Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tom Barrack

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tom Barrack haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tom Barrack haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD’li Büyükelçi Barrack’tan DSG Mesajı: “Tek Ordu, Tek Hükümet, Tek Devlet” Haber

ABD’li Büyükelçi Barrack’tan DSG Mesajı: “Tek Ordu, Tek Hükümet, Tek Devlet”

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu “tarihi bir dönüm noktası” olarak değerlendirdi. Barrack, Kürtçe eğitimin tanınması ile Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’e Şam yönetiminde verilecek rollere de dikkat çekti. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’de DSG ile merkezi yönetim arasında yürütülen entegrasyon sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barrack, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, DSG’nin Suriye devlet kurumlarıyla bütünleşmesini ve Kürt halkının haklarının tanınmasına yönelik adımları Washington yönetiminin desteklediğini belirtti. Barrack: “Tarihi bir an” Suriye’de yaşanan gelişmeleri ABD Başkanı’nın Orta Doğu vizyonuyla ilişkilendiren Barrack, DSG’nin devlet kurumlarına entegrasyon sürecini önemli bir gelişme olarak nitelendirdi. Barrack, “Kesinlikle tarihi bir an” ifadesini kullanarak, DSG’nin Suriye devlet yapısına düzenli şekilde dahil edilmesinin geçmişteki bölünmeleri aşma açısından önemli olduğunu belirtti. ABD’li diplomat, sürecin Suriye halkına ülkenin ortak geleceğini şekillendirme imkanı sağlayacağını ifade etti. Kürtçe eğitim ve Şam yönetimindeki roller Barrack, açıklamasında Kürtçe eğitimin tanınmasına da özel olarak değindi. Kürtçenin eğitim dili olarak kabul edilmesinin yanı sıra DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kürt siyasetçi İlham Ahmed’in Suriye hükümeti içerisinde önemli görevler üstlenmesini desteklediğini belirten Barrack, bu gelişmelerin Kürtlerin bölgesel istikrara katkılarının kabulü anlamına geldiğini söyledi. Barrack, geçmişte yaşanan ayrılıkların gelecekte ortak hedeflere dönüşebileceği mesajını verdi. “Kazanan ve kaybeden yok” Suriye'nin egemenliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Barrack, entegrasyonun tarafların karşılıklı mutabakatıyla gerçekleşmesinin önemine dikkat çekti. Gerçek entegrasyonun bir tarafın kazanıp diğerinin kaybetmesi anlamına gelmediğini belirten Barrack, farklı görüşlere sahip tarafların diplomatik çözüm yoluyla ortak bir devlet yapısını güçlendirebileceğini ifade etti. ABD’li temsilci açıklamasını “Tek ordu, tek hükümet, tek devlet” vurgusuyla tamamladı. Washington’dan entegrasyon sürecine destek Tom Barrack’ın açıklaması, Şam yönetimi ile DSG arasında yürütülen entegrasyon görüşmelerine ABD'nin yaklaşımına ilişkin dikkat çeken mesajlar içeriyor. Açıklamada özellikle Suriye'nin toprak bütünlüğü ve merkezi devlet yapısının güçlendirilmesi, Kürtlerin haklarının tanınması ve DSG unsurlarının devlet kurumlarına dahil edilmesi başlıkları öne çıktı. Barrack’ın değerlendirmeleri, Şam'daki müzakerelerin yalnızca Suriye içindeki taraflar açısından değil, ABD açısından da yakından takip edildiğini ortaya koydu.

Suriye’den İsrail’e tepki: “Artık güvenmiyoruz, temaslar kesildi” Haber

Suriye’den İsrail’e tepki: “Artık güvenmiyoruz, temaslar kesildi”

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlediği saldırının ardından Şam yönetimi ile Tel Aviv arasındaki temasların kesildiğini açıkladı. Şeybani, Suriye’nin önceliğinin İsrail saldırılarının sona ermesi olduğunu belirterek diplomasi kapısının tamamen kapanmadığı mesajını verdi. Suriye ile İsrail arasındaki gerilim, İsrail’in Suriye topraklarındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından yeniden tırmandı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Reuters’a yaptığı açıklamada, 18 Ağustos’ta gerçekleşen bombardımanın ardından İsrail ile Şam yönetimi arasındaki temasların durduğunu söyledi. Şeybani, Suriye’nin Ebu Zuhur Üssü’nün Türkiye’ye ait bir askeri üs olmayacağı yönündeki mesajını İsrail tarafına ilettiğini ancak buna rağmen hava üssünün bombalandığını belirtti. “Suriye şu anda İsrail’e güvenmiyor” Şeybani, saldırının ardından Suriye’nin İsrail’e yönelik tutumunun değiştiğini belirterek, “Suriye şu anda İsrail’e güvenmiyor” dedi. Suriye Dışişleri Bakanı, ülkesinin önceliğinin İsrail saldırılarının durdurulması olduğunu vurguladı. Bununla birlikte Şeybani, diplomasi seçeneğinin tamamen rafa kaldırılmadığını belirterek İsrail’e önemli bir mesaj verdi. Şeybani, Suriye’nin diplomasi için elini uzattığını ve İsrail’in önündeki tarihi fırsatı değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Suriye’den Türkiye mesajı Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, açıklamasında Türkiye ile askeri alandaki iş birliğine de değindi. Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması ve askeri eğitim konusunda Türkiye’nin desteğinden yararlandıklarını belirten Şeybani, Türkiye’nin desteğine müteşekkir olduklarını ve bu desteği reddetmeyeceklerini ifade etti. Açıklama, Şam yönetiminin Türkiye ile savunma ve askeri eğitim alanındaki iş birliğini sürdürme konusunda kararlı olduğu şeklinde değerlendirildi. İsrail Ebu Zuhur Hava Üssü’nü neden vurdu? İsrail savaş uçakları, Suriye’nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne 18 Ağustos’ta hava saldırısı düzenledi. Daha önce kullanılmayan ve terk edilmiş durumda olduğu belirtilen askeri tesisin hedef alındığı saldırıda can kaybı veya yaralanma olup olmadığına ilişkin resmi bir bilgi paylaşılmadı. Suriyeli bir yetkili, İsrail savaş uçaklarının üsse 8 ayrı saldırı düzenlediğini ve bombardımanda pist ile hangarda bulunan kullanılmayan bir yapının hedef alındığını açıkladı. ABD Büyükelçisi Barrack’tan dikkat çeken değerlendirme ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack da İsrail’in saldırısına ilişkin değerlendirmede bulundu. Barrack, saldırının Türkiye’yi kışkırtmaya yönelik bir girişim olabileceğini veya seçim öncesi siyasi bir hamle niteliği taşıyabileceğini ifade etti. İsrail’in Suriye’deki saldırısının ardından Şam ile Tel Aviv arasındaki temasların kesilmesi, bölgede Türkiye’nin de dahil olduğu diplomatik ve güvenlik trafiğinin yeniden hareketlenmesine neden oldu.

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz Haber

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’deki yeni yönetim ve Türkiye’nin bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Netanyahu, Suriye topraklarında herhangi bir Türk askeri varlığını İsrail açısından doğrudan ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiklerini belirterek Şam yönetimine sert bir mesaj gönderdi. İsrail medyasına konuşan Netanyahu, Suriye hükümetini daha önce farklı diplomatik kanallar aracılığıyla uyardıklarını ancak Şam yönetiminin İsrail’in mesajlarını doğru anlamadığını öne sürdü. Netanyahu, İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta İdlib’deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıya da değinerek operasyonun İsrail’in tutumunu açık biçimde ortaya koymayı amaçladığını savundu. İsrail’den Türkiye’nin Suriye’deki varlığına itiraz Netanyahu’nun açıklamalarının merkezinde Türkiye’nin Suriye’deki olası askeri varlığı yer aldı. İsrail Başbakanı, Türkiye’nin Suriye’de askeri kapasitesini artırmasını İsrail’in güvenliği açısından kabul edilemez bir gelişme olarak gördüklerini ifade etti. Açıklamalar, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in Suriye sınırının güneyindeki birlikleri ziyaret ettiği dönemde geldi. Zamir de bölgedeki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, İsrail sınırlarında herhangi bir hasım gücün hakimiyet kurmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Bu açıklamalar, Ankara ile Tel Aviv arasında Suriye sahası üzerinden ortaya çıkan rekabetin daha açık biçimde güvenlik başlığına taşındığını gösteriyor. Ebu Zuhur saldırısı gerilimi artırdı İsrail savaş uçakları 18 Ağustos’ta İdlib vilayetindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef aldı. Saldırıda pist ve havaalanına ait bazı altyapı unsurlarının zarar gördüğü bildirildi. İsrail kaynakları, operasyonun Türkiye’nin bölgede askeri varlık oluşturmasına ilişkin kaygılarla bağlantılı olduğunu öne sürerken, Türk askeri heyetinin havaalanındaki restorasyon çalışmaları kapsamında bölgede bulunduğu iddiaları da gündeme geldi. Suriye yönetimi ise saldırıyı kınayarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni harekete geçmeye çağırdı. Şam yönetimi saldırının Suriye’nin egemenliğine yönelik bir ihlal olduğunu savundu. Washington’dan İsrail’e mesafe Suriye’deki gerilim Washington’da da yakından takip ediliyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ebu Zuhur saldırısını “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirerek askeri yöntemler yerine diplomatik çözüm çağrısında bulundu. Barrack ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin saldırgan bir politika izlemediğini ve gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını savundu. ABD’nin bu yaklaşımı, Washington’ın Suriye sahasında Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışma ihtimalinin ortaya çıkmasını istemediğine işaret ediyor. İsrail muhalefetinden Netanyahu’ya tepki Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye'ye yönelik sert açıklamaları İsrail içinde de tartışma yarattı. İsrail Demokrat Partisi lideri Yair Golan, Suriye’ye yönelik operasyonları “kışkırtıcı ve tehlikeli” olarak değerlendirdi. Golan, mevcut politikaların İsrail’i Türkiye ile sıcak bir çatışmanın içine sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca ordunun siyasi hesaplar doğrultusunda kullanılmasının ABD başta olmak üzere İsrail’in müttefikleriyle ilişkilerine zarar verebileceğini savundu. Muhalefet lideri, Netanyahu’yu ülkenin güvenliğinden ziyade siyasi geleceğini öncelemekle suçladı. İsrail ve Suriye arasında kritik telefon görüşmesi iddiası Gerilimin tırmanmasından önce İsrail ile Suriye arasında üst düzey bir temas gerçekleştirildiği de öne sürüldü. Reuters'a konuşan kaynaklara göre Mossad Direktörü Roman Goffman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, 14 Ağustos’ta telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki askeri hareketliliğinin ele alındığı iddia edildi. Bu temasın, Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana İsrail ve Suriye arasındaki en üst düzey iletişim kanallarından biri olduğu ileri sürülüyor. Ancak İsrail Başbakanlık Ofisi ve Suriye Dışişleri Bakanlığı görüşmeye ilişkin resmi bir doğrulama yapmadı.

Tom Barrack'tan tepkilere yanıt: On yıllara dayanan gözlem üzerinden konuşuyordum Haber

Tom Barrack'tan tepkilere yanıt: On yıllara dayanan gözlem üzerinden konuşuyordum

ABD Büyükelçisi Tom Barrack, ABD merkezli Fox News Digital'ın sorularına verdiği yanıtta "Güç yoluyla barışa, hakikatlerin samimi şekilde değerlendirilmesine ve Amerika'yı bitmeyen savaşlara sürüklemeden ABD çıkarlarını koruyan sonuçlar vermeye inanıyoruz" sözlerini kullandı. Tom Barrack geride kalan günlerde Ortadoğu'da tutunabilen yegane hükümetlerin monarşik yapılı "güçlü liderlik rejimleri" olduğunu söylemişti. Barrack bu sözleri hakkında "Bunlardan bahsederken ideolojiden değil on yıllara dayanan ve zor kazanılmış gözlemler üzerinden konuşuyordum" dedi. Barrack buna karşın monarşiyle yönetilen Körfez ülkeleri gibi "sonuç odaklı" hükümetlerin ise geliştiğini belirtti. Barrack, "güçlü liderler" önderliğinde gelişen ülkeler arasında Türkiye ve İsrail'i de örnek verdi. Büyükelçi Barrack Türkiye hakkındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Düzenli çok partili seçimlerle başkanlık sistemi olan bir cumhuriyetle yönetilen Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü ve merkeziyetçi önderliği sayesinde istikrar, ekonomik dinamizm ve iddialı bölgesel etki sağlandığını da göstermektedir; ancak eleştirmenler bunu güçlü otoriter eğilimlere sahip hibrit bir rejim olarak tarif etmektedir." Barrack tam olarak ne demişti? Tom Barrack, 17 Nisan'da Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı konuşmada Ortadoğu'da yalnızca "güçlü liderlik rejimlerinin" başarılı olduğunu söylemişti. "Bunu söylediğim için eleştirileceğim çünkü demokrasi karşıtı olacak" diye söze başlayan Barrack, şöyle dedi: "Ya ılımlı monarşiler ya da bir çeşit monarşik cumhuriyetler [başarlı oldu], kalan her şey bu Arap Baharı'nın ardından soldu ve buhar oldu." F-35 değerlendirmesi Tom Barrack, Fox News Digital'a yaptığı yazılı açıklamada Türkiye'nin aylar içinde F-35 programına geri dönebileceğini de vurguladı. ABD'li diplomat, "Türkiye, hayati ABD unsurlarına ev sahipliği yapan, NATO görevlerine katkıda bulunan ve ortak tehditlere karşı gelen kilit bir müttefik olmayı sürdürüyor" dedi. Barrack, Ankara'ya yönelik yaptırımların ve Türkiye'nin F-35 programından çıkartılmasının "ilişkileri gereksiz yere gerdiğini" ve Rusya'nın bu durumdan faydalandığını vurguladı. Barrack ,"Benim işaret ettiğim şey, gerçek atılımların yakında gerçekleşeceği: Türkiye'nin F-35 ekosistemindeki rolünün yeniden tesis edilmesi, NATO'nun birlikte çalışabilirliğinin güçlendirilmesi, ABD sanayisinin desteklenmesi ve Rusya'nın nüfuzunun engellenmesi. Bu, Rus S-400 sistemine sahip olma ve kullanabilme durumunun bittiğinin teyit edilmesi ve hassas F-35 teknolojisine yönelik tehlike riski olmadığına dair Savunma ve Dışişleri bakanları tarafından resmi tasdik demek” dedi.

Barrack: Suriye’de Kürtler için en büyük fırsat yeni hükümetle entegrasyon Haber

Barrack: Suriye’de Kürtler için en büyük fırsat yeni hükümetle entegrasyon

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’de Kürtlerin en büyük fırsatının, Suriye Cumhurbaşkanı Başkan Ahmed al-Şara liderliğindeki yeni hükümet döneminde gerçekleşecek geçiş sürecinde olduğunu açıkladı. Barrack, bu sürecin Kürtler için tam entegrasyon, vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım yolunu açtığını, bu hakların Beşar Esad rejimi altında uzun süre engellendiğini vurguladı. Barrack, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) IŞİD’e karşı en etkili yerel güç olduğunu vurgulayarak, “SDG’nin yerel düzeyde birincil anti-IŞİD gücü olarak var olma amacı büyük ölçüde sona erdi, çünkü Şam artık güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye istekli ve konumlanmış durumda” dedi. ABD’nin SDG ve Suriye hükümeti arasında entegrasyonu kolaylaştırmak için aktif rol aldığını belirten Barrack, “18 Ocak’ta imzalanan entegrasyon anlaşmasını güvence altına almak ve sürecin zamanında ve barışçıl şekilde uygulanması için Suriye Hükümeti ve SDG liderliği ile kapsamlı görüşmeler yaptık” ifadelerini kullandı. Barrack, anlaşmanın SDG savaşçılarının ulusal orduya katılımını, stratejik altyapının devrini ve IŞİD tutukevleri ile kamplarının Şam yönetimine teslimini öngördüğünü belirterek, “ABD’nin önceliği, IŞİD tutukevlerinin güvenliğini sağlamak ve SDG ile Suriye Hükümeti arasında barışçıl entegrasyonu kolaylaştırmak” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.