Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplum

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kurtulmuş: Devletlerin egemenliğinin ortadan kalktığı bir kuralsızlık dönemine giriyoruz Haber

Kurtulmuş: Devletlerin egemenliğinin ortadan kalktığı bir kuralsızlık dönemine giriyoruz

TBMM Başkanı Kurtulmuş'un konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli bir geleneğinde temsilcileri olarak hizmet veriyorsunuz. Çalışmalarınızın bereketli olmasını, işlerinizin kolay olmasını temenni ediyorum. Bu sivil toplum çalışmaları bakımından da özellikle önümüzdeki dönemde çok daha dikkatli ve güçlü bir şekilde olmamızın da açık olduğu aşikardır. Bu anlamda yaptığımız çalışmaların, organik çalışmaları olması gerektiğine dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Sadece literatürde yazan ya da sadece şu alanda da çalışma yapılsa iyi olur değil, halkın gönlüne değen, toplumun bastığı yere ayak basan, toplumla birlikte olan organik çalışmaları gerçekleştirmek durumundayız. Eğer çalışmalar organik olarak yapılırsa bunların ne kadar değerli olduğunu, büyüklerimizin gösterdiği vakıf çalışmaları bize öğretiyor. Birinci mesele organik ve sahici olabilmektir. Sahici olan güçlüdür. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının artırılması, güçlendirilmesi, bölgesinde yıldız bir şekilde yükselişe geçtiğimiz bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde sivil toplum kuruluşlarımızın da aynı duyarlılık ve güçle çalışmalarını sürdürmesini dua ve temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Özellikle son dönemde yaşadığımız gelişmeler, kural bazlı dünya sisteminin yerle yeksan olduğunu gösteriyor. Gücü elinde bulunduranın istediği şekilde dünyayı dizayn etmeye çalıştığı bir döneme giriyoruz. Devletlerin egemenliği meselesinin tamamen ortadan kalktığı bir kuralsızlık dönemine giriyoruz."

Türkiye İMSAD, Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı Haber

Türkiye İMSAD, Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı

Türkiye İMSAD'ın sonuçlarını açıkladığı “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırması, Türkiye genelinde 7 bölgeden bin 67 kişiyle yürütüldü. Örneklem, TÜİK verileriyle uyumlu olacak şekilde cinsiyet, yaş, sosyoekonomik statü ve eğitim düzeylerine göre dengeli biçimde oluşturuldu. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı, nüfusumuzun ise yüzde 71’i orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor. Risk alanı tanımı genişletildiğinde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor. Her büyük depremin ardından toplum olarak tüm dünyaya örnek bir dayanışma sergiliyoruz. Arama kurtarmada, yardımlaşmada ve yaraları sarmada çok büyük bir güç ortaya koyuyoruz. Bu tablo, korkuya teslim olmayan bir toplum olduğumuzu gösteriyor." İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Küçükoğlu, zamanla gündemin değiştiğine dikkat çekerek, deprem sonrası gösterilen refleksin çok güçlü olduğunu belirtti. "Ancak zaman geçtikçe hayat normale dönüyor, korkuyu yeniyoruz ve deprem gündemden düşüyor. Oysa depremle mücadeleyi anlık reflekslerle sınırlamadan, kalıcı bir kolektif bilinç ve topyekûn mücadele anlayışıyla yürütmek zorundayız." ifadelerini kullanan Küçükoğlu, Türkiye’de her gün onlarca, her yıl on binlerce deprem olduğunu, depremin bu coğrafyada yaşamanın doğal bir parçası olduğunu aktardı. Araştırmanın ortaya koyduğu tabloyu da değerlendiren Küçükoğlu, “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci araştırmamız toplumun depremi nasıl algıladığını ne kadar kaygı duyduğunu ne kadar hazırlandığını ve en önemlisi nerede tıkandığımızı gösteriyor. Veriler çok net: Türkiye depremi biliyor, depremden korkuyor ama yeterince depreme hazırlanmıyor." dedi. “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırmasının sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 58,3’ü deprem konusunda kaygı taşıdığını belirtirken, her 10 kişiden yaklaşık 6’sı gündelik hayatında “ya olursa” duygusunu zihninin bir köşesinde taşıyor. Bu kaygı kadınlarda daha da belirginleşiyor; kadın katılımcılarda oran yüzde 67,7’ye yükseliyor. Toplumun yüzde 59,8’i hayatını ciddi biçimde etkileyen bir deprem deneyimi yaşamış durumda. Katılımcıların yüzde 40,6’sı önümüzdeki beş yıl içinde yıkıcı bir deprem yaşanma ihtimalini yüksek görürken, yüzde 45,5’i ise kendisini depreme hazır hissetmediğini ifade ediyor. Araştırma kapsamında katılımcılara yaşadıkları bölgeyi ne kadar riskli gördükleri sorulduğunda ortaya çıkan tabloya göre katılımcıların yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından “çok riskli” olarak tanımlıyor. Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) sahiplik oranı yüzde 41,6 seviyesinde kalırken, toplumun yarıdan fazlası olası bir deprem sonrasında ekonomik güvenceye sahip olmadan yaşamını sürdürüyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 55,2’si acil durumlarda toplanma alanının yerini bilmediğini belirtiyor. Araştırmaya göre toplumun yüzde 73,1’inin evinde deprem çantası bulunmuyor. Katılımcıların yüzde 45,6’sı evinde hiçbir eşyayı sabitlemediğini belirtirken, yüzde 22,1’i yalnızca bazı eşyaları sabitlediğini ifade ediyor. Tüm eşyalarını sabitleyenlerin oranı ise yüzde 32,2’de kalıyor. Bununla birlikte katılımcıların yüzde 59,4’ü oturduğu binayı deprem açısından güvenli bulduğunu belirtirken, yüzde 74,5’i binası için bugüne kadar hiçbir risk tespiti yaptırmadığını söylüyor. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 42,5’i güçlendirme ve dönüşüm süreçleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtirken, yüzde 57,7’si kentsel dönüşüm desteklerini tanımadığını ifade ediyor. Ayrıa katılımcıların yüzde 71,2’si doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmakta zorlandığını söylüyor. Katılımcıların yüzde 39,7’si kişisel çabaların sonucu etkilemeyeceğini düşünürken, yüzde 60,3’ü ise alınan önlemlerin depremde çok şeyi değiştireceğine inanıyor.

Türkiye'den Sudan’a 6. iyilik gemisi... 2 bin 600 ton insani yardım yola çıktı Haber

Türkiye'den Sudan’a 6. iyilik gemisi... 2 bin 600 ton insani yardım yola çıktı

AFAD koordinasyonunda hazırlanan 6. İyilik Gemisi, düzenlenen törenle Mersin Limanı’ndan Sudan’ın Port Sudan kentine uğurlandı. AFAD Başkanlığı koordinasyonunda hazırlanan 6. İyilik Gemisi, düzenlenen törenin ardından Mersin Limanı’ndan Sudan’ın Port Sudan şehrine doğru yola çıktı. Uğurlama programına AFAD Başkanı Vali Ali Hamza Pehlivan, Mersin Valisi Atilla Toros, milletvekilleri, Katar Ankara Büyükelçi Vekili, Katar Kalkınma Fonu temsilcileri ile kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. https://twitter.com/AFADBaskanlik/status/2010051544407019931 AFAD ile Katar Kalkınma Fonu iş birliğinde; Türk Kızılayı, Diyanet Vakfı ve 23 sivil toplum kuruluşunun katkılarıyla hazırlanan gemi, gıda, giyim, barınma, hijyen ve tıbbi malzemelerden oluşan yaklaşık 2 bin 600 ton insani yardım malzemesini Sudan’a ulaştıracak. Türkiye, AFAD koordinasyonunda daha önce de Sudan’a yönelik kapsamlı yardım faaliyetleri yürüttü. 2024 yılında iki ayrı gemiyle toplam 5 bin 270 ton insani yardım malzemesi gönderilirken, 2025 yılının Aralık ayında ise Sudan’daki acil barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla 30 bin çadır, üç ayrı gemiyle dost ve kardeş Sudan halkına ulaştırıldı. Uluslararası raporlara göre dünya genelinde artan doğa ve insan kaynaklı afetler nedeniyle insani yardıma ihtiyaç duyan nüfusun giderek arttığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin tarih boyunca olduğu gibi ırk, dil, din ve renk ayrımı gözetmeksizin mazlum ve mağdurların yanında durmaya devam ettiği vurgulandı. AFAD, insani yardım faaliyetlerinin kararlılıkla süreceğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.