Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ticaret

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı” Haber

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı”

Kırgızistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, dış politikadan Rusya-Ukrayna savaşına, Suriye’deki gelişmelerden F-35 ve S-400 konusuna, Yunanistan ile ilişkilere ve “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. “Süreç adım adım ilerliyor” “Terörsüz Türkiye” sürecinin belirli bir takvimden ziyade ulaşılması gereken bir hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, devlet kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını söyledi. Meclis’te oluşan mutabakatın önemine dikkat çeken Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulunun, yasada belirtilen görevler doğrultusunda atılacak adımları planlamaya başladığını belirtti. Erdoğan, çerçeve yasanın uygulanmasının örgütün silah bırakması ve tasfiye olması şartına bağlı olduğunu vurgulayarak, bu durumun tespit ve teyit yöntemlerinin de belli olduğunu söyledi. “İç cepheyi güçlendireceğiz” Sürecin toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmesi gerektiğini belirten Erdoğan, provokatif söylemlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Erdoğan, farklılıkların ortadan kaldırılmasının değil, farklılıklarla birlikte Türkiye ortak paydasında buluşmanın hedeflendiğini belirterek bunu “Büyük Türkiye mutabakatı” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin millet tarafından sahiplenildiğini savunarak, toplumsal huzuru zedeleyecek yaklaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’dan Suriye mesajı: “Şiddetin devri kapanmalı” YPG-PYD’nin fesih kararı ve Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin de konuşan Erdoğan, gelişmeleri olumlu karşıladığını belirtti. Suriye’nin bütün unsurlarıyla birlik ve bütünlük içinde olmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkına desteğinin süreceğini ifade etti. Erdoğan, “Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı” diyerek Suriye’de yeni bir dönemin başlaması gerektiğini vurguladı. Suriye’nin terör örgütlerinin faaliyet alanına dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, ülkenin yeniden inşası için komşu ve dost ülkelerin destek vermesi çağrısında bulundu. Putin ile görüşmede Rusya-Ukrayna savaşı gündemdeydi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeye ilişkin de bilgi verdi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin savaşın sona ermesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlere devam edeceğini söyledi. Enerji, ticaret, turizm ve yatırım alanlarında Rusya ile Türkiye arasında önemli ilişkiler bulunduğuna dikkat çeken Erdoğan, savaşın taraflar ve bölge açısından olumlu sonuçlar doğurmadığını ifade etti. Şanghay İşbirliği Örgütü mesajı: “Batı’ya sırt çevirmek değil” Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerini geliştirmesinin Batı’dan uzaklaşma anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, dış politikada 360 derecelik bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Türkiye’nin hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini geliştirebilen bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasının mümkün olduğunu ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin örgüte üyelik perspektifinin herhangi bir bloktan kopuş anlamına gelmediğini vurguladı. F-35 ve S-400 açıklaması Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirten Erdoğan, ABD tarafındaki sürecin tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’nin savunma alanındaki kendi projelerinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Erdoğan, KAAN ve milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinin devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin farklı savunma seçeneklerini artırmaya devam edeceğini söyleyerek, “Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur” mesajını verdi. Karadeniz’de ticari gemi güvenliği vurgusu Karadeniz’deki deniz taşımacılığının güvenliğinin yalnızca Türk bayraklı gemiler açısından değil, tüm sivil deniz taşımacılığı bakımından önemli olduğunu belirten Erdoğan, ticari faaliyetlerin çatışmalardan zarar görmemesi gerektiğini söyledi. Karadeniz’de kalıcı bir güvenlik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Erdoğan, tahıl krizinin özellikle Afrika’da yeniden gündeme gelme ihtimaline dikkat çekti. Yunanistan’a adaların silahlandırılması tepkisi Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu ancak uluslararası anlaşmaların ihlal edilmesine müsaade etmeyeceğini söyledi. Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını belirten Erdoğan, buna karşılık Türkiye’nin kendi haklarının çiğnenmesine de izin vermeyeceğini vurguladı. Yunanistan’a “yanlış yoldan dönme” çağrısı yapan Erdoğan, gayriaskeri statüdeki adaların silahlandırılmasından vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması yönündeki yaklaşımını sürdüreceğini belirtti.

Trump’tan Kanada kararı: Yüzde 50’lik ek gümrük vergileri 3 gün ertelendi Haber

Trump’tan Kanada kararı: Yüzde 50’lik ek gümrük vergileri 3 gün ertelendi

ABD Başkanı Donald Trump, Kanada’dan ithal edilen ürünlere uygulanması planlanan yüzde 50 oranındaki ek gümrük vergilerinin 3 gün süreyle askıya alındığını açıkladı. Trump, kararın ABD ile Kanada arasında varılan mutabakatın nihai belgelerinin hazırlanması amacıyla alındığını duyurdu. Trump: “Üç günlük süre için askıya aldım” Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kanada’ya yönelik yeni tarifelerin yürürlüğe girmesinin geçici olarak ertelendiğini belirtti. Kararın iki ülke arasında sağlanan anlaşmaya dayandığını ifade eden Trump, belgelerin son haline getirilmesi şartıyla yüzde 50’lik ek gümrük vergilerinin üç gün boyunca uygulanmayacağını bildirdi. Böylece bugün yürürlüğe girmesi beklenen tarifeler, taraflar arasındaki görüşmeler devam ederken geçici olarak durdurulmuş oldu. Geniş ürün grubunu kapsıyordu ABD’nin Kanada ürünlerine yönelik planladığı ek vergiler, daha önce gündeme gelen ticaret anlaşmazlığının bir parçasıydı. 1930 tarihli Tarife Yasası'na dayandırılan düzenlemenin, Kanada’nın Amerikan ürünlerine karşı ayrımcı uygulamalarda bulunduğu gerekçesiyle hazırlandığı belirtilmişti. Ek tarifelerin şarap, sanayi ürünleri, spor ekipmanları ve çimento gibi çok sayıda ürünü kapsaması bekleniyordu. Gözler üç günlük müzakerede Trump’ın son kararı, Washington ile Ottawa arasındaki ticaret geriliminin şimdilik diplomatik görüşmelerle çözülmeye çalışıldığını gösteriyor. Ancak tarifelerin tamamen kaldırıldığına ilişkin bir karar açıklanmış değil. Üç günlük askıya alma süresinin sonunda tarafların anlaşmayı nihai hale getirip getiremeyeceği, ABD-Kanada ticaret ilişkilerinin geleceği açısından belirleyici olacak.

Tahran-Trabzon arasındaki ilk direkt uçak seferleri başladı Haber

Tahran-Trabzon arasındaki ilk direkt uçak seferleri başladı

İran'ın başkenti Tarhan'dan Trabzon'a başlatılan uçuşların ilkini gerçekleştiren uçak, havalimanında törenle karşılandı. Törene, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Kültür ve Turizm İl Müdürü Tamer Erdoğan, İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Hossein Khosravi, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erkut Çelebi ve turizm paydaşları katıldı. BİRLİKTE ÇALIŞMA YÜRÜTTÜK Başkan Genç, süreçte emeği geçen herkese teşekkür ederek “Şehrimiz için önemli bir gün. Tahran’dan şehrimize haftada iki sefer olmak üzere uçuşlar başladı. Yaklaşık iki yıldır süren bir çalışma savaş nedeniyle biraz kesintiye uğramıştı. Hep birlikte bu çalışmayı yürüttük ve bugün nihayete erdi. Şehrimizin turizmine katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. TRABZON MARKA ŞEHİR Başkan Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Turizm şehri Trabzon’umuzda şu anda birçok ülkenin uçağı var. Bu, Trabzon’un marka şehir olduğunun ispatıdır. İran ile tarihten gelen ilişkilerimiz var. Geçtiğimiz ay İran Ankara Büyükelçimiz ziyaretimize gelmişti. Trabzon Başkonsolosumuzla da dün görüştük. Limanın yeniden kullandırılması, turizm konusu ve karşılıklı ilişikleri çok önemsiyoruz. İran’ın Reşt ve Zincan şehirleri ile kardeş şehiriz. Geçtiğimiz ay aldığımız bir kararla Tebriz ile de kardeş şehir olduk. 18 kardeş şehrimiz var bunlardan 3’ü İran’da.” İLİŞKİLERİ ÖNEMSİYORUZ Trabzon’un daha cazip bir şehir haline gelmesi için durmandan çalıştıklarını ifade eden Başkan Genç, “Almanya’nın dört şehrinden Trabzon'umuza direkt uçuş var. Yine Bakü’den, Bahreny’den, Birleşik Arap Emirlikleri bölgesinden, Bağdat’tan, Katar Doha’dan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, Kuveyt’ten, Özbekistan’dan, Suudi Arabistan’ın altı şehrinden, Umman’dan ve Ürdün’den direkt uçuş var. Mısır’dan geçtiğimiz hafta başlamıştı, şimdi de İran’dan başladı. Şehrimizin bu yönünü daha güçlü kılmak için biz de yoğun bir çabanın içerisindeyiz. Belediye başkanı olarak çalışmalardan dolayı çok mutluyum. İnşallah sayıları artar ve şehrimiz daha güçlü, cazip bir şehir haline gelir” diye konuştu. SÜREKLİ İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDEYİZ Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erkut Çelebi, süreçle ilgili bilgi vererek şunları kaydetti: “Trabzon’umuza bir bölgemizden daha uçak seferleri başlatıldı. Bu durum Trabzon’umuzun ne kadar önemli bir destinasyon merkezi olduğunu gösteriyor. İran seferleri için dört yıldır çalışıyorduk. Birkaç kez denememiz oldu. Bir ay önceki toplantımızda bir karar verildi. Bu karar sonucunda ilk sefer başlatıldı. Uçak 140 kişiyle dolu olarak geldi. Birçok bölgeyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Tahran da bizim için çok önemliydi. Sürekli iş birliği içerisindeyiz ve bunu devam ettirmeye çalışıyoruz. Hem turizmi hem de ticareti canlandıracağız. Trabzon’umuza hayırlı olsun.” TARİHİ BİR GÜN İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Hossein Khosravi ise, “Burada olmaktan çok mutluyuz. İlk seferimizi Tahran’dan gerçekleştirdiğimiz için çok daha mutluyuz. Halkımız uzun zamandır bekliyordu. Burada yaşayan vatandaşlar, öğrenciler ve tüccarlar uçuş için çok fazla talepte bulunmuştu. Çok iyi bir başlangıçtır bu. Bugün çok tarihi bir gün. Daha önce Türkiye ve İran arasında 4 milyon turist vardı, daha çok turiste sahip olacağız. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Metin Genç’e de teşekkür ediyoruz, yardımları çok etkiliydi. Diğer makamlar ve Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı da çok yardımcı oldu. Umuyorum ki Trabzon daha ileriye gidecektir” diye konuştu. Tahran- Trabzon seferleri Salı ve Cuma olmak üzere haftada iki kez gerçekleştirilecek.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan Kayseri YHT hattına sıkı takip Haber

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan Kayseri YHT hattına sıkı takip

Anadolu’nun kavşak noktasında bulunan, sanayi ve ticaretin yanı sıra eğitim, sağlık, spor, turizm ile tarım ve hayvancılık alanlarında da adından söz ettiren Kayseri’ye kazandırılacak Ankara-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nde çalışmalar hummalı bir şekilde sürerken proje çalışmaları Ankara düzeyinde de yakından takip ediliyor. Bu çerçevede, bir dizi program kapsamında Kayseri’ye gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ile birlikte Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Düver Mahallesi’ndeki şantiyesini ziyaret ederek hummalı şekilde süren çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Uraloğlu ve Başkan Büyükkılıç’a, incelemeleri esnasında Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Ömer İleri, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AYGM Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ile AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan ve MHP Kayseri İl Başkan Yardımcısı Bilgehan Hatip eşlik etti. Bakan Abdulkadir Uraloğlu ve Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç ile beraberlerindeki heyet çalışmaları tüm hızıyla süren Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nin Kocasinan ilçesi Düver Mahallesi’ndeki şantiyesini ziyaret etti. Çalışma yerinde inceleyen Bakan Uraloğlu ve Başkan Büyükkılıç, projenin son durumuna dair kurmayları ve yüklenici firma yetkililerinden brifing aldı. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Başkan Büyükkılıç ve beraberindeki heyet ile birlikte incelemelerinin ardından basın toplantısı düzenledi. Ankara-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi’ndeki son durumu yerinde değerlendirmek için Düver şantiyesinde bir araya geldiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, ulaştırma hizmetinin ekonomi, ticaret ve toplumsal refah açısından önemine işaret etti. Uraloğlu, “Bu kapsamda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık. Sadece yeni hatlar inşa etmedik. Devraldığımız bütün demiryolu ağını baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Hızlı tren hattımız 11 şehre doğrudan, birçok şehre de bölgesel bağlantılarla hizmet vererek nüfusumuzun yarısından fazlasına ulaşıyor” dedi. “20,5 Kilometre Uzunluğunda Toplam 22 Tünel ve 6 Bin 608 Metre Uzunluğunda 27 Demiryolu Köprüsü İnşa Ediyoruz” Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı ile birlikte ülkenin dört bir yanında devam eden projelerden söz eden Bakan Uraloğlu, 2028’e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayısını 11’den 27’ye yükselteceklerinin altını çizerek, “Bu büyük vizyonumuzun önemli bir halkası da 142 kilometre uzunluğundaki Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattımız. Saatte 250 kilometre hız yapabilen, yine çift hatlı, elektrikli ve sinyalli bir tren hattı inşa ediyoruz. Aynı zamanda sıfırdan bir hat inşa ediyoruz. Eski hattımızı da koruyarak. Hattımız üzerinde Yerköy, Şefaatli, Yenifakılı, Himmetdede ve Kayseri olmak üzere 5 istasyonumuz bulunmaktadır. Proje kapsamında 20,5 kilometre uzunluğunda toplam 22 tünel, 6 bin 608 metre uzunluğunda 27 demiryolu köprüsünü de birlikte inşa ediyoruz” şeklinde konuştu. “Ankara-Kayseri Arası Seyahat Süresini 7 Saatten 1 Saat 45 Dakikaya Düşüreceğiz” Bakan Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı ile Ankara-Kayseri arası seyahat süresinin 7 saatten 1 saat 45 dakikaya düşeceğini vurgulayarak, “Yerköy Yüksek Hızlı Tren Garı’ndan Kayseri’ye uzanan bu hat tamamlandığında Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı ile birbirine entegre olacak. Böylece Kayseri, doğrudan yüksek hızlı tren hattı konforuyla buluşmuş olacak. Projemizin işletmeye açılmasıyla, mevcut konvansiyonel demiryolu ile olan Ankara-Kayseri arası seyahat süresini 7 saatten 1 saat 45 dakikaya düşüreceğiz. Yine İstanbul’a 5 saatte hızlı tren ve ekonomik ulaşım imkânıyla ulaşmış olacağız” diye konuştu. Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı’nın Kayseri için avantajlarında da değinen Bakan Uraloğlu, “Erciyes’te kayak sezonunu kaçırmak istemeyen bir Ankaralı kardeşimiz hafta sonu sabahı yola çıkıp öğleden önce pistte olma imkânına sahip olacak. İstanbul’da işi ya da düğünü olan bir Kayserili vatandaşımız sadece 5 saatlik bir yolculukla konaklama derdi olmadan aynı gün gidip dönme imkânına sahip olacak. Cumhurbaşkanımız diyor ya nereden nereye” dedi. “Yaklaşık Yüzde 53’lük Bir Fiziki İlerleme Seviyesine Geldik, 2028 Yılının İkinci Yarısında Bitirmeyi Hedefliyoruz” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı projesinde yüzde 53’lük ilerleme kaydedildiğini açıklayarak, “Proje genelinde bugün itibariyle yaklaşık yüzde 53’lük bir fiziki ilerleme seviyesine geldiğimizi özelikle belirtmek isterim. Yani işin yarısından fazlasını tamamlamış bulunuyoruz. Kalan kısımlardaki işlerimize de tüm hızıyla devam ediyoruz. Projemizi 2028 yılının ikinci yarısında bitirmeyi hedefliyoruz. İnşallah Himmetdede’ye kadar olan bölümünü 2027 yılı içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Elbette zamanda biraz ileri geri aksamalar olabilir ama biz bu iradeyi ortaya koyuyoruz. İnşallah onu da tekâmül ettirmeye gayret edeceğiz. Biz de şantiyemizi yakından takip edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Yılda 5,5 Milyon Yolcu ve 3 Milyon Ton Yük Taşıma İmkânı” Projenin tamamlandığında 5,5 milyon yolcu ve 3 milyon ton yük taşıma kapasitesi ile hizmet verileceğine dikkat çeken Uraloğlu, şunları söyledi: “Bu büyük proje tamamlandığında yalnızca iki şehri değil, Anadolu’nun kalbinden geçen bir kalkınma koridorunu harekete geçirmiş olacağız. Hattımızı işletmeye aldığımızda yılda 5,5 milyon yolcu ve 3 milyon ton yük taşıma imkânına sahip olacağız. Bilindiği gibi Kayseri, asırlardır üretimin şehri. Mobilyasından tekstiline, gıdasından savunma sanayiinde kadar ürettiğini dünyaya satan şehrimiz. Bu hat tamamlandığında Kayserili üreticilerimiz ürününü limanlara, organize sanayi bölgelerine ve komşu illere çok daha hızlı, çok daha ucuza taşımış olacak. Erciyes’in kayak turizmi, Mimar Sinan’ın izleri, Kayseri’nin eşsiz coğrafyası, artık sadece karayoluyla ve havayolu ile değil, konforlu bir tren yolculuğuyla da milyonlarca ziyaretçimize ev sahipliği yapacak. Kısaca bu hat Kayseri’nin asırlık ticaret ruhunu, yeni yüzyıla, Türkiye Yüzyılı hızına taşıyacak. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.” Bakan Uraloğlu, Yerköy-Kayseri arasındaki çalışmalarla Kayseri için yeni bir demiryolu hattı inşa edildiği gibi şehrin tüm demiryolu altyapısının da yenilendiğini belirterek, Anafartarlar-Şehir Hastanesi-Mobilyakent tramvay hattını Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile birlikte inşa ettiklerini kaydetti. Uraloğlu, Kayseri’ye Boğazköprü mevkiinde 670 bin metrekarelik alanda 1 milyon 800 bin ton taşıma kapasiteli Lojistik Merkezi’ni kazandırdıklarını dile getirerek, ülkenin turizm merkezleri olan Antalya, Konya ve Kapadokya bölgesini Kayseri’ye ve dolayısıyla hızlı demiryolu ağına bağlayacak Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya demiryolu projesini de hayata geçirmeyi hedeflediklerini duyurdu. Bakan Uraloğlu, “Bu şehre yakışır ve Kayserililere yaraşır yeni bir havalimanı terminal binasını da inşa edip onu da hizmete açmıştık. Yıllık 2,5 milyon yolcu kapasiteli olan Kayseri Havalimanı yolcu kapasitesini yeni terminal binamız ile 6 milyon yolcuya çıkardık. Bu sayede önümüzdeki dönemde gelişen Erciyes ve Kapadokya turizm talebi ve bölgenin ticaret hacminin de hesap edilerek, başta Kayseri olmak üzere bölgenin hava trafiği ve ulaşımı açısından önünde bulunan önemli bir engeli de geride bırakmış olduk” şeklinde konuştu. “Hayalden Gerçeğe Dönüştürüyoruz” Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın Türkiye Yüzyılı ulaşım vizyonunun çok somut bir ifadesi olduğuna vurgu yaparak, “Bu hat sadece ray döşemek değil, refahı uzatmaktır, milletimizin hayatını kolaylaştırmaktır. Çalışmalarımızı bitirdiğimizde ülkemizin bir prestij projesini daha başarıyla tamamlamanın inşallah hep beraber gururunu yaşayacağız. Ülkemizin adına büyük ve önemli bir projeyi daha hayalden gerçeğe dönüştürüyoruz. Bu düşüncelerle işçisinden mühendisine, projemizi yürüten tüm yüklenici firmalarımıza, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğümüze ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da Yüksek Hızlı Tren Projesi’nden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür etti. Başkan Büyükkılıç, “Sanayisi, ticareti, turizmi, tarım ve hayvancılığı, eğitim ve sağlık salanındaki potansiyeli ile Anadolu’nun parlayan yıldızı Kayseri’miz Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi ile ülkemizin önde gelen şehirleri arasındaki konum ve önemini daha da arttıracak. Bu önemli yatırım şimdiden Kayseri’mize ve bölgemize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, 60 bin üyeyle birlikte çalışacakları katılımcı bir yönetim anlayışı hedeflediğini açıladı. Saha çalışmalarıyla belirlenecek çözümleri iki hafta içinde kamuoyuna duyuracağını belirten Matlı, tüm üyeleri sürece davet etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın farklı sektörlerindeki iş dünyası temsilcileriyle yürüttükleri faaliyetlerin, daha geniş kapsamlı bir saha programıyla sürdürüleceğini duyurdu. Yeni dönem stratejilerinin ilk adımını, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının sorulduğu ve sosyal medya platformlarında yayımlanan kısa bir video ile attıklarını belirten Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” cümlesiyle son bulduğunu ifade etti. Bu ifadenin sadece bir videonun kapanış cümlesi değil, benimsedikleri yönetim anlayışının temel taşı olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Cevapları masa başında belirlemek istemedik. Çünkü asıl cevap; Bursa için üretim yapan, ticaretle uğraşan, istihdam yaratan ve risk alan üyelerimizin deneyimlerinde, alın terinde ve geleceğe dair beklentilerinde saklıdır. Daha fazla işletmeyi ziyaret edecek, sektör temsilcilerimizle bir araya gelecek ve sahadan gelen geri bildirimleri uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Yürüttükleri çalışmaların tek taraflı bir tanıtım faaliyeti olmayacağının altını çizen Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısı yaptı: “Bu süreci sadece bir kişinin ya da belli bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu; üyelerimizin ihtiyaçlarından filizlenen, onların sesiyle güçlenen ve yine üyelerimizin öncülüğünde, Bursa’nın değerlerini koruyan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi, görüşü, önerisi ve eleştirisi olan tüm üyelerimizi çalışmalarımıza ortak olmaya davet ediyorum. Kademeli olarak farklı iletişim kanallarını da üyelerimizin kullanımına açacağız. Bu sayede birlikteliğimizi pekiştireceğiz. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının tüm sektörleri ve 60 bin üyemizle el birliğiyle şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin sadece BTSO çatısı altında planlanamayacağını belirten Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle tam bir iş birliği içerisinde olacaklarını dile getirdi: “Bursa için fikri, birikimi ve önerisi olan hiç kimseyi bu sürecin dışında tutmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerine önem verecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren konularda onların tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu yolculuk, Bursa’ya değer katan herkesin katkılarıyla büyüyecektir.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yönetim modelini şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, üyesine kolayca ulaşılabilen, meslek komitelerinin görüşlerinin kararlara yansıdığı, kaynaklarını tüm üyelerin menfaatine kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve şeffaf bir şekilde hesap veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın, sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının ve hizmet sektörünün kendisini güçlü bir şekilde temsil edilmiş hissettiği bir yönetim anlayışı teklif ediyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki başarılarının değerli olduğunu belirten Matlı, ancak sadece geçmişteki kazanımları anlatmanın ve 60 bin üyenin tamamını kucaklamayan projelerin geleceğe hazırlanmak adına yeterli olmayacağını vurguladı. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar tüm dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer şehirlerin verileri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir atılıma ihtiyaç duyduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte atılan her doğru adım Bursa’nın kazancıdır. Lakin bugün karşımızda bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir işleyiş anlayışı hakim. Rekabet koşulları, işletmelerimizin gereksinimleri ve şehirlerin yarıştığı alanlar evrildi. Diğer kentler yeni yatırımlar, yeni sektörler ve teknolojilerle yol alırken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme şansı yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yıl hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri belirlediğini anımsatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi olması ve Bursa’nın geriatri ile Ar-Ge alanlarında öncü bir şehir haline gelmesi yönünde de önemli hedeflerin konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiği ile belli olur. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden havada kaldığını ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını dürüstçe değerlendirmektir. Bursa’nın yeni vaatlerden önce gerçekçi bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel misyonunun sahip olduğu tüm olanakları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında hissetmeli; yeni müşteriler ve pazarlar arayışına girdiğinde Oda ona somut kapılar açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı raporların hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla yapılan yatırımların üyelerimize ne sağladığı şeffafça bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan somut fayda ve etkiyle ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun sayfalarının çok olması veya süslü bir dille yazılması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan bütçenin, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen çıktının düzenli olarak paylaşılacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriterimiz; kaç üyemize dokunulduğu, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar destek olunduğu ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir katkıyla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen geri bildirimleri somut çözüm önerilerine dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle istişare ederek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının tamamını iki hafta içerisinde kamuoyuna sunacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl hayata geçirileceğini, hangi kaynakla sağlanacağını, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de net bir şekilde görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki şahsi bir rekabet olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim vizyonuyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar mekanizmalarında etkili olduğu, kaynak yönetiminin şeffaf olduğu ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumlu olduğu bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için sadece iş yaptığı bir yer olmadığını; doğup büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bursa bize sadece bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin altında kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye endişe etmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve beraber yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir süreçtir. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Bursa Hızlı Tren Projesinde Tarihi Aşama: Test Sürüşleri Başlıyor, Ankara ve İstanbul 2 Saat 15 Dakikaya İnecek Haber

Bursa Hızlı Tren Projesinde Tarihi Aşama: Test Sürüşleri Başlıyor, Ankara ve İstanbul 2 Saat 15 Dakikaya İnecek

Bursa’yı yüksek hızlı tren ağına bağlayacak projede sona gelindi Türkiye’nin önemli ulaşım yatırımları arasında yer alan Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi’nde kritik bir aşamaya geçildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projenin son durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, Osmaneli-Bursa kesiminde çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ve test sürüşleri için hazırlıkların başladığını duyurdu. Yaklaşık 201 kilometre uzunluğundaki hızlı tren hattının saatte 250 kilometre tasarım hızına uygun şekilde inşa edildiğini belirten Bakan Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla Bursa’nın Türkiye’nin yüksek hızlı tren ağına doğrudan bağlanacağını ifade etti. Bursa’nın uzun süredir beklediği hızlı tren projesi, yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil, yük taşımacılığı açısından da bölgesel ekonomiye önemli katkılar sağlaması hedeflenen stratejik yatırımlar arasında gösteriliyor. Bursa-Ankara ve Bursa-İstanbul yolculuğu 2 saat 15 dakikaya düşecek Bakan Uraloğlu, projenin en önemli etaplarından biri olan 106 kilometrelik Osmaneli-Bursa kesiminde çalışmaların son aşamaya geldiğini açıkladı. Bu hattın tamamlanmasıyla Bursa’nın Osmaneli üzerinden Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattına bağlanacağını belirten Uraloğlu, yaklaşık 3,2 milyon kişinin yüksek hızlı tren konforuna doğrudan erişim sağlayacağını söyledi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Bursa’dan Ankara ve İstanbul’a ulaşım sürelerinde önemli bir kısalma yaşanacak. Mevcut ulaşım seçeneklerine göre daha hızlı, güvenli ve konforlu bir alternatif oluşturacak proje sayesinde: Bursa-Ankara seyahati yaklaşık 2 saat 15 dakikaya, Bursa-İstanbul seyahati yaklaşık 2 saat 15 dakikaya inecek. Bu gelişmenin özellikle Bursa’nın sanayi, ticaret ve turizm potansiyeline büyük katkı sağlaması bekleniyor. Test sürüşleri yakında başlayacak Hızlı tren projelerinde işletmeye geçmeden önce en kritik aşamalardan biri olan test süreçleri için hazırlıklar tamamlanıyor. Bakan Uraloğlu, Osmaneli-Bursa kesiminde yakında test sürüşlerinin başlayacağını belirterek, hattın tüm sistemlerinin kapsamlı şekilde kontrol edileceğini ifade etti. Uraloğlu açıklamasında, “Gerçekleştireceğimiz test sürüşleriyle hattın tüm sistemlerini kapsamlı şekilde kontrol edecek, işletmeye hazır hale getireceğiz. Testlerin tamamlanmasının ardından Bursa’yı yüksek hızlı tren ağıyla buluşturacağız” değerlendirmesinde bulundu. Test sürecinde ray sistemlerinden sinyalizasyon altyapısına, güvenlik sistemlerinden tren işletme koşullarına kadar birçok teknik detayın kontrol edilmesi planlanıyor. Proje yılda milyonlarca yolcu ve yük taşıyacak Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi, sadece yolcu taşımacılığı açısından değil, yük taşımacılığı bakımından da büyük önem taşıyor. Bakan Uraloğlu, hattın tamamının yılda yaklaşık 30 milyon yolcu ve 59 milyon ton yük trafiğine hizmet verebilecek kapasitede olacağını açıkladı. Bu kapasiteyle proje, Bursa ve çevre illerdeki sanayi üretiminin lojistik gücünü artıracak önemli bir altyapı yatırımı olacak. Özellikle Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine ve ihracata dayalı sanayi yapısı dikkate alındığında hızlı tren hattının yük taşımacılığı ayağı ekonomik açıdan da kritik bir rol üstlenecek. Bursa’nın ulaşım vizyonunda yeni dönem Türkiye’nin önemli sanayi şehirlerinden biri olan Bursa, uzun yıllardır hızlı tren ağına dahil olmayı bekleyen büyükşehirlerden biri konumunda bulunuyor. Kentte yaşayan vatandaşlar açısından hızlı tren projesi, yalnızca ulaşım süresini kısaltacak bir yatırım değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal hareketliliği artıracak bir proje olarak değerlendiriliyor. Bursa’nın İstanbul, Ankara ve Anadolu’nun diğer bölgeleriyle hızlı bağlantıya kavuşması; iş dünyası, turizm sektörü ve üniversiteler açısından da yeni fırsatlar oluşturması bekleniyor. Bandırma bağlantısıyla bölgesel ticaret güçlenecek Projenin Bandırma ayağı da bölgesel ulaşım açısından önemli bir avantaj sağlayacak. Bandırma Limanı ile entegre olacak demiryolu bağlantısının, yük taşımacılığında yeni imkanlar oluşturması hedefleniyor. Böylece Marmara Bölgesi’nin üretim merkezleri ile liman bağlantıları daha etkin hale gelecek. Sanayi ürünlerinin daha hızlı ve düşük maliyetlerle taşınabilmesi, ihracat kapasitesine de olumlu katkı sunacak. Bursa hızlı tren için geri sayıma geçti Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi’nde gelinen son aşama, Bursa’nın ulaşım tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Osmaneli-Bursa kesiminde başlayacak test sürüşlerinin ardından hattın işletmeye alınması için son kontroller gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla Bursa, Türkiye’nin yüksek hızlı tren ağına bağlanan önemli şehirlerinden biri olacak. Vatandaşlar daha kısa sürede Ankara ve İstanbul’a ulaşırken, kent ekonomisi de hızlı ve modern ulaşım altyapısının avantajlarından yararlanacak. Bursa’nın yıllardır beklediği hızlı tren bağlantısında artık en kritik aşamaya geçilirken, gözler test sürüşlerinin başlamasına çevrildi.

Almanya ve Suriye Arasında Yeni Dönem! Stratejik Anlaşmalarla İlişkiler Yeniden Şekilleniyor Haber

Almanya ve Suriye Arasında Yeni Dönem! Stratejik Anlaşmalarla İlişkiler Yeniden Şekilleniyor

Berlin-Şam Hattında Yeni Sayfa Açıldı Suriye’de 8 Aralık 2024 sonrası yaşanan siyasi gelişmeler, Avrupa ülkeleriyle Şam arasındaki ilişkilerde önemli değişimlere yol açtı. Almanya ile Suriye arasında son dönemde hızlanan diplomatik temaslar, yeni anlaşmalarla birlikte farklı bir boyuta taşındı. Karşılıklı büyükelçiliklerin yeniden aktif hale gelmesiyle başlayan süreç, ekonomik, siyasi ve teknik iş birliği alanlarında somut adımlara dönüşmeye başladı. Berlin yönetimi, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerken, Şam yönetimi de Avrupa ülkeleriyle ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyor. Sivil Havacılık Anlaşması İmzalandı İki ülke arasındaki yeni dönemin en önemli adımlarından biri sivil havacılık alanında geldi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında Berlin’de üzerinde uzlaşı sağlanan “Alman-Suriye Eylem Planı” kapsamında yürütülen çalışmaların ardından, taraflar Şam’da önemli bir anlaşmaya imza attı. Almanya Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Geza von Geyr başkanlığındaki heyet ile Suriye Dışişleri Bakanlığı yetkilileri arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Sivil Havacılık Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, iki ülke arasındaki hava ulaşımının yeniden canlandırılması ve doğrudan uçuşların başlaması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Almanya’dan Suriye’nin Yeniden Yapılanmasına Destek Mesajı Berlin yönetimi, Suriye’nin yeniden ekonomik yapılanma sürecinde uluslararası toplumla daha fazla iş birliği yapılması gerektiğini savunuyor. Alman yetkililer, Suriye’nin coğrafi konumunun Avrupa ile Orta Doğu arasındaki ticaret yollarında önemli bir avantaj sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Almanya, Suriye’nin enerji, altyapı, ulaşım ve teknoloji alanlarında yeniden yapılanma sürecinde rol alabilecek ülkeler arasında gösteriliyor. Berlin’in yaklaşımında özellikle ekonomik kalkınma, istikrar ve bölgesel bağlantıların güçlendirilmesi başlıkları öne çıkıyor. “Geri Dönüşü Olmayan Ortaklık” Mesajı Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Clemens Hach, iki ülke ilişkilerindeki yeni sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hach, Berlin ve Şam arasındaki temasların yalnızca diplomatik görüşmelerden ibaret olmadığını, daha uzun vadeli ve kurumsal bir iş birliği sürecinin başlangıcı olduğunu ifade etti. Alman yetkililer, karşılıklı güvenin artırılması ve sürdürülebilir ilişkilerin kurulması için siyasi temasların devam edec3eğini belirtiyor. Almanya’daki Suriyeliler Ekonomik Köprü Olacak Görüşmelerde ele alınan önemli başlıklardan biri de Almanya’da yaşayan Suriyelilerin rolü oldu. Almanya’da yaşayan 1 milyondan fazla Suriyelinin, iki ülke arasında ekonomik ve sosyal bağlantı sağlayabilecek önemli bir potansiyele sahip olduğu vurgulandı. Berlin ve Şam’ın, bu topluluğun sahip olduğu bilgi birikimi, iş bağlantıları ve deneyimin Suriye’nin yeniden yapılanmasına katkı sağlayabileceği görüşünde olduğu belirtildi. Özellikle teknoloji, girişimcilik, eğitim ve yatırım alanlarında diaspora bağlantılarının değerlendirilmesi hedefleniyor. Alman Şirketleri İçin Yeni Fırsatlar Gündemde Yeni dönemde Alman şirketlerinin Suriye’deki altyapı, enerji ve teknoloji projelerinde daha aktif rol üstlenmesi bekleniyor. Ulaşım ağlarının geliştirilmesi, enerji altyapısının yenilenmesi ve dijital dönüşüm projeleri, iş birliği alanlarının başında geliyor. Ekonomik ilişkilerin gelişmesi için siyasi istikrarın ve güven ortamının güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Berlin ve Şam Arasında Yeni Dönemin İlk Adımları Almanya ve Suriye arasında başlayan yeni diplomatik süreç, bölgesel dengeler açısından da yakından takip ediliyor. Sivil havacılıktan ekonomik yatırımlara kadar uzanan anlaşmalar, iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, teknoloji ve yeniden yapılanma alanlarında yeni anlaşmaların gündeme gelmesi bekleniyor.

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor Haber

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor

Vladimir Putin, ülkesi ile Çin'in uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynadığını belirterek, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Xinhua'nın haberine göre, iki günlük ziyaret için dün gece Pekin'e ulaşan Putin için bu sabah Tiananmen Meydanı'nda devlet töreni düzenlendi. Törenin ardından liderler, Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptı. Taraflar, görüşmede 2001'de imzalanan "Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması"nın süresinin uzatılmasında mutabakata vardı. Çin Devlet Başkanı Şi, 25 yıl önce imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasında uzun dönemli dostluğun ve kapsamlı stratejik eşgüdüm ilişkisinin temelini oluşturduğunu belirtti. Uluslararası ortamın hızlı değişimlerden geçtiğine ve uluslararası ilişkilerde güçlünün haklı olduğu orman kanuna dönüş tehlikesi olduğuna dikkati çeken Şi, bu arka plan dikkate alındığında anlaşmanın ileri görüşlülüğünün ve güncel öneminin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Şi, Çin'in anlaşmanın uzatılmasını desteklediğini, ilkelerinin korunması ve iki ülke arasında karşılıklı desteğe dayalı stratejik eşgüdümünün ilerletilmesi için Rusya ile birlikte çalışacağını vurguladı. Şi’den Ortadoğu'da çatışmaların durdurulması çağrısı ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan savaşa ilişkin Şi, "Körfez bölgesi ve Ortadoğu savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta, derhal tüm çatışmalara son verilmeli ve müzakerelere dönülmeli" dedi. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. Şi, çatışmaların sonlandırılmasının enerji tedarikinde yaşanan sıkıntıları azaltacağının, sanayi ve tedarik zincirleri ile uluslararası ticaret düzeninin sağlıklı işleyişini sağlayacağının altını çizdi. Çin lideri, krizin çözümünde barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukukun üstünlüğü ve güvenlik ile kalkınma arasındaki dengenin sağlanması ilkelerine işaret eden 4 maddelik barış önerisinin gerilimin düşürülmesi ve çatışmaların sonlandırılmasına yönelik uluslararası mutabakat oluşturmayı hedeflediğini kaydetti. “Rusya-Çin ilişkileri yüksek bir seviyeye ulaştı” Rus lider Putin de iki ülkenin bir kez daha tutum ve tavırlarında uyumu sağlamış olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu, Rusya-Çin ilişkilerinin hiç olmadığı kadar yüksek bir seviyeye ulaştığını belirtti. Olumsuz dış koşulların varlığına rağmen Rusya ile Çin arasındaki etkileşimin güçlü ve yüksek bir ivme yakaladığına işaret eden Putin, "Ticaret hacmimiz son 25 yılda 30 kat arttı. Birkaç yıldır da 200 milyar doları rahat şekilde aşıyor" ifadesini kullandı. Putin, "Ortadoğu'da krizin devam ettiği bir dönemde Rusya enerji kaynaklarında güvenilir bir tedarikçi, Çin de bu kaynakların sorumlu bir müşterisi olmayı sürdürüyor" şeklinde konuştu. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. "Çok kutuplu dünya oluştu” Rusya-Çin işbirliğinin uluslararası alanda istikrarın temel sacayağı olduğunu vurgulayan Putin, "Tüm aktörlerin çıkarlarının dengelendiği çok kutuplu bir dünyayı oluşturmanın karmaşık süreci yolunda ilerliyor" değerlendirmesinde bulundu. Putin, dünyada gerginliklerin hakim olduğu bir dönemde Çin ile BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve G20 gibi çok taraflı platformlarda yakın iletişimi ve işbirliğini sürdüreceklerini ifade etti. ŞİÖ'nün geniş bir coğrafyada entegrasyon ve sorunların ortaklaşa çözümünün önemli bir örneği olduğuna işaret eden Putin, Çin'in Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) ev sahipliğini desteklediğini bu yıl Şıncın şehrinde düzenlenecek zirveye katılacağını bildirdi. Rus lider, Çinli mevkidaşını gelecek yıl resmi ziyaret için ülkesine davet etti. Ortak basın toplantısı düzenlediler Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya ile Çin'in ödemeleri ulusal para birimlerinde yaptıklarına dikkati çeken Putin, Çin ile dış etkenlerden ve küresel piyasalardaki olumsuz eğilimlerden korunan istikrarlı ticari sistem kurduklarını söyledi. Putin, Rusya ile Çin'in enerji alanında yoğun işbirliği yaptıklarını dile getirerek, "Ülkemiz, Çin'e petrol, sıvılaştırılmış gaz dahil doğal gaz ve kömür tedarik eden en büyük ihracatçılardan biri. Hızla büyüyen Çin pazarına söz konusu kaynakların kesintisiz tedarikini güvenilir şekilde sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu. Rus Devlet Enerji Kuruluşu Rosatom'un Çin pazarında başarılı şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü söyleyen Putin, Tianwan Nükleer Güç Santrali (NGS) ve Xudabao Nükleer Santrali'nde Rus tasarımlı enerji ünitelerinin inşasının tamamlanmak üzere olduğu bilgisini paylaştı. Çin ile yeşil teknolojilerin entegre edilmesini gerektiren kritik elementler ve metaller alanındaki ortaklığın güçlendirilmesine de odaklandıklarını belirten Putin, Rusya ile Çin'in demir dışı metalurji, kimya, kağıt, biyoteknoloji, ilaç, uçak üretimi ve uzayın keşfedilmesi gibi alanlarında ortak projeler uyguladıklarını dile getirdi. Lojistik bağlantılarının geliştirilmesi konusunda da işbirliği yaptıklarını anlatan Putin, Rusya'nın doğu yönünde demir yollarını iyileştirdiklerine işaret etti. Çin ile turizm alanındaki işbirliğinin de geliştiğinin altını çizen Putin, vizesiz seyahat uygulamasının bunu teşvik ettiğine dikkati çekti. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. “Rusya ve Çin bağımsız siyaset izliyor" Vladimir Putin, Şi ile kabul ettikleri ortak bildiride, Rusya ve Çin'in uluslararası meselelere ilişkin ilkeli tutumlarının yer aldığını aktararak, şunları kaydetti: "Rusya ve Çin, bağımsız siyaset izliyor, stratejik ortaklık kapsamında hareket ediyor, uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynuyor. Barış ve refah için birlikte çalışıyoruz. Bu bağlamda, Moskova ve Pekin, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın korunmasından yana tavır sergiliyor." Çin ile Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS ve diğer uluslararası platformlarda etkileşimde olduklarını dile getiren Putin, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Putin, Çinli mevkidaşı Şi ile yaptıkları görüşmenin ikili ilişkileri geliştireceği umudunu paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.