Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ticaret Anlaşmaları

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ticaret Anlaşmaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Anlaşmaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya Haber

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9-13 Mart tarihleri arasında Brüksel'de gerçekleştirilen yıllık AB Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.Büyükelçilere hitabında dünyada kutuplaşma ve parçalanmanın arttığını ve böyle bir ortamda Avrupa'nın küresel vizyonunun stratejik bir varlık olduğunu ifade eden Costa, dünyadaki yeni gerçekliğin Rusya'nın barışı ihlal ettiği, Çin'in ticareti bozduğu ve ABD'nin kurallara dayalı uluslararası düzeni sorguladığı bir gerçeklik olduğunu söyledi. AB'nin görevinin kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmak olduğunu söyleyen Antonio Costa, "Uluslararası hukukun ihlalleri, ister Ukrayna'da, ister Grönland'da, ister Latin Amerika'da, ister Afrika'da, ister Gazze'de veya Orta Doğu'da olsun, kabul edilmemelidir. İnsan hakları ihlalleri de, ister İran'da, ister Sudan'da, ister Afganistan'da olsun, kabul edilemez" dedi. Orta Doğu'daki savaşın son derece kaygı verici olduğunu ve durumun temel nedenlerinden İran'ın sorumlu olduğunu söyleyen AB Konseyi Başkanı Costa, "Gerginliğin daha fazla tırmanmasından kaçınmalıyız. Böyle bir yol, Orta Doğu'yu, Avrupa'yı ve daha geniş bölgeleri tehdit eder. Bunun sonuçları ağırdır. Ekonomik alanda da ağırdır. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması bunun açık örneğidir" diye konuştu. "Kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız" AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya. Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna'nın konumunu sürekli olarak zayıflatıyor. Rusya, enerji fiyatlarının yükselmesi sayesinde Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın finansmanı için yeni kaynaklar elde ediyor" ifadelerini kullandı. Rusya'nın ayrıca Orta Doğu'daki savaşın gündemin merkezine oturması nedeniyle Ukrayna'ya ilginin azalmasından da istifade ettiğini söyleyen Costa, "Rusya üzerinde baskıyı sürdürmeli, Ukrayna için kabul edilebilir ve Avrupa'nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız. Umarım, yarın mevcut yaptırımların uzatılmasını onaylar ve 20. Yaptırım Paketi'nin kabulü yönünde ilerleriz" dedi. "BM, reformdan geçirilmeli ancak yerine başka bir yapı konulamaz" AB'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) güçlü bir destekçisi olmaya devam edeceğini de ifade eden Costa, "BM, reformdan geçirilmeli, ancak yerine başka bir yapı konulamaz. BM, çok taraflı sistemin temel taşı olmaya devam etmelidir. BM, evrensel meşruiyete sahip tek forumdur. Ayrıca, etkili ve çok taraflı iş birliğini sürdürebilecek güce sahip tek platformdur" şeklinde konuştu. Costa, BM sisteminin ciddi finansal kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu dönemde, AB'nin küresel dayanışmada öncü rol oynamaya devam edeceğini söyledi. "Mercosur ve Hindistan ile ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu" AB'nin dünyanın en kapsamlı ticaret anlaşmaları ağını kurduğunu ve bu ağın 80 ticaret ortağını kapsadığını vurgulayan Antonio Costa, "Ayrıca, 27 ülkeyle daha anlaşmalar müzakere ediyor ve onay sürecini yürütüyoruz. Bunlar arasında Meksika, Avustralya, Endonezya, Tayland, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer alıyor" ifadelerini kullandı. AB Konseyi Başkanı Costa, "Yakın zamanda imzalanan Mercosur ve Hindistan ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu. Bu anlaşmalar, 32 ülkeyi ve yaklaşık 3 milyar insanı kapsıyor" diye konuştu. Görevi süresinde genişlemeyi de bir öncelik olarak kabul ettiğini ifade eden Antonio Costa, Ukrayna'nın AB'ye üyelik başvurusunun genişleme sürecinde Moldova ve Batı Balkan ülkelerini de etkileyen bir dinamizme yol açtığını söyledi. AB Konseyi Başkanı, "Bu ülkelerin geleceği, AB içindedir. Lakin katılım süreci, liyakat esasına dayalı olmalıdır" dedi. Konuşmasında 2025 yılında Avrupa savunmasına odaklandıklarını ve 2026'yı ise Avrupa'nın rekabetçilik yılı yapmak istediklerini söyleyen Costa, "Bu iki alan, Avrupa'nın egemenliğinin temel sütunlarıdır. ABD'nin Grönland'a yönelik tehditlerine AB olarak verilen kararlı ve etkili yanıt, küresel konumumuzun nasıl güçlendiğinin bir örneğidir" şeklinde konuştu.

Macron, Davos'ta Trump'a mesaj gönderdi: Tehditlere karşı çıkarlarımızı koruyacağız Haber

Macron, Davos'ta Trump'a mesaj gönderdi: Tehditlere karşı çıkarlarımızı koruyacağız

Konuşmasını, odadaki büyük kahkahalara "Barış, istikrar ve öngörülebilirlik zamanı" diyerek açtı. Yine de "istikrarsızlık ve dengesizliğe" yaklaştık, diye ekledi Macron ve "çatışmanın normalleştiğini" belirtti. Ardından Trump'a dolaylı potshot geldi: 2025'in düzinelerce savaşla boğuştuğuna işaret ederken, Fransız cumhurbaşkanı, "Bazılarının çözüldüğünü duydum" dedi. Aksi takdirde ekonomi ağırlıklı konuşmasının sonuna doğru konuya geri döndü. Macron, "Yeni emperyalizm veya yeni sömürgecilik zamanı değil" dedi. "Bu, vatandaşlarımız için bu üç küresel zorluğu çözmek için bir işbirliği zamanı." Macron, "Zorbalara saygıyı tercih ediyoruz," diye bitirdi. "Ve hukukun üstünlüğünü vahşete tercih ediyoruz." Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na (WEF) hitap etti. Dünyanın bir kuralsızlık düzenine kaydığını, uluslararası hukukun ayaklar altına alındığını ve emperyal hırsların yeniden su yüzüne çıktığını söyleyen Macron, "Önümüzdeki ay dördüncü yılına girecek olan Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırı savaşı, bunun en açık örneğidir. Orta Doğu ve Afrika genelinde çatışmalar sürmektedir. Bu tablo, etkili kolektif yönetişimin olmadığı bir dünyaya doğru kayışı yansıtıyor" dedi. ABD'yi Avrupa'yı kendine tabi kılmaya çalışmakla suçladı Kolektif yönetişimin olmadığı yerde işbirliğinin yerini azılı bir rekabete bıraktığını ifade eden Macron, "Rekabet çerçevesinde ABD, ihracat çıkarlarımızı zayıflatan ticaret anlaşmaları ve azami tavizler talep ederek açık bir şekilde Avrupa'yı zayıflatmayı ve kendisine tabi kılmayı hedefliyor. Buna, esasen kabul edilemez olan ve özellikle ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine karşı baskı aracı olarak kullanıldığında daha da sorunlu hale gelen, bitmek bilmeyen yeni gümrük tarifeleri ekleniyor" dedi. "Danimarka'yı desteklemek amacıyla Grönland'daki ortak tatbikata katılmaya karar verdik" Macron, "Dünyanın giderek daha da sertleştiği bir ortamda Fransa ve Avrupa, etkili birçok taraflılığı savunmalıdır. Çünkü bu, bizim çıkarlarımıza ve güç kullanımı kuralına boyun eğmeyi reddeden herkesin çıkarına hizmet eder" ifadelerini kullandı. Fransız lider, "Bu ilkeler doğrultusunda kimseyi tehdit etmeden, yalnızca başka bir Avrupalı müttefikimiz olan Danimarka'yı desteklemek amacıyla Grönland'daki ortak tatbikata katılmaya karar verdik" şeklinde konuştu. Ticaret savaşları, korumacı gerginlik ve aşırı üretim yarışlarının sadece kaybeden taraflar oluşturacağını vurgulayan Macron, "Bu nedenle temel önceliğimiz, küresel ekonomik dengesizliklerle mücadeledir. Mevcut dengesizlikler bazı kilit olgulara dayanıyor ve hepimizin kendi gündemini ortaya koyması gerekiyor. Bunlar arasında ABD'de aşırı tüketim, Çin'de yetersiz tüketim ve aşırı yatırım ile Avrupa'da yetersiz yatırım ve rekabet gücü eksikliği yer alıyor" dedi. Avrupa'nın pazar olarak fazla saf hareket ettiğini ve herkese açık bir pazar konumunda olduğunu vurgulayan Macron, "Avrupa pazarına erişildiği gibi Çin pazarına erişilemez. ABD ve pek çok başka ülke de yatırım ve ticarette belirli koruma düzeyleri mevcut. Avrupalılar ise diğer ülkeler, küresel oyun kurallarına uymadığında kendi şirketlerini ve pazarlarını koruyamayan tek taraf" dedi. ABD'ye karşı "ticaret bazukası" ABD'ye karşı AB'nin "ticaret bazukası" olarak adlandırılan ekonomik misilleme mekanizmasının devreye sokmasını talep eden Macron, "Avrupa'nın çok güçlü ekonomik araçları bulunuyor ve bize saygısızlık edildiğinde ve oyunun kurallarına uyulmadığında bunları kullanmalıyız. Avrupa'nın zorlama karşıtı aracı güçlü bir enstrüman ve bugünün zorlu ortamında onu devreye sokmaktan çekinmemeliyiz" dedi. "Daha fazla Çin yatırımına ihtiyaç var" Çin'e karşı olmadıklarını fakat Avrupa'nın Çin konusunda kendi sanayisini koruyacak adımlara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Macron, "Avrupa'da bazı kilit sektörlerde daha fazla doğrudan Çin yatırımına ihtiyaç duyuyoruz. Bunlar, büyümemize katkı sağlayacak ve teknoloji transferi sağlayacak yatırımlar olmalı. AVrupa'da üretilenlerle aynı standartlara sahip olmayan ve çok daha fazla sübvanse edilen ürünlerin Avrupa'ya ihraç edilmesine ihtiyacımız yok" dedi. Macron, 2026'da daha güçlü ve daha bağımsız bir Avrupa için daha fazla yatırım, savunma ve güvenlik için çalışacaklarını ifade ederek, "Daha fazla büyüme ve istikrara ihtiyacımız var. Zorbalık yerine saygıyı, siyasallaşma yerine bilimi, vahşet yerine hukukun üstünlüğünü tercih ediyoruz" dedi. Oturumun panel kısmında rekabet açısından ABD'nin gerisinde kalan Avrupa ekonomisi için çözümün ne olduğu yönündeki bir soruya cevabında Macron, Avrupa'da büyük çaplı bir sadeleştirme paketinin "oyun değiştirici" olacağını söyledi. Macron, "2025 yılında Çin, tarihte ilk kez dünyanın geri kalanına karşı bu denli büyük bir ticari fazla verdi. Bunun üçte biri ABD, üçte biri Avrupa, üçte biri de dünyanın geri kalanı ile oldu. Bu, bir trilyon dolar civarındaydı ve daha önce hiç olmadığı kadar büyüktü" dedi. Almanya ve Çin arasındaki ticari dengenin de ilk defa Almanya adına bir ticaret açığına dönüştüğüne dikkat çeken Macron, "Bu, Avrupa adına oyunu değiştiren bir gelişme. Bu yüzden, bu sorunu mutlaka çözmemiz gerekiyor" dedi. Bir diğer meselenin de tarifeler olduğunu söyleyen Macron, "Mevcut bağlamda müttefikler arasında tarifelerin olması mantıklı değil" ifadelerini kullandı. Macron, "Tarifelerin olması, yani bölünmüş olmak, hatta mevcut durumda ilave tarifelerle tehdit edilmek mantıklı değil. Bizim için asıl çılgın olan şey ise, ABD'nin ilave tarifeler getirmesi durumunda ilk kez ABD'ye karşı zorlama karşıtı aracı kullanmak zorunda bırakılacak olmamız. Bunu hayal edebiliyor musunuz? Bu çılgınlık. Buna üzülüyorum ama öngörülmezliğin ve gereksiz saldırganlığın sonucu bu. Dolayısıyla yapmamız gereken, hepimizin sakin kalması" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.