancak tamamen dışlanamaz. AB Sivil Koruma Mekanizması kapsamında hastanelerimizde beş ağır yanıklı ve iki orta bakım hastasını kabul etmeyi teklif ediyor, yarın sabah tıbbi ekiplere destek göndereceğiz (1 ekip lideri, 2 doktor ve 2 yanık uzmanı hemşire).” dedi. Hollanda Başbakanı Dick Schoof, İsviçre’nin Crans-Montana bölgesinde yaşanan trajediye ilişkin olarak, “Dünkü Crans-Montana yangınının eşi benzeri görülmemiş boyutlarıyla ilgili giderek daha fazla detay ortaya çıkıyor. Bir barda çıkan yangın onlarca can aldı. Bugün İsviçre Cumhurbaşkanı Parmelin’e taziyelerimi ilettim. Düşüncelerimiz tüm mağdurlar, aileleri ve İsviçre halkıyla birlikte.” ifadelerine yer verdi. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Crans-Montana’daki trajik yangınla ilgili olarak, “Crans-Montana’daki trajik yangın sonrası Cumhurbaşkanı Parmelin’e en derin taziyelerimi sunuyorum. Hayatını kaybedenler ve çok sayıda yaralı için dua ediyoruz” ifadelerini kullandı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İsviçre’nin Crans-Montana bölgesindeki yıkıcı yangınla ilgili olarak, “Düşüncelerim mağdurlar, yaralananlar ve aileleriyle birlikte. Umut ve neşe getirmesi gereken Yeni Yıl kutlaması, korku ve kayıpla gölgelenmemeliydi. Hayatlarını riske ederek başkalarına yardım edenlerin cesaretini takdir ediyorum. Bu üzücü anda Cumhurbaşkanı Cassis ve İsviçre halkına en derin taziyelerimizi sunuyoruz” sözlerini aktardı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsviçre’deki Crans-Montana yangınıyla ilgili olarak, “İsviçre Cumhurbaşkanı Parmelin ile görüşerek dayanışmamızı ilettim. Bilanço korkunç. Düşüncelerimiz aileler ile birlikte. Diplomatik ve konsolosluk ekiplerimiz durumu yakından takip ediyor ve vatandaşlarımıza gerekli yardımı sağlıyor. Fransa, yaralıları hastanelerinde kabul ediyor ve her türlü desteğe hazır. Seferber olan ekipler ve sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum” dedi. Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatovic, İsviçre’nin Crans-Montana bölgesinde yaşanan trajik yangın sonrası, “Crans-Montana’daki trajik yangın nedeniyle Cumhurbaşkanı Parmelin’e ve hayatını kaybedenlerin ailelerine en derin taziyelerimi sunuyorum. Karadağ, bu acılı anda İsviçre halkının yanındadır” ifadelerini kullandı. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, İsviçre’nin Crans-Montana bölgesinde yaşanan trajik yangınla ilgili olarak, “Crans-Montana’daki trajik yangın nedeniyle derin üzüntü içindeyim. Mağdurların ailelerine ve yakınlarına en içten taziyelerimi sunuyor, İsviçre yetkilileriyle bu yıkıcı olaya müdahalede dayanışmamı ifade ediyorum” dedi. Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Timco Mucunski, İsviçre’nin Crans-Montana kayak merkezinde bir barda yaşanan trajik olayla ilgili olarak, “Mağdurların ailelerine ve İsviçre halkına en içten ve derin taziyelerimi sunuyorum, yaralıların hızlı ve sağlıklı bir şekilde iyileşmesini diliyorum. Ülkemiz, yaralı hastaları kabul etmeye ve sağlık kuruluşlarımızda gerekli desteği sağlamaya hazırdır. Gerektiğinde, daha önce Kocani’de bu tür acil durumlarda görev almış Kuzey Makedonyalı uzman doktorlarımızı İsviçre’ye gönderip tedavi sürecine katkı sağlamaya hazırız. Bu tür anlarda dayanışma hayati öneme sahiptir; İsviçreli dostlarımızın yanında tamamen hazır ve destekleyici konumdayız” ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.